“kolay tatlılar” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Şekerpare Tarifi

 

Bugün paylaştığım şekerpare tarifi inanıyorum, tarif defterinize yanında yıldızlı olarak not edilecek, o kadar güzel o kadar nefis bir tarif.

Ramazan Ayının başlaması ile tatlı tüketimi artıyor ve bayramla zirveye ulaşıyor olmalı :) bayram tatlıları, çikolatalar neredeyse her gittiğimiz evde bizi evsahibi ile birlikte karşılıyor.

Baklavanın yerini tutamaz belki ama şekerpare de bayramda ikram edilebilir. Tatlılar, özellikle geleneksel türk tatlıları söz konusu olduğunda, kalori hesaplarının tavan yaptığı ve birkaç gün içinde kilo alındığı hesaba katılırsa, şekerpare daha masum tatlılar kategorisine dâhil edilebilir.

Şekerpareyi tereyağı kullanarak yaptım, tıpkı tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Yeşim gibi. Bütün tatlılarda, kurabiyeler ve böreklerde kısaca evde tereyağı dışında katıyağ kullanmıyorum. Tereyağı kesinlikle daha sağlıklı.

 

 

Şekerpare tatlısını yaparken kullandığım mutfak tartısı ve elektrikli öğütücüden bahsetmek istiyorum. Mutfakta hayatı kolaylaştıran aletler bunlar.  Her evde elektronik mutfak tartısı olmalı bence, yemek yapmaya, yeni tarifler denemeye meraklıysanız mutfak tartısı işinizi çok kolaylaştırır.

Elektrikli öğütücü; pudra şekeri yapmak için, kahve, karabiber vb. öğütmek için çok pratik bir alet. Ben o kadar alıştım ki öğütücü kullanmaya şu anda 3. Sü kullanıyorum. Size tavsiyem sıvı bir şeyler öğütmeye kalkmayın benim gibi :)

 

 

Malzemeler

125 gr. tereyağı (oda ısısında yumuşamış)

1 kahve fincanı(türk kahvesi)sıvıyağı

4 tepeleme çorba kaşığı pudra şekeri

2 yumurta (1 tanesinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)

1 çay kaşığı karbonat (kabartma tozu olmaz!)

1 fiske tuz

1 paket vanilya

2,5 – 3 su bardağı un

Şerbeti

4 su bardağı şeker

5 su bardağı su

1/ 4 limon suyu

Üzerine

25-25 adet fındık vb.

Uygulama

Önce şerbeti hazırlamak istiyorum çünkü tatlılar fırından çıktığında şerbet hazır olmalı, böylece sıcak tatlılara ılık şerbet uygulanabilir. (PÜF NOKTA)

Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynama noktasından sonra ortaya yakın hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum. Kapatmadan önce limon suyunu ilave edip, bir kenara alıyorum.

 

 

Derin bir kaba; tereyağını, sıvıyağı, pudra şekerini ve bir tam yumurta ile bir yumurta beyazını ilave ederek (yumurta sarısının bir tanesini tatlıların üzerine sürmek için ayırdım) mikser ile karışım beyazlayana kadar 3-5 dakika çırpıyorum (PÜF NOKTA)

Bir fiske tuz, vanilya ve karbonatı ilave ediyorum.

Unu kontrollü ilave ediyorum. Yeşim tarifinde 2,5 bardak un yazmasına rağmen benim tatlı hamurum neredeyse  3 bardak un aldı, sıvıyağ koyduğum kahve fincanım biraz büyüktü sanırım, kullandığım köy yumurtaları da büyük olabilir. Fazla un kullanımını böyle yorumladım.

Şekerpare için un miktarı 2,5 ile 3 bardak arasında değişebilir. Elimizle hamuru yoğurduğumuzda, kulak memesi yumuşaklığında kolay şekil alan ve dağılmayan bir hamur olması gerekiyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kağıdı seriyorum. Hamuru 24-25 eşit parçaya ayırıp, her birini elimle düzgün yuvarlaklar haline getirerek tepsiye diziyorum.

Üzerlerine birer fındık koyarak (ben kaju fıstığı kullandım) ve yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırına koyuyorum.

 

 

Şekerpareler fırında nar gibi kızarana kadar beklemeli. Pembeleşmesi mükemmel lezzeti yakalamak için yeterli değil, bunu unutmayalım (PÜF NOKTA)

Fırından çıkan tatlıları ılınmasını beklemeden şerbetleyeceğim daha küçük ve kapaklı bir tepsiye transfer ediyorum, burada ılınmış şerbeti kepçe yardımı ile üzerlerine döküyorum, birkaç dakika sonra tepsinin kapağını kapatıyorum ve soğuduğunda buzdolabına alıyorum.

Şerbetleme sırasında tatlıları üst üste koymadım, sadece bir kere ters yüz ederek üstlerinin de şerbeti iyice içine almasını sağladım.

 

Yeşil elmalar bahçedeki elma ağaçlarından…

Şekerpareler, bizi yemeğe davet eden yeni evli yeğenimizin evinde diğer misafirler tarafından da çok beğenildi, tarifi alındı.

İftarınız mutlu, bereketli olsun inşallah…

Ağustos 15, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Ras Malai (Rasmalay)

 

Güney Asya’ da oldukça popüler ve bilinen bir Hint tatlısını öğrenmek ister misiniz? Ras malai; sütlü, hafif bir tatlı; yapımı çok kolay, üstelik Türk damak tadına da çok uygun. Hatta çocuklar için harika bir tatlı seçeneği olabilir :)

  Mynmar’ da, Hint, Thai, Chine ve Pakistan mutfağının etkileri hissediliyor. Bu coğrafyada kültürler tam bir mozik oluşturmuş. Çok uzun zaman önce ülkeye gelenler kültürlerini de beraberinde getirmişler. Bu renkli ülkede geleneksel hint kıyafeti giyenlere sık rastlandığı gibi, geleneksel Arap kıyafeti olan dishdash (beyaz erkek kıyafeti) giyen Müslüman gençlere de rastlamak mümkün.

Kıyafetlerden söz açılmışken; Mynmar da herkes lonci giyiyor. Lonci bir tür uzun, dar etek. Erkek ya da kadın fark etmez, tek parçadan oluşan bu uzun etek tarzı giyecek, okula giden öğrenciden tutun, yaşlı, genç herkesin üzerinde. Hanımlar lonci eteğinin renklerine uygun bluz giyiyorlar ya da aynı kumaştan takım kullanıyorlar. Mynmar da inanılmaz maharetli terziler var, çok ucuza istediğiniz modelde kıyafet diktirmek mümkün, tabi kumaşlar da çok çeşitli ve ucuz :)

Hafta sonu yine Burmalı bir Müslüman aileyi ziyaret ettik. Ev sahibimiz sevgili Pervin Hanım, bize uygulamalı olarak Ras Malai tatlısının yapılışını gösterdi. Hani Türkiye’de arkadaşlarla mutfağa girip beraberce yiyecekler hazırlanır ya, işte o samimiyet içinde Ras Malai yapıldı, fotoğraflandı. Yemekten sonra çay saatinde afiyetle yenildi.

Malzemeler

3 cup süttozu

1 yumurta

1/ 2 çay kaşığı kabartma tozu

Şerbeti

3 cup su

1 kutu kondens süt

Veya

1 litre süt

1/ 2 cup şeker

Uygulama

Ras malai tatlısının aslı lor ya da taze peynir ile yapılıyormuş ama bunları bulmak ya da evde yapmak biraz vakit aldığı için, biz pratik olarak süttozu kullandık.

Süttozu, yumurta ve kabartma tozunu derince bir kaba koyarak güzelce karıştırıyoruz. Yumuşak bir hamur elde ettiğimizden, şekillendirme aşaması için biraz beklememiz gerekiyor. 

Ras malai hamurunu buzdolabında yarım saat bekletiyoruz.

Sürenin sonunda, hamurları ceviz büyüklüğünde hafif yassı toplar halinde şekillendiriyoruz. Bu aşamada hamurun elimize yapışmaması için elimize biraz sıvıyağ sürdük.

Diğer tarafta bir tencereye kondens süt ve suyu koyarak kaynamaya başlayınca ras malai toplarımızı sütün içine hafifçe bırakıyoruz.

Ras malai sütün içinde kaynarken hacmi büyüyor, yaklaşık 10- 15 dakika çok hızlı olmayan ateşte kaynaması yeterli. Ras malai topları sütün yüzeyine çıktığı an tatlımız olmuş demektir.

Kondens süt yerine normal süt ve şeker ile damak tadınıza uygun tatta bir şerbet hazırlayabilir ve ras malai toplarını bu şerbette kaynatabilirsiniz. Sütün içine birkaç tane kakule tohumu attığınızda güzel bir aroma elde etmek de mümkün.

Ras malai servis yapılırken üzerine, file badem ve fıstık çok yakışıyor.

Tarifin sonunda oyuncağı ve ras malai tatlısı ile bize gülümseyen sevgili Pervin’in oğlu Adnan, Mynmar da oğlumun en tatlı arkadaşı…

Şubat 18, 2011 Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Krem Karamel

 

Mynmar’da krem karamel biliniyor ve sıklıkla yapılıyor. Hatta bunun için özel minik kaplar var. Sanki evcilik oyununda kullanılacak gibi, kapaklı bu sevimli minik tencereler ile ocağın üzerinde benmari usulü krem karamel yapmak hem çok kolay hem de çok zevkli.

Krem karamel tarifinin sahibi; Teacher Fatima, Mynmar dan ayrıldıktan sonra en çok özleyeceğim arkadaşlardan biri. Çok zevkli geçen İngilizce derslerini ve beraber yaptığımız alışverişleri unutmam mümkün değil :)

Bu kez mutfağa beraber girip kısa sürede tatlımızı yaptık. Türkiye de bu kaplar yerine küçük, yuvarlak yüksek kenarlı bir tepsi kullanılabilir, öyle bir tepside pişirilmiş ve kek gibi dilimlenerek servis yapılmış halini de başka bir Mynmarlı arkadaşta yedim ve çok güzeldi. Ocağın üzerinde sadece 15 dakika pişmesi için yeterli geldiği için gerçekten çok pratik :)

Malzemeler ( 8 kişilik)

3 cup süt

5 yumurta

3/ 4 su bardağı şeker

Limon ya da vanilya aroması

Karameli

Her bir kap için;

1 çorba kaşığı şeker

1 tatlı kaşığı su

Uygulama

Porsiyonluk kapların içine şeker ve su koyarak, şeker eriyip karamel haline gelene kadar birkaç dakika ocakta tutuyoruz.

Diğer tarafta bir kabın içine; şeker, süt ver yumurtaları ilave ederek çırpıyor ve vanilya ekliyoruz.

Bu karışımı küçük kaplara paylaştırıp kapaklarını kapatıyoruz, biz 8 adet kap kullandık.

Geniş tabanlı bir tencere ya da tavanın içine su koyarak, krem karamel kaplarını yerleştiriyoruz. İki grup halinde pişirdik ve su kaynarken sabit durmaları için üzerine mutfakta bulduğumuz bir ağırlık koyduk.

Yaklaşık 15 dakika sonra, krem karamellerimizi ocaktan alıp, soğuması için bir kenarda bekletiyoruz.

Krem karameli çıkartırken, kenarlarını bıçağın ucu ile ayırıp, yavaşça servis tabağına ters-yüz ederek transfer ediyoruz.

Krem karamel konusunda önyargılarınız varsa benim gibi, şimdi bunlardan kurtulmanın tam zamanıdır.

Mynmar dan sevgilerimle…

Şubat 12, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Agar Agar İle Hafif Tatlı

 

 Bugün, Mynmar’da karşıma çıkan ve ne zamandır merak ettiğim sürpriz bir tatlının tarifini paylaşmak istiyorum. Yapımı çok basit ama bir o kadar da güzel :)

Agar agar ismini daha önce duydunuz mu bilmiyorum, benim “tofu”gibi duyup da kullanmadığım ürünlerden biriydi.

Kısaca jelatinin bitkisel ve helal alternatifi diyebiliriz. Agar agar tek başına satıldığı gibi, hazır tatlıların içinde de bulunabiliyor. Bugün bizim yaptığımız yasemin kokulu hazır toz karışımının içinde de vardı, yapımı tıpkı hazır pudigler gibi, hatta daha kolay :)

Türkiye de satılıyor mu? Nereden alabiliriz?

Büyük marketlerde Agartine (Marka RUF) ismiyle bulunduğunu okudum, ayrıca aktarlarda da satılsa çok iyi olur. Fiyatı burada çok ucuz, bunu da belirtmeliyim.

Agar agar ile ilgili daha geniş bilgi vermek gerekirse;

Agar agar (veya agar) bazı kırmızı deniz yosunlarından elde edilen özüt olup, agaroz (%70) ve agaropektin polisakkaritlerini içerir.

Agaroz, agarın yüksek jelleştirme özelliğinden sorumlu iken, agaropektin viskoz özellik verir. Malay dilinde jöle anlamına gelmektedir. Şekerli, helmeli ve kolloidal yapıdadır.

Agarın katılaştırma (jelleştirme) özelliğini bileşimindeki D-galakton sağlar. Bileşiminde ayrıca inorganik tuzlar, çok az miktarda protein benzeri maddeler ve eser miktarda yağ vardır. Agar agar, yaklaşık olarak 34–39°C’de jelleşir ve 80–95°C’de erir. Gerek erime, gerekse jelleşme sıcaklığına pH etkilidir.

Kullanım Alanları

Gıda üretiminde agar kullanımının sağlıklı olması bazı ülkelerin 300 yıldan fazla kullanım tecrübesiyle garantilenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü agarın gıda sektöründe kullanılmasına izin vermiştir.

Türkiye, İngiltere, Almanya, Rusya, Fransa ve Polonya yasalarınca kabul edilmiş ve onaylanmıştır.  Agar agar, gıda sektöründe jelatinin tamamen bitkisel ve vejeteryan bir alternatifi olarak kullanılmaktadır. Gıda sektöründe jelatinin kullanıldığı her üründe kullanılabilen agar agar, bitkisel ve daha sağlıklı bir alternatiftir.

Malzemeler

1 paket agar agarlı dessert mıx

3 cup su

Bir kutu konserve meyve kompostosu

Uygulama

Tencereye paketin tamamını koyup, üzerine 3 cup su ilave ediyorum.

Kaynama noktasına kadar karıştırıp, kaynamaya başlayınca sadece 3-4 dakika kaynatıyorum. Koyulmasını beklemeden ocağın altını kapatıyorum.

Yuvarlak küçük Borcam tepsiye döküp, soğuyup jelleşmesini bekliyorum.

Soğuyunca, buzdolabına alıp birkaç saat bekletiyorum.

Servis yapmadan önce, tepsideki tatlıyı kesmeşekeri büyüklüğünde ya da biraz daha büyük parçalara kesip, komposto kaselerine paylaştırıyorum.

Üzerine konserve meyve kompostosunun suyundan biraz ilave edip, meyveleriyle süslüyorum.

Ortaya yasemin kokulu, hafif ve meyveli harika bir tatlı çıkıyor.

Ocak 16, 2011 Tatlılar, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Tahinli Kemalpaşa Tatlısı

 

Hafta sonu tatlı yemek için kendinize izin verdiyseniz, (tabi sınırlı olarak) bugün paylaşacağım, tahinli Kemalpaşa tatlısı iyi bir seçenek olabilir.

Kurban bayramı için tatlı hazırlıkları da yakında başlar. Tatlı ikram etmek, tatlı muhabbetlere kapı açmak, misafirlerin evi bereketlendirdiğini düşünerek ikramda cömert davranmak, bizim örnek alınacak kültürümüzün bir parçası, aynı zamanda da inancımızın bir gereği.

Tahinli Kemalpaşa tatlısını, daha önce yaptığım gibi şerbetle haşladım ve iyice soğuduktan sonra, tahin ve fındık ile buluşturdum.

Niye Tahin? Hem farklı bir lezzet için, hem de tatlının tadını ve keskinliğini bir ölçüde kesmek için diyebilirim. Bu daha çok kışın tercih ettiğimiz bir sunum şekli, yazın da dondurmalı yemeği seviyoruz. Kremalı ve kaymaklı olarak da çok nefis oluyor.

Malzemeler

25 adet Kemalpaşa tatlısı

1 litre su

800 gr. şeker

Birkaç tane karanfil (isterseniz)

Tahin

Fındık, fıstık vs.

 

 

 

Uygulama

Kemalpaşa tatlısının en nemli püf noktası, ideal şeker oranıdır. Ben genellikle paketin üzerinde yazan şeker miktarından biraz daha fazla koyarak yapıyorum. Böylece, şerbetle kaynayan tatlılar, şekere tam olarak doyuyor ve tatlı, şerbeti içinde hapsedebiliyor.

Her ne kadar, çok tatlı sevmeseniz de, çünkü bu biraz da tercihe bağlı; kesinlikle yapılmaması gereken, paketin üzerinde yazan şeker miktarından daha az kullanmamak.

Şeker ve su kaynamaya başladığında, karanfil tanelerini ve tatlıları ilave ediyorum. 10-15 dakika tencerenin kapağı kapalı olarak haşlayıp, daha sonra şerbetin koyulaşması için kapağı açıyorum. Tatlılar genellikle orta ve yükseğe yakın ısıda haşlanır. Düşük ısıda dağılabilirler.

Şerbeti çok koyulaşmadan ocaktan alıyorum. Şerbetin tamamen bitmesini beklemeyin, dinlendikçe tatlılar şerbeti içine alıyor.

Ocaktan aldığım tatlıları 5-6 dakika tencerede dinlendirip, geniş yüzeyli bir tepsiye tek kat halinde aktarıyorum. Kalan şerbeti üzerlerine dökerek, soğuduktan sonra buzdolabına kaldırıyorum.

Bu arada tahin de buzdolabında olmalı, hatta tatlıların üzerinden hemen akmasını istemiyorsanız, 5-10 dakika dondurucuda tutabilirsiniz.

Servis sırasında tahini ilave ediyorum, üzerine fındık, fıstık vs. ile zenginleştiriyorum.

Tatlı bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle…

Kasım 5, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Kemalpaşa Tatlısı

Havaların soğuması ile doğru orantılı olarak tatlı isteğimiz de arttı, benim için yapımı en kolay ve güzel tatlı ise, kremalı kemalpaşa tatlısı…

İlçemizin ünlü tatlısını daha önce burada anlatmış, gerçek kemalpaşa tatlısını ilçe dışında bulmanın çok zor olduğunu, marketlerde gördüğünüz küçük, taş gibi tatlıların, gerçek tatlıyla isim benzerliği dışında hiçbir ortak yanı olmadığını yine hatırlatmak isterim.

Biz, tatlıyı yazın, vanilyalı dondurma ile kışın da kaymakla ya da tahinle yemeyi seviyoruz.

Kaymak da çok ilginç ki, ilçemizin Uluabat gölü kıyısında bulunan Karaoğlan köyünden geliyor. Malum, göl kıyısı, bataklık ve doğal olarak manda yetiştiriciliği yapılıyor. Tadına doyamayıp, kalorisine rağmen arada sırada yediğimiz o karbeyazı nefis kaymaklar, gerçeğini muhtemelen görmediğimiz mandaların sütünden elde ediliyor.

Geçen kış, koyun sütü bulamadığım dönemlerde imdadıma bu manda sütleri yetişmişti. İçine manda sütü katılan yoğurtlar çok güzel ve katı kıvamda oluyor, çok fazla sulanmıyor. Ayrıca kaynatıp bir gece buzdolabında bekletince, ertesi sabah kocaman bir tabak kaymak elde ediliyor.

Kaymağın olmadığı durumlarda, tam yerini tutmasa da süt kreması iyi bir alternatif.

Malzemeler

25 adet Kemalpaşa tatlısı

1 litre su

800 gr. şeker

Birkaç tane karanfil (isterseniz)

1 paket süt kreması

Uygulama

Kemalpaşa tatlılarının üzerinde 750 gr. şeker yazmasına rağmen, ben biraz daha fazla koyuyorum. Bu biraz da tercihinize bağlı, belirtilen şeker miktarından daha az koymayın yeter,yoksa çok yumuşak tatlılarınız olur.

Şeker ve su kaynamaya başladığında, karanfil tanelerini ve tatlıları ilave ediyorum. 10-15 dakika tencerenin kapağı kapalı olarak haşlayıp, daha sonra şerbetin koyulaşması için kapağı açıyorum. Tatlılar genellikle orta ve yükseğe yakın ısıda haşlanır. Düşük ısıda dağılabilirler.

Şerbeti çok koyulaşmadan ocaktan alıyorum. Şerbetin tamamen bitmesini beklemeyin, dinlendikçe tatlılar şerbeti içine alıyor.

Ocaktan aldığım tatlıları 5-6 dakika tencerede dinlendirip, geniş yüzeyli bir tepsiye tek kat halinde aktarıyorum. Kalan şerbeti üzerlerine dökerek, soğuduktan sonra buzdolabına kaldırıyorum.

 

 

Süt kremasını kullanmak için, önce çok soğuk olduğundan emin olmamız gerekiyor. Ben kullanmadan önce dondurucuda biraz bekletiyorum. Şeker ilave etmeden mikserle çırpıyorum. Tıpkı krem şanti gibi kabarıp, krema halini alıyor.

 

 

Krem şanti yerine niye süt kreması diye soracak olursanız; krem şanti çok tatlı, iki tatlı bir araya geldiğinde çok ağır oluyor:) Oysa süt kreması, nispeten kaymak vazifesini gördüğü için tatlıyı kesiyor ve daha kolay yeniliyor. Tabi bunlar benim tercihlerim, sizin damak tadınıza hangisi uyuyorsa o şekilde servis yapabilirsiniz.

 

 

Sonuç; Kemalpaşa tatlısı her şekilde güzeldir ve sipariş yolu ile tatlı talep eden ve ilgilenen arkadaşlara buradan çok teşekkür etmek istiyorum, harika yorumlar ve geri dönüşler alıyorum. Sizin isteğiniz doğrultusunda Kemalpaşa tatlısı servis ve sunum şekillerini de paylaşacağım inşallah.

 

Ekim 23, 2010 Ramazanda İftar Menüleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Kekli Baklava

 

Günlerden sonra, yeni bir tarifle buradayım. Kek ile baklavayı bir arada hiç düşündünüz mü? Kekli baklava bu ikisinin mükemmel uyumu ile oluşan harika bir tatlı.

Aradaki cevizli kek katı çıtır çıtır baklava yufkaları ile birleştiğinde, nefis bir tat ortaya çıkıyor. Hazır baklava yufkalarının dayanılmaz kolaylığı ve pratikliğine benim gibi kendinizi kaptırdığınızda, her hafta yapılan kekli baklava nedeniyle evde herkes bayram yapıyor.  

Kekli baklavanın yufkalarını vaktiniz varsa, evde de açabilirsiniz; ben hep hazır baklava yufkası ile denedim, bu şekilde daha kabarık bir forma ulaşıyor ve hazır baklavadan farkı kalmıyor.

Tatlıya dair birkaç püf noktayı paylaşmakta yarar var; öncelikle elinizin altında çok keskin bir bıçak olmalı :)  Yoksa baklavayı kesme aşaması birdenbire kâbusa dönüşebilir. İtiraf etmek gerekirse, hazır baklava yufkalarını kesmek biraz zor, baskı uygulamaya kalktığınızda aradaki kek karışımının yüzeye doğru çıkma ihtimali var. Bu nedenle keskin bir bıçağınız yoksa kekli baklava yapmaya hiç başlamayın derim :)

İkinci püf nokta; kek hamuruna normalden biraz daha fazla un ilave etmek gerekiyor, yoğunluğu biraz fazla olduğunda keserken hiç zorlanmıyorsunuz. Bu arada bol miktarda ilave edilen dövülmüş ceviz de yoğunluğu arttırıyor.

Diğer tatlı tarifleri de burada…

Malzemeler

1 paket baklava yufkası

100 gr. tereyağı

1 kahve (türk) fincanı sıvıyağ

Kek malzemeleri

3 yumurta

3 tepeleme yemek kaşığı şeker

3 tepeleme yemek kaşığı un (100 gr)

1/ 2 paket kabartma tozu

3 tepeleme yemek kaşığı dövülmüş ceviz, fındık vb.

Şerbeti

4 su bardağı şeker

4,5 su bardağı su

5-6 adet karanfil (isterseniz)

Uygulama

Tatlı için bir paket baklava yufkası biraz fazla geliyor, ben toplam 42 yaprak yufka kullanıyorum.  Bunlardan 21 tanesi tatlının alt katı için, diğer 21 tanesi de üst kat için.

Yufkaları üçer üçer ayırıyorum. Tepsiye yerleştirirken her bir üçlü yufkanın üzerine eritilmiş tereyağı sürüyorum. Böylece 21 yufka tepsiye transfer oluyor.

Ara katındaki kek için; yumurta ve şekeri çırpıyorum, dövülmüş cevizi ekliyorum, kabartma tozu ve unu birleştirip eleyerek kek karışımına ilave ediyorum. Tepsideki yufkaların üzerine döküyorum. Bir kaşık yardımı ile tepsiye eşit şekilde yerleşmesini sağlıyorum.

Diğer 21 adet yufkayı yine üçlü gruplar halinde ve aralarını yağlayarak tepsiye döşüyorum.

Sıra baklavayı kesmeye geldi; keskin bir bıçak yardımı ile bu aşamayı da sorunsuz geçiyorum. Bu arada baklava dilimlerini biraz büyük keserek işinizi daha da kolaylaştırabilirsiniz.

Şimdiki aşama; baklavayı yağ ile haşlamak. Bunun için bir kahve fincanı sıvıyağ yeterli geliyor. Sıcağa yakın bir noktaya kadar ısıtıp, bir kaşık yardımı ile her bir baklava dilimine paylaştırıyorum.

Kekli baklava 150 C. Fırında yaklaşık bir saatte pişiyor. İlk 20 dakikadan sonra ısıyı biraz daha azaltabilirsiniz, böylece en üstteki yufkaların yanması önlenmiş olur.

Baklava fırında pişerken, bir tencereye su, şeker ve karanfili koyarak kaynama noktasından itibaren yaklaşık 20 dakika kaynatıyorum, ılınması için bir kenara alıyorum.

Baklava pişip soğuduğunda, ılık şerbeti üzerine bir kepçe yardımı ile eşit şekilde döküyorum.

Denemeniz tavsiyesi ile güzel bir hafta sonu diliyorum.

 Not; tepsimin boyuları 25- 35 cm.

Eylül 18, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Künefe

 

künefe

Evde künefe yapma macerası , markette görüp aldığım pişirme sahanları sayesinde ortaya çıktı; orjinali gibi bakır değil ama ilk iki denemede olumlu sonuç almamı sağlayacak kadar da iyiler.

Künefe, tel kadayıf ve peynirden yapılan, sıcak ya da ılık olarak servis edilen muhteşem bir tatlı. Hem tatlı hem de peynirli olması bence en ilgi çekici özelliği. Türk mutfağında peyniri tatlı haline getiren başka tarifler de mevcut, kemalpaşa tatlısının ana malzemesi de tuzsuz, taze peynir. Ayrıca nefis bir tatlı olan höşmelim de taze ve tuzsuz peynir ile yapılıyor.

Künefe nin anavatanı Hatay ve Mersin olarak biliniyor, farklı şekillerde Kilis, Gaziantep, ve Adana’da da yapılıyor.

Künefenin yapılış yöntemi oldukça kolay aslında; öncelikle tel kadayıfı çok küçük parçalara ayırmak dağılmaması için önemli bir püf nokta, bu şekilde hazırlanan iki katman tel kadayıf arasına tuzsuz bir cins peynir koyup, ocakta hafif ısıda çevirerek pişiriyoruz ve üzerine çok koyulaşmamış şurup dökerek soğumadan servise hazırlıyoruz.

Künefeyi sevgili arkadaşım Jibek de çok güzel yapıyor, yaparken püf noktalarından çok faydalandım.

Malzemeler

100 gr. tereyağı

300 gr. tel kadayıf

2 parça dil peyniri

Şerbeti

1,5 su bardağı şeker

1,5 su bardağı su

1 yemek kaşığı limon suyu

künefe

Uygulama

Önce şeker ve suyu kaynatarak çok koyu olmayan bir şerbet hazırlıyorum, şerbeti kenarda soğumaya bırakıyorum.

Künefenin ana malzemesi olan tel kadayıfın dağılmaması için çok minik parçalara ayırmak gerekiyor, bunu farklı yöntemlerle yapabilirsiniz. Ben şöyle bir kolay yöntem buldum; kadayıfı poşete koyarak dondurucuya atıyorum, biraz donunca poşeti elimle ezdirerek içindeki kadayıfların kırılmasını sağlıyorum.

Kadayıfları bir kaba alarak erimiş tereyağı ile buluşturuyor ve kadayıfın her tarafına yağın gelmesi için güzelce karıştırıyorum.

Künefeyi pişireceğim sahanı biraz erimiş tereyağı ile yağlayarak, kadayıfın yarısını sahanın içinde bastırarak yayıyorum, bu noktada çok iyi bastırarak ince ve eşit bir kat oluşturmak gerekiyor.

Peyniri kadayıf katının üzerine alıyorum, ben küçük doğrayarak koydum ama bütün halinde de konabilir sanıyorum. Buradaki püf nokta da, peynirin kenarlara çok taşmadan ortada yoğunlaşmış bir şekilde konması

Diğer kadayıfı da peynirin üzerine bastırarak eşit şekilde yayıyorum. Künefe sağanlarınızın altı ile de bastırabilirsiniz, pratik oluyor.

Ocağın üzerinde hafif ısıda pişirmeye başlıyorum, pişirme için ocağa takılan özel aparatlar var, bu şekilde ısının eşit dağılması hedeflenmiş. Ayrıca cam seramik ocaklarda da ısı her tarafa eşit şekilde dağıldığı için künefe çok güzel pişiyor.

Künefenin bir tarafı piştiğinde, ters çevirerek diğer künefe tabağına alıyor ve hafif kızarana kadar pişiriyorum.

Soğuk şerbeti tatlının üzerine dökerek, biraz dinlendiriyor ve servise sunuyorum.

Orjinali kadar olmasa da biz severek yedik, hatta göz açıp kapayana kadar bitti, tatlı sevdikten sonra:))

 künefe

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 31, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı