“Çorbalar” kategorisi için arşiv

Kıymalı Tarhana Çorbası

 

Her yörede yapılışı birbirinden farklı olsa da tarhana çorbası bize, ülkemize özgü bir lezzet.Bebekler onunla büyütülür,sabahları okula yetişecek çocuklara sıcacık tarhana çorbası içirilir, özellikle kendimiz yapıp kurutmuşsak, tadına, nefasetine doyum olmaz.

Tarhananın çıkış noktası, yaz sebzelerinden, o canım domateslerden, kırmızı biberlerden sağlıklı bir şekilde kışın da faydalanmak olabilir mi? Bizim yörede yani Bursa’ da tarhana yapılırken içine koyun sütü ile mayalanmış koyun yoğurdu ilave edilir, tarhana karıldıktan sonra bekletilmez, hemen gözeden ya da robottan geçirilir ve serilerek kurutulur. Ben birkaç gün mayalandırılıp yapılan tarhanayı da çok seviyorum, tadı hafif ekşi oluyor.

Bu arada her zaman yapılabilen ama çabuk tüketilmesi gereken “muhacir tarhanası” isminde güzel bir tarif var; onu da en kısa sürede şimdi 92 yaşında olup hafızasıyla beni hayrete düşüren sevgili babaannemden öğrenip sizinle paylaşacağım.

Tarhana çorbası evde hazırlandığı için sağlıklı olduğu tartışılmaz, üstelik yapımı da çok kolay. Şimdi, bizim mutfağımızda çok sevilen ve küçük oğlumun da favorisi olan çorbanın yapımına geçecek olursak;

Malzemeler

1 çorba kaşığı kıyma

1 servis kaşığı sıvıyağ

1- 2 diş sarımsak

2 yemek kaşığı domates sosu veya 1 yemek kaşığı domates salçası

1 litre sıcak su

3-4 çorba kaşığı tarhana

Tuz

Uygulama

Ön hazırlık olarak bir su bardağı kadar suyun içine tarhana ilave edilerek sırası gelene kadar bekletilir, böylece çorbaya ilave edilirken topaklanması önlendiği gibi daha kolay kıvam alması sağlanır.

Sıvıyağda kıyma ve rendelenmiş sarımsak güzelce kavrulur.

Domates sosu ilave edilir, 1-2 dakika malzemelerin birbiriyle bütünleşmesi için karıştırılır.

1 litre sıcak su ilave edilir.Çorbanın kıvamı tarhananın cinsine göre farklılık göstereceğinden bence çorba koyu kıvamlı olursa ilave etmek için kenarda bir miktar sıcak su hazır bekletilmeli.

Tenceredeki malzemeler kaynamaya başlayınca  tarhana ilave edilir ve birkaç dakika hiç durmadan karıştırılır, bu süre içinde tarhana çorbası kıvamını belli edecektir.Eğer koyu kıvamlı ise biraz daha sıcak su eklemek istenilen kıvama gelmesi için yeterli olacaktır.

Orta ısıda 15 dakikada pişen çorbamız servise hazırdır.

Damak tadına göre tuzu ilave edilir.

Ev yapımı pulbiber ve ev yapımı turşu ile buluştuğunda bence lezzetine doyum olmaz.

Eylül 19, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Çorbası Tarifi


Mercimek çorbasının birden fazla ve sonucu çok nefis olan tarifleri var tabi, ben bugün pratik bir şekilde, kısa sürede yapılan mercimek çorbası tarifi paylaşmak istiyorum.

Çorbalarda un kavurmak ve çorbanın kıvamını bu yolla istediğimiz gibi yapmak mümkün. Bizim damak tadımızda çorbalar biraz yoğun olmalı, daha doyurucu ve besleyici olmalı. Türk damak tadı böyle iken, özellikle uzak doğuda  Thai ve Çin çorbaları alıştığımız tat ve görüntüden çok uzakta :) Örneğin, Tayland ın ünlü Tum Yum çorbasında sadece tavuk suyu ve sebzeler ile aromatik bitkiler kullanılıyor.

Ramazan ayında çorbalardan vazgeçmemiz mümkün değil, iftara böyle doyurucu ve besleyici bir çorba ile başlamak için şimdi iş başına…

 

 

Malzemeler ( 8-10 kişiye rahatça yeter )

1 cup kırmızı mercimek

1 büyük boy soğan

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı domates sosu

 

 

 

Tuz

Servis sırasında limon

Uygulama

Bu çorbanın bence en pratik tarafı, çorba yaparken sadece el blenderi ve rende gerekli olması. Bütün yapmamız gerekenleri çorba tenceresinde yapıyoruz, başka kap kacak kullanmak yok :)

Öncelikle mercimeği çok iyi yıkamak gerekiyor. Ben bazen yıkamakla da yetinmeyip, mercimeği bir kaba alarak üzerine bir parmak geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynama noktasına kadar bir taşım kaynatıp, suyunu döküyorum, sonra çorba tenceresine alıyorum. Böylece çorbanın rengi daha güzel oluyor.

Çorba tencesine tereyağını koyarak eritiyorum, unu ilave ederek hafif pembe renk alana kadar orta ısıda kavuruyorum. Bu arada domates sosunu ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız sorun olmaz ama domates sosu sulu ise un topaklanabilir, dikkatli olun.

1 litre kadar soğuk suyu tencereye döküyorum, unun topak olmaması için bir süre devamlı karıştırıyorum.

Mercimeği ilave ediyorum.

Soğanı rendeleyerek ilave ediyorum. Benim kullandığım el blenderi o kadar güçlü değil, bu nedenle soğanı rendeledim. Eğer sizdeki her şeyi kolayca püre yapıyorsa rendelemekle uğraşmayın, doğrayın yeter.

Başka malzemeler ilave etmedim. Patates ve havuç kullanılabilir. Özellikle çocuklar için yapılıyorsa çok güzel olur. Daha çok kışın ilave malzemeli yapıyorum.

Şimdi mercimeğin iyice pişmesini beklemekten başka yapacak çok fazla işimiz kalmadı.

Mercimek dağılıp, iyice piştiğinde ocaktan alıyorum ve birkaç dakika sonra el blenderi ile çorbayı pürüzsüz hale getiriyorum.

Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Muhtemelen kıvamı çok koyu oldu değil mi? bir miktar su ilave ederek, bir taşım kaynatıyorum.

Vazgeçilmez bir çorba bu, yanında kıtır ekmekler ve limon ile servis yapıyorum.

 

Ağustos 2, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yalancı İşkembe Çorbası

Geçen hafta pazarda görüp aldığım kayın mantarı (istridye mantarı) ile aslından ayırt etmenin(kokusu dışında, biliyorsunuz gerçek işkembe çorbasının kendine has bir kokusu oluyor) neredeyse imkansız olduğu nefis bir yalancı işkembe çorbası yaptım.

Kayın mantarı küçük küçük doğrandığında renk ve doku olarak işkembeye çok benziyor. Bu benzerliği çorbada kullanınca ve üzerine sarımsak- sirke ikilisinden oluşan sosu ilave ettiğimizde, işkembe çorbası konusunda uzman olmayanlar dışında, kimse anlamıyor. Tabi bu keyfi bozmadan çorbayı bitirmelerini bekliyor ve sonra gerçeği söylüyorum  :)

Malzemeler

7-8 adet kayın mantarı

2 servis kaşığı sıvıyağ

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 litre su

2 büyük  diş sarımsak

Tuz

Çorbanın terbiyesi

1 yumurta sarısı

1/ 2 limon suyu

Üzerine sosu

1-2 diş sarımsak

2-3 çorba kaşığı sirke

Uygulama

Çorba yapacağım tencereye sıvıyağ ve rendelenmiş sarımsağı koyarak sarımsaklar pembeleşene kadar kavuruyorum. 1 tepeleme yemek kaşığı unu ilave ediyorum.

Unun rengi hafif pembeleşmeye başlayınca, tencereye 1 litre su ilave ediyorum.Su en fazla ılık olabilir, sıcak olmamalı.

Devamlı karıştırarak, olası un topaklarının oluşumunu engelliyorum.

Küçük parçalar halinde kestiğim kayın mantarlarını çorbaya ilave diyorum. Hafif ısıda yaklaşık 20 dakikada mantarlar pişiyor. Çorbanın altını kapatıyorum.

Çorbanın terbiyesi için; 1 yumurta sarısı ve yarım limonun suyunu iyice çırparak, çorbaya alıştırarakilave ediyorum.

Çorbanın sosunu hazırlarken; rendelenmiş sarımsak ile sirkeyi küçük bir sos kasesine koyarak, çorbanın yanında isteğe göre servis yapıyorum.

Mayıs 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim :)   Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Sebze Suyu Hazırlama

 

Çeşitli çorbalarda, makarnalarda kullanılmak üzere sebze suyu hazırlamak, buzdolabında kalan sebzeleri değerlendirmek adına gerçekten de çok iyi bir yöntem. Taze olarak hemen kullanabileceğiniz gibi, küçük kaplara ya da kilitli buzdolabı poşetlerine koyarak dondurucuda da muhafaza edebilirsiniz.

Ben kremalı buğday çorbasını bu kez, hazırladığım sebze suyu ile pişirdim, inanın harika bir tadı vardı, özellikle çocuklar için de çok besleyici olduğuna söylemeye gerek yok.

Sebze suyu hazırlarken; soğan, havuç, maydanoz ve kereviz  ana malzemeler, bunun dışında  daha birçok sebze kullanılabilir tabi, bu sizin damak tadınıza kalmış. Kereviz ve yapraklarının güzel aromasına ilaveten, kullanılan baharatlar da önemli. Defne yaprağı, tane karabiber, kişniş ve zencefil belirli miktarlarda, abartmadan kullanıldığında harika bir sebze suyu elde etmek hiç de zor değil.

Kısa sürede hazırlamak isterseniz düdüklü tencere kullanabilirsiniz.

Malzemeler

1 adet soğan

1 adet kereviz ve yaprağı

1 adet havuç

1 adet pırasa

1 adet domates

1-2 defne yaprağı

3-4 adet tane karabiber

1 adet karanfil

5-6 dal maydanoz

Fındık büyüklüğünde taze zencefil

2 çorba kaşığı zeytinyağı (isteğe bağlı)

2 litre su

Uygulama

İri parçalara kesilmiş havuç, pırasa ve kerevizi zeytinyağı koyduğum tencereye alıyorum. Soğanı soyup dörde bölerek ilave ediyorum. Sadece bir iki dakika zeytinyağında soteleyerek, iki litre suyu ilave ediyorum.

Su kaynamaya başladığında; maydanoz, zencefil, defne ve taze karabiber ile karanfili ve ikiye bölünmüş domatesi ilave ediyorum.

Kısık ateşte en az yarım saat kaynatıyorum. Düdüklü tencere kullandığınızda bu süre 7-8 dakikaya kadar azalabilir.

Sebze suyunu süzerek pişen sebzelerden ayırıyorum ve geniş bir kaba alıyorum. Eğer daha sonra kullanacaksam, soğumasını bekliyor ve kapaklı dondurucu kaplarına ya da kilitli buzdolabı poşetlerine koyarak dondurucuda muhafaza ediyorum.

Nisan 17, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Sütlü Kabak Tatlısı Ve Beyaz Turp Çorbası (Thai mutfağından)

 

Balkabağını Hindistan cevizi sütü ile pişirmeyi ya da salata yapmak için alınan beyaz turpu tavuk suyu çorbada kullanmayı eminim birçoğunuz denememiştir:)

 Hatta kulağa biraz garip geliyor değil mi?

Hindistan cevizi sütü, Asya mutfağında çok kullanılan bir malzeme; çorbalarda, yemeklerde ve tatlılarda olmak üzere çok geniş bir kullanım alanı var.

Sevgili Latife, balkabağını Hindistan cevizi sütü ile pişireceğiz dediğinde inanın hiç şaşırmadım, hatta güzel olacağını daha baştan tahmin ettim :)

Malzemeler

1 su bardağı su

1 litre Hindistan cevizi sütü

1 su bardağı şeker

Kavrulmuş susam(süslemek için)

1 kg. kadar balkabağı

Uygulama

Balkabağının kabuklarını soyup, çekirdek yatağını derince çıkarıyoruz. Parmak şeklinde keserek tatlı yapacağımız tencereye alıyoruz.

Üzerine Hindistan cevizi sütü, bir su bardağı su ve şekeri ilave ediyoruz. Şeker miktarını damak tadınıza göre arttırabilirsiniz. Burada Hint ve Pakistan tatlıları dışında çok şekerli bir tatlıya rastlamak mümkün değil. Aslında tuzu da çok kullanmıyorlar, ekmek de yok; halkın çoğunluğu bu nedenle zayıf ve olduğundan daha genç görünüyor.

Hindistan cevizi sütü kalorisi çok yüksek bir besin, bu nedenle biraz da su ilave ediyoruz. Bu da isteğe bağlı, isterseniz sadece Hindistan cevizi sütü ile pişirebilir ya da su miktarını biraz daha arttırabilirsiniz, su ilave edilmediğinde tatlı daha koyu kıvamlı oluyor, tercih sizin :)

Kaynama noktasından sonra, ısıyı biraz azaltıyoruz, yaklaşık yarım saatte tatlımız hazır. Kabakların istediğimiz ölçüde yumuşaması yeterli. Suyu biraz fazla gibi görünebilir ama soğuyunca koyulaşıyor ve suyunu çekiyor merak etmeyin.

 

 

Tatlıyı servis yaparken bu kez de kavrulmuş susam kullanabilirsiniz.

Denemeniz tavsiyesi ile Mynmar dan dan sevgiler…

Beyaz Turp Çorbası

 

 

Uzakdoğu mutfağında çorbalar bizdekinden çok farklı, çorbanın suyu resmen “su” gibi oluyor, içindeki malzemeler iri parçalar halinde çorbaya ilave ediliyor. Burada bildiğimiz kereviz yaprağını yemeklerde ve çorbalarda çok kullanıyorlar, yine zencefil ve sarımsak vazgeçilmez yemek malzemeleri ve tabi ki acı biber… Bizim çiçek biberi dediğimiz ve çok acı olan biberler Mynmar da çok popüler.

Kışın salatada kullandığımız beyaz turp ile tavuk suyu çorbası yapıyoruz. Çok hafif ve besleyici bir çorba oluyor, özellikle diyet yapanlar ve zayıflamak isteyenler için harika!

Malzemeler

Bir paket tavuk eti (tercihen küçük ve kemikli)

2-3 adet beyaz turp

Birkaç dal körpe kereviz yaprağı

Tuz

Karabiber(isterseniz)

Uygulama

Asya mutfağında, çorbalarda kullanılan tavuk eti genellikle kemikli oluyor, bana başlangıçta çok garip gelmişti, hala da alışabilmiş değilim.

Çorbada kullanacağımız tavuk parçalarını güzelce yıkayarak tencereye alıyoruz, üzerine yeteri kadar su ilave ederek kaynamaya bırakıyoruz, hafif ısıda kaynarken üzerinde oluşan köpükleri alıp atıyoruz.

Tavuk etleri kısmen piştiğinde, tuz ilave ediyoruz.

Beyaz turpu soyarak küçük küp şeklinde kesiyoruz, çorbaya ilave ediyoruz. Yaklaşık 20 dakika daha kaynatmaya devam ediyoruz. İşte bu kadar :)

Çorbanın altını kapatıp, birkaç dakika dinlendiriyoruz ve servis yaparken üzerine doğranmış kereviz yaprağı ilave ediyoruz.

Mynmar dan sevgiler…

Şubat 27, 2011 Çorbalar, Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Tom Yum Thai Soup ( Dom Yam Çorbası)

 

Bangkok ‘ da ilk defa yediğimde Tom Yum çorbasının en çok limonlu aromasını beğenmiştim. Uzakdoğuda çorba kültürü çok farklı. Çorbaların içine suyunu koyulaştıracak un ve benzeri hiçbir şey ilave edilmiyor. Sadece et ya da sebzeler ile pişirilmiş şekilde servis yapılıyor. Soğan ve domates iri dilimler halinde doğranıyor. Hiçbir sebze blenderden geçirilerek püre yapılmıyor.

Bazen evde çorbalarda kullanmak için sebzeli et suyu hazırlarız ya; bütün malzemeleri iri şekilde doğrayıp kaynatırız. İşte Uzakdoğu çorbalarının servise hazır şekli böyle :)

Çorba yemek boyunca yeniliyor, bizdeki gibi önce çorba ikram edilip, bitince diğer yemeklere geçilmiyor. Bu sulu çorbalar, yemek sırasında özellikle pilavla birlikte yeniliyor, hatta çorbadan birkaç kaşık pilavın üzerine dökülüp o şekilde yeniyor.

Yağsız ve neredeyse tuzsuz pilava çorba suyu ilave ederek ya da çorba eşliğinde pilav yemeğe ben de alıştım :)

Tom Yum çorbası Tayland kökenli olmasına rağmen Mynmar’da da çok sevilen bir çorba. Farklı malzemeler ile yapılabiliyor. Birkaç ana malzemenin dışında kesin bir malzeme listesi yok. Mantarlı, tavuklu, karidesli olabiliyor.

Tavuklu yapıldığında tavuk etleri kemikli olarak kullanılıyor. Çorbayı içerken büyüklü küçüklü tavuk kemikleri ile karşılaşmak mümkün :)

Çorbayı özel yapan olmazsa olmaz malzemeleri ise; lemon grass ve tom yom sosu.

Lemon grass ilk bakıldığında taze sarımsak görünümünde bir bitki. Yapısı çok sert ve odunsu olduğu için çok ince doğranarak ya da sert bir cisimle (biz küçük merdaneyi kullanıyoruz evde) iyice ezilerek çorbanın suyuna ilave ediliyor. Nefis bir limon aroması hissediyorsunuz. Tropikal bir bitki olduğu için Türkiye de yetişebileceğini sanmıyorum. Eve dönerken biraz fazla alıp, dondurucuda saklamakta fayda var.

Lemon grass limon aromasının yanında çok da faydalı bir bitki; sinir sistemini yatıştırıcı, tansiyon düşürücü özelliği var, hafif antideprasan aynı zamanda. Kurutulmuş lemon grass, çay olarak da kullanılıyor. Yine bu coğrafyada et, balık vb. yemeklerinde kullanılıyor.

Tom Yum sosu, Tayland da hazır paketlerde satılıyor. İçinde çeşitli baharatlar var ve tadı belirgin bir şekilde acı.

Çorbanın ana malzemelerinden biri olan mantar da burada farklı. Strawmushroom diye satılan bu tür mantarı ilk defa burada gördüm. Tadı bildiğimiz kültür mantarından farklı değil.

 

Ayrıca bu çorbada kullanılan bir çeşit yaprak var, bergomut yaprağı olduğunu öğrendiğim ve bütün olarak aroması için çorbaya ilave edilen bu yaprak, daha çok Tayland da kullanılıyor.

Yine Tom Yum çorbasının üzerine servis sırasında ilave edilen coriander denilen tıpkı maydanoz görünümünde ama kokusunu bir türlü sevemediğim bir bitki var. Biz çorbayı evde kendi damak tadımıza göre pişirdiğimiz için coriander ilave etmedik :)

Malzemeler

2 paket tavuk kanat

2 paket mantar

1 paket tom yom sos

2 adet lemon grass

3-4 adet küçük domates

2 soğan

Uygulama

Tavuk etlerini yıkayarak haşlamakla işe başlıyoruz. Etler bir miktar pişince suyun içinden alıyor ve suyu süzerek çorba yapacağımız tencereye aktarıyoruz. Böylece tavuk suyu daha berrak oluyor. Tavuk etlerini tekrar ilave ederek pişirmeye devam ediyoruz.

Soğanları soyup, dilim şeklinde doğrayarak çorbaya ilave ediyoruz.

Lemon grass bitkisinin beyaz kısmını alarak merdane ile eziyor ve çorbaya ilave ediyoruz.

Mantarları yıkayıp doğrayarak çorbaya ekliyoruz. Mantarları önceden hazırlamışsanız, kararmaması için limonlu suda bekletmenizi öneririm.

Bir paket tom yom sosu da çorbaya ilave ediyoruz.

Biz bu sefer kullanmadık ama havuç da kullanılabilir.

En son dilimlenmiş domatesleri ilave ederek 5-6 dakika kaynatıyor ve sonra ocağı kapatıyoruz.

Yanında tabi ki, yağsız ve tuzsuz pilav olmalı, ikisi beraber harika bir ikili oluyor. Biraz acılı ve nefis limon aromalı bu Thai çorbasını seveceğinizi umuyorum.

Ocak 9, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Tofu Ve Vermicelli İle Thai Çorbası

Şimdiye kadar yediğim en ilginç ve değişik çorba tofu ile yapılan tai çorbası olsa gerek. İçinde tofu ve bıldırcın yumurtası olan, ayrıca vermicelli denilen lastikimsi yapıdaki ince uzun şehriyeler ile tavuk kıymasının kullanıldığı bu Uzakdoğu çorbası, özellikle Tayland’da biliniyor ve seviliyormuş.

Bizim damak tadımıza çok uymadığını kabul ediyorum ama yenilmeyecek kadar da değil :) Sevgili Supaawade bu ilginç çorbayı yaparken hem bana öğretti, hem de sabırla sorularıma cevap verdi.

Çorbada bizim için yabancı olan iki malzeme; tofu ve vermicelli. Her ikisi de burada çok seviliyor, sokaklarda sıklıkla görebileceğiniz seyyar satıcılar, vermicelli ile salata- makarna tarzı yiyecekler hazırlıyorlar. Tofu”yu da aynı şekilde hem açık pazarda hem de markette gördüm.

Bizim bildiğimiz makarna, Mynmar”da lüks yiyecekler sınıfında. Tahmin edersiniz, burada pirinç yetişiyor ve sabah akşam pirinç tüketiliyor. Vermicelli denilen şehriyeler bile pirinçten yapılmış. İnce, uzun şeffaf görünümlü bu şehriyeler pişirilmeden önce bir süre soğuk suda bekletiliyor, sonra biraz haşlanarak, çok uzun oldukları için makasla istenilen boyutta kesilip kullanılıyor. Bugün vermicelli ile yapılan bir salata tarifini izledim. Yakında evde deneyip, tarifini paylaşmak istiyorum.

Mynmar da yemek kültürü, komşu ülke mutfaklarından etkilenmiş doğal olarak; Özellikle Çin mutfağında kullanılan tofunun burada çok tüketildiğini söylemiştim. Tofu hakkında biraz bilgi edinmeye ne dersiniz?

Tofu Nedir?

Soya loru olarak da bilinen tofu, nagari adlı bir madde ile lor haline getirilmiş soya loruna verilen addır. Nagari maddesi doğal olarak okyanus suyunda ya da kalsiyum sülfat içerisinde bulunur. Limon suyu ya da sirke gibi asidik gıdalar kullanılarak da lor elde etmek mümkündür.

  • Tofu Çin’de ilk olarak M.Ö. 200 civarında kullanılmaya başlanmıştır. İlk olarak nasıl bulunduğu bilinmese de Çinliler arasında yaygın olan bir söylentiye göre tofu, bir kaza neticesinde bulunmuştur. Çinli bir aşçı pişirilmiş ve püre yapılmış soya fasülyesine tat vermesi için nagari eklemiş ve neticede bugün bildiğimiz tofuyu bulmuştur.
    Bugün tofu Asya’da çok yaygın bir yiyecektir. Bu lezzetli gıda binlerce tofu dükkanında taze olarak hazırlanmakta ve sokaklarda satılmaktadır.
    Yemek tariflerinde tofu bir çeşit sünger gıda olarak kullanılmaktadır. Gerçekten de tofu eklenen her tür çeşniye absorbe etme kabiliyetine sahiptir.
    Tofuyu bir tencere çili sosuna koyarsanız çili biberi tadını alır. Kakao ve tatlandırıcılarla kanrıştırırsanız çikolata kremalı bir kek dolgusu elde edersiniz. Tofu peksimetini çorbaya da katabilirsiniz.

Tofu Çeşitleri

Amerika’daki şarküterilerde üç çeşit tofu bulunmaktadır.

  • Katı tofu, yoğun ve katı haldedir. Karıştırılarak kızartılan gıdalar, çorbalar ya da ızgaralarda ve tofunun şeklini kaybetmemesini istediğiniz her yerde kullanabilirsiniz.
    Katı tofuda protein, yağ ve kalsiyum içeriği diğer tofu çeşitlerine göre daha fazladır.
  • Yumuşak tofu, tofu karışımı isteyen tariflerde ya da Oryental çorbalarda kullanılabilir.
  • İpeksi tofu, kaymaksı, hardal benzeri bir ürünün elde edildiği farklı bir yöntemle hazırlanır. İpeksi tofu pürelere ya da karışık yemeklere iyi gider. Japonya’da ipeksi tofu olduğu gibi ve biraz soya sosu ile doğranmış yeşil soğan ile yenir.
  • Tofu yüksek nitelikli proteinler açısından zengindir. Aynı zamanda iyi bir B vitamini ve demir kaynağıdır.

Tofunun Besin Değeri

Tofu yüksek nitelikli proteinler açısından zengindir. Aynı zamanda iyi bir B vitamini ve demir kaynağıdır. Tofu hazırlanırken lorlaştırma işleminde kalsiyum tuzu kullanılmışsa, tofu mükemmel bir kalsiyum kaynağı haline gelir.

Tofunun içeriğindeki kalorinin yarısı yağlardan gelse de 100 gr. tofu porsiyonunda yalnızca 6 gram yağ bulunur. Doymuş yağ açısından fakirdir ve kolestrol içermez. Genel olarak tofu ne kadar yumuşaksa yağ oranı da o denli düşüktür. Tofu sodyum kısıtlaması olan diyetler için iyi bir alternatif teşkil eder.

Tofunun Alınıp Saklanılması

Tofu çoğunlukla su dolu kaplarda, vakumlu paketlerde ya da kalın steril kutularda satılır. Tofu genellikle marketlerin ev yapımı ürünler bölümünde bulunur, bazılarında ise süt ürünleri bölümüne bakmak gerekir.
Steril olarak paketlenmediği müddetçe tofunun soğuk olarak korunması gerekir. Miyadlı tüm gıdalarda olduğu gibi paketin üzerindeki bitim tarihi kontrol edilmelidir.
Tofu paketi açıldıktan sonra yenmeden kalan tofunun suda çalkalanıp yine taze su içerisinde saklanması gerekir. Tazeliğini korumak için suyu her gün değiştirmek gerekir. Tofuyu bir hafta içerisinde tüketmeniz lazımdır.
Tofu 5 ay süreyle dondurularak muhafaza edilebilir. Buzu çözülen tofu tatlı bir karamel tadına sahip olur, deniz ürünü sosları ve ızgara için idealdir.

Kullanım ipuçları

Tofu herkese hitap eder. Yaşlı insanlar ve çiğnenmesi, hazmı kolay ürünleri tercih edenler için idealdir. Meyve ve sebzeli tofu püresi çocuklar için güzel bir protein besinidir. Atıştırmayı sevenler snack olarak ya da yemeklerde pişirilmiş tofu lokmalarına bayılırlar.

Tofuyu denemek isteyenlere öneriler

  • Katı tofu parçalarını çorba ve sulu yemeklere katın.
  • Hafif ve hoş bir yemek elde etmek için et harcına tofuyu ufalayarak katın.
  • Tofuyu peynir ve baharatla ezerek sandöviç harcı hazırlayın.
  • Tofu püresi, ekmek kırıntıları, doğranmış soğan ve sevdiğiniz baharatlarla kendi tofu burgerlerinizi hazırlayın.
  • Tofuyu eritilmiş çikolata ile karıştırıp biraz tatlandırıcı ekleyerek çikolata kremalı pasta yapın.
  • Kremalı çorbalardaki krema yerine ipeksi tofu kullanın.
  • Salatada yumurta yerine tofu parçaları, küp küp kesilmiş kereviz, mayonez ve bir parça hazır mayonez ile kullanın.

Tofunun hikayesi işte böyle. Burada labne ve benzeri peynirler bulunmadığı için, tofuyu cheesecake yaparken kullanabilirim sanırım.

Aslında Mynmar da kaşar peyniri dışında bizim alışık olduğumuz hiçbir peynir türü yok ne yazık ki. Burada ekmek, peynir, zeytin ile türk kahvaltısı hazırlamak neredeyse olanaksız.

Malzemeler

1 / 2 kg. tavuk kıyması

1 / 3 paket rice vermicelli

10 adet bıldırcın yumurtası

1 paket tofu

1 küçük kase tofu peksimeti

1 adet büyük salatalık

Tuz, karabiber

1 yumurta

Birkaç dal kereviz yaprağı

Uygulama

Vermicelli “yi soğuk suda bir saat beklettikten sonra makasla küçültüyor ve tavuk kıymasının içine ilave ediyoruz.

Kıymanın içine tuz, karabiber ve 1 yumurta ilave ederek güzelce yoğuruyoruz. Ceviz büyüklüğünde top köfteler hazırlayarak, diğer tarafta kaynamakta olan çorbanın suyuna ilave ediyoruz. Çorbanın suyunda köfteler dışında henüz başka birşey yok :)

Tofu peksimeti de ilginç; bizim süt kaymağının ince şeritler halinde kurutulduğunu düşünün. İşte tofu peksimeti bana anlatılana göre soya sütünün kaymağının kurutulmasından elde ediliyormuş. Çorbaya ilave etmeden önce biraz sıcak suda bekletip yumuşamasını bekliyor ve sonra suyunu süzüp ve şeritleri biraz küçülterek çorbaya ilave ediyoruz.

Tofu loru, beyaz peynir kalıbı görünümünde, küp şeklinde keserek onu da çorbaya ilave ediyoruz. Yanlış okumadınız, bildiğimiz salatalık kullanıyoruz bu çorba için. Buradaki salatalıklar çok büyük, bizim pazarda görüp kartlaşmış diye almadığımız cinsten ! İçindeki sert çekirdek kısmını biraz kesip atıyoruz, kalan kısmı doğrayarak çorbaya ilave ediyoruz.

Son olarak bıldırcın yumurtalarını haşlayıp, soyduktan sonra çorbaya ekliyoruz.

Burada çok fazla yumurta tüketiliyor. Bıldırcın yumurtası da aynı şekilde, açık pazarlarda, marketlerde kısacası her yerde satılıyor.

Çorbanın üzerine birkaç dal kereviz yaprağı doğradığımızda servise hazır hale geliyor.

Biz ailecek çorbayı yedik. Mustafa da içindeki tofuları ayırsa bile, bıldırcın yumurtası ve tavuk köftelerini geri çevirmedi.

Bu çorbanın özelliği, içine çok fazla baharat vb. tatlandırıcıların özellikle koyulmaması. Çünkü Tayland” da çok baharatlı ve acı yiyeceklerin yanında servis ediliyormuş.

Mynmar dan içten sevgilerimle…

Related Posts with Thumbnails
Aralık 25, 2010 Çorbalar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı