
En sonunda evin yakınındaki sebze pazarına gittik, hava oldukça sıcak olduğu için, sabah erken saatlerlerde alışveriş yapmayı tercih ettik.
Pazardaki en güzel görüntü hiç şüphesiz bu güzel çiçekler ve renk renk gonca güllerdi. Fiyatlarının ucuzluğuna inanamazsınız, tek kötü tarafı sıcak nedeniyle uzun süre gonca kalmadan hemen açıyorlar.

Pazarda bilinen çok sayıda sebzenin yanında, daha önce görmediğim ilginç sebzeler de var. Genel olarak oldukça ucuz. Birkaç çeşit limon var, minik yeşil limonlar çok sevimli, ayrıca portakal büyüklüğünde olan sert ve pütürlü kabuklu limonlar da çok ilginç…

Sıcaktan korunmak için, Mynmar da tanaka ağacının suyundan faydalanılıyor. Yüze sürülen bu kremsi sıvı, hemen hemen herkesin kullandığı pratik bir yöntem. Tanaka ağacının gövdesinin bir tür öğütücü taşa sürülmesi ile elde edilen ve güneşten korunmak için kullanılan bu doğal krem, ülkenin pagodalardan sonra bence en belirleyici özelliği…

Daha önce görmediğim minik beyaz patlıcanlar ve dev gibi bamyalar satılmayı bekliyor. Arkada kereviz yaprakları, kerevizin kendisini görmedim ama yaprakları çok kullanılıyor. özellikle çorbalarda, salatalarda bu aromatik yapraklara rastlamak mümkün.
Bamyaların yanında yine çok faklı bir aroması olan coriander var, bir çeşit maydanoz ama ben kesinlikle yiyemedim
Bol bol acıbiber satılıyor pazarda, küçük çiçek biberi dediğimiz bu biberler neredeyse her yemekte kullanılıyor.

Arkadaşlar, bunlar kurutulmuş balık, Tabi biz hiç denemedik

Pazarda; görüldüğü gibi, et ürünleri de satılıyor. Sanırım Yangon da kasap yok, ya da ben henüz görmedim. Tavuk ya da kırmızı et farketmez, herşey pazarda satılıyor. Tabi biz helal ürün satan büyük marketlerden et ihtiyacımızı karşılıyoruz. Özellikle balık ve tavuk etini çok seviyor Mynmar halkı.

Karnıbahar var ama sıcak nedeniyle ancak bu kadar büyüyebiliyor, tabi muz pazarın en ucuz meyvesi, Türkiye dekinin aksine. Ön tarafta görünen, lahanın yanındaki ise muz çiçeği. Muzlar ilk olarak bu çiçeğin içinde oluşuyor.

Çok sevdiğim doğal mantarlar ve bebek mısırlar. ..

Guava meyvesini ilk defa burada yedim, meyve ile ilgili bilgi vermek gerekirse;
Meyve etinin rengi, beyaz, hafif penbe ve yahut yeşil gibidir. Aynı zamanda çok güzel ve keskin kokuludur. Bu nedenle bir çok ağaç arasında, Guava meyvesinin bu kokusu ile ağacını kolaylıkla bulmak mümkündür. Çekirdekleri meyve etinin ortasında gömülü ve serttir. Guava ağacı 700 m. yüksekliğin üstündeki yaylaların ve dağ yamaçlarının, killi kumlu topraklarını sever ise de; ağır killi ve bilhassa volkanik topraklarda da iyi yetiştiği görülür.
Meyveler ya taze olarak ve yahut da pişirilerek tüketildiği gibi reçel, tatlı ve turşu üretimine de yarar. Bundan başka Java’da Guava ağacının yaprakları pirinçle birlikte pişirilerek yenir. Ağaç gövdesinin kolaylıkla soyulan kabukları 27-30 ‘% kadar tanin içerir.

Çok ilgimi çeken bu sebzenin adını öğrenemedim, denemeye de cesaret edemedim
Yanında görülen yeşil pütürlü meyveler “kudret narı” Bizim bahçeye annem her yıl eker ve olgunlaşıp kızardığında bile tadının acı olması nedeniyle yemesi çok zordur. Genellikle bizde şifa amaçlı kullanılır. Mynmar da daha olgunlaşmamış ve tahminime göre çok acı olan bu kudret narını acaba nasıl yiyorlar ?
Yan taraftaki kabağı gördünüz mü? Yemeklerde kullanılıyor, tadı güzel. Bizim yemeklik kabaklara rastlamadım burada…

Kabakları dilimleyerek de satıyorlar.

Mynmar da salatalarda ve yemeklerde çok kullanılan kurutulmuş karides, ben denemedim
