“sağlıklı” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

İsveç Köfte Tarifi

İsveç Köfte Tarifi (Özellikle Çocuklar İçin!)

isveç köfte tarifi

 

Malzemeler: ( 24 adet köfte- 6 kişilik)

1/ 2 kg. yağsız kıyma

2 dilimden ufalanmış bayat ekmek içi

1/ 2 kutu süt kreması

1 orta boy soğan

1 yumurta

1 çorba kaşığı tereyağı(soğanı hafif kavurmak için)

tuz, karabiber,kimyon

kızartmak için;

1 çorba kaşığı ayçiçek yağı

1 çorba kaşığı tereyağı

sosu için;

1 tatlı kaşığı tepeleme un

1/ 2 kutu süt kreması

1,5 -2  su bardağı et suyu

swedish meatballs

 

Uygulama

Soğanı mümkün olduğu kadar küçük doğrayarak hafifçe kavuruyorum, diğer tarafta süt kremasının içine ufalanmış ekmek içini ilave ederek, karıştırıyorum.

Diğer malzemeleri de ilave ederek bir köfte hamuru hazırlıyorum, biraz yapışkan bir hamur oluyor, elinizi hafifçe yağlayarak şekil verme sorununu böylece çözebilirsiniz.

Ceviz büyüklüğünde top köfteler oluşturuyorum ve teflon tavaya bir parmak kalınlığında sıvıyağ ilave ederek kızartıyorum.

Sosunu yapmak isterseniz sos tenceresine bir çorba kaşığı tereyağı koyarak eriyince 1 tatlı kaşığı tepeleme un ilave ederek kavurun ve üzerine yaklaşık 1,5 su bardağı etsuyu ve süt kremasını koyarak topaklanmaması için koyulaşıncaya kadar karıştırın. Sosun yoğunluğunu arzunuza göre biraz daha et suyu ilave ederek ayarlayabilirsiniz, benim yaptığım sos gördüğünüz gibi oldukça yoğun oldu 🙂

 

isveç köfte

Ocak 8, 2015 Et Yemekleri, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Kuru Yufka Böreği

 

 

Bizim evde hala babaannemin gelenekleri devam ediyor. Ramazan gelmeden kuru yufkalar yapılır, sahur için peynirli, patatesli kuru yufka börekleri pişirilir. Bu yıllardır böyle, babaannem artık hamur açamasa da bu işin sıkı takipçisidir; Ramazan Ayı gelmeden “ ne zaman yufka yapacaksınız?” sözlerine sık sık muhatap oluruz 🙂 Aslında sac üzerinde pişirilmiş kuru yufkalar kadar güzel bir şey olamaz, babaannem haklı…

Daha önce kuru yufka ile yapılmış börek tarifi paylaşmıştım, bu börek de hemen hemen onunla aynı, sadece iç malzemesini patatesli hazırladım, ama bu bilinen bir iç malzeme değil !

Böreklerde iç harcı olarak patates kullandığımda, lezzetlendirmek adına mutlaka soğan da ilave ediyorum. Soğanı kavurup, patatesleri çiğden içine rendeliyorum, birkaç dakika hepsini birden kavuruyor, sonra bir miktar süt ile patatesi kısmen pişiriyorum. İsteğe bağlı olarak biraz da kaşar peyniri ya da lor peyniri kullandığınızda nefis patatesli börek içi hazır oluyor.

Malzemeler

5 adet kuru çıtır yufka

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 yumurta

1 şişe maden suyu

İç malzeme

2 soğan

3 adet patates

1/ 2 su bardağı süt

100 gr. kadar kaşar peyniri ya da lor peyniri

Tuz, karabiber

 

Uygulama

Önce börek içini hazırlamak istiyorum. Soğanları soyup, küçük doğrayarak teflon tavaya alıyorum, üzerine 1-2 servis kaşığı kadar sıvıyağ ilavesi ile hafif kavuruyorum.

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, tavaya ilave ediyorum. Soğanlarla beraber birkaç dakika kavuruyorum. Yarım su bardağı sütü de tavaya ekleyerek, patatesler yumuşayıp, sütü tamamen çekene kadar hafif ısıda 7-8 dakika pişiriyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Böreği yapacağım tepsiyi yağlıyorum. İlk kuru yufkayı çeşmenin altında hafifçe ıslatarak tepsiye yerleştiriyorum. Tepsiniz benimki gibi dikdörtgen ise, yufkayı yerleştirmek için kırmanız gerekecektir.

İkinci yufkayı da aynı şekilde tepsiye yerleştiriyorum.

Üçüncü yufkanın yarısını aynı şekilde tepsiye döşedikten sonra, patatesli iç harcını yufkaların üzerine alıyorum. Kaşar peyniri kullanacaksam rendenin iri tarafı ile patateslerin üzerine rendeliyorum. Lor peyniri kullanacaksam, önceden patatesli harca karıştırıyorum.

Kalan yufkaları da aynı işlemden geçirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Maden suyu, yumurta, yağ ve yoğurdu bir kapta güzelce çırpıyorum. Böreğin üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde dökerek yapım aşamasını bitiriyorum.

Üzerine susam ya da çörek otu serpebilirsiniz. 200 derecedeki fırında kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyorum.

Fırından çıkıp ılınınca, kesip servis yapıyorum. Böreğin içindeki patatesli harç yumuşak dokusuyla nefis bir tat oluşturuyor, tavsiye ederim…

İftarınız bereketli, dualarınız kabul olsun inş…

 

 

Ağustos 5, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Ramazanda İftar Menüleri

 

Bugünlerde biz hanımların zevkle yaptığı iş, iftar sofraları için yemekler hazırlamak olsa gerek 🙂 Sanki bütün gün bunu düşünüyoruz, acaba bu akşam ne pişirsem? Değişik ne yapabilirim?

İftara misafir alınacaksa, bu düşünceler 1-2 gün önceden başlıyor, malzeme listesi yapılıyor, alışveriş tamamlanıyor, yorulduğumuzu hissetmeden (en azından iftara kadar) harika menüler hazırlanıyor.

Ramazan Ayında iftar için yemek hazırlarken en önemli kuralım, ertesi güne artmayacak ölçüde yemekler yapmak. Naçizane görüşüm; her gün değişik yemekler yapmayı hedefliyorsanız, miktarı olabildiğince az tutmalısınız. Yoksa israftan kaçınmak çok zor olur. Güzel niyetlerle yapılan yiyecekler, buzdolabında bekler, olmadı dökülür ya da atılır.

Sebze ve meyveler açısından en bol mevsimi yaşıyoruz, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verenler için, zeytinyağlı taze fasulye, imambayıldı yapmanın tam zamanı. Semizotu salatası, cevizli kabak salatası ana yemeklere eşlik edebilir. Gerçekten de seçenekler çok fazla…

Fikir vermek açısından bugünün menüsü şöyle olabilir;

Taze iç börülceli ovmaç çorbası

Fırında zeytinyağlı patlıcan yemeği ve pilav

Künefe

 

 

 

Bereketli iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Islak Kurabiye

 

ıslak kurabiye

 

Kurabiye ve tatlının buluşma noktası diyebiliriz ıslak kurabiye için. Tarifin ilk kaynağı neredendir, hangi usta yapmıştır, hangi mutfak kaşifi bulmuştur bilinmez ama ünü her tarafa yayılmıştır bu kurabiyelerin.

Hani kurabiye diye hafifseyip, burun kıvıran misafirler için tatlı bir sürprizdir ıslak kurabiyeler. Bir tane ile yetinmek mümkün değildir. Birincide ne olduğunu anlamaya çalışır, ikincide şerbetli olduğunu fark eder, üçüncüyü de yiyerek ancak durabilirsiniz.

Tatlı krizlerini hafiften atlatmak için de birebir diyebilirim ama içindeki yağ miktarını göz önüne alarak 1 tane yemek şartıyla 🙂

Bugün benim yaptığım kakaolu ıslak kurabiyeler, ağızda dağılan dokusu ve tadıyla çok beğenildi. Şerbeti sadece dış yüzeyinde kalmış ve tam istediğim gibi içine işlememişti. Dışı tatlı, içi kurabiye havasını korumuştu.

Kurabiyelere ait bir püf nokta yazmak gerekirse; şerbetini önceden yapmak ve soğutmak gerekiyor, fırından çıkan kurabiyeleri sıcakken soğuk şerbete beklemeden batırmak için şerbet önceden hazır olmalı…

Malzemeler

1 çay bardağı şeker

1 çay bardağı sıvıyağ

1 yumurta

125 gr. Tereyağı (yumuşak)

25 gr. Kakao (yarım paket)

2,5 su bardağı un

Kabartma tozu

Şurubu

2 çay bardağı şeker

2 çay bardağı su

Portakal aroması (isterseniz)

 

 

Uygulama

Önce şerbeti ocağa koyup koyulaşanlara kadar kaynatıyorum. İçine ev yapımı portakal sosundan bir çay kaşığı ilave ettim, kakaolu tatların yanına portakal aromasını çok yakıştırıyorum.

Şerbeti oda ısısına gelince buzdolabına koyup, soğutuyorum.

Kurabiye malzemelerini bir karıştırma kabına alarak, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum. Bu noktada hamurunuz çok yumuşak olursa biraz daha un ekleyebilirsiniz.

Tepsiye pişirme kağıdı serip, üzerine küçük yuvarlaklar şekline bürünen kurabiyeleri diziyorum.

160 derecedeki fırında üzerleri çatlayana kadar pişiriyorum. Yaklaşık 25 dakikada pişiyorlar.

 

 

Fırından çıkan kurabiyeleri henüz sıcakken soğuk şerbete batırıp çıkartıyorum.

Üzerlerini Hindistan cevizi ve antepfıstığı ile süslüyorum.

 

 

Temmuz 22, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırında Kabak

 

 

Sıcak yaz günlerinde hafif ve sağlıklı yemekler ne kadar çok seviliyor değil mi? Sadece yaz sebzelerinden biri ve zeytinyağı ile sağlıklı, kolay ve lezzetli yiyecekler hazırlamak mümkün oluyor. Fırında kabak, genlerinizde Ege veya Akdeniz havası varsa, çok seveceğinizi düşündüğüm bir lezzet. Ana yemeklerin yanında salata olarak  tüketilebileceği gibi, hafif bir akşam yemeğine de eşlik edebilir.

Bahçede yetişen ve nasıl olduysa yaprakların arasında kaldığı için sadece birkaç gün gözümüzden kaçan dev bir kabak kullandım fırında kabak yemeğini hazırlamak için. Kabak inanılmaz verimli bir sebze. Çok çabuk büyüyor ve çok fazla kabak veriyor, her gün kabak yemeği pişirmemek için sadece bir-iki kök kabak dikmek yeterli. Yoksa evdeki herkes “yine mi kabak?” diyebilir, eşe dosta kabak vermeye bıkabilirsiniz…

Malzemeler

1-2 adet kabak (büyük olursa daha güzel oluyor)

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Taze nane(isteğe bağlı)

Bir kase yoğurt (tercihen süzme yoğurt)

2-3 diş sarımsak

Uygulama

Dev kabağı yıkayıp soyarak işe başlıyorum. Dörde bölerek ortasındaki yumuşak çekirdekli kısmı çıkartıyorum. Körpe kabak kullanacaksanız buna gerek yok ama benim kullandığım kabağın orta kısmı oldukça yumuşaktı, tam aksine kenarlara doğru kabak normalden daha da sertti ve bu nedenle fırında piştiğinde lezzeti bir o kadar da fazla oldu 🙂

Kabağı istediğim boyutlarda dilimliyorum. Zeytinyağı ve deniz tuzu ile iyice harmanlıyorum.

Fırın kabına yerleştirip, 240 derecedeki fırında hafif pişip yumuşayana kadar yaklaşık yarım saat pişiriyorum.

Kabaklar pişerken; mümkünse süzme ya da katı yoğurdun içine birkaç diş sarımsak rendeliyorum, biraz tuz ekiyorum ve bir tutam taze naneyi incecik kıyarak ilave ediyorum, hepsini güzelce karıştırıyorum.

Fırından çıkan kabakları bir servis tabağına alarak, üzerine hazırladığım yoğurdu döküyorum.

Afiyet olsun…

 

 

Temmuz 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Peynirli Semizotu Salatası

 

 

Yaz kahvaltılıklarından bir örnek, peynirli semizotu salatası. Tarifini yazmaya da gerek yok aslında, fotoğrafa bakıldığında yapılabilecek kadar kolay 🙂

Bu yıl ilkbaharda yağan yağmurlar ve havaların geç ısınması nedeniyle bahçe takviminde yaklaşık 15 günlük bir gecikme yaşanıyor. Yağmurun çok yağması şeftali ağaçlarının kurumasına ! sebep oldu, çilekler de bu yaz çok keyifli değil. Böğürtlenler daha yeni yeni kızarmaya başladı…

Bahçede her yıl ekimi yapılan sebzeler dışında,zamanı gelince kendiliğinden çıkan semizotu, labada yaprağı ve yer elmaları da var. Bu doğal sebzeleri kullanmayı çok seviyorum.

Labada yaprağı ile çok güzel sarma yapılabiliyor, semizotu ister yemek, isterse çiğ olarak salatalarda tüketilebiliyor.

Peynirli semizotu salatasını ekmek omleti ile servis yapmıştım ; bildiğimiz, yazın sabah kahvaltılarında her zaman yaptığımız domates salatasını nefis bir koyun peyniri ve bahçeden yeni kopartılmış bebek semizotları ile lezzetlendirdim. Semizotu inanılmaz faydalı bir sebze, buradan faydalarını okumanızı öneririm.

 

 

Her zaman yaptığım gibi, domatesin kabuklarını soydum, irice doğradım. Salatalıkları soyup, ince uzun doğradım.

Peyniri önce büyük bir parça halinde dilimledim, sonra kurabiye kalıbı ile çiçek şeklinde kestim, domateslere ilave ettim.

Bebek semizotlarını güzelce yıkayıp salataya ilave ettim.

Zeytinyağı ve deniz tuzu ilavesi ile bu basit ama sağlıklı malzemelerle harika bir kahvaltılık hazırladım.

 

 

NOT: Sevgili arkadaşlar, evde badana telaşı var, ustalarımızın planlı ve çok temiz çalışması nedeniyle korktuğum başıma gelmedi çok şükür. Yer yerinden oynamadan üç günün sonunda ev, yepyeni ve tertemiz bir havaya büründü.

 

 

Temmuz 5, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Taneli Börülce Yemeği

 

Daha önce taneli börülce ile ovmaç çorbası tarifi vermiştim. Bu kez, taneli börülceler zeytinyağı ile buluşup, sağlıklı, nefis bir yemeğe dönüştü.

Börülcenin en sevdiğim hali, tanelenmiş ama kuruma mış halidir. Siteyi takip eden arkadaşlar artık biliyor, burada sütlü börülce diye tabir edildiğini. Bu sütlü börülce taneleri ile ister yemek yapın, ister salatasını, her şekilde inanılmaz lezzetli olurlar.

Bahçede bu yaz, iki tur börülce ekildi. Mayıs ayında ekilen ilk tur tohumlar, yaz ortalarında börülce vermeye başladı, yeşil fasulye gibi tüketilen bu harika sebzeyi ailecek çok seviyoruz. Salatasını ve yemeğini bol zeytinyağı ile yapıyoruz.
Biraz daha geç ekilen 2. tur börülceler kışlık olarak ve taneli tüketmek için düşünüldü sevgili annem tarafından. Bahçeden de en son onlar toplandı, ayıklanıp dondurucuya kaldırıldı.

Börülce ile ilgili ilginç bir bilgi paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi, börülce tanelerinin ortasında siyah bir benek olur, bir tanıdık vasıtası ile İzmir den bize gelen tohumların ortalarındaki benek ise yeşil.

Ne fark eder? Diye düşünenlere; yemeğin rengi, yeşil benekli börülce taneleri ile yapıldığında daha güzel ve doğal oluyor. Diğer börülceyi yemekte kullanmadan önce bir taşım kaynatıp, çıkan koyu renkli suyu döküyoruz.

 

 

 

Malzemeler

Yarım kg. taze tane börülce

1 büyük soğan

1-2 servis kaşığı küp domates

1 salçalık kırmızıbiber

Tuz

1 tatlı kaşığı şeker

Zeytinyağı ( 3-4 servis kaşığı)

Uygulama

Zeytinyağlı sebze yemeklerini genellikle düdüklü tencerede pişiriyorum, zamandan tasarruf sağlandığı gibi, çok az su ilavesi ile sebzeler kendi suyunda pişiyor.

Soğanları küp şeklinde doğrayarak, tencereye alıyorum, zeytinyağı ilavesi ile çok hafif kavuruyorum. Bu sırada 1 tatlı kaşığı şeker ilave ediyorum.

Yazın bahçe domatesleri ile yaptığım küp domates konservesinden 1-2 servis kaşığı ilave ediyorum, bir iki kez çevirdikten sonra, tane börülceleri ilave ediyorum.

Küçük doğranmış kırmızıbiberleri ve tuzu ekliyorum. Yarım su bardağı kadar sıcak su ilavesi ile düdüklü tencerenin kapağını kapatıyorum.

Buhar çıkmaya başladıktan sonra ısıyı azaltıp, pişme süresini 7-8 dakikaya ayarlıyorum.

Yanında salatalık turşusu ile harika bir ikili oluşturuyorlar, denemeniz tavsiyesi ile, iyi haftalar…
 

 

 

 

Kasım 8, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Gül Biber (Çiçek Biber) Turşusu

 

 

 

Gül biber turşusu, bahçede yetişen gül şeklindeki küçük biberler ile yaptığım harika bir turşu.
Biberler hafif acılı olduğundan, özellikle çok seviyoruz.

Gül biberler, normal biberler gibi ilkbaharın sonlarında ekiliyor ve bugünlerde de toplanıyor. En fazla 5-6 fide vardı bahçede, ama o kadar çok biber yapmışlar ki, aceleyle topladıklarımdan 3 kavanoz turşu oldu.

 Daha üzerinde bir o kadar daha var, toprağın bu bereketine hayran olmamak mümkün değil.

 

 

 

 

Malzemeler

1 kilo gül biber

2 litre su

1 litre sirke

6 çorba kaşığı iri deniz tuzu ya da kaya tuzu

2 çorba kaşığı şeker

Birkaç dal kereviz yaprağı

8-10 diş sarımsak

 

Uygulama

Biberleri yıkayıp, saplarını kestikten sonra ince ve uzun uçlu bir bıçak ile deliyorum. Bir litrelik cam kavanozlara sıkıştırarak yerleştiriyorum.

Sarımsakları soyarak, her bir kavanoza 3-4 adet ilave ediyorum.

En üste kereviz yapraklarını ekliyorum. Böylece alttaki biberlerin yukarı ya doğru çıkması da engellenmiş oluyor.

 

 

 

 

Suyu, sirkeyi, tuz ve şekeri bir tencereye koyarak kaynatıyorum. Tam kaynamaya başladığı sırada, hızlıca kavanozlara aktarıyorum.

Sirke olarak üzüm ya da elma farketmez, ben ev yapımı elma sirkemden kullanıyorum. Daha 5 litre kadar var:) Sirkede kullandığımız tuz, mutlaka iri deniz ya da kaya tuzu olmalı, turşuların çıtır olması için bu önemli bir ayrıntı.

Kavanozları, ağzına kadar doldurup, sıkıca kapağını kapatıyorum. Mutfak havlusunun üzerine ters çevirerek bırakıyorum.

Tamamen soğuyana kadar bu şekilde bekletip, soğuduktan sonra kilere kaldırıyorum.

Kavanozları ters çevirme işlemi, suyun sıcaklığı ile kapağın tutup, hava almaması için.

Sıcaklığın ve sirkenin etkisiyle gül biberlerin rengi yaklaşık bir saat sonra hafif sarıya dönüyor, endişelenmeyin.

Birkaç hafta sonra, kısırın, mercimek köftesinin yanında ikram edeceğiniz harika turşulara dönüşüyor.

Related Posts with Thumbnails
Ekim 25, 2010 Kış Hazırlıkları-Turşu yapımı kategorisine gönderilmiş - devamı