“Ramazanda İftar Menüleri” kategorisi için arşiv

Ramazanda İftar Menüleri

 

Bugünlerde biz hanımların zevkle yaptığı iş, iftar sofraları için yemekler hazırlamak olsa gerek 🙂 Sanki bütün gün bunu düşünüyoruz, acaba bu akşam ne pişirsem? Değişik ne yapabilirim?

İftara misafir alınacaksa, bu düşünceler 1-2 gün önceden başlıyor, malzeme listesi yapılıyor, alışveriş tamamlanıyor, yorulduğumuzu hissetmeden (en azından iftara kadar) harika menüler hazırlanıyor.

Ramazan Ayında iftar için yemek hazırlarken en önemli kuralım, ertesi güne artmayacak ölçüde yemekler yapmak. Naçizane görüşüm; her gün değişik yemekler yapmayı hedefliyorsanız, miktarı olabildiğince az tutmalısınız. Yoksa israftan kaçınmak çok zor olur. Güzel niyetlerle yapılan yiyecekler, buzdolabında bekler, olmadı dökülür ya da atılır.

Sebze ve meyveler açısından en bol mevsimi yaşıyoruz, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verenler için, zeytinyağlı taze fasulye, imambayıldı yapmanın tam zamanı. Semizotu salatası, cevizli kabak salatası ana yemeklere eşlik edebilir. Gerçekten de seçenekler çok fazla…

Fikir vermek açısından bugünün menüsü şöyle olabilir;

Taze iç börülceli ovmaç çorbası

Fırında zeytinyağlı patlıcan yemeği ve pilav

Künefe

 

 

 

Bereketli iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Biber Dolması (Fırınlanmış)

Ramazanda, iftar sofralarında genellikle etli yemekler tercih edilse de, sıcak havaların etkisinden olsa gerek, bizde zeytinyağlı yemekler özellikle de, bahçe biberleri ile yapılmış fırınlanmış biber dolması çok seviliyor. Pazarda satılanların aksine bahçe biberlerimiz daha küçük ve ince kabuklu.

Biber dolmasını bildiğimiz yöntem olan tencerede pişirmenin yanında fırında da pişirebilirsiniz.

Bir süre tencerede pişirdikten sonra, fırında kurutmak bana daha pratik bir yöntem gibi geliyor, çoğunlukla öyle yapıyorum. 15-20 dakika tencerede pişirdikten sonra, biber dolmalarını fırın kabına ya da borcam tepsiye hafif yan şeklide, balık sırtı gibi yerleştirerek bir 15 dakika da fırında pişiriyorum. Dolmaların üzeri hafif kızarıyor, suyunu çekiyor ve gerçekten nefis bir lezzete ulaşıyor.

Kıymalı biber dolması tarifi burada

 

 

Malzemeler

20 adet küçük boy dolmalık biber

1 cup pirinç (20 tatlı kaşığı)

2 büyük boy soğan

1 büyük boy domates

1 küçük demet maydanoz

1 küçük demet taze nane

1 çorba kaşığı domates sosu

Tuz, karabiber, yenibahar

Zeytinyağı

Uygulama

Dolmalık biberleri yıkayarak, çekirdek yataklarını çıkarıyorum. Bunu yaparken çok basit bir mutfak aparatı işimi çok kolaylaştırıyor. Bana hediye gelmişti, siz nerede görürseniz düşünmeden alın, çok pratik ve çok kullanışlı.

Dolma içini hazırlıyorum; dolma biberleri küçük olduğu için her bir biber için, 1 tatlı kaşığı pirinç ayırıyorum.

Soğanları küçük doğruyorum, domatesi küp şeklinde kesiyorum.

Maydanoz ve taze naneyi ince kıyıyorum.

Domates sosunu, tuz, karabiber ve yenibaharı ilave ediyorum.

Pirinci yıkayıp süzerek ilave ediyorum.

2 servis kaşığı zeytinyağını da ilave ederek bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum.

Dolma biberlerinin içini çok sıkıştırmadan ve ağzına kadar taşırmadan dolduruyorum. Üzerine domatesten bir kapak kapatarak, tencereye yerleştiriyorum.

Dolmada pirinci ne kadar kullandıysam pişmesi için gerekli olan su miktarını da o kadar koyuyorum. 1 cup pirinç kullandım, 1 cup su ilave ediyorum, 2 servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile hafif ısıda dolmaları 20 dakika pişiriyorum.

 

 

Ocaktan alınca 5-6 dakika bekletiyor ve fırın kabına balık sırtı şeklinde yerleştiriyorum. Tencerede kalan suyu da ilave ediyorum.

200 derecede 15-20 dakika üzerleri hafif kızarana kadar kurutuyorum.

Nefis bir dolma oluyor, şiddetle tavsiye ederim.

Güzel bir iftar geçirmeniz dileğiyle…

 

 

Ağustos 2, 2011 Dolmalar - Sarmalar, Ramazanda İftar Menüleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Kemalpaşa Tatlısı

Havaların soğuması ile doğru orantılı olarak tatlı isteğimiz de arttı, benim için yapımı en kolay ve güzel tatlı ise, kremalı kemalpaşa tatlısı…

İlçemizin ünlü tatlısını daha önce burada anlatmış, gerçek kemalpaşa tatlısını ilçe dışında bulmanın çok zor olduğunu, marketlerde gördüğünüz küçük, taş gibi tatlıların, gerçek tatlıyla isim benzerliği dışında hiçbir ortak yanı olmadığını yine hatırlatmak isterim.

Biz, tatlıyı yazın, vanilyalı dondurma ile kışın da kaymakla ya da tahinle yemeyi seviyoruz.

Kaymak da çok ilginç ki, ilçemizin Uluabat gölü kıyısında bulunan Karaoğlan köyünden geliyor. Malum, göl kıyısı, bataklık ve doğal olarak manda yetiştiriciliği yapılıyor. Tadına doyamayıp, kalorisine rağmen arada sırada yediğimiz o karbeyazı nefis kaymaklar, gerçeğini muhtemelen görmediğimiz mandaların sütünden elde ediliyor.

Geçen kış, koyun sütü bulamadığım dönemlerde imdadıma bu manda sütleri yetişmişti. İçine manda sütü katılan yoğurtlar çok güzel ve katı kıvamda oluyor, çok fazla sulanmıyor. Ayrıca kaynatıp bir gece buzdolabında bekletince, ertesi sabah kocaman bir tabak kaymak elde ediliyor.

Kaymağın olmadığı durumlarda, tam yerini tutmasa da süt kreması iyi bir alternatif.

Malzemeler

25 adet Kemalpaşa tatlısı

1 litre su

800 gr. şeker

Birkaç tane karanfil (isterseniz)

1 paket süt kreması

Uygulama

Kemalpaşa tatlılarının üzerinde 750 gr. şeker yazmasına rağmen, ben biraz daha fazla koyuyorum. Bu biraz da tercihinize bağlı, belirtilen şeker miktarından daha az koymayın yeter,yoksa çok yumuşak tatlılarınız olur.

Şeker ve su kaynamaya başladığında, karanfil tanelerini ve tatlıları ilave ediyorum. 10-15 dakika tencerenin kapağı kapalı olarak haşlayıp, daha sonra şerbetin koyulaşması için kapağı açıyorum. Tatlılar genellikle orta ve yükseğe yakın ısıda haşlanır. Düşük ısıda dağılabilirler.

Şerbeti çok koyulaşmadan ocaktan alıyorum. Şerbetin tamamen bitmesini beklemeyin, dinlendikçe tatlılar şerbeti içine alıyor.

Ocaktan aldığım tatlıları 5-6 dakika tencerede dinlendirip, geniş yüzeyli bir tepsiye tek kat halinde aktarıyorum. Kalan şerbeti üzerlerine dökerek, soğuduktan sonra buzdolabına kaldırıyorum.

 

 

Süt kremasını kullanmak için, önce çok soğuk olduğundan emin olmamız gerekiyor. Ben kullanmadan önce dondurucuda biraz bekletiyorum. Şeker ilave etmeden mikserle çırpıyorum. Tıpkı krem şanti gibi kabarıp, krema halini alıyor.

 

 

Krem şanti yerine niye süt kreması diye soracak olursanız; krem şanti çok tatlı, iki tatlı bir araya geldiğinde çok ağır oluyor:) Oysa süt kreması, nispeten kaymak vazifesini gördüğü için tatlıyı kesiyor ve daha kolay yeniliyor. Tabi bunlar benim tercihlerim, sizin damak tadınıza hangisi uyuyorsa o şekilde servis yapabilirsiniz.

 

 

Sonuç; Kemalpaşa tatlısı her şekilde güzeldir ve sipariş yolu ile tatlı talep eden ve ilgilenen arkadaşlara buradan çok teşekkür etmek istiyorum, harika yorumlar ve geri dönüşler alıyorum. Sizin isteğiniz doğrultusunda Kemalpaşa tatlısı servis ve sunum şekillerini de paylaşacağım inşallah.

 

Ekim 23, 2010 Ramazanda İftar Menüleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Beyin Çorbası

beyin çorbası 

Her zaman yapılan ve genel kabul gören bir çorba değil beyin çorbası, bu konu ile ilgili arama yaptığımda, internette bile sınırlı bilgiye ve tarife ulaştım.

Genelin aksine, bizim evde ara sıra yapılır, bilinir; bence tadı çok güzel, işkembe ve kelle çorbasının tadına aşina olanlar, hiç zorlanmadan rahatlıkla beyin çorbasını da sevip yiyebilir, ayrıca tad olarak, düğün çorbasına da çok benziyor.

Malzemeler

1 adet beyin ( kuzu ya da süt dana)

2 adet limon

Bir tepeleme yemek kaşığı un

2 servis kaşığı sıvıyağ

1 adet defneyaprağı

1 yumurta sarısı

3-4 diş sarımsak

Uygulama

Beyni doğal ayrım yerlerinden keserek 3 parçaya bölüyorum. Üzerindeki kırmızı ince damarlı zarı, en kolay soyma yöntemi soğuk suyun altında soymaktır.  Su hafif akarken bir elinizle beyni tutup diğeri ile bir başlangıç noktası bulup, oradan yavaşça ve tüm kıvrımları geçerek bu işlemi kolayca yapabilirsiniz. Bu zar bir bütün halindedir; bu işimizi kolaylaştırır ayrıca akan soğuk su, zarı çıkarmada bize yardım eder.

beyin çorbası

Şimdi sıra beyni haşlamaya geldi; bir kaba 3-4 bardak sıcak su, defneyaprağı ve bir limonun suyunu koyarak, içine beyni de ilave ediyor ve kaynamaya bırakıyorum. 10 dakika kaynadıktan sonra suyunu süzüyor ve beyinleri bir tabağa alıyorum, biraz ılınınca küçük küçük doğruyorum.

Çorbayı yapacağım tencereye 2 servis kaşığı sıvıyağı ve soyulup rendelenmiş sarımsakları alıyorum, sarımsakları birkaç dakika kavuruyorum, ne kadar çok kavrulursa sarımsağın aroması o kadar belirgin hale geliyor.

beyin çorbası

Bir tepeleme yemek kaşığı unu ilave ediyorum, pembeleşene kadar kavuruyorum. Bir litre su ilave ederek unun topaklanmaması için birkaç dakika devamlı karıştırıyorum. Ben kıvamını biraz yoğun bulduğum için sonradan bir bardak su daha ilave ettim.

Doğranmış beyinleri ilave ediyorum, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıp 15 -20 dakika pişiriyorum.

beyin çorbası

Terbiyesi için; bir yumurta sarısı, bir limon suyu ve yarım fincan suyu güzelce çırpıyorum, içine çorbadan birkaç kaşık alarak alıştırıyor ve ocaktan alınıp bir kenarda 5-6 dakikadır dinlendirilen çorba ile buluşturuyorum.

Servis yaparken; tabağa alınan bir miktar sirke ve karabiber beyin çorbasına çok yakışıyor.

beyin çorbası

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 28, 2010 Çorbalar, Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı