“Et Yemekleri” kategorisi için arşiv

Izgara Köfte (Fırında)

 

Ramazan nedeniyle et yemeklerine ağırlık verdim ama aslında sebze yemekleri ve zeytinyağlı yemekler mutfağımda daha çok yer alır. Çünkü daha sağlıklı ve lezzetli olduğunu düşünüyorum. Minikler genellikle köfteye hiç hayır demez :)  Çocukların beslenmesinde yeteri kadar kırmızı et olmalı ama daha çok balık olmalı.

Güvenilir ve kalitesi kanıtlanmış olmadıktan sonra dışarıda köfte yemek her zaman risklidir bana göre; et yemek gibi değil, içinde ne olduğunu sadece tahmin edebilirsiniz. Evde ızgara köfte yapmak, vaktiniz varsa en güzeli. Bilinen yöntem, barbeküde, mangalda pişirmek; bu ancak yazlıkta ya da bahçeli bir eviniz varsa burada mümkün olabilir, ya da pikniğe gidince yapabilirsiniz. O zaman da, odun kor ateşinde pişen etlerin, köftelerin kanserojen olduğu ile ilgili okuduğunuz bilgiler aklınıza gelir. Peki, ne yapacağız?

Evde ızgara köfte yapmak istiyorsak, fırının ızgarasından daha pratik, daha zahmetsiz, daha güzel bir yöntem olamaz. Hem kendi yaptığımız, her şeyi ile içimize sinen bir köfte olur, hem de zahmetsizce fırının ızgarasında pişirip, servis yapabiliriz.

İlk olarak köftelik, güzel bir kıyma alarak işe başlıyoruz. Özellikle kaburga bölgesinden olmalı ve biraz da yağlı bir kıyma olmalı, benim gibi hayvansal yağlardan kaçınıyorsanız bile, lezzetli bir ızgara köfte yemenin bundan başka çaresi yok ne yazık ki :(

 

 

Malzemeler (6 kişilik- 25- 26 adet köfte)

1 kg. kıyma

1 büyük soğan

1 çay kaşığı karbonat

1 yemek kaşığı galeta unu

Tuz, karabiber, kimyon

1 yemek kaşığı sirke

 

 

Uygulama

Kıymayı, rahatça yoğuracağım geniş bir kaba alıyorum. İçine rendenin ince tarafı ile rendelediğim soğanı ilave ediyorum. Bir yemek kaşığı galeta unu, baharatlar, karbonat ve sirkeyi ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri çok iyi yoğuruyorum. Bunun için robotunuzu da kullanabilirsiniz. Elinizde yoğuruyorsanız, kıymanın yağları elinize yapışacak, bu normal! Köftelik kıyma biraz yağlı olmak zorunda. Şimdi aklıma gelen bir anımı yazmak istiyorum. Bu yıl kardeşimin yanına gezmeye gittiğim Myanmar da köfte yapamamıştık. Çünkü etler o kadar yağsız ki, köfte bir türlü güzel olmuyordu. Halkın büyük bir kısmı Budist ve genellikle kırmızı et olarak sadece keçi eti tüketiliyor, dana eti bulmak hiç kolay değil, bulduğunuzda da köfte yapmak neredeyse imkânsız. Etin yağlı olmasının lezzetine katkısını o zaman daha iyi anladım.

Güzelce yoğurduğumuz köfteyi buzdolabında birkaç saat dinlendiriyoruz. Hatta sabahtan yoğurun, akşam yemeğine kadar buzdolabında kalsın.

Yemekten bir saat önce; dolaptan çıkarıp, köfte harcını şekillendiriyoruz, çok kalın yapmamanızı tavsiye ederim, köfteler pişerken küçülüp, kabarıyor.

Fırınımızın ızgara ayarını açıyoruz. Izgara teline köfteleri yerleştirip üst bölüme koyuyoruz. Köftelerin pişerken damlayan yağlarının fırının içini berbat etmemesi için; fırın tepsisinin içine yarıya kadar su koyarak ızgara telinin altına yerleştiriyoruz. Böylece köfte pişerken yağlar suyun içine damlayacak ve sorun olmayacak.

Bu şekilde bütün köfteleri alt- üst ederek güzelce pişiriyoruz. Çok pişmiş ya da az pişmiş, tercih sizin.

Yanında çocuklar için patates kızartması, biz büyükler için salata ile servis yapıyoruz.

 

 

Gerçekten nefis oluyor, yerken dolu dolu et tadını alıyorsunuz.

Ağustos 22, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Alinazik Tarifi

Ana malzemesi közlenmiş patlıcan olan, kolay ve leziz bir yemek tarifine ne dersiniz? Et yemeklerinde tartışmasız önde olan Doğu ve Güney Mutfağından, Antep’ ten bir yemek bu, onların deyişiyle alanazik.

Tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Lavantin Antep ‘li olunca, onun tarifini aynen uygulamaktan başka bir şey yapmaya gerek duymadım.

Batıda nasıl zeytinyağlı yemekler daha çok seviliyorsa, doğu bölgelerinde de etli, bulgurlu kebap türü yemekler seviliyor. İklim şartlarına bağlı olarak yetişen sebze ve meyveler beslenme alışkanlıklarımızın temelini oluşturuyor.

Biz alinazik kebabı çok sevdik. Özellikle yaz yemeği olarak keyifle yenilebilir. Közlenmiş patlıcan yoğurtla birleşince hafif bir salata oluyor, ama üzerine iyice kavrulmuş kıyma ilave edilip, kırmızıbiberli kızgın tereyağı gezdirildiğinde doyurucu nefis bir yemeğe dönüşüyor.

Malzemeler

3-4 adet közlenmiş büyük boy patlıcan

300 gr. yağlı kıyma

1 büyük kase yoğurt (katı)

2-3 diş sarımsak

Üzerine

Bir yemek kaşığı tereyağı

Pul biber, tuz, karabiber

Uygulama

Patlıcanları közlemek için farklı yöntemler var, ocağın üzerinde (çok kötü kirleniyor) yada közmatik üzerinde veya fırında közleyebilirsiniz. Ben balkonda küçük tüpün üzerinde közledim. Aslında bahçede odun ateşinde közlemek gibisi yok ama kim yapacak :)

Közlenmiş patlıcanları soyarak küp şeklinde doğruyorum. Tam da doğramak denemez buna aslında çünkü piştiğinde çok yumuşak oluyor, kesme tahtasına koyarak bıçakla küçük parçalara ayırıyorum.

Kıymayı gerekirse biraz sıvıyağ ilavesi ile kavuruyorum. Kıymanın rengi kahverengiye dönene kadar hafif ısıda kavurmaya devam ediyorum. Çok az pul biber, (bizimkiler acıyı çok sevmiyor)tuz ve karabiber ilave ederek altını kapatıyorum.

Doğranmış patlıcanları yoğurtla ve rendelenmiş sarımsak ile iyice karıştırıyorum, biraz tuz ilave ediyorum.

Servis tabağına alarak, üzerine kıymayı döküyorum.

Tereyağını kızdırıp, biraz pul biber ilave ediyorum, biberli yağı kıymanın üzerine gezdiriyorum.

Yeşilbiberle servise hazır hale geliyor.

Ağustos 17, 2011 Et Yemekleri, Patlıcan Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

İslim Kebabı ( Köfteli Patlıcan Kebap )

 

 

Kızartılmış patlıcan dilimlerine sarılan köfte; diğer adıyla islim kebabı tarifini paylaşmak istiyorum bugün. Ramazan Ayında iftar menülerine çok yakışacak, misafirleriniz için yapacağınız harika lezzette bir tarif bu; yapımı biraz zaman alıyor ama kesinlikle zor değil.

İslim kebabı, köfte ile yapılabildiği gibi, kuşbaşı et ile de yapılıyor, tercih sizin. Ben köfteli yapmayı tercih ettim.

Yemeğe dair püf noktaları paylaşmak gerekirse; patlıcanları alırken büyük boy olmasına dikkat edilmeli. Bahçeden kopardığım patlıcanlar çok büyük değildi, köfteyi patlıcan dilimlerine sararken biraz zorlandım bu yüzden.

İslim kebabı için yaptığımız köftenin malzemeleri değişebilir, bugün İnegöl köfte tarzında yaptım ve çok güzel oldu. Ekmek içi ve yumurta kullanarak da klasik köfteler yapılabilir.

Yine patlıcanları ızgarada ya da tost makinesinde kısmen pişirebilirsiniz, köfteyi de kızartmak yerine ızgarada pişirebilirsiniz.

 

 

Malzemeler ( 12 adet)

6-7 adet uzun büyük boy patlıcan

Kızartmak için sıvıyağı

1 çorba kaşığı domates salçası ya da sosu

1-2 domates

1-2 adet yeşilbiber

Kürdan

Köfte malzemeleri

500 gr. kıyma (köftelik)

1 adet soğan

Tuz, karabiber

1 / 2 çay kaşığı karbonat

Uygulama

Patlıcanları alaca soyup tuzlu suda bekletiyorum.

Kıymanın içine soğanı rendenin ince tarafı ile rendeliyorum, tuz, karabiber ve karbonatı ilave ederek, güzelce yoğuruyorum. Buzdolabında yarım saat dinleniyor.

Patlıcan dilimlerinin sayısına göre yuvarlak köfteler hazırlıyorum. Köfteler çok kalın olmamalı, kızartırken kabarıyor, bu nedenle ince yapıyorum.

Patlıcanları dilimliyorum. Çok kalın ya da çok ince dilimler olmamalı, kızgın bol yağda hafifçe kızartıp, fazla yağını alması için peçete üzerine bırakıyorum.

Köfteleri de aynı şekilde fazla kurutmadan ve sertleşmeden hafif kızartıyorum.

Kızartılmış patlıcan dilimlerinden iki tanesini alıp, çapraz şekilde üst üste koyarak, ortasına köfteyi yerleştiriyorum ve patlıcanı üzerine kapatıyorum. Ters çevrilerek tepsiye yerleştiriliyor ama ben ters çevirmeden yaptım.

 

 

Üzerini kürdanla sabitleyip, domates ve biber dilimi yerleştiriyorum.

Bütün patlıcan dilimlerini ve köfteleri bu şekilde bohçaladıktan sonra, fırın tepsisine yerleştiriyorum.

1 su bardağı suyun içinde salçayı eritip tepsinin içine döküyorum. İsterseniz biraz da sıvıyağı ilave edebilirsiniz.

Fırında 200 derecede 30 dakika yeterli geliyor. İsterseniz fırından çıkarmadan birkaç dakika önce kaşar peyniri dilimleri ilave edebilirsiniz.

Ben yanında defneli ve zeytinyağlı pilav ile birlikte servis yaptım, nefis olmuştu…

Güzel bir haftasonu diliyorum.

 

Ağustos 13, 2011 Et Yemekleri, Patlıcan Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çıtır Kasede Beğendili Tavuk Sote

İftar sofralarına çok yakışacak, nefis bir tarif paylaşmak istiyorum bugün. Çıtır kasede patlıcan beğendili tavuk yemeğini yapmak için,önce baharatlı, çörek otu ve susamlı basit bir hamur hazırlıyoruz. Bu hamuru sevimli kaseler haline getirip fırında pişiriyoruz.

Bir tarafta tavuk eti pişerken, diğer tarafta patlıcan beğendiyi hazırlıyoruz. Sonuç; çıtır kaselerin içinde nefis beğendi ve üzerinde tavuk sote, eminim misafirleriniz bu sunumu ve lezzeti hiç unutamayacak :)

Yemeğin ayrıntılarına ve püf noktalarına geçersek; öncelikle ısıya dayanıklı kaseler gerekli. Ben muffin kalıplarını kullarak yaptığımda kaseler haliyle biraz küçük oluyor ama bu şekilde aperatif gibi servis imkanı da doğuyor.

Biraz daha büyük, porsiyonluk ısıya dayanıklı kaplar kullanırsanız o zaman kapların dışını yağlayarak hamuru dışına kaplamanız gerekecek. Bu şekilde ana yemek olarak da rahatlıkla servis yapabilirsiniz. Her iki türlü de çok nefis, bu kesin…

Közlenmiş patlıcan ile beğendi yapabileceğiniz gibi, daha kolay bir yöntem olan ve tarifin kaynağı sevgili kardeşim Şeyma nın yaptığı gibi kabakla da beğendi yapabilirsiniz.

Malzemeler

Çıtır Kase İçin

3 cup un

1/ 2 cup ve 3-4 çorba kaşığı ılık su

1 yumurta sarısı

6 çorba kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı susam

2 tatlı kaşığı çörek otu

Tuz ve baharatlar (karabiber, köri)

 

 

Tavuk Sote İçin:

1 adet tavukgöğsü (erpiliç)

1 büyük boy soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

2-3 diş sarımsak

1 tatlı kaşığı salça

Tuz ve baharatlar

sıvıyağ

Patlıcan Beğendi İçin:

2 su bardağı süt

3 çorba kaşığı tereyağı

2 çorba kaşığı un

2 büyük boy közlenmiş patlıcan

150 gr. kaşar peyniri

 

Çıtır Kase Yapılışı:

Un, yumurta sarısı, ılık su, yağ, tuz ve baharatlar ile hamur yaparak 20 dakika dinlendiriyorum. Dinlendirirken hamurun üzeri sertleşip kabuk tutmasın diye ıslak bir peçete ya da mutfak havlusu ile üzerini örtüyorum.

Fırına dayanıklı kapların dışını yağlıyorum. Hamuru 12 eşit parçaya bölerek (kaselerin büyüklüğüne göre bu sayı artabilir ya da azalabilir)her birini merdane yardımı ile kasenin dışını kaplayacak büyüklükte açıyorum.

Hamurla kaselerin dışını kaplayıp, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 180 derecede kızarana kadar pişiriyorum.

Fırından çıkıp, soğuyunca çıtır kaseleri dikkatlice kırmadan tabaktan ayırıyorum.

 

 

Tavuk Sote Yapılışı:

Soğan ve sarımsağı ince doğrayarak tencerede sıvıyağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini ilave ediyorum. Tavuk eti, suyunu salıp, tekrar çekene kadar orta ısıda soteliyorum.

Tavuklar suyunu çekince doğranmış yeşilbiber, bir tatlı kaşığı salça(ben domates sosu kullandım) ve küp kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Tuz, karabiber ve kekik ilave ederek 15-20 dakika pişiriyorum. Tavuk soteyi çıtır kaseler fırında pişerken yapabilirsiniz.

 

Patlıcan Beğendi Yapılışı:

Büyük boy tombik patlıcanları ben önceden közlemiştim bu nedenle işim çok kolaylaştı. Patlıcan közlemek için közleme aparatını kullanabilir ya da bu kez benim yaptığım gibi, bahçede küçük tüp üzerinde közleyebilirsiniz.

Beğendi hazırlamak için; tereyağını eritip unu ilave ederek pembeleşene kadar kavuruyorum. Soğuk sütü ilave ediyor ve bu sırada devamlı karıştırıyorum. Beşamel sos kıvam alınca içine incecik kıyılmış patlıcanları ilave ediyor ve bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum. Daha sonra peynir rendesini ilave ediyor ve kenara alıyorum.

Servis yaparken, çıtır kaselerin içine önce beğendi, sonra tavuk soteyi koyuyorum.

Keyifli bereketli iftarlar…

 

 

Ağustos 8, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Tavuklu Elbasan Tava

 

Çok lezzetli ve pratik bir tavuk yemeği öğrenmeye hazır mısınız? Tavuklu elbasan tava, şimdiki !! tavuk etlerinin kolayca pişmesi sayesinde mutfakta kısa sürede servise hazırlanabilecek bir tarif.

Aslına bakarsanız mutfağımda tavuk etine çok fazla yer vermek istemiyorum. Her ne kadar Urfa Tutkunu- Aslıhan kardeşimin Erpiliç ile ilgili verdiği bilgilerden sonra, kuru yolma dışında daha kolay bulunabilen Erpiliç almaya başladım. Ama yine de birkaç ayda büyüyen ve bu kadar kolay pişen tavuk etleri ister istemez beni tedirgin ediyor.

Geçen yıl baharda, birkaç tane civciv satın almıştık, bahçede büyüsünler ve ağız tadıyla tavuk eti yiyelim diye; aynı zamanda bahçedeki tavuklardan biri de gurk olmuş, yumurtalarından birsürü civciv çıkmıştı.

Bahçeye katılan ve aynı yemlerle beslenen bu civcivlerden, satın aldıklarımız, büyük bir hızla büyüyerek birkaç ayda yerinden kalkamaz hale gelip, şişmanladılar, diğerleri de normal bir şekilde büyüdüler. Bunu gözlemlemek, satın aldığımız civcivlerin genetiğinin değiştirilmiş olabileceği sorusunu aklıma getirdi. Hazır tavuk yememekte ısrar eden anneme ve vejateryanlara hak verdim.

Malzemeler

500 gr. Kuşbaşı tavuk eti

1 su bardağı yoğurt

1 çorba kaşığı un

1 yumurta

Tuz, karabiber

1/ 3 su bardağı tavuk suyu

Uygulama

Tavuk etlerini pişirerek işe başlıyorum. Tavuğu az su ile haşlayabileceğiniz gibi, kendi suyunda da pişirebilirsiniz; bu şekilde yaparsanız, sosunu hazırlarken normal su ilave edin, tavuk bulyon falan kullanmanıza gerek yok. Ben kuşbaşı tavuk etlerini,tencereye koyduğum çok az sıvıyağ ilavesi ile kendi suyunda pişirdim.

Tavuk pişerken, sosunu hazırlıyorum. Bunun için yoğurt, un ve yumurtayı güzelce çırpıyorum, su, tuz ve karabiberi ilave ediyorum.

Pişen tavuk etlerini bir fırın kabına ya da borcama aktarıp, üzerine sosunu döküyorum. 200 derece ısınmış fırında üzeri pembeleşene kadar pişiriyorum.

Denemeniz tavsiyesi ile şimdiden afiyet olsun.

 

Nisan 28, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Soya Soslu ve Kaju Fıstıklı Tavuk

 

Kaju fıstıklı ve soya soslu tavuk yemeği, Mynmar da en sevdiğim Thai yemeklerinden biriydi. Lezzet olarak Türk damak tadına gerçekten çok uygun, mutfaklarımızda yeni yer almaya başlayan zencefil ve soya sosu dışında hiçbir farklı malzeme yok.

Yemeği pişirmesi çok kolay, yarım saatte rahatlıkla servise hazır hale getirebilirsiniz. İçine konulan sebzelerde istediğiniz gibi değişiklik de yapılabilir. Karnıbahar, brokoli ya da kabaktan herhangi birini kullanabilirsiniz, evde hangisi varsa :) Ben bu kez kabak ile yaptım.

Yemeğin asıl tarifinde brokoli ya da karnıbahar 3-5 dakika kaynayan suda veya buharda haşlanıyor. Ben ince dilimlenmiş kabağı haşlamaya gerek olmadığını düşünerek, sadece soğan ve havuçla soteledim, biraz dişe dokunur bir yumuşaklıkta, nefis oldu.

Değişik bir tavuk yemeği yapmak isteyenlere, sevdiklerine Thai yemeği sunmak isteyenlere tavsiye ederim.

Devamını okuyun 

Nisan 26, 2011 Et Yemekleri, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Ciğer Sarması

Sevgili arkadaşlar,

Kurban Bayramı vesilesi ile uzun bir tatilin sonuna geldik; tatlı telaşlar, güzel buluşmalar yaşadık, sevdiklerimizle doyasıya vakit geçirdik.

Artık dönüş zamanı, bayram coşkusunu, bayram ruhunu hiç kaybetmeden, mutluluk ve höşgörü ile sarılıp sarmalanmış güzel günler dileyerek ben de siteye dönüyorum :)

Çocukluğumdan beri bizim evde bilinen ve yapılan bir yemektir ciğer sarması. Sık değil ama, belki yılda bir ya da iki kez. Birkaç gün önce geçirdiğimiz kurban bayramı, ciğer sarmasını yapmak ve tarifi paylaşmak için vesile oldu.

Ciğer sarmasını en güzel şekilde ve lezzetli yapmak istiyorsanız, kuzu ciğeri ve kuzu gömleği kullanmalısınız. Kuzu gömleği ilginç bir yapıya sahip, kuzunun iç organlarını saran bu iç yağının bazı yerleri kalın, bazı yerleri ise zar kadar ince. Ben yağ katmanlarının çok fazla olduğu kısımları kullanmıyorum. Sadece en az yağlı olan bölümleri kesip alıyorum.

Daha önce yemediyseniz yağ tabakası gözünüzü korkutabilir, ama ciğerli bir iç pilavın kuzu gömleğine sarılarak fırında pişirilmesi, tarifi imkansız bir lezzeti ortaya çıkartır. Sağlık sorunlarınız varsa, sadece pilavı yiyebilir, yağlı üst kısmı ayırabilirsiniz.

İç pilavda kullanacağımız kuzu ciğerini ben haşladıktan sonra küp şeklinde doğruyorum. Böylece daha yumuşak oluyor. Kavurarak yapmanızı tavsiye etmiyorum.

Malzemeler

6 adet ciğer sarması için;

2 çay bardağı pirinç

1 demet taze soğan

Tuz, karabiber, kuru nane

Haşlanmış ve küp doğranmış kuzu ciğeri (yarım)

Sıvıyağı

6 adet el büyüklüğünde kesilmiş kuzu gömleği

Üzerine ( isterseniz)

1 yumurta sarısı

1 tatlı kaşığı yoğurt

Uygulama

Kuzu ciğerini haşlamak için, önce şeritler halinde birkaç parçaya kesiyorum, böylece haşlanması daha kolay ve kısa sürüyor. Su kaynamaya başladıktan sonra 5-6 dakika haşlanması yeterli. Daha sonra ciğeri tavla zarı büyüklüğünde doğruyor ve bir kenara alıyorum.

Taze soğanları doğrayarak bir servis kaşığı kadar sıvıyağ ile hafifçe kavuruyorum, yıkanmış ve suyu süzülmüş iki çay bardağı pirinci ilave ediyorum. Çok az kavurduktan sonra, iki çay bardağı sıcak su ekliyorum ve düşük ısıda 5-6 dakika pirinçler suyunu çekene kadar bir ön pişirme yapıyorum.

Doğranmış ciğerleri, tuzu ve karabiberi ve naneyi ilave ederek karıştırıyorum, böylece ciğer sarması içi hazırlanmış oluyor.

Ciğer sarmasını hazırlarken, fotoğrafta görüldüğü gibi, bir çorba kepçesinden faydalandım, küçük bir kase de aynı işi görür. Kepçenin üzerine ciğer gömleğini yerleştirip; içine hazırladığım iç pilavdan dolduruyorum. Kepçeden taşan kenarları üzerine kapatıyorum, ters çevirerek dikkatlice tepsiye yerleştiriyorum.

Ciğer sarmalarını bu şekilde fırında üzeri kızarana kadar pişiriyorum. Ben üzeri biraz çıtır sevdiğim için yumurta-yoğurt sosu sürmedim.

Ciğer sarmasının üzerinin yumuşak olmasını isterseniz, bir yumurta sarısı ile bir tatlı kaşığı yoğurdu karıştırıp üzerine sürebilirsiniz.

Kesinlikle sıcak yemenizi öneriyorum, daha masum görünüyor ve gerçekten çok lezzetli oluyor :)

Kasım 21, 2010 Et Yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yalancı Kalamar

Kasım ayında haftaya güneşli bir günle başlamak ne güzel değil mi? İnşaallah bütün hafta böyle devam eder. Hava kapalı olduğunda mutfakta iş yapmayı hiç sevmiyorum, özellikle yaptığım tariflerin fotoğraflarını çekerken ışık yetersiz geliyor ve güzel çıkmıyor. Güneşin bu nedenle benim için önemi büyük :)

Bugün paylaşacağım tarif; yalancı kalamar. Soğumasına bile fırsat kalmadan yalanıp yutulacak kadar lezzetli ve kolay bir tarif. Tabi gerçek kalamar kullanmıyoruz, tavuk göğüs eti ya da tavuk incik, yapacağımız yalancı kalamar için yeterli.

Bu arada, tavuk eti konusunda çok hassas davranıyor ve genellikle hazır tavuk kullanmıyordum. Sevgili Aslıhan ın Erpiliç ile ilgili yazısını okuduktan sonra, marketlerde erpiliç arayışım başladı ve en sonunda buldum :)  Aslıhan ın yazısını mutlaka okumanızı tavsiye ederim, sonrasında karar sizin…

Tarifi bir dilim bir tutam – Serap arkadaşımın etkinliğine gönderiyor ve başarılar diliyorum.

Malzemeler

1 adet tavuk göğüs eti

1 soğan

3-4 diş sarımsak

Kekik, kırmızıbiber, kimyon

Köri,tuz, karabiber

1 yemek kaşığı domates sosu

2 yemek kaşığı zeytinyağı

Kızartmak için;

1 yumurta

3-4 yemek kaşığı un

3-4 yemek kaşığı galeta unu

Bol miktarda sıvıyağı

Uygulama

Önce tavuk etini hazırlayıp, bir süre buzdolabında bekletmek gerekiyor. Bunun için; göğüs etini parmak şeklinde kesiyorum. Çukur bir tabağa alarak içine, ince rendelediğim soğanı, sarımsağı, baharatlar ve domates sosu ile zeytinyağını ilave ederek, güzelce karıştırıyorum.

Tabağın üzerini streçleyip buzdolabına kaldırıyorum. Tavuk etleri bu marinatın içinde birkaç saat beklerse nefis oluyor. Bir gün bile bekleyebilir, ben bir kısmını ertesi gün kızarttım, o kadar lezzetli olmuşlardı ki, çerez gibi yedik.

Buzdolabından çıkan yalancı kalamarları önce una, sonra hafif çırpılmış yumurtaya ve en sonunda galeta ununa bulayarak bol ve kızgın yağda kızartıyorum.

Galeta unu, kızartma yağında yanmadığı için çok pratik ve sağlıklı oluyor, bu kısmı bence atlamayın, galeta unu yerine un kullanmanızı hiç önermem!

Marul salatası eşliğinde ve bademli pilav ile servis yapıyorum.

Related Posts with Thumbnails
Kasım 1, 2010 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı