“İftar Yemekleri Tarifleri” kategorisi için arşiv

Midye Tatlısı Tarifi

Bayramda tatlısız olmaz! Mutfağa girip ya kendimiz yapacağız ya da güvenilir bir yerden satın alacağız. Güvenilir derken, temizlik ve kullanılan malzemenin kalitesi ilk aklıma gelenler.

Evinizde misafir trafiği yoğun geçiyorsa, daha bereketli olan tatlılara yönelmeniz gerekir. Örneğin kekli baklava, hazır baklava yufkası ile çok çabuk yapılıyor.

Bizim gibi bayramı gezerek geçiriyorsanız, misafir kabul etmekten çok, misafirliğe ve büyükleri ziyarete gidiyorsanız; tatlı seçimi konusunda çok daha özgürsünüz. Örneğin midye tatlısı yapabilirsiniz, ya da şekerpare.

Midye tatlısını daha önce maya ile yapmıştım, bu kez kabarma tozu ile denedim. Sanırım kabartma tozu ile daha pratik ve güzel oluyor. Aşağıda verdiğim ölçüler ile 36 adet midye tatlısı oldu, ama siz biraz daha ince keserseniz hem daha güzel şerbeti içine çeker, hem de sayı olarak daha fazla olur.

Hepimizin evinde farklı boyutta bardaklar olduğu için, standart cup ölçüsü kullanmayı tercih ettim. Bu minik ölçü kapları çok pratik !

 

 

Malzemeler (36- 40 adet)

( 1 cup 240 ml. yaklaşık 1 su bardağı)

1 adet yumurta

1/ 2 cup süt

1/ 2 cup yoğurt

1/ 2 cup sıvıyağı

1/ 2 kabartma tozu

1 çorba kaşığı sirke

1 tutam tuz

4 cup un (yaklaşık)

İçine

1 su bardağı ceviz ya da fındık fıstık

Üzerine

75 gr. eritilmiş tereyağı

Açarken

1 su bardağı nişasta (yaklaşık)

1/ 2 paket karbonat

Şerbeti

2,5 su bardağı şeker

3 su bardağı su

Biraz limon suyu

 

 

Uygulama

Önce şerbeti yapıyorum ki, tatlılar pişene kadar soğusun ve hazır olsun. Şeker ve su kaynamaya başladıktan sonra orta ısıda yaklaşık 15 dakika kaynatıyorum. Limon suyunu sıkıp soğuması için bir kenara alıyorum.

Hamuru yapmak için; süt, yağ, yumurta ve yoğurdu geniş bir kaba koyarak karıştırıyorum.

Unu kontrollü olarak ilave ediyorum, kabartma tozu ve tuzu ilave ederek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum. Yarım saat dinlendiriyorum.

Hamuru ikiye bölüyor ve her bir parçayı 15 küçük bezeye ayırıyorum.

Nişasta ve karbonatı karıştırarak, önce ilk 15 bezeyi küçük pasta tabağı kadar merdane ile açarak üst üste koyuyorum. Bu sırada açmak için nişastayı kullanıyorum.

Bu 15 bezenin hepsini önce merdane ile biraz büyütüyor, daha sonra oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamur çok kolay açılıyor, hiçbir sorunla karşılaşmazsınız inş.

 

 

Hamuru açtıktan sonra rulo şeklinde sarıyor ve birer parmak eninde kesiyorum. Benim kestiklerim biraz geniş oldu, siz isterseniz daha ince kesebilirsiniz.

Her bir küçük hamuru alıp, merdane ya da elimizle biraz büyütüp, içine iri kesilmiş ceviz vb. koyarak katlıyorum ve tepsiye diziyorum.

Diğer hamuru da aynı şekilde midye haline getirip tepsiye alıyorum.

 

 

Her bir midye tatlısının üzerine ısıtılmış 2 çorba kaşığı tereyağı gezdiriyorum.

Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında pişiriyorum. Fırından çıkıp ilk sıcaklığı geçince soğuk şerbet ile sıcak tatlıyı buluşturuyorum.

 

Ağustos 24, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı

 

 

Merhaba arkadaşlar, neredeyse her gün sayfayı güncellemeye çalışmak sanki sizlerle olan bağımızı kuvvetlendirdi. Ben kendi adıma farklı ülkelerden,  farklı şehirlerden arkadaşlarım olmasına çok ama çok memnunum, yorumlarınız ve mailleriniz gerçekten benim için çok değerli 🙂

Dün akşam iftarda yeşil mercimekli bulgur pilavı yaptım, evimizde bulgur pilavı sevme oranı, pirinç pilavının ve makarnanın çok altındadır 🙂 Her gün pirinç pilavı yapılsa hiç itiraz edilmez oysa biliyoruz ki bulgur pilavı hepsinden daha faydalı. Hele bir de yeşil mercimekli olursa…

Mevsime göre ilave edilen malzemeler biraz farklılık gösteriyor. Bulgur pilavı yazın zeytinyağlı, biber ve domatesli yapıldığında harika oluyor, kışın bol soğanlı, salçalı ya da soslu, tereyağlı tercih ediliyor.

Kesin bir tarif yok arkadaşlar, beğenileriniz, dolabınızdaki malzemeler, ruh haliniz bile yemeği doğrudan etkileyebilir…

 

 

Malzemeler

1 su bardağı bulgur (pilavlık- iri)

1 küçük çay bardağı yeşil mercimek

1 soğan

1 yeşilbiber

1 kırmızı kaypa biber

1 domates ya da domates sosu

Tuz

Zeytinyağı

1,5 su bardağı su

Uygulama

Önce yeşil mercimeği kaynatmak gerekiyor, böylece koyu renk suyunu atabiliriz. Yıkayarak üzerine 4 parmak geçecek kadar su ilavesi ile orta ısıda yaklaşık 15- 20 dakika kaynatıyorum. Çok fazla pişerse dağılır, bu önemli bir nokta !!

Soğanı küçük doğrayarak, 2-3 servis kaşığı zeytinyağı koyduğum tencerede kavuruyorum, bir tatlı kaşığı şeker ilave ediyorum, soğanın aroması böylece fark ediliyor.

Küçük doğranmış kırmızı ve yeşilbiberleri ilave ediyorum. Bir iki dakika kavurmaya devam ediyorum.

Küp şeklinde doğranmış domatesi ilave ediyorum, yine bir iki tur karıştırıyorum.

Yıkanmış ve suyu süzülmüş bulgur ile haşlanmış ve suyu süzülmüş mercimeği de ilave ediyorum, bir iki dakika kavuruyorum.

1,5 bardak sıcak suyu ilave ediyorum. Bulgur pilavı yaparken benim ölçüm aslında bir bardak bulgur ve 2 bardak su şeklindedir. Ancak, pilava kattığımız biber ve domatesin de su salacağını hesap ederek su miktarını biraz azaltabilirsiniz.

Suyu ilave ettikten sonra hafif ısıda suyunu çekene kadar pişiriyorum. Yarım saat kadar dinlendirip servis yapıyorum.

Akşam mutfakta ışık yetersiz geliyor, fotoğrafları bahçe masasında çekiyorum, kediler de peşimde 🙂

Bulgur pilavının yanına bol naneli, küp doğranmış salatalıklı yoğurt çok yakışıyor, bildiğimiz cacık gibi ama yoğurda su ilave etmiyorum, daha yoğun oluyor ve nefis oluyor, kesinlikle deneyin, sarımsak da ilave edebilirsiniz.

 

Ağustos 23, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Elde Açma Gül Börek Tarifi

 

Mutfağa meraklı arkadaşlar elde hamur açmayı bir şekilde öğrenmişlerdir diye düşünüyorum. Ne kadar çok yapılırsa o kadar pratiklik kazanılıyor, diğer işlerde olduğu gibi! Belki incecik baklava yufkasını herkes açamaz ama mantı ya da börek hamurunu biraz gayretle çoğu kişi başarıyla açabilir. Bugün paylaşacağım tarif, elde açma kıymalı kol böreği tarifine göre daha basit.

Elde açma gül böreğinin tarifi sevgili arkadaşım Yeşim e ait. Genellikle elde açma hamurlara çok fazla yoğurt, yağ gibi malzemeler konulmazken, tarifte tıpkı poğaça hamuru gibi yoğurt, yağ ve süt var, bu nedenle çok ilgimi çekti ve denemeye karar verdim. İyi ki denemişim 🙂

Elde açma gül börekler ve mini sarma börekler çok güzel oldu. Deneme ölçüsü olarak ben çay bardağını kullandım ve 4 bezeye ayırarak açtım, kocaman bir tepsi börek oldu.

Malzemeler

1 büyük boy çay bardağı süt

1 büyük boy çay bardağı sıvıyağ

1 büyük boy çay bardağı yoğurt

1 paket instant maya

Aldığı kadar un

Tuz

İç malzemesi

250 gr. lor peyniri

Yarım demet maydanoz

Birkaç dal dereotu

Tuz

Üzerine

1 yumurta sarısı( beyazını lor peynirine karıştırdım)

 

 

Uygulama

İç malzemesini yaparak işe başlamak istiyorum. Lor peynirinin içine yıkanmış maydanozları doğruyorum, biraz tuz ilave ediyorum. Genellikle böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüldüğünde beyazı kalır ve atılır. Poğaça ya da börek yaparken yumurta beyazını iç malzemenin içine karıştırabilir ve değerlendirebiliriz.

Sütün ılık olmasına dikkat ederek, bütün malzemeler ile orta yumuşaklıkta bir hamur yapıyorum.

 

 

4 bezeye ayırıyorum. Her bir bezeyi oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamurun içinde yağ olduğu için oldukça kolay açılıyor, düzgün olmasa da çok sorun değil 🙂

Hamuru yeteri kadar açınca, üzerine bir çorba kaşığı kadar sıvıyağ gezdirerek, gül börekler için hamuru 4 e bölüyorum.

İç malzemesini koyarak çok sıkmadan kıvırıyor ve gül şeklini veriyorum.

Mini sarmalar yapmak için; hamuru açtıktan sonra ikiye bölüyor, her bir parçanın üzerine iç malzemesini dağıtıyor ve çok sıkmadan rulo şeklinde sarıyorum. İki parmak eninde keserek üste doğru çeviriyorum.

Bütün hamurları açtıktan sonra hafif yağlanmış fırın tepsisine diziyor, üzerine yumurta sarısı sürüyorum.

Önceden ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar pişiriyorum.

Hayırlı cumalar…

Ağustos 19, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Haşhaşlı Revani Tarifi

 

 

Bayramda klasik tatlılardan yapmak yerine değişik bir tatlı yapmak isterseniz haşhaşlı revani iyi bir seçim olabilir. Kreması ve çıtır çıtır haşhaşlı lezzeti ile farklı ve güzel bir tarif bence.

Tatlının üzerinde genellikle krem şanti kullanılsa da süt kreması daha masum bir alternatif. Haşhaş miktarını da isterseniz biraz azaltabilirsiniz.

Ramazan ayında niye kilo alıyoruz diye soranlar varsa, cevabı tatlı tüketiminde aramalı bence 🙂 Daha önce tatlı olmadan sofradan kalkıyorduk ve hiç eksiklik hissetmiyorduk. Şimdi iftardan sonra mutlaka bir çeşit tatlı aranıyor. Ramazanı yarılamışken bizim evde 2 kere sütlü kadayıf tatlısı, 2 kere haşhaşlı revani, 1 kere şekerpare ve 1 kere de sütlü irmik helvası yapıldı. Bayramdan sonra kesinlikle diyet gerekli 🙂

 

 

Malzemeler

3 yumurta

1 su bardağı şeker

1 su bardağı sıvıyağ

1 su bardağı süt

1 su bardağı irmik

1 su bardağı haşhaş

1,5 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

Şerbeti

2 su bardağı su

2 su bardağı şeker

1/ 4 limon suyu

Üzerine

1 paket krem şanti ve yarım su bardağı süt

Ya da bir paket süt kreması

 

 

Uygulama

Önce şerbetini hazırlamak istiyorum. Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynamaya başladıktan sonra, ısıyı azaltarak 15 dakika kaynatıyor ve limon suyunu ilave ederek bir kenara alıyorum.

Şeker ve yumurtayı mikserle birkaç dakika çırpıyorum.

Süt ve sıvıyağı ilave ederek düşük devirde karıştırıyorum.

İrmik, haşhaş, un ve kabartma tozunu ilave ederek karıştırıyorum.

Tercihen yüksek kenarlı kare ya da dikdörtgen bir tepsiye transfer ediyorum.

 

 

180 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum. (içinin pişmiş olmasına dikkat edilmeli. Bazı fırınlar üzerini çok çabuk kızartır ama içini tam olarak pişirmez.)

Fırından çıkan haşhaşlı kekimizi biraz dinlendiriyorum. İstediğim boyutta dilimlere kesiyorum.

Bu arada soğuyan şerbeti kepçe ile kekin üzerine döküyorum.

Kremayı uygulamak için tatlının iyice soğumasını bekliyorum. Oda sıcaklığına gelince birkaç saat buzdolabında bekletiyorum.

Krem şanti kullanacaksam, süt ve toz krem şantiyi mikser ile birkaç dakika çırparak haşhaşlı revaninin üzerine uyguluyorum.

Süt kreması kullanacaksam; süt kremasının, çırpacağım kabın ve mikser çırpıcı aparatının çok soğuk olması için bir süre dondurucuda bekletip, sonra mikser ile kremşanti kıvamına ulaşana kadar 4-5 dakika çırpıyorum.

Üzerini istediğiniz bir şekilde süsleyebilirsiniz. Ben bahçedeki asma dan yeni kopmuş siyah üzümleri kullandım.

 

Ağustos 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Peynirli Ve Kabaklı Fırında Makarna

Kabak ve köy peyniri ile lezzetlendirilmiş, nefis bir sos ile harmanlanmış fırında makarnayı sevmeyen var mıdır? Bizim evde hayır !!

Nasıl yapılır? Püf noktaları var mıdır? diye soracak olursanız;

Öncelikle fırın makarna almak gerekiyor. İri ve içi boş spagetti şeklinde bu makarnalar.

Makarnayı en fazla 10 dakika pişirmek yeterli, çok fazla pişirilirse hamur olması kaçınılmaz.

Kaşar peyniri ya da buna benzer yağlı peynirler kullanılırsa lezzet farkı fark ediliyor. Makarnaya tuz ilave ederken peynirin de tuzlu olduğunu hesaba katmak gerekiyor.

Makarnanın sosunu hazırlarken, (buna beşamel sos da denilebilir)un miktarını en aza indirip yumurta kullandım. Tavsiye ederim, çok unlu ve yoğun bir beşamel sos yerine yumurtalı hafif bir sos daha leziz oluyor.

Fırın makarna sebzeli yapılabildiği gibi sosisli ve sucuklu, mantarlı gibi farklı malzemeler ile de yapılabilir.

Ben yarım paket kullandım, rahatlıkla 5 kişiye yetiyor, hatta 6 bile olabilir. Bir öğünde bitiyor. Bütün yemeklerde hedefim bir öğünde bitecek şekilde miktarı ayarlamaya çalışmaktır. Ertesi güne kalan ve ısıtılan yemekleri çok tercih etmeyiz.

Malzemeler

1/ 2 paket fırın makarna

100 gr. köy peyniri

1 küçük kabak

1 küçük demet dereotu

Tuz, karabiber

Sosu(beşamel sos denilebilir)

1 yemek kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı un (silme)

1,5 su bardağı süt

1 yumurta

Üzerine

Kaşar peyniri

Uygulama

Yarım paket makarnayı ortadan ikiye kırıp hafif diri kalacak şekilde 10 dakika haşlıyorum. Suyunu süzüp soğuk sudan geçirdikten sonra bir kenara alıyorum.

 

 

Küçük boy bir kabağı jülyen doğruyorum, dereotunu ince kıyıyorum. Köy peynirini rendenin iri tarfı ile rendeliyorum. Hepsini haşlanmış makarna ile karıştırıyorum.

 

 

Geniş kenarlı, dikdörtgen ya da kare bir borcam tepsi ya da fırın kabına makarnaları diziyorum. Ben güzel fotoğraf çekmek kaygısı ile neredeyse tek tek makarnaları dizdim 🙂

Sosunu hazırlamak için; tereyağını eritip unu ilave ediyorum ve pembeleşene kadar kavuruyorum. Soğuk sütün bir bardağını ilave ediyorum. Sosumuz boza kıvamında olacak, çok katı olmuşsa biraz daha süt ilave etmelisiniz. Bir  ve taşım kaynadığında ocaktan alıyorum.

 

 

Diğer tarafta yarım bardak süt ile 1 yumurtayı çırpıyorum. Sos ılındıktan sonra ilave ederek güzelce karıştırıyorum. Kullandığım peynirin tuzuna göre gerekirse sosa tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Fırın kabına dizilmiş makarnaların üzerine sosu eşit şekilde döküyorum. Bütün makarnalar sostan nasibini almalı…

Fırında yaklaşık yarım saat üzeri kızarana kadar pişiriyorum. Fırını kapattıktan hemen sonra dilim halinde kaşar peynirini makarnanın üzerine diziyor ve birkaç dakika daha peynir eriyene kadar fırında bekletiyorum.

Fırından çıkan makarnanın ılınmasını bekliyor, sonra kesip servis yapıyorum.

 

 

 

 

Ağustos 16, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Şekerpare Tarifi

 

Bugün paylaştığım şekerpare tarifi inanıyorum, tarif defterinize yanında yıldızlı olarak not edilecek, o kadar güzel o kadar nefis bir tarif.

Ramazan Ayının başlaması ile tatlı tüketimi artıyor ve bayramla zirveye ulaşıyor olmalı 🙂 bayram tatlıları, çikolatalar neredeyse her gittiğimiz evde bizi evsahibi ile birlikte karşılıyor.

Baklavanın yerini tutamaz belki ama şekerpare de bayramda ikram edilebilir. Tatlılar, özellikle geleneksel türk tatlıları söz konusu olduğunda, kalori hesaplarının tavan yaptığı ve birkaç gün içinde kilo alındığı hesaba katılırsa, şekerpare daha masum tatlılar kategorisine dâhil edilebilir.

Şekerpareyi tereyağı kullanarak yaptım, tıpkı tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Yeşim gibi. Bütün tatlılarda, kurabiyeler ve böreklerde kısaca evde tereyağı dışında katıyağ kullanmıyorum. Tereyağı kesinlikle daha sağlıklı.

 

 

Şekerpare tatlısını yaparken kullandığım mutfak tartısı ve elektrikli öğütücüden bahsetmek istiyorum. Mutfakta hayatı kolaylaştıran aletler bunlar.  Her evde elektronik mutfak tartısı olmalı bence, yemek yapmaya, yeni tarifler denemeye meraklıysanız mutfak tartısı işinizi çok kolaylaştırır.

Elektrikli öğütücü; pudra şekeri yapmak için, kahve, karabiber vb. öğütmek için çok pratik bir alet. Ben o kadar alıştım ki öğütücü kullanmaya şu anda 3. Sü kullanıyorum. Size tavsiyem sıvı bir şeyler öğütmeye kalkmayın benim gibi 🙂

 

 

Malzemeler

125 gr. tereyağı (oda ısısında yumuşamış)

1 kahve fincanı(türk kahvesi)sıvıyağı

4 tepeleme çorba kaşığı pudra şekeri

2 yumurta (1 tanesinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)

1 çay kaşığı karbonat (kabartma tozu olmaz!)

1 fiske tuz

1 paket vanilya

2,5 – 3 su bardağı un

Şerbeti

4 su bardağı şeker

5 su bardağı su

1/ 4 limon suyu

Üzerine

25-25 adet fındık vb.

Uygulama

Önce şerbeti hazırlamak istiyorum çünkü tatlılar fırından çıktığında şerbet hazır olmalı, böylece sıcak tatlılara ılık şerbet uygulanabilir. (PÜF NOKTA)

Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynama noktasından sonra ortaya yakın hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum. Kapatmadan önce limon suyunu ilave edip, bir kenara alıyorum.

 

 

Derin bir kaba; tereyağını, sıvıyağı, pudra şekerini ve bir tam yumurta ile bir yumurta beyazını ilave ederek (yumurta sarısının bir tanesini tatlıların üzerine sürmek için ayırdım) mikser ile karışım beyazlayana kadar 3-5 dakika çırpıyorum (PÜF NOKTA)

Bir fiske tuz, vanilya ve karbonatı ilave ediyorum.

Unu kontrollü ilave ediyorum. Yeşim tarifinde 2,5 bardak un yazmasına rağmen benim tatlı hamurum neredeyse  3 bardak un aldı, sıvıyağ koyduğum kahve fincanım biraz büyüktü sanırım, kullandığım köy yumurtaları da büyük olabilir. Fazla un kullanımını böyle yorumladım.

Şekerpare için un miktarı 2,5 ile 3 bardak arasında değişebilir. Elimizle hamuru yoğurduğumuzda, kulak memesi yumuşaklığında kolay şekil alan ve dağılmayan bir hamur olması gerekiyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kağıdı seriyorum. Hamuru 24-25 eşit parçaya ayırıp, her birini elimle düzgün yuvarlaklar haline getirerek tepsiye diziyorum.

Üzerlerine birer fındık koyarak (ben kaju fıstığı kullandım) ve yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırına koyuyorum.

 

 

Şekerpareler fırında nar gibi kızarana kadar beklemeli. Pembeleşmesi mükemmel lezzeti yakalamak için yeterli değil, bunu unutmayalım (PÜF NOKTA)

Fırından çıkan tatlıları ılınmasını beklemeden şerbetleyeceğim daha küçük ve kapaklı bir tepsiye transfer ediyorum, burada ılınmış şerbeti kepçe yardımı ile üzerlerine döküyorum, birkaç dakika sonra tepsinin kapağını kapatıyorum ve soğuduğunda buzdolabına alıyorum.

Şerbetleme sırasında tatlıları üst üste koymadım, sadece bir kere ters yüz ederek üstlerinin de şerbeti iyice içine almasını sağladım.

 

Yeşil elmalar bahçedeki elma ağaçlarından…

Şekerpareler, bizi yemeğe davet eden yeni evli yeğenimizin evinde diğer misafirler tarafından da çok beğenildi, tarifi alındı.

İftarınız mutlu, bereketli olsun inşallah…

Ağustos 15, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Bamya Yemeği ( Misket Köfteli )

Taze bamya ile misket köfteli bamya yemeği yapmayı hiç denediniz mi? Nefis olur ve bizim evde çok sevilerek tüketilir.

Taze bamyanın en bol olduğu bugünlerde bahçedeki bamyalar da yetişti. Gün aşırı, büyüyen bamyaları toplamak gerekiyor, 1-2 gün unutulduğunda dev gibi büyümüş bamyalarla karşılaşmak mümkün 🙂

Bamya yemeği, zeytinyağlı ya da etli farklı yöntemlerle pişirilebilir, dondurucuda saklanabilir, eğer sıcaklık yeterliyse kış için kurutulabilir. Her şekilde güzel olur, tabi püf noktalarına dikkat ederek sevgiyle pişirilirse.

Püf noktalar bamyayı yıkarken başlıyor; önce suyun altında, bekletmeden ve suyun içinde bırakmadan hızlıca bamyaları yıkıyorum ve mutlaka sularının süzüleceği bir süzgüye koyuyorum. Üzerine yarım limonun suyunu sıkarak harmanlıyorum. Limon bamyaların pişerken salyalanmasını engelliyor.

Malzemeler

1/ 2 kg. bamya

1 adet soğan

2 adet domates

1 adet limon

Tuz

Sıvıyağı

Misket köfteler için

200-250 gr. kıyma

Tuz, karabiber

1 küçük soğan

1/ 3 çay kaşığı karbonat

Kızartmak için sıvıyağ

Uygulama

Bamyaları yıkadım, süzgüde suları iyice süzülünce yarım limonu üzerine sıkarak harmanladım, bir kenara aldım.

Kıymanın içine soğanı rendenin ince tarafı ile rendeledim, tuz, karabiber ve karbonatı ilave ederek güzelce yoğurdum. Nasıl yaparsak yapalım kıymanın kalitesi ve tazeliği mutlaka köftenin lezzetinde kendini belli eder.

Kıymanın yoğurma işlemi bitince buzdolabına koydum, bamyaları ayıklayana kadar dinlenmesi gerekiyor. Vakit probleminiz yoksa birkaç saat bekletin derim. Bu köfteler inegöl köfte tarzında, ekmek içi ve yumurta ilave edilmiyor.

Şimdi sıra bamyaları ayıklamaya geldi, bu biraz uzun sürüyor 🙁 bu sırada oyalanacak bir şeyler bulunabilir!

Bamyaların ayıklaması bitince, dolaptaki kıymayı alıyor ve küçük misket köfteler yapıyorum, kıyma elinize çok yapışırsa avucunuzun içini çok az yağlayabilirsiniz.

Köfteleri bol ve kızgın sıvıyağda sadece 1 dakika kızartıyorum, sertleşmeden ve rengi koyu olmadan alıyorum.

Bamyayı her şekilde düdüklü tencerede pişiriyorum. Taze fasulye ve patlıcan gibi yaz sebzeleri de  harika oluyor, az su ilavesi ve kendi suyu ile pişiyor…

Tencereye 1-2 servis kaşığı sıvıyağ ilave ediyorum, küçük doğranmış soğanları hafif soteliyorum, (sadece 1-2 dakika) renkleri pembe olmadan küp doğranmış domatesleri ilave ediyorum. Bir iki tur çevirip bamyaları ekliyorum. Son olarak köfteleri ilave ediyorum, yarım limon suyunu bamyaların üzerine gezdiriyorum, yarım su bardağı kadar da su ilave ediyorum. Düdüklü tencerede piştiği için su kaybı olmuyor, bu nedenle konulacak su miktarı mümkün olduğunca az olmalı bence.

Buhar çıktıktan sonra ısıyı azaltıp 15 dakika pişiriyorum. Zaman konusunda kullandığınız düdüklü tencerenin pişirme süresine uymanızı tavsiye ederim. Benimki yıllar önce aldığım emsan düdüklü tencere. Yeni nesil Clipso tencereler daha kısa sürede pişirir sanırım.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 12, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Sosyete Mantısı (Milföy Hamurundan)

Sosyete mantısı, aslında benim deyişimle milföylü kolay mantı, pratik ve kolay tarifiyle özellikle çalışan arkadaşların iftar menüsünde yer alabilir. Benim açımdan ise; milföy hamurunu kullanmak her zaman çok keyifli ve dondurucudaki milföy hamurları bitmeden içim rahat etmeyecek.

Mantı üzerine söylenecek, yazılacak çok fazla şey var. Böylesine bize özgü bir yemeğin bölgeler arasında değişen isimleri ve yapılış şekilleri mevcut. Kayseri mantısını yapamasak da bilmeyen yoktur. Bizim yörede yapılan tavuklu mantı en sevdiğimiz yemekler arasındadır.

Mantı yapımı oldukça zahmetli ve vakit alan bir iş, tek kişi ile yapımı zor gerçekten. Hamuru açıp, kesip, içine malzeme koyarak katlamak ve pişirmek saatlerinizi alabilir.

Milföy hamuru ile mantı yapımı ise kolay ve keyifli. Yaparken şunu da fark ettim, çok da bereketli.  Mantı hamurlarının içini tıka basa kıyma ile doldurmama rağmen küçük bir miktar arttı.

Malzemeler

1 paket milföy hamuru

100 gr. kıyma (evet , doğru )

1 küçük soğan

Tuz ve karabiber

Üzerine

1 kase tercihen süzme ya da katı yoğurt

1-2 diş sarımsak

Bir yemek kaşığı tereyağı ve pul biber

 

 

Uygulama

Milföy hamurlarını dondurucudan çıkarıyorum, bir kenarda çözünmesini beklerken, kıymanın içine küçük bir soğanı incecik, mümkün olduğunca küçük doğruyorum.

Soğanı özellikle rendelemedim, sulanarak hamurları yumuşatmasını istemiyorum.

Kıymanın içine tuz ve karabiber ilave ederek, güzelce karıştırıyorum.

Milföy hamurunun bir tanesini alarak, merdane yardımı ile biraz büyütüyorum, bu arada kare olan formunu bozmamaya çalışıyorum.

Hamuru önce 4 e bölüyorum. Sonra her bir parçayı tekrar 4 e bölüyorum

Hamurların ortasına iç malzemesinden koyarak, önce elimle ikiye katlar gibi yaparak bütün uçlarını birleştiriyorum. Uç noktayı özellikle açılmaması için sıkarak sabitliyorum. (her şeye rağmen çoğu kısmen açılmıştı )

 

 

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye diziyorum.

170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Mantılarımız pişerken; bir kase yoğurdun içine sarımsakları rendeliyorum, biraz tuz ilave ediyorum, pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum.

Mantılar pişip fırından çıkınca, hemen servis yapacaksam; servis tabağına alıyor, üzerine yoğurdu eşit şekilde paylaştırıyorum.

Önceden pişirdiysem ve daha sonra servis yapacaksam, servisten hemen önce fırında biraz ısıtıp, ondan sonra yoğurdu üzerine döküyorum.

Tereyağını ocakta biraz kızdırıp, içine kırmızı pul biber ilave ederek, yoğurdun üzerine gezdiriyorum.

 

 

Çıtır çıtır mükemmel lezzette, üstelik de çok kolay mantımız hazır oluyor, tavsiye ederim. Bence kabul günlerinde bile ikram edilebilir.

Bereketli iftarlar…

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 10, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı