“kolay” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Talaş Böreği (Milföy Hamuru İle)


Milföylü tariflere başlamışken, talaş böreğini milföy hamuru ile yaparak iftara çıtır çıtır bir lezzet katmak istedim. İç malzemesini de hazır garnitür kullanınca, geriye sadece tavuk etini pişirmek kaldı.

Çok pratik ve çok kısa zamanda yapılabildiği için, çalışan arkadaşlara özellikle tavsiye etmek isterim. Yanında sadece bir çorba ve salata ile gayet doyurucu oluyor.

Talaş böreği tarifine ilişkin püf noktalara gelince; iç malzemesinin mümkün olduğunca susuz olmasına dikkat ediyorum, bu nedenle tavuk etlerini iyice suyunu çekene kadar pişiriyorum. Milföy hamurunun pişerken yumuşamasını ve çıtırlığını kaybetmesini istemiyorum.

Tavuk yerine sucuk ya da sosis (ben sosis tercih etmiyorum)kullanılabilir. Özellikle sucuklu nefis olduğunu söylemeliyim.

Sadece bir öğünde yenecek kadar yapıyorum, milföy hamuru ısıtıldığında özelliğini biraz kaybediyor ne yazık ki.

Malzemeler ( 5 kişilik)

1/ 2 paket milföy hamuru (5 adet)

1 küçük kavanoz garnitür

1/ 2 tavuk göğüs eti (erpiliç)

1 yumurta sarısı

Tuz, karabiber

Kaşığın ucu ile salça

Uygulama

Tarifimiz çok kolay, milföy hamuru ve garnitür hazır olduğu için tek yapmamız gereken tavuk etini pişirmek.

Tencereye koyduğum biraz sıvıyağ ile kuşbaşı doğranmış tavuk etini önce suyunu salıp, sonra iyice çekene kadar yaklaşık 25-30 dakika pişiriyorum.

Suyunu çekmeye başladığında kaşığın ucu ile salçasını, tuz ve karabiberi ilave ediyorum.

Tavuk eti piştiğinde suyu tamamen bitmiş olmalı.

Garnitür ile tavuk etini birleştiriyorum.

Milföy hamurlarını merdane ile biraz büyütüyorum, böylece tam bir porsiyonluk olacak kadar içine bol malzeme alabiliyor.

Hamurun ortasına börek içini koyarak bohça şeklinde katlıyorum ve ters çevirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Bütün milföy hamurlarını bu şekilde talaş böreği haline getirdikten sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüyorum. İsterseniz çörek otu da kullanabilirsiniz.

180 derece ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişiriyorum.

İftarda değişik ve pratik, aynı zamanda doyurucu yemek arayan arkadaşlar, milföylü talaş böreği bütün beklentilerinize cevap verecektir.

Bereketli iftarlar…

Ağustos 9, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Milföylü Nefis Tarifler

 

 

Hani bazı tarifler vardır, gördüğünüzde“hemen yapmalıyım “ dersiniz. Bugün paylaştığım milföylü nefis iki tarifin hikâyesi böyle başladı birkaç gün önce.

Sevgili Yeşim’in hayran kalınacak milföy servis kaşıklarını yapmak benim için zevkti.

Yine bereket sofrası blogunda gördüğüm milföylü erikli gülleri yapmadan duramazdım.

Milföy hamuru mutfakta işimi kolaylaştıran, tatlısı ve tuzlusu da nefis olan bir malzeme. Yağlı ve kalorili olduğunu göz ardı etmeden sınırlı olarak kullanıyorum. Daha önce milföylü sosisli çubuklar  ve milföy kule tarifini paylaşmıştım.

Her iki tarif de aslında çok kolay; püf noktaları atlamamak şartıyla :)

Örneğin benim gibi kare milföylerle yapmaya çalışırsanız, ilk önce iki milföy hamurunu yapıştırır, kaşıkların sapını bu şekilde yapar ama piştiğinde yapışma yerinden koptuğunu hayal kırıklığı içinde izlersiniz.

Ya da erikli milföy güller için, benim yaptığım gibi bahçeden kopardığınız kırmızı erikler fazla yumuşak gelebilir.

Bu güzel tarifleri ramazan lezzetleri etkinliği düzenleyen cafemis ve gelibolu17-mideden kalbe arkadaşlarıma gönderiyorum. Bol katılımlı bir etkinlik diliyorum…

 

 

Milföylü Servis kaşıkları

Malzemeler

1 paket uzun milföy hamuru

1 yumurta sarısı

Çorba kaşığı

Pişirme kağıdı

Dip sos için

2-3 yemek kaşığı taze peynir ya da lor peyniri

2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt

1 yemek kaşığı mayonez

2 diş sarımsak

Tuz

Süslemek için taze nane

 

 

Uygulama

Milföy hamurları uzun olduğunda hiç sorun çıkmadan 2 kaşığı simetrik olarak üzerine koyup, kaşık şeklinde bıçakla kesip çıkartıyoruz. Kaşığın sapını tam olarak almayın, çok uzun olmasın, yarıda bıraksanız yeterlidir.

Tepsiye pişirme kağıdı sererek, kaşıkların içine kestiğimiz hamurları yerleştiriyoruz.

Birkaç yerinden çatalla delerek fazla kabarmasını önlüyoruz. Benim milföyler delmeme rağmen çok fazla kabardı, piştikten sonra bazılarını ortadan ikiye ayırmak zorunda kaldım. Belki kullandığım markadan kaynaklanabilir. Buna nasıl çözüm bulabiliriz? Bir daha yaparken( en kısa sürede) hamuru merdane ile biraz inceltmeyi düşünüyorum, belki o zaman fazlasıyla kabarmasını engelleyebilirim. Ya da kaşıkların içine nohut gibi kabarmasını önleyecek bir şeyler koysam? Siz yaparken bu noktaları mutlaka göz önünde bulundurun, sonucu bana da yazarsanız çok sevinirim :)

Çırpılmış yumurta sarısını hamurların üzerine sürüyorum. Kaşıklardan arta kalan hamurları el çabukluğu ile boyutlarına ve şekillerine göre minik zeytinli poğaçalara ve yudumluk atıştırmalıklara dönüştürüyorum. Yumurta sarısından onlar da nasibini alıyor.

 

 

200 derece ısınmış fırında güzelce kızarana kadar pişiriyorum.

Bu arada dip sos yapmak için lor peyniri, yoğurdu ve mayonezi pürüzsüz bir doku oluşana kadar karıştırıyorum. Sarımsağı ben rendelemiştim ama sıkma torbası ile kaşıkların üzerine uygularken çok zorlandım, çünkü sıkma torbasının ucuna takıldılar ve sosun şekilli olmasına nispeten engel oldular.

Sarımsağı çok iyi ezmek gerekiyor, bunu da bir yere not edelim.

Tuz ilavesi ile dip sosumuz hazır, harika bir tadı olduğunu söylemeliyim.

Milföy kaşıklar fırından çıkınca 5-6 dakika bekletiyorum ve sonra kaşıklardan yavaşça ayırıyorum. Soğuduktan sonra, sıkma torbasına koyduğum dip sosu kaşıkların üzerine uyguluyorum. Taze nane ile süslenince harika oluyor.

Son söz; milföy kaşıkların çıtırlığını kaybetmesini istemiyorsanız, dip sosu servisten hemen önce uygulayın, önceden yumuşamasını engellemiş olursunuz.

Erikli Milföy Güller

 

 

Dün yaptığım ikinci milföylü tarif de çok kolay ve çok nefis. Kırmızı ve biraz sert erik kullanmanızı özellikle tavsiye ederim ve tabi uzun milföylerle yapmanızı :)

Malzemeler (20 adet)

1/ 2 paket uzun milföy hamuru

8-10 adet kırmızı sert erik

Yumurta sarısı

1 çay kaşığı tarçın

1 yemek kaşığı pudra şekeri

1 yemek kaşığı tereyağı(silme)

Pişirme kağıdı

 

 

Uygulama

Uzun milföy hamurunu uzunlamasına 4 eşit parçaya kesiyoruz. 4 adet ince şerit elde ettik. Ben birkaç hamuru 3 e bölerek de denedim. Her iki türlü de güzel oldu ama 4 e bölünenlerin içi daha iyi pişmişti.

Erikleri yıkayıp ortadan ikiye bölerek çekirdeklerini çıkartıyoruz. İnce ince dilimliyoruz.

Milföy şeritlerinin üzerine diziyoruz, baştan ve sondan biraz boşluk bırakıyoruz. Çırpılmış yumurta sarısını hamuru birleştireceğimiz yere hafifçe sürüyoruz, pişerken açılmasını önlemek için.

Dikkatlice erik dilimlerini kaydırmamaya çalışarak hamuru rulo yapıyoruz. Hamurun bittiği yeri biraz bastırıyoruz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştiriryoruz.

 

 

Tereyağını eritip, içine pudra şekeri ve tarçını ilave ederek, fırça yardımıyla güllerin üzerine bu karışımı sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkınca isterseniz üzerine de pudra şekeri serpebilirsiniz. Dondurma ile servis yapılabilir.

Kahvaltılarda tuzlu versiyonunu yapmak isterseniz, meyve yerine salam kullanabilirsiniz, sucuk da olabilir sanırım.

Afiyet olsun, hayırlı iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Çeşitli Hamur İşleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Közlenmiş Patlıcan Salatası

 

Közlenmiş patlıcan salatası, bence patlıcanın en lokum hali. Yanında bir de ızgara köfte varsa, bundan daha güzel bir ikili düşünemiyorum.

Yazın yemeklerden daha çok salatalar seviliyor. Sıcaklar ile birlikte evde yoğurt tüketimi tavan yaptı, neredeyse her yemeğin yanında yoğurt  ya da cacık var. Dökme süt bulabilen şanslılardan biri olduğum için rahatlıkla evde yoğurt yapabiliyorum. Hatta 2- 3 aydır koyun sütü de bulabiliyorum. Her ikisinin karışımı ile yapılan yoğurtlar daha lezzetli ve daha katı oluyor.

Közlenmiş patlıcan ile yoğurtlu patlıcan salatası da yapabiliriz.

Közlemek için yuvarlak patlıcanları tercih etmeliyiz. İçleri daha beyaz ve çekirdeksiz olur genellikle.  En ideali tabi ki kömürde közlemek. Buna imkanımız yoksa küçük tüpün üzerinde çok çabuk ve güzel közleniyor. Patlıcan çok büyükse 1 -2 yerinden bıçakla delmek  gerekiyor.

Malzemeler

1 büyük yuvarlak patlıcan

2 orta boy domates

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 yemek kaşığı elma sirkesi

Tuz

Uygulama

Patlıcanı közledikten sonra diğer işlemler çocuk oyuncağı :)

Közlenmiş patlıcanı dikkatlice soyuyorum,  patlıcanın sapından başlayarak şeritler halinde aşağıya doğru soyarak, kabukların iç tarafa yapışmasını önlüyorum.

Olabildiğince küçük küp şeklinde kesiyorum.

Kabukları soyulmuş ve küp şeklinde kesilmiş domatesleri ilave ediyorum.

Zeytinyağı, sirke ve tuz ilave ediyorum.

Servisten önce birkaç saat buzdolabında bekletip servis yapıyorum.

 

 

Temmuz 22, 2011 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırında Kabak

 

 

Sıcak yaz günlerinde hafif ve sağlıklı yemekler ne kadar çok seviliyor değil mi? Sadece yaz sebzelerinden biri ve zeytinyağı ile sağlıklı, kolay ve lezzetli yiyecekler hazırlamak mümkün oluyor. Fırında kabak, genlerinizde Ege veya Akdeniz havası varsa, çok seveceğinizi düşündüğüm bir lezzet. Ana yemeklerin yanında salata olarak  tüketilebileceği gibi, hafif bir akşam yemeğine de eşlik edebilir.

Bahçede yetişen ve nasıl olduysa yaprakların arasında kaldığı için sadece birkaç gün gözümüzden kaçan dev bir kabak kullandım fırında kabak yemeğini hazırlamak için. Kabak inanılmaz verimli bir sebze. Çok çabuk büyüyor ve çok fazla kabak veriyor, her gün kabak yemeği pişirmemek için sadece bir-iki kök kabak dikmek yeterli. Yoksa evdeki herkes “yine mi kabak?” diyebilir, eşe dosta kabak vermeye bıkabilirsiniz…

Malzemeler

1-2 adet kabak (büyük olursa daha güzel oluyor)

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Taze nane(isteğe bağlı)

Bir kase yoğurt (tercihen süzme yoğurt)

2-3 diş sarımsak

Uygulama

Dev kabağı yıkayıp soyarak işe başlıyorum. Dörde bölerek ortasındaki yumuşak çekirdekli kısmı çıkartıyorum. Körpe kabak kullanacaksanız buna gerek yok ama benim kullandığım kabağın orta kısmı oldukça yumuşaktı, tam aksine kenarlara doğru kabak normalden daha da sertti ve bu nedenle fırında piştiğinde lezzeti bir o kadar da fazla oldu :)

Kabağı istediğim boyutlarda dilimliyorum. Zeytinyağı ve deniz tuzu ile iyice harmanlıyorum.

Fırın kabına yerleştirip, 240 derecedeki fırında hafif pişip yumuşayana kadar yaklaşık yarım saat pişiriyorum.

Kabaklar pişerken; mümkünse süzme ya da katı yoğurdun içine birkaç diş sarımsak rendeliyorum, biraz tuz ekiyorum ve bir tutam taze naneyi incecik kıyarak ilave ediyorum, hepsini güzelce karıştırıyorum.

Fırından çıkan kabakları bir servis tabağına alarak, üzerine hazırladığım yoğurdu döküyorum.

Afiyet olsun…

 

 

Temmuz 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Limonlu Kek

 

lemon cake

 

Limon aromasını sevmeyen yoktur herhalde; hele böyle sıcak yaz günlerinde limonata olsun, limonlu kek olsun, portakallı kek olsun çoğumuz hayır diyemeyiz.

Ferahlatıcı tadıyla olduğu kadar sağlığımıza da olumlu katkıları olan limonu buzdolabından hiç eksik etmiyoruz. Salataların vazgeçilmez tamamlayıcısı, aynı zamanda şifa kaynağı olan limon ile bugün kolay bir kek yaptım. Her zaman yapılanlardan; misafir için harika bir ikram olabileceği gibi, çocuklar için de her daim atıştırmalık, pratik ama sağlıklı ve lezzetli…

Limonlu kekin içine geçen gün Bim den aldığım Bluberry (likapa) kurutulmuş meyvelerinden de ilave ettim.

Malzemeler

3 Yumurta

1 su bardağı şeker

1/ 2 su bardağı yoğurt

1/ 2 su bardağı sıvıyağ

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1 çay bardağı blueberry

1 limon kabuğu rendesi

Uygulama

Şeker ve yumurtayı mikserle çırpıyorum, yumurtaları daha iyi kabarması için birkaç saat önceden buzdolabından çıkarmıştım.

Limon kabuğu rendesini, yoğurt ve sıvıyağı ilave ederek karıştırıyorum.

Unu eleyerek kek karışımına ilave ediyorum, üzerine kabartma tozunu ekliyorum.

Blueberry meyvelerini de unun üzerine dökerek, sonra hepsini birden güzelce karıştırıyorum.

Yağlanmış kelepçeli kalıba dökerek 160 derecede üzeri kızarana kadar ve içi de tamamen pişene kadar fırında pişiriyorum.

Soğuduktan sonra keserek servis yapıyorum, limon kokulu, yumuşacık nefis bir kek olmuş, tavsiye ederim…

 

 

Temmuz 17, 2011 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Ton Balıklı Patates Köftesi

Patates köftesinde kullanılan peynirin yerine, konserve ton balığı koysam nasıl olur? Ya da, küçük oğluma afiyetle yiyebileceği ton balığını nasıl hazırlarım?

Bu sorulardan yola çıkarak yaptığım ton balıklı patates köftesi gerçekten çok güzel oldu. Alternatif lezzet arayışında olanlara tavsiye ederim. Patates köftesini yaparken en önemli püf nokta; kolay şekil alması ve kızartılırken dağılmaması için,hazırladığımız karışımın çok yumuşak olmaması gerekli. Bu nedenle bir miktar un ilave ediyoruz.

Malzemeler

1 kutu ton balığı (80 gr.)

2 adet patates

1 çorba kaşığı un (silme)

Birkaç dal maydanoz

Tuz, karabiber

Kızartmak için;

sıvıyağ

1 yumurta

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı galeta unu

Uygulama

Patatesleri haşlayıp, ılınmasını bekliyorum. Kabuklarını soyup, rende ya da patates ezme aparatı ile püre haline getiriyorum. Ben rendenin iri tarafı ile rendeledim.

Ton balığını ilave ediyorum. Kutunun içindeki yağı da ilave ettim. Maydanozu ince kıyarak ekliyorum.

Tuz ve karabiber ilave ederek, 1 çorba kaşığı unu da ekleyip, malzemeleri iyice karıştırıyorum.

Çok fazla büyük olmayan parçalar alıp, elimle şekillendiriyorum. Yukarıdaki malzemelerle 11 tane patates köftesi oldu.

Diğer tarafta, bir tabağın içine yumurtayı kırıp hafifçe çırpıyorum. Patates köftelerini önce una, sonra yumurtaya daha sonra galeta ununa bulayarak, kızgın sıvıyağda kızartıyorum.

Servis yaparken, köftelerin üzerine biraz limon sıkarsanız daha da nefis olduğunu göreceksiniz…

Nisan 25, 2011 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim :)   Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Fried Rice (Kızarmış Pilav)

 

Uzakdoğu mutfağından, Çin Mutfağından Türk damak tadına çok uygun bir tarif var bugün sırada.

Fried Rice, yani kızartılmış pilav; harika ve zengin bir pilav türü olmasını, soya sosu ve pirinç temel malzemesi dışında, hayal gücünüz ile istediğiniz sebzeyi ilave edebilmenize borçlu :)  Böylece çok farklı damak tatlarına hitap etmeyi de mümkün kılıyor.

Yangon da kaldığım süre içinde defalarca farklı malzemeler ile pişirilmiş fried rice yedim. Genel olarak mısır, bezelye ve havuç üçlüsünden oluşan sebze karışımı ile yapmak en kolayı, bunun yanında yumurtalı fried rice, tavuklu, sebzeli fried rice, hatta kıymalı fried rice bile oluyor.

Ana malzeme, yağsız ve tuzsuz pişirilen, buna rağmen pirincin özelliğinden dolayı lapa gibi olmayan pilav. Pilavı önceden pişirmeniz gerekiyor, tane tane olması için soğumuş olmalı. Hatta bir gün önceden pişirildiğine şahit oldum. Kısaca bir gün öncesinden kalan pilavı, isterseniz kolayca fried rice da çevirebilirsiniz :D

Olmazsa olmaz diğer malzeme, soya sosu. Birçok yemeklerde, özellikle et yemeklerinde kullanılan soya sosu fried rice ‘ ın daha da lezzetli olmasına katkıda bulunuyor.

Yine Asya mutfağında fried rice, noodle ve tavuk yemeklerinde kullanılan biraz daha yoğun, pekmez tadını andıran, tatlı soya sosu var ki buna da “ketcap manis” deniliyor.

Özellikle çocuklar için çok besleyici ve pratik olduğunu düşünüyorum. Türkiye ye döndüğümde mutfağımda sıkça yer alacak sanırım…

Malzemeler

1 paket dondurulmuş sebze karışımı

1 paket kuşbaşı tavuk eti

1 su bardağı jasmine pirinç

Birkaç adet yeşil soğan

3-4 çorba kaşığı soya sosu

2 çorba kaşığı ketcap manis

1 adet salatalık

1 adet limon

1 adet domates

1/ 2 tatlı kaşığı şeker

3-4 çorba kaşığı sıvıyağ

2 diş sarımsak

Uygulama

Mynmar da pilav genellikle elektrikli pilav pişirme tencerelerinde pişiriliyor. Çok pratik olan bu tencereye pirinci ve suyu koyuyoruz, düğmesine basıp pişmesini bekliyoruz.

Normal tencerede yapmak için, 1.5 bardak suyu bir tencereye koyup, çok az tuz ilavesi ile suyu kaynamaya bırakıyor ve su kaynamaya başladığında, yıkanıp süzülmüş pirinçleri ilave ediyoruz. Tencerenin kapağını kapatıp suyunu çekene kadar hafif ısıda pişiriyoruz.

Pilav pişince, soğuması için başka bir kaba alıyor ve kaşıkla havalandırıp lapa olmasını engelliyoruz.

Fried rice yapmak için pilavımızın soğuk olması gerekli; bu önemli bir püf nokta, yoksa pirinçler yapışır ve tane tane olmaz.

Kuşbaşı tavuk etini, küçük doğranmış sarımsak ile beraber tavaya alarak, sıvıyağ ilavesi ile pişene kadar kavuruyoruz. Tavuk önce su salıyor, sonra suyunu çekiyor ve bu süre içinde pişiyor.

Taze soğanlardan bir tanesini servis sırasında süslemek için ayırıp, diğerlerini küçük keserek karışıma ekliyoruz. Sebze karışımını tavaya ilave ediyoruz. Mynmar da çok pratik olan dondurulmuş sebze karışımı paketleri var. Biz bunlardan kullandık.

 Ama evde olsaydım, sanırım ben konserve mısır dışında, havuç ve bezelyeyi kendim haşlardım. Sebzeler biraz diri olursa daha iyi olur. Uzakdoğu mutfağında sebzeler sadece soteleniyor, kesinlikle yumuşayana kadar pişirilmiyor. Pratik olması açısından hazır konserve garnitürlerden de kullanabilirsiniz, gerçi onlar biraz yumuşak oluyor ama tercih sizin…

Tavadaki malzemeleri sadece 1-2 dakika çevirdikten sonra pilavı ilave ediyoruz, hepsini beraber birkaç dakika daha kavuruyoruz. Bu arada soya sosunu ve ketcap manisi de ilave ediyoruz. Kavurma işlemi sırasında özellikle yüksek ısı kullanıyoruz ve kısa sürede kavuruyoruz. Ketcap manis Türkiye de kolayca bulunuyor mu bilmiyorum ama olmasa da olur, sorun değil.

İşte Fried rice’ı pişirme macerası böylece sona eriyor. Servise hazırlarken domates, salatalık ve limon dilimleri ile süsleyip, taze soğan ile renklendiriyoruz.

NOT: Taze soğanın yeşil yapraklarının kıvrılmasını sağlamak için, yeşil tarafını önce ince birkaç parçaya kesiyoruz, bir tabaktaki suyun içinde 1-2 dakika bekletiyoruz. Yaprakların uçları kendiliğinden kıvrılıyor :)

Mynmar dan sevgilerimle…

Related Posts with Thumbnails