“tereyağı” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Erişte Tarifi

 

Cumartesi günü havayı güzel görünce annemle balkonda erişte makarna yapmaya karar verdik. Evde yapılan makarnanın lezzetini nasıl tarif etmeliyim bilemiyorum; hele bir de organik köy yumurtası bulup kullanmışsanız, kehribar renginden lezzetini az çok tahmin edebilirsiniz.

Özellikle büyüme çağındaki çocuklar için ev makarnası çok faydalı. Her seferinde taze yapmaktansa biz bir kerede çok yapıp kurutuyoruz, kışın hazır oluyor. Bu kez de 10 yumurta kullanarak hamuru hazırladık.

Erişte yapımında en pratik püf nokta; yumurta sayısına göre beze sayısını ayarlamak, yani 10 yumurta kullanmışsanız, hamur bezeleriniz 10-11 tane gibi olmalı.

 

 

Erişte hamuru normal yufka hamuruna göre biraz daha kalın açılıyor ve yumurta oranı daha fazla oluyor.

Erişte hamurunu normal oda ısında ya da güneşli bir havada dışarıda kurutmak mümkün, daha pratik olanı ise sacta kurutmak. Biz tüplü sacımızı kullandık ve balkonda hamurları açıp, kuruttuk.

Sacta kurutma işlemi yaptıysanız, hemen kesmeye başlamalısınız ki hamurlar çok sertleşmesin. Yoksa avucunuzda minik baloncuklar oluşur, bıçağı bastırmaktan eliniz su toplar!

 

 

Malzemeler

10 adet yumurta

1,5 kilo un

1 çay bardağı irmik

1,5 su bardağı ılık su

1/ 2 su bardağı ılık süt

3 tatlı kaşığı tuz

keskin bir bıçak (önemli)

Uygulama

Ön hazırlık olarak; makarnada kullanacağımız irmiği malzemelere hemen ilave etmek yerine, 1,5 bardak ılık su ile karıştırıp biraz yumuşaması için 5-10 dakika bekliyoruz.

Bu arada diğer malzemelerimizi hazırlıyoruz.  Büyük bir kabın içine unun yarısını koyarak ortasını havuz gibi açıyoruz.

Yumurtaları havuzun içine kırıyoruz, tuz ilave ediyoruz. Ilık sütü ekleyip, en son irmiği de ilave ederek yavaş yavaş havuzun kenarındaki unları alarak yoğurmaya başlıyoruz.

Kenardaki diğer unu da kullanarak çok sert olmayan bir hamur hazırlıyoruz.

Hamurun üzerini ıslak mutfak peçetesi ile kapatarak en az yarım saat dinlendiriyoruz.

 

 

Şimdi sırada hamur bezelerini ayırmak var, 1o yumurta kullanarak 11 beze hazırladık, kısaca 11 adet hamur açmamız gerek, bu da yaklaşık 1 saatimizi alacak.

 

 

Hamurların inceliği yufkadan biraz daha kalın oluyor. Açtığımız yufkaları sacda biraz kurutarak kenara alıyoruz.

 

 

Bütün hamurlar açılıp, kurutulduktan sonra; hamurları 4 lü gruplar halinde üst üste koyarak şeritlere kesiyoruz. Kestiğiniz şeritlerin genişliği sizin zevkinize kalmış.

 

 

Her bir şeridi de ince erişte haline getiriyoruz.

Kuru ve temiz bir ortamda birkaç gün iyice kuruyana kadar bekletiyoruz.

Erişte makarnayı pişirirken kesinlikle suyunu süzmüyor ve sadece bir öğünde yetecek kadar pişiriyoruz. Üzeri hafif tereyağı soslu, yoğurtlu veya cevizli olunca yemeye doyulmuyor.

 

 

Ekim 9, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Dilber Dudağı Tatlısı

Bayram için tatlı tariflerine devam ediyorum.  Dilberdudağı, hamur açma konusunda biraz tecrübeliyseniz kolayca yapabileceğiniz bir tatlı.

Hamur tatlılarında birçok püf nokta var ve birden fazla adımı başarıyla geçmeniz gerekiyor. Hamurunuz çok güzel açıldı, güzel pişti ama şerbetini tam kıvamında yapamazsanız, istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün değil. Bu nedenle önceleri tatlı yaparken yarım ölçülerle denemenizi tavsiye ederim. Hem malzeme açısından hem de zaman açısından kaybetmemiş olursunuz.

Eğer iki kişi yapma imkanınız varsa, dilber dudağı tatlısı çok daha kolay ve kısa sürede bitecektir.

 

 

Malzemeler ( 1 cup 240 ml.yaklaşık 1 su bardağı)

1 yumurta

1/ 3 cup süt

80 gr. tereyağı

1/ 2 paket kabartma tozu

Bir fiske tuz

1 tatlı kaşığı sirke

4 cup un (yaklaşık)

1 / 2 paket vanilya

Şerbeti

3 su bardağı şeker

2,3 su bardağı su

Üzerine

2 yemek kaşığı tereyağı

5-6 yemek kaşığı sıvıyağı

İçine

İri kırılmış ya da tane ceviz, fındık vb.

Açmak için

1 su bardağı nişasta (yaklaşık)

 

 

Uygulama

Geniş bir kabın içine; 1 yumurta, 1/3 cup süt, erimiş tereyağı, tuz ve sirkeyi ilave edip karıştırıyorum.

Kabartma tozu ve vanilyayı un ile birleştirip, diğer malzemelere ekliyorum. Son bir cup unu kontrollü ilave ederseniz daha iyi olur.

Hamuru çok güzel yoğuruyorum, önce iki bezeye ayırıp, her bir bezeyi kendi arasında 13-14 küçük bezeye bölüyorum.

Küçük bezeleri elimle yuvarlatıp, bol nişasta ve merdane yardımı ile açıyorum. Çok büyük açmanıza gerek yok, kahvaltı tabağından biraz daha küçük açıyorum. Bu arada bol nişasta kullanıyorum.

Birinci tur hamurların hepsini açıp, üst üste koyduktan sonra, hamur grubunu alt-üst ederek ve üzerine nişasta serperek önce merdane ile biraz büyütüyorum.

Sonra oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamur yağlı olduğu için çok kolay açılıyor.

Hamuru açarken başlarda nişasta serpiyorum ama hamur büyüdükçe kullandığım nişasta miktarı azalıyor, ters orantı var! Sadece yapışmasını önleyecek kadar minimum seviyede nişasta kullanıyorum.

Diğer hamuru da açıp, bu iki büyük hamuru üst üste koyabileceğiniz gibi, benim yaptığım yöntemle de yapabilirsiniz. İlk hamuru büyük açıp, ortadan ikiye katlayabilirsiniz, yine iki katlı hamur elde ettik 🙂

Çay bardağının ağzı ile hamurdan küçük daireler kesiyorum. Kenar ve kıyıların çok az kalmasına dikkat ediyorum, en küçük bir parça hamurun bile ziyan olmasını istemiyorum. Kenarlardan kalanları bir şekilde birleştirip içine fındığını koyarak tepsinin bir köşesinde onları da pişirip şerbetledim.

 

 

Dairelerin içine kaju fıstığı koyarak bastırmadan ikiye katlıyorum.

Tepsiye sıkıştırmadan yerleştiriyorum.

Diğer hamuru da aynı şekilde açıp, ortadan ikiye katlıyor, bardakla kesip, ortalarına fıstık koyarak katlıyorum. Sıkıştırmadan tepsiye diziyorum.

Bu ölçülerle iki borcam tepsi tatlı oldu. İsterseniz siz ölçüyü biraz daha arttırabilirsiniz.

Tereyağını ve sıvıyağını bir kaba alarak ısıtıyorum. Tereyağını çok fazla kızdırmayın, pişerken hamurların üzerinde siyah yanık izleri oluşuyor.

Her bir hamura, fırça yardımı ile tereyağını bol bol sürüyorum.

Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Şerbetini yaparken; şeker ve suyu bir kaba alıyor ve kaynamaya başladıktan sonra hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum, biraz limon sıkarak soğuması için bir kenara alıyorum.

Hamur tatlılarında şerbetin biraz koyu olması gerekiyor, özellikle dilberdudağı tatlısında şeker miktarı su miktarından daha fazla olmalı, bunu göz ardı etmeden uygulayın, yoksa tatlılar çıtır çıtır olmak yerine yumuşak olur.

Fırından çıkan tatlının birkaç dakika dinlenmesine izin veriyor, sonra soğuk şerbeti kepçe yardımı ile tatlılarla buluşturuyorum.

 

 

Ağustos 25, 2011 Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Şekerpare Tarifi

 

Bugün paylaştığım şekerpare tarifi inanıyorum, tarif defterinize yanında yıldızlı olarak not edilecek, o kadar güzel o kadar nefis bir tarif.

Ramazan Ayının başlaması ile tatlı tüketimi artıyor ve bayramla zirveye ulaşıyor olmalı 🙂 bayram tatlıları, çikolatalar neredeyse her gittiğimiz evde bizi evsahibi ile birlikte karşılıyor.

Baklavanın yerini tutamaz belki ama şekerpare de bayramda ikram edilebilir. Tatlılar, özellikle geleneksel türk tatlıları söz konusu olduğunda, kalori hesaplarının tavan yaptığı ve birkaç gün içinde kilo alındığı hesaba katılırsa, şekerpare daha masum tatlılar kategorisine dâhil edilebilir.

Şekerpareyi tereyağı kullanarak yaptım, tıpkı tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Yeşim gibi. Bütün tatlılarda, kurabiyeler ve böreklerde kısaca evde tereyağı dışında katıyağ kullanmıyorum. Tereyağı kesinlikle daha sağlıklı.

 

 

Şekerpare tatlısını yaparken kullandığım mutfak tartısı ve elektrikli öğütücüden bahsetmek istiyorum. Mutfakta hayatı kolaylaştıran aletler bunlar.  Her evde elektronik mutfak tartısı olmalı bence, yemek yapmaya, yeni tarifler denemeye meraklıysanız mutfak tartısı işinizi çok kolaylaştırır.

Elektrikli öğütücü; pudra şekeri yapmak için, kahve, karabiber vb. öğütmek için çok pratik bir alet. Ben o kadar alıştım ki öğütücü kullanmaya şu anda 3. Sü kullanıyorum. Size tavsiyem sıvı bir şeyler öğütmeye kalkmayın benim gibi 🙂

 

 

Malzemeler

125 gr. tereyağı (oda ısısında yumuşamış)

1 kahve fincanı(türk kahvesi)sıvıyağı

4 tepeleme çorba kaşığı pudra şekeri

2 yumurta (1 tanesinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)

1 çay kaşığı karbonat (kabartma tozu olmaz!)

1 fiske tuz

1 paket vanilya

2,5 – 3 su bardağı un

Şerbeti

4 su bardağı şeker

5 su bardağı su

1/ 4 limon suyu

Üzerine

25-25 adet fındık vb.

Uygulama

Önce şerbeti hazırlamak istiyorum çünkü tatlılar fırından çıktığında şerbet hazır olmalı, böylece sıcak tatlılara ılık şerbet uygulanabilir. (PÜF NOKTA)

Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynama noktasından sonra ortaya yakın hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum. Kapatmadan önce limon suyunu ilave edip, bir kenara alıyorum.

 

 

Derin bir kaba; tereyağını, sıvıyağı, pudra şekerini ve bir tam yumurta ile bir yumurta beyazını ilave ederek (yumurta sarısının bir tanesini tatlıların üzerine sürmek için ayırdım) mikser ile karışım beyazlayana kadar 3-5 dakika çırpıyorum (PÜF NOKTA)

Bir fiske tuz, vanilya ve karbonatı ilave ediyorum.

Unu kontrollü ilave ediyorum. Yeşim tarifinde 2,5 bardak un yazmasına rağmen benim tatlı hamurum neredeyse  3 bardak un aldı, sıvıyağ koyduğum kahve fincanım biraz büyüktü sanırım, kullandığım köy yumurtaları da büyük olabilir. Fazla un kullanımını böyle yorumladım.

Şekerpare için un miktarı 2,5 ile 3 bardak arasında değişebilir. Elimizle hamuru yoğurduğumuzda, kulak memesi yumuşaklığında kolay şekil alan ve dağılmayan bir hamur olması gerekiyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kağıdı seriyorum. Hamuru 24-25 eşit parçaya ayırıp, her birini elimle düzgün yuvarlaklar haline getirerek tepsiye diziyorum.

Üzerlerine birer fındık koyarak (ben kaju fıstığı kullandım) ve yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırına koyuyorum.

 

 

Şekerpareler fırında nar gibi kızarana kadar beklemeli. Pembeleşmesi mükemmel lezzeti yakalamak için yeterli değil, bunu unutmayalım (PÜF NOKTA)

Fırından çıkan tatlıları ılınmasını beklemeden şerbetleyeceğim daha küçük ve kapaklı bir tepsiye transfer ediyorum, burada ılınmış şerbeti kepçe yardımı ile üzerlerine döküyorum, birkaç dakika sonra tepsinin kapağını kapatıyorum ve soğuduğunda buzdolabına alıyorum.

Şerbetleme sırasında tatlıları üst üste koymadım, sadece bir kere ters yüz ederek üstlerinin de şerbeti iyice içine almasını sağladım.

 

Yeşil elmalar bahçedeki elma ağaçlarından…

Şekerpareler, bizi yemeğe davet eden yeni evli yeğenimizin evinde diğer misafirler tarafından da çok beğenildi, tarifi alındı.

İftarınız mutlu, bereketli olsun inşallah…

Ağustos 15, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Çıtır Kasede Beğendili Tavuk Sote

İftar sofralarına çok yakışacak, nefis bir tarif paylaşmak istiyorum bugün. Çıtır kasede patlıcan beğendili tavuk yemeğini yapmak için,önce baharatlı, çörek otu ve susamlı basit bir hamur hazırlıyoruz. Bu hamuru sevimli kaseler haline getirip fırında pişiriyoruz.

Bir tarafta tavuk eti pişerken, diğer tarafta patlıcan beğendiyi hazırlıyoruz. Sonuç; çıtır kaselerin içinde nefis beğendi ve üzerinde tavuk sote, eminim misafirleriniz bu sunumu ve lezzeti hiç unutamayacak 🙂

Yemeğin ayrıntılarına ve püf noktalarına geçersek; öncelikle ısıya dayanıklı kaseler gerekli. Ben muffin kalıplarını kullarak yaptığımda kaseler haliyle biraz küçük oluyor ama bu şekilde aperatif gibi servis imkanı da doğuyor.

Biraz daha büyük, porsiyonluk ısıya dayanıklı kaplar kullanırsanız o zaman kapların dışını yağlayarak hamuru dışına kaplamanız gerekecek. Bu şekilde ana yemek olarak da rahatlıkla servis yapabilirsiniz. Her iki türlü de çok nefis, bu kesin…

Közlenmiş patlıcan ile beğendi yapabileceğiniz gibi, daha kolay bir yöntem olan ve tarifin kaynağı sevgili kardeşim Şeyma nın yaptığı gibi kabakla da beğendi yapabilirsiniz.

Malzemeler

Çıtır Kase İçin

3 cup un

1/ 2 cup ve 3-4 çorba kaşığı ılık su

1 yumurta sarısı

6 çorba kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı susam

2 tatlı kaşığı çörek otu

Tuz ve baharatlar (karabiber, köri)

 

 

Tavuk Sote İçin:

1 adet tavukgöğsü (erpiliç)

1 büyük boy soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

2-3 diş sarımsak

1 tatlı kaşığı salça

Tuz ve baharatlar

sıvıyağ

Patlıcan Beğendi İçin:

2 su bardağı süt

3 çorba kaşığı tereyağı

2 çorba kaşığı un

2 büyük boy közlenmiş patlıcan

150 gr. kaşar peyniri

 

Çıtır Kase Yapılışı:

Un, yumurta sarısı, ılık su, yağ, tuz ve baharatlar ile hamur yaparak 20 dakika dinlendiriyorum. Dinlendirirken hamurun üzeri sertleşip kabuk tutmasın diye ıslak bir peçete ya da mutfak havlusu ile üzerini örtüyorum.

Fırına dayanıklı kapların dışını yağlıyorum. Hamuru 12 eşit parçaya bölerek (kaselerin büyüklüğüne göre bu sayı artabilir ya da azalabilir)her birini merdane yardımı ile kasenin dışını kaplayacak büyüklükte açıyorum.

Hamurla kaselerin dışını kaplayıp, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 180 derecede kızarana kadar pişiriyorum.

Fırından çıkıp, soğuyunca çıtır kaseleri dikkatlice kırmadan tabaktan ayırıyorum.

 

 

Tavuk Sote Yapılışı:

Soğan ve sarımsağı ince doğrayarak tencerede sıvıyağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini ilave ediyorum. Tavuk eti, suyunu salıp, tekrar çekene kadar orta ısıda soteliyorum.

Tavuklar suyunu çekince doğranmış yeşilbiber, bir tatlı kaşığı salça(ben domates sosu kullandım) ve küp kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Tuz, karabiber ve kekik ilave ederek 15-20 dakika pişiriyorum. Tavuk soteyi çıtır kaseler fırında pişerken yapabilirsiniz.

 

Patlıcan Beğendi Yapılışı:

Büyük boy tombik patlıcanları ben önceden közlemiştim bu nedenle işim çok kolaylaştı. Patlıcan közlemek için közleme aparatını kullanabilir ya da bu kez benim yaptığım gibi, bahçede küçük tüp üzerinde közleyebilirsiniz.

Beğendi hazırlamak için; tereyağını eritip unu ilave ederek pembeleşene kadar kavuruyorum. Soğuk sütü ilave ediyor ve bu sırada devamlı karıştırıyorum. Beşamel sos kıvam alınca içine incecik kıyılmış patlıcanları ilave ediyor ve bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum. Daha sonra peynir rendesini ilave ediyor ve kenara alıyorum.

Servis yaparken, çıtır kaselerin içine önce beğendi, sonra tavuk soteyi koyuyorum.

Keyifli bereketli iftarlar…

 

 

Ağustos 8, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla 🙂

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim 🙂

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı 🙂

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Şeker Hamurlu Kalp Kurabiye

 


  Alacakaranlık- Eclipse

Howard Suare- Jacob’s Theme

Marshmallow ile şeker hamuru yapmayı öğrendikten sonra şimdi sıra, bunları güzel bir kurabiyede kullanmaya geldi.

Kurabiye hamuru olarak fok balığı kurabiyelerindeki tarifi uygulayabileceğiniz gibi zencefilli tarçınlı kurabiye hamuru tarifini de kullanabilirsiniz. Her ikisi ile de denedim ve sonuçtan memnun kaldım.

Üzerinde şeker hamuru kullanıldığı için, kurabiye hamurunun içindeki şeker miktarını biraz azalttım.

 

 

 

 

Malzemeler

125 gr. oda ısısında tereyağı

2 çorba kaşığı pudra şekeri

1/ 2 paket vanilya

2 su bardağı un( yaklaşık )

Süslemek için;

Şeker hamuru

Biraz bal

 

Uygulama

Kurabiye hamurunu hazırlayarak merdane yardımı ile inceltiyorum ve kurabiye kalıpları ile keserek, yağlı kağıt serilmiş tepsinin içine yerleştiriyorum.

Temizliği, kolay ve pratik oluşu nedeniyle yağlı kağıt kullanmaya çok alıştım. Kesinlikle size de tavsiye ederim, büyük boyutlu satıldıklarından ben evde hepsini tepsimin boyutlarına göre keserek hazırlıyorum ve neredeyse her şeyde tepsiye ilk önce onu yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış fırında kurabiyeleri pişiriyorum. Çok fazla kızarmadan pembeleşince fırından alıp, soğumaya bırakıyorum.

Daha önce marshmallow dan hazırladığım şeker hamurlarını kullanma zamanı geldi 🙂 Ceviz kadar bir parça alarak, elimde biraz yoğuruyorum ve hafif pudra şekeri serpilmiş yüzeyde merdane yardımı ile açıyorum.

 

 

 

 

Kurabiyede kullandığım kalıplar ile kesiyorum. Soğumuş kurabiyeleri üzerine çok az bal damlatarak parmağımla bütün yüzeye sürüyorum ve şeker hamurunu yapıştırıyorum, işte bu kadar 🙂

Ben çok amatörce üzerini de süslemeye çalıştım, bunun için ayrıca aparatlar var, sanırım birkaç tane almak gerekecek. Böylece minik çiçekler ya da kalpler kesmek mümkün olacaktır.

 

 

Ekim 15, 2010 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Elmalı Tart Ve Güzel Bir Buluşma

 

Oldukça hareketli, ziyaretler ve misafirler ile dolu geçen bir hafta nedeniyle tariflerim aksadı, arkadaşlarımı ziyaret edemedim, affınıza sığınıyorum 🙁

Dün gelen özel misafirlerim için yaptığım elmalı tart tarifini paylaşmak istiyorum şimdi. Daha önce bezeli elmalı tart olarak benzer bir tarifi paylaşmıştım.Ara katında kullandığım tarçınlı ve cevizli elma karışımı yerine farklı meyveler de kullanılabilir.

Tarife geçmeden önce güzel bir buluşma hikâyesi;

Yıllar önce yollarımız Aladağların eteğindeki küçük bir kasabada, Çamardı ‘ da kısa süreli olarak birleşmişti Sevgili Çiğdem ile.

Aladağlar

Birkaç ay önce tesadüfen sitemi bulan ve Bursa ya geldiğinde beni de ziyaret eden arkadaşımı görmek, benim için de büyük bir mutluluktu. Sonbaharın hüznüne ve dışarıdaki serin ve yağmurlu havaya inat, bizim sohbetimiz sımsıcak ve çok samimiydi. Çocuklarımızdan, yemeklerden, hayattan, bahçeden kısaca her şeyden bahsettik.

Bahçede kısa bir tur atarken, çilek tarhı, kudret narları hiç yabancı gelmedi sevgili arkadaşıma 🙂 Büyüyen lahanalara bakıp, “ben küçük halini görmüştüm sitede” dediğinde, hepimiz neşeyle güldük.

Yemek sitemin böyle güzel buluşmalara vesile olması harika değil mi?

Malzemeler

Tart hamuru

125 gr. tereyağı (soğuk)

2 su bardağı un

1 yumurta sarısı

1/ 2 paket kabartma tozu

2 çorba kaşığı şeker

1 kahve(türk) fincanı süt(soğuk)

1 fiske tuz

Elmalı İç harcı

2 adet elma

4 çorba kaşığı şeker

1 çay kaşığı tarçın

1/ 2 su bardağı iri dövülmüş ceviz

Biraz limon suyu(elmaların kararmaması için)

Beze

2 yumurta beyazı

Bir fiske tuz

125 gr. şeker

Uygulama

Önce elmalı iç hazırlamak istiyorum. Kullanma aşamasında en azından ılık olmalı, soğumuş olursa daha iyi olur. Böyle birkaç aşamalı tarifleri yaparken, iç harç malzemesini bir gün önceden hazırlamak çok pratik oluyor.

Elmaları soyup rendeledikten sonra şeker ve limon suyu ilavesi ile suyunu salıp, çekene kadar pişiriyorum. Suyunu tamamen çekmeli!

Ocaktan alınca tarçını ve iri dövülmüş cevizi ilave ederek soğuması için bir kenarda bekletiyorum. Havalar serinlediği için balkonda kısa sürede soğutmak mümkün:)

Tart hamuru için; bütün malzemeler ile bir hamur yapıyor ve hamuru streçle sararak buzdolabında bir saat dinlendiriyorum. Dolaptan alınca, iki parçaya bölerek her birini ayrı ayrı merdane ile tart kalıbına göre açıyorum.Tart hamurunun güzel olması için püf noktalar burada

Bu arada yeni aldığım ve çok memnun kaldığım tart kalıbındanburada bahsetmeden olmaz; fotoğrafta da gördüğünüz gibi bu tart kalıbının alt tabanı çıkabiliyor. Bunun tartı keserken ve servis yaparken ne büyük bir kolaylık sağladığını anlatamam. Kalıbı İKEA dan aldım, fiyatı da makul, 12.9 dı sanırım. Kesinlikle tavsiye ederim, ben neden daha önce almadım diye kendime kızıyorum şimdi 🙂

Açtığım tart hamurunun bir tanesini kalıba transfer ediyor ve üzerine elmalı cevizli harcı koyuyorum. Diğer hamuru da üzerine kapatıp fırında iyice pembeleşene kadar pişiriyorum.

Bu arada bezeyi hazırlamak için; oda ısısında bekletilmiş yumurta aklarını temiz ve kuru bir kapta çok az tuz ilavesi ile mikserle çırpmaya başlıyorum, birkaç dakikadan sonra azar azar şekeri ilave ediyorum. Bu arada çırpmaya devam ediyorum. Sert bir doku oluşana kadar 5-6 dakika çırpıyorum.

Fırında iyice pembeleşen tartı dışarı alıyor, fırının ısısını 90 C. düşürüyorum. Bezenin düşük ısıda pişmesi gerekli ve ben bezeyi tartın üzerinde hazırlayana kadar fırının iç ısısı da biraz düşmeli.

Tartın üzerine bezeyi eşit şekilde kaşık yardımıyla paylaştırıyorum. İsterseniz bu aşamada parmağınızla ya da kaşıkla istediğiniz şekiller yapabilirsiniz.

Tekrar fırına giren bezeli tart, yaklaşık 30 dakika daha beze sertleşene kadar pişiyor.

Servis sırasında keserken üzerindeki beze katı biraz kırılıyor, bunun çaresini muffin kalıplarında porsiyonluk yaparak çözmüştüm daha önce.

 Beze kırılmadan nasıl kesilir? Bunun bir püf noktası var mı? Şimdilik bilmiyorum…

Ekim 9, 2010 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Elde Açma Kıymalı Kol Böreği

 

Hafta sonu kahvaltısı için, elde açma kıymalı kol böreğinden daha güzel ne olabilir ki?

Hazır yufka hayatımıza bu kadar girmişken, kolaylığı ve pratikliği tartışılmazken, bir saat uğraşıp da hamur açmaya mı çalıştın? Diye soranlara sanırım cevabım şu olurdu:

-Daha önce el açması ve evde yapılmış börek hiç yediniz mi? 🙂 İnanıyorum ki, tadını bilenler zahmetine kolayca katlanılabileceğini de biliyorlardır.

Elde hamur açma konusunda acemi olanlar ya da hiç bilmeyenler için böreğin yapımı biraz zor olabilir. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama mutfakta meraklı ve yetenekli iseniz zaten hamur açma kısmını çoktan geçmişsinizdir 🙂

Hamur açmayı biliyorsanız mutfakta onlarca tarifi kolaylıkla deneyebilirsiniz. Gözleme hamurundan, su böreğine ve baklava hamuruna kadar zorluk derecesine göre geniş bir yelpaze var, tabi denemek isteyenler için…

Elde açma kol böreği için, evdeki beklentiye uygun olarak kıymalı bir iç hazırladım. Küçük açılan hamurlar dışında, 4 büyük hamurdan kocaman bir tepsi kıymalı kol böreği çıktı.

Kıymalı kol böreğini Sevgili Fatoş un kahvaltı etkinliğine gönderiyor ve arkadaşıma başarılar diliyorum.

Müzik eşliğinde okumaya ne dersiniz?

Rome0 & Juliet (N.Rota)

 

 

Malzemeler

1 yumurta

1 kahve(türk) fincanı zeytinyağı

Tuz

Un( 5 su bardağı)

Su

Hamurların arasına

150 gr. eritilmiş tereyağı

İç Malzemesi

250 gr. kıyma

2 soğan

1 pırasa (isteğe bağlı)

Bir kırmızıbiber (isteğe bağlı)

Tuz, karabiber

Üzerine

1 yumurta sarısı

1 çorba kaşığı eritilmiş tereyağı

 

Uygulama

Önce böreğin içini hazırlıyorum; kıymayı hafif kavuruyor, suyunu çekince doğranmış soğanları ilave ediyorum.

Soğanlar kavrulunca küçük doğranmış bir tane pırasayı ilave ediyorum, pırasa çok çabuk piştiği için bir iki dakika sonra tuz ve karabiber ilavesi ile ocaktan alıp, kenarda soğuması için bekletiyorum. Ben ilave etmedim ama isterseniz bir adet haşlanmış patatesi de rendeleyerek iç harcına ekleyebilirsiniz.

Hamur malzemeleri ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum,  yarım saat dinlendiriyorum.

Hamuru 16 eşit parçaya ayırıyorum, dörtlü gruplara ayırıyorum.

İlk gruptaki dört hamuru ayrı ayrı pasta tabağı kadar açıp, aralarına eritilmiş tereyağı sürüyorum, üst üste koyup, hepsini birlikte oklava ile açıyorum.

Açılan hamuru ortadan ikiye bölüyor, yuvarlak olan kısmına iç malzemesinden koyarak, bir çorba kaşığı kadar tereyağını da fırçayla hamurun üzerine sürüyorum ve rulo şeklinde bir bütün olarak kıvırıyorum.

Yuvarlak tepsiye göre çok sıkı olmayan bir şekilde kendi etrafında sararak yağlanmış tepsiye yerleştiriyorum.

Diğer açılmış hamura da iç malzeme koyarak rulo şeklinde sarıyor ve tepsideki diğer hamurun bittiği noktadan devam ediyorum.

Diğer dörtlü grupları da aynı şekilde açarak, böreği hazırlıyor ve tepsiyi dolduruyorum.

Üzerine yumurta sarısı – tereyağı karışımından sürüp kızarana kadar 240 C. fırında pişiriyorum.

Püf noktası; hamurları tepsiye yerleştirirken aralarında çok az da olsa boşluk bırakmanızı tavsiye ederim. Araları kızarmayacak kadar birbirine yaklaşmasınlar, yoksa üzeri kızarıp pişerken araları hafif çiğ kalabilir.

Bir diğer püf nokta; tereyağı yerine sadece zeytinyağı da kullanabilirsiniz, ben son yaptığımı zeytinyağlı yaptım, nefis oldu.

 

 

Related Posts with Thumbnails
Eylül 27, 2010 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı