“Çocuklar İçin” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

Bonibonlu Çocuk Kurabiyeleri

Çocukları sevindirecek, beslenme çantalarında, çay saatlerinde lezzetle yenilecek harika bir kurabiye tarifi paylaşmak istiyorum.

Küçük oğlum Mustafa ile bugün beraberce bonibonlu gülen yüz kurabiyelerimizi yaptık ve ikimiz de çok eğlendik. Biz büyüklerin bile bazen çocukça şeyler yapmaya hakkımız olmalı değil mi? Daha önce fok balığı kurabiyelerimizi de beraber yapmıştık.

Özellikle çocuklarımızla oyun oynamak, onlarla öğretici, kaliteli zaman geçirmek, vakit buldukça beraber kurabiyeler, kekler yapmak eve kapandığımız kış günlerini değerlendirmek adına oldukça faydalı oluyor.

Kurabiyelerin tarifini sevgili arkadaşım Rumma dan aldım, tarifi uygularken pirinç unu yerine mısır nişastası, fındık unu yerine evde olan badem ununu kullandım. Hazır bisküvi kıtırlığında nefis kurabiyeler elde ettim. Tabi işin şekillendirme aşaması tam bir eğlenceydi, malzemeleri yarım ölçü kullandım yine de iki tepsi oldu ( 18 adet)

 

 

Malzemeler (yarım ölçü-18 adet)

1 yumurta

3/ 4 su bardağı pudra şekeri

125 gr. erimiş tereyağı

1 çorba kaşığı süt

1/ 2 su bardağı badem ya da fındık unu

1/ 2 su bardağı pirinç unu ya da nişasta

1,5 su bardağı un

1/ 2 paket kabartma tozu

Tarçın ya da limon kabuğu rendesi veya zencefil

Bonibon şekerleme

Şekilli kraker (BİM den aldım)

Uygulama

Yumurta ve şekeri mikserle 3-4 dakika çırpıyorum.

Eritilmiş tereyağı ve sütü ilave ediyorum, karıştırıyorum.

Badem unu ve mısır nişastasını eleyerek ilave ediyorum.

Unu ve kabartma tozunu karıştırıp, eleyerek kurabiye karışımına ekliyorum.

Toz zencefil, tarçın ya da limon kabuğu rendesi ilave ediyorum.

Elde ettiğim hamuru streç filme sararak buzdolabında yarım saat dinlendiriyorum.

 

 

Şimdi sıra şekillendirmeye geldi; ben elime bir parça hamur alarak hafif unlanmış zeminde merdane ile hafifçe açtım ve yuvarlak kalıpla kesip, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirdim. Şekillendirme aşamasını Mustafa yaptı :)

Kurabiyeler ile ilgili  püf noktaları paylaşmak gerekirse; hamuru büyük açmak yerine (yağlı hamur olduğu için açması zor) bir kurabiyelik kadar hamur alıp, merdane ile hafifçe açmak daha kolay. Şekillendirme aşamasını kurabiyeleri tepsiye yerleştirdikten sonra yapmanız daha iyi olur çünkü bonibon ve krakerleri yerleştirdikten sonra hamuru tepsiye koymak biraz zorlaşıyor, hamur kırılabiliyor. Benim gözlemlediğim püf noktalar bunlar umarım yaparken size de yardımcı olur.

 

 

Kurabiyeler için 200 derece ısıda 15-20 dakikada pişirmek yeterli oluyor.

İyi haftalar…

Kasım 20, 2011 Çocuklar İçin, Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Cevizli Kolay Kurabiye Tarifi

 

 

Kolay ve besleyici; cevizli kolay kurabiyeyi yapmak için beni mutfağa çeken sihirli kelimeler bunlar olsa gerek :) Çocuklu evlerde yapılan kurabiye ve kekler annelik içgüdüsü ile genellikle bol malzemeli olur; kuru üzümler, cevizler, çikolata parçaları olmazsa olmaz.

Bazen ceviz yemekte nazlanan miniklere fark ettirmeden ceviz yedirmenin bir yolu da kurabiyeye dövülmüş ceviz ilave etmektir, hatta her sabah yapılan omlete ya da yumurtalı ekmeğe eklenen ceviz fark etmeden afiyetle yenilir.

Cevizli kurabiyelerin yapımı çok kolay; uzun süre tazeliğini koruduğu için haftasonu yapıp, hafta boyunca çocukların beslenme çantasına koyabilir ya da çay saatlerinde ikram edebilirsiniz. Kurabiye kutusu hep dolu olmalı, çocuklar hazır gıdalar yerine ev yapımı, anne eli değmiş yiyecekler yemeli diye prensipleriniz varsa, işte cevizli kolay kurabiyenin tarifi…

 

 

NOT; Sevgili arkadaşlar, bir süredir siteyi güncelleyemiyordum, merak edip soran arkadaşlarıma ilgileri ve beni unutmadıkları için çok teşekkür ederim. Kısaca yazmak gerekirse, uzun bir süre ara verdiğim mesleğim mali müşavirliğe geri döndüm, sabah 8.00 akşam 17.00 gibi bir mesai zorunluluğu olmasa da, şimdilik işlerim çok yoğun. Ne var ki siteyi ve dolayısı ile sanal da olsa kurulan güzel arkadaşlıkları ve dostlarımı çok seviyorum, eskisi kadar sık olmasa da yeni ve güzel tarifleri tabi ki deneyip memnun kaldıktan sonra sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

 

 

Malzemeler ( 32 kurabiye için)

1 yumurta (sarısı içine, akı üzerine sürülecek)

3 çay bardağı şeker(tercihen inceltilmiş)

1 çay bardağı yoğurt

1 çay bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı kuru üzüm ve yaban mersini (karışık)

125 gr. tereyağı (oda ısısında)

1 çay kaşığı karbonat

1 çorba kaşığı limon suyu

3,5 – 4 su bardağı un

1 çay bardağı dövülmüş ceviz(üzerine)

 

 

Uygulama

Yumurtanın sarısını ve akını ayırarak, sarısını kurabiye yapacağım kaba koyuyorum, yumurta akını daha sonra kurabiyelerin üzerinde kullanmak için bir tabağa alarak kenarda bekletiyorum.

Kurabiye kabının içine şeker, yoğurt, sıvıyağ, kuru üzüm ilave ediyorum. Tereyağını ekliyorum.

 

 

Kurabiyeler için kullandığım un 4 su bardağı, ama sizin çay bardağı ölçünüz küçük olabilir bu nedenle unun hepsini birden ilave etmek yerine kontrollü ilave ederseniz daha iyi olur. Son bir bardak unu hamurun yumuşaklığına göre ilave edin.

Un ilavesinden sonra parmağımla minik bir çukur açıp, bir çay kaşığı karbonatı ilave ederek, üzerine karbonat kokusunu yok etmek için biraz limon sıkıyorum, yaklaşık 1 çorba kaşığı kadar.

Bütün malzemeleri karıştırıp, kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur elde ediyorum. Kullandığınız tozşeker iri taneli ise biraz inceltmenizi önerebilirim, hamurun içinde şekerin erimediğini fark ederseniz panik yapmayın, öyle de pek fazla bir şey fark etmiyor, kurabiye güzel oluyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kâğıdını yerleştiriyorum. Pişirme kâğıdı kullanmıyorsanız tepsinizi yağlamaya gerek yok, kurabiye yağlı olduğu için tepsiye yapışmıyor.

Şekillendirdiğim kurabiyeleri önce yumurta akına sonra dövülmüş cevize batırarak tepsiye aralıklı olarak yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişiriyorum.

Şimdiden afiyet olsun, güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle sevgiler…

Kasım 13, 2011 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Izgara Köfte (Fırında)

 

Ramazan nedeniyle et yemeklerine ağırlık verdim ama aslında sebze yemekleri ve zeytinyağlı yemekler mutfağımda daha çok yer alır. Çünkü daha sağlıklı ve lezzetli olduğunu düşünüyorum. Minikler genellikle köfteye hiç hayır demez :)  Çocukların beslenmesinde yeteri kadar kırmızı et olmalı ama daha çok balık olmalı.

Güvenilir ve kalitesi kanıtlanmış olmadıktan sonra dışarıda köfte yemek her zaman risklidir bana göre; et yemek gibi değil, içinde ne olduğunu sadece tahmin edebilirsiniz. Evde ızgara köfte yapmak, vaktiniz varsa en güzeli. Bilinen yöntem, barbeküde, mangalda pişirmek; bu ancak yazlıkta ya da bahçeli bir eviniz varsa burada mümkün olabilir, ya da pikniğe gidince yapabilirsiniz. O zaman da, odun kor ateşinde pişen etlerin, köftelerin kanserojen olduğu ile ilgili okuduğunuz bilgiler aklınıza gelir. Peki, ne yapacağız?

Evde ızgara köfte yapmak istiyorsak, fırının ızgarasından daha pratik, daha zahmetsiz, daha güzel bir yöntem olamaz. Hem kendi yaptığımız, her şeyi ile içimize sinen bir köfte olur, hem de zahmetsizce fırının ızgarasında pişirip, servis yapabiliriz.

İlk olarak köftelik, güzel bir kıyma alarak işe başlıyoruz. Özellikle kaburga bölgesinden olmalı ve biraz da yağlı bir kıyma olmalı, benim gibi hayvansal yağlardan kaçınıyorsanız bile, lezzetli bir ızgara köfte yemenin bundan başka çaresi yok ne yazık ki :(

 

 

Malzemeler (6 kişilik- 25- 26 adet köfte)

1 kg. kıyma

1 büyük soğan

1 çay kaşığı karbonat

1 yemek kaşığı galeta unu

Tuz, karabiber, kimyon

1 yemek kaşığı sirke

 

 

Uygulama

Kıymayı, rahatça yoğuracağım geniş bir kaba alıyorum. İçine rendenin ince tarafı ile rendelediğim soğanı ilave ediyorum. Bir yemek kaşığı galeta unu, baharatlar, karbonat ve sirkeyi ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri çok iyi yoğuruyorum. Bunun için robotunuzu da kullanabilirsiniz. Elinizde yoğuruyorsanız, kıymanın yağları elinize yapışacak, bu normal! Köftelik kıyma biraz yağlı olmak zorunda. Şimdi aklıma gelen bir anımı yazmak istiyorum. Bu yıl kardeşimin yanına gezmeye gittiğim Myanmar da köfte yapamamıştık. Çünkü etler o kadar yağsız ki, köfte bir türlü güzel olmuyordu. Halkın büyük bir kısmı Budist ve genellikle kırmızı et olarak sadece keçi eti tüketiliyor, dana eti bulmak hiç kolay değil, bulduğunuzda da köfte yapmak neredeyse imkânsız. Etin yağlı olmasının lezzetine katkısını o zaman daha iyi anladım.

Güzelce yoğurduğumuz köfteyi buzdolabında birkaç saat dinlendiriyoruz. Hatta sabahtan yoğurun, akşam yemeğine kadar buzdolabında kalsın.

Yemekten bir saat önce; dolaptan çıkarıp, köfte harcını şekillendiriyoruz, çok kalın yapmamanızı tavsiye ederim, köfteler pişerken küçülüp, kabarıyor.

Fırınımızın ızgara ayarını açıyoruz. Izgara teline köfteleri yerleştirip üst bölüme koyuyoruz. Köftelerin pişerken damlayan yağlarının fırının içini berbat etmemesi için; fırın tepsisinin içine yarıya kadar su koyarak ızgara telinin altına yerleştiriyoruz. Böylece köfte pişerken yağlar suyun içine damlayacak ve sorun olmayacak.

Bu şekilde bütün köfteleri alt- üst ederek güzelce pişiriyoruz. Çok pişmiş ya da az pişmiş, tercih sizin.

Yanında çocuklar için patates kızartması, biz büyükler için salata ile servis yapıyoruz.

 

 

Gerçekten nefis oluyor, yerken dolu dolu et tadını alıyorsunuz.

Ağustos 22, 2011 Et Yemekleri, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Menemen Tarifi

 

Yine herkesin yaptığı bir tarif paylaşmak istiyorum. Menemen, yaz mevsiminin en güzel, en pratik ve en besleyici yemeklerinden biri. Yapımı kolay gibi görünüyor,  ancak bazı püf noktalara dikkat edilmezse sonuç hiç de beklediğiniz gibi olmayabilir.

Örneğin bizim evde pişen menemen yemeğinde yumurtaları kesinlikle çırparak ilave etmem, bütün olarak pişirmeyi tercih ederim. Hatta pişirirken kazayla sarısı dağıldığında, çocuklar menemeni yemek istemezler, sarısı dağılmış olan bana kalır :)

Sonra,domatesi çok fazla olan ve haliyle çok sulu olan menemeni de tercih etmeyiz. Menemeni yaparken uzun salçalık domatesler çok idealdir, hem etli hem de çok sulu değildir. Domatesin suyunu çekene kadar pişiririz derseniz, o zaman da biberler çok fazla pişer, püre gibi olur.

Bir de yumurtanın pişirilmesi olayı var; beyazı pişecek ama sarısı tam pişmeyecek ! Bunun için beyazını önceden pişirmek gibi nispeten zor olan yöntemler yerine, ben yumurtayı bütün olarak menemene ilave etmeyi ve bu aşamadan sonra tavanın kapağını kapatarak pişirmeyi tercih ediyorum. Ama yumurtayı ilave ederken, tavanın içinde ona bir yer açmanız gerekir, direk olarak tavaya temas etmeli, domates ve biberlerin üzerine gelmemeli.

Bu klasik menemen tarifine soğan, kekik, nane gibi lezzet arttırıcılar ilave edebilirsiniz, tamamen damak tadı, çok sık pişiriyorsanız böyle değişiklikler güzel olur.

Ben de bugün zencefil ve sarımsak çeşnili menemen yaptım, “ ellerine sağlık anne” iltifatı da günün en güzel hediyesiydi benim için :)

 

 

Malzemeler ( iki kişilik)

2 adet yeşil sivri biber

2 – 3 adet domates (uzun salçalık domates tercih sebebi)

2 yumurta

2-3 diş sarımsak

1 çay kaşığı rende zencefil

Zeytinyağı

Tuz

 

Uygulama

Teflon tavaya 2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı , doğranmış biberler, rendelenmiş sarımsak ve yine rendelenmiş bir çay kaşığı kadar taze zencefili koyarak, hepsini bir kaç dakika  kavuruyorum.

Domateslerin kabuklarını soyarak küp şeklinde doğruyor ve tavaya ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri birkaç dakika soteliyorum.

Yumurtaları kıracağım yerleri tavada belirliyor, direk tavaya temas etmesi için, malzemeleri hafifçe aralıyorum.

Yumurtaları bütün olarak tavaya alıyorum. Ocağın ısısını biraz azaltıp, yumurta beyazlarının pişmesi  ve diğer malzemeler ile bütünleşmesi için hafifçe karıştırıyorum.

Tavanın kapağını kapatıp, bir iki dakika pişiriyorum.

Piştikten sonra kapak kapalı kalırsa, oluşan sıcaklıkla sarılar tamamen pişip katılaşabilir. Buna dikkat edilmesi gerek.

Yanında kepekli ekmekle servis yapıyorum. Şimdiden afiyet olsun…

Üzerine tatlı olarak, ev yapımı yoğurt ve bahçe çilekleri ile yaptığım çilekli yoğurt harikaydı.

 

Temmuz 1, 2011 Çocuklar İçin, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Ton Balıklı Patates Köftesi

Patates köftesinde kullanılan peynirin yerine, konserve ton balığı koysam nasıl olur? Ya da, küçük oğluma afiyetle yiyebileceği ton balığını nasıl hazırlarım?

Bu sorulardan yola çıkarak yaptığım ton balıklı patates köftesi gerçekten çok güzel oldu. Alternatif lezzet arayışında olanlara tavsiye ederim. Patates köftesini yaparken en önemli püf nokta; kolay şekil alması ve kızartılırken dağılmaması için,hazırladığımız karışımın çok yumuşak olmaması gerekli. Bu nedenle bir miktar un ilave ediyoruz.

Malzemeler

1 kutu ton balığı (80 gr.)

2 adet patates

1 çorba kaşığı un (silme)

Birkaç dal maydanoz

Tuz, karabiber

Kızartmak için;

sıvıyağ

1 yumurta

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı galeta unu

Uygulama

Patatesleri haşlayıp, ılınmasını bekliyorum. Kabuklarını soyup, rende ya da patates ezme aparatı ile püre haline getiriyorum. Ben rendenin iri tarafı ile rendeledim.

Ton balığını ilave ediyorum. Kutunun içindeki yağı da ilave ettim. Maydanozu ince kıyarak ekliyorum.

Tuz ve karabiber ilave ederek, 1 çorba kaşığı unu da ekleyip, malzemeleri iyice karıştırıyorum.

Çok fazla büyük olmayan parçalar alıp, elimle şekillendiriyorum. Yukarıdaki malzemelerle 11 tane patates köftesi oldu.

Diğer tarafta, bir tabağın içine yumurtayı kırıp hafifçe çırpıyorum. Patates köftelerini önce una, sonra yumurtaya daha sonra galeta ununa bulayarak, kızgın sıvıyağda kızartıyorum.

Servis yaparken, köftelerin üzerine biraz limon sıkarsanız daha da nefis olduğunu göreceksiniz…

Nisan 25, 2011 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim :)   Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Evde Cips Yapımı

İlk gördüğümde bir çeşit makarna sandığım ama birkaç dakika içinde harika bir çıtır çereze dönüştüğünü görüp, tadına da bayılınca, bu çerezlerin yapımını sizlerle paylaşmak istedim.

Hazır mısır çerezlerinden farkı olmadığı gibi, evde kendimiz kızarttığımız için kesinlikle daha sağlıklı :)

Tayland ve Mynmar da satılan, balık, tofu, mısır ve adını bilmediğim farklı sebzeli çeşitleri  olmak üzere çeşitleri olan bu çerezlerin fiyatı da çok ucuz. Bir paket ile defalarca çocuklara çerez kızartabilirsiniz, pakette ince kağıt gibi görünen bu sevimli şeyler, kızardığında hacminin 8-10 katına kadar büyüyor, nefis bir tada ulaşıyor.

Malzemeler

50 gr. çerez yaprağı ( 1/ 4 paket)

1 su bardağı sıvıyağ

Uygulama

Orta boy bir tavaya yağı koyup kızdırıyoruz.

Elimizdeki çerez yapraklarının bir kısmını kızgın yağa bırakıyoruz. Saniyeler içinde hacimleri artarak pişiyor ve hızlıca yağın içinden alıyoruz.

Fazla yağını alması için peçete koyduğumuz tabağa aktarıyoruz.

Böylece bütün çerez yaprakları toplam 3-4 dakikada kızarıyor ve nefis çıtır bir tada ulaşıyor.

Sadece bu kadar; yanında bir kitap ya da güzel bir film ile servis yapabilirsiniz :)

 
Mart 22, 2011 Çocuklar İçin, Uzakdoğu Seyahati-Mynmar kategorisine gönderilmiş - devamı

Fried Rice (Kızarmış Pilav)

 

Uzakdoğu mutfağından, Çin Mutfağından Türk damak tadına çok uygun bir tarif var bugün sırada.

Fried Rice, yani kızartılmış pilav; harika ve zengin bir pilav türü olmasını, soya sosu ve pirinç temel malzemesi dışında, hayal gücünüz ile istediğiniz sebzeyi ilave edebilmenize borçlu :)  Böylece çok farklı damak tatlarına hitap etmeyi de mümkün kılıyor.

Yangon da kaldığım süre içinde defalarca farklı malzemeler ile pişirilmiş fried rice yedim. Genel olarak mısır, bezelye ve havuç üçlüsünden oluşan sebze karışımı ile yapmak en kolayı, bunun yanında yumurtalı fried rice, tavuklu, sebzeli fried rice, hatta kıymalı fried rice bile oluyor.

Ana malzeme, yağsız ve tuzsuz pişirilen, buna rağmen pirincin özelliğinden dolayı lapa gibi olmayan pilav. Pilavı önceden pişirmeniz gerekiyor, tane tane olması için soğumuş olmalı. Hatta bir gün önceden pişirildiğine şahit oldum. Kısaca bir gün öncesinden kalan pilavı, isterseniz kolayca fried rice da çevirebilirsiniz :D

Olmazsa olmaz diğer malzeme, soya sosu. Birçok yemeklerde, özellikle et yemeklerinde kullanılan soya sosu fried rice ‘ ın daha da lezzetli olmasına katkıda bulunuyor.

Yine Asya mutfağında fried rice, noodle ve tavuk yemeklerinde kullanılan biraz daha yoğun, pekmez tadını andıran, tatlı soya sosu var ki buna da “ketcap manis” deniliyor.

Özellikle çocuklar için çok besleyici ve pratik olduğunu düşünüyorum. Türkiye ye döndüğümde mutfağımda sıkça yer alacak sanırım…

Malzemeler

1 paket dondurulmuş sebze karışımı

1 paket kuşbaşı tavuk eti

1 su bardağı jasmine pirinç

Birkaç adet yeşil soğan

3-4 çorba kaşığı soya sosu

2 çorba kaşığı ketcap manis

1 adet salatalık

1 adet limon

1 adet domates

1/ 2 tatlı kaşığı şeker

3-4 çorba kaşığı sıvıyağ

2 diş sarımsak

Uygulama

Mynmar da pilav genellikle elektrikli pilav pişirme tencerelerinde pişiriliyor. Çok pratik olan bu tencereye pirinci ve suyu koyuyoruz, düğmesine basıp pişmesini bekliyoruz.

Normal tencerede yapmak için, 1.5 bardak suyu bir tencereye koyup, çok az tuz ilavesi ile suyu kaynamaya bırakıyor ve su kaynamaya başladığında, yıkanıp süzülmüş pirinçleri ilave ediyoruz. Tencerenin kapağını kapatıp suyunu çekene kadar hafif ısıda pişiriyoruz.

Pilav pişince, soğuması için başka bir kaba alıyor ve kaşıkla havalandırıp lapa olmasını engelliyoruz.

Fried rice yapmak için pilavımızın soğuk olması gerekli; bu önemli bir püf nokta, yoksa pirinçler yapışır ve tane tane olmaz.

Kuşbaşı tavuk etini, küçük doğranmış sarımsak ile beraber tavaya alarak, sıvıyağ ilavesi ile pişene kadar kavuruyoruz. Tavuk önce su salıyor, sonra suyunu çekiyor ve bu süre içinde pişiyor.

Taze soğanlardan bir tanesini servis sırasında süslemek için ayırıp, diğerlerini küçük keserek karışıma ekliyoruz. Sebze karışımını tavaya ilave ediyoruz. Mynmar da çok pratik olan dondurulmuş sebze karışımı paketleri var. Biz bunlardan kullandık.

 Ama evde olsaydım, sanırım ben konserve mısır dışında, havuç ve bezelyeyi kendim haşlardım. Sebzeler biraz diri olursa daha iyi olur. Uzakdoğu mutfağında sebzeler sadece soteleniyor, kesinlikle yumuşayana kadar pişirilmiyor. Pratik olması açısından hazır konserve garnitürlerden de kullanabilirsiniz, gerçi onlar biraz yumuşak oluyor ama tercih sizin…

Tavadaki malzemeleri sadece 1-2 dakika çevirdikten sonra pilavı ilave ediyoruz, hepsini beraber birkaç dakika daha kavuruyoruz. Bu arada soya sosunu ve ketcap manisi de ilave ediyoruz. Kavurma işlemi sırasında özellikle yüksek ısı kullanıyoruz ve kısa sürede kavuruyoruz. Ketcap manis Türkiye de kolayca bulunuyor mu bilmiyorum ama olmasa da olur, sorun değil.

İşte Fried rice’ı pişirme macerası böylece sona eriyor. Servise hazırlarken domates, salatalık ve limon dilimleri ile süsleyip, taze soğan ile renklendiriyoruz.

NOT: Taze soğanın yeşil yapraklarının kıvrılmasını sağlamak için, yeşil tarafını önce ince birkaç parçaya kesiyoruz, bir tabaktaki suyun içinde 1-2 dakika bekletiyoruz. Yaprakların uçları kendiliğinden kıvrılıyor :)

Mynmar dan sevgilerimle…

Related Posts with Thumbnails