“Reçeller” kategorisi için arşiv

Ayva Reçeli Tarifi (Nar Suyu İle)

 

Sonbaharın bu son günlerinde kışa bir adım daha yaklaşmışken ve ayva zamanı gelmişse; ayva reçeli tarifi paylaşılmalı, denenmeli, reçel kavanozu dolapta yerini almalı…

Ama öncelikle bir hal hatır sorulmalı :) görmeden sevdiğim değerli arkadaşlarım, vakit ayırıp amatörce yaptığım tarifleri okuyan sevgili okurlar… Umarım çok çok iyisinizdir, dışarıda sonbaharın hüznü yaşanıyor olsa da, kalpleriniz mutluluk ve huzur doludur inşallah…

 

 

Bu yıl bahçedeki ayvalar çok olmadı; buradan kışın yumuşak geçeceği sonucunu çıkarmak belki iyimserlik olur ama babaannem öyle diyor!

Ayva reçelinin yapımı diğer reçellerden biraz farklı, öncelikle az da olsa yumuşaması için biraz su ile kaynatmak gerekiyor, yine de yapımı çok kolay, bu konuda gözlemlediğim püf noktalara gelince;

-rendeleyip marmelat yapmak istiyorsanız ayvanın cinsi çok önemli değil ama doğrayarak taneli yapmak istiyorsanız pişerken dağılmaması için sert ayvalardan almalısınız.

-Reçeli ya da marmelatı kısık ateşte yaparsanız rengi şahane bir pembe oluyor.

-Ayva çekirdeklerini ilave ettiğinizde reçelin ya da marmelatın suyu jöle kıvamını alıyor ve taneleri ile bütünleşiyor, ben bu kez çekirdeklerini ilave etmeden kaynattım, ayvanın genel olarak özelliğinden olsa gerek reçelin suyu yine jöleye benzedi, sanırım bunun nedeni de kısık ateşte biraz uzun kaynatmak.

Bir diğer hatırlatma; ayva reçelini yaparken biraz su ilave etmek gerekiyor, çünkü ayvanın çok fazla su salmasını beklemiyoruz. Ben su yerine nar suyu kullandım. Rengi biraz daha belirgin oldu ve tadı güzeldi, biz beğendik.

 

 

Malzemeler

1 kg. ayva (soyulup, doğranmış)

1 bardak su(ayvaları haşlamak için)

1 kg. şeker

1/ 2 su bardağı nar suyu

1/ 2 limon suyu

Uygulama

Ayvaları soyup doğrayarak bir bardak su ilavesi ile hafif ısıda yumuşayana kadar 8-10 dakika pişirdim.

Suyu azalan ve kısmen yumuşayan ayvalara nar suyunu ve şekeri ilave ederek, şeker eriyene kadar kuvvetli ısıda, şeker eridikten sonra hafif ısıda yaklaşık 30 dakika reçel kıvamı alana kadar kaynattım.

Reçele rengini ve jöle kıvamını veren ayva çekirdeğidir derler ama ayva çekirdeği kullanmadım, yine de şahane renkli ve hafif jöle kıvamlı çok güzel bir reçel elde ettim.

Sadece bu kadar :)

 

 

 

 

Kasım 29, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

İncir Reçeli Tarifi

Bu incirleri görünce dayanamayıp reçelini de yapmak istedim. Bayramdan sonra Ayvalık yakınlarında tatildeyken aldık minik sarı midilli cinsi incirleri. Aslında kuru incir yapmak için kullanılan bu minik bal küpleri inanılmaz tatlı ve aynı zamanda ince kabuklu, kabukları soymadan bile yeniliyor.

Malum en sevdiğimiz meyvelerden biri incir olunca ve böyle güzel reçellik incirleri bulunca bir kilosunu reçel için ayırdım, özellikle sapları uzun olarak kopartılmış ve zedelenmemiş olanları seçtim. İlk defa olgun incirden reçel yapıyorum,  incirler çok tatlı bir de içine şeker girince nasıl olur, bu kadar tatlı bir şey nasıl yenir diye düşünmedim değil aslında…

 

 

Sonra… Sonra yine de yaptım incir reçelini, tıpkı bal gibi oldu :) Şerbeti oldukça koyu oldu, ama bu sayede incirlerin içi boşalıp buruşuk bir görüntü oluşmadı, aynı formda kaldılar. Denemek isteyenlere tavsiye ederim.

Olmamış, yeşil incirden yaptığım reçel tarifleri için buraya bakabilirsiniz…

Malzemeler

1 kilo olgun küçük sarı incir

1 kilo şeker

1/ 2 limon suyu

 

 

Uygulama

İncirleri zedelemeden yıkayarak geniş tabanlı bir çelik tencereye dizdim, üzerine tozşker ilave ederek sabaha kadar suyunu salması için beklettim.

Sabah baktığımda çok fazla su salmadığını gördüm, yaklaşık yarım çay bardağı su ilave ederek kaynamaya bıraktım.

Kaynama noktasından sonra ocağın altını kısarak 1 saat kısık ocakta kaynattım.

Reçel kıvamına yavaş yavaş ulaşınca ve şerbeti koyulaşınca yarım limon suyu sıkarak ocağın altını kapattım.

Tamamen soğuyana kadar tencerede şerbetin içinde bıraktım, daha sonra kavanoza koyarak kilere kaldırdım.

 

 

Eylül 15, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilek Reçeli Tarifi

 

 

En sevdiğiniz meyve nedir diye sorduklarında; ilk aklıma gelen,muhteşem kırmızı rengi ve nefis aromasıyla çilek olurdu herhalde :)  Çilek reçeli ve çilek marmelatına da bayılırım. Bir türlü gözüm doymaz, söz konusu çilek olduğunda, bahçede çilek yetişmediği yıllarda kasa ile de aldığım olmuştur fiyatına hiç aldırmadan (çilek kasaları küçük oluyor arkadaşlar, 3-4 kiloluk sanırım )

İçinde çilek fidelerinin olduğu bir bahçe hayalim vardı, o da gerçekleşmiştir! Bahçedeki 100 bodur elma ağacının altına 5 adet yediveren çilek fidesi ekilmişti, 3-4 yıl önce, ilk yıl çok güzeldi, çileğe doyduk. Ertesi yıl çilek fideleri toprak ve damla sulamayı sevince çoğaldılar, her bir ağacın altında 10- 15 fide oldular ve artık siz düşünün çilek miktarını :)

 

 

Bulabildiğimiz en büyük kaplarla, tepsilerle çilek topladık o yıl. Çilek toplamak saatlerimizi alıyordu, komşularımız bile çileğe doydu.

Sonra, elma ağaçlarının altındaki çilek fideleri ile baş edemedik ve azaltarak bahçenin başka bir yerine tahliye ettik. Şimdi yetecek kadar çilek yapıyorlar.

Çilek reçeli yaparken biraz farklı bir yöntem kullanıyorum. Öyle şekere yatırıp bir gece bekletme ve saatlerce kaynatma yok benim tarifimde. Çok çabuk oluyor, çok pratik ve kolay aynı zamanda. Tabi bir o kadar da nefis !Bu konuda gerçekten çok iddialıyım, denediğinizde şimdiye kadar yaptığınız en canlı renkli ve en nefis reçel olacak, inanın :)

 

 

Malzemeler

1 kilo küçük boy çilek

1 kg. şeker (pancar şekeri)

2-3 çorba kaşığı su

1 limon suyu

1 çay kaşığı tereyağı

 

 

Uygulama

Çilekleri yıkayıp, saplarını temizledikten sonra, mutfak tartısı ile tartıyorum. Şeker miktarını en doğru şekilde ayarlamak için.

Mutfak tartınız yoksa ve 1 kilo çilek almışsanız; saplarını temizlediğinizde ve en az 5-6 tane çileği de beğenmeyip attığınızda, yaklaşık 900 gr çilek kalacak elinizde. Şeker ilave ederken bu noktayı göz önüne almanızı tavsiye ederim. Ayrıca, ben nişasta bazlı şeker yerine pancar şekeri kullanıyorum.

Ayıklanmış çilekleri tencereye alarak, üzerine yine tartarak şekeri ilave ediyorum. Çok az, 2-3 çorba kaşığı kadar su ilavesi ile ocağa alıyorum.

Suyu niye ilave ettim? Çileği, suyunu salması için bekletmediğim için, şekerin ilk birkaç dakikada tencerenin dibine yapışmadan erimeye başlaması için çok az su gerekli. Daha sonra ısı ile şeker erimeye başlayacak ve aynı anda çilekler de ısı ile su salmaya başlayacaklar. Kaynarken çok fazla köpük oluşmaması için bir çay kaşığı tereyağı ilave ediyorum.

Çilekleri şeker eriyene kadar ve çilekler su salmaya başlayana kadar 3-5 dakika normal ısıda, kaynamaya başladıktan sonra 8-9 dakika kuvvetli ısıda kaynatıyorum.

Bu arada önemle büyük boy tencere kullanmanızı tavsiye ederim,  çilek reçeli kaynarken çok kabarıyor, tencereden taşmasın diye ısıyı azaltırsanız bu kez çabuk reçel olmaz.

Reçelin son 1 dakikasında limon suyunu ilave ediyorum.

 

 

Bu şekilde kısa sürede ve kuvvetli ısıda yapılan reçellerde, reçelin rengi inanılmaz güzel oluyor. Canlı rengine hayran olacaksınız. Çileklerin formu bozulmuyor ve bekleterek çok fazla su salmasına izin vermediğimiz için, reçeldeki tane ve reçel şerbeti oranı da dengeli oluyor.

Reçeli az yapmışsanız ve hemen tüketilecekse sorun yok, ama çok yapmış ve kışın tüketmek için saklamak istiyorsanız; reçel sıcakken kavanozlara koyarak, sıcak suda 2-3 dakika bekletilen kapaklar ile kavanozu sıkıca kapatmanızı ve tamamen soğuyana kadar ters çevrilmiş şekilde bekletmenizi tavsiye ederim.

 

 

Ramazan da iftar sofralarında biz kahvaltılık yiyecekler de koyarız masaya, reçel, peynir, zeytin gibi…

Bu çilek reçeli ramazan sofralarını da süsleyecek inşallah…

 

Temmuz 29, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Kiraz Reçeli (Siyah Aşı Kirazdan)

 

 

Dolapta bir türlü bitmeyen kirazları değerlendirmenin yolu kiraz reçeli olabilir mi? Evet, böylece kirazlar değerlenir, kiraz reçeline dönüşür ve daha önce yapılmamış bir tarif denenmiş olur…

Kiraz reçelinde kullandığım kirazlar, siyah, etli aşı kirazlarıydı. Bu nedenle akşamdan şekerle buluşturup sabaha kadar uyuttum :) buna rağmen hemen hemen hiç su salmadıklarını gördüm.

Reçel yapılacak kirazın cinsi bu noktada önemli. İçi sulu bir kiraz kullanırsanız sanırım kaynatmaya başlarken su ilave etmeniz gerekmez. Benim gibi etli aşı kiraz kullanıyorsanız, bir miktar su ilave edilmesi kaçınılmaz.

Tabi bir de kirazların çekirdeklerini çıkarmak gerekiyor. Bunu yaparken eldiven kullanmanızı önerebilirim, kirazın renginin ellerinizi boyamaması için, kolay çıkmıyor çünkü :(

Ben kirazın belirgin bir aroması olmadığı için reçeli kaynatırken küçük bir parça zencefil ilave ettim. Böyle daha güzel olduğunu düşünüyorum.

Diğer reçel tarifleri için buraya bakabilirsiniz …

Malzemeler

1 kg. çekirdekleri çıkartılmış kiraz

900 gr. Şeker

1 limon suyu

fındık büyüklüğünde taze zencefil

Yarım çay bardağı su

Uygulama

Kirazları yıkayarak çekirdeklerini çıkarıyorum. Bunu yaparken ellerinizin boyanmaması için eldiven kullanmanızı öneririm.

Tencereye 1 kg. kiraz ve 900 gr. Şekeri koyarak kirazların su salması için bir gece bekletiyorum.

Ertesi sabah baktığımda, beklediğim kadar su salmamışlar. Bu durumda su ilave etmek gerekecek.

 

 

Yarım çay bardağı su ilave ederek tenceredeki kiraz şeker ikilisini ocağa alıyorum.

Taze zencefili soyarak ilave ediyorum.

Kaynama noktasından itibaren, orta ısıda 10-12 dakika kaynattığımda reçel kıvamının oluştuğunu görüyorum.

Limon suyunu ilave ediyorum. Reçeli ocaktan alıyorum. Zencefili içinden alıp atıyorum.

Hepsini tüketmeyi düşünmüyorsanız, reçeli sıcakken kavanoza koyarak, kaynar suda bekletilmiş kapağı sıkıca kapatın ve ters çevirerek soğumaya bırakın. Böylece kapak tutacak ve hava almadığı için hiç bozulmayacak.

Reçeller daha çok kışın tüketiliyor ama tadımlık bir kase ayırın bence, bizim evdeki gibi belki sizde de kısa sürede biter .

 

 

 

Temmuz 16, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Yeşil İncir Reçeli (Kaju Fıstıklı)

Yeşil incir (erkek incir) reçeli, bütün reçeller içinde, yapımı oldukça zor olmasına rağmen en sevdiğim reçeldir. Nisan – mayıs aylarında toplanan incirlerden yapılır. Erkek incir diye tabir ediamıfflen bu incirler zaten büyüyüp bildiğimiz ballı incir olmaz, bir süre sonra dökülür dallarından. Bu nedenle belki aklınıza gelen ” küçükken toplamak yerine büyümesini beklemek daha iyi olmaz mı” sorusuna da cevap vermiş oluyorum.

Geçen yıl yaptığım incir reçeline buradan ulaşabilirsiniz, temel olarak aynı, bu yıl sadece göztaşı kullanmadım ve şeker miktarını biraz arttırdım. Böylece daha çok şekerleme tadında oldu bu yılki incirler.

Malzemeler

1 kg. yeşil incir

2 kg. şeker

1 litre su

1/ 2 limon suyu

200 gr. kaju fıstığı(isterseniz)

incirleri soyarken kullanmak için eldiven

Uygulama

İncirlerin kabuklarını soymakla işe başlıyorum, eldiven kullanmanızı tavsiye ederim, çünkü incirin asidi parmaklarınızı tahriş edebilir.

Soyulmuş incirleri bir tencereye alarak, üzerini geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynamaya başladıktan sonra 5-6 dakika haşlıyorum. Haşlama suyunu döküp, incirlerin hafifçe suyunu sıkıyorum.

İkinci tur haşlama için; tencereye tekrar su ve incirleri alarak 5-6 dakika daha kaynatıyorum. Sonra suyunu süzüyorum.

İncirler ılınınca, elimle teker teker alıp zedelemeden suyunu iyice sıkıyorum. Bütün bu işlemler, incirin acı olan tadını nötr hale getirmek ve daha sonra şerbetle kaynatarak harika tatta incirler elde etmek için.

Bu aşamada incirlerin içinde hiç suyun kalmaması çok önemli.

Reçeli yapacağım tencereye 2 kg. şekeri ve 1000 ml. Suyu koyarak kaynamaya başladıktan  3-5 dakika sonra incirleri ilave ediyorum. Orta ısıdaki ocakta yaklaşık 45 dakikada incirler içine şerbeti alarak şişiyor ve reçele dönüyor, bu noktada limon suyunu ilave ediyorum. Şeker miktarı diğer reçellere göre fazla görünebilir ama endişelenmeyin bu şekilde çok nefis oluyor.

Şeker miktarı fazla olduğundan, daha sonra reçelin şekerlenmesini önlemek için limon suyu kullanmak çok önemli.

İncir reçelini ocaktan aldıktan sonra kaju fıstıklarını incirlerin içine yerleştirip kavanoza dolduruyorum.

Bu tür reçeller bence biraz farklı bir kategoride, tatlı niyetine yiyebilirsiniz, misafirlerinize, yanında uygun lezzetlerle ikram da edebilirsiniz. Ben, büyük bir hevesle aldığım keçi sütü kesildiği için lor peyniri yapmıştım, reçelleri bu lor ile servis yaptım.

Mayıs 30, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı

Mango Reçeli

Bugün, Mynmar da yaşayan sevgili Türk arkadaşlarımın favori meyvesi olan mango ile yaptığım, harika bir  mango reçeli  tarifi paylaşmak istiyorum.

Mangolar yeni yeni olmaya başladı, önce kocaman dev gibi ağaçlarını ve mango çiçeklerini gördük, sonra yeşil mangolar belirdi dalların ucunda ve kısa sürede ongunlaşıp, küçük pazar tezgâhlarında yerini aldı.

Aynı bizdeki gibi ilk çıktığında burada da biraz pahalı mango meyvesi. Bir tanesi yaklaşık 1 lira gibi bizim paramızla, sonra ucuzluyormuş.

Mango biraz şeftaliyi anımsatıyor, güzel, aroması çok hoş bir meyve. Reçel yapmaya uygun diye düşünmüştüm, gerçekten de çok güzel oldu. Bizimkilere mango reçeli de götürmeye böylece karar verdim :)

Malzemeler

3 adet mango (yaklaşık 500 gr.)

400 gr. şeker

1/ 2 limon suyu

1/ 2 kahve(türk) fincanı su

100 gr. iç fındık (isterseniz)

Uygulama

Mangoları soyduktan sonra küçük küp şeklinde kesiyorum. Rendelenerek marmelat da yapılabilir, dilim şeklinde de kesilebilir, tamamen sizin beğeninize bağlı.

Üzerine şekeri ilave ederek, yaklaşık 1 saat bekletiyorum.

Mango yumuşak ama suyunu salmayan bir meyve; reçel yapılırken genellikle şeker ile meyve uzun süre bekletilir, böylece meyve suyunu salar ve hiç su ilave etmeden meyvenin kendi suyu ile reçel kaynatılır.

Bu aslında bilinen ve güzel bir yöntem ancak çilek gibi bazı meyveler o kadar çok su salar ki, bu meyve suyunu reçel kıvamına getirmek için uzun süre kaynatmak gerekir, o zaman da çileklerin rengi doğal rengini kaybeder. Böyle bir ikilem karşısında ben, şekerli meyve karışımını bazen çok az bekleterek, bazen de hiç bekletmeden çok az su ilave ederek reçeli kaynatmanın en iyi yöntem olduğunu keşfettim. Önceden bekletmeseniz de kaynama noktasına gelen meyve, zaten gerekli olan suyu salıyor, merak etmeyin :)

Reçeli yapacağım tencereye yarım fincan su koyarak şeker- mango karışımını ilave ediyorum. Sadece ilk anda şeker tencerenin dibine yapışmasın diye bir önlem olarak çok az su ilave ediyorum. Yukarıda bahsettiğim gibi, kaynamaya başladığı anda meyve kolayca suyunu bırakıyor.

Yükseğe yakın orta ısıda reçel kıvamına gelene kadar 10 dakika kaynatıyorum.

Reçel yaparken düşük ısı kullanmanızı tavsiye etmem, çünkü çok uzun süre kaynatmanız gerekir ve meyveler dağılıp, canlı renklerini kaybedebilir.

Yarım limon suyu ilave ederek, ocağı kapatıyorum. Soğuyunca cam kavanoza aktarıyorum. Reçeli çok miktarda yapmışsanız ve daha sonra tüketmeyi düşünüyorsanız, sıcakken kavanoza koyup, kapağını sıkıca kapatın ve ters çevirerek soğuyana kadar bekletin, böylece hava almayan reçel, ilk günkü tazeliğini koruyacaktır.

İsterseniz bu arada bir miktar kabuksuz, iç fındık ilave edebilirsiniz.

Mynmar da bildiğimiz fındık yok ne yazık ki. Bunun yerine kaju fıstığı ve macadamia fındığı ve pecan (pikan) cevizi var. Kuzeyde Çin e yakın yerlerde yetişiyormuş.  Ben reçelde macadamia fındığı kullandım, tadı bizim fındığı aratmayacak kadar güzel, kabuğu biraz daha sert ve sanırım yağ oranı biraz daha fazla.

Macadamia fındığı, Avustralya nın yağmur ormanlarında bu fındık çeşidini bulan Avustralyalı eczacı John Macadamia dan almış. Bilinen fındıktan yaklaşık iki kat daha büyük ancak daha yumuşak ve daha yağlı olan bu kuruyemişin bir tanesinde % 65-70 arasında bir yağ oranı var. Yani 100 gramında 700 kcal ile eşdeğer (700bin kalori)… Tam bir kalori deposu diyebiliriz  :)

Pecan (pikan) cevizi de yine bizim cevize benziyor, daha ince kabuklu ve biraz daha uzun bir yapısı var. Türkiye de Akdeniz kıyısında yetişebiliyor. Mynmar daki kuruyemişlerden en ucuzu ise kaju fıstığı; benim gibi kuruyemişleri çok seven biri için hepsi de çok güzel…

Pikan Cevizinin Sağlığa Faydaları

Pikan Cevizi, diğer kabuklu kuruyemişlerden çok daha fazla antioksidan içerdiğinden dolayı sağlıklı beslenme yöntemleri içersinde çok önemli bir yere sahiptir. Son yapılan araştırmalarda, yiyeceklerde bulunan antioksidanların, hücre hasarlarına karşı bir koruma görevi gördüğü anlaşılmıştır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, antioksidanlar özellikle kalp hastalikları, Alzheimer, Parkinson ve Kanser gibi önemli hastalıklara karşı insan vücudunun en önemli yardımcılardandır.

Bir avuç Pikan; Vitamin E, Kalsiyum, magnezyum, potasyum, çinko ve elyaf ve antioksidan içerir.

Pikan Cevizi vejeteryenler için çok önemli bir yere sahiptir. Bir porsiyon Pikan 30 gr etteki kadar protein içerir.

Ayrıca kan basıncını düşürmeye yardımcı olur, meme kanserinin tedavisinde, kalp sağlığında kötü kolestrol seviyesini düzenlemede, aşırı kilo kontrolünde kilo düşürmeye yardımcı olur.

Pikan Cevizinin düşük karbonhidratlı mükemmel besin içeriği , kilo vermek isteyen insanlar için, pikanı mükemmel bir seçim yapmıştır.

Mart 9, 2011 Reçeller, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Balkabağı Reçeli- Şekerlemesi

Birkaç gün önce yaptığım, balkabağı reçeli için bu isim yetersiz kalacak. Nefis bir reçel olmanın yanında, mükemmel bir tatlı ve şekerleme diyebiliriz ona.

Balkabağının en şeker hali desek de abartmış olmayız. Tatlı seviyorsanız, balkabağının bu tatlı ve çıtır halinden vazgeçemezsiniz.

Bu iddialı tatlıyı çocukluğumdan beri bilirim; babaannem bağdaki üzümlerden pekmez kaynatırken, bir taraftan da kireç suyunda bekletilmiş kabak dilimlerini pekmezin içine atardı. Kabaklar pekmezle buluşup, dışları çıtır ama içleri dolgun bir yumuşaklıkta kalır ve pekmez rengine boyanarak kazandan çıkardı.

Bu unutulmaz lezzetin izini sürerek geçen yıl kireçte pekmezli kabak tatlısı yapmış, güzel anılar eşliğinde sevdiklerimle paylaşmış, babaanneme kireçte pekmezli kabak tatlısı yaptım diyerek müjdeyi vermiştim. Yazın da aynı yöntemle, kireç suyunda bekleterek kayısı reçeli yaptım, reçel o kadar beğenildi ki kısa sürede bitti.

Şimdi de bahçede yetişmiş onlarca balkabağı varken, mutfakta yeni keşiflere çıkmanın tam zamanı diyerek balkabağından reçel, daha doğrusu şekerleme yapıyorum. Bu kez içinde pekmez kullanmadım.

Kabaklar yine bir gece kireç suyunda bekletildi ve bol şekerli şurubun içinde ağır ağır sabırla kaynatıldı. Sonuç; işte gördüğünüz gibi :)

Kabak şekerlemelerini Hindistan cevizine bulayıp, bayramda şeker yerine ikram edebilirsiniz, çok değişik olur. Kesinlikle denemenizi tavsiye ediyorum, böyle bir şey yok…

Malzemeler

1 kg. temizlenip dilimlenmiş balkabağı

1 kg. şeker

250 ml.su

Yarım limon suyu

Bir kilo kadar kireç topağı

Birkaç tane karanfil (isterseniz)

Uygulama

Kireç topaklarını hızlıca sudan geçirip yıkayarak, büyük bir cam kavanoza koyuyorum, üzerine 5-6 litre kadar su ilave ediyorum. Bir süre bekleyince (1 saat) kirecin dağıldığını göreceksiniz. Suyun üzerinde şeffaf ince bir tabaka oluşacak. Dipteki kireçleri havalandırmadan suyun bize yetecek kadar olan bir kısmını başka bir kaba alıyorum.

Kabakları temizleyip istediğimiz şekilde kesiyoruz. Ben çok sevdiğim, yuvarlak kesme aparatını kullandım. Gördüğünüz yerde alın, büyük marketlerde vardır sanırım, benimki ikea’ dan. Küçük küpler şeklinde de kesilebilir. Tamamen size kalmış, çok ince olmazsa daha iyi olur diye küçük bir püf nokta vereyim. İçinin dolgun ve yumuşak olmasını istiyorsanız biraz kalın dilimleyin.

Doğranmış kabakları hazırladığım kireçli suya koyuyorum. Benimkiler 12 saat kireçli suda bekledi. Sürenin sonunda, kabakları güzelce yıkıyorum.

Reçeli yapacağım tencereye, 1 kilo şeker ve 200 ml. su ilave ederek, ocağı açıyorum. Isı ve suyun yardımı ile şeker eriyor, bu sırada kabakları ilave ediyorum.

Balkabakları bir miktar su salıyor ama pişip yumuşamaları için bu gerekli çünkü çok az su ilave ettik. Suyu az gibi gelebilir ama reçel yaptığımızı unutmayın :)

Tenceredeki şurup koyulaşana kadar ve balkabakları biraz daha koyu renge bürünüp, şekerleme haline gelene kadar yaklaşık 1 saat hafif ısıda kaynatıyoruz. Bazı kabaklar çok su salabilir, o zaman pişme süresini biraz daha uzatmak gerekir. Arada test etmeyi unutmayın.

Balkabağı reçelini ocaktan indirmeden önce yarım limon suyu ilave ediyorum, yoksa bu kadar yoğun şekerle hemen şekerlenirler.

Ben bayramda misafirlerime balkabağı şekerlemesinden ikram etmeyi düşünüyorum. Üzeri Hindistan cevizine bulandığında nasıl da havalı olmuş değil mi?

Kasım 12, 2010 Reçeller, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Böğürtlen Reçeli

yabani böğürtlen reçeli

Ev yapımı yabani böğürtlen reçelinden daha güzel ne olabilir acaba :)  Benim gibi böğürtlen hastası biri için hiçbir şey :)

Bahçedeki böğürtlenler yetmedi! Sanırım eşim böyle düşünüyor. Bazı şeyleri erkeklerin anlaması imkânsız… Oysa bahçedeki böğürtlenleri daha çok böğürtlen suyu yapmak için kullandım, ayrıca onlar reçel yapmak için oldukça büyük ve geçen yılki gözlemlerime göre yabani böğürtlen reçeli daha çok seviliyor bizim evde.

Yabani böğürtlen toplamak için, senin gibi biz de ormana mı gidelim şimdi? Dediğinizi duyar gibiyim, iyi haber; dün köylü pazarında birçok tezgâhta, plastik kapların içinde ormandan toplanmış yabani böğürtlen satılıyordu. Bulunduğunuz yerde böyle bir köylü pazarı varsa, kolaylıkla yabani böğürtlenlere ulaşabilirsiniz.

Yabani böğürtlen diye ısrarıma gelince; küçük ve tatlı oldukları için tercih ediyorum. Aşı böğürtlenler oldukça büyük ve biraz daha ekşi bir tada sahip, bununla birlikte onlardan da güzel reçel oluyor.

yabani böğürtlen

Malzemeler

1/ 2 kg. yabani böğürtlen

1/ 2 kg. şeker

1 tatlı kaşığı limon suyu

2- 3 yemek kaşığı su

Uygulama

Malzeme listesi ve reçel tarifi her zamanki gibi aslında. Böğürtlenler çabuk dağılan bir yapıya sahip, yıkarken dikkatli olmak gerekiyor. Süzgüye koyarak suyun altından geçirmek en garantili yıkama yöntemi.

Yıkanan böğürtlenleri tencereye alarak, ağırlığı kadar şeker ilave ediyorum. 1- 2 saat böğürtlenlerin suyunu salması için bekletiyorum.

Reçel tenceresini ocağa alarak, birkaç yemek kaşığı su ilave ediyor, düşük ısıda önce şekerin erimesini bekliyor, sonra yüksek ısıda kaynamaya bırakıyorum. Kaynama noktasından sonra, 7-8 dakika daha kaynatınca reçel kıvamına geliyor. Bu arada oluşan köpükleri alıyorum.

Ocağın altını kapatmadan hemen önce, 1 tatlı kaşığı limon suyunu ilave ediyorum.

Reçelin çok sulu olduğunu görüp sakın daha fazla kaynatmayın, soğuduğunda, hatta buzdolabında bir gün beklediğinde ideal kıvama ulaştığını fark edeceksiniz.

Kışın kullanmak için yapılan reçelleri sıcakken kavanoza koyup kapağını sıkıca kapatmayı ve ters çevirerek soğuyana kadar o şekilde bırakmayı tavsiye ediyorum. Böylece kavanozun kapağı tutuyor ve hava almadığı için kesinlikle bozulmuyor.

 

 

böğürtlen reçeli

 

 

Püf Nokta; Reçelin şerbetinin çok fazla olmasını istemiyorsanız, bekleme süresini mümkün olduğu kadar kısaltmaya çalışın. Böğürtlen, çilek, vişne gibi sulu meyveler, çok bekletilirse fazlasıyla su salar ve bu suyu azaltmak ve reçele döndürmek için çok kaynatmak gerekir. O zaman da doğal rengi kaybolur, rengi koyulaşır :(

Bence en ideal olanı, sadece şekeri ıslatacak kadar su salmasına izin vermek. Bu tarifte, böğürtlenleri şekerde 1- 2 saat beklettiğimde, şekeri ıslatacak kadar su salmadığını gördüm, bu nedenle biraz su takviyesi yaptım.

kayın ormanı

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 14, 2010 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı