“Çocuklar İçin” kategorisi için arşiv

Kabaklı Omlet

        Eminim, bizim evdeki gibi; çocuklarına semizotu, dereotu vb. gibi otları yedirmekte zorlanan birçok anne vardır. Yine kabak sevmeyen, yumurta yemekte nazlanan çocuklar hiç de az değil.

        Kabaklı omlet tarifi, benim bu mevsimde sıklıkla yaptığım, her şeyi içinde barındıran, çok lezzetli ve vitaminli bir kahvaltılık. Çocuklar farkında olmadan, kabağı da, dereotu ve maydanozu da severek yiyorlar bu omletin içinde.

        Omletin ana malzemesi yumurta ve kabak; bunlar olmazsa olmaz. Diğer malzemeler ve baharatları istediğiniz gibi çeşitlendirip, zenginleştirebilirsiniz.

        Malzemeler

        1 adet küçük kabak

        2-3 adet yumurta

        Tuz, karabiber

        Birkaç dal maydanoz, nane

        Kaşar peyniri (isterseniz)

        Birkaç dal dereotu (isterseniz)

        Bir avuç semizotu (isterseniz)

        Kabak çiçeği (isterseniz)

        Uygulama

        Derin bir kabın içine, kahvaltı yapacak kişi sayısına göre yumurta kırıyorum. Genellikle 3-4 yumurta için bir orta boy kabak tam iyi geliyor. Kabak tadının çok belli olmasını istemezsiniz yumurta miktarını attırabilirsiniz. Ya da daha küçük bir kabak kullanarak damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

        Kabağı güzelce yıkıyorum, bizim kabaklar organik olduğu için kabuklarını soymadan kullanıyorum. Rendenin iri tarafı ile rendeleyerek yumurtalara ilave ediyorum.

        Maydanoz, dereotu ve naneyi doğrayarak, körpe semizotu yapraklarını bütün olarak karışıma ilave ediyorum. Kabak çiçeğini doğruyorum.

        Tuz, karabiber, bazen zencefil tozunu ekliyorum.

        Hepsini karıştırarak, hafifçe zeytinyağı ile yağlanmış teflon tavaya döküyorum. Omletin çok kalın olmaması ve kısa sürede pişmesi için, tava büyük boy olmalı.

        Orta ısıda omletin bir yüzü piştiğinde tavayı hafifçe ileri- geri sallayarak tavaya yapışmasını önlüyorum ve üzerine bir servis tabağı kapatarak, omleti ters-yüz ediyorum. Şimdi, servis tabağında üstte, omletin pişen kısmı geldi. Diğer yüzün pişmesi için tabaktaki omleti hafifçe kaydırarak tavaya alıyorum. Birkaç dakika içinde omletimiz pişip hazır oluyor.

Servis tabağına aldıktan sonra isterseniz üzerine kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz.

Haziran 23, 2010 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Baharatlı Bakla Çerezi

     

bakla çerezi

       Tarifin kaynağı, kardeşimin Tayland dan getirdiği bir paket tuzlu bakla çerezi… Zeytinyağlı bakla tarifinde sözünü etmiştim.

       Bahçede baklalar kurumadan bu tarifi uygulamak istedim. Çok basit ve bir o kadar da güzel oldu, tek eleştirilen tarafı az yapmış olmamdı :)

       Özellikle çocuklar için çok sağlıklı bir çerez, denemenizi tavsiye ederim.

       Malzemeler

       Taze iç bakla (iç kabuğu soyulmuş)

       Zeytinyağı

       Sarımsak tozu

       Nane, kekik

       Tuz, karabiber

       Uygulama

       Baklaların iç kabuklarını da soyarak buharda 5-6 dakika haşladım.

       Bir iki yemek kaşığı zeytinyağının içine, baharatları ilave ettim, aslında baharat konusunda seçenekler o kadar fazla ki, istediğiniz kadar çeşitlendirebilirsiniz.

       Baharatlı zeytinyağı karışımı ile baklaları güzelce karıştırdım.

       Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine koyarak, orta ısıdaki fırında kuruyup kıtırlaşana kadar pişirdim.

       Fırın ısısı çok fazla olmamalı, yaklaşık bir saat yeterli geliyor.

       Bakla çerezi ile ilgili bir püf noktayı paylaşmak gerekirse; iç baklaların koyu yeşil renkli olanları biraz daha geç kurudu, çünkü taze ve suluydular. Hafif kurumaya başlamış ve yeşil rengi sarıya doğru dönüşmeye başlamış olanlar ise çok daha çabuk kurudu ve harika oldu.

bakla çerezi

Haziran 14, 2010 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilekli Süt

      

çilekli süt

        Sekiz adet çileğin portakaldan daha fazla C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? Dünyanın en popüler küçük, yumuşak meyvesi olan çilekler aynı zamanda tohumlarını da dışarıda taşıyan yegâne meyveler…

        Bahçede organik olarak yetiştiği için şanslıyız gerçekten. Çilek pestili ve çilek marmeladı tariflerini daha önce sizinle paylaşmıştım. Bugün de; çok çalışkan iki delikanlı ve yaramaz kardeşleri için çilekli süt yaptım. Yanında sadrazam lokumu ve minik hayalet bezeler eşliğinde güzel bir beslenme saati oldu :)

        Malzemeler

        3 bardak süt

        Bir avuç çilek

        Şeker

çilekli süt

        Uygulama

        Biraz süt ve çilekleri el blenderi ile püre haline getirdim. Çekirdeklerinden ayırmak için süt süzgüsünden geçirdim, siz bu aşamayı atlayabilirsiniz, bizim çocuklar biraz seçici olduğu için beğenmeme ihtimaline karşı ben işi şansa bırakmadım:)

        Kalan sütün içinde şekeri eritip, çilek püresi ile karıştırdım ve bardaklara paylaştırdım.

       Süt ne kadar soğuk olursa çilekli sütün içimi o kadar güzel oluyor, ben Mustafa için biraz ılıttım ama yine de hepsini  içemedi.

 çilek

Haziran 9, 2010 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Beze (Mereng) Mantarlar

 

        Çok sevimli ve gerçekçi bir görüntüye sahip olan bu beze mantarlar, özellikle pastaların süslemesinde kullanılıyor. Ben de, birkaç yıl önce sevgili Zinnur un sitesinde keşfetmiş ve vakit kaybetmeden denemiştim.

         Beze yapmaya alışkın olanlar için, bu mantarları yapmak hiç de zor değil. Sitede beze yapımının püf noktalarını elmalı bezeli tart tarifinde paylaştım, denemenizi tavsiye ederim. Bir kere yaptığınızda inanın devamı gelecektir.


 

        Malzemeler

         2 yumurta akı ( oda sıcaklığında)

         1 fiske tuz

          125 gr. tozşeker

           Pişirme kağıdı

          Üzeri İçin

           1 çay kaşığı kakao

           Birleştirmek için

           Biraz şokella

            Uygulama

             Yumurta aklarını kuru ve temiz bir kaba alıyorum. Tercihen cam bir kap olmalı. Yumurta aklarına bir damla bile yumurta sarısı karışmamış olmalı ve oda sıcaklığında olmalı.  Bir fiske tuz ilavesi ile mikserle çırpmaya başlıyorum, önce hiç şeker ilave etmeden 1-2 dakika çırpıyorum ve kullanacağım şekeri bir seferde değil, yavaş yavaş 3-4 turda dökerek bu arada çırpmaya devam ediyorum.

            Bezenin dokusu sertleşip, kabı ters çevirdiğimizde hiç haraket etmiyorsa olmuş demektir. Bezeleri pişireceğim tepsiye yağlı kağıdı yerleştiriyorum ve sıkma pompasına karışımı doldurup aralıklı olarak tepsiye yuvarlak mantar formunda sıkıyorum. Normal krema için kullandığım krema torbası yerine, heryerde satılan şeffaf plastik prema pompasını kullanıyorum, ucuna hiç bir uç takmıyorum. Denemelerim sonucu en güzel mantar formuna bu şekilde ulaştım. Ayrıca mantar saplarını yapmak da böyle daha kolay oluyor.

           Mantar formunu yapmak için; krema pompasının ucunu kağıdın üzerinde bir noktaya sabitliyor ve istediğim büyüklüğe göre bezeyi sıkıyorum. Bu arada krema pompasının ucunu hiç oynatmıyorum. Yeterli büyüklüğe geldiğinde pompanın ucunu çekiyorum, yukarıya doğru gelen kısmı hafifçe elimle düzeltiyorum.

           Mantarların saplarını yaparken; yine pompanın ucunu bir noktada sabitleyip, bir yandan bezeyi sıkarken bir yandan da pompayı yukarı doğru çekiyorum. Aslında tam tersi bir işlem sözkonusu; mantarları yaparken aşağı doğru bir baskı uygulanıyor ve saplarını yaparken de yukarı doğru pompanın ucu çekiliyor.

           Mantarlar ve sapları bu şekilde bittiğinde, tabi eşit sayıda olmasına dikkat ediyorum, çay süzgüsünün içine biraz kakao koyarak hafifçe mantarların üzerine serpiyorum, bu toprak etkisi oluşturmak için. Sonra yan taraftan tepsiye doğru eğilip yavaşça mantarların üzerindeki kakaoyu üflüyorum, tam anlamıyla doğal bir etki oluşturmak için :)

           Fırının ısısını 90 c de ayarlayarak, mantarları yaklaşık 30-40 dakika üzerleri sertleşene kadar pişiriyorum. Isı hafif olmalı ki, bezeler kuruyarak sertleşsin ama bu arada üzerleri de fazla kızarmasın, beyazlığını korusun. Mantarlar piştiğinde hemen fırından çıkarmıyorum, fırının kapağını biraz aralayarak soğumasını bekliyorum.

           Şimdi sıra mantar ve saplarını birleştirmeye geldi. Sapların üzerinden biraz keserek üst tarafını düzlüyorum, küçük bir parça şokella koyarak mantarın altına yapıştırıyorum. İşte bu kadar :)

Haziran 8, 2010 Çocuklar İçin, Pastalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Buharda Pişmiş Somon Balığı

       Çocukların sağlıklı beslenmesinde, balığın çok önemli bir yeri olduğunu biliyoruz. Uzmanlar haftada 2 kere balık tüketmemizi öneriyor.

       Özellikle çocuklara, genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de balık yedirilmesi gerekiyor, beyin yapısının büyük kısmı yağ dokusundan oluştuğu için, çocuk beslenmesinde yağ içerikli gıdalar çok önemli.

       Soğuk su balıklarında bol miktarda bulunan omega 3 ve omega 6 yağ asitleri beyindeki sinir hücrelerinin büyüme ve gelişmesinde büyük rol oynuyor. Ayrıca beyin gelişimi anne karnında başladığı için, bebeğin gelişimi ve anne sağlığı için mutlaka balık tüketmek gerekiyor.

       Mümkün olduğunca balığa sofralarımızda çok yer vermeli ve çocuklarımıza balığı sevdirmenin yollarını aramalıyız. Özellikle somon, uskumru, ton balığı, sardalye gibi balıklar omega 3 yönünden oldukça zengin. Ben de ton balığını ve somonu biraz da pratik olduğu ve bol miktarda omega 3 bulundurduğu için daha çok kullanıyorum.

       Somon balığı hakkında çok ilginç bilgilere ve balığın faydalarına buradan ulaşabilirsiniz.

       Malzemeler

       1-2 parça somon fileto

       Zeytinyağı

       Biraz limon suyu

       Tuz

       1-2 dal maydanoz

       Yanında

       Pirinç pilavı

       Domates

       Uygulama

       Somon balığı pişirme tarifleri içinde suda haşlamayı görünce, suda haşlamak yerine buharda pişirmek daha sağlıklı olur düşüncesiyle işe koyuldum. Somon filetolarını kuşbaşı doğradım ve buharda pişirme aparatının içine yerleştirdim. Yaklaşık 15 dakikada harika bir şekilde piştiler, adeta lokum gibi oldular.

       Buharda pişmiş olmalarına rağmen balığın yağının alttaki kaynayan suya da geçtiğini görünce atmaya kıyamadım, balık çorbası yapmak üzere bir kenara ayırdım. Özellikle yiyecek israfına hiç dayanamam.  

       Pişen balıkları bir kâseye alarak, zeytinyağı, limon suyu ve tuzdan oluşan sosla buluşturdum. Güzelce karıştırıp servis tabağına aldım. Üzerine incecik kıyılmış maydanoz ilave ettim. Yanında domates ve pirinç pilavı ile beraber servise hazırladım. Oğlum, çok fazla nazlanmadan balıkları afiyetle yedi.

Nisan 5, 2010 Balık Tarifleri, Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Somon Balığı Çorbası

 

       Elimizin altıda somon balığı ve balık yemekte nazlanan bir evladımız varsa; balığı farklı şekillerde yedirme metotları denenir doğal olarak. Bugün yaptığım balık çorbasının da çıkış noktası bu aslında.

        Sadece somon ile değil, birçok balıkla, çorba yapmak mümkün. Somonun kılçığı yok denecek kadar az olduğu için bu balığı tercih ediyorum, bu çorbada da en önemli püf nokta bu olsa gerek. Ben çorbanın üzerine maydanoz ilave etmedim ama olası balık kokusunu gidermek için kıyılmış maydanozun bu çorbaya çok yakışacağını düşünüyorum.

       Çorbaları az miktarda yapmayı ve mümkünse bir öğünde bitirmeyi hedeflediğim için malzemeler az gibi görünebilir. Siz istediğiniz şekilde ve ihtiyaca göre malzemeyi çoğaltabilirsiniz.

       Malzemeler

       1 dilim somon fileto

       1 soğan

       1 patates

       1 havuç

       1-2 defneyaprağı

       1 çorba kaşığı kepekli un

       Zeytinyağı

       Yarım limon suyu

       Uygulama

       Soğan, patates ve havucu soyarak küçük küçük doğruyorum ve pişireceğim tencereye alıyorum. Somon filetoyu ve defneyapraklarını da tencereye ilave ediyorum. Üzerine bol miktarda su koyarak ocağın üzerine alıp, sebzeler yumuşayıp pişene kadar haşlıyorum. Bu arada somon da haşlanıyor. Çorba malzemeleri piştikten sonra ocaktan alıyorum, balığı ve defneyapraklarını içinden çıkarıyorum. Balık sulu sebzeleri blenderden ya da robottan geçiriyorum.

       Çorbayı yapacağım tencereye, 2 servis kaşığı kadar zeytinyağını ve bir çorba kaşığı kepekli unu koyarak, un pembeleşene kadar kavuruyorum. Sebze püresi koyu kıvamlı olduysa biraz su ilave edip, tencereye alıyorum ve un topaklanmasın diye birkaç dakika devamlı karıştırıyorum. Bu sırada çorbanın kıvamını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Yine de çok fazla sulu olmasını önermem. Tuzunu ilave ediyorum, haşlanmış somon balığını minik parçalara ayırarak çorbaya ilave ediyorum. Birkaç dakika kaynamasına izin veriyorum.

       Çorbamız servise hazır. Tabi ki servis tabağının yanına, balıkla ayrılmaz bir ikili oluşturan limon dilimlerini ilave etmeyi unutmuyorum.

Mart 3, 2010 Çocuklar İçin, Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Ton Balıklı Makarna

 

Günümüzde, belki de en güvenilir hayvansal besin kaynağı, balıklardır diye düşünüyorum. Tabi çiftliklerde değil, doğal ortamında yetişenler… Balık alırken bilinmesi gereken püf noktaları biliyorsanız çok güzel; hangi mevsim hangi balık yenmeli ya da balığın taze olduğunu nasıl anlarım, istediğim zaman taze balık nasıl bulabilirim gibi sorularınız varsa benim gibi; bu soruların en kısa cevabı dondurulmuş ya da konserve balık almaktır.

İşi şansa bırakmadan elinizin altında her zaman bulunur, istediğiniz zaman balık yiyebilir, özellikle çocuklarınıza düzenli balık yedirebilirsiniz. Ben küçük oğluma balık yedirmenin çaresini bu şekilde buldum, bu akşam ton balıklı makarna yaptım, oğlum afiyetle yedi tabi biz de…

Ton balığı ile ilgili bilgilerimizi tazeleyecek olursak…Ton Balığının hammaddesi; büyük balıkçı filoları tarafından okyanuslarda avlanan Orkinos familyasına ait olan ton balıklarından elde edilir. Skipjack (kırmızı etli) ve Yellowfin (beyaz etli) olarak 2 türü bulunan bu balıklar sert, yağsız yapısı ve işlemeye uygun beyaz etleri nedeniyle uzmanlarca tercih edilir.

Okyanuslarda avlandıkları anda gemilerde bulunan dondurma sistemlerinde şoklanarak dondurulurlar.Konserve ton balığı açıldıktan sonra kaç gün içerisinde tüketilmelidir? Ambalaj açıldıktan sonra kalan miktarı üzerini kapatacak şekilde ayçiçekyağı (Royal için zeytinyağı, Light için su) ekleyin. Buzdolabında ağzı kapalı cam bir kap içerisinde saklanıp, 1 gün içerisinde tüketilmelidir.www.superfresh.com.tr sitesinden alıntı yapılmıştır.

       Malzemeler

       Yarım paket makarna

       Yarım kutu ton balığı

        Zeytinyağı

       Tuz, Karabiber

        Kurutulmuş reyhan

        1 diş sarımsak

       2 çorba kaşığı krema(isterseniz

       Uygulama

       Makarnanın suyunu süzmeyi tercih etmiyorum, sadece bir öğün için pişiriyorum ve suyunu, süzülmeyeceğini dikkate alarak az koyuyorum, suyun içine biraz tuz ve çok az zeytinyağı ilave ettiğimde makarnalar hiç birbirine yapışmıyor. Eğer süzdüysem onu atmıyor ve çorbada kullanıyorum.

       Haşlanan makarnanın içine ton balığını, tuz, karabiber, dövülmüş sarımsağı ve 2 çorba kaşığı süt kreması ilave ediyorum. Yazın bahçeden kuruttuğum reyhan yapraklarından birkaç tane ufalıyorum. Et ve balıklara aroması ile lezzet veriyor. Soğumasına fırsat vermeden hemen servis yapıyorum.

 

kemalpaşa tatlısı

 

Şubat 21, 2010 Çocuklar İçin, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Sosisli Çubuklar

          

         Milföy hamurları; ani bir misafir geleceği zaman, canımız uğraşmak istemediği zaman, hafta sonu kahvaltılarını zenginleştirmek istediğimiz zaman, şöyle çıtır çıtır  bir şeyler yemek istediğimiz zaman, elimizin altında olması gereken ve benim mutfağımda olmazsa olmazlardan biri… Tek sorun oldukça kalorili olması, bu durumda kontrollü yemekten başka bir seçenek yok ne yazık ki…

           Sosisli milföyleri yaparken ilham kaynağım, sosis yerine kuşkonmaz kullanan yabancı bir site; ben sosisli yapıldığında özellikle çocuklar tarafından daha çok beğenileceğini düşündüm. Tarife geçecek olursak;

         Malzemeler

         3 adet ikili milföy hamuru 

         3 adet uzun sosis 

         2 -3 adet pazı veya ıspanak yaprağı

         1 yumurta sarısı

         Biraz tereyağı

         Uygulama

         Tüm milföy tarifleri gibi bu tarif de çok basit, sosisleri uzunlamasına dörde bölerek 12 adet ince çubuk elde ediyoruz.

         İki adet milföy hamurunu birleştiriyoruz veya büyük paket milföy alıp ikili hamurları ortadan kesmeden kullanıyoruz, ben genellikle büyük paket alıyorum. Elinizin altında tekli milföy kareleri varsa, birleşme noktalarının tamamen yapıştığından emin olmalıyız.

         Fırça yardımı ile hamuru yağlıyoruz.

         Hamurun üzerine, ortasındaki damar kısmı alınmış pazı yaprağını yerleştiriyoruz. Son yaptığımda bahçedeki pazılar karlar altında kaldığı için ıspanak yaprağı kullandım.

         Hamuru uzunlamasına ince şeritlere bölüyoruz. Ben 12 çubuk sosis için ortası kesilmemiş yani ikili 3 adet milföy kullandım. Bir çubuk sosis için yaklaşık 1,5 gibi milföy şerit yeterli geliyor, sizin sarış sıklığına göre kullanılan milföy şerit biraz farklılık gösterebilir, ama bu o kadar da önemli değil.

         Pazı ile beraber, sosislerin üzerine milföy şeridimizi sarıyoruz. Kalan 2 milföy ve sosisler için de aynı işlemi tekrarlıyoruz. Tepsiye yerleştirip, yumurta sarısı sürerek, 180C ısınmış fırında pişiriyoruz.

         Yumurta sarısını kullanırken içine çok az su koymayı ihmal etmeyin.

   

Related Posts with Thumbnails
Ocak 23, 2010 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı