Besleyici ve pratik tariflere bayılıyorum. Kısa sürede üstelik hiç yorulmadan yapılabilen bir tarif var bugün mutfağımda; zeytinyağlı somon balığı.
Somon balığını ailede büyük oğlum hariç, hepimiz çok seviyoruz. Günümüzde balığın kırmızı ete ve tavuk etine nazaran daha doğal olduğunu düşünüyoruz, üstelik omega 3 içermesi çocuklar için vazgeçilmez bir besin yapıyor balığı.
Somon balığı ile ilgili detaylı bilgileri ve faydalarını buradanokuyabilirsiniz.
Malzeme Listesi
6 parça somon fileto
Kuru kekik
Taze kekik
Tuz ve karabiber
6 ince dilim kaşar peyniri
Zeytinyağı
Uygulama
Somon filetolarını fırın kabına yerleştirmeden önce, zeytinyağı, kuru kekik, tuz ve karabiber ile iyice karıştırın.
Fırın kabına aldıktan sonra, balıkların üzerine hafifçe bir kez daha zeytinyağı gezdirin.
200 derecede ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.
Servisten hemen önce; balıkların üzerine peynir dilimlerini koyarak, fırında peynir eriyene kadar birkaç dakika bekletin. taze kekik ile lezzetlendirin.
Ben yanında garnitürlü enginar kalbi ile servis yaptım, çok beğenildi
Yaz sebzelerine veda etme zamanı yaklaşıyor. Bugünkü tarifim olan zeytinyağlı patlıcan yemeği, işte bu ruh hali ile pişirildi.
Ben sağlıksız olduğunu düşündüğüm için kış mevsiminde yaz sebzelerinin hiçbirini alıp kullanmıyorum, serada ve doğal olmayan koşullarda yetişen sebzeler ne kadar lezzetli olabilir ki?
Bu nedenle henüz patlıcanlar dallarında büyümeye devam ederken bol bol yemeğini yapmakta fayda var, tabi seviyorsanız. Patlıcanı dondurucuda saklamak ve kurutmak da kış için alternatif olabilir.
Çok kısa sürede hazırlanabilecek kadar kolay, sağlıklı ve lezzetli bir yemek; zeytinyağlı patlıcan yemeği. Yemeğin güzel olmasının en büyük püf noktası ise; içi beyaz ve çekirdeksiz taze patlıcanlar kullanmak. Daha önce yaptığımimam bayıldıtarifinde olduğu gibi bu kez de patlıcanlar, aynı lezzette ve renkte kararmadan beyaz kaldı.
Hepimiz aldığımız patlıcanın içinin pamuk gibi bembeyaz ve çekirdeksiz olmasını isteriz. Tabi alırken bunu bilmenin imkânı yok Patlıcanın içinin beyaz ve çekirdeksiz olmasının sulama sıklığı ile ilgili olduğunu biliyor muydunuz? Çok ve sık sulanan patlıcanların içi pamuk gibi ve çekirdeksiz olur.
Malzemeler
2 adet büyük yuvarlak patlıcan
1 büyük soğan
2 adet domates
3-5 diş sarımsak
Birkaç dal taze nane
1/ 3 çay bardağı zeytinyağı
Tuz
1 tatlı kaşığı şeker
1 adet yeşilbiber(isterseniz)
Uygulama
Yine bir düdüklü tencere yemeği
Patlıcanları soyarak tuzlu suda bir saat bekletiyorum. Bu arada diğer malzemeleri hazırlıyorum.
Düdüklü tencereye piyaz şeklinde doğranmış soğanı ve soyulmuş sarımsakları koyuyorum.
Küp doğranmış domatesi ve küçük doğranmış biberi de ilave ediyorum.
Patlıcanları tuzlu sudan alarak suyunu elimle iyice sıkıyor ve düdüklü tenceredeki diğer malzemelere ilave ediyorum.
Bütün malzemeleri çiğden koyup, kavurma aşamasını atlıyorum.
Zeytinyağı ve şekeri ilave ettikten sonra pişirmeye başlayabilirim. Zeytinyağı kullanmaya alışkın olmayanlar ya da çok sevmeyenler miktarı biraz azaltabilir.
Buhar çıkmaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak yaklaşık 10 dakika pişiriyorum.
Zeytinyağlı patlıcan yemeği piştikten sonra, ince doğranmış taze naneleri ilave ediyor ve bu şekilde servis yapıyorum.
Arkadaşlar, yemeğin adı bizim yörenin ağzı ile “sütlü kuru fasulye” ama içinde boşuna süt aramayın
Sütlü kuru fasulyeyi tanımlamak gerekirse; kuru fasulyenin kurumadan önceki halidir diyebiliriz. Henüz kabuklarından ayrılmamış, kurutulmamış olurlar ve bence nefis bir tada sahiptirler. Bir kere yediğinizde tadını unutamazsınız. Kışın yapılanzeytinyağlı kuru fasulyeyemeğine göre daha yumuşak, daha hafif ve lezzetlidir. Haklı olarak bizim köy pazarındaki en pahalı sebzedir aynı zamanda.
Köy pazarını gezme şansınız varsa ve bulabilirseniz mutlaka alıp, denemenizi tavsiye ederim. Şimdi tam mevsimi, ben her hafta almaya çalışıyorum. Fazla olduğu zaman dondurucuda muhafaza etme imkânı da var, ama önce şoklamak gerekiyor.
Malzemeler
1 kg. kabuklu kuru fasulye(sütlü)
1 büyük soğan
2 büyük domates
1 adet biber(isterseniz)
Tuz
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Birkaç tane acı çiçek biberi
1 tatlı kaşığı şeker
Uygulama
Sütlü kuru fasulyeleri kabuklarından ayırarak işe başlıyorum. Soğanı küp şeklinde doğrayarak düdüklü tencereye alıyor ve zeytinyağı ilavesi ile hafifçe kavuruyorum, sadece birkaç dakika…
Soğanlar kavrulurken şekeri ilave ediyorum. Küp doğranmış domatesleri de ekleyerek birkaç kez çeviriyorum.
Sütlü kuru fasulyeleri ve doğranmış biberi ilave edip, yaklaşık 1 su bardağı kadar sıcak su koyuyorum.
Bahçedeki acı çiçek biberlerinden birkaç tane içine atıyorum.
Burada bir püf nokta var; acı biberi bütün attığınızda yemeği acı yapmıyor, servis yaparken tabağınıza biberi alıp, tabakta parçalayarak yemeği istediğiniz gibi acı yapıyorsunuz. Bu arada acı yemek istemeyenler ve küçükler de yemeği yiyebiliyor.
Tuz ilavesi ile düdüklü tencerenin kapağını kapatıp, buhar çıktıktan sonra kısık ateşte yaklaşık 10 dakika pişiriyorum.
Sütlü kuru fasulye çok çabuk pişiyor, bu nedenle pişirme süresini kısa tutup kontrol etmekte fayda var. Fasulyeler çok pişip dağılırsa yemeğin özelliği kalmaz
Yanında yeni yaptığım salatalık turşusu ve bir dilim kepekli ekmek ile servis yapıyorum.
Hafta sonu kahvaltısı için, elde açma kıymalı kol böreğinden daha güzel ne olabilir ki?
Hazır yufka hayatımıza bu kadar girmişken, kolaylığı ve pratikliği tartışılmazken, bir saat uğraşıp da hamur açmaya mı çalıştın? Diye soranlara sanırım cevabım şu olurdu:
-Daha önce el açması ve evde yapılmış börek hiç yediniz mi? İnanıyorum ki, tadını bilenler zahmetine kolayca katlanılabileceğini de biliyorlardır.
Elde hamur açma konusunda acemi olanlar ya da hiç bilmeyenler için böreğin yapımı biraz zor olabilir. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama mutfakta meraklı ve yetenekli iseniz zaten hamur açma kısmını çoktan geçmişsinizdir
Hamur açmayı biliyorsanız mutfakta onlarca tarifi kolaylıkla deneyebilirsiniz. Gözleme hamurundan, su böreğineve baklava hamuruna kadar zorluk derecesine göre geniş bir yelpaze var, tabi denemek isteyenler için…
Elde açma kol böreği için, evdeki beklentiye uygun olarak kıymalı bir iç hazırladım. Küçük açılan hamurlar dışında, 4 büyük hamurdan kocaman bir tepsi kıymalı kol böreği çıktı.
Kıymalı kol böreğini Sevgili Fatoş un kahvaltı etkinliğine gönderiyor ve arkadaşıma başarılar diliyorum.
Müzik eşliğinde okumaya ne dersiniz?
Rome0 & Juliet (N.Rota)
Malzemeler
1 yumurta
1 kahve(türk) fincanı zeytinyağı
Tuz
Un( 5 su bardağı)
Su
Hamurların arasına
150 gr. eritilmiş tereyağı
İç Malzemesi
250 gr. kıyma
2 soğan
1 pırasa (isteğe bağlı)
Bir kırmızıbiber (isteğe bağlı)
Tuz, karabiber
Üzerine
1 yumurta sarısı
1 çorba kaşığı eritilmiş tereyağı
Uygulama
Önce böreğin içini hazırlıyorum; kıymayı hafif kavuruyor, suyunu çekince doğranmış soğanları ilave ediyorum.
Soğanlar kavrulunca küçük doğranmış bir tane pırasayı ilave ediyorum, pırasa çok çabuk piştiği için bir iki dakika sonra tuz ve karabiber ilavesi ile ocaktan alıp, kenarda soğuması için bekletiyorum. Ben ilave etmedim ama isterseniz bir adet haşlanmış patatesi de rendeleyerek iç harcına ekleyebilirsiniz.
Hamur malzemeleri ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum, yarım saat dinlendiriyorum.
Hamuru 16 eşit parçaya ayırıyorum, dörtlü gruplara ayırıyorum.
İlk gruptaki dört hamuru ayrı ayrı pasta tabağı kadar açıp, aralarına eritilmiş tereyağı sürüyorum, üst üste koyup, hepsini birlikte oklava ile açıyorum.
Açılan hamuru ortadan ikiye bölüyor, yuvarlak olan kısmına iç malzemesinden koyarak, bir çorba kaşığı kadar tereyağını da fırçayla hamurun üzerine sürüyorum ve rulo şeklinde bir bütün olarak kıvırıyorum.
Yuvarlak tepsiye göre çok sıkı olmayan bir şekilde kendi etrafında sararak yağlanmış tepsiye yerleştiriyorum.
Diğer açılmış hamura da iç malzeme koyarak rulo şeklinde sarıyor ve tepsideki diğer hamurun bittiği noktadan devam ediyorum.
Diğer dörtlü grupları da aynı şekilde açarak, böreği hazırlıyor ve tepsiyi dolduruyorum.
Üzerine yumurta sarısı – tereyağı karışımından sürüp kızarana kadar 240 C. fırında pişiriyorum.
Püf noktası; hamurları tepsiye yerleştirirken aralarında çok az da olsa boşluk bırakmanızı tavsiye ederim. Araları kızarmayacak kadar birbirine yaklaşmasınlar, yoksa üzeri kızarıp pişerken araları hafif çiğ kalabilir.
Bir diğer püf nokta; tereyağı yerine sadece zeytinyağı da kullanabilirsiniz, ben son yaptığımı zeytinyağlı yaptım, nefis oldu.
Trakya ve Rumeli sofralarına özgü bir yemek; lorlu labada sarması. Belki daha önce hiç yemediniz… Bildiğimiz sarmadan biraz farklı, ama nefis tadıyla onlarla yarışabilecek kadar güzel bence…
Bahçemizde kendiliğinden yetişen pazı, labada ve ebegümeci gibi otların varlığı, mutfakta keşif duygusunu tetikliyor, böylelikle ebegümeci kavurmasının ne kadar güzel olduğunu,pazı yaprağını sarmanınne kadar kolay olduğunu öğreniyorum.
Neredeyse bir asırlık ömre sahip kocaman bir çınar gibi olan babaannemden öğrendiğim yıllar öncesinin tariflerini denemeye bayılıyorum. Yemek tariflerini, ayrıntılarını atlamadan büyük bir mutlulukla anlatıyor babaannem, odun ateşinde pişen yemekleri, çay demlemek için tatlı su almaya dere kenarına gidişlerini…
Lorlu labada sarması, sevgili babaannemden öğrendiğim bir tarif ; sarma içine bir yumurta ilave etmek dışında tarifi aynen uyguladım
Kabak çiçeği dolmasındaolduğu gibi yine buharda pişirdim, nefis oldu, labada yaprakları ağızda eridi…
Malzemeler
25-30 adet labada yaprağı
1 çay bardağı bulgur
200 gr. lor peyniri
1 büyük soğan
Tuz, karabiber
Bir demet taze nane
2-3 servis kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı şeker
1 yemek kaşığı domates sosu( ben kullanmadım)
Uygulama
Labada yaprakları çok çabuk piştiği için, sarma içi malzemesini mutlaka ön pişirme yapmak gerekiyor. Bunun için önce soğanı küçük doğrayarak zeytinyağında çok hafif pembeleşene kadar kavuruyorum. Bu arada içine bir tatlı kaşığı şeker ilave ediyorum.
Yıkanmış ve suyu süzülmüş bir çay bardağı pilavlık bulguru soğanlara ilave edip, birkaç kez çevirdikten sonra 2 çay bardağı sıcak su koyarak suyunu çekene kadar 10-15 dakika hafif ısıda pişiriyorum.
Bulguru ocaktan alınca içine, bir demet kıyılmış taze nane, ve 200 gr. lor peynirini ilave ediyorum. Tuz ve karabiber ile tatlandırıyorum.
Domates sosunu bu kez kullanmadım çünkü lor peynirinin rengi değişsin istemedim.
Sarma içi malzemesi hazır, şimdi sıra labada yapraklarında
Labada yaprakları ortadaki damar kısmı hariç, oldukça narin bir yapıya sahip. Sarma yapmaya hazır hale getirmek için ortadaki damarı bıçakla keserek çıkartıyorum ve sıcak suda sadece bir dakika bekletiyorum. Su kaynamış ama altı kapatılmış olmalı, su kaynıyorsa çok daha az süre tutmak gerekiyor.
Labada yapraklarını, asma yaprağında olduğu gibi sarıyorum, birkaç tanesini farklı olarak muska şeklinde yaptım.
Buharda pişirme aparatına diziyor ve alttaki su kaynamaya başlayınca ocağın ısısını azaltarak 12-15 dakika pişiriyorum.
Sarmalar piştiğinde ılınmasını bekliyor, daha sonra servis tabağına alarak, üzerine çok az sızma zeytinyağı gezdiriyorum. İsterseniz sarımsaklı yoğurtlu da servis yapabilirsiniz.
Ege mutfağının çok sevilen, çok ilginç bir yemeğini paylaşmak istiyorum bugün; kabak çiçeği dolması…
Kabak çiçeği dolması diğer dolmalaragöre biraz daha zor aslında, öncelikle sabah erken saatlerde toplanmış, yaprakları henüz kapanmamış nazik, kırılgan kabak çiçeklerini bulmak gerekiyor.
Dalından koparılan bu ay yüzlü çiçekleri bekletmeden, yaprakları kapanıp solmadan hızlıca dolma haline getirmek gerekli.
Bir gün önceden ya da sabah erken saatlerde, kabak çiçeklerini toplamadan dolma içini hazırlamanız gerekli. Bir çırpıda yapılan bir yemek değildir gördüğünüz gibi.
Bizim kabak çiçeği dolmalarının hikâyesi, akşam dolma içini hazırlayıp, dolaba kaldırmakla başladı.
Sabah erken saatlerde, arıların mesaiye çıktığı, kedi yavrularının kardeşleriyle uyuduğu,bahçeninen güzel zamanında gezinti ile devam etti.
Kabak çiçeklerinin içindeki arılar nazikçe kovalandı, çiçekler toplandı, tüm güzelliğine rağmen bahçede oyalanmadan, biraz maydanoz ve nane kopartılıp hızlıca mutfağa gelindi.
Çiçeklerin güzelliği fotoğraflanıp, nazikçe yıkandı, önceden hazırlanmış iç malzemesine yeşillikler doğranıp, usulca çiçeklerin içine dolduruldu ve buharda pişirme aparatı ile kısa sürede pişirildi.
Yanlış okumadınız; buharda pişirdim ve harika oldu…
Şimdi detaylar…
Malzemeler
12 adet kabak çiçeği
1 soğan
Bir tutam maydanoz ve taze nane
Biraz pirinç (1 küçük çay bardağı)
Tuz, karabiber
1 çay kaşığı şeker
1 domatesin suyu (yarım çay bardağı)
Zeytinyağı ( 2-3 servis kaşığı )
Uygulama
Kabak çiçeği dolması hikâyesine kaldığımız yerden devam edelim; Arılar bozulsa da çiçekleri toplayıp mutfağın yolunu tuttum. Akşamdan hazırladığım dolma içine maydanoz ve taze naneyi doğradım, tuz ve karabiberi ilave ettim.
Çiçekleri nazikçe yıkayarak içindeki tohumları bir çay kaşığı yardımı ile çıkardım, malzemeyi doldurdum, yapraklarını üst üste kapatıp, buharda pişirme aparatına yerleştirdim. Alttaki tencereye bir bardak su koyarak, su kaynamaya başladıktan sonra düşük ısıda 12- 15 dakika pişirdim.
Pişen kabak çiçeği dolmalarını ılınınca, servis tabağına aldım ve üzerlerine çok az sızma zeytinyağı gezdirdim.
Dolma içini hazırlama
Kabak çiçeği çok çabuk piştiği için dolma içi malzemelerini önceden bir ön pişirme yapmak gerekiyor. Soğanı doğrayarak zeytinyağı ve şeker ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.
Yıkanmış pirinci ilave ediyor, pirincin ölçüsü kadar su ve bir küçük domatesin suyunu ilave ediyorum.
Pirinç suyunu çekene kadar 3-5 dakika pişiriyorum, domates dolmasındayaptığım gibi hafif sulu kalabilir.
Tuz, karabiber, maydanoz ve taze naneyi ilave ettiğimde dolma içi hazır oluyor.
Taze börülce; bana çocukluğumda yaz tatillerinde gittiğimiz Burhaniye deki dedemlerin evini hatırlatır. Haşlanıp üzerine zeytinyağı ve limon gezdirilen börülce salatası o zamanlar hiç ilgimi çekmezdi ama bol domatesli yapılan zeytinyağlı taze börülceyi çok severdim.
Şimdi; bahçeye her yıl börülce ekiliyor, taze börülceyi yemek yaparak ya da salata yaparak değerlendiriyoruz, bu arada toplanırken gözden kaçanlar büyümeye devam ederek içli börülce oluyor.
Bence börülcenin en lezzetli hali bu; Kabuğu kartlaşmış ve sararmış ama kurumamış, dolayısıyla içindeki taneler de büyümüş ama kurumamış. Bizim buralarda böyle börülce ve kuru fasulye “sütlü” diye tabir edilir.
Eylül ayında pazarda satılmaya başlar sanırım. Gördüğünüzde sakın kaçırmayın, denemediyseniz muhakkak deneyin. Bu lezzeti unutamayacaksınız…
Ayrıca kuru börülce ile harika birsalata yapabilirsiniz.
Malzemeler
1 kg. taze, körpe börülce
1 büyük soğan
2-3 domates
Zeytinyağı
Tuz
Uygulama
Yine düdüklü tencere,yine zeytinyağlı bir yemek . Sanırım bu cümle, önceki tarifleri takip eden arkadaşlar için yeterli gelmiştir
Ben yapım aşamalarını siteyi ilk defa ziyaret eden arkadaşlar için veriyorum.
Taze börülceleri önce güzelce yıkadım, suları süzülünce ayıkladım ve istediğim boyutta kestim.
Soğanı ve domatesleri soyup küp şeklinde doğradım.
Düdüklü tencereye; soğan, domates, börülce sıralaması ile kat kat yerleştirdim.
Domatesler sulu ise ayrıca su ilave etmiyorum, yoksa yarım çay bardağı kadar su yetiyor.
Zeytinyağını ilave ettim, tuzunu piştikten sonra ilave edeceğim.
Buhar çıktıktan sonra 15 dakika hafif ısıda pişmeye bıraktım. Afiyet olsun inş…
Çok kolay bir aperatif gibi gelebilir ama biber kavurmasının püf noktalarına dikkat edilmediğinde; bazen çok yağlı, bazen gereğinden fazla pişmiş ve erimiş, hem görüntü olarak hem de lezzet olarak yetersiz bir sonuçla karşılaşmak işten bile değildir.
Farklı biber çeşitleri ile biber kavurması yapmak mümkün, benim tercihim koyu yeşil etli biberler; genellikle kısa ve kalın sivri şekilli olanlarını sanırım herkes bilir. Ayrıca birkaç yıldır bizim bahçede yetişen ve tadına doyamadığımız koyu yeşil domates biberleri var ki, işte bunlarla yapılan biber kavurmasının üstüne söyleyecek söz bulamıyorum
Domates biberini turşu yapımında da kullanabilir ve küçük parçalara kesilen turşu malzemelerini bu biberlerin içine doldurabiliriz.
Hemen hemen bütün sebze yemeklerinde olduğu gibi biber kavurmasında da,tuzu piştikten sonra ilave ediyorum, böylece biberlerin su salmasını bir ölçüde önlemiş oluyorum.
Geçenlerde sevgili kardeşimSevde, büyük bir incelikle bana harika hediyeler göndermiş, tam da o günlerde deniz tuzu almak istiyordum; hediye paketini açtığımda içinden deniz tuzu çıkınca bunu sevgili Sevdenin temiz ve güzel kalbine yorumladım.
İkinci güzel hediyem de tam bir tevafuk; sanki sipariş vermiş gibi, büyük bir markette baharatlar bölümünü eşimle uzun uzun incelemiştik. Hediye paketinden de İtalyan baharat çıkmasın mı?
Bu kadar da olmaz diyeceğiniz 3. Harika hediyem de o günkü stresime birebir gelen çok güzel bir çikolataydı. Sevde ciğim tekrar çok teşekkürler, blog dünyasında tanıştığım ilk arkadaşım, sevgili kardeşim…
Biber kavurmasını sade olarak servis yapabileceğimiz gibi, isteğe göre domatesli biber kavurmasıya da yoğurtlu biber kavurması olarak da tüketebiliriz…
Malzemeler
1 kg. koyu yeşil etli biber (tercihen domates biberi)
Zeytinyağı
Deniz tuzu ( kavrulduktan sonra)
Uygulama
Biberleri önce güzelce yıkayıp, şekildeki gibi keserek çekirdek yataklarını çıkartıyorum.
Biberin doğal oluşan dilimlerini takip ederek kesiyorum.
Tabanı geniş bir çelik tencereye bir servis kaşığı kadar zeytinyağı koyarak biberleri ilave ediyorum.
Yüksek ısıda devamlı karıştırarak kavuruyorum. Ocağın ısısını düşürürseniz; biberler daha uzun sürede kavrulacak ve canlı renklerini kaybettikleri gibi, su salarak gereğinden fazla yumuşayacaklardır.
Yaklaşık 8-10 dakika içinde biber kavurması neredeyse servise hazır hale geliyor.
Domates biberi küçük ve körpe olursa, kavrulduktan sonra kabuğu hiç belli olmuyor, biraz büyük , sert ve etli ise kavurma sırasında kabuğu ayrılmaya başlıyor, ben öyle olanları küçük bir yardımla kabuklarından kurtardım.