“hafif tarifler” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Yumurtalı Ekmek (Çocuklar İçin)

Bu tarif özellikle minikler için! Yumurtasını yiyen ama ekmeğini yemeyen ya da ekmeğini bitirip yumurtasını bırakan nazlı ve iştahsız küçük prens ve prensesler için 🙂

Birçoğumuz böyle yemekle ilgisi olmayan çocuklara sahibiz. Tamam, çocukları topaç gibi yapmaktan vazgeçtim ama büyürken gerekli olan proteindi, vitamindi hepsini dengeli almak zorundalar…

Yemekleri yaparken öncelikle çocuklara hoş görünmesini ve onların damak tadına hitap etmesine çok önem veriyorum. Böyle olunca zamanla bir sürü tarif ortaya çıktı.

Normalde kabak yemek istemezler, ama kabaklı omletin içindeki kabakları severek yerler.

Kıymalı yemeklerde kıymaları ayırırlar ama minik top köfteler olunca hayır demezler.

Üzüm yemekte nazlanırlarsa üzüm suyu, böğürtlen yemezlerse böğürtlen suyu!

Yumurta ve ekmeği kahvaltıda yemiyorlar mı? Yumurtalı ekmek yapıyorum, biraz ilgi ile ve çocuk kanalındaki çizgi filmlerin yardımı ile iki dilim bitiyor 🙂

Yumurtalı ekmeği yaparken sorulacak soru; bir yumurta ile ne kadar ekmek yedirmek istiyorum? Bir yumurta ve bir dilim ekmek ise; yumurta- peynir karışımını o bir dilim ekmeğin üzerine güzelce kaplamanız gerek. Bir yumurta için limit bence 2 dilim ekmekle sınırlı kalmalı, daha fazla ekmek kullanmak isterseniz yumurta miktarını arttırın derim.

Peynir- yumurta karışımına ceviz rendesi, zencefil vb. gibi şeyler de ilave edebilirsiniz. Özellikle ceviz yemedikleri dönemde ben ceviz rendesi ilave ediyorum.

 

 

Malzemeler

2 dilim ekmek

1 yumurta

1 dilim peynir

Çok az zencefil tozu (isterseniz)

2 yemek kaşığı süt

Uygulama

Yumurtayı çukur bir tabağa kırıp, içine peyniri rendeliyorum. Peynir tuzlu olduğu için tuz ilave etmeye gerek yok. Üstelik çocukların çok tuzlu yemesi de sakıncalı.

Biraz toz zencefil serpiyorum, 2 yemek kaşığı süt ilave ediyorum. Ekmeklerin az da olsa yumuşaması için çok az süt kullanmak gerekiyor. Güzelce karıştırıyorum.

Ekmek dilimlerini bu karışımın içine alıp, her tarafını kaplıyorum.

 

 

Teflon tavaya çok az yağ koyarak (bilinenin aksine yağda kızartmıyorum, öyle çok ağır oluyor), ekmek dilimlerini tavaya alıyorum.

Orta ısıda her iki tarafında kaplanmış olan yumurta karışımı iyice pişene kadar alt- üst ederek kızartıyorum. Tabakta hala biraz yumurta karışımı kalmışsa, ekmeğin üzerine döküyor ve bu kısmı alta getirerek pişiriyorum.

 

 

Servis yaparken yanında domates çok nefis oluyor, şimdi tam mevsimi. Bal ve reçel de çok iyi alternatif olabilir, tabi seviyorlarsa 🙂

Ve taze sıkılmış üzüm suyu! Özellikle köylü pazarına gitme şansınız varsa, bol bol alın, görünüşleri çok albenili olmayabilir ama suyunu sıkar, çocuklara vitamin bombası yaparsınız ya da kendinize 🙂

Ağustos 21, 2011 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Alinazik Tarifi

Ana malzemesi közlenmiş patlıcan olan, kolay ve leziz bir yemek tarifine ne dersiniz? Et yemeklerinde tartışmasız önde olan Doğu ve Güney Mutfağından, Antep’ ten bir yemek bu, onların deyişiyle alanazik.

Tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Lavantin Antep ‘li olunca, onun tarifini aynen uygulamaktan başka bir şey yapmaya gerek duymadım.

Batıda nasıl zeytinyağlı yemekler daha çok seviliyorsa, doğu bölgelerinde de etli, bulgurlu kebap türü yemekler seviliyor. İklim şartlarına bağlı olarak yetişen sebze ve meyveler beslenme alışkanlıklarımızın temelini oluşturuyor.

Biz alinazik kebabı çok sevdik. Özellikle yaz yemeği olarak keyifle yenilebilir. Közlenmiş patlıcan yoğurtla birleşince hafif bir salata oluyor, ama üzerine iyice kavrulmuş kıyma ilave edilip, kırmızıbiberli kızgın tereyağı gezdirildiğinde doyurucu nefis bir yemeğe dönüşüyor.

Malzemeler

3-4 adet közlenmiş büyük boy patlıcan

300 gr. yağlı kıyma

1 büyük kase yoğurt (katı)

2-3 diş sarımsak

Üzerine

Bir yemek kaşığı tereyağı

Pul biber, tuz, karabiber

Uygulama

Patlıcanları közlemek için farklı yöntemler var, ocağın üzerinde (çok kötü kirleniyor) yada közmatik üzerinde veya fırında közleyebilirsiniz. Ben balkonda küçük tüpün üzerinde közledim. Aslında bahçede odun ateşinde közlemek gibisi yok ama kim yapacak 🙂

Közlenmiş patlıcanları soyarak küp şeklinde doğruyorum. Tam da doğramak denemez buna aslında çünkü piştiğinde çok yumuşak oluyor, kesme tahtasına koyarak bıçakla küçük parçalara ayırıyorum.

Kıymayı gerekirse biraz sıvıyağ ilavesi ile kavuruyorum. Kıymanın rengi kahverengiye dönene kadar hafif ısıda kavurmaya devam ediyorum. Çok az pul biber, (bizimkiler acıyı çok sevmiyor)tuz ve karabiber ilave ederek altını kapatıyorum.

Doğranmış patlıcanları yoğurtla ve rendelenmiş sarımsak ile iyice karıştırıyorum, biraz tuz ilave ediyorum.

Servis tabağına alarak, üzerine kıymayı döküyorum.

Tereyağını kızdırıp, biraz pul biber ilave ediyorum, biberli yağı kıymanın üzerine gezdiriyorum.

Yeşilbiberle servise hazır hale geliyor.

Ağustos 17, 2011 Et Yemekleri, Patlıcan Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla 🙂

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim 🙂

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı 🙂

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Menemen Tarifi

 

Yine herkesin yaptığı bir tarif paylaşmak istiyorum. Menemen, yaz mevsiminin en güzel, en pratik ve en besleyici yemeklerinden biri. Yapımı kolay gibi görünüyor,  ancak bazı püf noktalara dikkat edilmezse sonuç hiç de beklediğiniz gibi olmayabilir.

Örneğin bizim evde pişen menemen yemeğinde yumurtaları kesinlikle çırparak ilave etmem, bütün olarak pişirmeyi tercih ederim. Hatta pişirirken kazayla sarısı dağıldığında, çocuklar menemeni yemek istemezler, sarısı dağılmış olan bana kalır 🙂

Sonra,domatesi çok fazla olan ve haliyle çok sulu olan menemeni de tercih etmeyiz. Menemeni yaparken uzun salçalık domatesler çok idealdir, hem etli hem de çok sulu değildir. Domatesin suyunu çekene kadar pişiririz derseniz, o zaman da biberler çok fazla pişer, püre gibi olur.

Bir de yumurtanın pişirilmesi olayı var; beyazı pişecek ama sarısı tam pişmeyecek ! Bunun için beyazını önceden pişirmek gibi nispeten zor olan yöntemler yerine, ben yumurtayı bütün olarak menemene ilave etmeyi ve bu aşamadan sonra tavanın kapağını kapatarak pişirmeyi tercih ediyorum. Ama yumurtayı ilave ederken, tavanın içinde ona bir yer açmanız gerekir, direk olarak tavaya temas etmeli, domates ve biberlerin üzerine gelmemeli.

Bu klasik menemen tarifine soğan, kekik, nane gibi lezzet arttırıcılar ilave edebilirsiniz, tamamen damak tadı, çok sık pişiriyorsanız böyle değişiklikler güzel olur.

Ben de bugün zencefil ve sarımsak çeşnili menemen yaptım, “ ellerine sağlık anne” iltifatı da günün en güzel hediyesiydi benim için 🙂

 

 

Malzemeler ( iki kişilik)

2 adet yeşil sivri biber

2 – 3 adet domates (uzun salçalık domates tercih sebebi)

2 yumurta

2-3 diş sarımsak

1 çay kaşığı rende zencefil

Zeytinyağı

Tuz

 

Uygulama

Teflon tavaya 2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı , doğranmış biberler, rendelenmiş sarımsak ve yine rendelenmiş bir çay kaşığı kadar taze zencefili koyarak, hepsini bir kaç dakika  kavuruyorum.

Domateslerin kabuklarını soyarak küp şeklinde doğruyor ve tavaya ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri birkaç dakika soteliyorum.

Yumurtaları kıracağım yerleri tavada belirliyor, direk tavaya temas etmesi için, malzemeleri hafifçe aralıyorum.

Yumurtaları bütün olarak tavaya alıyorum. Ocağın ısısını biraz azaltıp, yumurta beyazlarının pişmesi  ve diğer malzemeler ile bütünleşmesi için hafifçe karıştırıyorum.

Tavanın kapağını kapatıp, bir iki dakika pişiriyorum.

Piştikten sonra kapak kapalı kalırsa, oluşan sıcaklıkla sarılar tamamen pişip katılaşabilir. Buna dikkat edilmesi gerek.

Yanında kepekli ekmekle servis yapıyorum. Şimdiden afiyet olsun…

Üzerine tatlı olarak, ev yapımı yoğurt ve bahçe çilekleri ile yaptığım çilekli yoğurt harikaydı.

 

Temmuz 1, 2011 Çocuklar İçin, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Kırmızı Biber Çanağında Karışık Kızartma

 

Bildiğimiz kızartmanın en güzel ve en iştah açıcı sunumu bu olsa gerek. Kırmızı domates biberi genellikle turşularda kullanılır, sert, etli bir yapısı vardır. Bugünlerde pazarda sıklıkla rastlayabilirsiniz.

Bahçede birkaç kök domates biberi de var, henüz kırmızıya doğru kızarmamışken ve daha körpe iken koparıp kavurmasını yapıyorum. Kavrulduğunda oluşan sevimli şekli ve dolgun tadı ile bildiğimiz biber kavurmalarından daha güzel görünüyor.

Kırmızıbiber çanağında karışık kızartmayı lezzet dergisinde gördüğümde, zihnim hemen not aldı ben istemesem de 🙂 Bugün yaptığım pratik bir menüyü renklendirmiş oldular böylece.

Malzemeler

6 adet kırmızı büyük boy domates biberi

1 adet büyük boy patates

1 adet havuç

1 adet kabak

1 adet koyu yeşilbiber

Tuz,

Kızartmak için sıvıyağ

Üzerine

Bir kâse suyu alınmış yoğurt ya da süzme yoğurt

Uygulama

Aslında yapımını fotoğrafa bakarak anlamak mümkün; sebzeleri küp şeklinde doğrayarak kızartıyorum, tuz ilave ediyorum.

Kırmızıbiberin üst kısmını kesiyorum, çekirdek yatağını boşaltıp kızartıyorum.

Diğer sebzelere göre daha az kızartmanızı önerebilirim. Çok kızartıldığında yumuşayarak çanak formunu kaybediyor. Yenilebilir yumuşaklığa geldiğinde hemen alıyorum.

Kâğıt peçete ile güzelce silip fazla yağı aldırıyorum, karışık kızartmayı içine doldurup, üzerine yoğurt ile servis yapıyorum.

Kullanılan yoğurdun süzme yoğurt olması çok iyi olur.

Eylül 29, 2010 Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Portakal Aromalı Haşhaşlı Kek

 

portakal aromalı haşhaşlı kek tarifi

Çocuklar evden ayrılmadan önce yaptığım portakal aromalı haşhaşlı kek tarifi var bugün sırada…

Temel bir kek tarifiniz varsa, bu kekin ana malzemelerinin yanına çikolata, kakao, meyve, ceviz vb. gibi sevdiğimiz malzemeler ilave ederek çok farklı lezzetler elde edebiliriz. Tabi bazen eklediğimiz malzemeye göre kekin ana malzemelerinde küçük oynamalar yapmamız gerekebilir. Bunlar sanırım biraz da tecrübeye dayanıyor. Örneğin kakaonun kek karışımını oldukça yoğunlaştırdığını bilirsek, un miktarını biraz daha azaltabilir ve böylece kekin sünger dokusunun korunmasını sağlayabiliriz.

Kışın yaptığım portakal sosu henüz bitmedi, yazın limonata yapmak için büyük bir bölümünü kullandım ama hala kekleri mis gibi portakal kokusu ile kaplamak için bir miktar var 🙂

Portakal aroması ve haşhaşın birlikteliği ile kek çok nefis oluyor,  ferahlatıcı bir portakal kokusu ile birlikte ağızda çıtırdayan haşhaş tohumları çok eğlenceli ve görüntü olarak da çok güzel, kesinlikle tavsiye ederim…

Malzemeler

4 yumurta

1,5 su bardak şeker

1 su bardağı yoğurt

1/2 su bardağı sıvıyağ

2 su bardağı un

1 tatlı kaşığı portakal sosu

1 kahve(türk) fincanı haşhaş

Uygulama

Yoğurt, sıvıyağ, portakal sosu ve haşhaşı ilave ediyorum.

Un ve kabartma tozunu karıştırıp, eleyerek kek karışımına ekliyorum.

Malzemelerin iyice karıştığından emin olduktan sonra büyük boy Çocuklar okula gitmeden, onlar için 

Şeker ve yumurtayı mikser yardımı ile çırpıyorum, yumurtaların oda ısısında olmasına dikkat ediyorum.

kelepçeli yuvarlak kek kalıbına alıyor ve 170 C de pişiriyorum.

portakal aromalı haşhaşlı kek

Eylül 21, 2010 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Ev Yapımı Bayram Çikolatası-Truff

Sevgili Arkadaşlar,

Bayram tatlısı tarifini yetiştirememiş olsam da; sütlü kadayıf tatlısının yanında bu sevimli, tatlı truff lardan sizlere ikram etmek ve Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarken tarifini paylaşmak istiyorum.

İnşaallah herkes mutlu, huzurlu ve sevdikleri ile beraberdir. Mutlu olmanın, biraz da mutlu etmekten geçtiğini hissetmek için ne güzel günler değil mi bayramlar. Büyüklerimizle buluşmalar, tatlı muhabbetler, küçüklerin koşuşturması, hazırlanan özel yemekler, bayram tatlıları…

Küçük oğlum için, bayramın anlamı; yeni oyuncaklar, çikolatalar, neşeli kalabalıklar, fotoğraflar, uyku saatinin olmaması ve babası ile doyasıya gezmektir sanırım.

Babaannemin gözünde bayramın anlamı; küçüklere verilecek cömertçe hazırlanmış harçlıklar, sabırsızlıkla her biri torun sahibi olan çocuklarının gelmesini beklemek, köşesinde oturup artık ağır işiten kulakları ile muhabbetlere ortak olmaya çalışmak ve belki de bir dahaki bayrama göremeyeceğini düşündüğü sevdiklerini bir kere daha çok yakınında ve birlikte görmenin mutluluğunu yaşamak olabilir.

Benim için; Ramazan ayının sonsuz mükâfatlar ve sırlarla dolu güzel günlerini yeterince değerlendirememiş olmanın verdiği hüznün yanında,  inşallah bir sonraki kutlu aya kavuşma özlemi ve ümidi var…

Alacakaranlık Twilight den…

Iron-Wine…  flightless bird,american mouth

Malzemeler

200 ml. sıvı krema

100 gr. bitter çikolata

100 gr. sütlü çikolata

250 gr. herhangi bir kek

½ çay bardağı iri dövülmüş ceviz-fındık

Üzerine

Hindistan cevizi

Kakao

Dövülmüş antepfıstığı

 

Uygulama

Sıvı kremayı bir kaba alarak sıcağa yakın bir oranda ısıtıyorum.

Çikolataları küçük parçalara kırarak kremaya ekliyorum. Eriyene kadar karıştırıyorum.

İri dövülmüş fındıkları ilave ediyorum.

Keki küçük parçalara ufalayarak karışıma ekliyorum. Hepsini güzelce karıştırıp, soğuyunca buzdolabına kaldırıyorum. Evde bayatlamaya yüz tutan kekler, truff yapmak için bir sebep olabilirJ Böylece kekler de değerlendirilmiş olur.

Tercihen buzdolabında bir gece durduğunda daha güzel şekillendiriliyor, bu kadar vaktiniz yoksa 3-4 saat da yeterli gelebilir.

Şekillendirme aşamasında, ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, elimle yuvarladım. Üzerini kaplama malzemesi olarak Hindistan cevizi, kakao ve Antep fıstığı kullandım. Farklı kaplama malzemeleri de düşünülebilir, erimiş çikolata ya da pirinç patlağı olabilir diye düşünüyorum.

Bu malzemelerle 35-36 adet truff oluyor. Misafirlerinize ev yapımı bir lezzet sunmak istiyorsanız, denemeye değer…

Truff tarifini okuyup uyguladığım ve çok beğendiğim sevgili Bayram Kombesi arkadaşıma buradan bu güzel tarifi paylaştığı için çok teşekkür ediyor ve bayramını kutlyorum.

 

Eylül 10, 2010 Çocuklar İçin, İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Kolay Su Böreği

kolay su böreği

Su böreği yapmak artık çok kolay, markette satılan “su böreği yufkası alınıp,” sevinerek eve gidilecek ve paketin üzerinde yazılanlara göre börek 10-15 dakika içinde fırına verilecek.

Bu böreğin hikâyesi böyle başladı; aslında su böreğini güzel yaptığımı söylerler. Yıllar önce arkadaşımın aşçı olan eşi öğretmişti bize uygulamalı olarak. Su böreği, elde açılması gereken hamuru ile ve suda ön pişirme yöntemi ile oldukça vakit alan ve yapımı birazcık 🙂 da zor bir börek.

Geçen gün markette “su böreği yufkası” paketini görünce, hemen içeriğini okudum ve oh! Ne güzel, artık kolayca su böreği yapabileceğim, diye düşünerek sepete koydum. Eve geldiğimde vakit geçirmeden böreği yaptım.

Sonuç; Biraz hayal kırıklığı yaşamış olsam da, yenmeyecek kadar kötü değildi. Eğer benim gibi su böreğini, hamurunu elde açarak yapabiliyorsanız,hazırına hiç heveslenmeyin derim.

Su böreğini çok seviyor ama hamur açmasını bilmiyor ya da ona ayıracak zamanınız yoksa dışarıda satılan börekler acaba nasıl yapıldı gibi titizleniyorsanız, o zaman yufkayı alıp yapabilirsiniz.

Gerçek su böreği yufkası kaynayan suda 1-2 dakika bile dursa kesinlikle erimez ve kayganlaşarak hamur büyür (çok ilginç değil mi) ? Oysa bu hamurlar, kaynayan suda çok çabuk erime durumuna geçtiler. Özellikle kaynayan suda çok az bekletmenizi öneririm.

Ben su böreği yufkasını BİM marketten aldım, belki farklı markaların yufkaları ile daha iyi sonuç alınabilir.

Malzemeler              

1 paket su böreği yufkası

1 yumurta

1 çorba kaşığı yoğurt

1-2 çorba kaşığı sıvıyağ ya da tereyağı

100 gr. eritilmiş tereyağı

100-150 gr. lor peyniri ya da eski kaşar peyniri

1/ 2 çay bardağı zeytinyağı

Küçük bir demet maydanoz

Uygulama

Orta boy bir tencereye su koyarak kaynamaya bırakıyorum, kaynamaya başladığında 1 çorba kaşığı tuz ve yarım çay bardağı zeytinyağı ilave ediyorum.

Su böreği yufkalarını, paketin üzerindeki tarifte, kaynayan suya bütün olarak bırakın diyordu ama yufkalar büyük olduğu için ve kat yerlerinden neredeyse ayrılacak gibi olduğundan ben birkaç parçaya keserek kullandım.

Hamuru kaynayan suya bırakıyorum ve sadece 10 saniye tuttuktan sonra soğuk su koyduğum büyük ve derin bir kabın içine bırakıyorum. Suyunu süzdürerek alıyorum, yağlanmış tepsiye yerleştiriyorum. Ben yuvarlak borcam tepsi kullandım, tam iyi geldi.

Tepsiye yerleştirdiğim her sıra hamurun üzerini erimiş tereyağı ile yağlıyorum.

Hamurların yarısı tepsiye döşendiğinde, peyniri ve doğranmış maydanozu koyuyorum.

Diğer yufkaları da aynı şekilde kaynar su- soğuk su işleminden geçiriyorum. Her birinin arasını tereyağı ile yağlıyorum.

Yufkaları yerleştirme işlemi bittiğinde, 1 yumurta, bir yemek kaşığı yoğurt ve bir yemek kaşığı sıvıyağı güzelce çırpıp en üstteki yufkaların üzerine sürüyorum.

Fırında yaklaşık 40 dakika üstü kızarana kadar pişiriyorum.

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 13, 2010 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı