“ev yapımı” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Kıymalı Pide Tarifi

kıymalı pide 1
Hafta sonu bütün ailenin beraberce kahvaltı yaptığı keyifli sofralara yakışacak pratik ve lezzetli bir tarif paylaşmak istiyorum.

Öncelikle annelerin haftasonu bile olsa erken kalkma fedakarlığı yapması gerekiyor bu tarifi hazırlamak için 🙂

Uyanıp hemen mutfağın yolu tutuluyor, hamur hazırlanarak kabarması için bir kenara bırakılıyor. Sonra…

işte tarifimiz…

Malzemeler:

1,5 su bardağı ılık süt

1 tatlı kaşığı şeker

1 çay kaşığı tuz

Yarım paket yaş maya

Un (aldığı kadar)

İç malzemesi

200 gr. Kadar kıyma

2 çorba kaşığı domates sosu veya salça

1 adet çok küçük doğranmış soğan

1-2 yeşilbiber

1 büyük domates

Tuz, karabiber, kırmızıbiber vb.

kıymalı pide 3

Uygulama

Derin bir kaba koyduğumuz ılık sütün içine şeker ve tuzu ilave ederek mayayı eritiyoruz, daha sonra unu yavaş yavaş ilave ederek sert olmayan bir hamur hazırlıyoruz. Hamuru önceden hafif ısıtılmış fırında kabartabilirsiniz, hava sıcaksa dışarıda da kolayca kabarıyor. Ya da kışın kaloriferin yanında kabartmak da mümkün..

Hamurun kabarmasını beklerken kıymanın içine baharatları ekliyoruz, soğanı küçük doğrayarak ilave ediyoruz, yeşilbiberleri ince ince doğruyoruz.

Kabaran hamuru unlu bir yüzeyde merdane ile tepsi ya da kullanacağımız kalıp büyüklüğünde açıyoruz. Ben ikea dan aldığım tart kalıbını kullandım, tabanı çıktığı için çok pratik oluyor J

Hamurun üzerine 2 çorba kaşığı domates sosu, yoksa salça yı eşit şekilde dağıtıyoruz, üzerine kıymalı malzemeyi ilave ederek, en son küp şeklinde doğranmış domatesi ekliyoruz ve 200 derece ısıdaki fırında yaklaşık 25 dakika pişiriyoruz.

Çok leziz, üstelik ev yapımı olduğu için güvenliği konusunda şüphe duymadan, kıymalı pidemizi afiyetle bitiriyoruz. Kesinlikle bir çırpıda bitiyor, kalanları sonra ısıtarak yeriz gibi bir seçeneğiniz yok 🙂

Sevgiler…

kıymalı pide

Ağustos 31, 2014 Çeşitli Hamur İşleri, Mayalı Tarifler, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Ev Yapımı Galeta Tarifi

Evde kolayca yapılan galeta tarifini paylaşarak uzun bir aradan sonra merhaba demek istiyorum. Özellikle diyet yapan arkadaşlar ve benim gibi büroda öğle yemeğini galeta ve yoğurt ile geçiştirenler için bu tarif…

Bazen işlere daldığımız, bazen de dışarıda yediğimiz yemeklere çok fazla güvenmediğimiz için, öğle yemekleri sorun oluyor. Evdeki gibi sağlıklı ve güvenilir yiyecekler arıyoruz. Çalışan arkadaşlar bu konuda düşüncelerini paylaşırsa çok sevinirim…

Bu arada hafta sonu çocuklar geldiğinde fotoğraf makinemin ayarları ile oynamışlar. Fotoğraflar bu kez istediğim gibi olmadı ama görünüşe aldanmayın, galetaların tadı ve kıtırlığı harika 🙂

 

 

Malzemelere 

500 gr. un

250 gr. ılık su

25 gr. zeytinyağı

1 yemek kaşığı şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı kuru maya

Üzerine

çörekotu, susam, haşhaş tohumu

Uygulama

Mayalı hamurları yoğurma ve kabartma işini ekmek makinesinde yaptığımdan beri her şey daha da kolaylaştı.

Ekmek makinesine suyu ve zeytinyağını koyarak üzerine un, tuz, şeker ve kuru mayayı ilave ediyorum. Makineyi yoğurma programı bitene kadar çalıştırıyorum.

Elde yapmak isterseniz; önce kuru malzemeleri karıştırıp, daha sonra su ile ele yapışmayan normal yumuşaklıkta bir hamur hazırlayabilirisiniz.

Hamuru bilinenin aksine ılık bir ortamda değil, buzdolabında en az 1 saat bekletiyoruz.

Ben hamuru iki eşit parçaya böldüm ve merdane ile açtım. Ölçülere sadık kalındığında iki tepsi galeta oluyor.

 

 

Merdane ile açarken çok ince açmamıza gerek yok. Hamuru açtıktan sonra çörekotu ya da susam veya haşhaş tohumu kullanacaksanız, bunları hamurun üzerine serperek merdane ile hafifçe üzerinden geçin. Hamura yapışsınlar. Daha sonra uzun şeritler halinde kesip, isterseniz benim gibi ortadan ikiye de kesebilirsiniz.

Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizerek önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20 dakika pişirmeniz yeterli.

Pişerken hafif kabarıyorlar ve ne kadar çok fırında tutarsanız o kadar da kıtır oluyorlar.

Denemeniz tavsiyesi ile, mutlu pazarlar…

 

Aralık 25, 2011 Mayalı Tarifler kategorisine gönderilmiş - devamı

Kıymalı Tarhana Çorbası

 

Her yörede yapılışı birbirinden farklı olsa da tarhana çorbası bize, ülkemize özgü bir lezzet.Bebekler onunla büyütülür,sabahları okula yetişecek çocuklara sıcacık tarhana çorbası içirilir, özellikle kendimiz yapıp kurutmuşsak, tadına, nefasetine doyum olmaz.

Tarhananın çıkış noktası, yaz sebzelerinden, o canım domateslerden, kırmızı biberlerden sağlıklı bir şekilde kışın da faydalanmak olabilir mi? Bizim yörede yani Bursa’ da tarhana yapılırken içine koyun sütü ile mayalanmış koyun yoğurdu ilave edilir, tarhana karıldıktan sonra bekletilmez, hemen gözeden ya da robottan geçirilir ve serilerek kurutulur. Ben birkaç gün mayalandırılıp yapılan tarhanayı da çok seviyorum, tadı hafif ekşi oluyor.

Bu arada her zaman yapılabilen ama çabuk tüketilmesi gereken “muhacir tarhanası” isminde güzel bir tarif var; onu da en kısa sürede şimdi 92 yaşında olup hafızasıyla beni hayrete düşüren sevgili babaannemden öğrenip sizinle paylaşacağım.

Tarhana çorbası evde hazırlandığı için sağlıklı olduğu tartışılmaz, üstelik yapımı da çok kolay. Şimdi, bizim mutfağımızda çok sevilen ve küçük oğlumun da favorisi olan çorbanın yapımına geçecek olursak;

Malzemeler

1 çorba kaşığı kıyma

1 servis kaşığı sıvıyağ

1- 2 diş sarımsak

2 yemek kaşığı domates sosu veya 1 yemek kaşığı domates salçası

1 litre sıcak su

3-4 çorba kaşığı tarhana

Tuz

Uygulama

Ön hazırlık olarak bir su bardağı kadar suyun içine tarhana ilave edilerek sırası gelene kadar bekletilir, böylece çorbaya ilave edilirken topaklanması önlendiği gibi daha kolay kıvam alması sağlanır.

Sıvıyağda kıyma ve rendelenmiş sarımsak güzelce kavrulur.

Domates sosu ilave edilir, 1-2 dakika malzemelerin birbiriyle bütünleşmesi için karıştırılır.

1 litre sıcak su ilave edilir.Çorbanın kıvamı tarhananın cinsine göre farklılık göstereceğinden bence çorba koyu kıvamlı olursa ilave etmek için kenarda bir miktar sıcak su hazır bekletilmeli.

Tenceredeki malzemeler kaynamaya başlayınca  tarhana ilave edilir ve birkaç dakika hiç durmadan karıştırılır, bu süre içinde tarhana çorbası kıvamını belli edecektir.Eğer koyu kıvamlı ise biraz daha sıcak su eklemek istenilen kıvama gelmesi için yeterli olacaktır.

Orta ısıda 15 dakikada pişen çorbamız servise hazırdır.

Damak tadına göre tuzu ilave edilir.

Ev yapımı pulbiber ve ev yapımı turşu ile buluştuğunda bence lezzetine doyum olmaz.

Eylül 19, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Dilber Dudağı Tatlısı

Bayram için tatlı tariflerine devam ediyorum.  Dilberdudağı, hamur açma konusunda biraz tecrübeliyseniz kolayca yapabileceğiniz bir tatlı.

Hamur tatlılarında birçok püf nokta var ve birden fazla adımı başarıyla geçmeniz gerekiyor. Hamurunuz çok güzel açıldı, güzel pişti ama şerbetini tam kıvamında yapamazsanız, istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün değil. Bu nedenle önceleri tatlı yaparken yarım ölçülerle denemenizi tavsiye ederim. Hem malzeme açısından hem de zaman açısından kaybetmemiş olursunuz.

Eğer iki kişi yapma imkanınız varsa, dilber dudağı tatlısı çok daha kolay ve kısa sürede bitecektir.

 

 

Malzemeler ( 1 cup 240 ml.yaklaşık 1 su bardağı)

1 yumurta

1/ 3 cup süt

80 gr. tereyağı

1/ 2 paket kabartma tozu

Bir fiske tuz

1 tatlı kaşığı sirke

4 cup un (yaklaşık)

1 / 2 paket vanilya

Şerbeti

3 su bardağı şeker

2,3 su bardağı su

Üzerine

2 yemek kaşığı tereyağı

5-6 yemek kaşığı sıvıyağı

İçine

İri kırılmış ya da tane ceviz, fındık vb.

Açmak için

1 su bardağı nişasta (yaklaşık)

 

 

Uygulama

Geniş bir kabın içine; 1 yumurta, 1/3 cup süt, erimiş tereyağı, tuz ve sirkeyi ilave edip karıştırıyorum.

Kabartma tozu ve vanilyayı un ile birleştirip, diğer malzemelere ekliyorum. Son bir cup unu kontrollü ilave ederseniz daha iyi olur.

Hamuru çok güzel yoğuruyorum, önce iki bezeye ayırıp, her bir bezeyi kendi arasında 13-14 küçük bezeye bölüyorum.

Küçük bezeleri elimle yuvarlatıp, bol nişasta ve merdane yardımı ile açıyorum. Çok büyük açmanıza gerek yok, kahvaltı tabağından biraz daha küçük açıyorum. Bu arada bol nişasta kullanıyorum.

Birinci tur hamurların hepsini açıp, üst üste koyduktan sonra, hamur grubunu alt-üst ederek ve üzerine nişasta serperek önce merdane ile biraz büyütüyorum.

Sonra oklava ile açabildiğim kadar ince açıyorum. Hamur yağlı olduğu için çok kolay açılıyor.

Hamuru açarken başlarda nişasta serpiyorum ama hamur büyüdükçe kullandığım nişasta miktarı azalıyor, ters orantı var! Sadece yapışmasını önleyecek kadar minimum seviyede nişasta kullanıyorum.

Diğer hamuru da açıp, bu iki büyük hamuru üst üste koyabileceğiniz gibi, benim yaptığım yöntemle de yapabilirsiniz. İlk hamuru büyük açıp, ortadan ikiye katlayabilirsiniz, yine iki katlı hamur elde ettik 🙂

Çay bardağının ağzı ile hamurdan küçük daireler kesiyorum. Kenar ve kıyıların çok az kalmasına dikkat ediyorum, en küçük bir parça hamurun bile ziyan olmasını istemiyorum. Kenarlardan kalanları bir şekilde birleştirip içine fındığını koyarak tepsinin bir köşesinde onları da pişirip şerbetledim.

 

 

Dairelerin içine kaju fıstığı koyarak bastırmadan ikiye katlıyorum.

Tepsiye sıkıştırmadan yerleştiriyorum.

Diğer hamuru da aynı şekilde açıp, ortadan ikiye katlıyor, bardakla kesip, ortalarına fıstık koyarak katlıyorum. Sıkıştırmadan tepsiye diziyorum.

Bu ölçülerle iki borcam tepsi tatlı oldu. İsterseniz siz ölçüyü biraz daha arttırabilirsiniz.

Tereyağını ve sıvıyağını bir kaba alarak ısıtıyorum. Tereyağını çok fazla kızdırmayın, pişerken hamurların üzerinde siyah yanık izleri oluşuyor.

Her bir hamura, fırça yardımı ile tereyağını bol bol sürüyorum.

Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum.

Şerbetini yaparken; şeker ve suyu bir kaba alıyor ve kaynamaya başladıktan sonra hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum, biraz limon sıkarak soğuması için bir kenara alıyorum.

Hamur tatlılarında şerbetin biraz koyu olması gerekiyor, özellikle dilberdudağı tatlısında şeker miktarı su miktarından daha fazla olmalı, bunu göz ardı etmeden uygulayın, yoksa tatlılar çıtır çıtır olmak yerine yumuşak olur.

Fırından çıkan tatlının birkaç dakika dinlenmesine izin veriyor, sonra soğuk şerbeti kepçe yardımı ile tatlılarla buluşturuyorum.

 

 

Ağustos 25, 2011 Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Haşhaşlı Revani Tarifi

 

 

Bayramda klasik tatlılardan yapmak yerine değişik bir tatlı yapmak isterseniz haşhaşlı revani iyi bir seçim olabilir. Kreması ve çıtır çıtır haşhaşlı lezzeti ile farklı ve güzel bir tarif bence.

Tatlının üzerinde genellikle krem şanti kullanılsa da süt kreması daha masum bir alternatif. Haşhaş miktarını da isterseniz biraz azaltabilirsiniz.

Ramazan ayında niye kilo alıyoruz diye soranlar varsa, cevabı tatlı tüketiminde aramalı bence 🙂 Daha önce tatlı olmadan sofradan kalkıyorduk ve hiç eksiklik hissetmiyorduk. Şimdi iftardan sonra mutlaka bir çeşit tatlı aranıyor. Ramazanı yarılamışken bizim evde 2 kere sütlü kadayıf tatlısı, 2 kere haşhaşlı revani, 1 kere şekerpare ve 1 kere de sütlü irmik helvası yapıldı. Bayramdan sonra kesinlikle diyet gerekli 🙂

 

 

Malzemeler

3 yumurta

1 su bardağı şeker

1 su bardağı sıvıyağ

1 su bardağı süt

1 su bardağı irmik

1 su bardağı haşhaş

1,5 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

Şerbeti

2 su bardağı su

2 su bardağı şeker

1/ 4 limon suyu

Üzerine

1 paket krem şanti ve yarım su bardağı süt

Ya da bir paket süt kreması

 

 

Uygulama

Önce şerbetini hazırlamak istiyorum. Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynamaya başladıktan sonra, ısıyı azaltarak 15 dakika kaynatıyor ve limon suyunu ilave ederek bir kenara alıyorum.

Şeker ve yumurtayı mikserle birkaç dakika çırpıyorum.

Süt ve sıvıyağı ilave ederek düşük devirde karıştırıyorum.

İrmik, haşhaş, un ve kabartma tozunu ilave ederek karıştırıyorum.

Tercihen yüksek kenarlı kare ya da dikdörtgen bir tepsiye transfer ediyorum.

 

 

180 derecedeki fırında kızarana kadar pişiriyorum. (içinin pişmiş olmasına dikkat edilmeli. Bazı fırınlar üzerini çok çabuk kızartır ama içini tam olarak pişirmez.)

Fırından çıkan haşhaşlı kekimizi biraz dinlendiriyorum. İstediğim boyutta dilimlere kesiyorum.

Bu arada soğuyan şerbeti kepçe ile kekin üzerine döküyorum.

Kremayı uygulamak için tatlının iyice soğumasını bekliyorum. Oda sıcaklığına gelince birkaç saat buzdolabında bekletiyorum.

Krem şanti kullanacaksam, süt ve toz krem şantiyi mikser ile birkaç dakika çırparak haşhaşlı revaninin üzerine uyguluyorum.

Süt kreması kullanacaksam; süt kremasının, çırpacağım kabın ve mikser çırpıcı aparatının çok soğuk olması için bir süre dondurucuda bekletip, sonra mikser ile kremşanti kıvamına ulaşana kadar 4-5 dakika çırpıyorum.

Üzerini istediğiniz bir şekilde süsleyebilirsiniz. Ben bahçedeki asma dan yeni kopmuş siyah üzümleri kullandım.

 

Ağustos 18, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Şekerpare Tarifi

 

Bugün paylaştığım şekerpare tarifi inanıyorum, tarif defterinize yanında yıldızlı olarak not edilecek, o kadar güzel o kadar nefis bir tarif.

Ramazan Ayının başlaması ile tatlı tüketimi artıyor ve bayramla zirveye ulaşıyor olmalı 🙂 bayram tatlıları, çikolatalar neredeyse her gittiğimiz evde bizi evsahibi ile birlikte karşılıyor.

Baklavanın yerini tutamaz belki ama şekerpare de bayramda ikram edilebilir. Tatlılar, özellikle geleneksel türk tatlıları söz konusu olduğunda, kalori hesaplarının tavan yaptığı ve birkaç gün içinde kilo alındığı hesaba katılırsa, şekerpare daha masum tatlılar kategorisine dâhil edilebilir.

Şekerpareyi tereyağı kullanarak yaptım, tıpkı tarifin kaynağı sevgili arkadaşım Yeşim gibi. Bütün tatlılarda, kurabiyeler ve böreklerde kısaca evde tereyağı dışında katıyağ kullanmıyorum. Tereyağı kesinlikle daha sağlıklı.

 

 

Şekerpare tatlısını yaparken kullandığım mutfak tartısı ve elektrikli öğütücüden bahsetmek istiyorum. Mutfakta hayatı kolaylaştıran aletler bunlar.  Her evde elektronik mutfak tartısı olmalı bence, yemek yapmaya, yeni tarifler denemeye meraklıysanız mutfak tartısı işinizi çok kolaylaştırır.

Elektrikli öğütücü; pudra şekeri yapmak için, kahve, karabiber vb. öğütmek için çok pratik bir alet. Ben o kadar alıştım ki öğütücü kullanmaya şu anda 3. Sü kullanıyorum. Size tavsiyem sıvı bir şeyler öğütmeye kalkmayın benim gibi 🙂

 

 

Malzemeler

125 gr. tereyağı (oda ısısında yumuşamış)

1 kahve fincanı(türk kahvesi)sıvıyağı

4 tepeleme çorba kaşığı pudra şekeri

2 yumurta (1 tanesinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)

1 çay kaşığı karbonat (kabartma tozu olmaz!)

1 fiske tuz

1 paket vanilya

2,5 – 3 su bardağı un

Şerbeti

4 su bardağı şeker

5 su bardağı su

1/ 4 limon suyu

Üzerine

25-25 adet fındık vb.

Uygulama

Önce şerbeti hazırlamak istiyorum çünkü tatlılar fırından çıktığında şerbet hazır olmalı, böylece sıcak tatlılara ılık şerbet uygulanabilir. (PÜF NOKTA)

Şeker ve suyu bir kaba koyarak kaynama noktasından sonra ortaya yakın hafif ısıda 20 dakika kaynatıyorum. Kapatmadan önce limon suyunu ilave edip, bir kenara alıyorum.

 

 

Derin bir kaba; tereyağını, sıvıyağı, pudra şekerini ve bir tam yumurta ile bir yumurta beyazını ilave ederek (yumurta sarısının bir tanesini tatlıların üzerine sürmek için ayırdım) mikser ile karışım beyazlayana kadar 3-5 dakika çırpıyorum (PÜF NOKTA)

Bir fiske tuz, vanilya ve karbonatı ilave ediyorum.

Unu kontrollü ilave ediyorum. Yeşim tarifinde 2,5 bardak un yazmasına rağmen benim tatlı hamurum neredeyse  3 bardak un aldı, sıvıyağ koyduğum kahve fincanım biraz büyüktü sanırım, kullandığım köy yumurtaları da büyük olabilir. Fazla un kullanımını böyle yorumladım.

Şekerpare için un miktarı 2,5 ile 3 bardak arasında değişebilir. Elimizle hamuru yoğurduğumuzda, kulak memesi yumuşaklığında kolay şekil alan ve dağılmayan bir hamur olması gerekiyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kağıdı seriyorum. Hamuru 24-25 eşit parçaya ayırıp, her birini elimle düzgün yuvarlaklar haline getirerek tepsiye diziyorum.

Üzerlerine birer fındık koyarak (ben kaju fıstığı kullandım) ve yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırına koyuyorum.

 

 

Şekerpareler fırında nar gibi kızarana kadar beklemeli. Pembeleşmesi mükemmel lezzeti yakalamak için yeterli değil, bunu unutmayalım (PÜF NOKTA)

Fırından çıkan tatlıları ılınmasını beklemeden şerbetleyeceğim daha küçük ve kapaklı bir tepsiye transfer ediyorum, burada ılınmış şerbeti kepçe yardımı ile üzerlerine döküyorum, birkaç dakika sonra tepsinin kapağını kapatıyorum ve soğuduğunda buzdolabına alıyorum.

Şerbetleme sırasında tatlıları üst üste koymadım, sadece bir kere ters yüz ederek üstlerinin de şerbeti iyice içine almasını sağladım.

 

Yeşil elmalar bahçedeki elma ağaçlarından…

Şekerpareler, bizi yemeğe davet eden yeni evli yeğenimizin evinde diğer misafirler tarafından da çok beğenildi, tarifi alındı.

İftarınız mutlu, bereketli olsun inşallah…

Ağustos 15, 2011 İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderilmiş - devamı

Yoğurtlu Dondurma Tarifi

Böyle nefis bir tat yok arkadaşlar; şimdiye kadar yaptığım en lezzetli dondurmadan bahsediyorum 🙂 Yoğurtlu dondurma tamamen benim damak tadıma uygun. Çok farklı, çok ekstrem bir tadı var; akşam iftardan sonra ikram ettiğim misafirlerim dahi içinde yoğurt olduğunu tahmin edemedi 🙂 Diğer dondurmalarda olduğu gibi çok aşırı tatlı değil, insanı bayıltmıyor; hatta ben belli belirsiz yoğurdun kendine has ekşi tadını da hissettim, üstelik yapımı çok pratik ve çok kolay…

Yoğurtlu dondurma, tek başına yenildiği gibi, bugün yaptığım haşhaşlı revani tatlısına da mükemmel eşlik etti. Ev yapımı dondurma tariflerinde birkaç yöntem kullanılıyor. Hakiki salep ile geleneksel dondurma yapılabildiği gibi,  süt kreması ve yumurta ilaveli Amerikan tarzı besleyici dondurmalar yapmak mümkün.

Farklı malzemeler ve farklı yöntemlerle yapmış olsak da işin sırrı mis gibi ev yapımı olması!

Yoğurtlu dondurma tarifini uygularken sevgili arkadaşım Cahide nin ve onun vesilesi ile de Zeynebin dondurma maceralarını okudum. Daha önce çilekli dondurma tarifi paylaşmıştım, ben dondurma karışımını hazırladıktan sonra makineye koyuyorum ve dondurma makinesinde yapıyorum, tavsiye ederim bence her eve bir dondurma makinesi gerekli 🙂

Malzemeler

1 kutu süt kreması (200 ml.)

1 su bardağı süzme yoğurt

1,5 bardak pudra şekeri (ben 1 bardak kullandım)

40 gr. bitter çikolata

 

 

Uygulama

Süt kremasını dondurucuda iyice soğutuyorum, kremayı çırpacağım kabı da soğutuyorum. Sonra mikser ile birkaç dakika kremayı çırpıyorum, tıpkı krem şanti gibi kabarıp yoğunlaşıyor.

Dondurmada süzme yoğurt kullanılıyor, hazırda süzme yoğurt yoksa, evdeki yoğurdu süzme yoğurt haline getirebilirsiniz. Ben süt süzmekte kullandığım tülbet peçetenin içine yoğurdu koyarak yüksek bir yere aldım, en fazla bir saat içinde kullanılabilir ölçüde suyunu bırakmış ve katılaşmıştı.

Bir su bardağı süzme yoğurdu kremaya ilave ediyorum, pudra şekerini de ilave ederek hepsini beraber karıştırıyorum.

Dondurma makinesini çalıştırıp içine dondurma karışımını koyuyorum. Eğer makineniz yoksa derin olmayan bir kaba dondurma karışımını transfer edin ve dondurucuya koyarak, sık sık karıştırmayı ihmal etmeyin.

Küçük parçalara kesilmiş çikolatayı da ilave ediyorum.

Dondurma makinesinden sonra dondurucuya alınan ve burada 3-4 saat içinde iyice donan dondurmayı biz iftardan sonra haşhaşlı revani ile birlikte yedik 🙂

 

Ağustos 11, 2011 Dondurmalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Talaş Böreği (Milföy Hamuru İle)


Milföylü tariflere başlamışken, talaş böreğini milföy hamuru ile yaparak iftara çıtır çıtır bir lezzet katmak istedim. İç malzemesini de hazır garnitür kullanınca, geriye sadece tavuk etini pişirmek kaldı.

Çok pratik ve çok kısa zamanda yapılabildiği için, çalışan arkadaşlara özellikle tavsiye etmek isterim. Yanında sadece bir çorba ve salata ile gayet doyurucu oluyor.

Talaş böreği tarifine ilişkin püf noktalara gelince; iç malzemesinin mümkün olduğunca susuz olmasına dikkat ediyorum, bu nedenle tavuk etlerini iyice suyunu çekene kadar pişiriyorum. Milföy hamurunun pişerken yumuşamasını ve çıtırlığını kaybetmesini istemiyorum.

Tavuk yerine sucuk ya da sosis (ben sosis tercih etmiyorum)kullanılabilir. Özellikle sucuklu nefis olduğunu söylemeliyim.

Sadece bir öğünde yenecek kadar yapıyorum, milföy hamuru ısıtıldığında özelliğini biraz kaybediyor ne yazık ki.

Malzemeler ( 5 kişilik)

1/ 2 paket milföy hamuru (5 adet)

1 küçük kavanoz garnitür

1/ 2 tavuk göğüs eti (erpiliç)

1 yumurta sarısı

Tuz, karabiber

Kaşığın ucu ile salça

Uygulama

Tarifimiz çok kolay, milföy hamuru ve garnitür hazır olduğu için tek yapmamız gereken tavuk etini pişirmek.

Tencereye koyduğum biraz sıvıyağ ile kuşbaşı doğranmış tavuk etini önce suyunu salıp, sonra iyice çekene kadar yaklaşık 25-30 dakika pişiriyorum.

Suyunu çekmeye başladığında kaşığın ucu ile salçasını, tuz ve karabiberi ilave ediyorum.

Tavuk eti piştiğinde suyu tamamen bitmiş olmalı.

Garnitür ile tavuk etini birleştiriyorum.

Milföy hamurlarını merdane ile biraz büyütüyorum, böylece tam bir porsiyonluk olacak kadar içine bol malzeme alabiliyor.

Hamurun ortasına börek içini koyarak bohça şeklinde katlıyorum ve ters çevirerek tepsiye yerleştiriyorum.

Bütün milföy hamurlarını bu şekilde talaş böreği haline getirdikten sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüyorum. İsterseniz çörek otu da kullanabilirsiniz.

180 derece ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişiriyorum.

İftarda değişik ve pratik, aynı zamanda doyurucu yemek arayan arkadaşlar, milföylü talaş böreği bütün beklentilerinize cevap verecektir.

Bereketli iftarlar…

Related Posts with Thumbnails
Ağustos 9, 2011 Börekler, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı