“lezzetli” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Tarçınlı Elmalı Kek

tarçınlı elmalı kek4

Tarçınlı elmalı kek

Kolay bir kek tarifinin tarçın ve elma ile buluştuğunda nasıl nefis bir kek haline dönüştüğünü, üstelik bir de kek tabanının kakaolu olduğunu hayal edin, ben hayal edip uyguladım 🙂 sonuç gerçekten çok güzeldi, tabi sünger gibi kekin içinde mis gibi tarçın kokulu, belli belirsiz nemli elma dilimlerini seviyorsanız!

Bütün püf noktalar tarifin içinde gizli, şimdiden kolay gelsin…

 

Malzemeler:

3 büyük boy yumurta

1 su bardağı şeker

1/ 2 su bardağı erimiş tereyağı

1/ 2 su bardağı ılık su

1 paket kabartma tozu

1 silme tatlı kaşığı tarçın

1 büyük boy elma

1 dolu yemek kaşığı kakao

3 su bardağı un

 

tarçınlı elmalı kek

 

Uygulama

Yumurta ve şekeri mikser yardımıyla yumurtalar kabarıp beyaz bir renk alana kadar 5-6 dakika çırpıyorum.

Yarım su bardağı ılık su ile erimiş ve biraz ılınmış tereyağını ilave ediyorum.

Un ile kabartma tozunu birleştirip, eleyerek kek karışımına ekliyorum.

Tarçınlı elmaları eklemeden önce, kek karışımından yaklaşık 1/ 4 kadar ayırıp, buna kakoyu ilave ederek karıştırıyorum ve bu kakaolu kek karışımını kek kalıbına döküyorum, kalıbı yağlayıp unlayabilir ya da pişirme kağıdı kullanabilirsiniz.

Elmayı soyarak ince ve küçük şekilde dilimliyorum, tarçınla karıştırıp, kalan kek karışımına ilave ediyorum.

160 derece ısıda pişiriyorum.

Sonuç harika; küçük elma parçacıkları mis gibi tarçın kokusu ve yumuşak tadıyla kendinizi bir dilimde sınırlamanızı engelliyor 🙂

 

tarçınlı elmalı kek3

 

 

Eylül 27, 2013 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Elde Açma Gül Börek Tarifi

 

Mutfağa meraklı arkadaşlar elde hamur açmayı bir şekilde öğrenmişlerdir diye düşünüyorum. Ne kadar çok yapılırsa o kadar pratiklik kazanılıyor, diğer işlerde olduğu gibi! Belki incecik baklava yufkasını herkes açamaz ama mantı ya da börek hamurunu biraz gayretle çoğu kişi başarıyla açabilir. Bugün paylaşacağım tarif, elde açma kıymalı kol böreği tarifine göre daha basit.

Elde açma gül böreğinin tarifi sevgili arkadaşım Yeşim e ait. Genellikle elde açma hamurlara çok fazla yoğurt, yağ gibi malzemeler konulmazken, tarifte tıpkı poğaça hamuru gibi yoğurt, yağ ve süt var, bu nedenle çok ilgimi çekti ve denemeye karar verdim. İyi ki denemişim 🙂

Elde açma gül börekler ve mini sarma börekler çok güzel oldu. Deneme ölçüsü olarak ben çay bardağını kullandım ve 4 bezeye ayırarak açtım, kocaman bir tepsi börek oldu.

Malzemeler

1 büyük boy çay bardağı süt

1 büyük boy çay bardağı sıvıyağ

1 büyük boy çay bardağı yoğurt

1 paket instant maya

Aldığı kadar un

Tuz

İç malzemesi

250 gr. lor peyniri

Yarım demet maydanoz

Birkaç dal dereotu

Tuz

Üzerine

1 yumurta sarısı( beyazını lor peynirine karıştırdım)

 

 

Uygulama

İç malzemesini yaparak işe başlamak istiyorum. Lor peynirinin içine yıkanmış maydanozları doğruyorum, biraz tuz ilave ediyorum. Genellikle böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüldüğünde beyazı kalır ve atılır. Poğaça ya da börek yaparken yumurta beyazını iç malzemenin içine karıştırabilir ve değerlendirebiliriz.

Sütün ılık olmasına dikkat ederek, bütün malzemeler ile orta yumuşaklıkta bir hamur yapıyorum.

 

 

4 bezeye ayırıyorum. Her bir bezeyi oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamurun içinde yağ olduğu için oldukça kolay açılıyor, düzgün olmasa da çok sorun değil 🙂

Hamuru yeteri kadar açınca, üzerine bir çorba kaşığı kadar sıvıyağ gezdirerek, gül börekler için hamuru 4 e bölüyorum.

İç malzemesini koyarak çok sıkmadan kıvırıyor ve gül şeklini veriyorum.

Mini sarmalar yapmak için; hamuru açtıktan sonra ikiye bölüyor, her bir parçanın üzerine iç malzemesini dağıtıyor ve çok sıkmadan rulo şeklinde sarıyorum. İki parmak eninde keserek üste doğru çeviriyorum.

Bütün hamurları açtıktan sonra hafif yağlanmış fırın tepsisine diziyor, üzerine yumurta sarısı sürüyorum.

Önceden ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar pişiriyorum.

Hayırlı cumalar…

Ağustos 19, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çıtır Kasede Beğendili Tavuk Sote

İftar sofralarına çok yakışacak, nefis bir tarif paylaşmak istiyorum bugün. Çıtır kasede patlıcan beğendili tavuk yemeğini yapmak için,önce baharatlı, çörek otu ve susamlı basit bir hamur hazırlıyoruz. Bu hamuru sevimli kaseler haline getirip fırında pişiriyoruz.

Bir tarafta tavuk eti pişerken, diğer tarafta patlıcan beğendiyi hazırlıyoruz. Sonuç; çıtır kaselerin içinde nefis beğendi ve üzerinde tavuk sote, eminim misafirleriniz bu sunumu ve lezzeti hiç unutamayacak 🙂

Yemeğin ayrıntılarına ve püf noktalarına geçersek; öncelikle ısıya dayanıklı kaseler gerekli. Ben muffin kalıplarını kullarak yaptığımda kaseler haliyle biraz küçük oluyor ama bu şekilde aperatif gibi servis imkanı da doğuyor.

Biraz daha büyük, porsiyonluk ısıya dayanıklı kaplar kullanırsanız o zaman kapların dışını yağlayarak hamuru dışına kaplamanız gerekecek. Bu şekilde ana yemek olarak da rahatlıkla servis yapabilirsiniz. Her iki türlü de çok nefis, bu kesin…

Közlenmiş patlıcan ile beğendi yapabileceğiniz gibi, daha kolay bir yöntem olan ve tarifin kaynağı sevgili kardeşim Şeyma nın yaptığı gibi kabakla da beğendi yapabilirsiniz.

Malzemeler

Çıtır Kase İçin

3 cup un

1/ 2 cup ve 3-4 çorba kaşığı ılık su

1 yumurta sarısı

6 çorba kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı susam

2 tatlı kaşığı çörek otu

Tuz ve baharatlar (karabiber, köri)

 

 

Tavuk Sote İçin:

1 adet tavukgöğsü (erpiliç)

1 büyük boy soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

2-3 diş sarımsak

1 tatlı kaşığı salça

Tuz ve baharatlar

sıvıyağ

Patlıcan Beğendi İçin:

2 su bardağı süt

3 çorba kaşığı tereyağı

2 çorba kaşığı un

2 büyük boy közlenmiş patlıcan

150 gr. kaşar peyniri

 

Çıtır Kase Yapılışı:

Un, yumurta sarısı, ılık su, yağ, tuz ve baharatlar ile hamur yaparak 20 dakika dinlendiriyorum. Dinlendirirken hamurun üzeri sertleşip kabuk tutmasın diye ıslak bir peçete ya da mutfak havlusu ile üzerini örtüyorum.

Fırına dayanıklı kapların dışını yağlıyorum. Hamuru 12 eşit parçaya bölerek (kaselerin büyüklüğüne göre bu sayı artabilir ya da azalabilir)her birini merdane yardımı ile kasenin dışını kaplayacak büyüklükte açıyorum.

Hamurla kaselerin dışını kaplayıp, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 180 derecede kızarana kadar pişiriyorum.

Fırından çıkıp, soğuyunca çıtır kaseleri dikkatlice kırmadan tabaktan ayırıyorum.

 

 

Tavuk Sote Yapılışı:

Soğan ve sarımsağı ince doğrayarak tencerede sıvıyağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini ilave ediyorum. Tavuk eti, suyunu salıp, tekrar çekene kadar orta ısıda soteliyorum.

Tavuklar suyunu çekince doğranmış yeşilbiber, bir tatlı kaşığı salça(ben domates sosu kullandım) ve küp kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Tuz, karabiber ve kekik ilave ederek 15-20 dakika pişiriyorum. Tavuk soteyi çıtır kaseler fırında pişerken yapabilirsiniz.

 

Patlıcan Beğendi Yapılışı:

Büyük boy tombik patlıcanları ben önceden közlemiştim bu nedenle işim çok kolaylaştı. Patlıcan közlemek için közleme aparatını kullanabilir ya da bu kez benim yaptığım gibi, bahçede küçük tüp üzerinde közleyebilirsiniz.

Beğendi hazırlamak için; tereyağını eritip unu ilave ederek pembeleşene kadar kavuruyorum. Soğuk sütü ilave ediyor ve bu sırada devamlı karıştırıyorum. Beşamel sos kıvam alınca içine incecik kıyılmış patlıcanları ilave ediyor ve bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum. Daha sonra peynir rendesini ilave ediyor ve kenara alıyorum.

Servis yaparken, çıtır kaselerin içine önce beğendi, sonra tavuk soteyi koyuyorum.

Keyifli bereketli iftarlar…

 

 

Ağustos 8, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla 🙂

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim 🙂

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı 🙂

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Ramazanda İftar Menüleri

 

Bugünlerde biz hanımların zevkle yaptığı iş, iftar sofraları için yemekler hazırlamak olsa gerek 🙂 Sanki bütün gün bunu düşünüyoruz, acaba bu akşam ne pişirsem? Değişik ne yapabilirim?

İftara misafir alınacaksa, bu düşünceler 1-2 gün önceden başlıyor, malzeme listesi yapılıyor, alışveriş tamamlanıyor, yorulduğumuzu hissetmeden (en azından iftara kadar) harika menüler hazırlanıyor.

Ramazan Ayında iftar için yemek hazırlarken en önemli kuralım, ertesi güne artmayacak ölçüde yemekler yapmak. Naçizane görüşüm; her gün değişik yemekler yapmayı hedefliyorsanız, miktarı olabildiğince az tutmalısınız. Yoksa israftan kaçınmak çok zor olur. Güzel niyetlerle yapılan yiyecekler, buzdolabında bekler, olmadı dökülür ya da atılır.

Sebze ve meyveler açısından en bol mevsimi yaşıyoruz, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verenler için, zeytinyağlı taze fasulye, imambayıldı yapmanın tam zamanı. Semizotu salatası, cevizli kabak salatası ana yemeklere eşlik edebilir. Gerçekten de seçenekler çok fazla…

Fikir vermek açısından bugünün menüsü şöyle olabilir;

Taze iç börülceli ovmaç çorbası

Fırında zeytinyağlı patlıcan yemeği ve pilav

Künefe

 

 

 

Bereketli iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Biber Dolması (Fırınlanmış)

Ramazanda, iftar sofralarında genellikle etli yemekler tercih edilse de, sıcak havaların etkisinden olsa gerek, bizde zeytinyağlı yemekler özellikle de, bahçe biberleri ile yapılmış fırınlanmış biber dolması çok seviliyor. Pazarda satılanların aksine bahçe biberlerimiz daha küçük ve ince kabuklu.

Biber dolmasını bildiğimiz yöntem olan tencerede pişirmenin yanında fırında da pişirebilirsiniz.

Bir süre tencerede pişirdikten sonra, fırında kurutmak bana daha pratik bir yöntem gibi geliyor, çoğunlukla öyle yapıyorum. 15-20 dakika tencerede pişirdikten sonra, biber dolmalarını fırın kabına ya da borcam tepsiye hafif yan şeklide, balık sırtı gibi yerleştirerek bir 15 dakika da fırında pişiriyorum. Dolmaların üzeri hafif kızarıyor, suyunu çekiyor ve gerçekten nefis bir lezzete ulaşıyor.

Kıymalı biber dolması tarifi burada

 

 

Malzemeler

20 adet küçük boy dolmalık biber

1 cup pirinç (20 tatlı kaşığı)

2 büyük boy soğan

1 büyük boy domates

1 küçük demet maydanoz

1 küçük demet taze nane

1 çorba kaşığı domates sosu

Tuz, karabiber, yenibahar

Zeytinyağı

Uygulama

Dolmalık biberleri yıkayarak, çekirdek yataklarını çıkarıyorum. Bunu yaparken çok basit bir mutfak aparatı işimi çok kolaylaştırıyor. Bana hediye gelmişti, siz nerede görürseniz düşünmeden alın, çok pratik ve çok kullanışlı.

Dolma içini hazırlıyorum; dolma biberleri küçük olduğu için her bir biber için, 1 tatlı kaşığı pirinç ayırıyorum.

Soğanları küçük doğruyorum, domatesi küp şeklinde kesiyorum.

Maydanoz ve taze naneyi ince kıyıyorum.

Domates sosunu, tuz, karabiber ve yenibaharı ilave ediyorum.

Pirinci yıkayıp süzerek ilave ediyorum.

2 servis kaşığı zeytinyağını da ilave ederek bütün malzemeyi güzelce karıştırıyorum.

Dolma biberlerinin içini çok sıkıştırmadan ve ağzına kadar taşırmadan dolduruyorum. Üzerine domatesten bir kapak kapatarak, tencereye yerleştiriyorum.

Dolmada pirinci ne kadar kullandıysam pişmesi için gerekli olan su miktarını da o kadar koyuyorum. 1 cup pirinç kullandım, 1 cup su ilave ediyorum, 2 servis kaşığı zeytinyağı ilavesi ile hafif ısıda dolmaları 20 dakika pişiriyorum.

 

 

Ocaktan alınca 5-6 dakika bekletiyor ve fırın kabına balık sırtı şeklinde yerleştiriyorum. Tencerede kalan suyu da ilave ediyorum.

200 derecede 15-20 dakika üzerleri hafif kızarana kadar kurutuyorum.

Nefis bir dolma oluyor, şiddetle tavsiye ederim.

Güzel bir iftar geçirmeniz dileğiyle…

 

 

Ağustos 2, 2011 Dolmalar - Sarmalar, Ramazanda İftar Menüleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Tavuklu Bulgur Pilavı

 

 

Yazın genellikle domatesli ve zeytinyağlı versiyonu yapılır ama ben bu kez tavuklu bulgur pilavı tarifi vermek istiyorum.

Bizdeki gibi pirinç pilavı tercih edilen evlerde, bulgur pilavını en lezzetli nasıl yapabilirim, çocuklara nasıl sevdirebilirim sorularına cevap ararken; tavuk eti ve suyu ile iri bulgurdan yapılan bulgur pilavı imdadınıza yetişecektir.

Bulgur pirince göre daha faydalı ve besleyici değeri daha yüksek bir yiyecek. Bulgurda posa miktarı daha fazla ve folik asit açısından da çok zengin. Ayrıca bağırsak kanseri ve mide ülseri olanlarda bu hastalıkları önlemede bulgurun faydalı olduğu bilim adamlarınca kanıtlanmış. Bulgurda bulunan kepek suda çözünmediği için, kan şekerini de yükseltmiyor ve sindirim siteminin düzene sokulmasında yardımcı oluyor.

Her ne kadar pirinç pilavı daha lezzetli ise de, bulgur pilavının daha faydalı olduğu tartışılmaz.

Bulgur pilavı tarifi yazarken benim önem verdiğim birkaç püf noktayı atlamamak gerekiyor; bulgur pilavında ben iri bulgur kullanıyorum, daha lezzetli ve tane tane olduğunu düşünüyorum.

Pirinç pilavında olduğu gibi bulguru önce biraz kavuruyorum ve sıcak su ilave edip, kaynamaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak, hafif ısıda suyunu çekene kadar pişiriyorum. Bulgur aceleye getirilmeden yavaş yavaş piştiğinde daha güzel oluyor.

Bulgur pilavı yaparken soğanı esirgemiyorum, her şeye lezzet kattığı gibi bulgur pilavı da bol soğanlı bence daha güzel oluyor.

Malzemeler

2 su bardağı bulgur

2 adet soğan

1 servis kaşığı domates sosu

1 kase haşlanmış kuşbaşı tavuk eti (erpiliç)

4 su bardağı tavuk suyu

2 servis kaşığı sıvıyağ

Tuz

Uygulama

Bulguru güzelce yıkayıp süzerek, bir kenarda bekletiyorum.

Soğanları soyup, ince doğrayarak yağ ilavesi ile hafifçe kavuruyorum.

Ev yapımı karışık domates- biber sosunu ilave ediyorum.

Bulguru ilave ederek birkaç dakika kavuruyorum. Haşlanmış tavuk etlerini ekliyorum.

Sıcak tavuk suyunu ve tuzu da ilave ederek, kaynamaya başladıktan sonra ocağın ısısını azaltıyorum.

Suyunu çekene kadar yaklaşık 20-25 dakika pişiriyorum. Yarım saat demlendirdikten sonra servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 28, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Kiraz Reçeli (Siyah Aşı Kirazdan)

 

 

Dolapta bir türlü bitmeyen kirazları değerlendirmenin yolu kiraz reçeli olabilir mi? Evet, böylece kirazlar değerlenir, kiraz reçeline dönüşür ve daha önce yapılmamış bir tarif denenmiş olur…

Kiraz reçelinde kullandığım kirazlar, siyah, etli aşı kirazlarıydı. Bu nedenle akşamdan şekerle buluşturup sabaha kadar uyuttum 🙂 buna rağmen hemen hemen hiç su salmadıklarını gördüm.

Reçel yapılacak kirazın cinsi bu noktada önemli. İçi sulu bir kiraz kullanırsanız sanırım kaynatmaya başlarken su ilave etmeniz gerekmez. Benim gibi etli aşı kiraz kullanıyorsanız, bir miktar su ilave edilmesi kaçınılmaz.

Tabi bir de kirazların çekirdeklerini çıkarmak gerekiyor. Bunu yaparken eldiven kullanmanızı önerebilirim, kirazın renginin ellerinizi boyamaması için, kolay çıkmıyor çünkü 🙁

Ben kirazın belirgin bir aroması olmadığı için reçeli kaynatırken küçük bir parça zencefil ilave ettim. Böyle daha güzel olduğunu düşünüyorum.

Diğer reçel tarifleri için buraya bakabilirsiniz …

Malzemeler

1 kg. çekirdekleri çıkartılmış kiraz

900 gr. Şeker

1 limon suyu

fındık büyüklüğünde taze zencefil

Yarım çay bardağı su

Uygulama

Kirazları yıkayarak çekirdeklerini çıkarıyorum. Bunu yaparken ellerinizin boyanmaması için eldiven kullanmanızı öneririm.

Tencereye 1 kg. kiraz ve 900 gr. Şekeri koyarak kirazların su salması için bir gece bekletiyorum.

Ertesi sabah baktığımda, beklediğim kadar su salmamışlar. Bu durumda su ilave etmek gerekecek.

 

 

Yarım çay bardağı su ilave ederek tenceredeki kiraz şeker ikilisini ocağa alıyorum.

Taze zencefili soyarak ilave ediyorum.

Kaynama noktasından itibaren, orta ısıda 10-12 dakika kaynattığımda reçel kıvamının oluştuğunu görüyorum.

Limon suyunu ilave ediyorum. Reçeli ocaktan alıyorum. Zencefili içinden alıp atıyorum.

Hepsini tüketmeyi düşünmüyorsanız, reçeli sıcakken kavanoza koyarak, kaynar suda bekletilmiş kapağı sıkıca kapatın ve ters çevirerek soğumaya bırakın. Böylece kapak tutacak ve hava almadığı için hiç bozulmayacak.

Reçeller daha çok kışın tüketiliyor ama tadımlık bir kase ayırın bence, bizim evdeki gibi belki sizde de kısa sürede biter .

 

 

 

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 16, 2011 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı