“pratik” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Yoğurtlu Dondurma Tarifi

Böyle nefis bir tat yok arkadaşlar; şimdiye kadar yaptığım en lezzetli dondurmadan bahsediyorum :) Yoğurtlu dondurma tamamen benim damak tadıma uygun. Çok farklı, çok ekstrem bir tadı var; akşam iftardan sonra ikram ettiğim misafirlerim dahi içinde yoğurt olduğunu tahmin edemedi :) Diğer dondurmalarda olduğu gibi çok aşırı tatlı değil, insanı bayıltmıyor; hatta ben belli belirsiz yoğurdun kendine has ekşi tadını da hissettim, üstelik yapımı çok pratik ve çok kolay…

Yoğurtlu dondurma, tek başına yenildiği gibi, bugün yaptığım haşhaşlı revani tatlısına da mükemmel eşlik etti. Ev yapımı dondurma tariflerinde birkaç yöntem kullanılıyor. Hakiki salep ile geleneksel dondurma yapılabildiği gibi,  süt kreması ve yumurta ilaveli Amerikan tarzı besleyici dondurmalar yapmak mümkün.

Farklı malzemeler ve farklı yöntemlerle yapmış olsak da işin sırrı mis gibi ev yapımı olması!

Yoğurtlu dondurma tarifini uygularken sevgili arkadaşım Cahide nin ve onun vesilesi ile de Zeynebin dondurma maceralarını okudum. Daha önce çilekli dondurma tarifi paylaşmıştım, ben dondurma karışımını hazırladıktan sonra makineye koyuyorum ve dondurma makinesinde yapıyorum, tavsiye ederim bence her eve bir dondurma makinesi gerekli :)

Malzemeler

1 kutu süt kreması (200 ml.)

1 su bardağı süzme yoğurt

1,5 bardak pudra şekeri (ben 1 bardak kullandım)

40 gr. bitter çikolata

 

 

Uygulama

Süt kremasını dondurucuda iyice soğutuyorum, kremayı çırpacağım kabı da soğutuyorum. Sonra mikser ile birkaç dakika kremayı çırpıyorum, tıpkı krem şanti gibi kabarıp yoğunlaşıyor.

Dondurmada süzme yoğurt kullanılıyor, hazırda süzme yoğurt yoksa, evdeki yoğurdu süzme yoğurt haline getirebilirsiniz. Ben süt süzmekte kullandığım tülbet peçetenin içine yoğurdu koyarak yüksek bir yere aldım, en fazla bir saat içinde kullanılabilir ölçüde suyunu bırakmış ve katılaşmıştı.

Bir su bardağı süzme yoğurdu kremaya ilave ediyorum, pudra şekerini de ilave ederek hepsini beraber karıştırıyorum.

Dondurma makinesini çalıştırıp içine dondurma karışımını koyuyorum. Eğer makineniz yoksa derin olmayan bir kaba dondurma karışımını transfer edin ve dondurucuya koyarak, sık sık karıştırmayı ihmal etmeyin.

Küçük parçalara kesilmiş çikolatayı da ilave ediyorum.

Dondurma makinesinden sonra dondurucuya alınan ve burada 3-4 saat içinde iyice donan dondurmayı biz iftardan sonra haşhaşlı revani ile birlikte yedik :)

 

Ağustos 11, 2011 Dondurmalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Kuru Yufka Böreği

 

 

Bizim evde hala babaannemin gelenekleri devam ediyor. Ramazan gelmeden kuru yufkalar yapılır, sahur için peynirli, patatesli kuru yufka börekleri pişirilir. Bu yıllardır böyle, babaannem artık hamur açamasa da bu işin sıkı takipçisidir; Ramazan Ayı gelmeden “ ne zaman yufka yapacaksınız?” sözlerine sık sık muhatap oluruz :) Aslında sac üzerinde pişirilmiş kuru yufkalar kadar güzel bir şey olamaz, babaannem haklı…

Daha önce kuru yufka ile yapılmış börek tarifi paylaşmıştım, bu börek de hemen hemen onunla aynı, sadece iç malzemesini patatesli hazırladım, ama bu bilinen bir iç malzeme değil !

Böreklerde iç harcı olarak patates kullandığımda, lezzetlendirmek adına mutlaka soğan da ilave ediyorum. Soğanı kavurup, patatesleri çiğden içine rendeliyorum, birkaç dakika hepsini birden kavuruyor, sonra bir miktar süt ile patatesi kısmen pişiriyorum. İsteğe bağlı olarak biraz da kaşar peyniri ya da lor peyniri kullandığınızda nefis patatesli börek içi hazır oluyor.

Malzemeler

5 adet kuru çıtır yufka

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 yumurta

1 şişe maden suyu

İç malzeme

2 soğan

3 adet patates

1/ 2 su bardağı süt

100 gr. kadar kaşar peyniri ya da lor peyniri

Tuz, karabiber

 

Uygulama

Önce börek içini hazırlamak istiyorum. Soğanları soyup, küçük doğrayarak teflon tavaya alıyorum, üzerine 1-2 servis kaşığı kadar sıvıyağ ilavesi ile hafif kavuruyorum.

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, tavaya ilave ediyorum. Soğanlarla beraber birkaç dakika kavuruyorum. Yarım su bardağı sütü de tavaya ekleyerek, patatesler yumuşayıp, sütü tamamen çekene kadar hafif ısıda 7-8 dakika pişiriyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Böreği yapacağım tepsiyi yağlıyorum. İlk kuru yufkayı çeşmenin altında hafifçe ıslatarak tepsiye yerleştiriyorum. Tepsiniz benimki gibi dikdörtgen ise, yufkayı yerleştirmek için kırmanız gerekecektir.

İkinci yufkayı da aynı şekilde tepsiye yerleştiriyorum.

Üçüncü yufkanın yarısını aynı şekilde tepsiye döşedikten sonra, patatesli iç harcını yufkaların üzerine alıyorum. Kaşar peyniri kullanacaksam rendenin iri tarafı ile patateslerin üzerine rendeliyorum. Lor peyniri kullanacaksam, önceden patatesli harca karıştırıyorum.

Kalan yufkaları da aynı işlemden geçirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Maden suyu, yumurta, yağ ve yoğurdu bir kapta güzelce çırpıyorum. Böreğin üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde dökerek yapım aşamasını bitiriyorum.

Üzerine susam ya da çörek otu serpebilirsiniz. 200 derecedeki fırında kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyorum.

Fırından çıkıp ılınınca, kesip servis yapıyorum. Böreğin içindeki patatesli harç yumuşak dokusuyla nefis bir tat oluşturuyor, tavsiye ederim…

İftarınız bereketli, dualarınız kabul olsun inş…

 

 

Ağustos 5, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla :)

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim :)

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı :)

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilek Reçeli Tarifi

 

 

En sevdiğiniz meyve nedir diye sorduklarında; ilk aklıma gelen,muhteşem kırmızı rengi ve nefis aromasıyla çilek olurdu herhalde :)  Çilek reçeli ve çilek marmelatına da bayılırım. Bir türlü gözüm doymaz, söz konusu çilek olduğunda, bahçede çilek yetişmediği yıllarda kasa ile de aldığım olmuştur fiyatına hiç aldırmadan (çilek kasaları küçük oluyor arkadaşlar, 3-4 kiloluk sanırım )

İçinde çilek fidelerinin olduğu bir bahçe hayalim vardı, o da gerçekleşmiştir! Bahçedeki 100 bodur elma ağacının altına 5 adet yediveren çilek fidesi ekilmişti, 3-4 yıl önce, ilk yıl çok güzeldi, çileğe doyduk. Ertesi yıl çilek fideleri toprak ve damla sulamayı sevince çoğaldılar, her bir ağacın altında 10- 15 fide oldular ve artık siz düşünün çilek miktarını :)

 

 

Bulabildiğimiz en büyük kaplarla, tepsilerle çilek topladık o yıl. Çilek toplamak saatlerimizi alıyordu, komşularımız bile çileğe doydu.

Sonra, elma ağaçlarının altındaki çilek fideleri ile baş edemedik ve azaltarak bahçenin başka bir yerine tahliye ettik. Şimdi yetecek kadar çilek yapıyorlar.

Çilek reçeli yaparken biraz farklı bir yöntem kullanıyorum. Öyle şekere yatırıp bir gece bekletme ve saatlerce kaynatma yok benim tarifimde. Çok çabuk oluyor, çok pratik ve kolay aynı zamanda. Tabi bir o kadar da nefis !Bu konuda gerçekten çok iddialıyım, denediğinizde şimdiye kadar yaptığınız en canlı renkli ve en nefis reçel olacak, inanın :)

 

 

Malzemeler

1 kilo küçük boy çilek

1 kg. şeker (pancar şekeri)

2-3 çorba kaşığı su

1 limon suyu

1 çay kaşığı tereyağı

 

 

Uygulama

Çilekleri yıkayıp, saplarını temizledikten sonra, mutfak tartısı ile tartıyorum. Şeker miktarını en doğru şekilde ayarlamak için.

Mutfak tartınız yoksa ve 1 kilo çilek almışsanız; saplarını temizlediğinizde ve en az 5-6 tane çileği de beğenmeyip attığınızda, yaklaşık 900 gr çilek kalacak elinizde. Şeker ilave ederken bu noktayı göz önüne almanızı tavsiye ederim. Ayrıca, ben nişasta bazlı şeker yerine pancar şekeri kullanıyorum.

Ayıklanmış çilekleri tencereye alarak, üzerine yine tartarak şekeri ilave ediyorum. Çok az, 2-3 çorba kaşığı kadar su ilavesi ile ocağa alıyorum.

Suyu niye ilave ettim? Çileği, suyunu salması için bekletmediğim için, şekerin ilk birkaç dakikada tencerenin dibine yapışmadan erimeye başlaması için çok az su gerekli. Daha sonra ısı ile şeker erimeye başlayacak ve aynı anda çilekler de ısı ile su salmaya başlayacaklar. Kaynarken çok fazla köpük oluşmaması için bir çay kaşığı tereyağı ilave ediyorum.

Çilekleri şeker eriyene kadar ve çilekler su salmaya başlayana kadar 3-5 dakika normal ısıda, kaynamaya başladıktan sonra 8-9 dakika kuvvetli ısıda kaynatıyorum.

Bu arada önemle büyük boy tencere kullanmanızı tavsiye ederim,  çilek reçeli kaynarken çok kabarıyor, tencereden taşmasın diye ısıyı azaltırsanız bu kez çabuk reçel olmaz.

Reçelin son 1 dakikasında limon suyunu ilave ediyorum.

 

 

Bu şekilde kısa sürede ve kuvvetli ısıda yapılan reçellerde, reçelin rengi inanılmaz güzel oluyor. Canlı rengine hayran olacaksınız. Çileklerin formu bozulmuyor ve bekleterek çok fazla su salmasına izin vermediğimiz için, reçeldeki tane ve reçel şerbeti oranı da dengeli oluyor.

Reçeli az yapmışsanız ve hemen tüketilecekse sorun yok, ama çok yapmış ve kışın tüketmek için saklamak istiyorsanız; reçel sıcakken kavanozlara koyarak, sıcak suda 2-3 dakika bekletilen kapaklar ile kavanozu sıkıca kapatmanızı ve tamamen soğuyana kadar ters çevrilmiş şekilde bekletmenizi tavsiye ederim.

 

 

Ramazan da iftar sofralarında biz kahvaltılık yiyecekler de koyarız masaya, reçel, peynir, zeytin gibi…

Bu çilek reçeli ramazan sofralarını da süsleyecek inşallah…

 

Temmuz 29, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Tavuklu Bulgur Pilavı

 

 

Yazın genellikle domatesli ve zeytinyağlı versiyonu yapılır ama ben bu kez tavuklu bulgur pilavı tarifi vermek istiyorum.

Bizdeki gibi pirinç pilavı tercih edilen evlerde, bulgur pilavını en lezzetli nasıl yapabilirim, çocuklara nasıl sevdirebilirim sorularına cevap ararken; tavuk eti ve suyu ile iri bulgurdan yapılan bulgur pilavı imdadınıza yetişecektir.

Bulgur pirince göre daha faydalı ve besleyici değeri daha yüksek bir yiyecek. Bulgurda posa miktarı daha fazla ve folik asit açısından da çok zengin. Ayrıca bağırsak kanseri ve mide ülseri olanlarda bu hastalıkları önlemede bulgurun faydalı olduğu bilim adamlarınca kanıtlanmış. Bulgurda bulunan kepek suda çözünmediği için, kan şekerini de yükseltmiyor ve sindirim siteminin düzene sokulmasında yardımcı oluyor.

Her ne kadar pirinç pilavı daha lezzetli ise de, bulgur pilavının daha faydalı olduğu tartışılmaz.

Bulgur pilavı tarifi yazarken benim önem verdiğim birkaç püf noktayı atlamamak gerekiyor; bulgur pilavında ben iri bulgur kullanıyorum, daha lezzetli ve tane tane olduğunu düşünüyorum.

Pirinç pilavında olduğu gibi bulguru önce biraz kavuruyorum ve sıcak su ilave edip, kaynamaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak, hafif ısıda suyunu çekene kadar pişiriyorum. Bulgur aceleye getirilmeden yavaş yavaş piştiğinde daha güzel oluyor.

Bulgur pilavı yaparken soğanı esirgemiyorum, her şeye lezzet kattığı gibi bulgur pilavı da bol soğanlı bence daha güzel oluyor.

Malzemeler

2 su bardağı bulgur

2 adet soğan

1 servis kaşığı domates sosu

1 kase haşlanmış kuşbaşı tavuk eti (erpiliç)

4 su bardağı tavuk suyu

2 servis kaşığı sıvıyağ

Tuz

Uygulama

Bulguru güzelce yıkayıp süzerek, bir kenarda bekletiyorum.

Soğanları soyup, ince doğrayarak yağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Ev yapımı karışık domates- biber sosunu ilave ediyorum.

Bulguru ilave ederek birkaç dakika kavuruyorum. Haşlanmış tavuk etlerini ekliyorum.

Sıcak tavuk suyunu ve tuzu da ilave ederek, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıyorum.

Suyunu çekene kadar yaklaşık 20-25 dakika pişiriyorum. Yarım saat demlendirdikten sonra servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 28, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Közlenmiş Patlıcan Salatası

 

Közlenmiş patlıcan salatası, bence patlıcanın en lokum hali. Yanında bir de ızgara köfte varsa, bundan daha güzel bir ikili düşünemiyorum.

Yazın yemeklerden daha çok salatalar seviliyor. Sıcaklar ile birlikte evde yoğurt tüketimi tavan yaptı, neredeyse her yemeğin yanında yoğurt  ya da cacık var. Dökme süt bulabilen şanslılardan biri olduğum için rahatlıkla evde yoğurt yapabiliyorum. Hatta 2- 3 aydır koyun sütü de bulabiliyorum. Her ikisinin karışımı ile yapılan yoğurtlar daha lezzetli ve daha katı oluyor.

Közlenmiş patlıcan ile yoğurtlu patlıcan salatası da yapabiliriz.

Közlemek için yuvarlak patlıcanları tercih etmeliyiz. İçleri daha beyaz ve çekirdeksiz olur genellikle.  En ideali tabi ki kömürde közlemek. Buna imkanımız yoksa küçük tüpün üzerinde çok çabuk ve güzel közleniyor. Patlıcan çok büyükse 1 -2 yerinden bıçakla delmek  gerekiyor.

Malzemeler

1 büyük yuvarlak patlıcan

2 orta boy domates

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 yemek kaşığı elma sirkesi

Tuz

Uygulama

Patlıcanı közledikten sonra diğer işlemler çocuk oyuncağı :)

Közlenmiş patlıcanı dikkatlice soyuyorum,  patlıcanın sapından başlayarak şeritler halinde aşağıya doğru soyarak, kabukların iç tarafa yapışmasını önlüyorum.

Olabildiğince küçük küp şeklinde kesiyorum.

Kabukları soyulmuş ve küp şeklinde kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Zeytinyağı, sirke ve tuz ilave ediyorum.

Servisten önce birkaç saat buzdolabında bekletip servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 22, 2011 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Çikolatalı Kabaklı Kek Tarifi

 

 

Nefis bir çikolatalı kek tarifi paylaşmak istiyorum bugün. Üstelik içinde yeşil kabak var :)

Kabağın kullanım alanı çok fazla, tuzlu böreklerde de kullanabilirsiniz, benim yaptığım gibi tatlı keklerde de, yemeği de olabilir, salatası da…

Çikolatalı kekte 1 su bardağı ince rendelenmiş kabak kullandım. Anneme ikram ettiğimde, içinde kabak olduğuna neredeyse inanmadı :)

Şeker miktarını bir su bardağı olarak kullandım ama siz biraz  fazla şeker koysanız daha iyi olabilir. Tadı biraz az gibiydi, hatta ilk dilimini kiraz reçeli ile birlikte yedim.

 

 

Malzemeler

4 yumurta

1,5 su bardağı şeker

1/ 2 su bardağı eritilmiş tereyağı

1/ 2 su bardağı süt

2,5 su bardağı un

1 paket bitter çikolata (80 gr.)

1 su bardağı ince rendelenmiş kabak

Üzerine

Nestle chokella

fındık parçaları

 

 

Uygulama

Şeker ve yumurtayı mikserle 5-6 dakika çırpıyorum. İçine ince rendelenmiş 1 su bardağı kabak rendesini ilave ediyorum. Bardağa koyarken elinizle sakın sıkıştırmayın, sadece bardağın içine bırakın, ne kadarla dolarsa onu kullanın.

Tereyağını eritiyorum, içine küçük parçalanmış çikolatayı ilave ederek çikolatanın da erimesini sağlıyorum.

Kek karışımına ilave ediyorum, yarım su bardağı sütü de kek karışımına ekliyorum.

Unu ilave etmeden önce kek karışımını güzelce karıştırıyorum.

Unu ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ilave ediyorum.

Yağlanmış kelepçeli yuvarlak kek kalıbına döküp, 160 derecede pişiriyorum.

Piştikten ve soğuduktan sonra, kalıptan çıkarıp, üzerini çikolata ve fındık parçaları ile süslüyorum. Nestlenin pastalar için kullanılan bu çikolatası çok pratik. Marketten eşim aldırmıştı, pastalarında kullanırsın diye :)

Denemeniz tavsiyesi ile afiyet olsun…

 

 

Temmuz 19, 2011 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırında Kabak

 

 

Sıcak yaz günlerinde hafif ve sağlıklı yemekler ne kadar çok seviliyor değil mi? Sadece yaz sebzelerinden biri ve zeytinyağı ile sağlıklı, kolay ve lezzetli yiyecekler hazırlamak mümkün oluyor. Fırında kabak, genlerinizde Ege veya Akdeniz havası varsa, çok seveceğinizi düşündüğüm bir lezzet. Ana yemeklerin yanında salata olarak  tüketilebileceği gibi, hafif bir akşam yemeğine de eşlik edebilir.

Bahçede yetişen ve nasıl olduysa yaprakların arasında kaldığı için sadece birkaç gün gözümüzden kaçan dev bir kabak kullandım fırında kabak yemeğini hazırlamak için. Kabak inanılmaz verimli bir sebze. Çok çabuk büyüyor ve çok fazla kabak veriyor, her gün kabak yemeği pişirmemek için sadece bir-iki kök kabak dikmek yeterli. Yoksa evdeki herkes “yine mi kabak?” diyebilir, eşe dosta kabak vermeye bıkabilirsiniz…

Malzemeler

1-2 adet kabak (büyük olursa daha güzel oluyor)

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Taze nane(isteğe bağlı)

Bir kase yoğurt (tercihen süzme yoğurt)

2-3 diş sarımsak

Uygulama

Dev kabağı yıkayıp soyarak işe başlıyorum. Dörde bölerek ortasındaki yumuşak çekirdekli kısmı çıkartıyorum. Körpe kabak kullanacaksanız buna gerek yok ama benim kullandığım kabağın orta kısmı oldukça yumuşaktı, tam aksine kenarlara doğru kabak normalden daha da sertti ve bu nedenle fırında piştiğinde lezzeti bir o kadar da fazla oldu :)

Kabağı istediğim boyutlarda dilimliyorum. Zeytinyağı ve deniz tuzu ile iyice harmanlıyorum.

Fırın kabına yerleştirip, 240 derecedeki fırında hafif pişip yumuşayana kadar yaklaşık yarım saat pişiriyorum.

Kabaklar pişerken; mümkünse süzme ya da katı yoğurdun içine birkaç diş sarımsak rendeliyorum, biraz tuz ekiyorum ve bir tutam taze naneyi incecik kıyarak ilave ediyorum, hepsini güzelce karıştırıyorum.

Fırından çıkan kabakları bir servis tabağına alarak, üzerine hazırladığım yoğurdu döküyorum.

Afiyet olsun…

 

 

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı