“tarifleri” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Mantı Makarna Tarifi

 

Ramazanda kolay tarifler arayanlar için mantı makarna iyi bir seçenek, önceden hazırlayabilir ve iftar saatine yakın yemek hazırlama telaşını hafifletebilirsiniz.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok; sadece içi dolgulu makarna pişiriyoruz 🙂

Bir hatırlatma gerekiyorsa, şu olabilir; paketin tamamı kalabalık bir iftar sofrasına rahatlıkla yeter, 2-3 kişi için hazırlanacaksa, yarım paketi pişirmek daha mantıklı, çünkü kalan makarnayı ısıtmak sorun olabilir. Kısacası, kişi sayısına göre makarnayı pişirmenizi öneriyorum.

Makarnaların içini doldurup, pişirmeden dondurucuda da saklayabilirsiniz, gerektiğinde 15-20 dakikada hazırlanabilecek çok pratik bir yemek olur.

Malzemeler

1 paket mantı makarna

1/ 2 kilo yağsız kıyma

1 soğan

Baharatlar(kekik, karabiber, kimyon) ve tuz

Üzerine makarna sosu; (paketin tamamı için)

2 su bardağı yoğurt

2-3 diş sarımsak

Eritilmiş tereyağı ve toz kırmızıbiber ya da pul biber

 

Uygulama

Makarna içini hazırlamakla işe başlıyorum; soğanı çok ince doğrayarak kıymaya ilave ediyorum, baharatları ekleyerek hepsini yoğuruyorum. Soğanı, daha kolay bir yöntem olmasına rağmen rendelemeyi tercih etmedim, çünkü oluşan soğan suyunun kıymayı yumuşatmasını istemedim.

Makarnaların her birinin içine kıymalı içten doldurup, hepsini bu şekilde hazırlıyorum.

Kaynayan tuzlu suda yaklaşık 15-20 dakika haşlıyorum, makarnanın suyunu tamamen çekmesini bekleyip ocağı kapatıyorum. Makarna suyunu süzmediğim için, suyu kontrollü koymak gerekiyor, bir paket makarnayı haşlamak için 5-6 bardak su yeterli.

Makarna haşlanırken, yoğurt sosu için; yoğurdu güzelce çırparak, içine ezilmiş sarımsakları ve tuzu ilave ediyorum.

Servis yaparken, yoğurtlu makarnanın üzerine kızdırılmış tereyağı-kırmızıbiber gezdiriyorum.

Hayırlı iftarlar…

 

 

Temmuz 29, 2012 Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Karnabahar Yemekleri

Nohutlu Karnabahar Yemeği

Karnabahar yemeğini bu kez nohutlu pişirmeyi tercih ettim ve sonuçtan gerçekten çok memnun kaldım. Bu tarifi arkadaşım Feray ın sitesinde görmüştüm ve nohutun karnabahar ile çok güzel olacağını tahmin etmiştim.Değişik tarif arayan arkadaşlar mutlaka denemeli;

karnabahar salatası ,

değişik bir karnabahar yemeği ve

karnabahar graten tariflerinden sonra sitede 4. karnabahar tarifi böylece yerini aldı 🙂

Önceki tariflere ait fotoğraflar biraz acemilikten, biraz da eski fot. makinesi ile çekildiği için şimdi ben bile beğenmiyorum, bu konuda hoşgörünüze sığınıyorum. Fotoğrafları  en kısa sürede güncelleyeceğim, çünkü tarifleri gerçekten çok güzel, yıllardır yaptığım tarifler…

Yemeğe ilişkin ipucu vermek gerekirse; nohutlar önceden hafif haşlanmış olmalı.

Karnabahar seçerken renginin bembeyaz olmasına ve sert olmasına dikkat etmeliyiz.

Özellikle sebze yemekleri tek öğünde bitecek şekilde pişirilmeli bence, ailedeki kişi sayısı yemeğin miktarını belirlemede en önemli faktör. Az pişirin, afiyetle bitirin, sloganımız bu 🙂

 

 

Malzemeler

1 küçük boy karnabahar

1 orta boy soğan

1 küçük kase haşlanmış nohut

150 gr. kadar yemeklik yağsız kıyma

2-3 çorba kaşığı küp domates konservesi

Tuz, karabiber

Sıvıyağ

Uygulama

Tencereye birkaç servis kaşığı sıvıyağ koyarak önce kıymayı kavuruyorum, kıyma suyunu salıp çektikten sonra, minik küp doğranmış soğanları ilave ederek hafif pembeleşinceye kadar soteliyorum.

 

 

Küp domates konservesinden 2-3 çorba kaşığı ilave ediyorum, birkaç kez çevirdikten sonra, karnabaharları ilave ediyorum. Karnabaharı keserken çiçek formunu bozmadan keserseniz çok iyi olur, hem dağılmaz hem de görsel olarak bütünlüğü sağlamış olursunuz.

 

 

Son olarak haşlanmış nohutları ilave ediyorum. Tuz ve karabiberi de unutmuyorum 🙂

Yemeğin miktarına göre bir çay bardağı kadar sıcak su ekleyerek, hafif ısıda yaklaşık 20 dakika pişiriyorum.

 

 

Şubat 25, 2012 kış yemekleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Ispanaklı Tarifler- Ispanaklı Kiş Tarifi

Kış yemekleri, kış sebzeleri deyince ilk aklıma gelen ıspanaklı tarifler oluyor. Çoğu evde neredeyse her hafta alınıp bazen ıspanaklı börek bazen de ıspanak yemeği yapılır.

Ispanak demir yönünden zengin bir sebze, özellikle yeşil yapraklı diğer sebzelerde olduğu gibi vakit geçirmeden ve vitamin kaybına uğratmadan pişirmek gerekiyor. Aslında en güzel salatalarda çiğ yenmesi ama sanırım bu bizim damak tadımıza pek uygun değil.

Ispanak yapraklarında yüksek oranda demir, iyot, kalsiyum A,C,K vitaminleri var, pişirildiği ve uzun müddet bekletildiğinde ve yeniden ısıtıldığında içindeki C vitamini kayboluyor ve zararlı maddeler meydana geliyor. Bu nedenle pazardan ya da marketten aldığınızda eve gelir gelmez pişirmek gerekiyor. Bir öğünlük hazırlamak diğer birçok yemekte olduğu gibi ıspanak için de çok önemli. Yeşil yapraklı olduğu için suda temizlensin diye uzun süre bekletmek de vitaminlerin kaybolmasına neden oluyor.

 

 

Ispanağın Faydaları

Betakaroten ve C vitamini gibi antioksidanları içeriyor.

Ispanakta diğer yapraklı sebzelere göre daha fazla protein var.

Ispanak gibi folik asit vitamini içeren sebzeler Alzheimer olasılığını azaltır.

Folik asit hamile kadınların spina bifida denilen çocuğun özürlü doğmasına neden olan sorunu giderici özelliktedir. Özellikle ilk aylarda folik asit içeren sebzeleri bol bol yemek ya da folik asit tableti almak gerekiyor. Hamilede folik asit eksik olursa bebekte santral sinir sistemi sakatlığı görülüyor.

Ispanaktaki K vitamini kemik gelişimi için önemlidir. K vitamini eksikliği kemik zayıflığı, kanamaya eğilim, damar kireçlenmesi ve kalp damar hastalıklarının görülme olasılığını arttırmaktadır.

Ispanak alırken yapraklarının yayvan ve diri olanı tercih edilmelidir.

Bu kadar faydalı bir sebzeyi vitaminleri kaybolmadan ağız tadıyla yemek için hızlı ve bilinçli bir şekilde pişirmeliyiz. Ben mümkün olduğu kadar az pişirerek yemeğini yapıyorum.

Ispanaklı kiş,ise  ıspanak ile yapılabilecek farklı ve lezzetli bir alternatif.

 

 

Malzemeler

Yarım kilo ıspanak

1 adet soğan

100 gr. süt kreması

2 yumurta

100 gr. kaşar peyniri

100 gr. lor peyniri

Birkaç tane bebek mısır(isterseniz)

Tuz, karabiber

Kiş hamuru

2 su bardağı un

100 gr. tereyağı(soğuk)

1 yumurta

Tuz

3-4 çorba kaşığı soğuk su

Uygulama

Önce hamuru yapmak istiyorum. Unu ve küçük parçalara kestiğim tereyağını birbirine yediriyorum, kumlu bir doku oluyor, hızlı bir şekilde yumurta, tuz ve suyu ilave ederek hamuru toparlıyorum. Kiş hamurunun kıtır kıtır olmasını istiyorsak mümkün olduğunca çabuk hareket etmeliyiz.

Merdane yardımıyla çabucak hamuru açıp, tart kalıbına yerleştiriyorum, buzdolabında 30 dk. beklemek üzere kaldırıyorum.

Bu arada ıspanakları ayıklıyor ve suda bekletmeden hızlıca yıkıyorum, suyunun süzülmesi için 5-6 dakika bekletmede yarar var.

 

 

Şimdi sıra soğanı küp şeklinde doğramaya ve biraz yağ ilavesi ile kavurmaya geldi, çok fazla pembeleştirmeden ıspanakları ilave ediyorum, hızlı ateşte ıspanakları birkaç dakika hafifçe kavuruyorum.

Bu arada süresi dolan dolaptaki tartı alıp fırına veriyorum, üzerini birkaç yerinden çatalla delmeyi unutmayın, üşenmezseniz üzerine pişirme kağıdı ve herhangi bir bakliyat koyabilirsiniz, bunun amacı tart hamurunun kabarmadan pişmesi içindir ama ben bu aşamayı atlıyorum.

Tart hamurunu nar gibi kızarana kadar fırında pişiriyorum, çünkü ıspanaklı malzemeyi koyduğumda sadece 15 dakika daha pişecek.

Kızaran tart hamurunu fırından çıkarıyorum, bu sırada ıspanak kavrulmuştu, süt kremasını, karabiber ve lor peynirini yumurtalar ile beraber karıştırıp hafifçe çatalla çırpıyorum. Kavrulan ıspanak ile karıştırıp tart hamurunun üzerine transfer ediyorum.

 

 

Üzerine küp doğranmış kaşar peynirini ve bebek mısırları koyup ( Tart hamurunun kenarlarından çıkan hamurla birkaç tane çiçek yapıp onları da süslemede kullandım) tekrar fırına veriyorum.

Yaklaşık 15 dakika sonra fotoğraftaki gibi nefis görüntü ortaya çıkıyor. Ispanak ile farklı tarifler yapmak isteyenlere tavsiye ederim.

 

Şubat 12, 2012 Börekler, Çeşitli Hamur İşleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Patlıcan Musakka Tarifi

Lezzetli bir patlıcan yemeği tarifi var bugün; patlıcan musakka, karnıyarık lezzetini kolayca yakalamak isteyen benim gibi pratik aşçılar için ideal bir tarif aslında 🙂 Karnıyarık yemeğinde olduğu gibi, patlıcanları bütün olarak kızartmaya uğraşmak yok, fırında pişirmek yok, kısacası oldukça kolay…

Patlıcanları kızartmaya da gerek yok! Demek isterdim ama lezzetli olmasını istiyorsanız bu kadarcık zahmete ve kaloriye katlanmak zorundasınız!

Patlıcan artık mevsim itibariyle bitmek üzere, bizim bahçedeki patlıcanlar bile son demlerini yaşıyor. Bundan sonra serada üretilen patlıcanlar olacaktır pazarda ya da markette ama ben almayı hiç düşünmüyorum. İnşaallah gelecek yaz mevsimini bekleyecek kadar sabırlıyım ve sağlığımı önemsiyorum.

Malzemeler

1 kg. patlıcan

2 adet domates

1 adet soğan

200 gr. kıyma(tercihen yağsız)

Bir küçük demet maydanoz

Kırmızı ve yeşilbiber(isterseniz)

Kızartmak için sıvıyağı

Tuz, karabiber

Birkaç diş sarımsak

Uygulama

Patlıcanları alaca soyarak ve iri küp şeklinde doğrayarak tuzlu suda yaklaşık yarım saat bekletiyorum. Acı suyu çıkan patlıcanların suyunu sıkarak alıyorum, bol ve kızgın yağda kızartıyorum.

Kızaran patlıcanları geniş tabanlı bir çelik tencereye yerleştiriyorum, karnıyarık ya da dolma yaptığımız dar kenarlı ve geniş tabanlı tencereler bu yemek için çok ideal.

Patlıcan musakkanın sosunu hazırlamak için; kıymayı bir iki servis kaşığı sıvıyağ ile kavuruyorum, küçük doğranmış soğanları ve sarımsakları ilave ederek kavurmaya devam ediyorum.

Yeşilbiber ve kırmızıbiber yemeğe renk ve lezzet katıyor, ben kullanmayı çok seviyorum. Küçük doğrayarak onları da ilave ediyorum, birer tane yeterli…

Domateslerin kabuklarını soyarak küp şeklinde doğruyor ve sosa ekliyorum. 3-5 dakika hafif ısıda sosu kaynatıyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Kızarttığım patlıcanların üzerine eşit miktarda döküyorum. Yarım bardak su ilavesi ile 10 dakika hafif ısıda pişiriyorum. Çok fazla su koymamıza gerek yok, zaten bütün malzemeler ön pişirme oldu, patlıcanları kızarttık, sosu pişirdik, sadece yemeğin lezzetini bütünleştirmek için bir miktar su ile pişirmemiz gerek.

Yemeğin altını kapattıktan sonra ince doğranmış maydanozları üzerine serpiştirip, tencerenin kapağını kapatıyorum, ılınınca servis yapıyorum. Yanında pilav ve cacık ile nefis bir oluyor, tavsiye ederim…

Ekim 3, 2011 Patlıcan Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Karnıyarık Tarifi

 

Yemeklerin kralı karnıyarık yemeğidir desek, herhalde çok fazla itiraz eden olmaz. Yanında pirinç pilavı ile oluşan muhteşem ikili genellikle davet sofralarını süsler.

En lezzetli ve aslına uygun hali, patlıcanların kızartılarak yapıldığı şeklidir ve karnıyarık söz konusu olduğunda kalori hesabı kolayca bir kenara bırakılabilir.

Geçen sabah, bahçedeki uzun patlıcanlardan en düzgün olanlarını seçtim karnıyarık yapmak için; seviyorum ama açıkçası her zaman yapmıyorum, yazın daha hafif yemekleri tercih ediyorum.

Karnıyarık ile ilgili püf noktalar ne olabilir?

Patlıcanların küçük ve uzun olması,

Taze ve içlerinin beyaz, çekirdeksiz olması, (içleri çekirdekli ise, zahmete değmez!)

Bol yağda her tarafın aynı oranda kızartılmış olması

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, unuttuklarım varsa, hatırlatırsanız çok sevinirim.

 

 

Malzemeler

6 adet orta ya da küçük boy çekirdeksiz patlıcan

200 gr. yağsız kıyma

1 adet soğan

2 adet domates

2 -3 diş sarımsak

Birkaç tane yeşil sivri biber

Tuz, karabiber

1 çorba kaşığı karışık sos

Sıvıyağı

Uygulama

Önce patlıcanları alaca soyarak tuzlu suda bekletin, acı suyu çıksın. Bu arada görselliğe önem veriyorsanız saplarını koparmayın 🙂

Kıymayı tavaya koyarak 2-3 servis kaşığı sıvıyağ ilavesi ile biraz kavurun, kıyma suyunu salıp, sonra çektiğinde küçük doğranmış soğanlar ile küçük doğranmış sarımsakları ilave edin ve hafif ısıda hepsini kavurmaya devam edin.

Her zaman yazıyorum; önce soğanları kavurup, sonra kıymayı ilave edince kıyma su salıyor ve bu su ile soğanların rengi çok kötü oluyor. Ya soğan ve kıymayı ayrı tavalarda kavurup sonra birleştireceksiniz, ya da benim yaptığım gibi önce kıymayı sonra soğanı kavuracaksınız.

Soğanlar yeterince yumuşayıp, kavrulunca yani 5-6 dakika sonra bir yemek kaşığı ev yapımı karışık sostan ilave ederek, birkaç tur çeviriyorum, sonra kabukları soyulmuş ve küp doğranmış domatesleri ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız yarım yemek kaşığı yeter de artar bile… Domatesleri kısmen suyunu çekene kadar pişiriyorum. Tuz ve karabiber ekliyorum.

Şimdi sıra patlıcanları kızartmaya geldi, bence işin en zor kısmı bu. Ben balkonda elektrikli ocağımın üzerinde kızartıyorum, mutfakta kızartma yapmama gibi bir prensibim var !!

Patlıcanları kızartmadan önce, parçalamadan suyunu iyice sıkmayı ve kağıt havlu ile kurulamayı unutmayın. Bol yağda ve her tarafı eşit oranda kızarmış olmalı, kızarmayan yerler daha sonra pişerken kararıyor, bunu da not etmek gerek…

Ben bazen ortadan biraz keserek kızartıyorum, bazen de önce kızartıp sonra ortasını bıçakla açtırıyorum. Pek fark yok, yeter ki eşit oranda kızarsın.

Fırın kabına yerleştirdiğim patlıcanların ortalarına hazırladığım kıymalı harcı paylaştırıyorum. Genellikle bu iç malzeme artar 🙂 Bu kez benimki artmadı ama arttığı zamanlarda, malzemeyi domates ile biraz daha çoğaltarak pratik bir patates oturtma yapılabilir.

Patlıcanların üzerine domates dilimi ve yeşilbiber koymak adet olmuş, aynen uyguluyorum.

Yarım su bardağı su ile inceltilmiş çok az salça ya da sosu, fırın kabının içine döküyorum ve önceden ısıtılmış fırında suyunu hafif çekene kadar 15-20 dakika fırınlıyorum.

Yanında pirinç pilavı ile nefis oluyor…

 

Eylül 18, 2011 Patlıcan Yemekleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Barbunyalı Taze Fasulye Tarifi

Bugün tarifini vereceğim barbunyalı taze fasulye yemeğinin tam mevsimi şimdi. Pazarda yeşil fasulyeyi de, barbunya ve taze iç fasulyeyi de kolayca bulmak mümkün. Barbunya fasulyesi ve taze iç fasulye farklı, barbunya fasulyesi biliyorsunuz pembe kabuklu ve içi genellikle çizgili. Zeytinyağlı yemeği harika olur ve çok besleyicidir. Dondurucuya stok yaparak : ) kışın da pişirebilirsiniz.

Kuru barbunya olarak da satılıyor dediğinizi duyar gibiyim, ama ben kuru barbunya kullanmak yerine taze iç barbunya alıp dondurucuda saklamayı tercih ediyorum, bence böyle daha lezzetli oluyor. Yöntem çok basit; ayıklanmış barbunya tanelerini kaynayan suda 5 dakika tutup, sonra bir 5 dakika da buzlu suda bekletip, suyunu süzdükten sonra dondurucu poşetlerine koyarak saklıyorum.

Taze iç fasulyeden geçen yıl bahsetmiştim, Bursa ‘ da sütlü kuru fasulye derler, hani sütlü badem, sütlü ceviz der gibi :)daha kurumamış, kabuğunun içinde içlenmiş kuru fasulye taneleri bunlar. Beyaz kabuklu, içli fasulyelere rastlarsanız pazarda hiç düşünmeden alıp deneyin, her şekilde yemeği nefis olur, dondurucuya aynı barbunyadaki gibi şoklayarak koyabilirsiniz.

Ben bugün tatil için bulunduğumuz Edremit (Balıkesir) pazarında gördüm, buradaki yöresel adı “ balada” imiş ve kilosu 4 liraydı ki, bence çok iyi…

Kısacası, taze fasulye pişirirken bu kez bir değişiklik yapın, pişme süreleri aynı olan taneli barbunya veya iç fasulye ilave edin yemeğe, bakalım beğenecek misiniz? Biz çok seviyoruz.

Malzemeler

1 kg. taze fasulye

1/ 2 kg. barbunya fasulyesi

1 büyük soğan

2 adet domates

Zeytinyağı

1 tatlı kaşığı toz şeker(isterseniz)

Tuz

Uygulama

Barbunyaları ayıklayarak üzerine geçecek kadar su ilavesi ile bir tencereye alıyor ve koyu renk suyunun çıkması için sadece 5-6 dakika kaynatıyorum, suyunu süzerek bir kenara alıyorum.

Taze fasulyeleri önce yıkıyor, sonra ayıklıyorum.

Düdüklü tencereye küçük doğradığım soğanları ilave ediyorum, zeytinyağı ve şeker ilavesi ile birkaç dakika kavuruyorum.

Taze fasulyeleri ve barbunyaları ilave ediyorum, küp doğranmış domatesleri ilave ederek, hepsini karıştırıyorum.

Yarım su bardağı kadar su ve tuzu ilave ediyorum. Zeytinyağlı yemeklerin çok sulu olmasını tercih etmediğim için ve düdüklü tencerede piştiğinden su kaybı olmayacağı için su miktarını mümkün olduğu kadar az koymaya çalışırım. Siz damak tadınıza göre miktarı arttırabilirsiniz.

Düdüklü tencerenin pişirme zamanına göre en fazla 15 dakikada yemeğimiz hazır oluyor.

Eylül 7, 2011 Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Dilber Dudağı Tatlısı

Bayram için tatlı tariflerine devam ediyorum.  Dilberdudağı, hamur açma konusunda biraz tecrübeliyseniz kolayca yapabileceğiniz bir tatlı.

Hamur tatlılarında birçok püf nokta var ve birden fazla adımı başarıyla geçmeniz gerekiyor. Hamurunuz çok güzel açıldı, güzel pişti ama şerbetini tam kıvamında yapamazsanız, istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün değil. Bu nedenle önceleri tatlı yaparken yarım ölçülerle denemenizi tavsiye ederim. Hem malzeme açısından hem de zaman açısından kaybetmemiş olursunuz.

Eğer iki kişi yapma imkanınız varsa, dilber dudağı tatlısı çok daha kolay ve kısa sürede bitecektir.

 

 

Malzemeler ( 1 cup 240 ml.yaklaşık 1 su bardağı)

1 yumurta

1/ 3 cup süt

80 gr. tereyağı

1/ 2 paket kabartma tozu

Bir fiske tuz

1 tatlı kaşığı sirke

4 cup un (yaklaşık)

1 / 2 paket vanilya

Şerbeti

3 su bardağı şeker

2,3 su bardağı su

Üzerine

2 yemek kaşığı tereyağı

5-6 yemek kaşığı sıvıyağı

İçine

İri kırılmış ya da tane ceviz, fındık vb.

Açmak için

1 su bardağı nişasta (yaklaşık)

 

 

Uygulama

Geniş bir kabın içine; 1 yumurta, 1/3 cup süt, erimiş tereyağı, tuz ve sirkeyi ilave edip karıştırıyorum.

Kabartma tozu ve vanilyayı un ile birleştirip, diğer malzemelere ekliyorum. Son bir cup unu kontrollü ilave ederseniz daha iyi olur.

Hamuru çok güzel yoğuruyorum, önce iki bezeye ayırıp, her bir bezeyi kendi arasında 13-14 küçük bezeye bölüyorum.

Küçük bezeleri elimle yuvarlatıp, bol nişasta ve merdane yardımı ile açıyorum. Çok büyük açmanıza gerek yok, kahvaltı tabağından biraz daha küçük açıyorum. Bu arada bol nişasta kullanıyorum.

Birinci tur hamurların hepsini açıp, üst üste koyduktan sonra, hamur grubunu alt-üst ederek ve üzerine nişasta serperek önce merdane ile biraz büyütüyorum.

Sonra oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamur yağlı olduğu için çok kolay açılıyor.

Hamuru açarken başlarda nişasta serpiyorum ama hamur büyüdükçe kullandığım nişasta miktarı azalıyor, ters orantı var! Sadece yapışmasını önleyecek kadar minimum seviyede nişasta kullanıyorum.

Diğer hamuru da açıp, bu iki büyük hamuru üst üste koyabileceğiniz gibi, benim yaptığım yöntemle de yapabilirsiniz. İlk hamuru büyük açıp, ortadan ikiye katlayabilirsiniz, yine iki katlı hamur elde ettik 🙂

Çay bardağının ağzı ile hamurdan küçük daireler kesiyorum. Kenar ve kıyıların çok az kalmasına dikkat ediyorum, en küçük bir parça hamurun bile ziyan olmasını istemiyorum. Kenarlardan kalanları bir şekilde birleştirip içine fındığını koyarak tepsinin bir köşesinde onları da pişirip şerbetledim.

 

 

Dairelerin içine kaju fıstığı koyarak bastırmadan ikiye katlıyorum.

Tepsiye sıkıştırmadan yerleştiriyorum.

Diğer hamuru da aynı şekilde açıp, ortadan ikiye katlıyor, bardakla kesip, ortalarına fıstık koyarak katlıyorum. Sıkıştırmadan tepsiye diziyorum.

Bu ölçülerle iki borcam tepsi tatlı oldu. İsterseniz siz ölçüyü biraz daha arttırabilirsiniz.

Tereyağını ve sıvıyağını bir kaba alarak ısıtıyorum. Tereyağını çok fazla kızdırmayın, pişerken hamurların üzerinde siyah yanık izleri oluşuyor.

Her bir hamura, fırça yardımı ile tereyağını bol bol sürüyorum.

Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Şerbetini yaparken; şeker ve suyu bir kaba alıyor ve kaynamaya başladıktan sonra hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum, biraz limon sıkarak soğuması için bir kenara alıyorum.

Hamur tatlılarında şerbetin biraz koyu olması gerekiyor, özellikle dilberdudağı tatlısında şeker miktarı su miktarından daha fazla olmalı, bunu göz ardı etmeden uygulayın, yoksa tatlılar çıtır çıtır olmak yerine yumuşak olur.

Fırından çıkan tatlının birkaç dakika dinlenmesine izin veriyor, sonra soğuk şerbeti kepçe yardımı ile tatlılarla buluşturuyorum.

 

 

Ağustos 25, 2011 Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yumurtalı Ekmek (Çocuklar İçin)

Bu tarif özellikle minikler için! Yumurtasını yiyen ama ekmeğini yemeyen ya da ekmeğini bitirip yumurtasını bırakan nazlı ve iştahsız küçük prens ve prensesler için 🙂

Birçoğumuz böyle yemekle ilgisi olmayan çocuklara sahibiz. Tamam, çocukları topaç gibi yapmaktan vazgeçtim ama büyürken gerekli olan proteindi, vitamindi hepsini dengeli almak zorundalar…

Yemekleri yaparken öncelikle çocuklara hoş görünmesini ve onların damak tadına hitap etmesine çok önem veriyorum. Böyle olunca zamanla bir sürü tarif ortaya çıktı.

Normalde kabak yemek istemezler, ama kabaklı omletin içindeki kabakları severek yerler.

Kıymalı yemeklerde kıymaları ayırırlar ama minik top köfteler olunca hayır demezler.

Üzüm yemekte nazlanırlarsa üzüm suyu, böğürtlen yemezlerse böğürtlen suyu!

Yumurta ve ekmeği kahvaltıda yemiyorlar mı? Yumurtalı ekmek yapıyorum, biraz ilgi ile ve çocuk kanalındaki çizgi filmlerin yardımı ile iki dilim bitiyor 🙂

Yumurtalı ekmeği yaparken sorulacak soru; bir yumurta ile ne kadar ekmek yedirmek istiyorum? Bir yumurta ve bir dilim ekmek ise; yumurta- peynir karışımını o bir dilim ekmeğin üzerine güzelce kaplamanız gerek. Bir yumurta için limit bence 2 dilim ekmekle sınırlı kalmalı, daha fazla ekmek kullanmak isterseniz yumurta miktarını arttırın derim.

Peynir- yumurta karışımına ceviz rendesi, zencefil vb. gibi şeyler de ilave edebilirsiniz. Özellikle ceviz yemedikleri dönemde ben ceviz rendesi ilave ediyorum.

 

 

Malzemeler

2 dilim ekmek

1 yumurta

1 dilim peynir

Çok az zencefil tozu (isterseniz)

2 yemek kaşığı süt

Uygulama

Yumurtayı çukur bir tabağa kırıp, içine peyniri rendeliyorum. Peynir tuzlu olduğu için tuz ilave etmeye gerek yok. Üstelik çocukların çok tuzlu yemesi de sakıncalı.

Biraz toz zencefil serpiyorum, 2 yemek kaşığı süt ilave ediyorum. Ekmeklerin az da olsa yumuşaması için çok az süt kullanmak gerekiyor. Güzelce karıştırıyorum.

Ekmek dilimlerini bu karışımın içine alıp, her tarafını kaplıyorum.

 

 

Teflon tavaya çok az yağ koyarak (bilinenin aksine yağda kızartmıyorum, öyle çok ağır oluyor), ekmek dilimlerini tavaya alıyorum.

Orta ısıda her iki tarafında kaplanmış olan yumurta karışımı iyice pişene kadar alt- üst ederek kızartıyorum. Tabakta hala biraz yumurta karışımı kalmışsa, ekmeğin üzerine döküyor ve bu kısmı alta getirerek pişiriyorum.

 

 

Servis yaparken yanında domates çok nefis oluyor, şimdi tam mevsimi. Bal ve reçel de çok iyi alternatif olabilir, tabi seviyorlarsa 🙂

Ve taze sıkılmış üzüm suyu! Özellikle köylü pazarına gitme şansınız varsa, bol bol alın, görünüşleri çok albenili olmayabilir ama suyunu sıkar, çocuklara vitamin bombası yaparsınız ya da kendinize 🙂

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 21, 2011 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı