“Uncategorized” kategorisi için arşiv

Sigara Böreği Tarifi

Sigara böreğinin tarifini vermeye ne gerek var? O kadar kolay ki, çocuklar bile yapabilir dediğinizi duyar gibiyim :D Doğrudur, yapımı kolay ama püf noktaları da  yok değil ! Bu basit püf noktaları uygulayarak mükemmel bir sigara böreği yapabilirsiniz.

Öncelikle kullandığımız hazır yufka taze olmalı, günlük olarak üretilen ve yufkacılardan alınan yufkalar en güzel olanlarıdır, bulabiliyorsanız onlardan almanızı tavsiye ederim.

Sigara böreği genellikle lorlu ve maydanozlu yapılır, maydanoz yerine tercihe göre dereotu veya nane kullanıldığında aroması daha kuvvetli sigara börekleri elde etmek mümkün. Buradaki püf nokta lor peynirinin yanında kaşar peyniri ya da ona benzer eriyebilen peynirlerden kullanmak. Kesinlikle daha leziz oluyor.

Kullanılan yağın ilk defa kullanılıyor olması ve bol olması da çok önemli bir püf nokta ! Eğer fritöz ya da actifry  kullanmayıp ocak üzerinde yapıyorsanız tava yerine küçük bir tencere ya da çukur bir kap kullanmanızı tavsiye ederim. Börekleri çevirmeye gerek kalmayacak kadar bol yağ olmalı.

Aynı zamanda yüksek ısıda kızartmalısınız, 1-2 dakika yeterli, böylece börekler yağı içine almadan çıtır çıtır olacaklardır.

Sigara böreklerini sararken çok sıkı sarmamak da önemli bir püf nokta, sıkmadan normal bir şekilde sarılmalı ama içindeki iç malzemenin de kızartırken dışarı çıkmasını engelleyecek şekilde dikkatli olunmalı.

Sigara böreği sadece yenilecek miktarda kızartılmalı, hepsini birden kızartayım, bir kerede işim bitsin gibi düşünmeyin, kahvaltıya mı yapacaksınız? 1 yufka, eğer kalabalıksanız 2 yufka yeter :)

 

 

Malzemeler

1-2 adet yufka

200 gr. kaşar peyniri

Küçük bir kase lor peyniri

Maydanoz yada dereotu(birkaç dal)

Bir yumurta beyazı

Tuz

Sıvıyağ

Uygulama

Yufkayı resimdeki gibi önce ikiye katlıyorum, daha sonra dörde katlıyorum.

 

 

Tam ortadan keserek, kestiğim parçayı diğerinin üzerine koyuyorum. Elimdeki üçgen yufkaların bir kenarı tamamen kesilmiş diğer tarafı ise katlı parçalardan oluşuyor.

Şimdi, göz kararı üçgeni üç parça gibi düşünüp, 2/3 sini kenarları kesilmiş parçadan başlayarak kesiyorum. Hamurun 1/3 ü katlı kenarda kaldı, şimdi onu da keserek bu katları açıyorum.

Böylece toplam 12 adet birbirine eşit üçgen hamur parçası elde ediyorum. Bu kesme şekli size hem dar alanda çalışmanızı hem de bütün parçaları eşit şekilde kesmenizi sağlayacaktır.

 

 

Börek harcı için, lor peynirinin içine kıyılmış maydanoz veya dereotu ilave ediyorum, benimkiler bu kez kuru naneli oldu, malum kış olduğu için evde maydanoz ve dereotu o an için yoktu.

Kaşar peynirini rendeleyebilir ya da benim gibi küçük küp şeklinde kesebilirsiniz. Lor peynirinin tuzlu olup olmadığını kontrol ederek çok az tuz ilave edebilirsiniz

Yufkaların içine bolca malzeme koyarak resimdeki gibi başlangıçta katlayarak ve çok sıkmadan sarıyorum.

 

 

Hamurun ucu kızarırken açılmasın diye yumurta beyazı sürüp sarıyorum.

Bol ve kızgın yağda sadece pembeleşene kadar kızartıyorum.

Harika bir hafta sonu dilerim…

Şubat 10, 2012 Börekler, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Kurban Bayramı

 

 

 

Kasım 5, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Okullar Açıldı

 

 

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bugünkü yazımın yemek tarifi ile ilgisi yok. Bu benim tarzım değil aslında, ben yemek tarifleri, pasta tarifleri paylaşmayı bunlarla ilgili mutfak maceralarını yazmayı seviyorum.

Ne var ki, 2-3 gündür benim duygularımı paylaşan binlerce anne gibi evin boşluğuna alışmaya çalışıyorum. Tarif paylaşmak bir yana yemek yapmak bile canım istemiyor dersem abartmış olmam.

Kim bilir kaç anne şimdiye kadar hiç ayrılmadığı yavrusunu başka şehre okula uğurladı. Çocukların iyi eğitimi için ayrılığı göze aldı. Babaannem anılarında bahseder; babamı okumaya İstanbul a gönderdiğinde, oğlu soğuk odada yatıyor diye o da evin soğuk odasında yatarmış, annelik böyle bir şey işte…

Bir taraftan ayrılık zor gibi görünse de diğer taraftan baktığımızda, özgüveni olan, akıllı, hoşgörülü, hedeflerine doğru emin adımlarla ilerleyen binlerce genç yetişiyor. Hatta evde veremediğimiz disiplini, terbiyeyi okulda abilerinden, öğretmenlerinden alıyor.

İnşaallah bu eğitim öğretim yılı hepimiz için hayırlı olsun, sağlıkla ve başarı sonuçlarla yavrularımız evlerine dönsün…

Eylül 21, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Bahçe Resimleri

 

Umarım sevdiklerinizle paylaştığınız harika bir bayram tatili geçirmişsinizdir. Şimdi güzel anıları, bayram fotoğraflarını ve büyüklerin dualarını toplayıp eve dönme vakti.

Bu yaz bahçe fotoğraflarına çok yer veremedim, aslında arşivde onlarca fotoğraf var ama onları düzenlemek ve seçim yapmak gerçekten uzun zaman gerektiriyor.

Bahçede fotoğraf çekmek, daha doğrusu güneş ışığında fotoğraf çekmek sanıldığının aksine oldukça zor, istediğiniz kareyi yakalamak için sabah erkenden bahçeyi turlamanız gerek :) Ya da akşam gün batımına yakın saatleri seçmek gerekiyor.

 

 

Bahçenin en uzak köşesindeki pembe dutları toplamayı çoğu zaman unuttuk ama bazen de alt dallarındakiler ile yetinmeyip, ağaca çıktık :)

Henüz olgunlaşmamış japon erikleri ve bahçenin demirbaşlarından kudret narı…

 

 

Çiçeği burnunda bir taze fasulye, bu fasulyelerin lezzetini tahmin edemezsiniz…

 

Acı çiçek biberleri ve yine kendiliğinden büyüyüp en yakındaki ağaca sarılan uzun kabaklar…

Süs kabakları ilginç görüntüleri ile kurumaya yüz tutmuş şeftali ağacının dallarına sarılmış.

 

Minik cherry domatesler…

Bahçede davetsiz misafirler hiç eksik olmuyor, çünkü sebzeler için herhangi bir ilaç kullanılmıyor. Her şey organik.

 

 

Bu ördek ailesi kısa süreliğine bizi ziyarete gelmişti, son duruma göre bahçeyi çok sevdiler…

Eylül 2, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

 

 

Gelin dostlar, bayram edelim, bayramlaşalım…

Gelin bütün koşturmacaları bırakalım, bayram edelim, bayramlaşalım. Sevgilerimizi paylaşalım, sevgiyi çoğaltalım…

Acılarımızı paylaşalım, acıyı azaltalım. İnciyi görmek dalgıcı sevindirir ve sevgide cimrilik bayramı mateme döndürür…

Afrika’da derinden derine batmış inci inci dişlere dalgıçlar gerekiyor. Gelin bayram edelim.

Çünkü bayramda sevgiler ırmak ırmak akar gönüllere… Irmak başında otururken aman ha, kimseden suyu esirgemeyin.

Şimdi bayramdır; sevgi sahilde her çakıl taşında; sevgi her evde her sokak başındadır…

Bayramınız mübarek olsun!..

İskender Pala

Ağustos 30, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Hoşgeldin Ey Şehr-i Ramazan

 

ramazan ayı

 

Susuzlukların ırmak olduğu günümüze kutla geldin, hoş geldin ey!

Zamanlar güzeli ey, kut yağdırmaya bahçemize hoş geldin!

Mü’minleri handân; mücrimleri giryan edendin sen! Ve şeytanı sûzân; inkarcıyı perişân edendin!.. Hoş geldin!..

Gufranımızdın, bağışlanmamızdın… Hoş geldin!.. Kitab’ımız, sadakamızdın… Hoş geldin!.. Selamımız ve salavatımızdın… Hoş geldin!..

Cihânârâ cihân içindedir arâyı bilmezler

O mâhîler ki derya içredir deryâyı bilmezler

Hatırası kora dönmüş uzak bayramların gülümseyişleriyle tutup ellerimizden iftar sevinçlerine karıştır aminlerimizi; çoğalttıkça çoğalt tazarruları gül dudaklarda.

İki sevinç arasında, bunda ve ötede müjdelenen iki sevinç arasında bir alev gibi yak ruhumuzu ve bir anda yansın amel defterlerimizin kara sayfaları.

Azrail tabaklarımıza bırakmadan ölümü hakiki oruçların iftarına ulaştır bizi. Terk ettiğimiz nimetlerini iftar sofrasında melekler koysun önümüze ve gönül kandilinin pasını temizlesin feriştehler.

Tenha sokaklarda oruçsuz ve neşesiz koyma zamanı ve dağların yamaçlarında eserken gurub, uyuyan yelkenlilerimizi uyandır.

Yakınında duralım zeytin dallarının ve bir zeytin ile varalım kırkıncı kapıya. Aynı dakikada düğümlenen zamanı paylaştır aramızda; aynı düğümde bağlanalım İrem denklemlerine.

Onbir ayın sultanı, onikincim; muradım, mutluluğum, hoş geldin!.. Çifte sevince tek nimet; iki güzele bir âşık; gel, iyileştir içimizdeki yarayı…

Maah ey! Aydınlat kara düşüncelerimizi, barış getir, esenlik serp dünyamıza. Çığlıklar feryâda karışmasın çağında, mazluma imdâd, mü’mine dâd erişmesin hem!.. Gülümse bize…

İskender Pala

 

ramazan ayı

Temmuz 31, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Böğürtlen

 

 

Bahçedeki ilk aşı (kültür) böğürtlen fidesini birkaç yıl önce ektik. Aşı böğürtlen yabanisine oranla dikensiz ve çok daha büyük oluyor, ama biraz ekşi ne yazık ki. Ekilen fidenin dibinden her yıl yeni fideler çıktı, onları alıp başka yerlere diktik, isteyen arkadaşlara verdik, kısaca o kadar sorunsuz ve rahat büyüyüp gelişti ki, şimdi bahçede birçok böğürtlen fidesi var.

Belli zamanlarda budama yaptırmak dışında ve yazın gerektiğinde sulamak dışında hiçbir şey istemiyor. Bildiğim kadarıyla bizim böğürtlen fidelerine özel bir gübre ya da ilaç da kullanmıyoruz. Tamamen kendi halinde büyüyor, ne kadar meyve verirse kabulümüz.

Bahçesi olan arkadaşların mutlaka bir böğürtlen fidesi olmalı, hatta böğürtlenin faydalarını okuduktan sonra böğürtlen yetiştirmek için bir bahçeye bile sahip olmak isteyebilirsiniz.

Balkonda yetiştirmek de mümkün ama ne kadar ürün alabilirsiniz ki?  Bu sadece bir süs bitkisi olmaktan öteye gidemez.

Böğürtlen, ontioksidan diğer meyvelerle ( yaban mersini, ahududu, çilek) karşılaştırıldığında, en yüksek antioksidan kapasiteye sahip. Üstelik bu meyvelerden bildiğim kadarıyla çok daha kolay yetişiyor ve daha verimli.

Bahçedeki gözlemlerimden bahsetmek istiyorum, bilimsel olmayabilir ama kesinlikle yaşanmış ve denenmiş ! Böğürtlen meyvesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Merak ederseniz internetten araştırıp böğürtlen yetiştiriciliği hakkında bilgi edinebilirsiniz, ne tür topraklarda yaşar, hangi iklimi sever, ne zaman dikilir, nasıl budanır vs. vs.

 


Böğürtlenlerde en çok dikkatimi çeken ve sevdiğim olay; çiçek açması uzun bir döneme yayıldığı için (mayıstan ağustosa kadar) dalların üzerinde kırmızı böğürtlen ile siyah olgun böğürtleni yan yana görme şansınızın olması. Hepsi birden olgunlaşmıyor, her gün gidip biraz topluyorsunuz, diğerlerinin olgunlaşıp siyah renge bürünmesini bekliyorsunuz.

Şimdi her sabah toplayıp, blenderdan geçirdikten sonra, çekirdeklerini ayırmak için tel süzgüye aktarıyorum ve koyu kırmızı renkte harika böğürtlen konsantresi elde ediyorum.

İsteğe bağlı biraz şeker ilave edilebilir. Özellikle çocuklar da içecekse!  Taptaze böğürtlen suyunu hazırlamak sadece 5-10 dakikamı alıyor.

Böğürtlen suyu kan şekerini de dengeliyor. İçindeki bol vitaminler  Özellikle  B grubu vitaminler çocukların gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

Böğürtlen kansere karşı en etkili meyve olarak biliniyor. Kanser ve tümör hücrelerinin gelişimini engellediği tespit edilmiş.

En etkili ilaçların doğada kolayca bulunabilmesi ve yetiştirilebilmesi ne muhteşem bir hediye değil mi biz insanlar için. Bahçede kendiliğinden yetişen ısırgan otları ve semizotları aklıma geldi birden. Onlar da çok şifalı bitkiler ve kolayca yetişiyorlar. Hatta bu günlerde semizotlarının bahçeyi istila etmeye başladığını söyleyebilirim !

Geçen yaz, bahçedeki böğürtlenler yetmemiş gibi, suuçtu şelalesine pikniğe gittiğimizde dağdan yabani böğürtlen toplamıştım, böğürtlen reçeli o yabani böğürtlenler ile yapmıştım. Tabi ilk önce o reçel bitti :)


Böğürtlenin bir diğer faydası da hafızaya iyi gelmesi ve kanı temizlemesi.

Biz hanımlar için bir diğer iyi tarafı da, cildi güzelleştirmesi diye okudum, kozmetikte çok kullanılıyor.

Böğürtlen muhabbeti,  bizim bahçede böğürtlenler olduğu sürece bitmez:) ama şimdilik bu kadar.

 

 

Temmuz 23, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Berat Kandili

 

EY RABBİMİZ !

Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun..

iç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi Sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle; halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma…

Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de hulûs istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur…

Diyarbakır da şehid düşen askerlerimize, kardeşlerimize, 13 ana kuzusunun ailelerine başsağlığı diliyor ve yaralı askerlerimize acil şifalar diliyoruz…

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 15, 2011 Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı