“İftar Yemekleri Tarifleri” kategorisi için arşiv

Sosyete Mantısı (Milföy Hamurundan)

Sosyete mantısı, aslında benim deyişimle milföylü kolay mantı, pratik ve kolay tarifiyle özellikle çalışan arkadaşların iftar menüsünde yer alabilir. Benim açımdan ise; milföy hamurunu kullanmak her zaman çok keyifli ve dondurucudaki milföy hamurları bitmeden içim rahat etmeyecek.

Mantı üzerine söylenecek, yazılacak çok fazla şey var. Böylesine bize özgü bir yemeğin bölgeler arasında değişen isimleri ve yapılış şekilleri mevcut. Kayseri mantısını yapamasak da bilmeyen yoktur. Bizim yörede yapılan tavuklu mantı en sevdiğimiz yemekler arasındadır.

Mantı yapımı oldukça zahmetli ve vakit alan bir iş, tek kişi ile yapımı zor gerçekten. Hamuru açıp, kesip, içine malzeme koyarak katlamak ve pişirmek saatlerinizi alabilir.

Milföy hamuru ile mantı yapımı ise kolay ve keyifli. Yaparken şunu da fark ettim, çok da bereketli.  Mantı hamurlarının içini tıka basa kıyma ile doldurmama rağmen küçük bir miktar arttı.

Malzemeler

1 paket milföy hamuru

100 gr. kıyma (evet , doğru )

1 küçük soğan

Tuz ve karabiber

Üzerine

1 kase tercihen süzme ya da katı yoğurt

1-2 diş sarımsak

Bir yemek kaşığı tereyağı ve pul biber

 

 

Uygulama

Milföy hamurlarını dondurucudan çıkarıyorum, bir kenarda çözünmesini beklerken, kıymanın içine küçük bir soğanı incecik, mümkün olduğunca küçük doğruyorum.

Soğanı özellikle rendelemedim, sulanarak hamurları yumuşatmasını istemiyorum.

Kıymanın içine tuz ve karabiber ilave ederek, güzelce karıştırıyorum.

Milföy hamurunun bir tanesini alarak, merdane yardımı ile biraz büyütüyorum, bu arada kare olan formunu bozmamaya çalışıyorum.

Hamuru önce 4 e bölüyorum. Sonra her bir parçayı tekrar 4 e bölüyorum

Hamurların ortasına iç malzemesinden koyarak, önce elimle ikiye katlar gibi yaparak bütün uçlarını birleştiriyorum. Uç noktayı özellikle açılmaması için sıkarak sabitliyorum. (her şeye rağmen çoğu kısmen açılmıştı )

 

 

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye diziyorum.

170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Mantılarımız pişerken; bir kase yoğurdun içine sarımsakları rendeliyorum, biraz tuz ilave ediyorum, pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum.

Mantılar pişip fırından çıkınca, hemen servis yapacaksam; servis tabağına alıyor, üzerine yoğurdu eşit şekilde paylaştırıyorum.

Önceden pişirdiysem ve daha sonra servis yapacaksam, servisten hemen önce fırında biraz ısıtıp, ondan sonra yoğurdu üzerine döküyorum.

Tereyağını ocakta biraz kızdırıp, içine kırmızı pul biber ilave ederek, yoğurdun üzerine gezdiriyorum.

 

 

Çıtır çıtır mükemmel lezzette, üstelik de çok kolay mantımız hazır oluyor, tavsiye ederim. Bence kabul günlerinde bile ikram edilebilir.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 10, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Talaş Böreği (Milföy Hamuru İle)


Milföylü tariflere başlamışken, talaş böreğini milföy hamuru ile yaparak iftara çıtır çıtır bir lezzet katmak istedim. İç malzemesini de hazır garnitür kullanınca, geriye sadece tavuk etini pişirmek kaldı.

Çok pratik ve çok kısa zamanda yapılabildiği için, çalışan arkadaşlara özellikle tavsiye etmek isterim. Yanında sadece bir çorba ve salata ile gayet doyurucu oluyor.

Talaş böreği tarifine ilişkin püf noktalara gelince; iç malzemesinin mümkün olduğunca susuz olmasına dikkat ediyorum, bu nedenle tavuk etlerini iyice suyunu çekene kadar pişiriyorum. Milföy hamurunun pişerken yumuşamasını ve çıtırlığını kaybetmesini istemiyorum.

Tavuk yerine sucuk ya da sosis (ben sosis tercih etmiyorum)kullanılabilir. Özellikle sucuklu nefis olduğunu söylemeliyim.

Sadece bir öğünde yenecek kadar yapıyorum, milföy hamuru ısıtıldığında özelliğini biraz kaybediyor ne yazık ki.

Malzemeler ( 5 kişilik)

1/ 2 paket milföy hamuru (5 adet)

1 küçük kavanoz garnitür

1/ 2 tavuk göğüs eti (erpiliç)

1 yumurta sarısı

Tuz, karabiber

Kaşığın ucu ile salça

Uygulama

Tarifimiz çok kolay, milföy hamuru ve garnitür hazır olduğu için tek yapmamız gereken tavuk etini pişirmek.

Tencereye koyduğum biraz sıvıyağ ile kuşbaşı doğranmış tavuk etini önce suyunu salıp, sonra iyice çekene kadar yaklaşık 25-30 dakika pişiriyorum.

Suyunu çekmeye başladığında kaşığın ucu ile salçasını, tuz ve karabiberi ilave ediyorum.

Tavuk eti piştiğinde suyu tamamen bitmiş olmalı.

Garnitür ile tavuk etini birleştiriyorum.

Milföy hamurlarını merdane ile biraz büyütüyorum, böylece tam bir porsiyonluk olacak kadar içine bol malzeme alabiliyor.

Hamurun ortasına börek içini koyarak bohça şeklinde katlıyorum ve ters çevirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Bütün milföy hamurlarını bu şekilde talaş böreği haline getirdikten sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüyorum. İsterseniz çörek otu da kullanabilirsiniz.

180 derece ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişiriyorum.

İftarda değişik ve pratik, aynı zamanda doyurucu yemek arayan arkadaşlar, milföylü talaş böreği bütün beklentilerinize cevap verecektir.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 9, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çıtır Kasede Beğendili Tavuk Sote

İftar sofralarına çok yakışacak, nefis bir tarif paylaşmak istiyorum bugün. Çıtır kasede patlıcan beğendili tavuk yemeğini yapmak için,önce baharatlı, çörek otu ve susamlı basit bir hamur hazırlıyoruz. Bu hamuru sevimli kaseler haline getirip fırında pişiriyoruz.

Bir tarafta tavuk eti pişerken, diğer tarafta patlıcan beğendiyi hazırlıyoruz. Sonuç; çıtır kaselerin içinde nefis beğendi ve üzerinde tavuk sote, eminim misafirleriniz bu sunumu ve lezzeti hiç unutamayacak :)

Yemeğin ayrıntılarına ve püf noktalarına geçersek; öncelikle ısıya dayanıklı kaseler gerekli. Ben muffin kalıplarını kullarak yaptığımda kaseler haliyle biraz küçük oluyor ama bu şekilde aperatif gibi servis imkanı da doğuyor.

Biraz daha büyük, porsiyonluk ısıya dayanıklı kaplar kullanırsanız o zaman kapların dışını yağlayarak hamuru dışına kaplamanız gerekecek. Bu şekilde ana yemek olarak da rahatlıkla servis yapabilirsiniz. Her iki türlü de çok nefis, bu kesin…

Közlenmiş patlıcan ile beğendi yapabileceğiniz gibi, daha kolay bir yöntem olan ve tarifin kaynağı sevgili kardeşim Şeyma nın yaptığı gibi kabakla da beğendi yapabilirsiniz.

Malzemeler

Çıtır Kase İçin

3 cup un

1/ 2 cup ve 3-4 çorba kaşığı ılık su

1 yumurta sarısı

6 çorba kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı susam

2 tatlı kaşığı çörek otu

Tuz ve baharatlar (karabiber, köri)

 

 

Tavuk Sote İçin:

1 adet tavukgöğsü (erpiliç)

1 büyük boy soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

2-3 diş sarımsak

1 tatlı kaşığı salça

Tuz ve baharatlar

sıvıyağ

Patlıcan Beğendi İçin:

2 su bardağı süt

3 çorba kaşığı tereyağı

2 çorba kaşığı un

2 büyük boy közlenmiş patlıcan

150 gr. kaşar peyniri

 

Çıtır Kase Yapılışı:

Un, yumurta sarısı, ılık su, yağ, tuz ve baharatlar ile hamur yaparak 20 dakika dinlendiriyorum. Dinlendirirken hamurun üzeri sertleşip kabuk tutmasın diye ıslak bir peçete ya da mutfak havlusu ile üzerini örtüyorum.

Fırına dayanıklı kapların dışını yağlıyorum. Hamuru 12 eşit parçaya bölerek (kaselerin büyüklüğüne göre bu sayı artabilir ya da azalabilir)her birini merdane yardımı ile kasenin dışını kaplayacak büyüklükte açıyorum.

Hamurla kaselerin dışını kaplayıp, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 180 derecede kızarana kadar pişiriyorum.

Fırından çıkıp, soğuyunca çıtır kaseleri dikkatlice kırmadan tabaktan ayırıyorum.

 

 

Tavuk Sote Yapılışı:

Soğan ve sarımsağı ince doğrayarak tencerede sıvıyağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini ilave ediyorum. Tavuk eti, suyunu salıp, tekrar çekene kadar orta ısıda soteliyorum.

Tavuklar suyunu çekince doğranmış yeşilbiber, bir tatlı kaşığı salça(ben domates sosu kullandım) ve küp kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Tuz, karabiber ve kekik ilave ederek 15-20 dakika pişiriyorum. Tavuk soteyi çıtır kaseler fırında pişerken yapabilirsiniz.

 

Patlıcan Beğendi Yapılışı:

Büyük boy tombik patlıcanları ben önceden közlemiştim bu nedenle işim çok kolaylaştı. Patlıcan közlemek için közleme aparatını kullanabilir ya da bu kez benim yaptığım gibi, bahçede küçük tüp üzerinde közleyebilirsiniz.

Beğendi hazırlamak için; tereyağını eritip unu ilave ederek pembeleşene kadar kavuruyorum. Soğuk sütü ilave ediyor ve bu sırada devamlı karıştırıyorum. Beşamel sos kıvam alınca içine incecik kıyılmış patlıcanları ilave ediyor ve bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum. Daha sonra peynir rendesini ilave ediyor ve kenara alıyorum.

Servis yaparken, çıtır kaselerin içine önce beğendi, sonra tavuk soteyi koyuyorum.

Keyifli bereketli iftarlar…

 

 

Ağustos 8, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Kuru Yufka Böreği

 

 

Bizim evde hala babaannemin gelenekleri devam ediyor. Ramazan gelmeden kuru yufkalar yapılır, sahur için peynirli, patatesli kuru yufka börekleri pişirilir. Bu yıllardır böyle, babaannem artık hamur açamasa da bu işin sıkı takipçisidir; Ramazan Ayı gelmeden “ ne zaman yufka yapacaksınız?” sözlerine sık sık muhatap oluruz :) Aslında sac üzerinde pişirilmiş kuru yufkalar kadar güzel bir şey olamaz, babaannem haklı…

Daha önce kuru yufka ile yapılmış börek tarifi paylaşmıştım, bu börek de hemen hemen onunla aynı, sadece iç malzemesini patatesli hazırladım, ama bu bilinen bir iç malzeme değil !

Böreklerde iç harcı olarak patates kullandığımda, lezzetlendirmek adına mutlaka soğan da ilave ediyorum. Soğanı kavurup, patatesleri çiğden içine rendeliyorum, birkaç dakika hepsini birden kavuruyor, sonra bir miktar süt ile patatesi kısmen pişiriyorum. İsteğe bağlı olarak biraz da kaşar peyniri ya da lor peyniri kullandığınızda nefis patatesli börek içi hazır oluyor.

Malzemeler

5 adet kuru çıtır yufka

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 yumurta

1 şişe maden suyu

İç malzeme

2 soğan

3 adet patates

1/ 2 su bardağı süt

100 gr. kadar kaşar peyniri ya da lor peyniri

Tuz, karabiber

 

Uygulama

Önce börek içini hazırlamak istiyorum. Soğanları soyup, küçük doğrayarak teflon tavaya alıyorum, üzerine 1-2 servis kaşığı kadar sıvıyağ ilavesi ile hafif kavuruyorum.

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, tavaya ilave ediyorum. Soğanlarla beraber birkaç dakika kavuruyorum. Yarım su bardağı sütü de tavaya ekleyerek, patatesler yumuşayıp, sütü tamamen çekene kadar hafif ısıda 7-8 dakika pişiriyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum.

Böreği yapacağım tepsiyi yağlıyorum. İlk kuru yufkayı çeşmenin altında hafifçe ıslatarak tepsiye yerleştiriyorum. Tepsiniz benimki gibi dikdörtgen ise, yufkayı yerleştirmek için kırmanız gerekecektir.

İkinci yufkayı da aynı şekilde tepsiye yerleştiriyorum.

Üçüncü yufkanın yarısını aynı şekilde tepsiye döşedikten sonra, patatesli iç harcını yufkaların üzerine alıyorum. Kaşar peyniri kullanacaksam rendenin iri tarafı ile patateslerin üzerine rendeliyorum. Lor peyniri kullanacaksam, önceden patatesli harca karıştırıyorum.

Kalan yufkaları da aynı işlemden geçirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Maden suyu, yumurta, yağ ve yoğurdu bir kapta güzelce çırpıyorum. Böreğin üzerine her tarafına eşit gelecek şekilde dökerek yapım aşamasını bitiriyorum.

Üzerine susam ya da çörek otu serpebilirsiniz. 200 derecedeki fırında kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişiriyorum.

Fırından çıkıp ılınınca, kesip servis yapıyorum. Böreğin içindeki patatesli harç yumuşak dokusuyla nefis bir tat oluşturuyor, tavsiye ederim…

İftarınız bereketli, dualarınız kabul olsun inş…

 

 

Ağustos 5, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla :)

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim :)

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı :)

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Çorbası Tarifi


Mercimek çorbasının birden fazla ve sonucu çok nefis olan tarifleri var tabi, ben bugün pratik bir şekilde, kısa sürede yapılan mercimek çorbası tarifi paylaşmak istiyorum.

Çorbalarda un kavurmak ve çorbanın kıvamını bu yolla istediğimiz gibi yapmak mümkün. Bizim damak tadımızda çorbalar biraz yoğun olmalı, daha doyurucu ve besleyici olmalı. Türk damak tadı böyle iken, özellikle uzak doğuda  Thai ve Çin çorbaları alıştığımız tat ve görüntüden çok uzakta :) Örneğin, Tayland ın ünlü Tum Yum çorbasında sadece tavuk suyu ve sebzeler ile aromatik bitkiler kullanılıyor.

Ramazan ayında çorbalardan vazgeçmemiz mümkün değil, iftara böyle doyurucu ve besleyici bir çorba ile başlamak için şimdi iş başına…

 

 

Malzemeler ( 8-10 kişiye rahatça yeter )

1 cup kırmızı mercimek

1 büyük boy soğan

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı domates sosu

 

 

 

Tuz

Servis sırasında limon

Uygulama

Bu çorbanın bence en pratik tarafı, çorba yaparken sadece el blenderi ve rende gerekli olması. Bütün yapmamız gerekenleri çorba tenceresinde yapıyoruz, başka kap kacak kullanmak yok :)

Öncelikle mercimeği çok iyi yıkamak gerekiyor. Ben bazen yıkamakla da yetinmeyip, mercimeği bir kaba alarak üzerine bir parmak geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynama noktasına kadar bir taşım kaynatıp, suyunu döküyorum, sonra çorba tenceresine alıyorum. Böylece çorbanın rengi daha güzel oluyor.

Çorba tencesine tereyağını koyarak eritiyorum, unu ilave ederek hafif pembe renk alana kadar orta ısıda kavuruyorum. Bu arada domates sosunu ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız sorun olmaz ama domates sosu sulu ise un topaklanabilir, dikkatli olun.

1 litre kadar soğuk suyu tencereye döküyorum, unun topak olmaması için bir süre devamlı karıştırıyorum.

Mercimeği ilave ediyorum.

Soğanı rendeleyerek ilave ediyorum. Benim kullandığım el blenderi o kadar güçlü değil, bu nedenle soğanı rendeledim. Eğer sizdeki her şeyi kolayca püre yapıyorsa rendelemekle uğraşmayın, doğrayın yeter.

Başka malzemeler ilave etmedim. Patates ve havuç kullanılabilir. Özellikle çocuklar için yapılıyorsa çok güzel olur. Daha çok kışın ilave malzemeli yapıyorum.

Şimdi mercimeğin iyice pişmesini beklemekten başka yapacak çok fazla işimiz kalmadı.

Mercimek dağılıp, iyice piştiğinde ocaktan alıyorum ve birkaç dakika sonra el blenderi ile çorbayı pürüzsüz hale getiriyorum.

Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Muhtemelen kıvamı çok koyu oldu değil mi? bir miktar su ilave ederek, bir taşım kaynatıyorum.

Vazgeçilmez bir çorba bu, yanında kıtır ekmekler ve limon ile servis yapıyorum.

 

Ağustos 2, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Tavuklu Bulgur Pilavı

 

 

Yazın genellikle domatesli ve zeytinyağlı versiyonu yapılır ama ben bu kez tavuklu bulgur pilavı tarifi vermek istiyorum.

Bizdeki gibi pirinç pilavı tercih edilen evlerde, bulgur pilavını en lezzetli nasıl yapabilirim, çocuklara nasıl sevdirebilirim sorularına cevap ararken; tavuk eti ve suyu ile iri bulgurdan yapılan bulgur pilavı imdadınıza yetişecektir.

Bulgur pirince göre daha faydalı ve besleyici değeri daha yüksek bir yiyecek. Bulgurda posa miktarı daha fazla ve folik asit açısından da çok zengin. Ayrıca bağırsak kanseri ve mide ülseri olanlarda bu hastalıkları önlemede bulgurun faydalı olduğu bilim adamlarınca kanıtlanmış. Bulgurda bulunan kepek suda çözünmediği için, kan şekerini de yükseltmiyor ve sindirim siteminin düzene sokulmasında yardımcı oluyor.

Her ne kadar pirinç pilavı daha lezzetli ise de, bulgur pilavının daha faydalı olduğu tartışılmaz.

Bulgur pilavı tarifi yazarken benim önem verdiğim birkaç püf noktayı atlamamak gerekiyor; bulgur pilavında ben iri bulgur kullanıyorum, daha lezzetli ve tane tane olduğunu düşünüyorum.

Pirinç pilavında olduğu gibi bulguru önce biraz kavuruyorum ve sıcak su ilave edip, kaynamaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak, hafif ısıda suyunu çekene kadar pişiriyorum. Bulgur aceleye getirilmeden yavaş yavaş piştiğinde daha güzel oluyor.

Bulgur pilavı yaparken soğanı esirgemiyorum, her şeye lezzet kattığı gibi bulgur pilavı da bol soğanlı bence daha güzel oluyor.

Malzemeler

2 su bardağı bulgur

2 adet soğan

1 servis kaşığı domates sosu

1 kase haşlanmış kuşbaşı tavuk eti (erpiliç)

4 su bardağı tavuk suyu

2 servis kaşığı sıvıyağ

Tuz

Uygulama

Bulguru güzelce yıkayıp süzerek, bir kenarda bekletiyorum.

Soğanları soyup, ince doğrayarak yağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Ev yapımı karışık domates- biber sosunu ilave ediyorum.

Bulguru ilave ederek birkaç dakika kavuruyorum. Haşlanmış tavuk etlerini ekliyorum.

Sıcak tavuk suyunu ve tuzu da ilave ederek, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıyorum.

Suyunu çekene kadar yaklaşık 20-25 dakika pişiriyorum. Yarım saat demlendirdikten sonra servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 28, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Islak Kurabiye

 

ıslak kurabiye

 

Kurabiye ve tatlının buluşma noktası diyebiliriz ıslak kurabiye için. Tarifin ilk kaynağı neredendir, hangi usta yapmıştır, hangi mutfak kaşifi bulmuştur bilinmez ama ünü her tarafa yayılmıştır bu kurabiyelerin.

Hani kurabiye diye hafifseyip, burun kıvıran misafirler için tatlı bir sürprizdir ıslak kurabiyeler. Bir tane ile yetinmek mümkün değildir. Birincide ne olduğunu anlamaya çalışır, ikincide şerbetli olduğunu fark eder, üçüncüyü de yiyerek ancak durabilirsiniz.

Tatlı krizlerini hafiften atlatmak için de birebir diyebilirim ama içindeki yağ miktarını göz önüne alarak 1 tane yemek şartıyla :)

Bugün benim yaptığım kakaolu ıslak kurabiyeler, ağızda dağılan dokusu ve tadıyla çok beğenildi. Şerbeti sadece dış yüzeyinde kalmış ve tam istediğim gibi içine işlememişti. Dışı tatlı, içi kurabiye havasını korumuştu.

Kurabiyelere ait bir püf nokta yazmak gerekirse; şerbetini önceden yapmak ve soğutmak gerekiyor, fırından çıkan kurabiyeleri sıcakken soğuk şerbete beklemeden batırmak için şerbet önceden hazır olmalı…

Malzemeler

1 çay bardağı şeker

1 çay bardağı sıvıyağ

1 yumurta

125 gr. Tereyağı (yumuşak)

25 gr. Kakao (yarım paket)

2,5 su bardağı un

Kabartma tozu

Şurubu

2 çay bardağı şeker

2 çay bardağı su

Portakal aroması (isterseniz)

 

 

Uygulama

Önce şerbeti ocağa koyup koyulaşanlara kadar kaynatıyorum. İçine ev yapımı portakal sosundan bir çay kaşığı ilave ettim, kakaolu tatların yanına portakal aromasını çok yakıştırıyorum.

Şerbeti oda ısısına gelince buzdolabına koyup, soğutuyorum.

Kurabiye malzemelerini bir karıştırma kabına alarak, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum. Bu noktada hamurunuz çok yumuşak olursa biraz daha un ekleyebilirsiniz.

Tepsiye pişirme kağıdı serip, üzerine küçük yuvarlaklar şekline bürünen kurabiyeleri diziyorum.

160 derecedeki fırında üzerleri çatlayana kadar pişiriyorum. Yaklaşık 25 dakikada pişiyorlar.

 

 

Fırından çıkan kurabiyeleri henüz sıcakken soğuk şerbete batırıp çıkartıyorum.

Üzerlerini Hindistan cevizi ve antepfıstığı ile süslüyorum.

 

 

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 22, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı