“pratik” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Kıymalı Pide Tarifi

kıymalı pide 1
Hafta sonu bütün ailenin beraberce kahvaltı yaptığı keyifli sofralara yakışacak pratik ve lezzetli bir tarif paylaşmak istiyorum.

Öncelikle annelerin haftasonu bile olsa erken kalkma fedakarlığı yapması gerekiyor bu tarifi hazırlamak için 🙂

Uyanıp hemen mutfağın yolu tutuluyor, hamur hazırlanarak kabarması için bir kenara bırakılıyor. Sonra…

işte tarifimiz…

Malzemeler:

1,5 su bardağı ılık süt

1 tatlı kaşığı şeker

1 çay kaşığı tuz

Yarım paket yaş maya

Un (aldığı kadar)

İç malzemesi

200 gr. Kadar kıyma

2 çorba kaşığı domates sosu veya salça

1 adet çok küçük doğranmış soğan

1-2 yeşilbiber

1 büyük domates

Tuz, karabiber, kırmızıbiber vb.

kıymalı pide 3

Uygulama

Derin bir kaba koyduğumuz ılık sütün içine şeker ve tuzu ilave ederek mayayı eritiyoruz, daha sonra unu yavaş yavaş ilave ederek sert olmayan bir hamur hazırlıyoruz. Hamuru önceden hafif ısıtılmış fırında kabartabilirsiniz, hava sıcaksa dışarıda da kolayca kabarıyor. Ya da kışın kaloriferin yanında kabartmak da mümkün..

Hamurun kabarmasını beklerken kıymanın içine baharatları ekliyoruz, soğanı küçük doğrayarak ilave ediyoruz, yeşilbiberleri ince ince doğruyoruz.

Kabaran hamuru unlu bir yüzeyde merdane ile tepsi ya da kullanacağımız kalıp büyüklüğünde açıyoruz. Ben ikea dan aldığım tart kalıbını kullandım, tabanı çıktığı için çok pratik oluyor J

Hamurun üzerine 2 çorba kaşığı domates sosu, yoksa salça yı eşit şekilde dağıtıyoruz, üzerine kıymalı malzemeyi ilave ederek, en son küp şeklinde doğranmış domatesi ekliyoruz ve 200 derece ısıdaki fırında yaklaşık 25 dakika pişiriyoruz.

Çok leziz, üstelik ev yapımı olduğu için güvenliği konusunda şüphe duymadan, kıymalı pidemizi afiyetle bitiriyoruz. Kesinlikle bir çırpıda bitiyor, kalanları sonra ısıtarak yeriz gibi bir seçeneğiniz yok 🙂

Sevgiler…

kıymalı pide

Ağustos 31, 2014 Çeşitli Hamur İşleri, Mayalı Tarifler, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Tas Kebabı

Ramazan Ayında iftara yönelik menülerde genellikle etli bir yemek oluyor. Bugün tarifini vereceğim tas kebabı özellikle bizim çocuklar tarafından çok sevilen bir yemek; dışarıda yediğimiz daha sulu olan ve yemek tarzında olan tas kebabına çok benzemiyor, tas kebabı ve pilavın lezzet bütünlüğü içinde pişmesinden oluşuyor.

Benim uyguladığım şekliyle tas kebabına, etli yemek kısmı biraz daha kuru ve pilav kısmı biraz daha yumuşak, risotto tarzında pişmiş diyebiliriz.

Tas kebabında kullandığım kuşbaşı dana etini önceden düdüklü tencerede haşladığım için yemeğin hazırlanması ve pişmesi için yaklaşık 30 dakika yeterli oluyor.

Malzemeler (6 kişilik)

1/ 2 kg.dana kuşbaşı et

1 büyük boy patates

1 büyük boy havuç

1 büyük boy soğan

1 büyük boy domates

1 küçük boy kabak

Birkaç diş sarımsak

2-3 adet yeşilbiber

Sıvıyağ

1 büyük boy su bardağı pilavlık pirinç

Tuz, karabiber

Uygulama

Öncelikle eti haşlamak gerekiyor, ben et suyunu pilavda kullanmak istediğim için haşlama yöntemi ile eti pişirmek istedim. Ayrıca bu yöntem biraz daha pratik ve etin pişmeme ya da sert kalma gibi bir riski yok.

Düdüklü tencereye etin sadece üzerine gelecek kadar su koyarak kapağını kapatmadan sadece bir taşım kaynatıyorum ve üzeri köpüklü olan bu suyu döküyorum, tekrar temiz su koyarak, (yaklaşık olarak 1 litre kadar) düdüklü tencerenin kapağını kapatıyor ve buhar çıktıktan sonra 40 dakika pişiriyorum.

Pilavlık pirinci yıkayıp bir kaba koyarak, üzerini geçecek kadar sıcak su ilave ediyorum ve bir çay kaşığı tuz ilavesi ile pilav yapana kadar bekletiyorum.

 

 

Et pişerken sebze malzemelerini hazırlayabiliriz; soğanı küp şeklinde doğrayarak sıvıyağda hafifçe kavuruyorum, sarımsakları ekliyorum, daha sonra çekirdekleri çıkartılmış ve doğranmış yeşilbiber, küp şeklinde doğranmış patates, kabak ve havucu da ilave ediyorum; birkaç dakika kendi suyu ile beraber kavuruyorum.

Domatesi kabuklarını soyup, küp şeklinde doğrayarak sebzelere ilave ediyorum. Salça ve sos kullanmadım, sebzelerin ve pilavın renginin doğal olmasını tercih ediyorum.

Son olarak, haşlanmış etleri de ilave ederek tuz, karabiber ilavesi ve çok az et suyu ilavesi ile hafif ısıda 5-6 dakika sebzeleri ön pişirme yapıyorum. Daha çok kendi suyunda pişecekler ve piştiğinde tencerede hiç su kalmayacak, bu noktaya dikkat etmelisiniz. Daha sonra bu leziz karışımı ısıya dayanıklı bir kâseye boşaltıyorum.

 

 

Tas kebabı için karnıyarık tenceresi tarzında, geniş ama derin olmayan bir tencere kullanabilirisiniz.

İçi dolu kâseyi tencerenin tam ortasına gelecek şekilde ters kapatıyorum, içinden çok az yemeğin suyu sızabilir, bu sorun değil. Diğer tarafta beklettiğim pirincin suyunu süzüyor ve tekrar yıkayıp süzdükten sonra kâsenin etrafına eşit şekilde dağıtıyorum.

 

 

Pirincin suyunu koyarken, pirinci ölçtüğüm bardağı kullanıyorum ve önce 1,5 bardak sıcak et suyunu ilave ediyorum. Hafif ısıda pirinçler suyunu çekene kadar pişiriyorum, tencerenin kapağı kâse nedeniyle tam olarak kapanmıyor, bu nedenle pirincin pişmesi için normalden biraz daha fazla et suyu kullanmak gerekiyor. Gerektiğinde kaşıkla hafifçe pirinci karıştırabilirsiniz. Bu şekilde suyu bittiği anda biraz daha et suyu ilave ederek yaklaşık 15-20 dakikada pilavı da pişiriyorum.

 

 

Ters kapatılmış kâseyi hafifçe alıp, tas kebabının dinlenmesi için tencerenin kapağını kapatıyorum.

 

 

Lezzeti bütünleşmiş harika bir iftar menüsü böylece hazırlanmış oluyor.

Sağlıklı ve huzurlu iftarlar…

Temmuz 22, 2012 Et Yemekleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yoğurtlu Dondurma Tarifi

Böyle nefis bir tat yok arkadaşlar; şimdiye kadar yaptığım en lezzetli dondurmadan bahsediyorum 🙂 Yoğurtlu dondurma tamamen benim damak tadıma uygun. Çok farklı, çok ekstrem bir tadı var; akşam iftardan sonra ikram ettiğim misafirlerim dahi içinde yoğurt olduğunu tahmin edemedi 🙂 Diğer dondurmalarda olduğu gibi çok aşırı tatlı değil, insanı bayıltmıyor; hatta ben belli belirsiz yoğurdun kendine has ekşi tadını da hissettim, üstelik yapımı çok pratik ve çok kolay…

Yoğurtlu dondurma, tek başına yenildiği gibi, bugün yaptığım haşhaşlı revani tatlısına da mükemmel eşlik etti. Ev yapımı dondurma tariflerinde birkaç yöntem kullanılıyor. Hakiki salep ile geleneksel dondurma yapılabildiği gibi,  süt kreması ve yumurta ilaveli Amerikan tarzı besleyici dondurmalar yapmak mümkün.

Farklı malzemeler ve farklı yöntemlerle yapmış olsak da işin sırrı mis gibi ev yapımı olması!

Yoğurtlu dondurma tarifini uygularken sevgili arkadaşım Cahide nin ve onun vesilesi ile de Zeynebin dondurma maceralarını okudum. Daha önce çilekli dondurma tarifi paylaşmıştım, ben dondurma karışımını hazırladıktan sonra makineye koyuyorum ve dondurma makinesinde yapıyorum, tavsiye ederim bence her eve bir dondurma makinesi gerekli 🙂

Malzemeler

1 kutu süt kreması (200 ml.)

1 su bardağı süzme yoğurt

1,5 bardak pudra şekeri (ben 1 bardak kullandım)

40 gr. bitter çikolata

 

 

Uygulama

Süt kremasını dondurucuda iyice soğutuyorum, kremayı çırpacağım kabı da soğutuyorum. Sonra mikser ile birkaç dakika kremayı çırpıyorum, tıpkı krem şanti gibi kabarıp yoğunlaşıyor.

Dondurmada süzme yoğurt kullanılıyor, hazırda süzme yoğurt yoksa, evdeki yoğurdu süzme yoğurt haline getirebilirsiniz. Ben süt süzmekte kullandığım tülbet peçetenin içine yoğurdu koyarak yüksek bir yere aldım, en fazla bir saat içinde kullanılabilir ölçüde suyunu bırakmış ve katılaşmıştı.

Bir su bardağı süzme yoğurdu kremaya ilave ediyorum, pudra şekerini de ilave ederek hepsini beraber karıştırıyorum.

Dondurma makinesini çalıştırıp içine dondurma karışımını koyuyorum. Eğer makineniz yoksa derin olmayan bir kaba dondurma karışımını transfer edin ve dondurucuya koyarak, sık sık karıştırmayı ihmal etmeyin.

Küçük parçalara kesilmiş çikolatayı da ilave ediyorum.

Dondurma makinesinden sonra dondurucuya alınan ve burada 3-4 saat içinde iyice donan dondurmayı biz iftardan sonra haşhaşlı revani ile birlikte yedik 🙂

 

Ağustos 11, 2011 Dondurmalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Kuru Yufka Böreği

 

 

Bizim evde hala babaannemin gelenekleri devam ediyor. Ramazan gelmeden kuru yufkalar yapılır, sahur için peynirli, patatesli kuru yufka börekleri pişirilir. Bu yıllardır böyle, babaannem artık hamur açamasa da bu işin sıkı takipçisidir; Ramazan Ayı gelmeden “ ne zaman yufka yapacaksınız?” sözlerine sık sık muhatap oluruz 🙂 Aslında sac üzerinde pişirilmiş kuru yufkalar kadar güzel bir şey olamaz, babaannem haklı…

Daha önce kuru yufka ile yapılmış börek tarifi paylaşmıştım, bu börek de hemen hemen onunla aynı, sadece iç malzemesini patatesli hazırladım, ama bu bilinen bir iç malzeme değil !

Böreklerde iç harcı olarak patates kullandığımda, lezzetlendirmek adına mutlaka soğan da ilave ediyorum. Soğanı kavurup, patatesleri çiğden içine rendeliyorum, birkaç dakika hepsini birden kavuruyor, sonra bir miktar süt ile patatesi kısmen pişiriyorum. İsteğe bağlı olarak biraz da kaşar peyniri ya da lor peyniri kullandığınızda nefis patatesli börek içi hazır oluyor.

Malzemeler

5 adet kuru çıtır yufka

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 yumurta

1 şişe maden suyu

İç malzeme

2 soğan

3 adet patates

1/ 2 su bardağı süt

100 gr. kadar kaşar peyniri ya da lor peyniri

Tuz, karabiber

 

Uygulama

Önce börek içini hazırlamak istiyorum. Soğanları soyup, küçük doğrayarak teflon tavaya alıyorum, üzerine 1-2 servis kaşığı kadar sıvıyağ ilavesi ile hafif kavuruyorum.

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, tavaya ilave ediyorum. Soğanlarla beraber birkaç dakika kavuruyorum. Yarım su bardağı sütü de tavaya ekleyerek, patatesler yumuşayıp, sütü tamamen çekene kadar hafif ısıda 7-8 dakika pişiriyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Böreği yapacağım tepsiyi yağlıyorum. İlk kuru yufkayı çeşmenin altında hafifçe ıslatarak tepsiye yerleştiriyorum. Tepsiniz benimki gibi dikdörtgen ise, yufkayı yerleştirmek için kırmanız gerekecektir.

İkinci yufkayı da aynı şekilde tepsiye yerleştiriyorum.

Üçüncü yufkanın yarısını aynı şekilde tepsiye döşedikten sonra, patatesli iç harcını yufkaların üzerine alıyorum. Kaşar peyniri kullanacaksam rendenin iri tarafı ile patateslerin üzerine rendeliyorum. Lor peyniri kullanacaksam, önceden patatesli harca karıştırıyorum.

Kalan yufkaları da aynı işlemden geçirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Maden suyu, yumurta, yağ ve yoğurdu bir kapta güzelce çırpıyorum. Böreğin üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde dökerek yapım aşamasını bitiriyorum.

Üzerine susam ya da çörek otu serpebilirsiniz. 200 derecedeki fırında kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyorum.

Fırından çıkıp ılınınca, kesip servis yapıyorum. Böreğin içindeki patatesli harç yumuşak dokusuyla nefis bir tat oluşturuyor, tavsiye ederim…

İftarınız bereketli, dualarınız kabul olsun inş…

 

 

Ağustos 5, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla 🙂

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim 🙂

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı 🙂

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilek Reçeli Tarifi

 

 

En sevdiğiniz meyve nedir diye sorduklarında; ilk aklıma gelen,muhteşem kırmızı rengi ve nefis aromasıyla çilek olurdu herhalde 🙂  Çilek reçeli ve çilek marmelatına da bayılırım. Bir türlü gözüm doymaz, söz konusu çilek olduğunda, bahçede çilek yetişmediği yıllarda kasa ile de aldığım olmuştur fiyatına hiç aldırmadan (çilek kasaları küçük oluyor arkadaşlar, 3-4 kiloluk sanırım )

İçinde çilek fidelerinin olduğu bir bahçe hayalim vardı, o da gerçekleşmiştir! Bahçedeki 100 bodur elma ağacının altına 5 adet yediveren çilek fidesi ekilmişti, 3-4 yıl önce, ilk yıl çok güzeldi, çileğe doyduk. Ertesi yıl çilek fideleri toprak ve damla sulamayı sevince çoğaldılar, her bir ağacın altında 10- 15 fide oldular ve artık siz düşünün çilek miktarını 🙂

 

 

Bulabildiğimiz en büyük kaplarla, tepsilerle çilek topladık o yıl. Çilek toplamak saatlerimizi alıyordu, komşularımız bile çileğe doydu.

Sonra, elma ağaçlarının altındaki çilek fideleri ile baş edemedik ve azaltarak bahçenin başka bir yerine tahliye ettik. Şimdi yetecek kadar çilek yapıyorlar.

Çilek reçeli yaparken biraz farklı bir yöntem kullanıyorum. Öyle şekere yatırıp bir gece bekletme ve saatlerce kaynatma yok benim tarifimde. Çok çabuk oluyor, çok pratik ve kolay aynı zamanda. Tabi bir o kadar da nefis !Bu konuda gerçekten çok iddialıyım, denediğinizde şimdiye kadar yaptığınız en canlı renkli ve en nefis reçel olacak, inanın 🙂

 

 

Malzemeler

1 kilo küçük boy çilek

1 kg. şeker (pancar şekeri)

2-3 çorba kaşığı su

1 limon suyu

1 çay kaşığı tereyağı

 

 

Uygulama

Çilekleri yıkayıp, saplarını temizledikten sonra, mutfak tartısı ile tartıyorum. Şeker miktarını en doğru şekilde ayarlamak için.

Mutfak tartınız yoksa ve 1 kilo çilek almışsanız; saplarını temizlediğinizde ve en az 5-6 tane çileği de beğenmeyip attığınızda, yaklaşık 900 gr çilek kalacak elinizde. Şeker ilave ederken bu noktayı göz önüne almanızı tavsiye ederim. Ayrıca, ben nişasta bazlı şeker yerine pancar şekeri kullanıyorum.

Ayıklanmış çilekleri tencereye alarak, üzerine yine tartarak şekeri ilave ediyorum. Çok az, 2-3 çorba kaşığı kadar su ilavesi ile ocağa alıyorum.

Suyu niye ilave ettim? Çileği, suyunu salması için bekletmediğim için, şekerin ilk birkaç dakikada tencerenin dibine yapışmadan erimeye başlaması için çok az su gerekli. Daha sonra ısı ile şeker erimeye başlayacak ve aynı anda çilekler de ısı ile su salmaya başlayacaklar. Kaynarken çok fazla köpük oluşmaması için bir çay kaşığı tereyağı ilave ediyorum.

Çilekleri şeker eriyene kadar ve çilekler su salmaya başlayana kadar 3-5 dakika normal ısıda, kaynamaya başladıktan sonra 8-9 dakika kuvvetli ısıda kaynatıyorum.

Bu arada önemle büyük boy tencere kullanmanızı tavsiye ederim,  çilek reçeli kaynarken çok kabarıyor, tencereden taşmasın diye ısıyı azaltırsanız bu kez çabuk reçel olmaz.

Reçelin son 1 dakikasında limon suyunu ilave ediyorum.

 

 

Bu şekilde kısa sürede ve kuvvetli ısıda yapılan reçellerde, reçelin rengi inanılmaz güzel oluyor. Canlı rengine hayran olacaksınız. Çileklerin formu bozulmuyor ve bekleterek çok fazla su salmasına izin vermediğimiz için, reçeldeki tane ve reçel şerbeti oranı da dengeli oluyor.

Reçeli az yapmışsanız ve hemen tüketilecekse sorun yok, ama çok yapmış ve kışın tüketmek için saklamak istiyorsanız; reçel sıcakken kavanozlara koyarak, sıcak suda 2-3 dakika bekletilen kapaklar ile kavanozu sıkıca kapatmanızı ve tamamen soğuyana kadar ters çevrilmiş şekilde bekletmenizi tavsiye ederim.

 

 

Ramazan da iftar sofralarında biz kahvaltılık yiyecekler de koyarız masaya, reçel, peynir, zeytin gibi…

Bu çilek reçeli ramazan sofralarını da süsleyecek inşallah…

 

Temmuz 29, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Tavuklu Bulgur Pilavı

 

 

Yazın genellikle domatesli ve zeytinyağlı versiyonu yapılır ama ben bu kez tavuklu bulgur pilavı tarifi vermek istiyorum.

Bizdeki gibi pirinç pilavı tercih edilen evlerde, bulgur pilavını en lezzetli nasıl yapabilirim, çocuklara nasıl sevdirebilirim sorularına cevap ararken; tavuk eti ve suyu ile iri bulgurdan yapılan bulgur pilavı imdadınıza yetişecektir.

Bulgur pirince göre daha faydalı ve besleyici değeri daha yüksek bir yiyecek. Bulgurda posa miktarı daha fazla ve folik asit açısından da çok zengin. Ayrıca bağırsak kanseri ve mide ülseri olanlarda bu hastalıkları önlemede bulgurun faydalı olduğu bilim adamlarınca kanıtlanmış. Bulgurda bulunan kepek suda çözünmediği için, kan şekerini de yükseltmiyor ve sindirim siteminin düzene sokulmasında yardımcı oluyor.

Her ne kadar pirinç pilavı daha lezzetli ise de, bulgur pilavının daha faydalı olduğu tartışılmaz.

Bulgur pilavı tarifi yazarken benim önem verdiğim birkaç püf noktayı atlamamak gerekiyor; bulgur pilavında ben iri bulgur kullanıyorum, daha lezzetli ve tane tane olduğunu düşünüyorum.

Pirinç pilavında olduğu gibi bulguru önce biraz kavuruyorum ve sıcak su ilave edip, kaynamaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak, hafif ısıda suyunu çekene kadar pişiriyorum. Bulgur aceleye getirilmeden yavaş yavaş piştiğinde daha güzel oluyor.

Bulgur pilavı yaparken soğanı esirgemiyorum, her şeye lezzet kattığı gibi bulgur pilavı da bol soğanlı bence daha güzel oluyor.

Malzemeler

2 su bardağı bulgur

2 adet soğan

1 servis kaşığı domates sosu

1 kase haşlanmış kuşbaşı tavuk eti (erpiliç)

4 su bardağı tavuk suyu

2 servis kaşığı sıvıyağ

Tuz

Uygulama

Bulguru güzelce yıkayıp süzerek, bir kenarda bekletiyorum.

Soğanları soyup, ince doğrayarak yağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Ev yapımı karışık domates- biber sosunu ilave ediyorum.

Bulguru ilave ederek birkaç dakika kavuruyorum. Haşlanmış tavuk etlerini ekliyorum.

Sıcak tavuk suyunu ve tuzu da ilave ederek, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıyorum.

Suyunu çekene kadar yaklaşık 20-25 dakika pişiriyorum. Yarım saat demlendirdikten sonra servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 28, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Közlenmiş Patlıcan Salatası

 

Közlenmiş patlıcan salatası, bence patlıcanın en lokum hali. Yanında bir de ızgara köfte varsa, bundan daha güzel bir ikili düşünemiyorum.

Yazın yemeklerden daha çok salatalar seviliyor. Sıcaklar ile birlikte evde yoğurt tüketimi tavan yaptı, neredeyse her yemeğin yanında yoğurt  ya da cacık var. Dökme süt bulabilen şanslılardan biri olduğum için rahatlıkla evde yoğurt yapabiliyorum. Hatta 2- 3 aydır koyun sütü de bulabiliyorum. Her ikisinin karışımı ile yapılan yoğurtlar daha lezzetli ve daha katı oluyor.

Közlenmiş patlıcan ile yoğurtlu patlıcan salatası da yapabiliriz.

Közlemek için yuvarlak patlıcanları tercih etmeliyiz. İçleri daha beyaz ve çekirdeksiz olur genellikle.  En ideali tabi ki kömürde közlemek. Buna imkanımız yoksa küçük tüpün üzerinde çok çabuk ve güzel közleniyor. Patlıcan çok büyükse 1 -2 yerinden bıçakla delmek  gerekiyor.

Malzemeler

1 büyük yuvarlak patlıcan

2 orta boy domates

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 yemek kaşığı elma sirkesi

Tuz

Uygulama

Patlıcanı közledikten sonra diğer işlemler çocuk oyuncağı 🙂

Közlenmiş patlıcanı dikkatlice soyuyorum,  patlıcanın sapından başlayarak şeritler halinde aşağıya doğru soyarak, kabukların iç tarafa yapışmasını önlüyorum.

Olabildiğince küçük küp şeklinde kesiyorum.

Kabukları soyulmuş ve küp şeklinde kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Zeytinyağı, sirke ve tuz ilave ediyorum.

Servisten önce birkaç saat buzdolabında bekletip servis yapıyorum.

 

 

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 22, 2011 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı