“Çorbalar” kategorisi için arşiv

Balkabağı Çorbası

balkabak çorbası tarifi

Balkabağı ile sadece tatlı yapıldığını sanmayın 🙂 balkabağı çorbası, denemeye değer bir lezzette oluyor…

Balkabağı çorbası ve tatlı dışında balkabağı tariflerine yabancı yemek sitelerinde fazlasıyla rastlamak mümkün, ben de çorbanın tarifini yabancı bir yemek sitesinden öğrenip uyguladım.

Balkabağı belki de hala organik olarak yetiştirilen birkaç üründen biri; tarlalar dolusu balkabağı ekildiğini ve çok fazla tüketildiğini hiç duymadım ülkemizde.

Genellikle bahçesi olanlar yazlık sebze tarhlarının bir köşesine, bahçenin sınır duvarlarına yakın yerlere, birkaç tane de balkabağı çekirdeği diker bizim buralarda. Özellikle kıyı köşelere dikilir ki, büyüyen yaprakları her tarafı sardığında diğer sebzelere zarar vermesin, dev gibi yaprakların arasından kabaklar göründüğünde sabırla sonbahara kadar büyümesi beklenir ve balkabağı sapı kurumaya başladığında koparılıp kilere yerleştirilir.

Daha önce en sevdiğim tatlılardan biri olan kireçte balkabağı tarifini paylaşmıştım, zencefilli kabak tatlısı denemiş ve onu da çok beğenmiştik.

 

kabak çorbası tarifi

 

Malzemeler

1 kg. balkabağı

1 adet soğan

50 gr. tereyağı

2 diş sarımsak

1 litre tavuk suyu

1 litre su

2 tatlı kaşığı krema(isteğe bağlı)

Biraz muskat rendesi (isteğe bağlı)

Biraz tarçın

sıvıyağ

Birkaç dilim bayat ekmek

 

balkabağı çorbası

 

 Uygulama

Balkabağı çorbası için size uzun uzun tarifi anlatmak yerine, çorbanın tarifini aldığım sitenin adresini veriyorum, www.videojug.com gerçekten harika bir şekilde videolu anlatımı var, benim diğer tarifler de çok ilgimi çekti.

Şimdiden kolay gelsin 🙂

Yorumlarınızı bekliyorum, sevgilerimle…

resimli kabak çorbası tarifi

Ocak 27, 2013 Çorbalar, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Kıymalı Tarhana Çorbası

 

Her yörede yapılışı birbirinden farklı olsa da tarhana çorbası bize, ülkemize özgü bir lezzet.Bebekler onunla büyütülür,sabahları okula yetişecek çocuklara sıcacık tarhana çorbası içirilir, özellikle kendimiz yapıp kurutmuşsak, tadına, nefasetine doyum olmaz.

Tarhananın çıkış noktası, yaz sebzelerinden, o canım domateslerden, kırmızı biberlerden sağlıklı bir şekilde kışın da faydalanmak olabilir mi? Bizim yörede yani Bursa’ da tarhana yapılırken içine koyun sütü ile mayalanmış koyun yoğurdu ilave edilir, tarhana karıldıktan sonra bekletilmez, hemen gözeden ya da robottan geçirilir ve serilerek kurutulur. Ben birkaç gün mayalandırılıp yapılan tarhanayı da çok seviyorum, tadı hafif ekşi oluyor.

Bu arada her zaman yapılabilen ama çabuk tüketilmesi gereken “muhacir tarhanası” isminde güzel bir tarif var; onu da en kısa sürede şimdi 92 yaşında olup hafızasıyla beni hayrete düşüren sevgili babaannemden öğrenip sizinle paylaşacağım.

Tarhana çorbası evde hazırlandığı için sağlıklı olduğu tartışılmaz, üstelik yapımı da çok kolay. Şimdi, bizim mutfağımızda çok sevilen ve küçük oğlumun da favorisi olan çorbanın yapımına geçecek olursak;

Malzemeler

1 çorba kaşığı kıyma

1 servis kaşığı sıvıyağ

1- 2 diş sarımsak

2 yemek kaşığı domates sosu veya 1 yemek kaşığı domates salçası

1 litre sıcak su

3-4 çorba kaşığı tarhana

Tuz

Uygulama

Ön hazırlık olarak bir su bardağı kadar suyun içine tarhana ilave edilerek sırası gelene kadar bekletilir, böylece çorbaya ilave edilirken topaklanması önlendiği gibi daha kolay kıvam alması sağlanır.

Sıvıyağda kıyma ve rendelenmiş sarımsak güzelce kavrulur.

Domates sosu ilave edilir, 1-2 dakika malzemelerin birbiriyle bütünleşmesi için karıştırılır.

1 litre sıcak su ilave edilir.Çorbanın kıvamı tarhananın cinsine göre farklılık göstereceğinden bence çorba koyu kıvamlı olursa ilave etmek için kenarda bir miktar sıcak su hazır bekletilmeli.

Tenceredeki malzemeler kaynamaya başlayınca  tarhana ilave edilir ve birkaç dakika hiç durmadan karıştırılır, bu süre içinde tarhana çorbası kıvamını belli edecektir.Eğer koyu kıvamlı ise biraz daha sıcak su eklemek istenilen kıvama gelmesi için yeterli olacaktır.

Orta ısıda 15 dakikada pişen çorbamız servise hazırdır.

Damak tadına göre tuzu ilave edilir.

Ev yapımı pulbiber ve ev yapımı turşu ile buluştuğunda bence lezzetine doyum olmaz.

Eylül 19, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Çorbası Tarifi


Mercimek çorbasının birden fazla ve sonucu çok nefis olan tarifleri var tabi, ben bugün pratik bir şekilde, kısa sürede yapılan mercimek çorbası tarifi paylaşmak istiyorum.

Çorbalarda un kavurmak ve çorbanın kıvamını bu yolla istediğimiz gibi yapmak mümkün. Bizim damak tadımızda çorbalar biraz yoğun olmalı, daha doyurucu ve besleyici olmalı. Türk damak tadı böyle iken, özellikle uzak doğuda  Thai ve Çin çorbaları alıştığımız tat ve görüntüden çok uzakta 🙂 Örneğin, Tayland ın ünlü Tum Yum çorbasında sadece tavuk suyu ve sebzeler ile aromatik bitkiler kullanılıyor.

Ramazan ayında çorbalardan vazgeçmemiz mümkün değil, iftara böyle doyurucu ve besleyici bir çorba ile başlamak için şimdi iş başına…

 

 

Malzemeler ( 8-10 kişiye rahatça yeter )

1 cup kırmızı mercimek

1 büyük boy soğan

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı domates sosu

 

 

 

Tuz

Servis sırasında limon

Uygulama

Bu çorbanın bence en pratik tarafı, çorba yaparken sadece el blenderi ve rende gerekli olması. Bütün yapmamız gerekenleri çorba tenceresinde yapıyoruz, başka kap kacak kullanmak yok 🙂

Öncelikle mercimeği çok iyi yıkamak gerekiyor. Ben bazen yıkamakla da yetinmeyip, mercimeği bir kaba alarak üzerine bir parmak geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynama noktasına kadar bir taşım kaynatıp, suyunu döküyorum, sonra çorba tenceresine alıyorum. Böylece çorbanın rengi daha güzel oluyor.

Çorba tencesine tereyağını koyarak eritiyorum, unu ilave ederek hafif pembe renk alana kadar orta ısıda kavuruyorum. Bu arada domates sosunu ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız sorun olmaz ama domates sosu sulu ise un topaklanabilir, dikkatli olun.

1 litre kadar soğuk suyu tencereye döküyorum, unun topak olmaması için bir süre devamlı karıştırıyorum.

Mercimeği ilave ediyorum.

Soğanı rendeleyerek ilave ediyorum. Benim kullandığım el blenderi o kadar güçlü değil, bu nedenle soğanı rendeledim. Eğer sizdeki her şeyi kolayca püre yapıyorsa rendelemekle uğraşmayın, doğrayın yeter.

Başka malzemeler ilave etmedim. Patates ve havuç kullanılabilir. Özellikle çocuklar için yapılıyorsa çok güzel olur. Daha çok kışın ilave malzemeli yapıyorum.

Şimdi mercimeğin iyice pişmesini beklemekten başka yapacak çok fazla işimiz kalmadı.

Mercimek dağılıp, iyice piştiğinde ocaktan alıyorum ve birkaç dakika sonra el blenderi ile çorbayı pürüzsüz hale getiriyorum.

Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Muhtemelen kıvamı çok koyu oldu değil mi? bir miktar su ilave ederek, bir taşım kaynatıyorum.

Vazgeçilmez bir çorba bu, yanında kıtır ekmekler ve limon ile servis yapıyorum.

 

Ağustos 2, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yalancı İşkembe Çorbası

Geçen hafta pazarda görüp aldığım kayın mantarı (istridye mantarı) ile aslından ayırt etmenin(kokusu dışında, biliyorsunuz gerçek işkembe çorbasının kendine has bir kokusu oluyor) neredeyse imkansız olduğu nefis bir yalancı işkembe çorbası yaptım.

Kayın mantarı küçük küçük doğrandığında renk ve doku olarak işkembeye çok benziyor. Bu benzerliği çorbada kullanınca ve üzerine sarımsak- sirke ikilisinden oluşan sosu ilave ettiğimizde, işkembe çorbası konusunda uzman olmayanlar dışında, kimse anlamıyor. Tabi bu keyfi bozmadan çorbayı bitirmelerini bekliyor ve sonra gerçeği söylüyorum  🙂

Malzemeler

7-8 adet kayın mantarı

2 servis kaşığı sıvıyağ

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 litre su

2 büyük  diş sarımsak

Tuz

Çorbanın terbiyesi

1 yumurta sarısı

1/ 2 limon suyu

Üzerine sosu

1-2 diş sarımsak

2-3 çorba kaşığı sirke

Uygulama

Çorba yapacağım tencereye sıvıyağ ve rendelenmiş sarımsağı koyarak sarımsaklar pembeleşene kadar kavuruyorum. 1 tepeleme yemek kaşığı unu ilave ediyorum.

Unun rengi hafif pembeleşmeye başlayınca, tencereye 1 litre su ilave ediyorum.Su en fazla ılık olabilir, sıcak olmamalı.

Devamlı karıştırarak, olası un topaklarının oluşumunu engelliyorum.

Küçük parçalar halinde kestiğim kayın mantarlarını çorbaya ilave diyorum. Hafif ısıda yaklaşık 20 dakikada mantarlar pişiyor. Çorbanın altını kapatıyorum.

Çorbanın terbiyesi için; 1 yumurta sarısı ve yarım limonun suyunu iyice çırparak, çorbaya alıştırarakilave ediyorum.

Çorbanın sosunu hazırlarken; rendelenmiş sarımsak ile sirkeyi küçük bir sos kasesine koyarak, çorbanın yanında isteğe göre servis yapıyorum.

Mayıs 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim 🙂  Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Sebze Suyu Hazırlama

 

Çeşitli çorbalarda, makarnalarda kullanılmak üzere sebze suyu hazırlamak, buzdolabında kalan sebzeleri değerlendirmek adına gerçekten de çok iyi bir yöntem. Taze olarak hemen kullanabileceğiniz gibi, küçük kaplara ya da kilitli buzdolabı poşetlerine koyarak dondurucuda da muhafaza edebilirsiniz.

Ben kremalı buğday çorbasını bu kez, hazırladığım sebze suyu ile pişirdim, inanın harika bir tadı vardı, özellikle çocuklar için de çok besleyici olduğuna söylemeye gerek yok.

Sebze suyu hazırlarken; soğan, havuç, maydanoz ve kereviz  ana malzemeler, bunun dışında  daha birçok sebze kullanılabilir tabi, bu sizin damak tadınıza kalmış. Kereviz ve yapraklarının güzel aromasına ilaveten, kullanılan baharatlar da önemli. Defne yaprağı, tane karabiber, kişniş ve zencefil belirli miktarlarda, abartmadan kullanıldığında harika bir sebze suyu elde etmek hiç de zor değil.

Kısa sürede hazırlamak isterseniz düdüklü tencere kullanabilirsiniz.

Malzemeler

1 adet soğan

1 adet kereviz ve yaprağı

1 adet havuç

1 adet pırasa

1 adet domates

1-2 defne yaprağı

3-4 adet tane karabiber

1 adet karanfil

5-6 dal maydanoz

Fındık büyüklüğünde taze zencefil

2 çorba kaşığı zeytinyağı (isteğe bağlı)

2 litre su

Uygulama

İri parçalara kesilmiş havuç, pırasa ve kerevizi zeytinyağı koyduğum tencereye alıyorum. Soğanı soyup dörde bölerek ilave ediyorum. Sadece bir iki dakika zeytinyağında soteleyerek, iki litre suyu ilave ediyorum.

Su kaynamaya başladığında; maydanoz, zencefil, defne ve taze karabiber ile karanfili ve ikiye bölünmüş domatesi ilave ediyorum.

Kısık ateşte en az yarım saat kaynatıyorum. Düdüklü tencere kullandığınızda bu süre 7-8 dakikaya kadar azalabilir.

Sebze suyunu süzerek pişen sebzelerden ayırıyorum ve geniş bir kaba alıyorum. Eğer daha sonra kullanacaksam, soğumasını bekliyor ve kapaklı dondurucu kaplarına ya da kilitli buzdolabı poşetlerine koyarak dondurucuda muhafaza ediyorum.

Nisan 17, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Buğdaylı Mantar Çorbası

 

Bugün tarifini paylaşacağım çorba; buğdaylı mantar çorbası. Tamamen doğaçlama bir tarif ama sonuç olarak lezzeti ile sitede yayınlanmayı hak etti.

Mutfakta en zor işlerden biri, bence; kileri ve kiler dolaplarını düzenlemektir. Onlarca mutfak malzemesi, araç gereç elden geçer; Mustafa sayesinde kayboldu sanılan şeyler ilgisiz bir çekmeceden çıkınca sevinilir, son kullanma tarihleri kontrol edilir, eksikler ve bitenler not alınır. Bu kadar fazla araç gerece, stoklanan yiyeceğe gerek var mı diye düşünülür…

Bu düzenlemenin en güzel tarafı ise; parlak fikirlerin ortaya çıkma ihtimalinin fazla oluşudur. Bugün kavanozda buğdayları görüp, birçok buğdaylı tarifi hatırlamam gibi 🙂 Üstelik dondurucuda bittiğini de hatırladım.

Buğday, nohut gibi kullanım alanı sadece yemeği ile sınırlı kalmayan, aynı zamanda çok faydalı olan bu besinleri birçok tarifte yardımcı malzeme olarak kullanabiliriz. Elimizin altında her zaman haşlanmış nohut ve buğday olsa, ne pratik olur değil mi? Ben buğdayı pişirdikten sonra, pet bardaklara koyuyor ve soğuyunca dondurucuya kaldırıyorum. Haşlanmış nohutları da küçük buzdolabı poşetlerine, oradan dondurucuya…

Malzemeler

400-500 gr. mantar

1 su bardağı haşlanmış buğday

1 demet taze soğan

1/ 2 kutu süt kreması veya 1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı un

1 yemek kaşığı tereyağı

1 servis kaşığı sıvıyağı

Tuz

Taze çekilmiş karabiber (üzerine)

Uygulama

Çorba yapacağımız tencereye tereyağı ve sıvıyağı koyarak ince doğradığımız taze soğanları hafif pembeleşene kadar kavuralım. Tereyağı çok çabuk yanıyor, bu nedenle içine az da olsa sıvıyağı ilave ederek bu sorunu çözmeye çalışıyorum, işe yarıyor 🙂

Yaklaşık 1 litre sıcak suyu ve 1 su bardağı haşlanmış buğdayı kavrulan soğanlara ilave ediyorum. Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Mantarları soyarak ince doğruyorum, çorba karışımına ilave ediyorum. Bu şekilde yaklaşık 15 dakika kaynatarak mantarları pişiriyorum.

Şimdi sıra unu incelterek çorbaya ilave etmeye geldi. Aslında hiç un kullanmadan da çorbayı hazırlayabilirsiniz. Kıvam olarak nasıl bir çorba istediğiniz belirleyici olacaktır.

Genellikle suyu duru olan çorbalar bizim mutfağımızda çok fazla yer almıyor. Çorbanın kıvamının biraz yoğun olmasını tercih ediyoruz. Bu nedenle ben bir silme çorba kaşığı kadar unu, yarım çay bardağı su ile incelterek kaynayan çorbaya ilave ettim.

Unu ilave ettikten sonra 5-6 dakika daha hafif ısıda devam pişirmeye devam edelim.

Çorbaya sos olarak süt kreması ya da süt tercih edebilirsiniz.  Eğer un kısmını atlayıp duru bir mantar çorbasını tercih ettiyseniz, ilave edeceğiniz sütün çorbayı daha da duru hale getireceğini unutmayın.

Ben süt kremasını tercih ettim, ocaktan kenara aldığım çorbadan bir kepçe alarak kremaya alıştırdım ve çorbaya yavaşça ilave ettim.

Servis sırasında, taze çekilmiş karabiber ve taze soğan yapraklarını kullandım.

Biz çorbayı çok beğendik. İnşaallah deneyip siz de beğenirsiniz…

Ekim 23, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Taze İç Börülceli Ovmaç Çorbası

 

Taze iç börülceli ovmaç çorbası sevgili babaannemin tariflerinden olup benim de en sevdiğim çorbalardan biridir. Çorbayı, bahçede içlenen börülceler ile yaptım ve şimdi, içlenmiş ama taneleri kurumamış börülcelerin tam mevsimi; bugünlerde köy pazarlarında rahatlıkla bulabilirsiniz, hatta ayıklanmış olarak bile bulmak mümkün.

Taze iç börülce ve kuru börülceyi tanımlamak gerekirse;

Kuru börülce:

Börülce körpe iken kopartılmaz ve böylece içindeki taneler büyür. Bu içli börülceler dalında iyice kurumaya bırakılır ve sonra kuruyan taneleri alınırsa, kışın kullandığımız ve bildiğimiz “ kuru börülce” olur. Kuru börülcenin yemeği yapılabildiği gibi daha önce yaptığım ve çok besleyici olan kuru börülce salatası olarak da değerlendirilebilir.

Taze iç börülce

Eğer dalında içlenen börülceler kurumadan koparılır ve börülce taneleri kurumadan alınırsa; bunların adına bizim buralarda “ sütlü börülce” denir. Tanelenmiş ama hala körpe anlamında kullanılır. Kuru börülce gibi dayanmaz, hemen pişirmek gerekir.

Börülceyi ya da taneli bakliyatları seviyorsanız taze iç börülceye de bayılırsınız.

Malzemeler

1 su bardağı içli taze börülce

1 soğan

1-2 domates

Zeytinyağı

Tuz, karabiber

Ovmaç Malzemesi

1 kahve fincanı un

1 yumurta sarısı

Tuz

Uygulama

Börülceleri ayıklayarak küçük bir tencereye alıp, üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su ilave ediyorum ve kaynama noktasından sonra yaklaşık 20 dakika börülceler yumuşayana kadar haşlıyorum. Daha sonra suyunu süzerek bir kenara alıyorum.

Ovmaç malzemeleri ile bir hamur yapıyorum, hamuru çok fazla toparlamadan elime küçük bir parça alıp, baş ve işaret parmağımın arasında hafifçe oynayarak, arpa şehriye görünümünde bir hamur elde ediyorum. Boyutları da arpa şehriyeden biraz büyük oluyor. Bütün hamuru bu şekilde ovmaç haline getirdikten sonra üzerine çok hafif un serperek yapışmasını önlüyorum.

Çorba yapacağım tencereye soğanı ve domatesi rendenin ince tarafı ile rendeleyerek ilave ediyorum. Bir, iki servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile domates ve soğanın kavrulmasını sağlıyorum.

Tencereye yaklaşık 1 litre kadar su koyuyorum, kaynamaya başladığında haşlanmış iç börülceyi ve ovmaç hamurlarını kaynayan suyun içine bırakıyorum.

Çorbanın tuzunu ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıp yaklaşık 20 dakika pişiriyorum. Hamurların unlu olması nedeniyle çorbanın suyu sanki terbiye yapılmış gibi az da olsa koyulaşıyor.

Servis yaparken tabağınıza bir çorba kaşığı yoğurt da ilave edebilirsiniz, bence mükemmel bir tat oluşuyor, tavsiye ederim.

Related Posts with Thumbnails
Eylül 25, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı