“Salatalar” kategorisi için arşiv

Kırmızı Pancar Salatası

Birçoğumuzun mutfağında o kadar da önemli bir yeri olmayan, belki yılda 1-2 kez yediğimiz kırmızı pancar; son yıllardaki şöhretini Ahmet Maranki ‘ ye borçlu. Hatta talep artınca fiyatı yükselmiş ve bir arkadaşımın anlattığına göre pazarda 1-2 saat içinde tükeniyormuş; neyse ki bizim bahçemizde kırmızı pancar yetişiyor.

Bu sabah kırmızı pancar salatası yapmaya karar verdiğimde hemen bahçeden bir tane çıkardım, sizlerle paylaşmak için fotoğrafını da çektim. Bizim pancarlar oldukça büyük, bu nedenle kenarlarını kesip, meyve suyu yapmak için ayırdım.

 

 

Kırmızı Pancarın Faydaları 

A, B, C ve P vitaminlerinden zengindir… Serinletici, iştah açıcı, besleyicidir. Bileşiminde bulunan ve radyoaktif bir eleman olan rubidyumun sindirim üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Pancar aynı zamanda fosfor, demir, bakır, potasyum, magnezyum, kalsiyum, brom, çinko, manganez ve şeker bulunur.

İnsan vücuduna mucize etkileri

Kırmızı pancar alyuvarların oluşmasında rol oynar. Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir. Havuç suyuyla yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, günde 400 gr. içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir.

Damarlarda toplanan mineral kalsiyumu en iyi eritebilen de yine pancar suyudur. Zerdeçal, mürrisafi veya tarçınla pişirilmiş kırmızı pancar, karaciğer ve dalaktaki tıkanıkları açar. Böbrek ve safrakesesi temizler.

Pişirilmiş ve ezilmiş kırmızı pancar şişliklere sarılırsa, şişlikleri indirir.

Kırmızı pancar suyu içmek, rahmin fibromlarını ve miyomları ile göz perdelerini eritir, yüksek kan şekerini ve tansiyonu indirir.

Prostat, verem ve sinir hastalıklarında faydalıdır.

Ilık pancar suyu kulağa damlatılırsa, ağrısını keser ve iltihaplanmayı durdurur.

Kafa derisine sürülürse kepeğe karşı çok iyi gelir.

Mide ve bağırsak üzerinde olumlu etkisi vardır.

Kemik zafiyeti olanlara çok fayda verir.

Karaciğer hastalıklarına karşı koruyan özelliği ile tanınır ve karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. B vitaminleri ve fosfor ile sinirleri yatıştırır.

İçinde bulundurduğu radyoaktif madde ile vücudu şeker hastalığına, vereme ve kansere karşı koruyor.

Almanya’da Dr. Sigmund Schmidt ve Macaristan’da Dr. Ferenczi bu bitkiyi lösemi ve kanserde önleyici ve tedavi edici olarak kullanmaktadırlar.

Nasıl tüketilir?

Kırmızı pancar Avrupa’da yemeği yapılan bir sebze, yurdumuzda turşusu meşhur… Salata olarak tüketmeyi alışkanlık haline getirirseniz aslında en faydalısı bu! Ancak, çeşni vermek için salata içine katılan baharat ve fabrikasyon sirke gibi yoğun asitli soslar pancarın sindirimini güçleştirir, bu yüzden salatanıza biraz sızma zeytinyağı, biraz limon ve doğal kaya tuzu ile hafif bir sos hazırlayabilirsiniz. Limon yerine doğal nar ekşisi veya organik turunç ekşisi ya da evde yapılmış elma veya vişne sirkesi de kullanabilirsiniz. Özellikle vişne sirkesi ile harika oluyor…

Maydanoz ve kereviz yaprakları kırmızı pancarın faydasını arttırıyor.

Bu kadar olumlu etkisinin yanında şeker pancarının sakıncalı olduğu durumlar da var! Şeker hastalığına karşı koruyor ancak şeker hastası olanlara içerdiği yüksek şeker miktarından dolayı zararlı. Şeker hastaları kırmızı pancarı tüketmemeli!Yüksek tansiyonu olanlar az miktarda tüketmelidir.

Şimdi sıra; organik yetişen bu sebzeyi sağlıklı bir şekilde salataya dönüştürmeye geldi.

Malzemeler

Bir öğünde tüketeceğiniz kadar kırmızı pancar( sarımsaklı olduğu için bir seferde tüketilmesini öneririm.)2-3 çorba kaşığı

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

1 diş sarımsak

1-2 çorba kaşığı sirke( ben balzamik sirke kullandım

Tuz

Uygulama

Pancarları yıkayıp soyduktan sonra buharda yumuşayana kadar haşlıyorum.

Sarımsağı çok ince rendeleyerek, zeytinyağı ve sirke ile güzelce karıştırıyorum.

Haşlanan pancarları alıp bu karışımla buluşturuyorum. Hepsini küçük bir kâsede öylece bırakarak, servis saatine kadar bekletiyorum. Tahminen 1 saat kadar.

Pancarları sosun içinden servis tabağına alıyorum. Sostan çok az bir miktar pancarların üzerine gezdiriyorum.

Rengiyle göz alıcı, tadıyla mükemmel, bizim için yaratılmış, sağlık kaynağı olan kırmızı pancarımızın hikâyesi afiyetle yenilerek son buluyor 🙂

Afiyet olsun, şifa olsun…

 

 

 

 

 

 

 

 

Aralık 8, 2012 Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Patlıcanlı Tarifler

                                                                  KIZARTILMIŞ PATLICAN SALATASI

Yine uzun bir ara oldu, keşke zaman bu kadar hızlı akıp gitmese diye içimden geçiyor, her şeye vakit bulabilsem, her yere yetişebilsem…

Siteyi ihmal edince arşivdeki tarifler de yazdan kalma oluyor tabi, benim gibi sebzeleri mevsimi dışında almak istemeyen arkadaşlar bile hala pazardan patlıcan alabilir, çünkü daha düne kadar havaların ılık gitmesinin etkisiyle bizim bahçedeki patlıcanlar bile büyümeye devam ediyor. Bahçedeki büyümeye çalışan son sebzeler diyebilirim, bir de yeşil domates biberleri sonbahara meydan okuyor şimdilik 🙂

 

 

Kızartılmış patlıcan salatası çok kolay bir tarif, ben salata diye adlandırdım ama,  aparatif yemekler, mezeler kolay hazırlanan yemekler sınıfına da girebilir; kesin olan şu ki,  sunum kısmına biraz özen gösterdiğinizde yemek masasının gözdesi olacağından hiç şüphem yok!

 

 

Malzemeler

3-4 adet kalın-uzun patlıcan

Bir kase kadar süzme yoğurt

1-2 çorba kaşığı kadar domates sosu

Süslemek için dereotu, maydanoz vb.

Patlıcanları kızartmak için sıvıyağ

Uygulama

Patlıcanları alaca denilen şekilde, yani aralarında ince şeritler halinde kabukları kalacak şekilde soyarak, yarım saat tuzlu suyun içinde bekletiyorum.

Bol kızgın yağda kızartıp, kağıt havlu üzerine alıyorum, yağın yüksek derecede kızmış olması önemli, patlıcan dilimleri kısa sürede ve içine fazla yağ çekmeden çabucak kızarıyorlar.

Fazla yağını kağıt havluda bırakan patlıcan dilimlerini servis tabağına alıyorum, üzerinden taşmayacak şekilde ve miktarda süzme yoğurdu üzerine koyup, küçük bir kaşıkla yoğurdun ortasına domates sosunu yerleştiriyorum.

Maydanoz ya da dereotu ile süslüyorum.

Denemeniz tavsiyesi ile, afiyet olsun…

Kasım 3, 2012 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Köftesi Tarifi

 

Kırmızı mercimek ve ince bulgur ana malzemeleri ile yapılan mercimek köftesi tarifini birçoğumuz biliyoruz. Özellikle çocuklar için çok besleyici, yanında yeşillikler ve kornişon turşu ile servis yapıldığında kabul günlerinin favori tarifi…

Mercimek köftesini farklı malzemeler ile zenginleştirmek mümkün. Bol soğan kullanmadan ve limon ya da nar ekşisi ilave etmeden mükemmel tada ulaşmak zor.

Püf noktalarından bahsetmek gerekirse; mercimeği çok iyi pişirmek ve büyük oranda suyunu çektirmek gerekiyor.

Pişen mercimeğin üzerine, ince bulgur ilave edip bir süre beklediğimizde karışımın çok sert olduğunu görüyoruz ama bu sizi şaşırtmasın; içine kavrulmuş soğan- salça karışımı ekleyip karıştırdığınızda, yumuşadığını ve güzel şekil aldığını göreceksiniz.

Mercimek köfteleri çok bekletilmeden servis edilmeli, daha sonra yenilmek üzere buzdolabına kaldırmayı bence düşünmeyin çünkü içine ilave edilen kıyılmış maydanoz ve nane özelliğini kaybedecektir.

Tarifin malzemeleri ve ayrıntılarına geçelim…

 

 

Malzemeler ( 20 adet köfte)

1 çay bardağı kırmızı mercimek

3 çay bardağı su

1,5 çay bardağı ince bulgur

1 demet taze soğan

Yarım demet maydanoz

Birkaç dal taze nane (isterseniz)

1 büyük soğan

1 – 2 servis kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı salça ya da 1 çorba kaşığı karışık sos

Yarım limon suyu ya da 1 yemek kaşığı nar ekşisi

 

 

Uygulama

Kırmızı mercimeği güzelce yıkayarak tencereye alıyorum, üzerine 3 katı kadar yani 3 çay bardağı su ilave ederek püre haline gelene kadar pişiriyorum. Aynı zamanda suyunu büyük ölçüde çekmiş oluyor.

Ocaktan aldıktan sonra hemen ince bulguru ilave edip, tencerenin kapağını kapatıyorum, soğuyana kadar en az yarım saat bekletiyorum.

Bu arada kuru soğanı mümkün olduğunca ince kıyarak zeytinyağında kavuruyorum, hafif ateşte ve soğanlar kızarmadan hem kavrulmalı hem de bir miktar yumuşayarak pişmeli. Taze soğanları da kıyarak ilave ediyorum.

Kavrulan soğanlara salça ya da karışık sosu ilave ederek birkaç dakika daha bekletiyorum.

Salça kullanacaksanız, tadı ve kıvamının çok yoğun olduğunu unutmayın. Benim gibi karışık domates biber sosu kullanıyorsanız ki biraz daha masumdur; miktarı biraz daha arttırabilirsiniz. Mercimek köftesine kırmızı rengi veren ilave ettiğimiz sos ve salçadır, bunu unutmayalım, yoksa rengi sarımsı olur.

Soğuyan ve sertleşen mercimek bulgur karışımına soğanlı salçalı sosu ilave ediyorum, tuz, karabiber ekliyorum. Bu noktada farklı baharatlar da konulabilir.

Taze maydanoz ve naneyi kıyarak ilave ediyorum, ekşisini ekliyorum.

Çok fazla beklemeden, elimin dayandığı sıcaklığa geldiğinde yoğurarak, köfte şeklini veriyorum.

Yanında marul, olmazsa olmaz 🙂 Kornişon turşu ile lezzet doruğa ulaşır…

 

 

Eylül 5, 2011 Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Közlenmiş Patlıcan Salatası

 

Közlenmiş patlıcan salatası, bence patlıcanın en lokum hali. Yanında bir de ızgara köfte varsa, bundan daha güzel bir ikili düşünemiyorum.

Yazın yemeklerden daha çok salatalar seviliyor. Sıcaklar ile birlikte evde yoğurt tüketimi tavan yaptı, neredeyse her yemeğin yanında yoğurt  ya da cacık var. Dökme süt bulabilen şanslılardan biri olduğum için rahatlıkla evde yoğurt yapabiliyorum. Hatta 2- 3 aydır koyun sütü de bulabiliyorum. Her ikisinin karışımı ile yapılan yoğurtlar daha lezzetli ve daha katı oluyor.

Közlenmiş patlıcan ile yoğurtlu patlıcan salatası da yapabiliriz.

Közlemek için yuvarlak patlıcanları tercih etmeliyiz. İçleri daha beyaz ve çekirdeksiz olur genellikle.  En ideali tabi ki kömürde közlemek. Buna imkanımız yoksa küçük tüpün üzerinde çok çabuk ve güzel közleniyor. Patlıcan çok büyükse 1 -2 yerinden bıçakla delmek  gerekiyor.

Malzemeler

1 büyük yuvarlak patlıcan

2 orta boy domates

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 yemek kaşığı elma sirkesi

Tuz

Uygulama

Patlıcanı közledikten sonra diğer işlemler çocuk oyuncağı 🙂

Közlenmiş patlıcanı dikkatlice soyuyorum,  patlıcanın sapından başlayarak şeritler halinde aşağıya doğru soyarak, kabukların iç tarafa yapışmasını önlüyorum.

Olabildiğince küçük küp şeklinde kesiyorum.

Kabukları soyulmuş ve küp şeklinde kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Zeytinyağı, sirke ve tuz ilave ediyorum.

Servisten önce birkaç saat buzdolabında bekletip servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 22, 2011 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Peynirli Semizotu Salatası

 

 

Yaz kahvaltılıklarından bir örnek, peynirli semizotu salatası. Tarifini yazmaya da gerek yok aslında, fotoğrafa bakıldığında yapılabilecek kadar kolay 🙂

Bu yıl ilkbaharda yağan yağmurlar ve havaların geç ısınması nedeniyle bahçe takviminde yaklaşık 15 günlük bir gecikme yaşanıyor. Yağmurun çok yağması şeftali ağaçlarının kurumasına ! sebep oldu, çilekler de bu yaz çok keyifli değil. Böğürtlenler daha yeni yeni kızarmaya başladı…

Bahçede her yıl ekimi yapılan sebzeler dışında,zamanı gelince kendiliğinden çıkan semizotu, labada yaprağı ve yer elmaları da var. Bu doğal sebzeleri kullanmayı çok seviyorum.

Labada yaprağı ile çok güzel sarma yapılabiliyor, semizotu ister yemek, isterse çiğ olarak salatalarda tüketilebiliyor.

Peynirli semizotu salatasını ekmek omleti ile servis yapmıştım ; bildiğimiz, yazın sabah kahvaltılarında her zaman yaptığımız domates salatasını nefis bir koyun peyniri ve bahçeden yeni kopartılmış bebek semizotları ile lezzetlendirdim. Semizotu inanılmaz faydalı bir sebze, buradan faydalarını okumanızı öneririm.

 

 

Her zaman yaptığım gibi, domatesin kabuklarını soydum, irice doğradım. Salatalıkları soyup, ince uzun doğradım.

Peyniri önce büyük bir parça halinde dilimledim, sonra kurabiye kalıbı ile çiçek şeklinde kestim, domateslere ilave ettim.

Bebek semizotlarını güzelce yıkayıp salataya ilave ettim.

Zeytinyağı ve deniz tuzu ilavesi ile bu basit ama sağlıklı malzemelerle harika bir kahvaltılık hazırladım.

 

 

NOT: Sevgili arkadaşlar, evde badana telaşı var, ustalarımızın planlı ve çok temiz çalışması nedeniyle korktuğum başıma gelmedi çok şükür. Yer yerinden oynamadan üç günün sonunda ev, yepyeni ve tertemiz bir havaya büründü.

 

 

Temmuz 5, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yalancı Sushi (Suşi)

 

Uzakdoğu mutfağının en bilinen lezzetlerinden olan sushi yi bazılarımız henüz yemese de ismen biliyoruz değil mi? Bugünkü tarif onun yalancı versiyonu, kısaca; yalancı sushi 🙂

Orijinal sushi yapımında, özel yuvarlak Japon pirinci kullanılıyor, ayrıca pirinç sirkesi ve nori kullanmak gerekiyor.

Nori, yenilebilir yosundan yapılmış bir çeşit yosun kâğıdı. Bu yosunlar çeşitli baharatlarla lezzetlendirilip kurutuluyor. Hazırlanan sushiler bu yosuna sarılıyor. İçine, pirincin yanında bazı sebzeler ve karides, balık, yengeç gibi deniz ürünleri ilave ediliyor.

Sushi, genellikle tek başına yenilmiyor, çünkü biraz kuru oluyor, bu nedenle soya sosu ile birlikte servis yapılıyor. Japonlar genellikle acıyı çok sevdiklerinden wasabi isminde yeşil renkli bir sosu, soya sosuna karıştırarak, sushileri bu sos ile birlikte chopstick denilen yemek çubuklarını kullanarak tüketiyorlar.

Şimdi gelelim bizim tarifimize; elimizin altında nori, Japon pirinci, pirinç sirkesi ve karides olmasa da olur, yalancı sushi için bunların hiçbirine ihtiyacımız yok 🙂

Sevgili Serap- Bir dilim bir tutam’ın ev sahibeliği yaptığı “yalancı yemekler” etkinliği için, yapımı zor olan bir tarifin yalancısını hazırlayarak katılmak istedim.

Benim yaptığım yalancı sushi ler de oldukça güzeldi. Gerçi soya sosu olmadığı için biraz kuru kaldı ama bu eksikliği yeni yaptığım ayva turşusu ile gidermeye çalıştım. Denemeniz tavsiyesi ile sushi li günler…

 

 

Malzemeler

5-6 adet iri pazı yaprağı

1 çay bardağı pirinç

3 çay bardağı su

2 adet havuç

2 yemek kaşığı lor

2 yemek kaşığı elma sirkesi

2-3 diş sarımsak

2 yemek kaşığı sıvıyağı

Tuz

Uygulama

Tarifi uygulamak çok basit, sadece püf noktalarına dikkat etmek yeterli.

Pirinci güzelce yıkayıp tencereye alıyorum. İçine 2-3 diş rendelenmiş sarımsağı ilave ediyorum.

Yine soyulmuş ve ince ise bütün olarak, kalın ise dörde bölünmüş havuçları ilave ediyorum. 2 yemek kaşığı sıvıyağı ve tuzu ekliyorum.

Pişmesi için gerekli olan 3 çay bardağı sıcak suyu da ilave ederek, hafif ısıda pirinçler suyunu çekene kadar pişiriyorum.

Pirinçler ile havucu ayrı ayrı haşlamaya gerek görmedim, vitamini içinde kalsın diye hepsini birlikte pişirdim, ocaktan aldıktan sonra pirinçlerin içinden pişmiş havuçları aldım. Havuçlar çok nefis olmuşlardı.

 

 

Haşlanmış pirincin içine ev yapımı 2 yemek kaşığı elma sirkesi ve 2 yemek kaşığı lor peyniri ilave ediyorum.

Lor kullanmak tamamen benim fikrim 🙂 Lorlu labada sarması yapmıştım, oradan aklıma geldi. Nasıl olsa yalancı sushi yapıyoruz, kendimizi tarife sadık kalmaya zorlamamıza gerek yok, hayal gücümüzü serbest bırakabiliriz.

Lor ilave ettikten sonra bütün malzemeleri karıştırıyorum, şimdi sıra rulo yapmaya geldi.

Pazı yaprakları bahçede olmadığı için, ben labada yaprağı kullandım, hemen hemen aynı, sadece labada yaprakları biraz daha ekşimsi bir tada sahip. Siz pazı yaprağını çok daha kolay bulabilirsiniz.

Yalancı norileri hazırlamak kolay, ortadaki sert damarı bıçakla yaprağa zarar vermeden boydan boya kesip çıkarıyorum. Yaprakları sadece 1-2 dakika sıcak suda tutuyorum, yumuşamış olmaları yeterli. Yapraklar çok genişse, damar kısmından ikiye de kesebilirsiniz.

Yaprağın iç tarafına hazırladığım pirinç lapasını yayıyor, haşlanmış havucu ortasına koyarak rulo şeklinde sarıyorum. Havucun yanına, avokadonun çok iyi olacağını düşünüyorum, ama evde yok, bir dahaki sefere inşaallah.

 

 

 

 

Bütün yapraklar sarıldıktan sonra, keskin bir bıçakla aynı boyda kesiyorum. Yalancı sushilere, soya sosu yerine, bahçedeki ayvalar ile yaptığım ayva turşusu eşlik ediyor.

Babamın yedikten sonra, “fevkalade” diyerek yorum yaptığı ayva turşusunun tarifi yakında 🙂

 

 

Ekim 27, 2010 Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Bademli Mantarlı Patates

 

Bademli ve mantarlı patates, geçen yıl kitap fuarından aldığım vejetaryen yemek kitabından bir tarif. Kitapta yüzlerce ilginç tarif var, zaman zaman deniyorum, beğendiklerimi sitede yayınlıyorum. Bademli ve mantarlı patates en güzel tariflerden biri, kesinlikle denemenizi öneriyorum, mantarın kendi suyu ile pişen patatesin tadına doyamayacaksınız.

Bu tarife, yemek de diyebiliriz ki biz akşam yemeğinde yedik. Salata kategorisine de girebilir. Misafirlere salata olarak ikram edilebilir, hatta olay olur 🙂

Badem, ceviz gibi kuruyemişleri yemeklerde kullanma alışkanlığımız yok ne yazık ki. Genellikle kurabiyelerde, tatlılarda kullanıyoruz. Oysa yemeklere lezzet ve renk kattığı tartışılmaz. Bunun en güzel örneği tamamen bize özgü bir lezzet olan, içi kıymalı ve cevizli içli köftedir değil mi? Yine iç harcında kıyma ve ceviz olan avcı böreğini de unutmamak gerek.

 

 

 

 

Malzemeler

4 adet orta boy patates

500 gr. mantar

100 gr. badem

4 diş dövülmüş sarımsak

3-4 servis kaşığı zeytinyağı

Tuz, karabiber

Taze nane yaprakları

 

 

Uygulama

Geniş bir tencereye ya da benim yaptığım gibi büyük boy teflon tavaya zeytinyağını koyuyoruz, içine; soyulmuş bademleri, ince rendelenmiş sarımsakları ve dilimlenmiş patatesleri ilave ediyoruz.

Sarımsakların rengi sararana kadar ve patatesler ile birlikte kavuruyoruz. Bu noktada teflon tava kullanmak yapışmalarını önlüyor.

Diğer tarafta soyup, dilimlediğimiz mantarları, patateslere ilave ediyoruz.

Tuz ve (seviyorsanız) bolca karabiber ekliyoruz.

Mantarlar suyunu salana kadar devamlı karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz, mantarlar suyunu salınca, ısıyı azaltıp tencerenin kapağını kapatıyoruz.

Yaklaşık 10 dakika sonra mantarlar suyunu çekmiş ve patatesler pişmiş oluyor. Mantarın kendi suyu yeterli geldiği için ilave su eklemeye gerek kalmıyor. Patates dilimleri mantarın suyu ile pişiyor.

Servisten önce taze nane yapraklarını ilave ediyoruz, benim yaptığım gibi bütün olarak bırakabilir ya da ince doğrayarak kullanabilirsiniz.

Sadece bu kadar, lezzet ve kolaylığı bir arada isteyenler için harika bir tarif…

 

Ekim 24, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Salatalar, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yoğurtlu Patlıcan Salatası

Özellikle Ramazan Ayında neredeyse her gün soframızdan eksik etmediğimiz bir salata; yoğurtlu patlıcan salatası. Ramazan Ayının her yıl 10 gün önce başlayarak yaz mevsimine doğru geldiği bu yıllarda iftarda ağır yemekler yerine, daha çok domates salatası, yoğurtlu salatalar veçorbalar; yemek ve tatlılara göre daha çok tercih ediliyor. Yemek sonu dondurma ve karpuzdan başka bir şey aranmıyor.

Patlıcan közlemeden salatasını yapmak mümkün değil 🙂 Bunun için seçebileceğimiz en güzel patlıcanlar da yuvarlak bostan patlıcanlar, içleri hem çok, hem de kar gibi beyaz oluyor. En makbul patlıcan közleme odun ateşi korunda yapılır ama onu nereden bulacağız?

Bunun yerine daha pratik yöntemlerle patlıcanları közleyebilir ve salatamızı yapabiliriz. Ben balkonda küçük tüpün üzerine közleme aparatını koyup, o şekilde patlıcanları pişiriyorum, oldukça pratik. Közmatik! Denilen bu delikli emaye tabağı markete görürseniz tereddüt etmeden alabilirsiniz, işe yarıyor.

Bu basit salatanın bile birkaç püf noktası var; kullanacağımız yoğurdun sulu olmaması önemli, hazır süzme yoğurt alabilir ya da süzme yoğurdu evde yapabilirsiniz benim gibi. Tülbent bezin içine kullanacağınız kadar yoğurdu koyup bir yere astığınızda, yoğurdun suyu akacak ve birkaç saat içinde istediğiniz kıvamda süzme yoğurdunuz hazır olacaktır.

Közlenmiş patlıcanlar da, soyulup bir tabağa konduktan sonra bir müddet bekletilip çıkan suyu dökülürse salatamız daha güzel ve yoğun kıvamda olacak ve fazla sulanmayacaktır.

Yoğurtlu patlıcan salatasında kullandığım kırmızı biberleri daha önce tarifini verdiğim şekilde fırında pişirdim, çok pratik ve nefis oluyor gerçekten, denemenizi tavsiye ederim.

Patlıcan salatasına ve içine sarımsak ilave edilen diğer salatalara dair söylenecek son bir söz; sadece bir öğünlük hazırlamak ve sofrada salatayı bitirmek olabilir. İçinde sarımsak olduğu için daha sonra yemek üzere saklayamaz, artan salatayı atmak zorunda kalırsınız.

İsraf etmeyi kimse istemez değil mi?

Malzemeler

1 adet közlenmiş bostan patlıcan

2-3 adet közlenmiş kırmızı biber

2-3 diş sarımsak

Zeytinyağı

Tuz, pul biber

1 su bardağı suyu süzdürülmüş yoğurt

yoğurtlu patlıcan salatası

Uygulama

Kırmızı biberleri daha öncedenburadaki gibi fırında pişirdim.

Patlıcanları közleyip bekletmeden dikkatli bir şekilde soydum, bir tabağa alarak 1 saat kadar hem soğuması hem de suyunun çıkması için kenarda beklettim.

Yoğurdu süzmeye alarak suyunu süzdürdüm (1-2 saat)

Birkaç saat sonra; (servis saatine yakın)

Patlıcanların suyunu süzdürerek ince kıydım, içine yoğurdu ilave ettim.

Kırmızı biberleri ince doğradım, sarımsakları rendeleyerek salataya ilave ettim.

Zeytinyağı, tuz ve istenirse biraz pul biberi diğer malzemeler ile buluşturdum.

Hepsini karıştırarak, servis tabağına aldım.

Afiyet olsun, huzurlu ve tatlı iftarlar…

yoğurtlu patlıcan salatası

Related Posts with Thumbnails
Eylül 2, 2010 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı