“ramazan menüleri” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Köfteli Taze Fasulye

 

Bizim gibi taze fasulyeyi zeytinyağlı sevenler bile arada bir değişiklik yapmalı diye düşünüyorum. Böylece hem farklı bir lezzet yakalanır, hem de sebzenin yanında protein alınıp denge korunmuş olur, hem de çocuklar severek bu minik top köfteleri yer.

Köfteli taze fasulye için; minik yuvarlak köfteler hazırlayıp kızartıyorum. Bu minik protein toplarını birçok yemekte, daha çok kış sebzeleri ile beraber kullanmayı çok seviyorum. Çok besleyici ve lezzetli oluyor, kıyma gibi dağınık bir görüntü sergilemiyor, sofrada kimse kıymayı kastederek “ Ben bunu yemiycem” demiyor 🙂

Malzemeler

1 kg. taze fasulye

1 soğan

2-3 adet domates

Sıvıyağı

Köfte için;

250 gr. yağsız kıyma

1 küçük soğan

Bir dilim bayat ekmek içi ya da bir çorba kaşığı galeta unu

Tuz, karabiber ve isteğe bağlı baharatlar

kızartmak için sıvıyağ

Uygulama

Önce köfteleri yapmak istiyorum; kıymanın içine soğanı rendeliyorum, tuz, biber ve baharatları ilave ediyorum. Ekmeği suda ıslatarak elimle iyice suyunu sıkıyor ve ufalayarak ilave ediyorum. Hepsini yoğurup fındık büyüklüğünde köfteler hazırlıyorum. Kızgın yağda çok kurutmadan hafif kızartıyorum.

Düdüklü tencereye, doğranmış soğan ve 2-3 servis kaşığı sıvıyağı ilave ediyorum, soğanı hafifçe kavuruyorum.

Doğranmış domatesleri ilave ediyorum, birkaç kez çevirdikten sonra, yıkanmış ve ayıklanmış taze fasulyeleri tencereye alıyorum.

Yemeğin tuzunu ekliyor ve yaklaşık 1 çay bardağı kadar da su ilave ediyorum.

En son kızarmış köfteleri ekleyerek düdüklü tencerenin kapağını kapatıyorum. Buhar çıktıktan sonra ısıyı biraz azaltıp 15 dakika pişiriyorum.

Köfteler dağılır mı? Hiç dağılmıyor, aynı kızartıldıkları gibi kalıyorlar, fasulyenin suyu, lezzeti ile nasiplenip nefis oluyorlar.

Denemeniz tavsiyesi ile hayırlı, huzurlu, mutlu iftarlar…

Eylül 3, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Uzun Kabak Dolması

 

uzun kabak

Bugün ilk defa denediğim uzun kabak dolmasını ailecek severek bitirdik. Uzun kabak, yaşadığımız Marmara bölgesinde pek yetişmeyen bir sebze. İç Anadolu da, özellikle Konya da çok seviliyor.

Bizim uzun kabaklarla tanışmamız, Bahçeye farklı sebzeler ekmeye meraklı olan babam sayesinde oldu. Hatta geçen yıl, uzun kabaklar zamanında koparmadığımız için büyüdüler büyüdüler ve dev gibi oldular, sonuçta değerlendiremedik. Bu yıl annemle elimizi çabuk tutup, fazla büyümeden kopartıyoruz, yemeğini ya da dolmasını yapıyoruz. Bildiğimiz küçük kabağa göre, dışı biraz sert ve tam aksine içi de daha yumuşak.

Bu arada güzel bir müzik eşliğinde tarifi okumak isteyebilirsiniz. Sevgili Pepela cığımdan yeni öğrendiğim müzik eklemeyi hemen denemek istiyorum:)

Malzemeler

2 adet uzun kabak

250 gr. kıyma

2 adet soğan

1 çay bardağı pirinç

2-3 adet domates

Küçük bir demet maydanoz

Taze nane

Tuz, karabiber

Sıvıyağı(fındık yağı kullandım)

Uygulama

Soğanları mümkün olduğu kadar küçük doğruyorum.

Yıkanmış ve süzülmüş pirinci ilave ediyorum. Kıymayı elimle küçük parçalara ayırarak karışıma ekliyorum.

Küçük küp şeklinde doğranmış domatesleri, kıyılmış maydanoz ve naneyi ilave ediyorum. Dolmalarda lezzete katkısı olan soğan, maydanoz ve naneyi mümkün olduğunca çok koymakta fayda var.

Tuz ve karabiberi ekliyorum. Bir iki servis kaşığı sıvıyağ ilave edip, dolma içini güzelce karıştırıyorum.

Diğer tarafta uzun kabakları yıkayıp, istediğim boyutta kesiyorum. Kabuklarını alacalı soyarak, kabak oyacağı ile içini boşaltıyorum.

Dolma içini kabaklara paylaştırıyorum. Dolma içini doldururken, çok sıkı doldurmayın ve üzerini de yarım parmak kadar boş bırakın. Böylece pişen pirinçlerin dolmadan taşmasını önlemiş olursunuz 🙂

Dolmaların üzerine ister domates parçası, kabaktan bir parça ya da benim gibi küçük bir domates yerleştirebilirsiniz.

Yaptığım dolmada bir çay bardağı pirinç kullandığım için, bir çay bardağı su ilave ettim. Ayrıca üzerine yine 1-2 servis kaşığı sıvıyağ gezdirdim.

Ocağa alıp, kaynamaya başladığında ısıyı azalttım ve en fazla 20-25 dakika sonra kabak dolması pişmiş ve servise hazır hale gelmişti. Dolmayı normal kabak ile yapacaksanız, pişme süresini azaltmanızı önerebilirim. Uzun kabaklar biraz daha sert yapılı olduğu için pişmesi biraz daha uzun sürüyor.

Püf Nokta;
Dolma yaparken ben suyunu her zaman pirinç ölçüsüne uygun olarak koyarım. Çok fazla sulu ve pirinçleri lapa gibi pişmiş dolmayı tercih etmem. Bir bardak pirinç kullanılmış ise, bir bardak su yeterlidir, çünkü domates, soğan vb. malzemeler de su salacaktır.

uzun kabak dolması

 

Ağustos 3, 2010 Dolmalar - Sarmalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Patates Çorbası

 

Ana malzemesi patates olan bu kadar lezzetli bir çorba olabilir mi? Evet, bütün önyargılarınızı bırakıp denemenizi tavsiye ederim.

Bugün pişirdiğim bu leziz çorbanın yapım hikâyesine gelince; sitede yayınlanan baharatlı patates tarifini yaptığımda, patatesleri yuvarlak şekilli çıkaran aparatı kullanmış ve bunun sonucu olarak, kenarından köşesinden birçok patates parçası kalmıştı. Onları atmayı kesinlikle düşünmediğim için, patates çorbası yapmaya karar verdim.

Böylece hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar lezzetli bu çorba ortaya çıktı. Patates her evde olan, farklı şekillerde çok tüketilen, ülkemizde bol miktarda yetişen bir sebze, ayrıca çok da faydalı.

Malzemeler

Bir büyük patates

Yarım havuç

1 büyük soğan

2 çorba kaşığı tel şehriye

2 yemek kaşığı tereyağı ya da sıvıyağ

4-5 çorba kaşığı süt kreması

Tuz, Karabiber

       Uygulama

Patatesleri soyup yıkadıktan sonra küçük parçalara ayırıp tencereye alıyorum. Havuçları da küçük keserek patateslere ilave ediyorum. Soğanı da aynı şekilde doğrayarak tencereye ilave ediyorum. Bol miktarda su koyarak malzemeler yumuşayana kadar pişiriyorum.

El blenderi ile ya da robotla malzemeleri püre haline getiriyorum. Bu bildiğimiz püre gibi katı olmuyor tabi, boza kıvamında diyebiliriz. Bunun için ben robot kullandım, böylece çorbada en ufak bir pütür kalmadı.

Bu şekliyle çorbada patates tadı çok hissedileceği çin, çorbayı lezzetlendirmek amacıyla biraz tel şehriye kullanmak istiyorum. Çorba yapacağım tencereye, 2 yemek kaşığı tereyağı ya da sıvıyağı ile 2-3 çorba kaşığı tel şehriyeyi alıyorum. Şehriyeler nar gibi kızarana kadar kavuruyorum

Daha sonra robottan geçirdiğim patates karışımını ve bir miktar suyu ilave ediyorum. Çorbanın kıvamını damak tadınıza göre ayarlamak, ilave edeceğiniz su miktarı ile orantılı olacaktır. Çorbanın tuzunu ilave ediyorum ve kaynama başladığında ocağın ısısını düşürüp 5- 6 dakika kaynatıyorum.

Son olarak ilave edeceğim kremayı kesinlikle kaynayan çorbaya direk olarak eklemiyorum. Çorbayı ocaktan aldıktan sonra, bir kaseye biraz çorba alarak kremayla yavaşça buluşturuyorum. Buna kremayı alıştırma deniyor, kremanın kesilip kötü bir görüntü oluşturmaması için, kasedeki karışımı yine kaşık yardımıyla tenceredeki çorbaya ilave ediyorum.

Çorba hazır, servis tabağına aldığımda daha önce evde yaptığım baharatlı kruton parçalarından çorbanın üzerine serpiştiriyorum. Taze çekilmiş karabiber ilavesiyle çorba, lezzetinin doruğuna ulaşıyor.

Denemenizi ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı bekliyorum.

Nisan 19, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kuru Yufka (Ramazan Yufkası) Böreği

 

Geleneksel bir lezzet olan ve Bursa da ramazan yufkası diye adlandırılan elde açma yufkaları, her yaz biz de yapıyoruz. Yufkalar, sayı olarak çok yapıldığından, eş dost akraba ile organize olarak yapmak en kolay yolu. Eskiden ramazan ayında sahurda yenildiği için, ismi bu şekilde kalmış.

Kısaca nasıl yapıldığından bahsetmek gerekirse;  50- 60 adet beze olacak şekilde yufka hamuru hazırlanıyor. Bu bezeler tek tek oklava ile ince açılıyor.  Mutlaka sacda kurutulması gerek. Önceleri odun ateşinin üzerine konulan saclarda pişirilirdi, yufkaları açmak kadar pişirmek de büyük maharet isterdi.

Artık küçük piknik tüpü ile çalışan saclar var, çok pratik ve kullanışlı, biz de onu kullanıyoruz. Sac üzerinde kurutulan yufkalar temiz bir sofra bezine sarılarak kilere kaldırılır. Marketten aldığımız hazır yufkalardan daha ince ve şüphesiz daha lezzetli olduğu için, zahmetine katlanılıyor. Yufkaları farklı iç malzemeler kullanarak lezzetli börekler haline getirmek çok kolay, elinizin altında kuru yufkalar varsa, benim çok beğenilen ve uzun zamandır yaptığım bu tarifi mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler

6 adet kuru ramazan yufkası

1 su bardağı yoğurt

Yarım su bardağı sıvıyağ

3 yumurta

1 şişe maden suyu

250 gr. Lor peyniri

Bir demet maydanoz

Tuz, Karabiber

Kırmızı salçalık biber(isterseniz)

Üzeri için susam ya da çöreotu

         Uygulama

Böreğin orta katında kullanacağım iç malzemesini hazırlamakla işe başlıyorum. Lor peynirinin içine, yıkanıp ince doğranmış maydanozu, tuz ve karabiberi ilave ediyorum. Yazın dondurucuya koyduğum salçalık kırmızıbiberlerden bir tane alıp, küçük küp şeklinde kesiyorum. Eğer bu şekilde biberiniz yoksa ve acı seviyorsanız, biraz kırmızı pul biber de harika olur.

Böreği yapacağım tepsinin tabanını biraz sıvıyağ ile yağlıyorum. Kuru yufkaları tepsiye yerleştirmeden önce, mutfak çeşmesinin altından hızlıca geçirerek ıslatıyorum. Bu işlem yufkaların pişerken daha çok kabarması için. Yufkaların 3 tanesini tepsiye yerleştiriyorum. Hazırladığım iç malzemesini eşit şekilde yufkaların üzerine dağıtıyorum. Geriye kalan yufkayı da önce sudan geçirip sonra tepsiye yerleştiriyorum. Yerleştirme sırasında, tepsinin şekline göre yufkaları parçalamak gerekiyor, bunun bir sakıncası yok. Dikkat ettiyseniz yufkaların arasına hiçbir şey sürmedim.

Şimdi üzerine dökeceğim yoğurtlu yumurtalı karışımı hazırlıyorum. Geniş bir kaba, bir su bardağı yoğurdu, yarım su bardağı sıvıyağı, 3 yumurtayı ve 1 şişe maden suyunu ilave ediyorum.. Hepsini güzelce karıştırıyorum, bu işlem için el blenderi de kullanılabilir. Karışımı tepsideki yufkaların üzerine eşit bir şekilde döküyorum. Üzerine susam ya da çöreotu serpiştiriyorum. 220 C. de üzeri kızarana kadar pişiriyorum.

Piştikten sonra biraz dinlendirip, istediğim boyutta keserek servise hazırlıyorum. Çok lezzetli ve çok kolay olan kuru yufka böreği, tadına bakanlar tarafından çok beğeniliyor…

Nisan 18, 2010 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Barbunya Tarifi

barbunya

Zeytinyağlı barbunya, mutfağımızın en sevilen yemeklerinden biridir. Barbunyayı mevsiminde alıp, dondurucuda muhafaza ediyorum; böylece kışın pişirdiğimde taze barbunya lezzetini yakalamak hiç de zor olmuyor.

Üstelik ön hazırlık olarak; bir gece önceden ıslatmaya gerek olmadığı için, çok pratik ve pişirme süresi de oldukça kısa. Barbunya fasulyesinin faydalarını paylaşmak için arama yaptığımda, karşıma çok güzel bir anket çıktı, hem öğretici, hem eğlenceli buldum, anketi buradan okuyabilirsiniz.

      Malzemeler

400 gr. Dondurucudan çıkarılmış  barbunya

2 soğan

1 havuç

1 adet kırmızı salçalık biber(isterseniz)

2-3 servis kaşığı küp domates konservesi

Zeytinyağı

Tuz

     Uygulama

Yemek malzemelerini hazırlamakla işe başlıyorum; soğanları soyup, ince doğrayarak düdüklü tencereye alıyorum. 2- 3 servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile çok az kavuruyorum, bu arada bir tatlı kaşığı tozşeker ekliyorum.

Doğranmış havucu da tencereye alıyorum, havuç kullanmak tamamen isteğinize bağlı. Birkaç dakika sonra küp domatesleri ilave ediyorum, domatesin biraz kavrulmasına izin veriyorum.

Dondurucudan çıkardığım ve çözünen barbunyaları tencereye alarak diğer malzemelerle buluşturuyorum. Bazı yemeklerde kullanmak için dondurucuya koyduğum kırmızıbiberi küçük kareler şeklinde keserek tencereye ilave ediyorum. Tuzu ve bir su bardağı sıcak suyu ekliyorum.

Su miktarı sizin nasıl sevdiğinizle orantılı şekilde artabilir. Eğer kuru barbunya kullanıyorsanız, su miktarını kesinlikle arttırmanızı öneririm. Düdüklü tencereden buhar çıkmaya başladıktan sonra, ocağın ısısını azaltıp yaklaşık 15 dakika pişiriyorum.

  Barbunyada en önemli püf nokta, kısık ateşte ve barbunyalar dağılmadan pişirmektir. Piştikten sonra isteğe bağlı olarak biraz daha zeytinyağı ilave edilebilir.

Mart 18, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Şehriyeli Tavuk Suyu Çorbası

Dışarıda buz gibi ve yağmurlu havadan nasibini alıp, kendini evin sıcacık ortamına bırakanlar, eminim bu leziz ve sağlıklı çorbayı çok sevecekler. Bugün mutfağımda tavuk suyu ile hazırlanmış bir çorba tarifi var.

Çorbayı özel yapan ise; malzeme olarak köy tavuğu kullanılmış olması. Ben çok uzun süredir hazır tavuk kullanmıyorum, tavuk suyu tableti de mutfağıma hiç girmedi. Tarifimize geçecek olursak;

        Malzemeler

1 kase haşlanmış tavuk eti (erpiliç)

1 -2 litre tavuk suyu

2- 3 diş sarımsak

1 kahve fincanı tel şehriye

1 yemek kaşığı kepekli un

2- 3 servis kaşığı sıvıyağ

1 yumurta sarısı

Yarım limon suyu

Tuz

        Uygulama

Haşlanmış tavuk etini küçük parçalar halinde kesiyorum. Tencereye 2- 3 servis kaşığı sıvıyağ koyup üzerine 1 yemek kaşığı kepekli un ilave ederek unu birkaç dakika kavuruyorum.

Tavuk suyunu ilave ediyorum. Unun topaklanmasına fırsat vermeden devamlı karıştırarak tavuk suyunun kıvam almasını bekliyorum. Tel şehriyeyi ve rendelenmiş sarımsağı ilave ediyorum. Çorba kaynamaya başladıktan sonra tavuk etlerini de tencereye alıyorum.

Bu şekilde orta ısıdaki ocakta şehriyeler pişene kadar yaklaşık 20 dakika çorbayı pişiriyorum, bu arada tuzunu ilave edebilir ve çorba biraz koyu kıvamlı olduysa biraz daha su ekleyebilirsiniz.

Yarım limon suyu ile yumurta sarısını çırpıyorum. Çorbadan bir kepçe alarak karıştırma kabındaki yumurtaya ilave ederek alıştırıyorum, yumurta limon karışımını tencereye hemen ilave edersek yumurta sıcak çorba ile karşılaşınca kesilir ve çok kötü bir görüntü olur.

Bunu istemeyiz, bu nedenle yavaş yavaş çorba ve yumurtayı buluşturuyoruz. Bu arada ocağımı kapatıyorum ve tencerenin kapağını bir müddet açık tutarak yumurtanın kesilmesine karşı tedbir alıyorum.

  Baharatlı kıtır ekmeklerle ya da pul biberle servis yaptığımda tadına doyum olmuyor. Çorbanın renginin sarı olmasını da kullandığım köy yumurtasına borçluyum.

Ocak 27, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Hasan Paşa Köftesi

Hem göze hitap eden, hem de çok lezzetli olan bu köfteyi, yapmak da oldukça kolay olunca, siteye eklenecek tarifler arasında yerini aldı. Yağda kızartılan köfteler hemen hemen evimizde hiç pişirilmez; bu sadece köfteye özgü bir durum değil, genel olarak kızartmalardan hep kaçınırım. Fırında pişirmek daha kolay ve sağlıklı diye düşünüyorum. Hasan Paşa köftesini eminim denemişsinizdir. Genel tarifte lezzetini arttırıcı ufak tefek değişiklikler yaptım ve sonuçtan hepimiz memnun kaldık, umarım siz de beğenirsiniz.

       Malzemeler

       Köfte için

500 gr. kıyma

1 soğan

1 dilim bayat ekmek içi

1 yumurta

Tuz, Karabiber

       Patates püresi

2- 3 adet patates

3 su bardağı süt

1 yemek kaşığı tereyağı

       Üzerine

Kaşar peyniri

2 servis kaşığı domates sosu

Biraz sıvıyağ

Küçük tart kalıpları

Biraz havuç rendesi(isteğe bağlı)

       Uygulama

Önce patatesleri pişirmekle işe başlıyorum; soyup, küçük küçük doğradıktan sonra pişirme kabına alıyor ve üzerine 3 bardak sütü ilave ederek, patatesleri sütle pişiriyorum; kaynama noktasından sonra hafif ısıda pişirmenizi öneririm.

Köfteyi hazırlamak için; kıyma, ıslatılıp suyu sıkılmış ve ufalanmış ekmek içi, rendelenmiş bir soğan, yumurta, tuz ve karabiberi bir kaba alıp, güzelce yoğuruyorum, benim malzememle 9 adet köfte çıktı. Daha önce elimde şekil verirken, bu kez küçük tart kalıplarını kullandım, köftelerin yağı ve suyu tepsiye akmadığı için çok memnun kaldım; gerçi tart kalıpları kirlendi ama onları da makinede yıkadım.

Fırında çok kızarmasına ve kurumasına fırsat vermeden köfteleri ön pişirme yapıyorum. Tart kalıplarından çıkardıktan sonra tepsiye yerleştirip, 2 bardak suya ilave ettiğim domates sosunu da biraz sıvıyağ ilavesi ile tepsiye döküyorum. Köftelerin içine sütle pişmiş patatesi paylaştırıyorum.

Patatesleri piştikten sonra püre haline getirmedim, tereyağı ve tuz ilave ettim, bu şekilde tek başına yenecek kadar lezzetliydiler, hatta artan küçük bir kaseyi Mustafa ve ben severek yedik. Bu arada havuçlu pilav için rendelediğim havuçlar biraz fazla olunca, hemen patateslerin üzerinde kendilerine bir yer buldular. Sosu ve patatesi ilave edilen köfteleri tekrar fırına veriyorum, sosu kaynayana kadar ve patatesler biraz kızarana kadar pişiyor, süreyi çok uzun tutmayın, köfteler kurumasın.

Fırını kapattıktan sonra dilimlenmiş kaşar peynirini üzerine yerleştirip 1- 2 dakika peynirin erimesi için bekliyorum. Soğumadan servis yapmaya özen gösteriyorum. Bence yemeği pişirmek kadar soğumadan servis yapmak da çok önemli, bunun için yemek saatinin bilinmesi gerekiyor. Bir diğer püf nokta; köfteler bir öğünde bitecek miktarda yapılırsa çok iyi olur, ısıtılınca lezzet kaybı kaçınılmaz oluyor.

Ocak 16, 2010 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Lahana Sarması (Tavuk Etli)

Türk mutfağının seçkin yemeklerinden biri olan sarmayı, bugün lahana ile ve tavuklu yapmak istiyorum. Farklı iç malzemelerle sarma yapmak mümkün. Kıymalı veya zeytinyağlı yaprak sarması, sıralamada başı çeker; ama lahana, pazı, karalâhana yapraklarından yapılan sarmalar da çok güzel olur.

Sarma yapmanın zorluğu ile doğru orantılı birçok püf noktası var. Yapımı da oldukça zaman alıyor; bir de ölçüyü biraz fazla kaçırıp iç malzemesini çok hazırlamışsanız ve tek başına yapıyorsanız sarma yapma macerası kâbusa dönüşebilir. Bu nedenle az miktarda yapmak, zevkle hazırlayıp iştahla yemek en güzeli; özellikle etli ya da kıymalı sarmalar ısıtılınca lezzetini biraz kaybediyor, bu noktayı da göz önüne alarak malzeme miktarını ayarlamak gerekiyor. Zeytinyağlı sarmalar soğuk tüketildiği için ısıtma açısından bir sorun yok.

       Malzemeler

Bir adet orta boy lahana

1 çay bardağı pirinç

2 büyük soğan

200-250 gr. Tavuk eti (erpiliç)

Domates-biber karışık sos

Sıvıyağ

Kuru nane, Maydanoz

Tuz, Karabiber

Yenibahar(dolma baharı) isterseniz

        Uygulama

Pazardan alırken, sarma yapmaya uygun olan bir lahana seçmiştim. Nasıl sarma için uygun lahana seçilir diye sorarsanız, yaprakları sıkı bir şekilde sarılmış olmalı, ince yaprak kısımları daha fazla olmalı diye püf noktalarını verebilirim. Sarma yapmak için lahana yapraklarını birkaç dakika kaynayan suda tutmak gerekiyor. Yaprakları önceden tek tek ayırıp, haşlayabileceğiniz gibi; lahananın daha sert ve damarlı olan alt kısmını bıçakla tamamen keserek, lahana yapraklarını ayırmadan bütün olarak da haşlayabilirsiniz. Yaprakların inceliğine göre kaynama süresi bir iki dakika daha uzayabilir ama dikkat edin, çok fazla haşlanıp erimesinler. Haşlanan ve sarılmaya hazır hale gelen yaprakların suyunu süzüp bir tabağa koyuyorum.

Tavuk etini mümkün olduğu kadar küçük doğrayarak, 2 servis kaşığı sıvıyağ koyduğum tencereye alıyorum. Tavukları yağda birkaç dakika kavuruyorum, suyunu çektiğinde; küçük doğranmış 2 adet soğanı ilave ediyorum. Soğanlarla tavuk etlerini beraberce birkaç dakika daha kavurmaya devam ediyorum.

Yıkanmış ve suyu süzülmüş pirinci de tencereye alıyorum, bütün malzemeleri karıştırıp, üzerine 1 çay bardağı sıcak su koyarak, düşük ısıdaki ocakta pirinçler suyu çekene kadar birkaç dakika pirinci kabartıyorum. Ocaktan alıp, biraz ılınınca, domates- biber karışık sostan 1 yemek kaşığı ( siz salça kullanacaksanız daha az koyun, çünkü salça hem tat hem de renk olarak daha yoğun oluyor)tencereye ilave ediyorum. Kuru naneyi ufalıyorum, tuz, karabiber, yenibaharı ekliyorum. Maydanozu yıkayıp ince ince doğruyorum ve tencereye ilave ediyorum. Böylece lahana sarmasının iç malzemesi hazırlanmış oluyor.

Sarma yaparken, yaprak çok büyükse, birkaç parçaya kesilebilir, büyüklüğü ayarlamak bizim elimizde. Yaprak sarmasında olduğu gibi kenarlarını çok fazla katlamamıza da gerek yok, çünkü pirinçler dışarıya taşmıyor. Ayrıca, yaprağı büyük hazırlayıp, çok fazla sararsak, lahana tadı daha çok hissedilecek ve çok da hoş olmayacaktır.

Lahana sarması yaprakları asma yaprağında olduğu gibi aynı formda olmadığı için, burada hayal gücünüzü kullanmanız ve birbirine boyut ve şekil olarak benzeyen sarmalar hazırlamanız gerekir. Verdiğim malzemelerle 40 adet irili ufaklı sarma oldu.

Tencereye yerleştirmeden önce, kıyısında köşesinden kestiğim fazlalık lahana yapraklarını tencerenin altına döşedim, maydanoz saplarını da koyabilirsiniz. Buradaki püf nokta; en alttaki sarmaların su ile çok fazla temas etmesini ve lapa gibi pişmesini engellemek. Bu yöntem çok işe yarıyor; yoksa en alt sıradaki sarmalar her zaman daha çok pişmiş oluyor.

Lahanaları tencereye dizdikten sonra, üzerine biraz yağ gezdirip, bir çay bardağı da sıcak su ilave ediyorum. Ocağa alıp, kaynamaya başladığında ocağın ısısını düşürüp yaklaşık 25-30 dakika pişiriyorum. Son bir püf nokta; kullandığım pirinç ile orantılı su kullanıyorum.

Bu sarmada salça ya da sos kullanıldığı için 1 bardak pirince 2 bardak su kullandım. Yazın domates ile yapıldığında; domatesin kendi suyunu da hesap ederek daha az su kullanıyorum. Sarmalar pişip, ılındığında tabağa alarak servis yapıyorum. Tavuklu lahana sarması tek kelimeyle mükemmel oluyor, kesinlikle tavsiye ederim.

Related Posts with Thumbnails
Ocak 15, 2010 Dolmalar - Sarmalar kategorisine gönderilmiş - devamı