“Çorbalar” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Kıymalı Tarhana Çorbası

 

Her yörede yapılışı birbirinden farklı olsa da tarhana çorbası bize, ülkemize özgü bir lezzet.Bebekler onunla büyütülür,sabahları okula yetişecek çocuklara sıcacık tarhana çorbası içirilir, özellikle kendimiz yapıp kurutmuşsak, tadına, nefasetine doyum olmaz.

Tarhananın çıkış noktası, yaz sebzelerinden, o canım domateslerden, kırmızı biberlerden sağlıklı bir şekilde kışın da faydalanmak olabilir mi? Bizim yörede yani Bursa’ da tarhana yapılırken içine koyun sütü ile mayalanmış koyun yoğurdu ilave edilir, tarhana karıldıktan sonra bekletilmez, hemen gözeden ya da robottan geçirilir ve serilerek kurutulur. Ben birkaç gün mayalandırılıp yapılan tarhanayı da çok seviyorum, tadı hafif ekşi oluyor.

Bu arada her zaman yapılabilen ama çabuk tüketilmesi gereken “muhacir tarhanası” isminde güzel bir tarif var; onu da en kısa sürede şimdi 92 yaşında olup hafızasıyla beni hayrete düşüren sevgili babaannemden öğrenip sizinle paylaşacağım.

Tarhana çorbası evde hazırlandığı için sağlıklı olduğu tartışılmaz, üstelik yapımı da çok kolay. Şimdi, bizim mutfağımızda çok sevilen ve küçük oğlumun da favorisi olan çorbanın yapımına geçecek olursak;

Malzemeler

1 çorba kaşığı kıyma

1 servis kaşığı sıvıyağ

1- 2 diş sarımsak

2 yemek kaşığı domates sosu veya 1 yemek kaşığı domates salçası

1 litre sıcak su

3-4 çorba kaşığı tarhana

Tuz

Uygulama

Ön hazırlık olarak bir su bardağı kadar suyun içine tarhana ilave edilerek sırası gelene kadar bekletilir, böylece çorbaya ilave edilirken topaklanması önlendiği gibi daha kolay kıvam alması sağlanır.

Sıvıyağda kıyma ve rendelenmiş sarımsak güzelce kavrulur.

Domates sosu ilave edilir, 1-2 dakika malzemelerin birbiriyle bütünleşmesi için karıştırılır.

1 litre sıcak su ilave edilir.Çorbanın kıvamı tarhananın cinsine göre farklılık göstereceğinden bence çorba koyu kıvamlı olursa ilave etmek için kenarda bir miktar sıcak su hazır bekletilmeli.

Tenceredeki malzemeler kaynamaya başlayınca  tarhana ilave edilir ve birkaç dakika hiç durmadan karıştırılır, bu süre içinde tarhana çorbası kıvamını belli edecektir.Eğer koyu kıvamlı ise biraz daha sıcak su eklemek istenilen kıvama gelmesi için yeterli olacaktır.

Orta ısıda 15 dakikada pişen çorbamız servise hazırdır.

Damak tadına göre tuzu ilave edilir.

Ev yapımı pulbiber ve ev yapımı turşu ile buluştuğunda bence lezzetine doyum olmaz.

Eylül 19, 2011 Çorbalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Ramazanda İftar Menüleri

 

Bugünlerde biz hanımların zevkle yaptığı iş, iftar sofraları için yemekler hazırlamak olsa gerek 🙂 Sanki bütün gün bunu düşünüyoruz, acaba bu akşam ne pişirsem? Değişik ne yapabilirim?

İftara misafir alınacaksa, bu düşünceler 1-2 gün önceden başlıyor, malzeme listesi yapılıyor, alışveriş tamamlanıyor, yorulduğumuzu hissetmeden (en azından iftara kadar) harika menüler hazırlanıyor.

Ramazan Ayında iftar için yemek hazırlarken en önemli kuralım, ertesi güne artmayacak ölçüde yemekler yapmak. Naçizane görüşüm; her gün değişik yemekler yapmayı hedefliyorsanız, miktarı olabildiğince az tutmalısınız. Yoksa israftan kaçınmak çok zor olur. Güzel niyetlerle yapılan yiyecekler, buzdolabında bekler, olmadı dökülür ya da atılır.

Sebze ve meyveler açısından en bol mevsimi yaşıyoruz, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verenler için, zeytinyağlı taze fasulye, imambayıldı yapmanın tam zamanı. Semizotu salatası, cevizli kabak salatası ana yemeklere eşlik edebilir. Gerçekten de seçenekler çok fazla…

Fikir vermek açısından bugünün menüsü şöyle olabilir;

Taze iç börülceli ovmaç çorbası

Fırında zeytinyağlı patlıcan yemeği ve pilav

Künefe

 

 

 

Bereketli iftarlar…

Ağustos 4, 2011 Ramazanda İftar Menüleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Mercimek Çorbası Tarifi


Mercimek çorbasının birden fazla ve sonucu çok nefis olan tarifleri var tabi, ben bugün pratik bir şekilde, kısa sürede yapılan mercimek çorbası tarifi paylaşmak istiyorum.

Çorbalarda un kavurmak ve çorbanın kıvamını bu yolla istediğimiz gibi yapmak mümkün. Bizim damak tadımızda çorbalar biraz yoğun olmalı, daha doyurucu ve besleyici olmalı. Türk damak tadı böyle iken, özellikle uzak doğuda  Thai ve Çin çorbaları alıştığımız tat ve görüntüden çok uzakta 🙂 Örneğin, Tayland ın ünlü Tum Yum çorbasında sadece tavuk suyu ve sebzeler ile aromatik bitkiler kullanılıyor.

Ramazan ayında çorbalardan vazgeçmemiz mümkün değil, iftara böyle doyurucu ve besleyici bir çorba ile başlamak için şimdi iş başına…

 

 

Malzemeler ( 8-10 kişiye rahatça yeter )

1 cup kırmızı mercimek

1 büyük boy soğan

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı tereyağı

1 çorba kaşığı domates sosu

 

 

 

Tuz

Servis sırasında limon

Uygulama

Bu çorbanın bence en pratik tarafı, çorba yaparken sadece el blenderi ve rende gerekli olması. Bütün yapmamız gerekenleri çorba tenceresinde yapıyoruz, başka kap kacak kullanmak yok 🙂

Öncelikle mercimeği çok iyi yıkamak gerekiyor. Ben bazen yıkamakla da yetinmeyip, mercimeği bir kaba alarak üzerine bir parmak geçecek kadar su ilave ediyor ve kaynama noktasına kadar bir taşım kaynatıp, suyunu döküyorum, sonra çorba tenceresine alıyorum. Böylece çorbanın rengi daha güzel oluyor.

Çorba tencesine tereyağını koyarak eritiyorum, unu ilave ederek hafif pembe renk alana kadar orta ısıda kavuruyorum. Bu arada domates sosunu ilave ediyorum. Salça kullanacaksanız sorun olmaz ama domates sosu sulu ise un topaklanabilir, dikkatli olun.

1 litre kadar soğuk suyu tencereye döküyorum, unun topak olmaması için bir süre devamlı karıştırıyorum.

Mercimeği ilave ediyorum.

Soğanı rendeleyerek ilave ediyorum. Benim kullandığım el blenderi o kadar güçlü değil, bu nedenle soğanı rendeledim. Eğer sizdeki her şeyi kolayca püre yapıyorsa rendelemekle uğraşmayın, doğrayın yeter.

Başka malzemeler ilave etmedim. Patates ve havuç kullanılabilir. Özellikle çocuklar için yapılıyorsa çok güzel olur. Daha çok kışın ilave malzemeli yapıyorum.

Şimdi mercimeğin iyice pişmesini beklemekten başka yapacak çok fazla işimiz kalmadı.

Mercimek dağılıp, iyice piştiğinde ocaktan alıyorum ve birkaç dakika sonra el blenderi ile çorbayı pürüzsüz hale getiriyorum.

Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Muhtemelen kıvamı çok koyu oldu değil mi? bir miktar su ilave ederek, bir taşım kaynatıyorum.

Vazgeçilmez bir çorba bu, yanında kıtır ekmekler ve limon ile servis yapıyorum.

 

Ağustos 2, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Buğdaylı Mantar Çorbası

 

Bugün tarifini paylaşacağım çorba; buğdaylı mantar çorbası. Tamamen doğaçlama bir tarif ama sonuç olarak lezzeti ile sitede yayınlanmayı hak etti.

Mutfakta en zor işlerden biri, bence; kileri ve kiler dolaplarını düzenlemektir. Onlarca mutfak malzemesi, araç gereç elden geçer; Mustafa sayesinde kayboldu sanılan şeyler ilgisiz bir çekmeceden çıkınca sevinilir, son kullanma tarihleri kontrol edilir, eksikler ve bitenler not alınır. Bu kadar fazla araç gerece, stoklanan yiyeceğe gerek var mı diye düşünülür…

Bu düzenlemenin en güzel tarafı ise; parlak fikirlerin ortaya çıkma ihtimalinin fazla oluşudur. Bugün kavanozda buğdayları görüp, birçok buğdaylı tarifi hatırlamam gibi 🙂 Üstelik dondurucuda bittiğini de hatırladım.

Buğday, nohut gibi kullanım alanı sadece yemeği ile sınırlı kalmayan, aynı zamanda çok faydalı olan bu besinleri birçok tarifte yardımcı malzeme olarak kullanabiliriz. Elimizin altında her zaman haşlanmış nohut ve buğday olsa, ne pratik olur değil mi? Ben buğdayı pişirdikten sonra, pet bardaklara koyuyor ve soğuyunca dondurucuya kaldırıyorum. Haşlanmış nohutları da küçük buzdolabı poşetlerine, oradan dondurucuya…

Malzemeler

400-500 gr. mantar

1 su bardağı haşlanmış buğday

1 demet taze soğan

1/ 2 kutu süt kreması veya 1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı un

1 yemek kaşığı tereyağı

1 servis kaşığı sıvıyağı

Tuz

Taze çekilmiş karabiber (üzerine)

Uygulama

Çorba yapacağımız tencereye tereyağı ve sıvıyağı koyarak ince doğradığımız taze soğanları hafif pembeleşene kadar kavuralım. Tereyağı çok çabuk yanıyor, bu nedenle içine az da olsa sıvıyağı ilave ederek bu sorunu çözmeye çalışıyorum, işe yarıyor 🙂

Yaklaşık 1 litre sıcak suyu ve 1 su bardağı haşlanmış buğdayı kavrulan soğanlara ilave ediyorum. Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Mantarları soyarak ince doğruyorum, çorba karışımına ilave ediyorum. Bu şekilde yaklaşık 15 dakika kaynatarak mantarları pişiriyorum.

Şimdi sıra unu incelterek çorbaya ilave etmeye geldi. Aslında hiç un kullanmadan da çorbayı hazırlayabilirsiniz. Kıvam olarak nasıl bir çorba istediğiniz belirleyici olacaktır.

Genellikle suyu duru olan çorbalar bizim mutfağımızda çok fazla yer almıyor. Çorbanın kıvamının biraz yoğun olmasını tercih ediyoruz. Bu nedenle ben bir silme çorba kaşığı kadar unu, yarım çay bardağı su ile incelterek kaynayan çorbaya ilave ettim.

Unu ilave ettikten sonra 5-6 dakika daha hafif ısıda devam pişirmeye devam edelim.

Çorbaya sos olarak süt kreması ya da süt tercih edebilirsiniz.  Eğer un kısmını atlayıp duru bir mantar çorbasını tercih ettiyseniz, ilave edeceğiniz sütün çorbayı daha da duru hale getireceğini unutmayın.

Ben süt kremasını tercih ettim, ocaktan kenara aldığım çorbadan bir kepçe alarak kremaya alıştırdım ve çorbaya yavaşça ilave ettim.

Servis sırasında, taze çekilmiş karabiber ve taze soğan yapraklarını kullandım.

Biz çorbayı çok beğendik. İnşaallah deneyip siz de beğenirsiniz…

Ekim 23, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yoğurtlu Patlıcan Salatası

Özellikle Ramazan Ayında neredeyse her gün soframızdan eksik etmediğimiz bir salata; yoğurtlu patlıcan salatası. Ramazan Ayının her yıl 10 gün önce başlayarak yaz mevsimine doğru geldiği bu yıllarda iftarda ağır yemekler yerine, daha çok domates salatası, yoğurtlu salatalar veçorbalar; yemek ve tatlılara göre daha çok tercih ediliyor. Yemek sonu dondurma ve karpuzdan başka bir şey aranmıyor.

Patlıcan közlemeden salatasını yapmak mümkün değil 🙂 Bunun için seçebileceğimiz en güzel patlıcanlar da yuvarlak bostan patlıcanlar, içleri hem çok, hem de kar gibi beyaz oluyor. En makbul patlıcan közleme odun ateşi korunda yapılır ama onu nereden bulacağız?

Bunun yerine daha pratik yöntemlerle patlıcanları közleyebilir ve salatamızı yapabiliriz. Ben balkonda küçük tüpün üzerine közleme aparatını koyup, o şekilde patlıcanları pişiriyorum, oldukça pratik. Közmatik! Denilen bu delikli emaye tabağı markete görürseniz tereddüt etmeden alabilirsiniz, işe yarıyor.

Bu basit salatanın bile birkaç püf noktası var; kullanacağımız yoğurdun sulu olmaması önemli, hazır süzme yoğurt alabilir ya da süzme yoğurdu evde yapabilirsiniz benim gibi. Tülbent bezin içine kullanacağınız kadar yoğurdu koyup bir yere astığınızda, yoğurdun suyu akacak ve birkaç saat içinde istediğiniz kıvamda süzme yoğurdunuz hazır olacaktır.

Közlenmiş patlıcanlar da, soyulup bir tabağa konduktan sonra bir müddet bekletilip çıkan suyu dökülürse salatamız daha güzel ve yoğun kıvamda olacak ve fazla sulanmayacaktır.

Yoğurtlu patlıcan salatasında kullandığım kırmızı biberleri daha önce tarifini verdiğim şekilde fırında pişirdim, çok pratik ve nefis oluyor gerçekten, denemenizi tavsiye ederim.

Patlıcan salatasına ve içine sarımsak ilave edilen diğer salatalara dair söylenecek son bir söz; sadece bir öğünlük hazırlamak ve sofrada salatayı bitirmek olabilir. İçinde sarımsak olduğu için daha sonra yemek üzere saklayamaz, artan salatayı atmak zorunda kalırsınız.

İsraf etmeyi kimse istemez değil mi?

Malzemeler

1 adet közlenmiş bostan patlıcan

2-3 adet közlenmiş kırmızı biber

2-3 diş sarımsak

Zeytinyağı

Tuz, pul biber

1 su bardağı suyu süzdürülmüş yoğurt

yoğurtlu patlıcan salatası

Uygulama

Kırmızı biberleri daha öncedenburadaki gibi fırında pişirdim.

Patlıcanları közleyip bekletmeden dikkatli bir şekilde soydum, bir tabağa alarak 1 saat kadar hem soğuması hem de suyunun çıkması için kenarda beklettim.

Yoğurdu süzmeye alarak suyunu süzdürdüm (1-2 saat)

Birkaç saat sonra; (servis saatine yakın)

Patlıcanların suyunu süzdürerek ince kıydım, içine yoğurdu ilave ettim.

Kırmızı biberleri ince doğradım, sarımsakları rendeleyerek salataya ilave ettim.

Zeytinyağı, tuz ve istenirse biraz pul biberi diğer malzemeler ile buluşturdum.

Hepsini karıştırarak, servis tabağına aldım.

Afiyet olsun, huzurlu ve tatlı iftarlar…

yoğurtlu patlıcan salatası

Eylül 2, 2010 Patlıcan Yemekleri, Salatalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Fırınlanmış Domates Çorbası

 

fırınlanmış domates çorbası

Ramazan Ayının ilk iftarı için, yapımı biraz zaman alan ama lezzeti nefis olan, domateslerin fırında pişirilerek yapıldığı fırınlanmış domates çorbası hazırladım.

Daha önce ev yapımı konserve domates püresi ile domates çorbası yapmıştım. Domatesin yetişmediği kış mevsiminde bu domates püreleri çok işe yarıyor. Yemeklerde, makarna ve et soslarında, ayrıca domates çorbası yapımında da kullanılıyor.

Domatesleri fırınlayarak çorba yapıldığında, daha yoğun ve lezzetli bir tat ortaya çıkıyor. Fırınlarken ilave edilen baharatlar ve soğanın, çorbanın lezzetine katkısını da unutmamak gerek.

Ben ilk kez yaptığımda tadına doyamadım, domatesin bu kadar bol ve tatlı olduğu şu günlerde ise, her fırsatta yapıyorum, biraz uğraştırıyor ama buna değiyor.

Domates çorbasını yaparken Cafe fernando dan ve Sevgili Aslının tarifinden faydalandım. Her ikisi de birbirine yakın tarifler.

Bu arada bahçede pembe ve kırmızı domateslerimiz oldu 🙂

pembe domates

kırmızı domates

Malzemeler

8-10 adet domates

1 soğan

3-5 diş sarımsak

Kekik, fesleğen, maydanoz

Tuz ve karabiber

Zeytinyağı

1 çorba kaşığı şeker

1 yemek kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı tam buğdau unu

Üzerine

kızarmış minik ekmekler

Rendelenmiş mihaliç peyniri

Uygulama

Domatesleri pişireceğim fırın tepsisini hazırlamakla işe başlıyorum. Önce soğanı piyaz şeklinde doğrayarak tepsiye yerleştiriyorum.

Birkaç dal maydanozu bütün olarak, doğramadan soğanların üzerine yerleştiriyorum. Maydanozları piştikten sonra, çorbadan alacağım; üstte kalırlarsa kolayca pişip yanarak ufalanırlar hesabıyla domateslerin altına koymayı uygun gördüm.

Domatesleri yıkayarak kabuklarını soymadan ortadan ikiye bölüyor ve kesilen yerler üstte kalacak şekilde fırın tepsisine alıyorum. Sarımsakları soyarak tepsiye gelişigüzel koyuyorum.

domates çorbası

Birkaç dal taze kekiği, 3-5 yaprak taze fesleğeni ilave ediyorum. Bahçeden zar zor bulduğum (annem kurutmak için hepsini biçmiş) taze kekikler piştikten sonra neredeyse kayboldu.

Üzerine birkaç çorba kaşığı zeytinyağı ile karabiber ve deniz tuzu ile bir çorba kaşığı şekeri ekleyerek fırında pişmeye bırakıyorum. Şeker domateslerin daha güzel kızarmasını sağlıyor.

Piştikten sonra, tepsideki suyu ile beraber tüm malzemeyi bir tencereye aktararak, üzerine 4-5 bardak su ilave ediyorum.

domates çorbası

İlave ettiğimiz su, tavuk suyu ya da sebze suyu olabilir. Benim evde gerçek tavuk suyu olmadığı için kullanamadım. Et bulyonları bir çözüm olabilir ama ben sağlıklı olmadığı için kullanmıyorum.

Tencereyi ocağa alarak, kaynama noktasına kadar bekliyorum. Ocaktan alıp, el blenderi ile püre haline getiriyorum.

Bu arada domateslerin kabukları ve çekirdeklerini ayırmak için süzgüden geçiriyorum.

Bu noktada domates çorbasını hemen servis yapabilirsiniz. Eğer benim gibi fazla duru olduğunu düşünürseniz bir tencerede tereyağını eritip, bir kaşık tam buğday ununu güzelce pembeleşene kadar kavurarak, üzerine domates çorbasını ilave edebilirsiniz. Bir taşım kaynattıktan sonra çorbanın kıvamı biraz daha yoğun oldu ve servise hazır hale geldi.

domates çorbası

Yanında kızarmış minik ekmekler ile servis yapıyorum.

Erimesi çok zor olan kelle peynirini rendeleyip, çorbanın üzerine serpiştiriyorum.

Ağustos 12, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Mantar Çorbası

 

Elinizin altında malzemeler olduktan sonra, kremalı mantar çorbasını yapmak çok kolay. Üstelik ev yapımı olduğu için, gönül rahatlığı ile sevdiklerinize ikram edebilirsiniz. Mantarları seçerken çok taze olmasına dikkat etmenizi öneririm, içleri pembe olmalı, kahverengiye dönmüşse; mantar çorbasının rengi, hiç istemediğimiz şekilde koyu olabilir.

Diğer çorba tariflerine buradan ulaşabilirsiniz, şimdiden kolay gelsin…

Malzemeler

200 gr. mantar

İki çorba kaşığı un

İki yemek kaşığı tereyağı ya da 3 servis kaşığı sıvıyağ

Yarım paket süt kreması

1 tatlı kaşığı limon suyu

Tuz, Karabiber

          Uygulama

         Mantarları güzelce yıkayıp ince ince doğruyorum, bir miktar su ile 15 -20 dakika haşlıyorum, bu arada mantarların kararmaması için limon suyunu ilave ediyorum. Çorbayı yapacağım tencereye yağı ve unu koyarak hafif pembeleşene kadar kavuruyorum. Bu noktada kavrulan una su ilave ettiğimizde unun topaklanmaması için, yağ ve un oranını çok iyi ayarlamamız gerek. Bir miktar su ilave ederek unun kıvam almasını bekliyorum.

Haşlanan mantarları ve haşlama suyunun bir kısmını tencereye ilave ediyorum. Limon suyu ilave ettiğim için haşlama suyunun tadı biraz ekşi oluyor, bunu göz ardı etmeden kullanacağınız su miktarını belirlemenizi öneririm.

Çorbanın kıvamının istediğiniz gibi olması için suyu da yavaş yavaş ilave edin. Tuzunu koyuyorum, ocağın ısısını düşürerek 10- 15 dakika pişiriyorum. Kremayı ilave etmeden önce, bir kaseye birkaç kepçe çorba alıp, yavaş yavaş kremayı ekliyorum ve bu şekilde çorba tenceresine ilave ediyorum. Yoksa çorbanın sıcaklığı ile krema kesilebilir ve hiç hoş bir görüntü olmaz.

Nisan 29, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Patates Çorbası

 

Ana malzemesi patates olan bu kadar lezzetli bir çorba olabilir mi? Evet, bütün önyargılarınızı bırakıp denemenizi tavsiye ederim.

Bugün pişirdiğim bu leziz çorbanın yapım hikâyesine gelince; sitede yayınlanan baharatlı patates tarifini yaptığımda, patatesleri yuvarlak şekilli çıkaran aparatı kullanmış ve bunun sonucu olarak, kenarından köşesinden birçok patates parçası kalmıştı. Onları atmayı kesinlikle düşünmediğim için, patates çorbası yapmaya karar verdim.

Böylece hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar lezzetli bu çorba ortaya çıktı. Patates her evde olan, farklı şekillerde çok tüketilen, ülkemizde bol miktarda yetişen bir sebze, ayrıca çok da faydalı.

Malzemeler

Bir büyük patates

Yarım havuç

1 büyük soğan

2 çorba kaşığı tel şehriye

2 yemek kaşığı tereyağı ya da sıvıyağ

4-5 çorba kaşığı süt kreması

Tuz, Karabiber

       Uygulama

Patatesleri soyup yıkadıktan sonra küçük parçalara ayırıp tencereye alıyorum. Havuçları da küçük keserek patateslere ilave ediyorum. Soğanı da aynı şekilde doğrayarak tencereye ilave ediyorum. Bol miktarda su koyarak malzemeler yumuşayana kadar pişiriyorum.

El blenderi ile ya da robotla malzemeleri püre haline getiriyorum. Bu bildiğimiz püre gibi katı olmuyor tabi, boza kıvamında diyebiliriz. Bunun için ben robot kullandım, böylece çorbada en ufak bir pütür kalmadı.

Bu şekliyle çorbada patates tadı çok hissedileceği çin, çorbayı lezzetlendirmek amacıyla biraz tel şehriye kullanmak istiyorum. Çorba yapacağım tencereye, 2 yemek kaşığı tereyağı ya da sıvıyağı ile 2-3 çorba kaşığı tel şehriyeyi alıyorum. Şehriyeler nar gibi kızarana kadar kavuruyorum

Daha sonra robottan geçirdiğim patates karışımını ve bir miktar suyu ilave ediyorum. Çorbanın kıvamını damak tadınıza göre ayarlamak, ilave edeceğiniz su miktarı ile orantılı olacaktır. Çorbanın tuzunu ilave ediyorum ve kaynama başladığında ocağın ısısını düşürüp 5- 6 dakika kaynatıyorum.

Son olarak ilave edeceğim kremayı kesinlikle kaynayan çorbaya direk olarak eklemiyorum. Çorbayı ocaktan aldıktan sonra, bir kaseye biraz çorba alarak kremayla yavaşça buluşturuyorum. Buna kremayı alıştırma deniyor, kremanın kesilip kötü bir görüntü oluşturmaması için, kasedeki karışımı yine kaşık yardımıyla tenceredeki çorbaya ilave ediyorum.

Çorba hazır, servis tabağına aldığımda daha önce evde yaptığım baharatlı kruton parçalarından çorbanın üzerine serpiştiriyorum. Taze çekilmiş karabiber ilavesiyle çorba, lezzetinin doruğuna ulaşıyor.

Denemenizi ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı bekliyorum.

Related Posts with Thumbnails
Nisan 19, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı