“kahvaltılık” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Mikrodalga Fırında Patates

mikrodalga fırında patates pişirme

Patatesi en kolay ve en kısa sürede nasıl pişirebilirim sorusunun cevabı bizim evde işte bu tarif 🙂

Mikrodalga fırın kullanıyorsanız, az yağlı, hafif kızartılmış havasında bu ince patates dilimlerini çok seveceğinize eminim! Kahvaltıda kısa sürede hazırlanabilir, ara öğünde çocuklar için sağlıklı bir aperatif olabilir, sevdiğiniz baharatlar ile farklı lezzetler oluşturabilir, hatta üzerine yumurta kırarak patatesli yumurta yapabilirsiniz.

Tarifimiz çok kolay 🙂

mikrodalgada patates

Malzemeler

1 büyük boy patates

1 çorba kaşığı zeytinyağı

Tuz,kekik, pulbiber vb.

Uygulama

Patatesi soyarak ince ve küçük dilimler halinde kesiyoruz, servis tabağına alarak zeytinyağı ilavesi ile harmanlıyoruz. Tuz ilave ederek mikrodalgada 5-6 dakika pişiriyoruz.

Servis yaparken sevdiğimiz baharatlar ile lezzetlendiriyoruz.

Sadece bu kadar 🙂

 

mikrodalga yemekleri 2

Eylül 10, 2014 Kahvaltı, kolay tarifler, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Patatesli Pratik Kahvaltılık

 

Hafta sonu, bütün ailenin katıldığı, uzun, keyifli kahvaltılar için patatesli ve çok pratik bir tarif paylaşmak istiyorum bugün. Patates, kullanım alanı açısından mutfakta başı çeken sebzelerden biri, patates yemeği çocukların 1 numaralı favorisi, patates kızartmasını yazmaya gerek yok 🙂 patatesli börekler, açmalar… liste böyle uzayıp gidiyor.

Patates evde demirbaş sebze, soğan ve patatesin bulunmadığı bir ev düşünemiyorum! Aynı zamanda çok faydalı. Hiçbir şey için aksi düşünülemez zaten, her şey özenle ve hikmetle yaratılmış, farkında olmak ve şükretmek gerek…

Tarif çok pratik gerçekten, bütün malzemeler evde her daim bulunan şeyler, ek malzemelerle farklı tatlara da ulaşılabilir biraz hayal gücü ile. Patatesli bu pratik kahvaltılık bizim evde çok seviliyor, bakalım sizinkiler de sevecek mi?

Malzemeler

2-3  orta boy patates

1 yumurta

Tuz ve karabiber

Birkaç dal maydanoz ve reyhan

1 -2 dilim kaşar ya da sert cins peynir

Sıvıyağ

Uygulama

Patatesleri soyarak rendenin iri tarafı ile rendeliyorum, teflon tavaya 1-2 servis kaşığı sıvıyağ ilave ederek patatesleri ilave ediyorum. Zeytinyağı seviyorsanız, onunla daha güzel oluyor, ben öyle yapıyorum.

Patatesler yumuşayıp pişene kadar kavuruyorum, bu arada çok az su ilave edilebilir.

Tuz ve karabiberi ekliyorum, istediğiniz başka baharatlar da olabilir.

Yumurtayı bir kaseye kırıp, hafifçe çırpıyorum, patateslere dağıtarak ilave ediyorum, yumurta büyük parçalar halinde pişmemeli, buna dikkat ediyorum.

Ocağın altını kapattıktan sonra, peyniri yine rendenin iri tarafı ile rendeleyerek patateslere ekliyorum. Ben kaşar peyniri yerine sert Mihaliç peyniri kullanıyorum, bizim burada kelle peyniri denir, delikli sert ve yağlı olur, en sevdiğimiz peynirdir 🙂

Servis yaparken, küçük yuvarlak bir kaseye koyup ters çevirerek tabağa aktarıyorum. Üzerini ince kıyılmış maydanoz ve reyhan ile süslüyorum.

Maydanoz ve reyhanı şekillendirme aşamasında patatesin içine de ilave edebilirsiniz.

Hayırlı cumalar, sevgiler…

Eylül 23, 2011 Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Yumurtalı Ekmek (Çocuklar İçin)

Bu tarif özellikle minikler için! Yumurtasını yiyen ama ekmeğini yemeyen ya da ekmeğini bitirip yumurtasını bırakan nazlı ve iştahsız küçük prens ve prensesler için 🙂

Birçoğumuz böyle yemekle ilgisi olmayan çocuklara sahibiz. Tamam, çocukları topaç gibi yapmaktan vazgeçtim ama büyürken gerekli olan proteindi, vitamindi hepsini dengeli almak zorundalar…

Yemekleri yaparken öncelikle çocuklara hoş görünmesini ve onların damak tadına hitap etmesine çok önem veriyorum. Böyle olunca zamanla bir sürü tarif ortaya çıktı.

Normalde kabak yemek istemezler, ama kabaklı omletin içindeki kabakları severek yerler.

Kıymalı yemeklerde kıymaları ayırırlar ama minik top köfteler olunca hayır demezler.

Üzüm yemekte nazlanırlarsa üzüm suyu, böğürtlen yemezlerse böğürtlen suyu!

Yumurta ve ekmeği kahvaltıda yemiyorlar mı? Yumurtalı ekmek yapıyorum, biraz ilgi ile ve çocuk kanalındaki çizgi filmlerin yardımı ile iki dilim bitiyor 🙂

Yumurtalı ekmeği yaparken sorulacak soru; bir yumurta ile ne kadar ekmek yedirmek istiyorum? Bir yumurta ve bir dilim ekmek ise; yumurta- peynir karışımını o bir dilim ekmeğin üzerine güzelce kaplamanız gerek. Bir yumurta için limit bence 2 dilim ekmekle sınırlı kalmalı, daha fazla ekmek kullanmak isterseniz yumurta miktarını arttırın derim.

Peynir- yumurta karışımına ceviz rendesi, zencefil vb. gibi şeyler de ilave edebilirsiniz. Özellikle ceviz yemedikleri dönemde ben ceviz rendesi ilave ediyorum.

 

 

Malzemeler

2 dilim ekmek

1 yumurta

1 dilim peynir

Çok az zencefil tozu (isterseniz)

2 yemek kaşığı süt

Uygulama

Yumurtayı çukur bir tabağa kırıp, içine peyniri rendeliyorum. Peynir tuzlu olduğu için tuz ilave etmeye gerek yok. Üstelik çocukların çok tuzlu yemesi de sakıncalı.

Biraz toz zencefil serpiyorum, 2 yemek kaşığı süt ilave ediyorum. Ekmeklerin az da olsa yumuşaması için çok az süt kullanmak gerekiyor. Güzelce karıştırıyorum.

Ekmek dilimlerini bu karışımın içine alıp, her tarafını kaplıyorum.

 

 

Teflon tavaya çok az yağ koyarak (bilinenin aksine yağda kızartmıyorum, öyle çok ağır oluyor), ekmek dilimlerini tavaya alıyorum.

Orta ısıda her iki tarafında kaplanmış olan yumurta karışımı iyice pişene kadar alt- üst ederek kızartıyorum. Tabakta hala biraz yumurta karışımı kalmışsa, ekmeğin üzerine döküyor ve bu kısmı alta getirerek pişiriyorum.

 

 

Servis yaparken yanında domates çok nefis oluyor, şimdi tam mevsimi. Bal ve reçel de çok iyi alternatif olabilir, tabi seviyorlarsa 🙂

Ve taze sıkılmış üzüm suyu! Özellikle köylü pazarına gitme şansınız varsa, bol bol alın, görünüşleri çok albenili olmayabilir ama suyunu sıkar, çocuklara vitamin bombası yaparsınız ya da kendinize 🙂

Ağustos 21, 2011 Çocuklar İçin, Kahvaltı kategorisine gönderilmiş - devamı

Haşhaşlı Mayalı Poğaça Ve Cumhuriyet Bayramı

 

Geçen haftanın 3 gününü mayalı hamur tarifleri yaparak geçirdim, haşhaşlı mayalı poğaça da bunlardan biri. Böylece mayalı hamurlar ile aramdaki buzları erittim ve onları kabartmayı başardım 🙂

Daha önce tarifini paylaştığım mayalı katmer poğaça da çok güzel kabarmıştı. Haşhaşlı mayalı poğaçanın hamuru aynı malzemelerden oluşuyor. Bu hamuru temel mayalı hamur olarak kabul edebilirsiniz, kolay kabarıyor ve nefis bir tadı oluyor.

 

 

 

Malzemeler

Hamur için;

1 su bardağı süt (ılık)

1 çay bardağı sıvıyağı

1 yemek kaşığı toz pakmaya

1 yemek kaşığı şeker

1 dolu çay kaşığı tuz

3 su bardağı un(biraz fazla da olabilir)

1 yumurta (akı içine, sarısı üzerine)

Haşhaşlı İç harcı

1 çay bardağı haşhaş püresi

1/ 4 çay bardağı sıvıyağı

Uygulama

Hamuru hazırlamakla işe başlayalım; Genişçe bir kabın içine kuru malzemeler olan, un, toz maya, şeker ve tuzu koyup karıştıralım. Ortasını havuz gibi açarak ılık sütü, yağ ve yumurta akını ilave ederek, ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edelim. Hamuru güzelce yoğuralım.

Hamuru genişçe kapaklı bir kabın içine alıp, kapağını kapatarak ılık bir ortamda yaklaşık 1 saat mayalanması için bırakalım.

Mayalanan hamuru 12 eşit parçaya bölerek, bezeler elde edelim. Daha küçük poğaçalar elde etmek isterseniz 16 parçaya da bölebilirsiniz, ben bir sonrakinde daha küçük poğaçalar hazırlamayı düşünüyorum.

İlk bezeyi, merdane yardımı ile servis tabağı kadar açalım. Haşhaş püresinin içine sıvıyağı karıştırılarak yoğunluğunu biraz inceltelim, böylece hamurun üzerine daha kolay sürülecektir.

Açtığımız hamurun üzerine 1-2 çorba kaşığı haşhaştan döküp her tarafına sürelim, resimdeki gibi zarf şeklinde katlayarak bir kenara alalım.

 

 

İkinci bezeyi de açarak, aynı şekilde haşhaş sürüp onu da zarf şekline getirip küçültelim.

Şimdi birinci yaptığımız kare hamuru alıp merdane ile hafifçe incelterek, içine biraz haşhaş sürüp, iri parçalanmış birkaç ceviz tanesi de koyarak üçgen şeklinde katlayalım ve tepsiye yerleştirelim.

 

 

Bu şekilde bütün bezeleri hazırladıktan sonra, yine ılık bir ortamda bir saat daha kabarmalarını bekleyip, sonrasında içine bir çorba kaşığı kadar sıvıyağı ilave edilmiş yumurta sarısı sürerek 170c deki fırında pişirelim.

Denemeniz tavsiyesi ile iyi tatiller…

CUMHURİYET BAYRAMI

 

İstiklal Harbini Kazanan Ruhlar

Atatürk, Cong Bayırı’ndadır. Anzaklar yukarıya doğru tırmanmaktadır. Asker saf saf gelmekte ve giren alaylar yalnız alay sancağıyla dönebilmektedir. Hepsi şehit olmaktadır.

Gelenler kimisinin elinde bir evrat, kimisi ezberden Yasin-i Şerif okuyarak, Kelime-i Şehadet getirerek ve kıymetli eşyalarını arkadaşlarına bırakarak, ‘dönersem alırım’ diye ve daha evvelki alayın tamamen öldüğünü bilerek şevkle ölüme gitmekte ve on dakika sonra o alay tükenmektedir. Arkasından yeni alay gelmekte ve yine orada, Cong Bayırı’nda şehit olmaktadır.

Atatürk, Ruşen Eşref’i o sahada ilk defa gezdirirken, ona şunu söylemiştir: ‘Türk milletinin bu yüksek imanını, Türk milletinin bu yüksek seciyesini görmeseydim, yaşamasaydım onlara ‘ölümü emrediyorum size’ dediğim zaman, hiçbirisi Kelime-i Şehadet getirmeden koşmasaydı, onları öyle görmeseydim, İstiklal Harbi’ne başlayamazdım.’

 

 

Ekim 29, 2010 Mayalı Tarifler kategorisine gönderilmiş - devamı

Elde Açma Kıymalı Kol Böreği

 

Hafta sonu kahvaltısı için, elde açma kıymalı kol böreğinden daha güzel ne olabilir ki?

Hazır yufka hayatımıza bu kadar girmişken, kolaylığı ve pratikliği tartışılmazken, bir saat uğraşıp da hamur açmaya mı çalıştın? Diye soranlara sanırım cevabım şu olurdu:

-Daha önce el açması ve evde yapılmış börek hiç yediniz mi? 🙂 İnanıyorum ki, tadını bilenler zahmetine kolayca katlanılabileceğini de biliyorlardır.

Elde hamur açma konusunda acemi olanlar ya da hiç bilmeyenler için böreğin yapımı biraz zor olabilir. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil ama mutfakta meraklı ve yetenekli iseniz zaten hamur açma kısmını çoktan geçmişsinizdir 🙂

Hamur açmayı biliyorsanız mutfakta onlarca tarifi kolaylıkla deneyebilirsiniz. Gözleme hamurundan, su böreğine ve baklava hamuruna kadar zorluk derecesine göre geniş bir yelpaze var, tabi denemek isteyenler için…

Elde açma kol böreği için, evdeki beklentiye uygun olarak kıymalı bir iç hazırladım. Küçük açılan hamurlar dışında, 4 büyük hamurdan kocaman bir tepsi kıymalı kol böreği çıktı.

Kıymalı kol böreğini Sevgili Fatoş un kahvaltı etkinliğine gönderiyor ve arkadaşıma başarılar diliyorum.

Müzik eşliğinde okumaya ne dersiniz?

Rome0 & Juliet (N.Rota)

 

 

Malzemeler

1 yumurta

1 kahve(türk) fincanı zeytinyağı

Tuz

Un( 5 su bardağı)

Su

Hamurların arasına

150 gr. eritilmiş tereyağı

İç Malzemesi

250 gr. kıyma

2 soğan

1 pırasa (isteğe bağlı)

Bir kırmızıbiber (isteğe bağlı)

Tuz, karabiber

Üzerine

1 yumurta sarısı

1 çorba kaşığı eritilmiş tereyağı

 

Uygulama

Önce böreğin içini hazırlıyorum; kıymayı hafif kavuruyor, suyunu çekince doğranmış soğanları ilave ediyorum.

Soğanlar kavrulunca küçük doğranmış bir tane pırasayı ilave ediyorum, pırasa çok çabuk piştiği için bir iki dakika sonra tuz ve karabiber ilavesi ile ocaktan alıp, kenarda soğuması için bekletiyorum. Ben ilave etmedim ama isterseniz bir adet haşlanmış patatesi de rendeleyerek iç harcına ekleyebilirsiniz.

Hamur malzemeleri ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyorum,  yarım saat dinlendiriyorum.

Hamuru 16 eşit parçaya ayırıyorum, dörtlü gruplara ayırıyorum.

İlk gruptaki dört hamuru ayrı ayrı pasta tabağı kadar açıp, aralarına eritilmiş tereyağı sürüyorum, üst üste koyup, hepsini birlikte oklava ile açıyorum.

Açılan hamuru ortadan ikiye bölüyor, yuvarlak olan kısmına iç malzemesinden koyarak, bir çorba kaşığı kadar tereyağını da fırçayla hamurun üzerine sürüyorum ve rulo şeklinde bir bütün olarak kıvırıyorum.

Yuvarlak tepsiye göre çok sıkı olmayan bir şekilde kendi etrafında sararak yağlanmış tepsiye yerleştiriyorum.

Diğer açılmış hamura da iç malzeme koyarak rulo şeklinde sarıyor ve tepsideki diğer hamurun bittiği noktadan devam ediyorum.

Diğer dörtlü grupları da aynı şekilde açarak, böreği hazırlıyor ve tepsiyi dolduruyorum.

Üzerine yumurta sarısı – tereyağı karışımından sürüp kızarana kadar 240 C. fırında pişiriyorum.

Püf noktası; hamurları tepsiye yerleştirirken aralarında çok az da olsa boşluk bırakmanızı tavsiye ederim. Araları kızarmayacak kadar birbirine yaklaşmasınlar, yoksa üzeri kızarıp pişerken araları hafif çiğ kalabilir.

Bir diğer püf nokta; tereyağı yerine sadece zeytinyağı da kullanabilirsiniz, ben son yaptığımı zeytinyağlı yaptım, nefis oldu.

 

 

Eylül 27, 2010 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırında Baharatlı Patates

 

fırında baharatlı patates

Fırında baharatlı patates çok basit ve bir o kadar da lezzetli bir tarif. Yanında ister domates ile ister gönlünüze göre hazırladığınız yoğurtlu bir sosla, mis gibi demlenmiş bir fincan çay ile… kısacası herşeyin yanına yakışır…

Baharatlı patates yaparken küçük ya da orta boy patates seçmenizi önerebilirim. Benim köylü pazarından aldıklarım çok küçüktü, küçükleri bütün olarak fırınladım, diğerlerini ortadan ikiye bölmek yetti.

Patatesin faydalarını okumak için buraya göz atabilirsiniz.

Malzemeler

1 kg. küçük boy patates

Zeytinyağı

Tuz

Baharatlar

Uygulama

Bu çok kolay tarifin ilk adımı küçük patatesleri çok güzel yıkamak, hatta fırçalamak. Kullandığımız patatesler taze olursa kabukları daha ince oluyor ve yıkama ve fırçalama sırasında bir kısmı çıkıyor. Böylece yerken patatesin kabuklarını soymaya gerek kalmıyor.

Fırın tepsisine yağlı kağıt koyarak tepsinizin fazla yağlanıp kirlenmesine de engel olabilirsiniz.

Tepsiyi ya da yağlı kağıdı fırça ile hafifçe yağlıyorum. Yıkanmış patatesleri ortadan ikiye bölüp, tuz ve baharatlarla karıştırıyorum. Ben hazır baharat karışımı kullandım. Kimyon, kekik, reyhan, nane vs. hepsi olabilir. Tamamen sizin zevkinize kalmış.

Patateslerin iç yüzeylerini yani kesilen yüzeylerini tepsinin tabanına gelecek şekilde yerleştirip 200 C ısıtılmış fırında patatesler pişip pembeleşinceye kadar tutuyorum.

Fırından çıkıp, ılındığında; gayet basit, sağlıklı ve lezzetli olan bu çerezler kapışılarak bitiyor 🙂

fırında baharatlı patates

Temmuz 28, 2010 Kahvaltı, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Domatesli Biber Kavurması

 

biber kavurması

Domatesli biber kavurması çok iştah açıcı bir aperatif, özellikle bu mevsimde kahvaltı sofralarına da çok yakışacak olan bir kahvaltılık.

Biber kavurması için, domates biberi ya da koyu yeşil sivri biberleri tercih ediyorum. Dolgun ve etli bir yapıya sahip olduklarından kavrulunca erimiyor ve nefis görünüyorlar.

domates biberi

Domates biberinin büyükleri genellikle turşu yapmak için kullanılıyor, turşuluk malzemeler kıyılarak biberlerin içine dolduruluyor.

Daha küçük, körpe ve dilimli olanlarını ise; pazarda ya da markette gördüğünüzde hiç kaçırmayın, böylece harika bir biber kavurması yapmaya çok yaklaştınız demektir 🙂

Malzemeler

1 kg. koyu yeşilbiber(tercihen domates biberi)

2 büyük domates

Zeytinyağı

Deniz tuzu

Uygulama

Biberleri yıkama, çekirdek yataklarını çıkarma ve dilimleme ve kavurma aşamalarını sade biber kavurmasında tarif ettiğim gibi yapıyorum.

Biberler kavrulduktan sonra servis tabağına alıyorum, tencerede çok az miktarda kalan yağın içine küp şeklinde doğranmış domatesleri ilave ediyor ve birkaç dakika kavrulmalarına izin veriyorum.

Bu noktada isterseniz biraz daha zeytinyağı ilave edebilirsiniz.

domatesli biber kavurması

Kavrulmuş domatesleri biberlerin üzerine koyarak tuzu ilave ediyorum.

Nefis biber kavurması böylece servise hazır hale geliyor.

Temmuz 23, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Salatalar, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Çilek Reçeli

 

nefis çilek reçeli

Çilek reçeli; mis gibi kokusu ve canlı rengiyle, herhalde en çok sevilen reçellerden biridir. Bizim evde kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olduğu gibi, ilk önce tükenen de çilek reçeli ve çilek marmelatıdır.

Bahçede bol miktarda çilek bulunduğu için reçel yapmak hiç sorun değil. Mayıs ayında yetişen, çok iri ve yumuşak olan çileklere nazaran şimdi yetişenler daha küçük, kokulu ve sert. Çilek reçelinde, çileklerin küçük ve kokulu olması çok önemli, böylece dağılmadan tane tane kalırlar ve mis gibi kokularına dayanmak da çok zordur 🙂

Çilek reçelini, her zaman yaptığım gibi yine yüksek ısıda kaynattım, böylece sadece 8 dakikada reçel kıvamına döndü ve canlı rengini hiç kaybetmedi.

Ayrıca reçele konulan şeker miktarının da, kaynama süresini kısalttığını söylemek gerek. En azından 1/1 ölçü şeker kullanılmalı, daha az şekerle yapılan reçelleri buzdolabı dışında muhafaza ederken bozulma ihtimali olabilir.

nefis çilek reçeli

Malzemeler

1 kg. ayıklanmış çilek

1 kg. şeker

Yarım limon suyu

Uygulama

Çilekleri yıkayıp, ayıkladım ve reçel yapacağım tencereye (büyük boy tencere kullanın, en çok kabarıp taşan reçel, çilek reçelidir ) bir kat şeker ve bir kat çilek şeklinde koydum.

Sadece 1-2 saat sonra; yüksek ısıdaki ocağa alıp, kaynama noktasına kadar bekledim, kaynamaya başladıktan sonra saati 8 dakikaya ayarladım.

Kaynarken oluşan köpükleri aldım.

Sekiz dakika sonunda, yarım limon suyunu sıkarak ocağı kapattım.

Son kez üzerinde biriken köpükleri topladım. 5-6 dakika bekledikten sonra, henüz sıcakken kavanoza doldurup ağzını sıkıca kapattım ve tamamen soğuyana kadar ters çevrilmiş olarak beklettim.

Sonra doğruca kilere, diğer reçel kavanozlarının yanına 🙂

nefis çilek reçeli

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 17, 2010 Reçeller kategorisine gönderilmiş - devamı