“yumurta” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Yumurtalı Brokoli Sapı

 

 

Mutfakta elinizdeki malzemeyi sonuna kadar değerlendirmeyi düşünüp, lütfedilen yiyecekler ile israf etmeden ve şükür çerçevesinde yaşamayı hedeflemişseniz, eminim siz de brokoli saplarını bir şekilde pişirmişsinizdir.

Mynmar da yemek kültürünü biraz olsun gördükten sonra ve buradaki halkın bazen fakirlikten, bazen alışkanlık ve geleneklerinden dolayı her şeyi değerlendirip kendilerine göre şükür kuşağında yaşadıklarına şahit oluyorum. Saygı duyuyorum…

Şimdi elimizde derlendirilmeyi bekleyen kalın bir brokoli sapı varsa ne yaparız?

Malzemeler

Bir adet brokoli sapı

1 yumurta

Zeytinyağı

Tuz, karabiber, pulbiber

Uygulama

Brokoli sapları kalın olduğunda mutlaka soyarak kullanmak gerekiyor, belki çok ince ve körpe olanları soymaya gerek olmayabilir ama kalın bir gövdeyi soymadan kullanamayız.

İstediğimiz şekilde kesebiliriz, küçük küp şeklinde olabileceği gibi, ince uzun jülyen şeklinde de olabilir.

Teflon tavaya biraz zeytinyağı ilavesi ile brokoliyi alıp hafifçe kavuruyoruz, tuz ilave ediyoruz, hafif ısıda ve tavanın kapağını kapatıp biraz yumuşamasını sağlıyoruz.

Tavanın ortasını hafifçe açtırıp, ortasına yumurtayı kırıyoruz, yine hafif ısıda ve kapak kapalı olarak, karıştırmadan yumurtanın beyazı pişene kadar birkaç dakika pişiriyoruz.

Ocağı kapattıktan sonra, kapağı açmadan birkaç dakika daha bekleyip, sonra servis tabağına alıyoruz.

Üzerine isterseniz karabiber ve pulbiber ilave edin, ya da sevdiğiniz herhangi bir baharat…

İşte, çaresizce atılmayı bekleyen brokoli sapı, şimdi mutlulukla tabakta sizi bekliyor :)

Mynmar dan sevgilerimle…

Mart 7, 2011 Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Thai Usulü Omlet


 

 Bugünkü tarifimiz Tai usulü Omlet; kolay, pratik ve lezzetli. Haftasonu kahvaltısında uzakdoğudan bir lezzetle buluşmak isterseniz hiç durmayın, bence hemen deneyin.

Mynmar da günler sıcak, samimi, ilginç ve yoğun geçiyor. Birkaç Müslüman aile ile tanıştım, çok tatlı, misafirperver insanlar. Çoğunluğu çok iyi İngilizce konuşuyor. Ülkede İngilizce çok popüler.
 


 Bu arada Burma yemeklerine alışmaya çalışıyorum. Bir kere çorbaları çok farklı, kesinlikle bizim damak tadımıza ve alışkanlıklarımıza benzemiyor. Çok sulu ve acı! Yağsız ve tuzsuz pilava alıştım denilebilir, her yemekte standart var çünkü.

Birkaç gün önce Budist bir ailenin yeni taşındıkları evlerinde verdikleri bir yemek davetine katıldık. Misafirlerin içinde Müslüman aileler de olduğu için vejateryan ağırlıklı alternatif bir menü hazırlamışlar. Balık çorbası tıpkı benim sitede verdiğim tarife benziyordu, çok beğendim. Hatta masada, tabağındaki çorbayı tamamen bitiren tek kişiydim. Yine daha önce yemediğim tofu çerezi (çıtır yufka gibi) sütlü burma çayı ve pirinç patlağı da sevdiğim lezzetlerdendi.

Burma lıların vazgeçemediği bir diğer yiyecek; bir nevi çerez- salata karışımı, servis edilen tabakta tuzlu yer fıstığı ve baharatlı bakla çerezinin yanında turşusu yapılmış bir çeşit yapraklar var, hepsi beraber yeniyor. Yaprak turşusunun tadına baktım, bana göre olmadığına karar verdim.

Burma da yumurta çok tüketiliyor, bıldırcın yumurtası da çok. Acaba orada değişik yumurta yemekleri var mı? Diye soracak olursanız, size bu sabah yaparak öğrendiğim çok güzel ve basit olan bir tarifi verebilirim.

Malzemeler

2 yumurta

1/ 2 su bardağı süt

Tuz, karabiber, pulbiber

Reyhan ya da nane

Sıvıyağ

1 çorba kaşığı soya sosu (isterseniz)

Uygulama

Tarif çok basit; bir kâseye yumurtaları kırıyor ve üzerine yarım su bardağı süt ilave ediyorum.

Çatalla ya da çırpıcı ile birkaç dakika çırpıyorum, bu arada tuz ilave ediyorum.

Soya sosunu ilave ediyorum. Yoksa önemli değil, olmasa da oluyormuş :)

Orta boy teflon tavaya çok az sıvıyağ ilave ediyorum ve sütlü yumurta karışımını tavaya döküyorum.
 

 

 Tavanın üzerini kapakla kapatıp, orta ısıdaki ocakta katı bir görünüm alana kadar ve üzeri göz göz olana kadar birkaç dakika pişiriyorum.
  

 

Servis yaparken üzerine karabiber, pulbiber ve reyhan ilave ediyorum.

Sadece bu kadar, sonra yeğenlerim ile paylaşıp afiyetle Tai usulü omleti bitiriyoruz.
 

 




Mynmar dan Sevgiler…

Aralık 11, 2010 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Taze İç Börülceli Ovmaç Çorbası

 

Taze iç börülceli ovmaç çorbası sevgili babaannemin tariflerinden olup benim de en sevdiğim çorbalardan biridir. Çorbayı, bahçede içlenen börülceler ile yaptım ve şimdi, içlenmiş ama taneleri kurumamış börülcelerin tam mevsimi; bugünlerde köy pazarlarında rahatlıkla bulabilirsiniz, hatta ayıklanmış olarak bile bulmak mümkün.

Taze iç börülce ve kuru börülceyi tanımlamak gerekirse;

Kuru börülce:

Börülce körpe iken kopartılmaz ve böylece içindeki taneler büyür. Bu içli börülceler dalında iyice kurumaya bırakılır ve sonra kuruyan taneleri alınırsa, kışın kullandığımız ve bildiğimiz “ kuru börülce” olur. Kuru börülcenin yemeği yapılabildiği gibi daha önce yaptığım ve çok besleyici olan kuru börülce salatası olarak da değerlendirilebilir.

Taze iç börülce

Eğer dalında içlenen börülceler kurumadan koparılır ve börülce taneleri kurumadan alınırsa; bunların adına bizim buralarda “ sütlü börülce” denir. Tanelenmiş ama hala körpe anlamında kullanılır. Kuru börülce gibi dayanmaz, hemen pişirmek gerekir.

Börülceyi ya da taneli bakliyatları seviyorsanız taze iç börülceye de bayılırsınız.

Malzemeler

1 su bardağı içli taze börülce

1 soğan

1-2 domates

Zeytinyağı

Tuz, karabiber

Ovmaç Malzemesi

1 kahve fincanı un

1 yumurta sarısı

Tuz

Uygulama

Börülceleri ayıklayarak küçük bir tencereye alıp, üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su ilave ediyorum ve kaynama noktasından sonra yaklaşık 20 dakika börülceler yumuşayana kadar haşlıyorum. Daha sonra suyunu süzerek bir kenara alıyorum.

Ovmaç malzemeleri ile bir hamur yapıyorum, hamuru çok fazla toparlamadan elime küçük bir parça alıp, baş ve işaret parmağımın arasında hafifçe oynayarak, arpa şehriye görünümünde bir hamur elde ediyorum. Boyutları da arpa şehriyeden biraz büyük oluyor. Bütün hamuru bu şekilde ovmaç haline getirdikten sonra üzerine çok hafif un serperek yapışmasını önlüyorum.

Çorba yapacağım tencereye soğanı ve domatesi rendenin ince tarafı ile rendeleyerek ilave ediyorum. Bir, iki servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile domates ve soğanın kavrulmasını sağlıyorum.

Tencereye yaklaşık 1 litre kadar su koyuyorum, kaynamaya başladığında haşlanmış iç börülceyi ve ovmaç hamurlarını kaynayan suyun içine bırakıyorum.

Çorbanın tuzunu ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıp yaklaşık 20 dakika pişiriyorum. Hamurların unlu olması nedeniyle çorbanın suyu sanki terbiye yapılmış gibi az da olsa koyulaşıyor.

Servis yaparken tabağınıza bir çorba kaşığı yoğurt da ilave edebilirsiniz, bence mükemmel bir tat oluşuyor, tavsiye ederim.

Eylül 25, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kolay Su Böreği

kolay su böreği

Su böreği yapmak artık çok kolay, markette satılan “su böreği yufkası alınıp,” sevinerek eve gidilecek ve paketin üzerinde yazılanlara göre börek 10-15 dakika içinde fırına verilecek.

Bu böreğin hikâyesi böyle başladı; aslında su böreğini güzel yaptığımı söylerler. Yıllar önce arkadaşımın aşçı olan eşi öğretmişti bize uygulamalı olarak. Su böreği, elde açılması gereken hamuru ile ve suda ön pişirme yöntemi ile oldukça vakit alan ve yapımı birazcık :)  da zor bir börek.

Geçen gün markette “su böreği yufkası” paketini görünce, hemen içeriğini okudum ve oh! Ne güzel, artık kolayca su böreği yapabileceğim, diye düşünerek sepete koydum. Eve geldiğimde vakit geçirmeden böreği yaptım.

Sonuç; Biraz hayal kırıklığı yaşamış olsam da, yenmeyecek kadar kötü değildi. Eğer benim gibi su böreğini, hamurunu elde açarak yapabiliyorsanız,hazırına hiç heveslenmeyin derim.

Su böreğini çok seviyor ama hamur açmasını bilmiyor ya da ona ayıracak zamanınız yoksa dışarıda satılan börekler acaba nasıl yapıldı gibi titizleniyorsanız, o zaman yufkayı alıp yapabilirsiniz.

Gerçek su böreği yufkası kaynayan suda 1-2 dakika bile dursa kesinlikle erimez ve kayganlaşarak hamur büyür (çok ilginç değil mi) ? Oysa bu hamurlar, kaynayan suda çok çabuk erime durumuna geçtiler. Özellikle kaynayan suda çok az bekletmenizi öneririm.

Ben su böreği yufkasını BİM marketten aldım, belki farklı markaların yufkaları ile daha iyi sonuç alınabilir.

Malzemeler              

1 paket su böreği yufkası

1 yumurta

1 çorba kaşığı yoğurt

1-2 çorba kaşığı sıvıyağ ya da tereyağı

100 gr. eritilmiş tereyağı

100-150 gr. lor peyniri ya da eski kaşar peyniri

1/ 2 çay bardağı zeytinyağı

Küçük bir demet maydanoz

Uygulama

Orta boy bir tencereye su koyarak kaynamaya bırakıyorum, kaynamaya başladığında 1 çorba kaşığı tuz ve yarım çay bardağı zeytinyağı ilave ediyorum.

Su böreği yufkalarını, paketin üzerindeki tarifte, kaynayan suya bütün olarak bırakın diyordu ama yufkalar büyük olduğu için ve kat yerlerinden neredeyse ayrılacak gibi olduğundan ben birkaç parçaya keserek kullandım.

Hamuru kaynayan suya bırakıyorum ve sadece 10 saniye tuttuktan sonra soğuk su koyduğum büyük ve derin bir kabın içine bırakıyorum. Suyunu süzdürerek alıyorum, yağlanmış tepsiye yerleştiriyorum. Ben yuvarlak borcam tepsi kullandım, tam iyi geldi.

Tepsiye yerleştirdiğim her sıra hamurun üzerini erimiş tereyağı ile yağlıyorum.

Hamurların yarısı tepsiye döşendiğinde, peyniri ve doğranmış maydanozu koyuyorum.

Diğer yufkaları da aynı şekilde kaynar su- soğuk su işleminden geçiriyorum. Her birinin arasını tereyağı ile yağlıyorum.

Yufkaları yerleştirme işlemi bittiğinde, 1 yumurta, bir yemek kaşığı yoğurt ve bir yemek kaşığı sıvıyağı güzelce çırpıp en üstteki yufkaların üzerine sürüyorum.

Fırında yaklaşık 40 dakika üstü kızarana kadar pişiriyorum.

Ağustos 13, 2010 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilekli Pankek

        Evde her zaman bulunan malzemelerle ekonomik ve lezzetli bir kahvaltılık hazırlamak istiyorsanız ve aynı zamanda kolay ve çabuk olsun diyorsanız pankek, iyi bir seçim olabilir.

        Amerika da çok yaygın bir şekilde tüketilen ve çok fazla çeşidi olan pankekler genellikle yanında bal vb. gibi tatlılarla servis yapılıyor. Meyvelerle servis yapıldığında da ayrı bir özelliğe ve lezzete bürünüyorlar.

        Ben bu sabah kahvaltısı için pişirdiğim pankekleri  bahçe çilekleri ve çilek marmeladı ile servis yaptım.

        Malzemeler

        1 su bardağı un 150 gr.

        1 yemek kaşığı şeker

        1 çay kaşığı tuz

        1/2 paket kabartma tozu

        2 yemek kaşığı sıvıyağ

        1 yumurta

        3 /4 su bardağı ılık süt

        Uygulama

        Bir kapta kuru malzemeleri, ( un, kabartma tozu, şeker ve tuz) karıştırdım.

        Diğer kapta bir yumurtayı hafifçe çatal ya da çırpma teliyle köpürene kadar çırparak, sıvıyağ ve sütü ilave ettim.

        Kuru malzemeleri ilave ederek, boza kıvamından biraz daha katı olan bir hamur elde ettim. 15 dakika kadar dinlendirdim.

        Kalın tabanlı bir teflon tavayı çok az yağlayarak, hamuru yemek kaşığı yardımı ile küçük yuvarlaklar şeklinde döktüm. Üzeri göz göz olunca ve kenarları kurumaya başlayınca bir spatula yardımıyla pankekleri ters yüz ettim ve bu arada çok az daha yağ ilave ettim.

        Böylece tüm hamuru pişirdim; yumuşacık ve kek dokusunda oldular. Verdiğim malzemelerle 12- 13 adet pankek çıktı ve kahvaltıda hepsi afiyetle yendi.

Haziran 24, 2010 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Kabaklı Omlet

        Eminim, bizim evdeki gibi; çocuklarına semizotu, dereotu vb. gibi otları yedirmekte zorlanan birçok anne vardır. Yine kabak sevmeyen, yumurta yemekte nazlanan çocuklar hiç de az değil.

        Kabaklı omlet tarifi, benim bu mevsimde sıklıkla yaptığım, her şeyi içinde barındıran, çok lezzetli ve vitaminli bir kahvaltılık. Çocuklar farkında olmadan, kabağı da, dereotu ve maydanozu da severek yiyorlar bu omletin içinde.

        Omletin ana malzemesi yumurta ve kabak; bunlar olmazsa olmaz. Diğer malzemeler ve baharatları istediğiniz gibi çeşitlendirip, zenginleştirebilirsiniz.

        Malzemeler

        1 adet küçük kabak

        2-3 adet yumurta

        Tuz, karabiber

        Birkaç dal maydanoz, nane

        Kaşar peyniri (isterseniz)

        Birkaç dal dereotu (isterseniz)

        Bir avuç semizotu (isterseniz)

        Kabak çiçeği (isterseniz)

        Uygulama

        Derin bir kabın içine, kahvaltı yapacak kişi sayısına göre yumurta kırıyorum. Genellikle 3-4 yumurta için bir orta boy kabak tam iyi geliyor. Kabak tadının çok belli olmasını istemezsiniz yumurta miktarını attırabilirsiniz. Ya da daha küçük bir kabak kullanarak damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

        Kabağı güzelce yıkıyorum, bizim kabaklar organik olduğu için kabuklarını soymadan kullanıyorum. Rendenin iri tarafı ile rendeleyerek yumurtalara ilave ediyorum.

        Maydanoz, dereotu ve naneyi doğrayarak, körpe semizotu yapraklarını bütün olarak karışıma ilave ediyorum. Kabak çiçeğini doğruyorum.

        Tuz, karabiber, bazen zencefil tozunu ekliyorum.

        Hepsini karıştırarak, hafifçe zeytinyağı ile yağlanmış teflon tavaya döküyorum. Omletin çok kalın olmaması ve kısa sürede pişmesi için, tava büyük boy olmalı.

        Orta ısıda omletin bir yüzü piştiğinde tavayı hafifçe ileri- geri sallayarak tavaya yapışmasını önlüyorum ve üzerine bir servis tabağı kapatarak, omleti ters-yüz ediyorum. Şimdi, servis tabağında üstte, omletin pişen kısmı geldi. Diğer yüzün pişmesi için tabaktaki omleti hafifçe kaydırarak tavaya alıyorum. Birkaç dakika içinde omletimiz pişip hazır oluyor.

Servis tabağına aldıktan sonra isterseniz üzerine kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz.

Haziran 23, 2010 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Yumurtalı Rezene Kavurması

 

       Bugün, hafta sonu kahvaltısı için yaptığım yumurtalı rezene kavurması tarifini paylaşmak istiyorum. Daha önce ıspanaklı ve pazılı yumurta yapmıştım, bu kez de pazarda rezene (bizim burada arapsaçı diye bilinir)bitkisini görünce dayanamayıp aldım.

       Rezene;  kökünden tohumuna kadar farklı şekillerde kullanılan ve çok eskilerden beri bilinen, şifa kaynağı bir bitki. Kök rezene; son yıllarda kültür olarak üretilen bir türü, sadece kökü kullanılıyor. Taze kök rezeneyi pişmiş ya da çiğ olarak, salatalarda kullanmak mümkün. Özellikle küçük küp şeklinde veya jülyen şeklinde doğrandığında salataya hem lezzet olarak, hem de görsel olarak katkısı büyük oluyor.

       Yabani rezene, yani arapsaçı diye bilinen ve benim pişirdiğim bitki, görünüş olarak tıpkı dereotuna benziyor, biraz daha büyük sadece. Pazarda arapsaçı diye sorduğumda, yanımda alışveriş yapan iki hanım, bu bitkiyi dereotu sandıklarını söylediler. Arapsaçı bitkisinin anasonu andıran aroması çok güçlü, bu nedenle alışık olmayanların severek yiyebileceğini sanmıyorum. Arapsaçının yaprakları çiğ olarak salatalarda kullanılabildiği gibi, kavurarak da yenilebilir.

       Rezene bitkisinin çok faydalı olan tohumu da yine birçok hastalığa şifa olacak nitelikte. Özellikle rezene tohumunun ezilerek, bir su bardağı dolusu kaynar suda 8-10 dakika demlendirilerek yapılan çayı;

       Öksürükte balgam söktürücü,

       Özellikle bebekleri ve küçük çocukları yatıştırıcı ve şişkinlik giderici,

      Anne sütünü arttırıcı,

       Sindirim problemleri, şişkinlik, iştahsızlık, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

       Bitki çayının özellikle; öksürüğe ve akciğer hastalıklarına, boğmaca ve astım kramplarına karşı kullanılmasında büyük yarar vardır.

        Malzemeler

       2-3 adet taze soğan

       2-3 adet sarımsak

       1 demet rezene otu

       1 adet küçük kabak

       Zeytinyağı

       Tuz, Karabiber

       Yumurta

       Uygulama

        Soğan ve sarımsağı yıkayıp küçük doğrayarak işe başlıyorum. Rezeneyi güzelce yıkayıp doğruyorum. Teflon tavaya 2 servis kaşığı zeytinyağı ilave ederek, taze soğan ve sarımsağı ekliyorum. Birkaç dakika kavrulunca, soyup jülyen doğradığım bir küçük kabağı ilave ediyorum.

        Rezenenin tadını ve kokusunu biraz yumuşatması için kabak kullandım, çok güzel oldu, tavsiye ederim. Sonra, rezeneyi ilave ediyorum. Ocağın ısısını azaltarak rezene otu yumuşayana kadar pişiriyorum. Ne kadar pişse de çok yumuşak olmuyor, sanırım otun özelliğinden olsa gerek.

        Tavada yumurtalar için yer açıp, iki tane yumurta kırıyorum. Hafif ısıda yumurta beyazı pişip, sarıları “kayısı” tabir edilen kıvama gelince ocaktan alıyorum.

        Tuz, karabiber ve biraz pul biber ilavesi ile servis yapıyorum. İsteğinize bağlı üzerine, çok az da zeytinyağı gezdirebilirsiniz. Ben öyle yaptım, daha güzel oldu, ekmeği bandırarak afiyetle yedik.

Mayıs 21, 2010 Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Gelincik Otlu Krep

      

Pazardan aldığım gelincik otlarının bir kısmını krepte kullanmak için ayırmıştım. Kısa sürede hazırlanan bu krep, aynı zamanda çok da lezzetli oluyor. Farklı otlarla da deneyebiliriz aslında, ebegümeci, ıspanak ve ısırgan otu ilk aklıma gelenler. Üstelik krep ya da omlet gibi kahvaltılıkların içine ilave edilen bu otlar çocuklar tarafından da pek fark edilmeden afiyetle yenir.

       Malzemeler

       Yarım su bardağı süt

       1 yumurta

       1 çorba kaşığı tepeleme un

       Bir kase küçük doğranmış gelincik otu

       Birkaç dal maydanoz

       Tuz ve karabiber

       Uygulama

       Ayıklanıp yıkanmış gelincik otlarını küçük küçük doğruyorum. Sütü, unu ve yumurtayı bir kap içinde buluşturuyor ve güzelce karıştırıyorum. Tuz ve karabiber ilave ediyorum. Doğranmış gelincik otlarını da karışıma ilave ediyorum.

       Büyük boy teflon tavada bir kerede bu malzemeler gayet güzel pişti, tavanız küçükse iki kerede pişirebilirsiniz. Teflon tavayı çok az sıvıyağ ile yağlıyorum, malzemenin hepsinin tavaya alarak eşit şekilde dağıldığından emin oluyorum. Orta ısıdaki ocakta pişiriyorum.

        Krep ya da omlet pişirme şeklinden farksız, eğer büyük olduğu için spatula ile ters yüz etmeye cesaret edemezseniz, ben de etmiyorum, krepin alt kısmının piştiğinden emin olduktan sonra, tavanın üzerine büyük bir servis tabağı kapatıp kenara alarak ve tavayı ters çevirerek krepi tabağa aktarabilirsiniz, ikinci adımda da tabaktaki krepi yavaşça tekrar tavaya alabilirsiniz.

       Her iki tarafı da pişen krepi servis tabağına alıyorum, içine bir miktar labne peyniri koyup rulo şeklinde kıvırıyorum. Üzerini labne peyniri ile süsleyerek servis yapıyorum.

Related Posts with Thumbnails
Nisan 3, 2010 Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı