“besleyici” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Bonibonlu Çocuk Kurabiyeleri

Çocukları sevindirecek, beslenme çantalarında, çay saatlerinde lezzetle yenilecek harika bir kurabiye tarifi paylaşmak istiyorum.

Küçük oğlum Mustafa ile bugün beraberce bonibonlu gülen yüz kurabiyelerimizi yaptık ve ikimiz de çok eğlendik. Biz büyüklerin bile bazen çocukça şeyler yapmaya hakkımız olmalı değil mi? Daha önce fok balığı kurabiyelerimizi de beraber yapmıştık.

Özellikle çocuklarımızla oyun oynamak, onlarla öğretici, kaliteli zaman geçirmek, vakit buldukça beraber kurabiyeler, kekler yapmak eve kapandığımız kış günlerini değerlendirmek adına oldukça faydalı oluyor.

Kurabiyelerin tarifini sevgili arkadaşım Rumma dan aldım, tarifi uygularken pirinç unu yerine mısır nişastası, fındık unu yerine evde olan badem ununu kullandım. Hazır bisküvi kıtırlığında nefis kurabiyeler elde ettim. Tabi işin şekillendirme aşaması tam bir eğlenceydi, malzemeleri yarım ölçü kullandım yine de iki tepsi oldu ( 18 adet)

 

 

Malzemeler (yarım ölçü-18 adet)

1 yumurta

3/ 4 su bardağı pudra şekeri

125 gr. erimiş tereyağı

1 çorba kaşığı süt

1/ 2 su bardağı badem ya da fındık unu

1/ 2 su bardağı pirinç unu ya da nişasta

1,5 su bardağı un

1/ 2 paket kabartma tozu

Tarçın ya da limon kabuğu rendesi veya zencefil

Bonibon şekerleme

Şekilli kraker (BİM den aldım)

Uygulama

Yumurta ve şekeri mikserle 3-4 dakika çırpıyorum.

Eritilmiş tereyağı ve sütü ilave ediyorum, karıştırıyorum.

Badem unu ve mısır nişastasını eleyerek ilave ediyorum.

Unu ve kabartma tozunu karıştırıp, eleyerek kurabiye karışımına ekliyorum.

Toz zencefil, tarçın ya da limon kabuğu rendesi ilave ediyorum.

Elde ettiğim hamuru streç filme sararak buzdolabında yarım saat dinlendiriyorum.

 

 

Şimdi sıra şekillendirmeye geldi; ben elime bir parça hamur alarak hafif unlanmış zeminde merdane ile hafifçe açtım ve yuvarlak kalıpla kesip, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirdim. Şekillendirme aşamasını Mustafa yaptı 🙂

Kurabiyeler ile ilgili  püf noktaları paylaşmak gerekirse; hamuru büyük açmak yerine (yağlı hamur olduğu için açması zor) bir kurabiyelik kadar hamur alıp, merdane ile hafifçe açmak daha kolay. Şekillendirme aşamasını kurabiyeleri tepsiye yerleştirdikten sonra yapmanız daha iyi olur çünkü bonibon ve krakerleri yerleştirdikten sonra hamuru tepsiye koymak biraz zorlaşıyor, hamur kırılabiliyor. Benim gözlemlediğim püf noktalar bunlar umarım yaparken size de yardımcı olur.

 

 

Kurabiyeler için 200 derece ısıda 15-20 dakikada pişirmek yeterli oluyor.

İyi haftalar…

Kasım 20, 2011 Çocuklar İçin, Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırında Somon Balığı Tarifi

Besleyici ve pratik tariflere bayılıyorum. Kısa sürede üstelik hiç yorulmadan  yapılabilen bir tarif var bugün mutfağımda; zeytinyağlı somon balığı.

Somon balığını ailede büyük oğlum hariç, hepimiz çok seviyoruz. Günümüzde balığın kırmızı ete ve tavuk etine nazaran daha doğal olduğunu düşünüyoruz, üstelik omega 3 içermesi çocuklar için vazgeçilmez bir besin yapıyor balığı.

Somon balığı ile ilgili detaylı bilgileri ve faydalarını buradan okuyabilirsiniz.

Malzeme Listesi

6 parça somon fileto

Kuru kekik

Taze kekik

Tuz ve karabiber

6 ince dilim kaşar peyniri

Zeytinyağı

Uygulama

Somon filetolarını fırın kabına yerleştirmeden önce, zeytinyağı, kuru kekik, tuz ve karabiber ile iyice karıştırın.

Fırın kabına aldıktan sonra, balıkların üzerine hafifçe bir kez daha zeytinyağı gezdirin.

200 derecede ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.

Servisten hemen önce; balıkların üzerine peynir dilimlerini koyarak, fırında peynir eriyene kadar birkaç dakika bekletin. taze kekik ile lezzetlendirin.

Ben yanında garnitürlü enginar kalbi ile servis yaptım, çok beğenildi 🙂

Mayıs 24, 2011 Balık Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim 🙂  Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Patlıcan Soslu Makarna

 

patlıcan soslu makarna

Akşam yemeği için dolapta bekleyen 2 patlıcan ile ne yapabilirim? Sorusunun cevabı, kıymalı ve patlıcan soslu makarna oldu.

 Akşam yemeğinde oldukça güzel bir seçenek diyebilirim.  Özellikle hafif ve tek çeşit yemekle öğün geçirmek isteyenler için harika. Oldukça kısa sürede hazırlandığını ve pratik bir yemek olduğunu da unutmayalım. Bir yandan makarna haşlanırken, diğer yandan sebzeler kavruluyor ve servis tabağında lezzetler buluşuyor.

Makarna çeşidi olarak istediğinizi kullanabilirsiniz. Ben geçenlerde aldığımız noodle ları kullandım. Uzakdoğu’nun bu klasik makarnasını yaparken orijinal tarifinin biraz dışına çıktığımı söylemeliyim.

Sonuçta bizimkiler makarnaya bayılıyor. Üzerindeki sosa baştan mırın kırın ettiler ama sonra tabaklar silinip süpürüldü 🙂

Yemekleri evdeki kişi sayısına göre yapmak ve bir öğünde tüketmek benim genel prensibim olduğundan, siz malzemeleri evdeki duruma göre ayarlayabilirsiniz.

Patlıcanın faydalarını okumak için buraya bakmanız yeteri…

Malzemeler ( 4 kişilik)

Yarım paket istediğiniz çeşit makarna (250 gr.)

100 gr. kıyma

2 adet patlıcan

1 adet soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

Tuz, karabiber

Sıvıyağı (fındık yağı kullandım)

Uygulama

Öncelikle sosun malzemeleri hazırlamakla işe başlıyorum. Patlıcanları soyarak küp şeklinde doğruyor ve tuzlu suda bekletiyorum.

Sos yapacağım tencerede önce kıymayı biraz yağ ilavesi ile kavuruyorum, soğanları doğrayarak kavurmaya devam ediyorum, Sonra, biberleri ilave ediyorum.

Tuzlu suda bekleyen patlıcanları alıp, elimle güzelce suyunu sıkıyor ve onları da kavrulan diğer malzemelerin yanına alıyorum. Patlıcanları kızartmak yerine kavurmayı tercih ettim bu kez. Patlıcanın diğer malzemeler ile daha iyi bütünleşeceğini ve lezzetleneceğini düşündüm.

Bu aşamada biraz daha sıvıyağ ilave etmek gerebilir. Patlıcanlar birkaç dakika kavrulunca küp doğranmış domatesleri ilave diyorum, tuz ve karabiberi ekleyerek ocağın ısısını azaltıyor ve 10 dakika kadar domateslerin suyunu çekmesi ve diğer malzemelerle bütünleşmesi için pişiriyorum.

Makarnayı, içine biraz tuz attığım ve bir yemek kaşığı kadar da sıvıyağ koyduğum kaynayan suda 5-6 dakika haşlıyorum. Noodle haşlarken kaynama suyuna bir miktar karabiber de ilave edildiğini sonradan öğrendim, bir dahaki sefere bu ayrıntıyı da atlamamak gerekiyor.

Makarnayı yeteri kadar su ile haşladığım için, süzmeye gerek kalmıyor.

Makarnalar pişmiş ama hala tencerede bir miktar su varsa, makarna süzgüsüne alıp, suyunun süzülmesini sağlayabilir ve bu suyu çorba yaparken kullanabilirsiniz.

Her iki malzeme de pişince, soğumadan hemen servis yapıyorum.

Ağustos 5, 2010 Patlıcan Yemekleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Bulgurlu Taze Fasulye Çorbası

        Bilinen çorbaların aksine, farklı ama çok besleyici ve lezzetli bir çorba bu. İçinde vazgeçilmez bir tahıl olan bulgur, yine aynı önemde bir baklagil olan yeşil mercimek ve ayrıca taze fasulye var.

        Yeşil mercimek yemeğinin tarifini ve faydalarını daha önce paylaşmıştım. Kış mevsiminin  en sevdiğimiz bu yemeğinin yaz versiyonuna da taze fasulye çorbası diyebiliriz.

         Malzemeler

         1 kahve fincanı yeşil mercimek

         1 /2 kahve fincanı pilavlık bulgur

          7-8 adet taze fasulye

          1 servis kaşığı zeytinyağı

          1 adet soğan

          1 -2 adet domates

         Taze nane, tuz

          Uygulama

           Yeşil mercimekleri, üzerine çıkacak kadar su ilave ederek, 3-4 dakika kaynatıyorum, suyunu süzüyorum. Böyle bir ön pişirme yaptığımda mercimeklerin koyu suyu çıkmış oluyor ve gerek çorbada, gerek yemekte çok daha duru ve güzel bir yemek suyu elde edilmiş oluyor.

          Soğanı ince doğrayarak, zeytinyağ ilavesi ile çok hafif soteliyorum. Doğranmış domatesi ilave ediyorum. Taze fasulyeleri de küçük keserek domaslerle beraber suyunu çekene kadar kavuruyorum.

          Yaklaşık 1 litre sıcak suyu karışıma ilave ederek, yeşil mercimeği ve bulguru da ekliyorum. Tuz ilave ediyorum. Kaynama noktasında ısıyı azaltarak yarım saat pişiriyorum.

           Piştikten sonra üzerine ince kıyılmış nane ilavesi ile çorbamız servise hazır hale geliyor.

           Çorbanın kıvamı biraz yoğun olabilir. İsterseniz biraz daha sıcak su ilavesi ile kıvamını istediğiniz şekilde ayarlayabilirsiniz. Ben bu çorbayı çok da sulu sevmiyorum.

           Çocuklar için de besleyici ve harika bir çorba seçeneği…

Haziran 2, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Düğün Çorbası

Lezzeti, unutulmayacak kadar güzel ve Bursa yöresine özgü bir çorba;  düğün çorbası. Et suyu ile hazırlanan çorbaları seviyorsanız, bu çorba inanıyorum damak tadınıza hitap edecektir.

Et suyu hazırlarken uyguladığım birkaç püf noktayı paylaşmak gerekirse; haşlama yapılacak etleri üzerini bir parmak geçecek kadar su ile kaynama noktasına kadar getirip, sonra suyu döküyorum ve etleri bir daha yıkıyorum. Genellikle düdüklü tencerede haşlama yaptığım için, etleri tencereye alıp, etin miktarına göre bolca su ilave ediyorum. Bir soğanı soyarak ve bütün olarak, bir havucu yine soyarak ve bütün olarak tencereye alıyorum. Birkaç dal maydanozu da yıkayıp ilave ediyorum. Tuz ilavesi de et suyunun berrak olmasına katkıda bulunuyor.

Bu şekilde hazırlanan et suyu daha lezzetli oluyor ve ağır et kokusu hiç hissedilmiyor. Piştikten sonra, havuç, soğan ve maydanozu ayırıyorum. Etleri ve et suyunu gerekli olan yerlerde kullanıyorum.

Malzemeler

1-2 litre et suyu

Haşlanmış ve küçük doğranmış bir kâse et

2 çorba kaşığı un

Bir yemek kaşığı tereyağı

Yarım paket krema

1 yumurta sarısı

2-3 diş sarımsak

Tuz, Karabiber

Sirke-sarımsak sosu (istenirse)

      Uygulama

Çorba yapacağım tencereye, tereyağını alıp eritiyorum. Unu ilave ederek pembeleşinceye kadar kavuruyorum. Daha önce hazırladığım et suyunu soğuk olarak tencereye ilave ediyorum. Bu noktada çorba kıvamını bulana kadar devamlı karıştırmak ve unun topaklanmasını önlemek gerekiyor. 2 litre et suyu yeterli oluyor ama unu biraz fazla koymuşsanız kıvamı koyu olacaktır; bu durumda çorbaya bir miktar da su ilave edilebilir. Ben bir bardak kadar su ilave ettim.

Soyduğum birkaç diş sarımsağı rendenin ince tarafı ile rendeleyip, çorbaya ilave ediyorum. Daha önce haşladığım etleri küçük doğrayarak çorbaya ekliyorum. Çorba kaynama noktasına geldiğinde, ocağın altını kısarak 5- 6 dakika kaynamaya bırakıyorum. Tuzunu ilave ediyorum.

Çorba pişip ocaktan aldıktan sonra, başka bir kapta bir yumurta sarısı ve yarım paket süt kremasını güzelce çırpıyorum, çorbaya ilave etmeden önce, çorbadan birkaç kaşık alarak kremaya ilave ediyorum. Çorbada kremanın ya da yumurta sarısının kesilmesini hiçbirimiz istemeyiz, bu nedenle çok dikkatli ve az miktarlarla çorba ve kremayı önce buluşturmak gerekiyor. Bir miktar çorbayla buluşan karışımı şimdi yine kaşık kaşık ana çorbaya ilave ediyorum.

Yoğurt, süt, krema ve yumurta ile yapılan terbiye soslarının her zaman kesilme ihtimali vardır ve acele edersek güzelim çorbamızın görüntüsü hiç de hoş olmaz. Servis yaparken çorbanın üzerine, sirke ve dövülmüş sarımsak sosu çok yakışıyor.

Mayıs 17, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kuru Börülce Salatası

Kuru börülce salatası; diyet yapanlar ve vejetaryenler için ideal bir yiyecek olmasının yanında, yeni çıkmaya başlayan taze soğan ve sarımsak ile buluştuğunda, herkes için harika bir lezzete dönüşüveriyor.

Yazın, taze fasulyenin yanı sıra taze börülce de bizim evde çok sevilir, bahçeye mutlaka biraz börülce ekilir. Hatta geçen yıl, ortasındaki siyah benek yerine yeşil benekli börülce tohumu bulup ekmiştik. Börülcenin çok güzel çiçekleri olduğunu biliyor muydunuz? Ve arıların bu çiçekleri çok sevdiğini?

Börülce daha çok Ege mutfağında bilinir. Haşlanmış taze börülcenin, zeytinyağı, limon, sarımsak sosuyla buluşturulduğu Tarator her evde mutlaka yapılır.

       Malzemeler

2 çay bardağı kuru börülce

3-4 dal maydanoz

3-4 dal dereotu

Birkaç tane taze soğan

Birkaç tane taze sarımsak

1 çay kaşığı tozşeker

Taze nane

Tuz

2- 3 çorba kaşığı zeytinyağı

2 çorba kaşığı elma sirkesi

1 adet greyfurt

       Uygulama

Kuru börülceleri yıkayıp, üzerini geçecek kadar sıcak su koyarak birkaç saat ağzı kapalı bir kapta bekletiyorum. Bu sürenin sonunda, börülceleri alıp, kaptaki suyu döküyorum. Börülceleri düdüklü tencereye alıp, üzerini 2-3 parmak geçecek kadar sıcak su koyarak biraz da tuz ilave ediyorum. Kaynamaya başlayınca, ocağın ısısını düşürüp yaklaşık 20 dakika pişiriyorum. Bu süre sonunda, börülceler yumuşamış ama kesinlikle dağılmamış olmalı. İlk defa yapacaksanız, pişme süresini belli aralıklarla kontrol etmenizi önerebilirim.

Haşlanan börülceleri kapaklı ve derin bir karıştırma kabına alıyorum. Taze soğan ve taze sarımsağı ince doğrayarak biraz zeytinyağı ilavesi ile hafif ısıda pembeleşene kadar kavuruyorum. Bu arada bir çay kaşığı kadar tozşekeri ilave ediyorum. Kavurma işlemi bitip ocaktan aldıktan sonra 2 çorba kaşığı kadar elma sirkesini soğanlarla buluşturup karıştırıyorum. Bu karışımı haşlanmış börülcelere ilave ediyorum.

Maydanoz, dereotu ve taze naneyi yıkayıp, ince ince keserek börülcelere ilave ediyorum. Tuz ve zeytinyağı ilave ediyorum.

Greyfurdu dilimleyip, iç kabuklarını da temizleyerek küçük doğruyorum ve salataya ilave ediyorum.

Lezzet olarak mükemmel bir salata olmasının yanında, çok da sağlıklı ve besleyici olduğunu düşünüyorum.

Mayıs 17, 2010 Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Avokado Salatası

    

       Markette ya da manavda canınız isteyip de avokado aldıysanız, bunu harika bir salataya dönüştürmek için hazırsınız demektir. Çünkü avokado salatası için gerekli olan diğer malzemeler her zaman elimizin altında olan malzemeler.

       Avokadonun faydalarından bahsedecek olursak; vücut dokularının ve cildin yenilenmesine yardımcı olduğunu, cildi koruyup beslediğini unutmamak gerek. İyi bir hücre koruyucu ve antioksidan olan avokadonun yaraları iyileştirici özelliği de bulunuyor. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirici ve kansere karşı da koruyucu olan avokadoyu mutfaklara ara sıra misafir etmekte fayda var.

       Üstelik salatasını yapmak da çok kolay, iyi bir motivasyonla siz yemek masasını hazırlarken eşiniz bile yapabilir…

       Malzemeler

        1 adet avokado

        1–2 diş sarımsak

        2–3 yemek kaşığı katı yoğurt

        Tuz, biraz limon suyu ve zeytinyağı

        İnce doğranmış 3–4 adet ceviz

       Uygulama

       Avokadoyu ikiye bölerek çekirdeğini çıkarıyorum ve içini bir kaşık yardımı ile çıkarıp, çatalla eziyorum.

      Yoğurdun içine dövülmüş sarımsakları ilave edip karıştırıyorum.

      Avokadoya ince kıyılmış cevizleri ilave ediyorum, sarımsaklı yoğurtla buluşturuyorum.

      Tuz, çok az limon ve zeytinyağı ile salatayı tamamlıyorum.

      Çok pratik, sağlıklı ve lezzetli bu tarifi denemenizi kesinlikle öneriyorum.

Related Posts with Thumbnails
Mayıs 16, 2010 Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı