“Çorbalar” kategorisi için arşiv

Buğdaylı Mantar Çorbası

 

Bugün tarifini paylaşacağım çorba; buğdaylı mantar çorbası. Tamamen doğaçlama bir tarif ama sonuç olarak lezzeti ile sitede yayınlanmayı hak etti.

Mutfakta en zor işlerden biri, bence; kileri ve kiler dolaplarını düzenlemektir. Onlarca mutfak malzemesi, araç gereç elden geçer; Mustafa sayesinde kayboldu sanılan şeyler ilgisiz bir çekmeceden çıkınca sevinilir, son kullanma tarihleri kontrol edilir, eksikler ve bitenler not alınır. Bu kadar fazla araç gerece, stoklanan yiyeceğe gerek var mı diye düşünülür…

Bu düzenlemenin en güzel tarafı ise; parlak fikirlerin ortaya çıkma ihtimalinin fazla oluşudur. Bugün kavanozda buğdayları görüp, birçok buğdaylı tarifi hatırlamam gibi :) Üstelik dondurucuda bittiğini de hatırladım.

Buğday, nohut gibi kullanım alanı sadece yemeği ile sınırlı kalmayan, aynı zamanda çok faydalı olan bu besinleri birçok tarifte yardımcı malzeme olarak kullanabiliriz. Elimizin altında her zaman haşlanmış nohut ve buğday olsa, ne pratik olur değil mi? Ben buğdayı pişirdikten sonra, pet bardaklara koyuyor ve soğuyunca dondurucuya kaldırıyorum. Haşlanmış nohutları da küçük buzdolabı poşetlerine, oradan dondurucuya…

Malzemeler

400-500 gr. mantar

1 su bardağı haşlanmış buğday

1 demet taze soğan

1/ 2 kutu süt kreması veya 1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı un

1 yemek kaşığı tereyağı

1 servis kaşığı sıvıyağı

Tuz

Taze çekilmiş karabiber (üzerine)

Uygulama

Çorba yapacağımız tencereye tereyağı ve sıvıyağı koyarak ince doğradığımız taze soğanları hafif pembeleşene kadar kavuralım. Tereyağı çok çabuk yanıyor, bu nedenle içine az da olsa sıvıyağı ilave ederek bu sorunu çözmeye çalışıyorum, işe yarıyor :)

Yaklaşık 1 litre sıcak suyu ve 1 su bardağı haşlanmış buğdayı kavrulan soğanlara ilave ediyorum. Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Mantarları soyarak ince doğruyorum, çorba karışımına ilave ediyorum. Bu şekilde yaklaşık 15 dakika kaynatarak mantarları pişiriyorum.

Şimdi sıra unu incelterek çorbaya ilave etmeye geldi. Aslında hiç un kullanmadan da çorbayı hazırlayabilirsiniz. Kıvam olarak nasıl bir çorba istediğiniz belirleyici olacaktır.

Genellikle suyu duru olan çorbalar bizim mutfağımızda çok fazla yer almıyor. Çorbanın kıvamının biraz yoğun olmasını tercih ediyoruz. Bu nedenle ben bir silme çorba kaşığı kadar unu, yarım çay bardağı su ile incelterek kaynayan çorbaya ilave ettim.

Unu ilave ettikten sonra 5-6 dakika daha hafif ısıda devam pişirmeye devam edelim.

Çorbaya sos olarak süt kreması ya da süt tercih edebilirsiniz.  Eğer un kısmını atlayıp duru bir mantar çorbasını tercih ettiyseniz, ilave edeceğiniz sütün çorbayı daha da duru hale getireceğini unutmayın.

Ben süt kremasını tercih ettim, ocaktan kenara aldığım çorbadan bir kepçe alarak kremaya alıştırdım ve çorbaya yavaşça ilave ettim.

Servis sırasında, taze çekilmiş karabiber ve taze soğan yapraklarını kullandım.

Biz çorbayı çok beğendik. İnşaallah deneyip siz de beğenirsiniz…

Ekim 23, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Taze İç Börülceli Ovmaç Çorbası

 

Taze iç börülceli ovmaç çorbası sevgili babaannemin tariflerinden olup benim de en sevdiğim çorbalardan biridir. Çorbayı, bahçede içlenen börülceler ile yaptım ve şimdi, içlenmiş ama taneleri kurumamış börülcelerin tam mevsimi; bugünlerde köy pazarlarında rahatlıkla bulabilirsiniz, hatta ayıklanmış olarak bile bulmak mümkün.

Taze iç börülce ve kuru börülceyi tanımlamak gerekirse;

Kuru börülce:

Börülce körpe iken kopartılmaz ve böylece içindeki taneler büyür. Bu içli börülceler dalında iyice kurumaya bırakılır ve sonra kuruyan taneleri alınırsa, kışın kullandığımız ve bildiğimiz “ kuru börülce” olur. Kuru börülcenin yemeği yapılabildiği gibi daha önce yaptığım ve çok besleyici olan kuru börülce salatası olarak da değerlendirilebilir.

Taze iç börülce

Eğer dalında içlenen börülceler kurumadan koparılır ve börülce taneleri kurumadan alınırsa; bunların adına bizim buralarda “ sütlü börülce” denir. Tanelenmiş ama hala körpe anlamında kullanılır. Kuru börülce gibi dayanmaz, hemen pişirmek gerekir.

Börülceyi ya da taneli bakliyatları seviyorsanız taze iç börülceye de bayılırsınız.

Malzemeler

1 su bardağı içli taze börülce

1 soğan

1-2 domates

Zeytinyağı

Tuz, karabiber

Ovmaç Malzemesi

1 kahve fincanı un

1 yumurta sarısı

Tuz

Uygulama

Börülceleri ayıklayarak küçük bir tencereye alıp, üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su ilave ediyorum ve kaynama noktasından sonra yaklaşık 20 dakika börülceler yumuşayana kadar haşlıyorum. Daha sonra suyunu süzerek bir kenara alıyorum.

Ovmaç malzemeleri ile bir hamur yapıyorum, hamuru çok fazla toparlamadan elime küçük bir parça alıp, baş ve işaret parmağımın arasında hafifçe oynayarak, arpa şehriye görünümünde bir hamur elde ediyorum. Boyutları da arpa şehriyeden biraz büyük oluyor. Bütün hamuru bu şekilde ovmaç haline getirdikten sonra üzerine çok hafif un serperek yapışmasını önlüyorum.

Çorba yapacağım tencereye soğanı ve domatesi rendenin ince tarafı ile rendeleyerek ilave ediyorum. Bir, iki servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile domates ve soğanın kavrulmasını sağlıyorum.

Tencereye yaklaşık 1 litre kadar su koyuyorum, kaynamaya başladığında haşlanmış iç börülceyi ve ovmaç hamurlarını kaynayan suyun içine bırakıyorum.

Çorbanın tuzunu ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıp yaklaşık 20 dakika pişiriyorum. Hamurların unlu olması nedeniyle çorbanın suyu sanki terbiye yapılmış gibi az da olsa koyulaşıyor.

Servis yaparken tabağınıza bir çorba kaşığı yoğurt da ilave edebilirsiniz, bence mükemmel bir tat oluşuyor, tavsiye ederim.

Eylül 25, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Beyin Çorbası

beyin çorbası 

Her zaman yapılan ve genel kabul gören bir çorba değil beyin çorbası, bu konu ile ilgili arama yaptığımda, internette bile sınırlı bilgiye ve tarife ulaştım.

Genelin aksine, bizim evde ara sıra yapılır, bilinir; bence tadı çok güzel, işkembe ve kelle çorbasının tadına aşina olanlar, hiç zorlanmadan rahatlıkla beyin çorbasını da sevip yiyebilir, ayrıca tad olarak, düğün çorbasına da çok benziyor.

Malzemeler

1 adet beyin ( kuzu ya da süt dana)

2 adet limon

Bir tepeleme yemek kaşığı un

2 servis kaşığı sıvıyağ

1 adet defneyaprağı

1 yumurta sarısı

3-4 diş sarımsak

Uygulama

Beyni doğal ayrım yerlerinden keserek 3 parçaya bölüyorum. Üzerindeki kırmızı ince damarlı zarı, en kolay soyma yöntemi soğuk suyun altında soymaktır.  Su hafif akarken bir elinizle beyni tutup diğeri ile bir başlangıç noktası bulup, oradan yavaşça ve tüm kıvrımları geçerek bu işlemi kolayca yapabilirsiniz. Bu zar bir bütün halindedir; bu işimizi kolaylaştırır ayrıca akan soğuk su, zarı çıkarmada bize yardım eder.

beyin çorbası

Şimdi sıra beyni haşlamaya geldi; bir kaba 3-4 bardak sıcak su, defneyaprağı ve bir limonun suyunu koyarak, içine beyni de ilave ediyor ve kaynamaya bırakıyorum. 10 dakika kaynadıktan sonra suyunu süzüyor ve beyinleri bir tabağa alıyorum, biraz ılınınca küçük küçük doğruyorum.

Çorbayı yapacağım tencereye 2 servis kaşığı sıvıyağı ve soyulup rendelenmiş sarımsakları alıyorum, sarımsakları birkaç dakika kavuruyorum, ne kadar çok kavrulursa sarımsağın aroması o kadar belirgin hale geliyor.

beyin çorbası

Bir tepeleme yemek kaşığı unu ilave ediyorum, pembeleşene kadar kavuruyorum. Bir litre su ilave ederek unun topaklanmaması için birkaç dakika devamlı karıştırıyorum. Ben kıvamını biraz yoğun bulduğum için sonradan bir bardak su daha ilave ettim.

Doğranmış beyinleri ilave ediyorum, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıp 15 -20 dakika pişiriyorum.

beyin çorbası

Terbiyesi için; bir yumurta sarısı, bir limon suyu ve yarım fincan suyu güzelce çırpıyorum, içine çorbadan birkaç kaşık alarak alıştırıyor ve ocaktan alınıp bir kenarda 5-6 dakikadır dinlendirilen çorba ile buluşturuyorum.

Servis yaparken; tabağa alınan bir miktar sirke ve karabiber beyin çorbasına çok yakışıyor.

beyin çorbası

Ağustos 28, 2010 Çorbalar, Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırınlanmış Domates Çorbası

 

fırınlanmış domates çorbası

Ramazan Ayının ilk iftarı için, yapımı biraz zaman alan ama lezzeti nefis olan, domateslerin fırında pişirilerek yapıldığı fırınlanmış domates çorbası hazırladım.

Daha önce ev yapımı konserve domates püresi ile domates çorbası yapmıştım. Domatesin yetişmediği kış mevsiminde bu domates püreleri çok işe yarıyor. Yemeklerde, makarna ve et soslarında, ayrıca domates çorbası yapımında da kullanılıyor.

Domatesleri fırınlayarak çorba yapıldığında, daha yoğun ve lezzetli bir tat ortaya çıkıyor. Fırınlarken ilave edilen baharatlar ve soğanın, çorbanın lezzetine katkısını da unutmamak gerek.

Ben ilk kez yaptığımda tadına doyamadım, domatesin bu kadar bol ve tatlı olduğu şu günlerde ise, her fırsatta yapıyorum, biraz uğraştırıyor ama buna değiyor.

Domates çorbasını yaparken Cafe fernando dan ve Sevgili Aslının tarifinden faydalandım. Her ikisi de birbirine yakın tarifler.

Bu arada bahçede pembe ve kırmızı domateslerimiz oldu :)

pembe domates

kırmızı domates

Malzemeler

8-10 adet domates

1 soğan

3-5 diş sarımsak

Kekik, fesleğen, maydanoz

Tuz ve karabiber

Zeytinyağı

1 çorba kaşığı şeker

1 yemek kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı tam buğdau unu

Üzerine

kızarmış minik ekmekler

Rendelenmiş mihaliç peyniri

Uygulama

Domatesleri pişireceğim fırın tepsisini hazırlamakla işe başlıyorum. Önce soğanı piyaz şeklinde doğrayarak tepsiye yerleştiriyorum.

Birkaç dal maydanozu bütün olarak, doğramadan soğanların üzerine yerleştiriyorum. Maydanozları piştikten sonra, çorbadan alacağım; üstte kalırlarsa kolayca pişip yanarak ufalanırlar hesabıyla domateslerin altına koymayı uygun gördüm.

Domatesleri yıkayarak kabuklarını soymadan ortadan ikiye bölüyor ve kesilen yerler üstte kalacak şekilde fırın tepsisine alıyorum. Sarımsakları soyarak tepsiye gelişigüzel koyuyorum.

domates çorbası

Birkaç dal taze kekiği, 3-5 yaprak taze fesleğeni ilave ediyorum. Bahçeden zar zor bulduğum (annem kurutmak için hepsini biçmiş) taze kekikler piştikten sonra neredeyse kayboldu.

Üzerine birkaç çorba kaşığı zeytinyağı ile karabiber ve deniz tuzu ile bir çorba kaşığı şekeri ekleyerek fırında pişmeye bırakıyorum. Şeker domateslerin daha güzel kızarmasını sağlıyor.

Piştikten sonra, tepsideki suyu ile beraber tüm malzemeyi bir tencereye aktararak, üzerine 4-5 bardak su ilave ediyorum.

domates çorbası

İlave ettiğimiz su, tavuk suyu ya da sebze suyu olabilir. Benim evde gerçek tavuk suyu olmadığı için kullanamadım. Et bulyonları bir çözüm olabilir ama ben sağlıklı olmadığı için kullanmıyorum.

Tencereyi ocağa alarak, kaynama noktasına kadar bekliyorum. Ocaktan alıp, el blenderi ile püre haline getiriyorum.

Bu arada domateslerin kabukları ve çekirdeklerini ayırmak için süzgüden geçiriyorum.

Bu noktada domates çorbasını hemen servis yapabilirsiniz. Eğer benim gibi fazla duru olduğunu düşünürseniz bir tencerede tereyağını eritip, bir kaşık tam buğday ununu güzelce pembeleşene kadar kavurarak, üzerine domates çorbasını ilave edebilirsiniz. Bir taşım kaynattıktan sonra çorbanın kıvamı biraz daha yoğun oldu ve servise hazır hale geldi.

domates çorbası

Yanında kızarmış minik ekmekler ile servis yapıyorum.

Erimesi çok zor olan kelle peynirini rendeleyip, çorbanın üzerine serpiştiriyorum.

Ağustos 12, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Arpa Şehriyeli Tavuk Suyu Çorbası

Arpa şehriye, mis gibi tavuk suyu ve tavuk eti; bugün yaptığım nefis çorbanın ana malzemeleri bunlar. Üzerini ise, bahçe maydanozları, limon suyu ve baharatlı krutonlar ile lezzetlendirdim.

Daha önce yaptığım tavuk suyu çorbadaki gibi yumurta terbiyesi kullanmadım.  Bunun sebebi daha duru bir suyu olan ama lezzetinden bir şey kaybetmeyen bir yaz çorbası hazırlama isteği.

       Malzemeler

       Tavuk suyu için

Bütün bir tavuk (erpiliç)

Bir adet soğan

1 demet maydanoz

      Çorba İçin

1 çay bardağı iri arpa şehriye

1 yemek kaşığı tereyağı

Tavuk suyu

Haşlanmış tavuk eti

       Üzerine

5-10 dal maydanoz

Limon

Karabiber (isterseniz)

Baharatlı kruton

      Uygulama

Temizlenmiş tavuğu düdüklü tencereye alarak, soyulmuş bir bütün soğanı ve küçük bir demet maydanozu ilave ediyorum. Maydanoz dalının bir tanesi ile maydanozları bağlıyorum, böylece haşlanırken dağılmıyorlar.

Yaklaşık 30 dakikada haşlanan tavuğu soğumaya bırakırken, tavuk suyunu süzüp, bir kenara alıyorum.

Çorba tenceresine 1 çay bardağı iri, pilavlık arpa şehriyeyi koyuyor ve bir yemek kaşığı tereyağı ile çok hafif kavuruyorum. Bu aşamada tavuk suyu soğumuşsa, tavuk suyunu ilave edebilirsiniz. Ben yaparken tavuk suyu hala çok sıcaktı, bu nedenle 1-2 su bardağı normal su ile tavuk suyunu ılıtarak tencereye ilave ettim.

Çorba kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıyorum, arpa şehriyeler hafif ısıda yavaş yavaş pişerken, çorbanın içine koyacağım tavuk etlerini hazırlıyorum. Haşlanmış tavuk etlerini kuşbaşı doğrayarak ilave ediyorum.

Arpa şehriyeler pişip kabardıkça, çorbanın suyunun da azaldığını göreceksiniz, istediğiniz çorba kıvamına ulaşması için tavuk suyu eklemeye devam edebilirsiniz. Ancak çok fazla tavuk suyu ilave ederseniz, terbiye yapılmayacağı için çok duru bir çorbayla karşılaşabilirsiniz.

Yaklaşık yarım saat sonra çorbamız hazır oluyor, tuzu ilave ederek, ocağı kapatıyorum. Doğranmış maydanozları ilave ediyorum.

Servis yaparken limon suyu, karabiber ve nefis baharatlı krutonlar tavuk suyu çorbaya mükemmel bir şekilde eşlik ediyor.

Haziran 14, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Bulgurlu Taze Fasulye Çorbası

        Bilinen çorbaların aksine, farklı ama çok besleyici ve lezzetli bir çorba bu. İçinde vazgeçilmez bir tahıl olan bulgur, yine aynı önemde bir baklagil olan yeşil mercimek ve ayrıca taze fasulye var.

        Yeşil mercimek yemeğinin tarifini ve faydalarını daha önce paylaşmıştım. Kış mevsiminin  en sevdiğimiz bu yemeğinin yaz versiyonuna da taze fasulye çorbası diyebiliriz.

         Malzemeler

         1 kahve fincanı yeşil mercimek

         1 /2 kahve fincanı pilavlık bulgur

          7-8 adet taze fasulye

          1 servis kaşığı zeytinyağı

          1 adet soğan

          1 -2 adet domates

         Taze nane, tuz

          Uygulama

           Yeşil mercimekleri, üzerine çıkacak kadar su ilave ederek, 3-4 dakika kaynatıyorum, suyunu süzüyorum. Böyle bir ön pişirme yaptığımda mercimeklerin koyu suyu çıkmış oluyor ve gerek çorbada, gerek yemekte çok daha duru ve güzel bir yemek suyu elde edilmiş oluyor.

          Soğanı ince doğrayarak, zeytinyağ ilavesi ile çok hafif soteliyorum. Doğranmış domatesi ilave ediyorum. Taze fasulyeleri de küçük keserek domaslerle beraber suyunu çekene kadar kavuruyorum.

          Yaklaşık 1 litre sıcak suyu karışıma ilave ederek, yeşil mercimeği ve bulguru da ekliyorum. Tuz ilave ediyorum. Kaynama noktasında ısıyı azaltarak yarım saat pişiriyorum.

           Piştikten sonra üzerine ince kıyılmış nane ilavesi ile çorbamız servise hazır hale geliyor.

           Çorbanın kıvamı biraz yoğun olabilir. İsterseniz biraz daha sıcak su ilavesi ile kıvamını istediğiniz şekilde ayarlayabilirsiniz. Ben bu çorbayı çok da sulu sevmiyorum.

           Çocuklar için de besleyici ve harika bir çorba seçeneği…

Haziran 2, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı İç Bakla Çorbası

       Bakla çok da tercih edilen bir sebze değil ne yazık ki! İlkbaharda tezgahlarda taze bakla görünce belki bir iki kez alıp zeytinyağlı bakla yemeği pişirmişizdir, değişiklik olsun diye ya da bir yıl öncesinin özlemini gidermek için; ama bu heves geçtikten sonra gelecek yıla kadar yüzüne bakan olmaz.

        Bu arada bizim bahçedeki gibi baklalar içlenmeye başlar; artık dış kabuğu sertleşip kartlaştığı için yemeğini yapmak mümkün olmaz ama içindeki bakla taneleri ile birçok lezzet denemesi yapılabilir. Taze iç baklayı en çok Egeli olan annem sever, hafif haşlayarak, zeytinyağı ve tuz ilavesi ile salata olarak yemeğe bizi de alıştırmış, bu nedenle iç bakla bazılarının aksine bizim için tanıdık bir lezzet.

        İç baklalar kurutulmuşa gore çok daha kısa sürede pişiyor ve daha lezzetli. Bu nedenle bugün yaptığım iç bakla çorbası da çok kısa sürede hazır oldu. Biz beğenerek yedik, denemek isteyenlere tavsiye ederim.

        Malzemeler

        Yaklaşık 1 su bardağı taze iç bakla ( iç kabuğu soyulmuş)

        1 yemek kaşığı tereyağı

        1 yemek kaşığı un

        4-5 yemek kaşığı süt kreması

         5-6 dal dereotu

         Tuz, Karabiber

         Uygulama

         Baklanın iç kabuğunu da soyarak, bıçakla ince parçalar halinde kesiyorum. Bir miktar su ilavesi ile 15 dakika kadar haşlıyorum. Sanırım 1 litre kadar su yeterli olur, suyunu da kullanacağım için, biraz fazla olmasının bir sakıncası yok.

         Çorba tenceresine tereyağı koyup eritiyorum ve unu ilave ediyorum. Pembeleşene kadar kavuruyorum. 1-2 bardak su ilave ediyorum, haşlanmış baklayı da suyu ile beraber ilave ederek hepsini karıştırıyorum.

         Kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltarak 10 dakika pişirmek yeterlidir. Çorbayı kenara aldıktan sonra kremayı çorbaya alıştırarak ilave ediyorum,hepsini birden ilave ederseniz krema kesilebilir. Alıştırma işlemi şöyle yapılıyor: Önce bir kepçe çorba kremanın bulunduğu kaseye alınır ve karıştırılır, daha sonra birkaç seferde kaşıkla çorbaya eklenir.

         Sonunda eklenen dereotu ilavesi ile çorba servise hazır hale geliyor. Yanında, bizim çorbalarımızın vazgeçilmezi olan ve aynı zamanda fazla ekmekleri en güzel değerlendirme şekillerinden biri olan kıtır ekmekler ile afiyetle yeniyor.

Mayıs 20, 2010 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Düğün Çorbası

Lezzeti, unutulmayacak kadar güzel ve Bursa yöresine özgü bir çorba;  düğün çorbası. Et suyu ile hazırlanan çorbaları seviyorsanız, bu çorba inanıyorum damak tadınıza hitap edecektir.

Et suyu hazırlarken uyguladığım birkaç püf noktayı paylaşmak gerekirse; haşlama yapılacak etleri üzerini bir parmak geçecek kadar su ile kaynama noktasına kadar getirip, sonra suyu döküyorum ve etleri bir daha yıkıyorum. Genellikle düdüklü tencerede haşlama yaptığım için, etleri tencereye alıp, etin miktarına göre bolca su ilave ediyorum. Bir soğanı soyarak ve bütün olarak, bir havucu yine soyarak ve bütün olarak tencereye alıyorum. Birkaç dal maydanozu da yıkayıp ilave ediyorum. Tuz ilavesi de et suyunun berrak olmasına katkıda bulunuyor.

Bu şekilde hazırlanan et suyu daha lezzetli oluyor ve ağır et kokusu hiç hissedilmiyor. Piştikten sonra, havuç, soğan ve maydanozu ayırıyorum. Etleri ve et suyunu gerekli olan yerlerde kullanıyorum.

Malzemeler

1-2 litre et suyu

Haşlanmış ve küçük doğranmış bir kâse et

2 çorba kaşığı un

Bir yemek kaşığı tereyağı

Yarım paket krema

1 yumurta sarısı

2-3 diş sarımsak

Tuz, Karabiber

Sirke-sarımsak sosu (istenirse)

      Uygulama

Çorba yapacağım tencereye, tereyağını alıp eritiyorum. Unu ilave ederek pembeleşinceye kadar kavuruyorum. Daha önce hazırladığım et suyunu soğuk olarak tencereye ilave ediyorum. Bu noktada çorba kıvamını bulana kadar devamlı karıştırmak ve unun topaklanmasını önlemek gerekiyor. 2 litre et suyu yeterli oluyor ama unu biraz fazla koymuşsanız kıvamı koyu olacaktır; bu durumda çorbaya bir miktar da su ilave edilebilir. Ben bir bardak kadar su ilave ettim.

Soyduğum birkaç diş sarımsağı rendenin ince tarafı ile rendeleyip, çorbaya ilave ediyorum. Daha önce haşladığım etleri küçük doğrayarak çorbaya ekliyorum. Çorba kaynama noktasına geldiğinde, ocağın altını kısarak 5- 6 dakika kaynamaya bırakıyorum. Tuzunu ilave ediyorum.

Çorba pişip ocaktan aldıktan sonra, başka bir kapta bir yumurta sarısı ve yarım paket süt kremasını güzelce çırpıyorum, çorbaya ilave etmeden önce, çorbadan birkaç kaşık alarak kremaya ilave ediyorum. Çorbada kremanın ya da yumurta sarısının kesilmesini hiçbirimiz istemeyiz, bu nedenle çok dikkatli ve az miktarlarla çorba ve kremayı önce buluşturmak gerekiyor. Bir miktar çorbayla buluşan karışımı şimdi yine kaşık kaşık ana çorbaya ilave ediyorum.

Yoğurt, süt, krema ve yumurta ile yapılan terbiye soslarının her zaman kesilme ihtimali vardır ve acele edersek güzelim çorbamızın görüntüsü hiç de hoş olmaz. Servis yaparken çorbanın üzerine, sirke ve dövülmüş sarımsak sosu çok yakışıyor.

Related Posts with Thumbnails
Mayıs 17, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı