“hafif yemekler” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Fırında Kabak

 

 

Sıcak yaz günlerinde hafif ve sağlıklı yemekler ne kadar çok seviliyor değil mi? Sadece yaz sebzelerinden biri ve zeytinyağı ile sağlıklı, kolay ve lezzetli yiyecekler hazırlamak mümkün oluyor. Fırında kabak, genlerinizde Ege veya Akdeniz havası varsa, çok seveceğinizi düşündüğüm bir lezzet. Ana yemeklerin yanında salata olarak  tüketilebileceği gibi, hafif bir akşam yemeğine de eşlik edebilir.

Bahçede yetişen ve nasıl olduysa yaprakların arasında kaldığı için sadece birkaç gün gözümüzden kaçan dev bir kabak kullandım fırında kabak yemeğini hazırlamak için. Kabak inanılmaz verimli bir sebze. Çok çabuk büyüyor ve çok fazla kabak veriyor, her gün kabak yemeği pişirmemek için sadece bir-iki kök kabak dikmek yeterli. Yoksa evdeki herkes “yine mi kabak?” diyebilir, eşe dosta kabak vermeye bıkabilirsiniz…

Malzemeler

1-2 adet kabak (büyük olursa daha güzel oluyor)

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

Deniz tuzu

Taze nane(isteğe bağlı)

Bir kase yoğurt (tercihen süzme yoğurt)

2-3 diş sarımsak

Uygulama

Dev kabağı yıkayıp soyarak işe başlıyorum. Dörde bölerek ortasındaki yumuşak çekirdekli kısmı çıkartıyorum. Körpe kabak kullanacaksanız buna gerek yok ama benim kullandığım kabağın orta kısmı oldukça yumuşaktı, tam aksine kenarlara doğru kabak normalden daha da sertti ve bu nedenle fırında piştiğinde lezzeti bir o kadar da fazla oldu 🙂

Kabağı istediğim boyutlarda dilimliyorum. Zeytinyağı ve deniz tuzu ile iyice harmanlıyorum.

Fırın kabına yerleştirip, 240 derecedeki fırında hafif pişip yumuşayana kadar yaklaşık yarım saat pişiriyorum.

Kabaklar pişerken; mümkünse süzme ya da katı yoğurdun içine birkaç diş sarımsak rendeliyorum, biraz tuz ekiyorum ve bir tutam taze naneyi incecik kıyarak ilave ediyorum, hepsini güzelce karıştırıyorum.

Fırından çıkan kabakları bir servis tabağına alarak, üzerine hazırladığım yoğurdu döküyorum.

Afiyet olsun…

 

 

Temmuz 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Fasulye Diblesi

 

Taze fasulye ve pirinç; ikisini bir arada düşündüğünüzde fasulye diblesi denilen bir Karadeniz yemeği çıkıyor ortaya.

Daha önce pirinci; kabak yemeğinde, ıspanak yemeğinde kullanmış ama taze fasulyede hiç denememiştim. Sonuçta biz ailecek bu Karadeniz yemeğini çok beğendik, taze fasulyenin suyu, lezzeti ile pişen pirinç nefis oldu.

Yemeğe ait dikkat edilecek en önemli püf nokta; ilave edilecek pirincin miktarı, çok fazla pirinç koymaktan kaçınmanızı öneririm, yoksa fasulye diblesi bir anda taze fasulyeli pilava dönüşebilir 🙂

Malzemeler

1/ 2 kg taze fasulye

2 adet domates

1 adet soğan

1/ 2 çay bardağı pirinç

3 servis kaşığı Zeytinyağı

Tuz, pulbiber

 

 

 

 

Uygulama

Taze fasulyeleri yıkayıp ayıkladıktan sonra küçük verev şeklinde kesiyorum.

Düdüklü tencereye doğranmış soğan ve zeytinyağını koyarak çok az kavuruyorum. Daha sonra küp doğranmış domatesleri ilave ederek birkaç kez çeviriyorum.

Taze fasulyeleri ilave edip, yaklaşık 10 dakika hafif ısıda pişiriyorum.

Bu arada; kullanacağım pirinci yıkayıp süzüyorum.

Fasulyelerin ön pişirmesi bittiğinde, pirinçleri ilave ediyorum. Pirinçlerin pişmesi için 1 çay bardağı sıcak su ilave ederek düdüklü tencerenin kapağını kapatıyor ve 5-6 dakika daha pişiriyorum.

Yemek piştiğinde suyunu tamamen çekmiş oluyor. Bu yöntemle yapıldığında, pirinç tam kıvamında pişmiş oluyor, lapa haline gelmiyor.

Fazla soğutmadan ılık olarak servis yapıyorum, yanında salatalık turşusu çok güzel oluyor.

Taze fasulye mevsimi geçmek üzere, bitmeden alıp denemenizi tavsiye ederim…

 

Ekim 11, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği

 

Yaz sebzelerine veda etme zamanı yaklaşıyor. Bugünkü tarifim olan zeytinyağlı patlıcan yemeği, işte bu ruh hali ile pişirildi.

Ben sağlıksız olduğunu düşündüğüm için kış mevsiminde yaz sebzelerinin hiçbirini alıp kullanmıyorum, serada ve doğal olmayan koşullarda yetişen sebzeler ne kadar lezzetli olabilir ki? 

Bu nedenle henüz patlıcanlar dallarında büyümeye devam ederken bol bol yemeğini yapmakta fayda var, tabi seviyorsanız. Patlıcanı dondurucuda saklamak ve kurutmak da kış için alternatif olabilir.

Çok kısa sürede hazırlanabilecek kadar kolay, sağlıklı ve lezzetli bir yemek; zeytinyağlı patlıcan yemeği. Yemeğin güzel olmasının en büyük püf noktası ise; içi beyaz ve çekirdeksiz taze patlıcanlar kullanmak. Daha önce yaptığım imam bayıldı tarifinde olduğu gibi bu kez de patlıcanlar, aynı lezzette ve renkte kararmadan beyaz kaldı.

Hepimiz aldığımız patlıcanın içinin pamuk gibi bembeyaz ve çekirdeksiz olmasını isteriz. Tabi alırken bunu bilmenin imkânı yok 🙂 Patlıcanın içinin beyaz ve çekirdeksiz olmasının sulama sıklığı ile ilgili olduğunu biliyor muydunuz? Çok ve sık sulanan patlıcanların içi pamuk gibi ve çekirdeksiz olur.

 

 

Malzemeler

2 adet büyük yuvarlak patlıcan

1 büyük soğan    

2 adet domates

3-5 diş sarımsak

Birkaç dal taze nane

1/ 3 çay bardağı zeytinyağı

Tuz

1 tatlı kaşığı şeker

1 adet yeşilbiber(isterseniz)

Uygulama

Yine bir düdüklü tencere yemeği 🙂

Patlıcanları soyarak tuzlu suda bir saat bekletiyorum. Bu arada diğer malzemeleri hazırlıyorum.

Düdüklü tencereye piyaz şeklinde doğranmış soğanı ve soyulmuş sarımsakları koyuyorum.

Küp doğranmış domatesi ve küçük doğranmış biberi de ilave ediyorum.

Patlıcanları tuzlu sudan alarak suyunu elimle iyice sıkıyor ve düdüklü tenceredeki diğer malzemelere ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri çiğden koyup, kavurma aşamasını atlıyorum.

Zeytinyağı ve şekeri ilave ettikten sonra pişirmeye başlayabilirim. Zeytinyağı kullanmaya alışkın olmayanlar ya da çok sevmeyenler miktarı biraz azaltabilir.

Buhar çıkmaya başladıktan sonra ısıyı azaltarak yaklaşık 10 dakika pişiriyorum.

Zeytinyağlı patlıcan yemeği piştikten sonra,  ince doğranmış taze naneleri ilave ediyor ve bu şekilde servis yapıyorum.

Ekim 2, 2010 Patlıcan Yemekleri, Sebze yemekleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Domates Dolması

domates dolması

Kolaylığı ve nefis tadı ile iftar sofralarına yakışacak bir tarif paylaşmak istiyorum bugün; zeytinyağlı domates dolması…

Domates, yazın tazesi ile kışın sosu ve salçası ile mutfakta tam bir demirbaş, böyle olunca tüketimi de çok fazla oluyor. Bu yıl domates hasadının, domatesler fide iken havaların önce yağışlı sonra da kurak gitmesi nedeniyle çok az olduğu konuşuluyor. Salçalık domatesler bile oldukça iyi fiyata fabrikalar tarafından alınıyormuş. Şu anda makul olan pazardaki domates fiyatının bayram sonrası, artacağı tahmin ediliyormuş. Bu bilgilere dayanarak domates sosu ve domates salçası yapmak için çok da fazla geç kalmamalı.

Bahçede üç farklı domates yetiştirdik bu yıl; en sevdiğimiz olan sulu ve hafif ekşili pembe domatesler, çok büyük, ince kabuklu ve etli, çekirdeksiz kırmızı domatesler ve uzun salçalık domatesler.

Domatesi alırken kullanacağımız yeri göz önünde bulundurmalıyız;

Pembe domatesler; kahvaltıda kullanmak için ideal, üzerine sızma zeytinyağı ilave edildiğinde hafif ekşimsi tadı ile bütünleşen suyu muhteşem oluyor. İftarda çocukların tabaklarına bakıyorum; yemekler olduğu gibi durmasına rağmen, ortadaki domates salatası bitmek üzere 🙂

pembe domates

Bahçede yetişen ve babamın da ismini bilmediği diğer domates türünü sanırım pazarda görmeniz pek mümkün değil. Yıllardır saklanan ve korunan yerli tohumdan üretilen bu domatesler çok büyük oluyor;  elime sığmadığı için ikiye keserek kabuklarını soymak zorunda kalıyorum genellikle;  şekilleri tam yuvarlak değil, hafif uzun, çekirdekleri çok az, içi dolgun ve etli bir yapıya sahip; 2 tanesi ile kocaman bir servis tabağını doldurmak mümkün.

kırmızı domates

Pazarda da bulabileceğiniz salçalık uzun domatesler, adı üzerinde etli ve çok sulu olmadığı için sos ve salça yapımında rahatlıkla kullanılabilir. Tabi bir de domates dolması yapımında 🙂

domates

Malzemeler

8-10 adet düzgün formlu hafif sert salçalık domates

1 soğan

Bir küçük demet maydanoz

Bir küçük demet taze nane

Tuz, karabiber

1 tatlı kaşığı şeker (silme)

1/ 2 çay bardağı zeytinyağı

1 çay bardağı pirinç (her bir domates için 1 silme çorba kaşığı)

Uygulama

Düzgün formlu ve aynı boyda biraz sert salçalık domatesleri güzelce yıkayarak işe başlıyorum. Niye özellikle bu tür domates? Diye aklınıza bir soru gelebilir; kısaca, pişerken ve servis sırasında dağılmaması için diye cevaplayabilirim. Diğerlerine göre daha sert ve etli olan bu domatesler, içi oyulduğunda ve fırında pişirildiğinde şekillerini kaybetmiyorlar.

Domateslerin tabanı düzgün değilse, hafifçe keserek düzeltiyorum, üstünden bir kapak açarak içinin çekirdekli kısmını alıyorum, bunları atmayıp bir tabakta biriktiriyor ve süzgüde elimle hafifçe ezerek suyunu çıkartıyorum. Yaklaşık yarım çay bardağı oluyor. Bu domates suyunu pirinçler pişerken içine ilave etmek için bir kenarda bekletiyorum.

domates dolması

Domateslerin hepsini bu şekilde hazırlıyorum, domates suyu da hazır 🙂

Dolmanın içini hazırlamak için; soğanı doğrayarak 1-2 servis kaşığı zeytinyağı ile hafifçe kavuruyorum, bu sırada içine bir tatlı kaşığı şeker ilave ediyorum. Yıkanmış ve süzülmüş pirinçleri ilave ederek bir iki kez çeviriyorum ve üzerine 1 çay bardağı sıcak su döküyorum, ayrıca kenarda bekleyen yarım çay bardağı kadar domates suyunu da ekliyorum. Hafif ateşte pirinçler kısmen suyunu çekene kadar 5-6 dakika pişiriyorum. Pilav gibi pirinçlerin tamamen suyunu çekmesini beklemeyin, biraz sulu kalsın.

domates dolması

Hafif sulu kalan pirinçleri ocaktan alıyor ve içine doğranmış maydanoz ve naneyi ilave ediyorum, tuz ve karabiber ilavesi ile beraber güzelce karıştırıyorum.

Domateslerin içini dolduruyorum, fırın kabına yerleştiriyorum. Geriye kalan zeytinyağını domates dolmalarının üzerine gezdirip, 1-2 servis kaşığı da su ilave ediyorum.

domates dolması

Fırında yaklaşık 30 dakikada domates dolmaları tam kıvamında pişiyor.

Püf Noktası

Maydanoz ve taze naneyi mümkün olduğunca çok koymanızı tavsiye ederim.

domates dolması

Ağustos 20, 2010 Dolmalar - Sarmalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Patlıcan Soslu Makarna

 

patlıcan soslu makarna

Akşam yemeği için dolapta bekleyen 2 patlıcan ile ne yapabilirim? Sorusunun cevabı, kıymalı ve patlıcan soslu makarna oldu.

 Akşam yemeğinde oldukça güzel bir seçenek diyebilirim.  Özellikle hafif ve tek çeşit yemekle öğün geçirmek isteyenler için harika. Oldukça kısa sürede hazırlandığını ve pratik bir yemek olduğunu da unutmayalım. Bir yandan makarna haşlanırken, diğer yandan sebzeler kavruluyor ve servis tabağında lezzetler buluşuyor.

Makarna çeşidi olarak istediğinizi kullanabilirsiniz. Ben geçenlerde aldığımız noodle ları kullandım. Uzakdoğu’nun bu klasik makarnasını yaparken orijinal tarifinin biraz dışına çıktığımı söylemeliyim.

Sonuçta bizimkiler makarnaya bayılıyor. Üzerindeki sosa baştan mırın kırın ettiler ama sonra tabaklar silinip süpürüldü 🙂

Yemekleri evdeki kişi sayısına göre yapmak ve bir öğünde tüketmek benim genel prensibim olduğundan, siz malzemeleri evdeki duruma göre ayarlayabilirsiniz.

Patlıcanın faydalarını okumak için buraya bakmanız yeteri…

Malzemeler ( 4 kişilik)

Yarım paket istediğiniz çeşit makarna (250 gr.)

100 gr. kıyma

2 adet patlıcan

1 adet soğan

2 adet yeşilbiber

2 adet domates

Tuz, karabiber

Sıvıyağı (fındık yağı kullandım)

Uygulama

Öncelikle sosun malzemeleri hazırlamakla işe başlıyorum. Patlıcanları soyarak küp şeklinde doğruyor ve tuzlu suda bekletiyorum.

Sos yapacağım tencerede önce kıymayı biraz yağ ilavesi ile kavuruyorum, soğanları doğrayarak kavurmaya devam ediyorum, Sonra, biberleri ilave ediyorum.

Tuzlu suda bekleyen patlıcanları alıp, elimle güzelce suyunu sıkıyor ve onları da kavrulan diğer malzemelerin yanına alıyorum. Patlıcanları kızartmak yerine kavurmayı tercih ettim bu kez. Patlıcanın diğer malzemeler ile daha iyi bütünleşeceğini ve lezzetleneceğini düşündüm.

Bu aşamada biraz daha sıvıyağ ilave etmek gerebilir. Patlıcanlar birkaç dakika kavrulunca küp doğranmış domatesleri ilave diyorum, tuz ve karabiberi ekleyerek ocağın ısısını azaltıyor ve 10 dakika kadar domateslerin suyunu çekmesi ve diğer malzemelerle bütünleşmesi için pişiriyorum.

Makarnayı, içine biraz tuz attığım ve bir yemek kaşığı kadar da sıvıyağ koyduğum kaynayan suda 5-6 dakika haşlıyorum. Noodle haşlarken kaynama suyuna bir miktar karabiber de ilave edildiğini sonradan öğrendim, bir dahaki sefere bu ayrıntıyı da atlamamak gerekiyor.

Makarnayı yeteri kadar su ile haşladığım için, süzmeye gerek kalmıyor.

Makarnalar pişmiş ama hala tencerede bir miktar su varsa, makarna süzgüsüne alıp, suyunun süzülmesini sağlayabilir ve bu suyu çorba yaparken kullanabilirsiniz.

Her iki malzeme de pişince, soğumadan hemen servis yapıyorum.

Ağustos 5, 2010 Patlıcan Yemekleri, Pilavlar ve Makarnalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Uzun Kabak Dolması

 

uzun kabak

Bugün ilk defa denediğim uzun kabak dolmasını ailecek severek bitirdik. Uzun kabak, yaşadığımız Marmara bölgesinde pek yetişmeyen bir sebze. İç Anadolu da, özellikle Konya da çok seviliyor.

Bizim uzun kabaklarla tanışmamız, Bahçeye farklı sebzeler ekmeye meraklı olan babam sayesinde oldu. Hatta geçen yıl, uzun kabaklar zamanında koparmadığımız için büyüdüler büyüdüler ve dev gibi oldular, sonuçta değerlendiremedik. Bu yıl annemle elimizi çabuk tutup, fazla büyümeden kopartıyoruz, yemeğini ya da dolmasını yapıyoruz. Bildiğimiz küçük kabağa göre, dışı biraz sert ve tam aksine içi de daha yumuşak.

Bu arada güzel bir müzik eşliğinde tarifi okumak isteyebilirsiniz. Sevgili Pepela cığımdan yeni öğrendiğim müzik eklemeyi hemen denemek istiyorum:)

Malzemeler

2 adet uzun kabak

250 gr. kıyma

2 adet soğan

1 çay bardağı pirinç

2-3 adet domates

Küçük bir demet maydanoz

Taze nane

Tuz, karabiber

Sıvıyağı(fındık yağı kullandım)

Uygulama

Soğanları mümkün olduğu kadar küçük doğruyorum.

Yıkanmış ve süzülmüş pirinci ilave ediyorum. Kıymayı elimle küçük parçalara ayırarak karışıma ekliyorum.

Küçük küp şeklinde doğranmış domatesleri, kıyılmış maydanoz ve naneyi ilave ediyorum. Dolmalarda lezzete katkısı olan soğan, maydanoz ve naneyi mümkün olduğunca çok koymakta fayda var.

Tuz ve karabiberi ekliyorum. Bir iki servis kaşığı sıvıyağ ilave edip, dolma içini güzelce karıştırıyorum.

Diğer tarafta uzun kabakları yıkayıp, istediğim boyutta kesiyorum. Kabuklarını alacalı soyarak, kabak oyacağı ile içini boşaltıyorum.

Dolma içini kabaklara paylaştırıyorum. Dolma içini doldururken, çok sıkı doldurmayın ve üzerini de yarım parmak kadar boş bırakın. Böylece pişen pirinçlerin dolmadan taşmasını önlemiş olursunuz 🙂

Dolmaların üzerine ister domates parçası, kabaktan bir parça ya da benim gibi küçük bir domates yerleştirebilirsiniz.

Yaptığım dolmada bir çay bardağı pirinç kullandığım için, bir çay bardağı su ilave ettim. Ayrıca üzerine yine 1-2 servis kaşığı sıvıyağ gezdirdim.

Ocağa alıp, kaynamaya başladığında ısıyı azalttım ve en fazla 20-25 dakika sonra kabak dolması pişmiş ve servise hazır hale gelmişti. Dolmayı normal kabak ile yapacaksanız, pişme süresini azaltmanızı önerebilirim. Uzun kabaklar biraz daha sert yapılı olduğu için pişmesi biraz daha uzun sürüyor.

Püf Nokta;
Dolma yaparken ben suyunu her zaman pirinç ölçüsüne uygun olarak koyarım. Çok fazla sulu ve pirinçleri lapa gibi pişmiş dolmayı tercih etmem. Bir bardak pirinç kullanılmış ise, bir bardak su yeterlidir, çünkü domates, soğan vb. malzemeler de su salacaktır.

uzun kabak dolması

 

Ağustos 3, 2010 Dolmalar - Sarmalar kategorisine gönderilmiş - devamı

İmam Bayıldı

 

imam-bayildi

İmambayıldı, adından da anlaşılacağı üzere, patlıcanın bayıltan bir lezzete dönüştüğü, aynı zamanda hafif ve sağlıklı oluşu ile yaz sofralarında tercih edilen harika bir yemek.

Bu akşam yemeği menümüzde imambayıldı vardı, Mustafa dâhil hepimiz afiyetle yedikten ve tadı da damağımızda kaldıktan sonra hiç vakit geçirmeden sizinle de paylaşmak istedim.

İmambayıldı yemeğini belki de defalarca yapmışsınızdır, hatta benim gibi düdüklü tencerede yapıp, piştikten sonra bile pamuk gibi beyaz kalan patlıcanları görünce bayılmışsınızdır 🙂

Patlıcan çok farklı şekillerde ve tatta pişirilebilen bir sebze. Aynı zamanda bilinen önyargımızın aksine çok da faydalı. Közde pişmiş salatasını sevmeyen çok az kişi vardır herhalde. Karnıyarık ise; başlıbaşına ayrı bir mevzu. Patlıcanlı börek ve patlıcan reçeli de, patlıcanla yapılan nefis lezzetler.

Diğer zeytinyağlı tariflere buradan ulaşabilirsiniz…

İmambayıldı tarifini Tuz biber dergisinin Ramazan Yemekleri etkinliğine gönderiyor ve Sevgili Ferah a başarılar diliyorum.

Malzemeler

2 adet orta boy yuvarlak patlıcan

1 adet soğan

2 adet domates

2 adet yeşilbiber

Bir tutam taze nane,

7-8 diş sarımsak

Zeytinyağı

1 tatlı kaşığı şeker

Tuz

Uygulama

Patlıcanları soyup, ikiye bölerek tuzlu su dolu olan bir kabın içinde 2-3 saat acısı çıkması için bekletiyorum. Patlıcan yemeğinin güzel olmasının ilk şartı; patlıcanların çekirdeksiz ve beyaz olmasıdır. Bu olmazsa olmaz bir özelliktir.

Bekleme süresi sonunda, yarım patlıcanın ortasını bıçakla keserek çıkarıyorum ve altını da düzleyerek bir tabak haline getiriyorum. Çıkardığım bu parçaları küp şeklinde doğruyorum. Bunları, patlıcanın içine koyacağım sos malzemesine ilave etmek istiyorum. Böylece, israf olmayacak, hepsi değerlendirilmiş olacak.

Küçük bir tencerede, doğradığım soğanı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı şeker ilavesi ile birkaç dakika kavuruyorum.

Doğranmış yeşilbiber, küp şeklinde kesilmiş patlıcan ve soyulmuş sarımsakları ilave ediyorum. Birkaç kez çeviriyorum.

Küp şeklinde doğradığım domatesleri de tencereye alıyorum.

Bütün malzemeleri birkaç kez çevirip, ocağı kapatıyorum, tencereyi kenara alıyorum.

Bundan sonraki pişirme aşamasında düdüklü tenceremi kullanacağım. Ortası kesilip çukurlaştırılmış patlıcanı alıp, bu çukur kısma hazırladığım malzemeleri koyuyorum. Bu şekilde düdüklü tencereye yerleştiriyorum.

Üzerine biraz zeytinyağı gezdirip, en fazla bir kahve fincanı (türk kahvesi)su ilave ediyorum. Yemeğin suyuna ekmek banmak için bu su miktarı yeterlidir. İsterseniz biraz daha su miktarını azaltabilirsiniz. Yemek pişerken su salıyor çünkü.

Düdüklüde, buhar çıktıktan sonra, ocağın ısısını azaltıp, 5-6 dakika pişiriyorum.

Yemek pişip, hafif ılındıktan sonra üzerine taze nane doğruyor ve tuzunu ilave ediyorum.

Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, evde imam olsaydı kesin bayılırdı arkadaşlar 🙂

imam-bayildi

Temmuz 30, 2010 Patlıcan Yemekleri, Sebze yemekleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Zeytinyağlı Taze Börülce

 

zeytinyağlı taze börülce

Taze börülce; bana çocukluğumda yaz tatillerinde gittiğimiz Burhaniye deki dedemlerin evini hatırlatır. Haşlanıp üzerine zeytinyağı ve limon gezdirilen börülce salatası o zamanlar hiç ilgimi çekmezdi ama bol domatesli yapılan zeytinyağlı taze börülceyi çok severdim.

Şimdi; bahçeye her yıl börülce ekiliyor, taze börülceyi yemek yaparak ya da salata yaparak değerlendiriyoruz, bu arada toplanırken gözden kaçanlar büyümeye devam ederek içli börülce oluyor.

Bence börülcenin en lezzetli hali bu; Kabuğu kartlaşmış ve sararmış ama kurumamış, dolayısıyla içindeki taneler de büyümüş ama kurumamış.  Bizim buralarda böyle börülce ve kuru fasulye “sütlü” diye tabir edilir.

Eylül ayında pazarda satılmaya başlar sanırım. Gördüğünüzde sakın kaçırmayın, denemediyseniz muhakkak deneyin. Bu lezzeti unutamayacaksınız…

Ayrıca kuru börülce ile harika bir salata yapabilirsiniz.

Malzemeler

1 kg. taze, körpe börülce

1 büyük soğan

2-3 domates

Zeytinyağı

Tuz

zeytinyağlı börülce

Uygulama

Yine düdüklü tencere,yine zeytinyağlı bir yemek . Sanırım bu cümle, önceki tarifleri takip eden arkadaşlar için yeterli gelmiştir 🙂

 Ben yapım aşamalarını siteyi ilk defa ziyaret eden arkadaşlar için veriyorum.

Taze börülceleri önce güzelce yıkadım, suları süzülünce ayıkladım ve istediğim boyutta kestim.

Soğanı ve domatesleri soyup küp şeklinde doğradım.

Düdüklü tencereye; soğan, domates, börülce sıralaması ile kat kat yerleştirdim.

Domatesler sulu ise ayrıca su ilave etmiyorum, yoksa yarım çay bardağı kadar su  yetiyor.

Zeytinyağını ilave ettim, tuzunu piştikten sonra ilave edeceğim.

Buhar çıktıktan sonra 15 dakika hafif ısıda pişmeye bıraktım. Afiyet olsun inş…

taze börülce

Related Posts with Thumbnails
Temmuz 29, 2010 İftar Yemekleri Tarifleri, Sebze yemekleri, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı