“Uzakdoğu Seyahati-Mynmar” kategorisi için arşiv

Brokoli Salatası (Tofu İle)

Sevgili Arkadaşlar,

Mynmar da yemek kültürü çok farklı olmasına rağmen, buraya gelip de türk yemekleri yemek konusunda ısrar edenler aç kalmaz :)

Neredeyse Türkiye de yetişen sebzelerin hepsi ve daha fazlasını kolayca bulmak mümkün. Ben sadece pırasa ya ve ıspanağa rastlamadım. Bunun dışında, karnabahar, lahana, brokoli gibi kış sebzelerinin yanında, her mevsim domates, biraz büyük olsa da salatalık, taze fasulye, iç bakla, taze börülce ve mantar bulunuyor.

Brokoli saltasını bu kez tofu ile hafifçe soteleyerek pişirdik. Uzakdoğu mutfağına uygun, sağlıklı ve besleyici bir salata oldu.

Soya fasulyesi loru olarak bilinen tofu hakkında daha önce burada bilgi vermiştim. Ben hiç yadırgamadan tofuyu sevdim.

Malzemeler

1 büyük boy brokoli

1 paket tofu

1 paket cherry domates

Zeytinyağı

Tuz

Soya sosu (isterseniz)

Uygulama

Brokoli yi yıkayıp körpe sapları ile birlikte keserek pişirmek için hazırlıyoruz. Ben daha önce çiçeklerin dibinden saplarını keser ve o şekilde pişirirdim. Oysa fotoğrafta görülen şekilde kesildiğinde daha güzel bir görünüyor ve dağılmıyor, tavsiye ederim.

Tofu yu istediğimiz boyutlarda kesiyoruz, Türkiye de tofu bulmak buradaki kadar kolay değil, tofu yerine bir miktar tavuk eti kullanabilirsiniz, küçük, ince şeritler halinde keserseniz eminim kısa sürede pişer.

Tencereye koyduğumuz zeytinyağında önce küp şeklindeki tofu parçalarını kızartıyoruz.

Daha sonra brokoliyi ilave ederek, hafif ısıda, gerekirse tencerenin dibine yapışmaması için çok az su ilavesi ile yaklaşık 15 dakika pişiriyoruz. Brokoli yeşil rengini kaybetmemeli ve çok yumuşak olmamalı.

İsteğe bağlı olarak bir çorba kaşığı soya sosu ilave ediyoruz, tuzu ilave ediyoruz.

Cherry domatesleri kabuklarını soymadan dörde bölerek tencereye ilave ediyoruz. Domatesler sadece brokolinin sıcaklığı ile hafifçe yumuşuyor, pişmiyor :)

Brokolinin doğal rengini koruması için vakit geçirmeden servis tabağına alıyoruz.

Kolay ve lezzetli nefis bir salata oluyor. Yağsız ve tuzsuz pişirilen pilava eşlik ettiğinde ve sadece bununla yetinebilirseniz aynı zamanda çok da güzel bir diyet menüsü değil mi?

Mynmar da sıcaklar bastırdı, sımsıcak sevgilerimle…

Mart 3, 2011 Salatalar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Cooking Club Ve Mixed Salad

 

Bugün tarifini paylaşacağım salatayı ben yapmadım; fotoğrafta da görüldüğü gibi cooking club öğrencileri büyük bir özenle ve neşeyle bu karışık salatayı yaptılar.

Mynmarlı arkadaşım teacher Priccilia, çalıştığı okulda organize ettiği cooking club ‘ a beni de davet edince hiç düşünmeden kabul ettim. Cooking Club, 5. Sınıf öğrencileri için düşünülmüş ve haftada bir kez yapılan bir aktivite. Çok eğlenceli ve hepimiz için öğretici olduğunu söylemeliyim. Özellikle ben, daha önce görmediğim soslar ve yiyeceklerle tanıştım.

Mixed salata bizim damak tadımıza çok uygun değil, bazı malzemeleri Türkiye de bulmak da çok zor. Fakat kendi mixed salatamızı hazırlamak için bir örnek olacağını düşünüyorum, en azından fikir verir değil mi?

Yemek etkinliğinin en güzel tarafı, hazırlanan yemeği beraberce afiyetle yemek :)   Ben de tadına bakıp, kendime göre tabağıma bir karışım hazırladım.

Malzemeler

2 paket kuşbaşı tavuk eti

Bir paket haşlanmış noodle

1 paket vermicelli

1 su bardağı pirinç

3-4 adet haşlanmış yumurta

3-4 adet haşlanmış patates

1 / 4 lahana

2-3 adet salatalık

1 paket tofu

1 paket öğütülmüş karides

 soya filizi

1 paket öğütülmüş karides

Tuz, biber, kırmızı biber,sıvıyağ

Coriander yaprağı

Sarımsak

Domates sosu

Acıbiber sosu

Tamarind sosu

Uygulama

Patates ve yumurtaları ayrı ayrı haşlayıp, soyarak dilimliyoruz.

Bir tencereye, sıvıyağ ve sarımsak koyarak hafifçe kavurup, domates sosu ve acıbiber sosu ilavesi ile birlikte tavuk etlerini ilave ederek birkaç dakika kavuruyoruz. 2 su bardağı sıcak su ilave ederek yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz.

Salataları soyarak küçük küp şeklinde kesiyoruz. Buradaki salatalar genellikle çok büyük ve ortası çekirdekli. Bu nedenle çekirdek yatağını çıkarıp diğer kısmını kesiyoruz. İşin bu kısmını yapan kızlar, o kadar titizlikle salataları kestiler ki anlatamam, neredeyse hepsi aynı boydaydı :)

Pirinci, Mynmar usulü yağsız ve çok az tuz ile beraber pilav yapıyoruz. Bir tavada bir- iki yemek kaşığı sıvıyağ ve 1 çay kaşığı kırmızıbiberi kızdırıp, pişen pilavın üzerine döküyoruz.

Haşlanmış olarak satın alınan noodle, soya sosu ile lezzetlendirilip, biraz yağ ile birkaç dakika soteleniyor.

Tofuyu dilimleyerek yağda kızartıyoruz. Burada yetişen bir meyveden elde edilen tamarind sosu, ekşi tadı ile limon yerine kullanılabiliyor. Türkiye de demirhindi diye bilinen bu meyve çok faydalı.

Diğer iki ilginç salata malzemesi; kızartılmış soğan ve öğütülmüş karides. Soğanı ince doğrayarak, neredeyse kahverengi olana kadar kızartıyorlar ve bazı yemekler ve salataların üzerinde servis yapıyorlar.

Öğütülmüş karidesi de ilk defa burada gördüm, tadına bakmadığım için bişey söylemek zor:)

Lahanayı da yıkayarak ince ince doğradık.

Hazırladığımız yiyecekleri tabaklara koyarak masaya yerleştiriyoruz. Bazılarını sadece doğradık, bazılarını pişirdik, sosların kimisini de salatanın üzerinde kullanmak için tabaklara koyduk; tam bir karışım olacak sanırım :)

Ön taraftaki tabakta görünen soya filizi; salatada kullanmak için hafif soteledik. Soya filizi Mynmar da çok kullanılıyor, buradan biraz soya fasulyesi alıp, evde ben de filizlendirmeyi düşünüyorum, annem biraz filizlenen iç fasulyeleri yemeğe kesinlikle kullanmazdı, burada soya filizlerini görünce kulaklarını çınlattım :)

Yine ön taraftaki tabakta görünen sarı mısır çerezlerini öğrenciler yaptı; paketten ince makarna görünümünde çıkan küçük kurutulmuş hamurları, kızgın yağa bıraktığımızda büyük bir hızla çereze dönüşüyor, harika birşey !!

Yemek zamanı !!

Çocuklar büyük bir iştahla tabaklarına hazırladıkları malzemelerden koydular ve onları bir güzel karıştırıp afiyetle yediler :) Ben de kendime göre bir karışım hazırladım, güzeldi. Ama salatadan daha güzeli, çocukların neşesine ortak olup, güzel vakit geçirmek ve Mynmar’ a özgü bir yemeği öğrenmekti.

Mart 1, 2011 Salatalar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Sütlü Kabak Tatlısı Ve Beyaz Turp Çorbası (Thai mutfağından)

 

Balkabağını Hindistan cevizi sütü ile pişirmeyi ya da salata yapmak için alınan beyaz turpu tavuk suyu çorbada kullanmayı eminim birçoğunuz denememiştir:)

 Hatta kulağa biraz garip geliyor değil mi?

Hindistan cevizi sütü, Asya mutfağında çok kullanılan bir malzeme; çorbalarda, yemeklerde ve tatlılarda olmak üzere çok geniş bir kullanım alanı var.

Sevgili Latife, balkabağını Hindistan cevizi sütü ile pişireceğiz dediğinde inanın hiç şaşırmadım, hatta güzel olacağını daha baştan tahmin ettim :)

Malzemeler

1 su bardağı su

1 litre Hindistan cevizi sütü

1 su bardağı şeker

Kavrulmuş susam(süslemek için)

1 kg. kadar balkabağı

Uygulama

Balkabağının kabuklarını soyup, çekirdek yatağını derince çıkarıyoruz. Parmak şeklinde keserek tatlı yapacağımız tencereye alıyoruz.

Üzerine Hindistan cevizi sütü, bir su bardağı su ve şekeri ilave ediyoruz. Şeker miktarını damak tadınıza göre arttırabilirsiniz. Burada Hint ve Pakistan tatlıları dışında çok şekerli bir tatlıya rastlamak mümkün değil. Aslında tuzu da çok kullanmıyorlar, ekmek de yok; halkın çoğunluğu bu nedenle zayıf ve olduğundan daha genç görünüyor.

Hindistan cevizi sütü kalorisi çok yüksek bir besin, bu nedenle biraz da su ilave ediyoruz. Bu da isteğe bağlı, isterseniz sadece Hindistan cevizi sütü ile pişirebilir ya da su miktarını biraz daha arttırabilirsiniz, su ilave edilmediğinde tatlı daha koyu kıvamlı oluyor, tercih sizin :)

Kaynama noktasından sonra, ısıyı biraz azaltıyoruz, yaklaşık yarım saatte tatlımız hazır. Kabakların istediğimiz ölçüde yumuşaması yeterli. Suyu biraz fazla gibi görünebilir ama soğuyunca koyulaşıyor ve suyunu çekiyor merak etmeyin.

 

 

Tatlıyı servis yaparken bu kez de kavrulmuş susam kullanabilirsiniz.

Denemeniz tavsiyesi ile Mynmar dan dan sevgiler…

Beyaz Turp Çorbası

 

 

Uzakdoğu mutfağında çorbalar bizdekinden çok farklı, çorbanın suyu resmen “su” gibi oluyor, içindeki malzemeler iri parçalar halinde çorbaya ilave ediliyor. Burada bildiğimiz kereviz yaprağını yemeklerde ve çorbalarda çok kullanıyorlar, yine zencefil ve sarımsak vazgeçilmez yemek malzemeleri ve tabi ki acı biber… Bizim çiçek biberi dediğimiz ve çok acı olan biberler Mynmar da çok popüler.

Kışın salatada kullandığımız beyaz turp ile tavuk suyu çorbası yapıyoruz. Çok hafif ve besleyici bir çorba oluyor, özellikle diyet yapanlar ve zayıflamak isteyenler için harika!

Malzemeler

Bir paket tavuk eti (tercihen küçük ve kemikli)

2-3 adet beyaz turp

Birkaç dal körpe kereviz yaprağı

Tuz

Karabiber(isterseniz)

Uygulama

Asya mutfağında, çorbalarda kullanılan tavuk eti genellikle kemikli oluyor, bana başlangıçta çok garip gelmişti, hala da alışabilmiş değilim.

Çorbada kullanacağımız tavuk parçalarını güzelce yıkayarak tencereye alıyoruz, üzerine yeteri kadar su ilave ederek kaynamaya bırakıyoruz, hafif ısıda kaynarken üzerinde oluşan köpükleri alıp atıyoruz.

Tavuk etleri kısmen piştiğinde, tuz ilave ediyoruz.

Beyaz turpu soyarak küçük küp şeklinde kesiyoruz, çorbaya ilave ediyoruz. Yaklaşık 20 dakika daha kaynatmaya devam ediyoruz. İşte bu kadar :)

Çorbanın altını kapatıp, birkaç dakika dinlendiriyoruz ve servis yaparken üzerine doğranmış kereviz yaprağı ilave ediyoruz.

Mynmar dan sevgiler…

Şubat 27, 2011 Çorbalar, Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Ras Malai (Rasmalay)

 

Güney Asya’ da oldukça popüler ve bilinen bir Hint tatlısını öğrenmek ister misiniz? Ras malai; sütlü, hafif bir tatlı; yapımı çok kolay, üstelik Türk damak tadına da çok uygun. Hatta çocuklar için harika bir tatlı seçeneği olabilir :)

  Mynmar’ da, Hint, Thai, Chine ve Pakistan mutfağının etkileri hissediliyor. Bu coğrafyada kültürler tam bir mozik oluşturmuş. Çok uzun zaman önce ülkeye gelenler kültürlerini de beraberinde getirmişler. Bu renkli ülkede geleneksel hint kıyafeti giyenlere sık rastlandığı gibi, geleneksel Arap kıyafeti olan dishdash (beyaz erkek kıyafeti) giyen Müslüman gençlere de rastlamak mümkün.

Kıyafetlerden söz açılmışken; Mynmar da herkes lonci giyiyor. Lonci bir tür uzun, dar etek. Erkek ya da kadın fark etmez, tek parçadan oluşan bu uzun etek tarzı giyecek, okula giden öğrenciden tutun, yaşlı, genç herkesin üzerinde. Hanımlar lonci eteğinin renklerine uygun bluz giyiyorlar ya da aynı kumaştan takım kullanıyorlar. Mynmar da inanılmaz maharetli terziler var, çok ucuza istediğiniz modelde kıyafet diktirmek mümkün, tabi kumaşlar da çok çeşitli ve ucuz :)

Hafta sonu yine Burmalı bir Müslüman aileyi ziyaret ettik. Ev sahibimiz sevgili Pervin Hanım, bize uygulamalı olarak Ras Malai tatlısının yapılışını gösterdi. Hani Türkiye’de arkadaşlarla mutfağa girip beraberce yiyecekler hazırlanır ya, işte o samimiyet içinde Ras Malai yapıldı, fotoğraflandı. Yemekten sonra çay saatinde afiyetle yenildi.

Malzemeler

3 cup süttozu

1 yumurta

1/ 2 çay kaşığı kabartma tozu

Şerbeti

3 cup su

1 kutu kondens süt

Veya

1 litre süt

1/ 2 cup şeker

Uygulama

Ras malai tatlısının aslı lor ya da taze peynir ile yapılıyormuş ama bunları bulmak ya da evde yapmak biraz vakit aldığı için, biz pratik olarak süttozu kullandık.

Süttozu, yumurta ve kabartma tozunu derince bir kaba koyarak güzelce karıştırıyoruz. Yumuşak bir hamur elde ettiğimizden, şekillendirme aşaması için biraz beklememiz gerekiyor. 

Ras malai hamurunu buzdolabında yarım saat bekletiyoruz.

Sürenin sonunda, hamurları ceviz büyüklüğünde hafif yassı toplar halinde şekillendiriyoruz. Bu aşamada hamurun elimize yapışmaması için elimize biraz sıvıyağ sürdük.

Diğer tarafta bir tencereye kondens süt ve suyu koyarak kaynamaya başlayınca ras malai toplarımızı sütün içine hafifçe bırakıyoruz.

Ras malai sütün içinde kaynarken hacmi büyüyor, yaklaşık 10- 15 dakika çok hızlı olmayan ateşte kaynaması yeterli. Ras malai topları sütün yüzeyine çıktığı an tatlımız olmuş demektir.

Kondens süt yerine normal süt ve şeker ile damak tadınıza uygun tatta bir şerbet hazırlayabilir ve ras malai toplarını bu şerbette kaynatabilirsiniz. Sütün içine birkaç tane kakule tohumu attığınızda güzel bir aroma elde etmek de mümkün.

Ras malai servis yapılırken üzerine, file badem ve fıstık çok yakışıyor.

Tarifin sonunda oyuncağı ve ras malai tatlısı ile bize gülümseyen sevgili Pervin’in oğlu Adnan, Mynmar da oğlumun en tatlı arkadaşı…

Şubat 18, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Krem Karamel

 

Mynmar’da krem karamel biliniyor ve sıklıkla yapılıyor. Hatta bunun için özel minik kaplar var. Sanki evcilik oyununda kullanılacak gibi, kapaklı bu sevimli minik tencereler ile ocağın üzerinde benmari usulü krem karamel yapmak hem çok kolay hem de çok zevkli.

Krem karamel tarifinin sahibi; Teacher Fatima, Mynmar dan ayrıldıktan sonra en çok özleyeceğim arkadaşlardan biri. Çok zevkli geçen İngilizce derslerini ve beraber yaptığımız alışverişleri unutmam mümkün değil :)

Bu kez mutfağa beraber girip kısa sürede tatlımızı yaptık. Türkiye de bu kaplar yerine küçük, yuvarlak yüksek kenarlı bir tepsi kullanılabilir, öyle bir tepside pişirilmiş ve kek gibi dilimlenerek servis yapılmış halini de başka bir Mynmarlı arkadaşta yedim ve çok güzeldi. Ocağın üzerinde sadece 15 dakika pişmesi için yeterli geldiği için gerçekten çok pratik :)

Malzemeler ( 8 kişilik)

3 cup süt

5 yumurta

3/ 4 su bardağı şeker

Limon ya da vanilya aroması

Karameli

Her bir kap için;

1 çorba kaşığı şeker

1 tatlı kaşığı su

Uygulama

Porsiyonluk kapların içine şeker ve su koyarak, şeker eriyip karamel haline gelene kadar birkaç dakika ocakta tutuyoruz.

Diğer tarafta bir kabın içine; şeker, süt ver yumurtaları ilave ederek çırpıyor ve vanilya ekliyoruz.

Bu karışımı küçük kaplara paylaştırıp kapaklarını kapatıyoruz, biz 8 adet kap kullandık.

Geniş tabanlı bir tencere ya da tavanın içine su koyarak, krem karamel kaplarını yerleştiriyoruz. İki grup halinde pişirdik ve su kaynarken sabit durmaları için üzerine mutfakta bulduğumuz bir ağırlık koyduk.

Yaklaşık 15 dakika sonra, krem karamellerimizi ocaktan alıp, soğuması için bir kenarda bekletiyoruz.

Krem karameli çıkartırken, kenarlarını bıçağın ucu ile ayırıp, yavaşça servis tabağına ters-yüz ederek transfer ediyoruz.

Krem karamel konusunda önyargılarınız varsa benim gibi, şimdi bunlardan kurtulmanın tam zamanıdır.

Mynmar dan sevgilerimle…

Şubat 12, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Pad Mee (Tayland Mutfağından)

 

Bugün Sevgili Latife ile, soya filizi, tofu, vermicelli kullanarak çok lezzetli ve besleyici bir Thai yemeği yaptık. Tayland’da yanında kırmızı pul biber ve şeker ile birlikte servis yapılıyormuş. Yemek isteğe bağlı olarak şeker ya da acıbiber kullanarak yenilebiliyor.

Malzeme listesinde Türkiye de çok kullanılmayan soya filizi var. Soya fasulyeleri nemli ortamda filizlendirilerek elde ediliyor, üstelik de çok ucuz, pazarda ya da markette her zaman bulmak mümkün.

Mynmar da soya ürünleri çok fazla, soyadan yapılan tofu ve soya filizi ile burada tanıştım. Tofu bir çeşit soya loru ve kullanım alanı çok geniş olan bir ürün. Daha önce tofu ve vermicelli ile yapılan bir çorba tarifi paylaşmıştım.

Çok iyi bir protein ve vitamin kaynağı olan soya filizlerinin insan sağlığı açısından değeri 5 bin yıl önce Çin’li bilim adamları tarafından keşfedilmiş ve Soya Filizleri o günlerden günümüze kadar Uzak Doğu ülkelerinin ana besin kaynaklarından biri olmaya devam etmiştir.

Batılıların ilgi alanına sadece son 30 yılda girmeyi başaran Soya Filizi, bol miktarda protein’in yanı sıra, demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi minerallerin, A, C ve B vitaminlerinden thiamin, riboflavin, niaçin ve folik asidin iyi bir kaynağıdır.

Kolayca yetiştirilebilen bu sebze doyurucu olmanın yanı sıra, hazmı kolay bir besindir. Yüksek lif oranına sahip olan Soya Filizi kolesterol ihtiva etmez. Yapılan araştırmalara göre düzenli Soya Filizi tüketimi kolesterol oranını düşürerek kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

  Soya filizinin faydaları;

  Kalp hastalığı riskini azaltır
  Kanseri önleyici etkisi vardır
  Hazımsızlığı giderir
  Sindirim sistemini çalıştırır

Çok faydalı ve ucuz olan bu besinin beni sağlık açısından tedirgin eden tarafı ise; dünyada soya üretiminin büyük bir bölümünün genetiği değiştirilmiş soya fasulyesi ile yapılıyor olması…

Malzemeler

1 paket soya filizi

250 gr. kemiksiz tavuk eti

1/ 2 paket vermicelli

1/ 2 paket hindistancevizi sütü

2 paket tofu

1 demet taze soğan

1 adet kuru soğan

1 limon

Soya sosu, ketçap

Kırmızı pul biber, biraz tozşeker

Sıvıyağ

2-3 adet yumurta

Uygulama

Öncelikle vermicelli, içi su dolu bir kabın içine konularak yaklaşık yarım saat bekletilir. Vermicelli, pirinçten yapılmış ince spagetti tarzında bir tür makarna. Sonra suyu süzülerek, rengi pembe olana kadar ketçap ilave edilir. (yaklaşık 5-6 çorba kaşığı) Bir kenara alınır.

Sıvıyağda, küp şeklinde kesilmiş tofular kızartılır, ayrı bir yerde bekletilir.

Kuru soğan kavrulur, içine ince kesilmiş tavuk etleri ilave edilerek, tavuk etleri yumuşayana kadar pişirilir. Bu arada soya sosu ve istenirse biraz tuz ilave edilir.

Tavuklar pişince, vermicelli ve yıkanmış soya filizleri ilave edilerek, hafif ısıda kavurmaya devam edilir.  

Hindistan cevizi sütü ile buluşturulur.

Kızarmış tofu parçaları ve taze soğanlar ilave edilir. Hafif ısıda bir iki dakika bütün malzemeler karıştırılır ve ocağın altı kapatılır.

Bu şekilde yemeğimiz neredeyse servise hazır hale geldi. Şimdi sıra servis sırasında kullanacağımız yumurtaları pişirmeye geldi.

Teflon tavaya biraz yağ konularak kızdırılır ve çırpılmış 1-2 yumurta (tavanın boyutuna göre yumurta miktarı ayarlanıyor)omlet şeklinde pişirilir.

Rulo şeklinde sarılarak ince ince doğranır. Yemeğin üzerinde ya da yanında servis yapılır.

Tayland’da acı pul biber ve şeker ile birlikte servis yapılıyormuş, tabi ki ben tabaktaki şeker ve pul bibere hiç dokunmadım. Sadece limon dilimini kullandım :)

Bir gün karşınıza bu yemek çıkarsa çekinmeden yiyebilirsiniz, tadı çok güzel, türk damak tadına uygun:)

Türkiye’de bu yemeği yapmak istesek vermicelli yerine ince spagetti makarna kullanabilir, soya filizini kendimiz yetiştirebilir ve tofuyu da soya unundan evde yapabiliriz.

Tofu yapımını yakında uygulamalı olarak öğrenip, inşallah sizinle paylaşacağım.

Sevgilerimle…

Ocak 31, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yangon’ da Türk Yemekleri

 

Sevgili Arkadaşlar,

Yangon da günler çok güzel ve yoğun geçiyor. Biraz bu yoğunluktan biraz da internetin bazen kesilmesinden dolayı, yeni tarifleri siteye aktarmakta biraz geciktim.

Geçen haftasonu göl kıyısındaki bir otelin bahçesinde düzenlenen küçük bir tanıtım fuarına, buradaki Türk arkadaşlar olarak biz de katıldık. Amacımız olabildiği kadarıyla türk yemek ve tatlılarını tanıtmaktı. Tabi bunu yaparken Mynmar damak tadına çok aykırı yemekleri yapmaktan kaçındık, daha çok; tatlı ve pastalar, börekler üzerinde yoğunlaştık.

Fuara katılan yaklaşık 40 firma ya da ülkenin yerleşim planı kura ile belirlendi, bize bahçenin sonunda bir stant çıktı, bir de standın ön tarafında kocaman bir ağaç var. Olayları görünen boyutuna göre değerlendirdiğimiz için, başlangıçta  yiyeceklerimizi istediğimiz gibi tanıtıp, satamayacağımız için üzüldük :(

Cumartesi sabahı heyecanla, bütün ayrıntıları düşünerek hazırlıkları tamamladık. Otelin devasa bahçesindeki standımıza yaptığımız yiyecekleri yerleştirdik, Türk arkadaşlara gerçekten söyleyecek söz yok; birbirinden nefis yemekler, pastalar hazır; satılıp, afiyetle yenilmeyi bekliyor.

Maklube, mayalı poğaçalar ve sarma çeşitleri, biber dolması (Yangon da koyu yeşil dolma biberi bulunuyor ama yaprak sarmasında kullandığımız yapraklar Türkiye’den),arkada bademli perde pilav ve patlıcan salatası(babahannuş)

Mynmar da yerli halk için Türk Baklavası fazla tatlı gelse de, yabancı misafirlerin ilgi odağı oldu. Arka sırada sadrazam lokumu çok beğenildi, çünkü bilinen bir tada sahip; bol hindistan cevizli :)
Mynmar’ da ve bu coğrafya da hindistan cevizi taze olarak da çok tüketiliyor. Hindistan cevizi sütü, çorbalar ve yemeklerde bol bol kullanılıyor.

Sevgili Latife nin yaptığı kısır; bulgur bu ülkede bilinmiyor, dolayısıyla bulgur pilavı ve kısır gibi nefis türk yemekleri ile ne yazık ki tanışamamış bu ülkenin insanları. Buna rağmen kısır çok beğeniliyor ve kısa sürede bitiyor.

Ağlayan pasta( her ne kadar bu ismi bir pastaya yakıştıramasam da) çikolatalı ve kremalı görüntüsü ile çabucak bitiyor. Tavuklu mayonezli salata, bisküvili havuç topları, elmalı merengli tart hem göze hem de damağa hitap ediyor.

Islak kurabiye ve rulo pasta ön tarafta; arkada sütlaç ve içli köftelerimiz. Daha önce bu çikolatalı ıslak kurabiyelerden hiç yememiştim, kek gibi, yumuşacık ve harika bir tadı var.

İçli köfteleri anlatmaya gerek yok; nefis…

Saatler ilerledikçe misafirlerimiz gelmeye başlıyor, birçoğu Türkiye ve Türk Yemekleri deyince daha da fazla ilgilenip mutlaka birkaç yiyeceğin tadına bakmak istiyor. Fuara katılan birçok farklı ülke olduğu gibi, farklı ülkelerden misafirler de var. Birçoğu Türkiye’ yi biliyor, Türk yemeklerinden bazılarını isimleri ile soruyor. Anlıyoruz ki, baklava en çok bilinen tatlımız :)

Tabi hangi ülkeden olursa olsun kimse çikolatalı pastalara kayıtsız kalamıyor:) Avustralyalı olduğunu öğrendiğimiz neşeli bir aile sarmanın tadına baktıktan sonra, gelip bir kez daha alıyor.

Bu arada, standımızın aslında ne kadar da ideal bir yerde olduğunu anlıyoruz. Güneş bütün sıcaklığı ile görünürken ve diğer stantlar sıcaktan kaynarken, kocaman ağacın gölgesinde olmak; başlangıçta ne kadar çabuk ve yanlış karar verdiğimizi düşündürüyor. Herşeyi en güzel şekilde Bilen varken bize söz düşmeyeceğini bir kez daha anlıyoruz…

Günün sonunda; nefis yiyeceklerimizin büyük bir bölümü satılmış olarak, yorgun ama mutlu bir şekilde otelden ayrılıyoruz.

Ocak 29, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Agar Agar İle Hafif Tatlı

 

 Bugün, Mynmar’da karşıma çıkan ve ne zamandır merak ettiğim sürpriz bir tatlının tarifini paylaşmak istiyorum. Yapımı çok basit ama bir o kadar da güzel :)

Agar agar ismini daha önce duydunuz mu bilmiyorum, benim “tofu”gibi duyup da kullanmadığım ürünlerden biriydi.

Kısaca jelatinin bitkisel ve helal alternatifi diyebiliriz. Agar agar tek başına satıldığı gibi, hazır tatlıların içinde de bulunabiliyor. Bugün bizim yaptığımız yasemin kokulu hazır toz karışımının içinde de vardı, yapımı tıpkı hazır pudigler gibi, hatta daha kolay :)

Türkiye de satılıyor mu? Nereden alabiliriz?

Büyük marketlerde Agartine (Marka RUF) ismiyle bulunduğunu okudum, ayrıca aktarlarda da satılsa çok iyi olur. Fiyatı burada çok ucuz, bunu da belirtmeliyim.

Agar agar ile ilgili daha geniş bilgi vermek gerekirse;

Agar agar (veya agar) bazı kırmızı deniz yosunlarından elde edilen özüt olup, agaroz (%70) ve agaropektin polisakkaritlerini içerir.

Agaroz, agarın yüksek jelleştirme özelliğinden sorumlu iken, agaropektin viskoz özellik verir. Malay dilinde jöle anlamına gelmektedir. Şekerli, helmeli ve kolloidal yapıdadır.

Agarın katılaştırma (jelleştirme) özelliğini bileşimindeki D-galakton sağlar. Bileşiminde ayrıca inorganik tuzlar, çok az miktarda protein benzeri maddeler ve eser miktarda yağ vardır. Agar agar, yaklaşık olarak 34–39°C’de jelleşir ve 80–95°C’de erir. Gerek erime, gerekse jelleşme sıcaklığına pH etkilidir.

Kullanım Alanları

Gıda üretiminde agar kullanımının sağlıklı olması bazı ülkelerin 300 yıldan fazla kullanım tecrübesiyle garantilenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü agarın gıda sektöründe kullanılmasına izin vermiştir.

Türkiye, İngiltere, Almanya, Rusya, Fransa ve Polonya yasalarınca kabul edilmiş ve onaylanmıştır.  Agar agar, gıda sektöründe jelatinin tamamen bitkisel ve vejeteryan bir alternatifi olarak kullanılmaktadır. Gıda sektöründe jelatinin kullanıldığı her üründe kullanılabilen agar agar, bitkisel ve daha sağlıklı bir alternatiftir.

Malzemeler

1 paket agar agarlı dessert mıx

3 cup su

Bir kutu konserve meyve kompostosu

Uygulama

Tencereye paketin tamamını koyup, üzerine 3 cup su ilave ediyorum.

Kaynama noktasına kadar karıştırıp, kaynamaya başlayınca sadece 3-4 dakika kaynatıyorum. Koyulmasını beklemeden ocağın altını kapatıyorum.

Yuvarlak küçük Borcam tepsiye döküp, soğuyup jelleşmesini bekliyorum.

Soğuyunca, buzdolabına alıp birkaç saat bekletiyorum.

Servis yapmadan önce, tepsideki tatlıyı kesmeşekeri büyüklüğünde ya da biraz daha büyük parçalara kesip, komposto kaselerine paylaştırıyorum.

Üzerine konserve meyve kompostosunun suyundan biraz ilave edip, meyveleriyle süslüyorum.

Ortaya yasemin kokulu, hafif ve meyveli harika bir tatlı çıkıyor.

Related Posts with Thumbnails
Ocak 16, 2011 Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı