“iftar yemekleri” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Bamya Yemeği ( Misket Köfteli )

Taze bamya ile misket köfteli bamya yemeği yapmayı hiç denediniz mi? Nefis olur ve bizim evde çok sevilerek tüketilir.

Taze bamyanın en bol olduğu bugünlerde bahçedeki bamyalar da yetişti. Gün aşırı, büyüyen bamyaları toplamak gerekiyor, 1-2 gün unutulduğunda dev gibi büyümüş bamyalarla karşılaşmak mümkün 🙂

Bamya yemeği, zeytinyağlı ya da etli farklı yöntemlerle pişirilebilir, dondurucuda saklanabilir, eğer sıcaklık yeterliyse kış için kurutulabilir. Her şekilde güzel olur, tabi püf noktalarına dikkat ederek sevgiyle pişirilirse.

Püf noktalar bamyayı yıkarken başlıyor; önce suyun altında, bekletmeden ve suyun içinde bırakmadan hızlıca bamyaları yıkıyorum ve mutlaka sularının süzüleceği bir süzgüye koyuyorum. Üzerine yarım limonun suyunu sıkarak harmanlıyorum. Limon bamyaların pişerken salyalanmasını engelliyor.

Malzemeler

1/ 2 kg. bamya

1 adet soğan

2 adet domates

1 adet limon

Tuz

Sıvıyağı

Misket köfteler için

200-250 gr. kıyma

Tuz, karabiber

1 küçük soğan

1/ 3 çay kaşığı karbonat

Kızartmak için sıvıyağ

Uygulama

Bamyaları yıkadım, süzgüde suları iyice süzülünce yarım limonu üzerine sıkarak harmanladım, bir kenara aldım.

Kıymanın içine soğanı rendenin ince tarafı ile rendeledim, tuz, karabiber ve karbonatı ilave ederek güzelce yoğurdum. Nasıl yaparsak yapalım kıymanın kalitesi ve tazeliği mutlaka köftenin lezzetinde kendini belli eder.

Kıymanın yoğurma işlemi bitince buzdolabına koydum, bamyaları ayıklayana kadar dinlenmesi gerekiyor. Vakit probleminiz yoksa birkaç saat bekletin derim. Bu köfteler inegöl köfte tarzında, ekmek içi ve yumurta ilave edilmiyor.

Şimdi sıra bamyaları ayıklamaya geldi, bu biraz uzun sürüyor 🙁 bu sırada oyalanacak bir şeyler bulunabilir!

Bamyaların ayıklaması bitince, dolaptaki kıymayı alıyor ve küçük misket köfteler yapıyorum, kıyma elinize çok yapışırsa avucunuzun içini çok az yağlayabilirsiniz.

Köfteleri bol ve kızgın sıvıyağda sadece 1 dakika kızartıyorum, sertleşmeden ve rengi koyu olmadan alıyorum.

Bamyayı her şekilde düdüklü tencerede pişiriyorum. Taze fasulye ve patlıcan gibi yaz sebzeleri de  harika oluyor, az su ilavesi ve kendi suyu ile pişiyor…

Tencereye 1-2 servis kaşığı sıvıyağ ilave ediyorum, küçük doğranmış soğanları hafif soteliyorum, (sadece 1-2 dakika) renkleri pembe olmadan küp doğranmış domatesleri ilave ediyorum. Bir iki tur çevirip bamyaları ekliyorum. Son olarak köfteleri ilave ediyorum, yarım limon suyunu bamyaların üzerine gezdiriyorum, yarım su bardağı kadar da su ilave ediyorum. Düdüklü tencerede piştiği için su kaybı olmuyor, bu nedenle konulacak su miktarı mümkün olduğunca az olmalı bence.

Buhar çıktıktan sonra ısıyı azaltıp 15 dakika pişiriyorum. Zaman konusunda kullandığınız düdüklü tencerenin pişirme süresine uymanızı tavsiye ederim. Benimki yıllar önce aldığım emsan düdüklü tencere. Yeni nesil Clipso tencereler daha kısa sürede pişirir sanırım.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 12, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Sosyete Mantısı (Milföy Hamurundan)

Sosyete mantısı, aslında benim deyişimle milföylü kolay mantı, pratik ve kolay tarifiyle özellikle çalışan arkadaşların iftar menüsünde yer alabilir. Benim açımdan ise; milföy hamurunu kullanmak her zaman çok keyifli ve dondurucudaki milföy hamurları bitmeden içim rahat etmeyecek.

Mantı üzerine söylenecek, yazılacak çok fazla şey var. Böylesine bize özgü bir yemeğin bölgeler arasında değişen isimleri ve yapılış şekilleri mevcut. Kayseri mantısını yapamasak da bilmeyen yoktur. Bizim yörede yapılan tavuklu mantı en sevdiğimiz yemekler arasındadır.

Mantı yapımı oldukça zahmetli ve vakit alan bir iş, tek kişi ile yapımı zor gerçekten. Hamuru açıp, kesip, içine malzeme koyarak katlamak ve pişirmek saatlerinizi alabilir.

Milföy hamuru ile mantı yapımı ise kolay ve keyifli. Yaparken şunu da fark ettim, çok da bereketli.  Mantı hamurlarının içini tıka basa kıyma ile doldurmama rağmen küçük bir miktar arttı.

Malzemeler

1 paket milföy hamuru

100 gr. kıyma (evet , doğru )

1 küçük soğan

Tuz ve karabiber

Üzerine

1 kase tercihen süzme ya da katı yoğurt

1-2 diş sarımsak

Bir yemek kaşığı tereyağı ve pul biber

 

 

Uygulama

Milföy hamurlarını dondurucudan çıkarıyorum, bir kenarda çözünmesini beklerken, kıymanın içine küçük bir soğanı incecik, mümkün olduğunca küçük doğruyorum.

Soğanı özellikle rendelemedim, sulanarak hamurları yumuşatmasını istemiyorum.

Kıymanın içine tuz ve karabiber ilave ederek, güzelce karıştırıyorum.

Milföy hamurunun bir tanesini alarak, merdane yardımı ile biraz büyütüyorum, bu arada kare olan formunu bozmamaya çalışıyorum.

Hamuru önce 4 e bölüyorum. Sonra her bir parçayı tekrar 4 e bölüyorum

Hamurların ortasına iç malzemesinden koyarak, önce elimle ikiye katlar gibi yaparak bütün uçlarını birleştiriyorum. Uç noktayı özellikle açılmaması için sıkarak sabitliyorum. (her şeye rağmen çoğu kısmen açılmıştı )

 

 

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye diziyorum.

170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Mantılarımız pişerken; bir kase yoğurdun içine sarımsakları rendeliyorum, biraz tuz ilave ediyorum, pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum.

Mantılar pişip fırından çıkınca, hemen servis yapacaksam; servis tabağına alıyor, üzerine yoğurdu eşit şekilde paylaştırıyorum.

Önceden pişirdiysem ve daha sonra servis yapacaksam, servisten hemen önce fırında biraz ısıtıp, ondan sonra yoğurdu üzerine döküyorum.

Tereyağını ocakta biraz kızdırıp, içine kırmızı pul biber ilave ederek, yoğurdun üzerine gezdiriyorum.

 

 

Çıtır çıtır mükemmel lezzette, üstelik de çok kolay mantımız hazır oluyor, tavsiye ederim. Bence kabul günlerinde bile ikram edilebilir.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 10, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Talaş Böreği (Milföy Hamuru İle)


Milföylü tariflere başlamışken, talaş böreğini milföy hamuru ile yaparak iftara çıtır çıtır bir lezzet katmak istedim. İç malzemesini de hazır garnitür kullanınca, geriye sadece tavuk etini pişirmek kaldı.

Çok pratik ve çok kısa zamanda yapılabildiği için, çalışan arkadaşlara özellikle tavsiye etmek isterim. Yanında sadece bir çorba ve salata ile gayet doyurucu oluyor.

Talaş böreği tarifine ilişkin püf noktalara gelince; iç malzemesinin mümkün olduğunca susuz olmasına dikkat ediyorum, bu nedenle tavuk etlerini iyice suyunu çekene kadar pişiriyorum. Milföy hamurunun pişerken yumuşamasını ve çıtırlığını kaybetmesini istemiyorum.

Tavuk yerine sucuk ya da sosis (ben sosis tercih etmiyorum)kullanılabilir. Özellikle sucuklu nefis olduğunu söylemeliyim.

Sadece bir öğünde yenecek kadar yapıyorum, milföy hamuru ısıtıldığında özelliğini biraz kaybediyor ne yazık ki.

Malzemeler ( 5 kişilik)

1/ 2 paket milföy hamuru (5 adet)

1 küçük kavanoz garnitür

1/ 2 tavuk göğüs eti (erpiliç)

1 yumurta sarısı

Tuz, karabiber

Kaşığın ucu ile salça

Uygulama

Tarifimiz çok kolay, milföy hamuru ve garnitür hazır olduğu için tek yapmamız gereken tavuk etini pişirmek.

Tencereye koyduğum biraz sıvıyağ ile kuşbaşı doğranmış tavuk etini önce suyunu salıp, sonra iyice çekene kadar yaklaşık 25-30 dakika pişiriyorum.

Suyunu çekmeye başladığında kaşığın ucu ile salçasını, tuz ve karabiberi ilave ediyorum.

Tavuk eti piştiğinde suyu tamamen bitmiş olmalı.

Garnitür ile tavuk etini birleştiriyorum.

Milföy hamurlarını merdane ile biraz büyütüyorum, böylece tam bir porsiyonluk olacak kadar içine bol malzeme alabiliyor.

Hamurun ortasına börek içini koyarak bohça şeklinde katlıyorum ve ters çevirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Bütün milföy hamurlarını bu şekilde talaş böreği haline getirdikten sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüyorum. İsterseniz çörek otu da kullanabilirsiniz.

180 derece ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişiriyorum.

İftarda değişik ve pratik, aynı zamanda doyurucu yemek arayan arkadaşlar, milföylü talaş böreği bütün beklentilerinize cevap verecektir.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 9, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Kuru Yufka Böreği

 

 

Bizim evde hala babaannemin gelenekleri devam ediyor. Ramazan gelmeden kuru yufkalar yapılır, sahur için peynirli, patatesli kuru yufka börekleri pişirilir. Bu yıllardır böyle, babaannem artık hamur açamasa da bu işin sıkı takipçisidir; Ramazan Ayı gelmeden “ ne zaman yufka yapacaksınız?” sözlerine sık sık muhatap oluruz 🙂 Aslında sac üzerinde pişirilmiş kuru yufkalar kadar güzel bir şey olamaz, babaannem haklı…

Daha önce kuru yufka ile yapılmış börek tarifi paylaşmıştım, bu börek de hemen hemen onunla aynı, sadece iç malzemesini patatesli hazırladım, ama bu bilinen bir iç malzeme değil !

Böreklerde iç harcı olarak patates kullandığımda, lezzetlendirmek adına mutlaka soğan da ilave ediyorum. Soğanı kavurup, patatesleri çiğden içine rendeliyorum, birkaç dakika hepsini birden kavuruyor, sonra bir miktar süt ile patatesi kısmen pişiriyorum. İsteğe bağlı olarak biraz da kaşar peyniri ya da lor peyniri kullandığınızda nefis patatesli börek içi hazır oluyor.

Malzemeler

5 adet kuru çıtır yufka

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 yumurta

1 şişe maden suyu

İç malzeme

2 soğan

3 adet patates

1/ 2 su bardağı süt

100 gr. kadar kaşar peyniri ya da lor peyniri

Tuz, karabiber

 

Uygulama

Önce börek içini hazırlamak istiyorum. Soğanları soyup, küçük doğrayarak teflon tavaya alıyorum, üzerine 1-2 servis kaşığı kadar sıvıyağ ilavesi ile hafif kavuruyorum.

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, tavaya ilave ediyorum. Soğanlarla beraber birkaç dakika kavuruyorum. Yarım su bardağı sütü de tavaya ekleyerek, patatesler yumuşayıp, sütü tamamen çekene kadar hafif ısıda 7-8 dakika pişiriyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Böreği yapacağım tepsiyi yağlıyorum. İlk kuru yufkayı çeşmenin altında hafifçe ıslatarak tepsiye yerleştiriyorum. Tepsiniz benimki gibi dikdörtgen ise, yufkayı yerleştirmek için kırmanız gerekecektir.

İkinci yufkayı da aynı şekilde tepsiye yerleştiriyorum.

Üçüncü yufkanın yarısını aynı şekilde tepsiye döşedikten sonra, patatesli iç harcını yufkaların üzerine alıyorum. Kaşar peyniri kullanacaksam rendenin iri tarafı ile patateslerin üzerine rendeliyorum. Lor peyniri kullanacaksam, önceden patatesli harca karıştırıyorum.

Kalan yufkaları da aynı işlemden geçirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Maden suyu, yumurta, yağ ve yoğurdu bir kapta güzelce çırpıyorum. Böreğin üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde dökerek yapım aşamasını bitiriyorum.

Üzerine susam ya da çörek otu serpebilirsiniz. 200 derecedeki fırında kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyorum.

Fırından çıkıp ılınınca, kesip servis yapıyorum. Böreğin içindeki patatesli harç yumuşak dokusuyla nefis bir tat oluşturuyor, tavsiye ederim…

İftarınız bereketli, dualarınız kabul olsun inş…

 

 

Ağustos 5, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Ramazanda İftar Menüleri

 

Bugünlerde biz hanımların zevkle yaptığı iş, iftar sofraları için yemekler hazırlamak olsa gerek 🙂 Sanki bütün gün bunu düşünüyoruz, acaba bu akşam ne pişirsem? Değişik ne yapabilirim?

İftara misafir alınacaksa, bu düşünceler 1-2 gün önceden başlıyor, malzeme listesi yapılıyor, alışveriş tamamlanıyor, yorulduğumuzu hissetmeden (en azından iftara kadar) harika menüler hazırlanıyor.

Ramazan Ayında iftar için yemek hazırlarken en önemli kuralım, ertesi güne artmayacak ölçüde yemekler yapmak. Naçizane görüşüm; her gün değişik yemekler yapmayı hedefliyorsanız, miktarı olabildiğince az tutmalısınız. Yoksa israftan kaçınmak çok zor olur. Güzel niyetlerle yapılan yiyecekler, buzdolabında bekler, olmadı dökülür ya da atılır.

Sebze ve meyveler açısından en bol mevsimi yaşıyoruz, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verenler için, zeytinyağlı taze fasulye, imambayıldı yapmanın tam zamanı. Semizotu salatası, cevizli kabak salatası ana yemeklere eşlik edebilir. Gerçekten de seçenekler çok fazla…

Fikir vermek açısından bugünün menüsü şöyle olabilir;

Taze iç börülceli ovmaç çorbası

Fırında zeytinyağlı patlıcan yemeği ve pilav

Künefe

 

 

 

Bereketli iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Çorbası Tarifi


Mercimek çorbasının birden fazla ve sonucu çok nefis olan tarifleri var tabi, ben bugün pratik bir şekilde, kısa sürede yapılan mercimek çorbası tarifi paylaşmak istiyorum.

Çorbalarda un kavurmak ve çorbanın kıvamını bu yolla istediğimiz gibi yapmak mümkün. Bizim damak tadımızda çorbalar biraz yoğun olmalı, daha doyurucu ve besleyici olmalı. Türk damak tadı böyle iken, özellikle uzak doğuda  Thai ve Çin çorbaları alıştığımız tat ve görüntüden çok uzakta 🙂 Örneğin, Tayland ın ünlü Tum Yum çorbasında sadece tavuk suyu ve sebzeler ile aromatik bitkiler kullanılıyor.

Ramazan ayında çorbalardan vazgeçmemiz mümkün değil, iftara böyle doyurucu ve besleyici bir çorba ile başlamak için şimdi iş başına…

 

 

Malzemeler ( 8-10 kişiye rahatça yeter )

1 cup kırmızı mercimek

1 büyük boy soğan

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı domates sosu

 

 

 

Tuz

Servis sırasında limon

Uygulama

Bu çorbanın bence en pratik tarafı, çorba yaparken sadece el blenderi ve rende gerekli olması. Bütün yapmamız gerekenleri çorba tenceresinde yapıyoruz, başka kap kacak kullanmak yok 🙂

Öncelikle mercimeği çok iyi yıkamak gerekiyor. Ben bazen yıkamakla da yetinmeyip, mercimeği bir kaba alarak üzerine bir parmak geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynama noktasına kadar bir taşım kaynatıp, suyunu döküyorum, sonra çorba tenceresine alıyorum. Böylece çorbanın rengi daha güzel oluyor.

Çorba tencesine tereyağını koyarak eritiyorum, unu ilave ederek hafif pembe renk alana kadar orta ısıda kavuruyorum. Bu arada domates sosunu ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız sorun olmaz ama domates sosu sulu ise un topaklanabilir, dikkatli olun.

1 litre kadar soğuk suyu tencereye döküyorum, unun topak olmaması için bir süre devamlı karıştırıyorum.

Mercimeği ilave ediyorum.

Soğanı rendeleyerek ilave ediyorum. Benim kullandığım el blenderi o kadar güçlü değil, bu nedenle soğanı rendeledim. Eğer sizdeki her şeyi kolayca püre yapıyorsa rendelemekle uğraşmayın, doğrayın yeter.

Başka malzemeler ilave etmedim. Patates ve havuç kullanılabilir. Özellikle çocuklar için yapılıyorsa çok güzel olur. Daha çok kışın ilave malzemeli yapıyorum.

Şimdi mercimeğin iyice pişmesini beklemekten başka yapacak çok fazla işimiz kalmadı.

Mercimek dağılıp, iyice piştiğinde ocaktan alıyorum ve birkaç dakika sonra el blenderi ile çorbayı pürüzsüz hale getiriyorum.

Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Muhtemelen kıvamı çok koyu oldu değil mi? bir miktar su ilave ederek, bir taşım kaynatıyorum.

Vazgeçilmez bir çorba bu, yanında kıtır ekmekler ve limon ile servis yapıyorum.

 

Ağustos 2, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Hünkar Beğendi

hünkar beğendi

Osmanlı Saray Mutfağının en önemli ve en güzel yemeklerinden biri olan Hünkâr beğendi ile dün akşam iftar soframızda küçük bir ziyafet vardı.

Saray mutfağından olur da yemeğin bir hikâyesi olmaz mı? İki farklı ve ilginç hikâye anlatılır bu konuda;

İlki; saray mutfağının tecrübeli aşçıları, hükümdarı memnun etmek için gece gündüz çalışmış ve değişik mutfak teknikleri ile yemekler yaparak haklı bir ün yapmışlardır. Yemeğin 1612 ve 1640 yılları arasında yapıldığı ve Sultan 4. Murat Hanın beğenisine sunulduğu düşünülür.

İkincisi; 19. Yüzyılda sarayı ziyaret eden misafirler için Sultan özel bir davet verir ve çok özel yemekler hazırlanmasını ister, ancak tecrübeli saray aşçılarının bin bir özenle ve çabayla yaptıkları yemekleri beğenmez. Aşçılar en sonunda Sultanın beğendiği bu yemeği yaparlar, Hünkar Beğendi..

Hünkârbeğendi; beğendi ve kuzu etinden oluşuyor. Yemeğin hakkını vermek ve tadına doyulmaz bir şekilde pişirmek için özellikle kuzu eti ve közde kararmadan pamuk gibi pişmiş, çekirdeksiz bostan patlıcan gerekli. Beğendi sosu, bildiğimiz beşamel sosun içine közlenmiş ve kıyılmış patlıcanların ilave edilmesi ile yapılıyor. Bu iki temel malzeme olduktan sonra, diğer aşamalar oldukça kolay.

hünkar beğendi

Kuzu eti yerine tavuk kuşbaşı ya da minik top köfteli yapabilirsiniz, özellikle köfteli çok pratik ve güzel oluyor.

Hünkarbeğendi tarifini sevgili mintininmutfağı etkinliğine gönderiyor ve kardeşime başarılar diliyorum.

Diğer et yemekleri tarifleri için  buraya bakmanız yeterli…

Malzemeler (4 kişilik)

Yarım kg. kuzu eti

1 çorba kaşığı yoğurt

1 çorba kaşığı domates sosu

1 servis kaşığı sıvıyağ

Kekik, karabiber, köri

1-2 yeşilbiber

1 domates

Sıvıyağ

Beğendi malzemeleri

2 adet közlenmiş büyük bostan patlıcan

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı(100 gr.)

500 ml. Süt

Tuz, karabiber

3/ 4 su bardağı kaşar peyniri

hünkar beğendi

Uygulama

Kuşbaşı doğranmış kuzu etlerini pişirmekle işe başlıyorum. Kuzu etini pişirme konusunda bir problem yaşayacağınızı sanmıyorum, en kolay ve güzel pişen etlerden biri çünkü.

Normal pişirme yönteminden farklı olarak ben bu kez, kuşbaşı kuzu etlerini hazırladığım marinede birkaç saat beklettim ve onlarla beraber hiç su ilave etmeden pişirdim.

Kuzu etlerini, bir çorba kaşığı yoğurt, 2 servis kaşığı sıvıyağ, 1 çorba kaşığı domates sosu, kekik, karabiber ve biraz köri ile güzelce karıştırıp 1-2 saat beklettim, sonra ocağa alarak suyunu salana kadar yüksek ısıda daha sonra düşük ısıda yaklaşık 45 dakika pişirdim. Bu süre zarfında etler suyunu çekti, kendi yağını saldı ve yağda hafif kavruldu, tek kelimeyle nefis oldu.

Patlıcanları közlemek için farklı yöntemler var. En güzeli, odun ateşinin korunda közlemek ama bu bizim gibi bahçeli bir evde oturanlar için bile zahmetli bir yöntem 🙂 Bunun yerine ocağın üzerine hatta en güzeli küçük piknik tüpünün üzerine konulan emaye, delikli bir tabak şeklindeki közleme aparatı, közmatik (kim buldu acaba bu ismi?) ile patlıcanları gayet güzel ve kısa sürede közlemek mümkün. Pişirirken sadece patlıcanları arada bir çevirmeniz yeterli.

Közlenen patlıcanların kabuklarını çok bekletmeden hızlıca soyarak bir tabağa alıyorum. Bıçak darbeleri ile ince kıyıyorum.

Şimdi sıra beğendi sosunu yapmaya geldi; bir tencereye 1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı koyarak eritiyor ve unu hafifçe kavuruyorum. Kıyılmış patlıcanları ilave ederek birkaç kez çeviriyorum, bu arada sütü de ilave ediyorum. Beğendi sosu koyulaşana kadar karıştırarak pişiriyorum. Rendelenmiş kaşar peynirini biraz tuz ve karabiberi ekleyerek, ocakta bir iki dakika daha bekletip kenara alıyorum.

Yemeğin yapımı kadar servisi de çok önemli, beğendi sosunun ve etlerin sıcak olması için zaman programlamasını çok iyi yapmak gerekli.

 Ben kuzu etini beğendinin üzerinde servis yapmadan önce; küçük bir tencerede yeşilbiberi biraz yağda çevirdim ve dilimlenmiş bir domatesi de ilave ederek, birkaç dakika soteledim, etleri bunun içinde ısıttım ve öyle servis yaptım, etleri ilk pişirdiğim tenceredeki yağı kullanmadım. Kuzu etinin yağını da yerim derseniz, kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun, huzurlu ve mutlu iftarlar…

hünkar beğendi

Ağustos 29, 2010 Et Yemekleri, Patlıcan Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Domates Dolması

domates dolması

Kolaylığı ve nefis tadı ile iftar sofralarına yakışacak bir tarif paylaşmak istiyorum bugün; zeytinyağlı domates dolması…

Domates, yazın tazesi ile kışın sosu ve salçası ile mutfakta tam bir demirbaş, böyle olunca tüketimi de çok fazla oluyor. Bu yıl domates hasadının, domatesler fide iken havaların önce yağışlı sonra da kurak gitmesi nedeniyle çok az olduğu konuşuluyor. Salçalık domatesler bile oldukça iyi fiyata fabrikalar tarafından alınıyormuş. Şu anda makul olan pazardaki domates fiyatının bayram sonrası, artacağı tahmin ediliyormuş. Bu bilgilere dayanarak domates sosu ve domates salçası yapmak için çok da fazla geç kalmamalı.

Bahçede üç farklı domates yetiştirdik bu yıl; en sevdiğimiz olan sulu ve hafif ekşili pembe domatesler, çok büyük, ince kabuklu ve etli, çekirdeksiz kırmızı domatesler ve uzun salçalık domatesler.

Domatesi alırken kullanacağımız yeri göz önünde bulundurmalıyız;

Pembe domatesler; kahvaltıda kullanmak için ideal, üzerine sızma zeytinyağı ilave edildiğinde hafif ekşimsi tadı ile bütünleşen suyu muhteşem oluyor. İftarda çocukların tabaklarına bakıyorum; yemekler olduğu gibi durmasına rağmen, ortadaki domates salatası bitmek üzere 🙂

pembe domates

Bahçede yetişen ve babamın da ismini bilmediği diğer domates türünü sanırım pazarda görmeniz pek mümkün değil. Yıllardır saklanan ve korunan yerli tohumdan üretilen bu domatesler çok büyük oluyor;  elime sığmadığı için ikiye keserek kabuklarını soymak zorunda kalıyorum genellikle;  şekilleri tam yuvarlak değil, hafif uzun, çekirdekleri çok az, içi dolgun ve etli bir yapıya sahip; 2 tanesi ile kocaman bir servis tabağını doldurmak mümkün.

kırmızı domates

Pazarda da bulabileceğiniz salçalık uzun domatesler, adı üzerinde etli ve çok sulu olmadığı için sos ve salça yapımında rahatlıkla kullanılabilir. Tabi bir de domates dolması yapımında 🙂

domates

Malzemeler

8-10 adet düzgün formlu hafif sert salçalık domates

1 soğan

Bir küçük demet maydanoz

Bir küçük demet taze nane

Tuz, karabiber

1 tatlı kaşığı şeker (silme)

1/ 2 çay bardağı zeytinyağı

1 çay bardağı pirinç (her bir domates için 1 silme çorba kaşığı)

Uygulama

Düzgün formlu ve aynı boyda biraz sert salçalık domatesleri güzelce yıkayarak işe başlıyorum. Niye özellikle bu tür domates? Diye aklınıza bir soru gelebilir; kısaca, pişerken ve servis sırasında dağılmaması için diye cevaplayabilirim. Diğerlerine göre daha sert ve etli olan bu domatesler, içi oyulduğunda ve fırında pişirildiğinde şekillerini kaybetmiyorlar.

Domateslerin tabanı düzgün değilse, hafifçe keserek düzeltiyorum, üstünden bir kapak açarak içinin çekirdekli kısmını alıyorum, bunları atmayıp bir tabakta biriktiriyor ve süzgüde elimle hafifçe ezerek suyunu çıkartıyorum. Yaklaşık yarım çay bardağı oluyor. Bu domates suyunu pirinçler pişerken içine ilave etmek için bir kenarda bekletiyorum.

domates dolması

Domateslerin hepsini bu şekilde hazırlıyorum, domates suyu da hazır 🙂

Dolmanın içini hazırlamak için; soğanı doğrayarak 1-2 servis kaşığı zeytinyağı ile hafifçe kavuruyorum, bu sırada içine bir tatlı kaşığı şeker ilave ediyorum. Yıkanmış ve süzülmüş pirinçleri ilave ederek bir iki kez çeviriyorum ve üzerine 1 çay bardağı sıcak su döküyorum, ayrıca kenarda bekleyen yarım çay bardağı kadar domates suyunu da ekliyorum. Hafif ateşte pirinçler kısmen suyunu çekene kadar 5-6 dakika pişiriyorum. Pilav gibi pirinçlerin tamamen suyunu çekmesini beklemeyin, biraz sulu kalsın.

domates dolması

Hafif sulu kalan pirinçleri ocaktan alıyor ve içine doğranmış maydanoz ve naneyi ilave ediyorum, tuz ve karabiber ilavesi ile beraber güzelce karıştırıyorum.

Domateslerin içini dolduruyorum, fırın kabına yerleştiriyorum. Geriye kalan zeytinyağını domates dolmalarının üzerine gezdirip, 1-2 servis kaşığı da su ilave ediyorum.

domates dolması

Fırında yaklaşık 30 dakikada domates dolmaları tam kıvamında pişiyor.

Püf Noktası

Maydanoz ve taze naneyi mümkün olduğunca çok koymanızı tavsiye ederim.

domates dolması

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 20, 2010 Dolmalar - Sarmalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı