“Mynmar” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Evde Cips Yapımı

İlk gördüğümde bir çeşit makarna sandığım ama birkaç dakika içinde harika bir çıtır çereze dönüştüğünü görüp, tadına da bayılınca, bu çerezlerin yapımını sizlerle paylaşmak istedim.

Hazır mısır çerezlerinden farkı olmadığı gibi, evde kendimiz kızarttığımız için kesinlikle daha sağlıklı :)

Tayland ve Mynmar da satılan, balık, tofu, mısır ve adını bilmediğim farklı sebzeli çeşitleri  olmak üzere çeşitleri olan bu çerezlerin fiyatı da çok ucuz. Bir paket ile defalarca çocuklara çerez kızartabilirsiniz, pakette ince kağıt gibi görünen bu sevimli şeyler, kızardığında hacminin 8-10 katına kadar büyüyor, nefis bir tada ulaşıyor.

Malzemeler

50 gr. çerez yaprağı ( 1/ 4 paket)

1 su bardağı sıvıyağ

Uygulama

Orta boy bir tavaya yağı koyup kızdırıyoruz.

Elimizdeki çerez yapraklarının bir kısmını kızgın yağa bırakıyoruz. Saniyeler içinde hacimleri artarak pişiyor ve hızlıca yağın içinden alıyoruz.

Fazla yağını alması için peçete koyduğumuz tabağa aktarıyoruz.

Böylece bütün çerez yaprakları toplam 3-4 dakikada kızarıyor ve nefis çıtır bir tada ulaşıyor.

Sadece bu kadar; yanında bir kitap ya da güzel bir film ile servis yapabilirsiniz :)

 
Mart 22, 2011 Çocuklar İçin, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Avokadolu Süt (Milkshake)

 

Mynmar da, özellikle ülkede yetişen sebze ve meyveler çok ucuz. Birçoğunu tüm yıl boyunca bulmak mümkün.

Türkiye deki gibi dört mevsim yaşanmıyor burada, şöyle ki; aralık, ocak, şubat ayları diğer aylara nispeten biraz daha serin geçiyor, mart nisan ve mayıs ayları ise yılın en sıcak geçen ayları. Haziran da başlayan yağmur mevsiminde ise, hava sıcak ve bol yağışlı…

Bu mevsimlere ve sıcaklığa uyum sağlayabilen meyve ve sebzeler oldukça fazla. Avokadoyu Türkiye ye göre çok ucuz bulunca bol bol alıp, avokado salatası ve avokadolu süt yaptık, şifa niyetine diyerek, yedik, içtik …

Avokado çok faydalı bir meyve, avokado salatasında kısaca faydalarını paylaşmıştım; yalnız satın alırken koyu renk ve üzeri pütürlü olanlardan almanızı tavsiye ederim. Avokado ne kadar olgun ve yumuşak olursa o kadar tatlı ve lezzetli oluyor, ama çok fazla olgunlaşırsa da içinin açık fıstık yeşili olan rengi bozuluyor.

Malzemeler

2 adet avokado

1/ 2 litre süt

3 tatlı kaşığı tozşeker

Uygulama

Avokadoyu ikiye bölerek içini bir kaşık yardımı ile çıkarıyorum.

Sütün içine şekeri ilave ederek eritiyorum. Şeker miktarını damak tadınıza göre azaltabilirsiniz. Çocuklar için biraz daha tatlı olabilir.

Sütü ve avokadoyu pürüzsüz bir karışım olana kadar blenderda çekiyorum. Harika kremsi bir dokuya ulaşıyor, biraz daha yoğun olmasını ve avokado tadını daha iyi almak istiyorsanız, süt miktarını biraz daha azaltmalısınız.

Sadece bu kadar, pratik ve lezzetli, aynı zamanda da çok faydalı bir içecek.

Mynmar da şimdi yaz mevsimi başladığı ve hava çok sıcak olduğu için buz ilavesi ile servis yapıyorum.

Mart 12, 2011 Ev Yapımı Meyve Suları, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yangon da Pazar

 

En sonunda evin yakınındaki sebze pazarına gittik, hava oldukça sıcak olduğu için, sabah erken saatlerlerde alışveriş yapmayı tercih ettik.

Pazardaki en güzel görüntü hiç şüphesiz bu güzel çiçekler ve renk renk gonca güllerdi. Fiyatlarının ucuzluğuna inanamazsınız,  tek kötü tarafı sıcak nedeniyle uzun süre gonca kalmadan hemen açıyorlar.

Pazarda bilinen çok sayıda sebzenin yanında, daha önce görmediğim ilginç sebzeler de var. Genel olarak oldukça ucuz. Birkaç çeşit limon var, minik yeşil limonlar çok sevimli, ayrıca portakal büyüklüğünde olan sert ve pütürlü kabuklu limonlar da çok ilginç…

Sıcaktan korunmak için, Mynmar da tanaka ağacının suyundan faydalanılıyor. Yüze sürülen bu kremsi sıvı, hemen hemen herkesin kullandığı pratik bir yöntem. Tanaka ağacının gövdesinin bir tür öğütücü taşa sürülmesi ile elde edilen ve güneşten korunmak için kullanılan bu doğal krem, ülkenin pagodalardan sonra bence en belirleyici özelliği…

Daha önce görmediğim minik beyaz patlıcanlar ve dev gibi bamyalar satılmayı bekliyor. Arkada kereviz yaprakları, kerevizin kendisini görmedim ama yaprakları çok kullanılıyor. özellikle çorbalarda, salatalarda bu aromatik yapraklara rastlamak mümkün.

Bamyaların yanında yine çok faklı bir aroması olan coriander var, bir çeşit maydanoz ama ben kesinlikle yiyemedim :( Bol bol acıbiber satılıyor pazarda, küçük çiçek biberi dediğimiz bu biberler neredeyse her yemekte kullanılıyor.

Arkadaşlar, bunlar kurutulmuş balık, Tabi biz hiç denemedik :)

Pazarda; görüldüğü gibi, et ürünleri de satılıyor. Sanırım Yangon da kasap yok, ya da ben henüz görmedim. Tavuk ya da kırmızı et farketmez, herşey pazarda satılıyor. Tabi biz helal ürün satan büyük marketlerden et ihtiyacımızı karşılıyoruz. Özellikle balık ve tavuk etini çok seviyor Mynmar halkı.

Karnıbahar var ama sıcak nedeniyle ancak bu kadar büyüyebiliyor, tabi muz pazarın en ucuz meyvesi, Türkiye dekinin aksine. Ön tarafta görünen, lahanın yanındaki ise muz çiçeği. Muzlar ilk olarak bu çiçeğin içinde oluşuyor.

Çok sevdiğim doğal mantarlar ve bebek mısırlar. ..

Guava meyvesini ilk defa burada yedim, meyve ile ilgili bilgi vermek gerekirse;

Meyve etinin rengi, beyaz, hafif penbe ve yahut yeşil gibidir. Aynı zamanda çok güzel ve keskin kokuludur. Bu nedenle bir çok ağaç arasında, Guava meyvesinin bu kokusu ile ağacını kolaylıkla bulmak mümkündür. Çekirdekleri meyve etinin ortasında gömülü ve serttir. Guava ağacı 700 m. yüksekliğin üstündeki yaylaların ve dağ yamaçlarının, killi kumlu topraklarını sever ise de; ağır killi ve bilhassa volkanik topraklarda da iyi yetiştiği görülür. 

Meyveler ya taze olarak ve yahut da pişirilerek tüketildiği gibi reçel, tatlı ve turşu üretimine de yarar. Bundan başka Java’da Guava ağacının yaprakları pirinçle birlikte pişirilerek yenir. Ağaç gövdesinin kolaylıkla soyulan kabukları 27-30 ‘% kadar tanin içerir.

Çok ilgimi çeken bu sebzenin adını öğrenemedim, denemeye de cesaret edemedim :) Yanında görülen yeşil pütürlü meyveler “kudret narı” Bizim bahçeye  annem her yıl eker ve olgunlaşıp kızardığında bile tadının acı olması nedeniyle yemesi çok zordur. Genellikle bizde şifa amaçlı kullanılır. Mynmar da daha olgunlaşmamış ve tahminime göre çok acı olan bu kudret narını acaba nasıl yiyorlar ?

Yan taraftaki kabağı gördünüz mü? Yemeklerde kullanılıyor, tadı güzel. Bizim yemeklik kabaklara rastlamadım burada…

Kabakları dilimleyerek de satıyorlar.

Mynmar da salatalarda ve yemeklerde çok kullanılan kurutulmuş karides, ben denemedim :)

Mart 8, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yumurtalı Brokoli Sapı

 

 

Mutfakta elinizdeki malzemeyi sonuna kadar değerlendirmeyi düşünüp, lütfedilen yiyecekler ile israf etmeden ve şükür çerçevesinde yaşamayı hedeflemişseniz, eminim siz de brokoli saplarını bir şekilde pişirmişsinizdir.

Mynmar da yemek kültürünü biraz olsun gördükten sonra ve buradaki halkın bazen fakirlikten, bazen alışkanlık ve geleneklerinden dolayı her şeyi değerlendirip kendilerine göre şükür kuşağında yaşadıklarına şahit oluyorum. Saygı duyuyorum…

Şimdi elimizde derlendirilmeyi bekleyen kalın bir brokoli sapı varsa ne yaparız?

Malzemeler

Bir adet brokoli sapı

1 yumurta

Zeytinyağı

Tuz, karabiber, pulbiber

Uygulama

Brokoli sapları kalın olduğunda mutlaka soyarak kullanmak gerekiyor, belki çok ince ve körpe olanları soymaya gerek olmayabilir ama kalın bir gövdeyi soymadan kullanamayız.

İstediğimiz şekilde kesebiliriz, küçük küp şeklinde olabileceği gibi, ince uzun jülyen şeklinde de olabilir.

Teflon tavaya biraz zeytinyağı ilavesi ile brokoliyi alıp hafifçe kavuruyoruz, tuz ilave ediyoruz, hafif ısıda ve tavanın kapağını kapatıp biraz yumuşamasını sağlıyoruz.

Tavanın ortasını hafifçe açtırıp, ortasına yumurtayı kırıyoruz, yine hafif ısıda ve kapak kapalı olarak, karıştırmadan yumurtanın beyazı pişene kadar birkaç dakika pişiriyoruz.

Ocağı kapattıktan sonra, kapağı açmadan birkaç dakika daha bekleyip, sonra servis tabağına alıyoruz.

Üzerine isterseniz karabiber ve pulbiber ilave edin, ya da sevdiğiniz herhangi bir baharat…

İşte, çaresizce atılmayı bekleyen brokoli sapı, şimdi mutlulukla tabakta sizi bekliyor :)

Mynmar dan sevgilerimle…

Mart 7, 2011 Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Ras Malai (Rasmalay)

 

Güney Asya’ da oldukça popüler ve bilinen bir Hint tatlısını öğrenmek ister misiniz? Ras malai; sütlü, hafif bir tatlı; yapımı çok kolay, üstelik Türk damak tadına da çok uygun. Hatta çocuklar için harika bir tatlı seçeneği olabilir :)

  Mynmar’ da, Hint, Thai, Chine ve Pakistan mutfağının etkileri hissediliyor. Bu coğrafyada kültürler tam bir mozik oluşturmuş. Çok uzun zaman önce ülkeye gelenler kültürlerini de beraberinde getirmişler. Bu renkli ülkede geleneksel hint kıyafeti giyenlere sık rastlandığı gibi, geleneksel Arap kıyafeti olan dishdash (beyaz erkek kıyafeti) giyen Müslüman gençlere de rastlamak mümkün.

Kıyafetlerden söz açılmışken; Mynmar da herkes lonci giyiyor. Lonci bir tür uzun, dar etek. Erkek ya da kadın fark etmez, tek parçadan oluşan bu uzun etek tarzı giyecek, okula giden öğrenciden tutun, yaşlı, genç herkesin üzerinde. Hanımlar lonci eteğinin renklerine uygun bluz giyiyorlar ya da aynı kumaştan takım kullanıyorlar. Mynmar da inanılmaz maharetli terziler var, çok ucuza istediğiniz modelde kıyafet diktirmek mümkün, tabi kumaşlar da çok çeşitli ve ucuz :)

Hafta sonu yine Burmalı bir Müslüman aileyi ziyaret ettik. Ev sahibimiz sevgili Pervin Hanım, bize uygulamalı olarak Ras Malai tatlısının yapılışını gösterdi. Hani Türkiye’de arkadaşlarla mutfağa girip beraberce yiyecekler hazırlanır ya, işte o samimiyet içinde Ras Malai yapıldı, fotoğraflandı. Yemekten sonra çay saatinde afiyetle yenildi.

Malzemeler

3 cup süttozu

1 yumurta

1/ 2 çay kaşığı kabartma tozu

Şerbeti

3 cup su

1 kutu kondens süt

Veya

1 litre süt

1/ 2 cup şeker

Uygulama

Ras malai tatlısının aslı lor ya da taze peynir ile yapılıyormuş ama bunları bulmak ya da evde yapmak biraz vakit aldığı için, biz pratik olarak süttozu kullandık.

Süttozu, yumurta ve kabartma tozunu derince bir kaba koyarak güzelce karıştırıyoruz. Yumuşak bir hamur elde ettiğimizden, şekillendirme aşaması için biraz beklememiz gerekiyor. 

Ras malai hamurunu buzdolabında yarım saat bekletiyoruz.

Sürenin sonunda, hamurları ceviz büyüklüğünde hafif yassı toplar halinde şekillendiriyoruz. Bu aşamada hamurun elimize yapışmaması için elimize biraz sıvıyağ sürdük.

Diğer tarafta bir tencereye kondens süt ve suyu koyarak kaynamaya başlayınca ras malai toplarımızı sütün içine hafifçe bırakıyoruz.

Ras malai sütün içinde kaynarken hacmi büyüyor, yaklaşık 10- 15 dakika çok hızlı olmayan ateşte kaynaması yeterli. Ras malai topları sütün yüzeyine çıktığı an tatlımız olmuş demektir.

Kondens süt yerine normal süt ve şeker ile damak tadınıza uygun tatta bir şerbet hazırlayabilir ve ras malai toplarını bu şerbette kaynatabilirsiniz. Sütün içine birkaç tane kakule tohumu attığınızda güzel bir aroma elde etmek de mümkün.

Ras malai servis yapılırken üzerine, file badem ve fıstık çok yakışıyor.

Tarifin sonunda oyuncağı ve ras malai tatlısı ile bize gülümseyen sevgili Pervin’in oğlu Adnan, Mynmar da oğlumun en tatlı arkadaşı…

Şubat 18, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yangon’ da Türk Yemekleri

 

Sevgili Arkadaşlar,

Yangon da günler çok güzel ve yoğun geçiyor. Biraz bu yoğunluktan biraz da internetin bazen kesilmesinden dolayı, yeni tarifleri siteye aktarmakta biraz geciktim.

Geçen haftasonu göl kıyısındaki bir otelin bahçesinde düzenlenen küçük bir tanıtım fuarına, buradaki Türk arkadaşlar olarak biz de katıldık. Amacımız olabildiği kadarıyla türk yemek ve tatlılarını tanıtmaktı. Tabi bunu yaparken Mynmar damak tadına çok aykırı yemekleri yapmaktan kaçındık, daha çok; tatlı ve pastalar, börekler üzerinde yoğunlaştık.

Fuara katılan yaklaşık 40 firma ya da ülkenin yerleşim planı kura ile belirlendi, bize bahçenin sonunda bir stant çıktı, bir de standın ön tarafında kocaman bir ağaç var. Olayları görünen boyutuna göre değerlendirdiğimiz için, başlangıçta  yiyeceklerimizi istediğimiz gibi tanıtıp, satamayacağımız için üzüldük :(

Cumartesi sabahı heyecanla, bütün ayrıntıları düşünerek hazırlıkları tamamladık. Otelin devasa bahçesindeki standımıza yaptığımız yiyecekleri yerleştirdik, Türk arkadaşlara gerçekten söyleyecek söz yok; birbirinden nefis yemekler, pastalar hazır; satılıp, afiyetle yenilmeyi bekliyor.

Maklube, mayalı poğaçalar ve sarma çeşitleri, biber dolması (Yangon da koyu yeşil dolma biberi bulunuyor ama yaprak sarmasında kullandığımız yapraklar Türkiye’den),arkada bademli perde pilav ve patlıcan salatası(babahannuş)

Mynmar da yerli halk için Türk Baklavası fazla tatlı gelse de, yabancı misafirlerin ilgi odağı oldu. Arka sırada sadrazam lokumu çok beğenildi, çünkü bilinen bir tada sahip; bol hindistan cevizli :)
Mynmar’ da ve bu coğrafya da hindistan cevizi taze olarak da çok tüketiliyor. Hindistan cevizi sütü, çorbalar ve yemeklerde bol bol kullanılıyor.

Sevgili Latife nin yaptığı kısır; bulgur bu ülkede bilinmiyor, dolayısıyla bulgur pilavı ve kısır gibi nefis türk yemekleri ile ne yazık ki tanışamamış bu ülkenin insanları. Buna rağmen kısır çok beğeniliyor ve kısa sürede bitiyor.

Ağlayan pasta( her ne kadar bu ismi bir pastaya yakıştıramasam da) çikolatalı ve kremalı görüntüsü ile çabucak bitiyor. Tavuklu mayonezli salata, bisküvili havuç topları, elmalı merengli tart hem göze hem de damağa hitap ediyor.

Islak kurabiye ve rulo pasta ön tarafta; arkada sütlaç ve içli köftelerimiz. Daha önce bu çikolatalı ıslak kurabiyelerden hiç yememiştim, kek gibi, yumuşacık ve harika bir tadı var.

İçli köfteleri anlatmaya gerek yok; nefis…

Saatler ilerledikçe misafirlerimiz gelmeye başlıyor, birçoğu Türkiye ve Türk Yemekleri deyince daha da fazla ilgilenip mutlaka birkaç yiyeceğin tadına bakmak istiyor. Fuara katılan birçok farklı ülke olduğu gibi, farklı ülkelerden misafirler de var. Birçoğu Türkiye’ yi biliyor, Türk yemeklerinden bazılarını isimleri ile soruyor. Anlıyoruz ki, baklava en çok bilinen tatlımız :)

Tabi hangi ülkeden olursa olsun kimse çikolatalı pastalara kayıtsız kalamıyor:) Avustralyalı olduğunu öğrendiğimiz neşeli bir aile sarmanın tadına baktıktan sonra, gelip bir kez daha alıyor.

Bu arada, standımızın aslında ne kadar da ideal bir yerde olduğunu anlıyoruz. Güneş bütün sıcaklığı ile görünürken ve diğer stantlar sıcaktan kaynarken, kocaman ağacın gölgesinde olmak; başlangıçta ne kadar çabuk ve yanlış karar verdiğimizi düşündürüyor. Herşeyi en güzel şekilde Bilen varken bize söz düşmeyeceğini bir kez daha anlıyoruz…

Günün sonunda; nefis yiyeceklerimizin büyük bir bölümü satılmış olarak, yorgun ama mutlu bir şekilde otelden ayrılıyoruz.

Ocak 29, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Mandalay’ da Sabah Kahvaltısı

 

Sevgili Arkadaşlar,

Yeni yılın bu ilk yazısına sağlık, mutluluk ve huzur dileklerimle başlamak istiyorum. İnşaallah 2011 yılı, ümit ettiklerimizin hayırlısı ile gerçekleştiği, korktuklarımızdan emin olduğumuz, dolu dolu, her anlamda bereketli geçen bir yıl olur…

Hala Mynmar’ dayım :)  Bu kadar ilginç ve güzel bir ülkeyi birkaç güne sığdırmak mümkün değil; tanıdıkça sevmeye başladım; geceleri mutfakta devriye gezen iri, hızlı karıncalara ve geçen gün pazarda umursamazca önümden geçen kocaman bir fareye rağmen :)

Birkaç gündür evimizden, Yangon’dan ayrıyız. Bir gezi turu ile ülkenin kuzeyinde, biraz daha serin ve dağlık bir bölgede olan ikinci büyük şehir Mandalay’a geldik.

Sabah kahvaltısını yediğimiz mekanın basitliği önce bizi biraz tedirgin etse de, ben masaya getirilen kahvaltılıkların helal olduğunu öğrenince tadına baktım.

Her zaman yenilen pilavın aksine bu sabah, kızartılan hamur çeşitleri vardı. Sanırım mayalı hamurdan yapılmış. Pişirildikten sonra üzerine hafif şeker serpilip, süt kaymağına batırılarak yenilen gözleme tarzı bir yiyecek favorimdi :)  

Yine pişirilmiş ve püre yapılmış nohutun içine un ve baharat katılarak yapılan ve kızartılan köfte tarzı yiyecekler fena değildi.

Sonradan bu yarı açık kahvaltı salonunun hemen köşesinde mutfak bölümü gözümüze çarptı ve balon gibi içi hava dolu hamurların ustasının elinden nasıl çıktığını gözlemledik. Sonra bu hamurlar yağda kızartılıyor ve puf puf bir börek şeklini alıyor.

Dünyanın bu uzak köşesinde, bilinmedik bir ülkenin, dağların arasında arasında kaybolmuş bu sevimli şehrinden şimdilik, selam ve sevgilerimle…

Ocak 6, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Tayland-Myanmar Gezisi




Sevgili arkadaşlar,

Küçük oğlum Mustafa ile uzun bir tatile çıkma hazırlığı içindeyiz. İnşaallah önce Tayland, daha sonra Mynmar da günlerimiz geçecek.

Yukarıdaki fotoğraf ilk durağımız olan Bangkok’un ünlü havaalanı Suvarnabhumi.Güney Asya’nın en büyük havaalanı, Eylül 2006 sonu itibariyle Bangkok’ta açıldı.

“The Golden Land” (Altın Bölge) anlamına gelen “Suvarnabhumi” adı Tayland kralı Bhumibol Adulyadej tarafından belirlendi. 182.000 m²’lik bir alan üzerine inşa edilen ve çok katlı yapısıyla 563.000 m²’lik bir alana ulaşan yolcu terminali, dünyanın en geniş yolcu terminallerinden biri.

Yapının ana malzemeleri çelik ve cam. Yolcu terminalinin üst örtüsü kafes çatı sistemi şeklinde tasarlanmış. Tasarımda en büyük amaç, tropikal iklime sahip bu bölgede güneşin kuvvetli etkisini azaltmak ve gölge alanlar yaratmak, buna bağlı olarak da havalandırma maliyetini düşürmek.

Suvarnabhumi Havaalanı projesine, getirilen tek eleştiri, Tay kültürünü yeteri kadar yansıtan elemanlar içermemesi yönünde olmuş ki bu sorun da Havaalanı projesinin uygun alanlarına,  yerel kültür ve mirası yansıtacak elemanlar yerleştirilerek çözülmüş.

Tayland Bankgog ‘ a gitmek için biletinizi mümkün olduğu kadar uçuş gününden önce almanızı tavsiye edebilirim. Böylece daha ucuza bilet alma şansınız olabiliyor. Ben İcemtour dan aldım, çok ilgili arkadaşlar vardı ve bilet fiyatı da diğer acentalara göre çok uygundu, yurt dışına çıkacak olanlara hatırlatmak isterim.







İkinci durağımız, Mynmar…






Kardeşim orada yaşıyor olmasaydı, muhtemelen Mynmar ismi benim için bir şey ifade etmezdi. Uzak doğuda pek de bilinmeyen bu ülkede yaşadığım tecrübeleri, insanlarını, tarihi yerlerini ve tabi yemeklerini öğrenmek ve sizinle paylaşmak güzel olacak inşallah…







Özellikle bizden çok farklı olan ve temel olarak pirince dayanan yemek kültürlerini biraz da olsa öğrenmek istiyorum. Farklı sebzeler ve tropikal meyveler…







Tabi bir de çok ünlü olan tapınaklar… Halkın çoğunluğunun budist olduğu ülkede çok büyük ve ihtişamlı tapınaklar varmış…

Şimdi hep beraber Mynmar’ ı öğrenmeye, gezmeye ne dersiniz?





Onuncu kural;
Ne yöne gidersen git, – Doğu,Batı,Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

Elif Şafak/AŞK


Related Posts with Thumbnails
Kasım 30, 2010 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı