“Çocuklar İçin” etiketi ile etiketlenmiş yazılar

İsveç Köfte Tarifi

İsveç Köfte Tarifi (Özellikle Çocuklar İçin!)

isveç köfte tarifi

 

Malzemeler: ( 24 adet köfte- 6 kişilik)

1/ 2 kg. yağsız kıyma

2 dilimden ufalanmış bayat ekmek içi

1/ 2 kutu süt kreması

1 orta boy soğan

1 yumurta

1 çorba kaşığı tereyağı(soğanı hafif kavurmak için)

tuz, karabiber,kimyon

kızartmak için;

1 çorba kaşığı ayçiçek yağı

1 çorba kaşığı tereyağı

sosu için;

1 tatlı kaşığı tepeleme un

1/ 2 kutu süt kreması

1,5 -2  su bardağı et suyu

swedish meatballs

 

Uygulama

Soğanı mümkün olduğu kadar küçük doğrayarak hafifçe kavuruyorum, diğer tarafta süt kremasının içine ufalanmış ekmek içini ilave ederek, karıştırıyorum.

Diğer malzemeleri de ilave ederek bir köfte hamuru hazırlıyorum, biraz yapışkan bir hamur oluyor, elinizi hafifçe yağlayarak şekil verme sorununu böylece çözebilirsiniz.

Ceviz büyüklüğünde top köfteler oluşturuyorum ve teflon tavaya bir parmak kalınlığında sıvıyağ ilave ederek kızartıyorum.

Sosunu yapmak isterseniz sos tenceresine bir çorba kaşığı tereyağı koyarak eriyince 1 tatlı kaşığı tepeleme un ilave ederek kavurun ve üzerine yaklaşık 1,5 su bardağı etsuyu ve süt kremasını koyarak topaklanmaması için koyulaşıncaya kadar karıştırın. Sosun yoğunluğunu arzunuza göre biraz daha et suyu ilave ederek ayarlayabilirsiniz, benim yaptığım sos gördüğünüz gibi oldukça yoğun oldu 🙂

 

isveç köfte

Ocak 8, 2015 Et Yemekleri, Uncategorized kategorisine gönderilmiş - devamı

Bonibonlu Çocuk Kurabiyeleri

Çocukları sevindirecek, beslenme çantalarında, çay saatlerinde lezzetle yenilecek harika bir kurabiye tarifi paylaşmak istiyorum.

Küçük oğlum Mustafa ile bugün beraberce bonibonlu gülen yüz kurabiyelerimizi yaptık ve ikimiz de çok eğlendik. Biz büyüklerin bile bazen çocukça şeyler yapmaya hakkımız olmalı değil mi? Daha önce fok balığı kurabiyelerimizi de beraber yapmıştık.

Özellikle çocuklarımızla oyun oynamak, onlarla öğretici, kaliteli zaman geçirmek, vakit buldukça beraber kurabiyeler, kekler yapmak eve kapandığımız kış günlerini değerlendirmek adına oldukça faydalı oluyor.

Kurabiyelerin tarifini sevgili arkadaşım Rumma dan aldım, tarifi uygularken pirinç unu yerine mısır nişastası, fındık unu yerine evde olan badem ununu kullandım. Hazır bisküvi kıtırlığında nefis kurabiyeler elde ettim. Tabi işin şekillendirme aşaması tam bir eğlenceydi, malzemeleri yarım ölçü kullandım yine de iki tepsi oldu ( 18 adet)

 

 

Malzemeler (yarım ölçü-18 adet)

1 yumurta

3/ 4 su bardağı pudra şekeri

125 gr. erimiş tereyağı

1 çorba kaşığı süt

1/ 2 su bardağı badem ya da fındık unu

1/ 2 su bardağı pirinç unu ya da nişasta

1,5 su bardağı un

1/ 2 paket kabartma tozu

Tarçın ya da limon kabuğu rendesi veya zencefil

Bonibon şekerleme

Şekilli kraker (BİM den aldım)

Uygulama

Yumurta ve şekeri mikserle 3-4 dakika çırpıyorum.

Eritilmiş tereyağı ve sütü ilave ediyorum, karıştırıyorum.

Badem unu ve mısır nişastasını eleyerek ilave ediyorum.

Unu ve kabartma tozunu karıştırıp, eleyerek kurabiye karışımına ekliyorum.

Toz zencefil, tarçın ya da limon kabuğu rendesi ilave ediyorum.

Elde ettiğim hamuru streç filme sararak buzdolabında yarım saat dinlendiriyorum.

 

 

Şimdi sıra şekillendirmeye geldi; ben elime bir parça hamur alarak hafif unlanmış zeminde merdane ile hafifçe açtım ve yuvarlak kalıpla kesip, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirdim. Şekillendirme aşamasını Mustafa yaptı 🙂

Kurabiyeler ile ilgili  püf noktaları paylaşmak gerekirse; hamuru büyük açmak yerine (yağlı hamur olduğu için açması zor) bir kurabiyelik kadar hamur alıp, merdane ile hafifçe açmak daha kolay. Şekillendirme aşamasını kurabiyeleri tepsiye yerleştirdikten sonra yapmanız daha iyi olur çünkü bonibon ve krakerleri yerleştirdikten sonra hamuru tepsiye koymak biraz zorlaşıyor, hamur kırılabiliyor. Benim gözlemlediğim püf noktalar bunlar umarım yaparken size de yardımcı olur.

 

 

Kurabiyeler için 200 derece ısıda 15-20 dakikada pişirmek yeterli oluyor.

İyi haftalar…

Kasım 20, 2011 Çocuklar İçin, Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Cevizli Kolay Kurabiye Tarifi

 

 

Kolay ve besleyici; cevizli kolay kurabiyeyi yapmak için beni mutfağa çeken sihirli kelimeler bunlar olsa gerek :)Çocuklu evlerde yapılan kurabiye ve kekler annelik içgüdüsü ile genellikle bol malzemeli olur; kuru üzümler, cevizler, çikolata parçaları olmazsa olmaz.

Bazen ceviz yemekte nazlanan miniklere fark ettirmeden ceviz yedirmenin bir yolu da kurabiyeye dövülmüş ceviz ilave etmektir, hatta her sabah yapılan omlete ya da yumurtalı ekmeğe eklenen ceviz fark etmeden afiyetle yenilir.

Cevizli kurabiyelerin yapımı çok kolay; uzun süre tazeliğini koruduğu için haftasonu yapıp, hafta boyunca çocukların beslenme çantasına koyabilir ya da çay saatlerinde ikram edebilirsiniz. Kurabiye kutusu hep dolu olmalı, çocuklar hazır gıdalar yerine ev yapımı, anne eli değmiş yiyecekler yemeli diye prensipleriniz varsa, işte cevizli kolay kurabiyenin tarifi…

 

 

NOT; Sevgili arkadaşlar, bir süredir siteyi güncelleyemiyordum, merak edip soran arkadaşlarıma ilgileri ve beni unutmadıkları için çok teşekkür ederim. Kısaca yazmak gerekirse, uzun bir süre ara verdiğim mesleğim mali müşavirliğe geri döndüm, sabah 8.00 akşam 17.00 gibi bir mesai zorunluluğu olmasa da, şimdilik işlerim çok yoğun. Ne var ki siteyi ve dolayısı ile sanal da olsa kurulan güzel arkadaşlıkları ve dostlarımı çok seviyorum, eskisi kadar sık olmasa da yeni ve güzel tarifleri tabi ki deneyip memnun kaldıktan sonra sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

 

 

Malzemeler ( 32 kurabiye için)

1 yumurta (sarısı içine, akı üzerine sürülecek)

3 çay bardağı şeker(tercihen inceltilmiş)

1 çay bardağı yoğurt

1 çay bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı kuru üzüm ve yaban mersini (karışık)

125 gr. tereyağı (oda ısısında)

1 çay kaşığı karbonat

1 çorba kaşığı limon suyu

3,5 – 4 su bardağı un

1 çay bardağı dövülmüş ceviz(üzerine)

 

 

Uygulama

Yumurtanın sarısını ve akını ayırarak, sarısını kurabiye yapacağım kaba koyuyorum, yumurta akını daha sonra kurabiyelerin üzerinde kullanmak için bir tabağa alarak kenarda bekletiyorum.

Kurabiye kabının içine şeker, yoğurt, sıvıyağ, kuru üzüm ilave ediyorum. Tereyağını ekliyorum.

 

 

Kurabiyeler için kullandığım un 4 su bardağı, ama sizin çay bardağı ölçünüz küçük olabilir bu nedenle unun hepsini birden ilave etmek yerine kontrollü ilave ederseniz daha iyi olur. Son bir bardak unu hamurun yumuşaklığına göre ilave edin.

Un ilavesinden sonra parmağımla minik bir çukur açıp, bir çay kaşığı karbonatı ilave ederek, üzerine karbonat kokusunu yok etmek için biraz limon sıkıyorum, yaklaşık 1 çorba kaşığı kadar.

Bütün malzemeleri karıştırıp, kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur elde ediyorum. Kullandığınız tozşeker iri taneli ise biraz inceltmenizi önerebilirim, hamurun içinde şekerin erimediğini fark ederseniz panik yapmayın, öyle de pek fazla bir şey fark etmiyor, kurabiye güzel oluyor.

 

 

Fırın tepsisine pişirme kâğıdını yerleştiriyorum. Pişirme kâğıdı kullanmıyorsanız tepsinizi yağlamaya gerek yok, kurabiye yağlı olduğu için tepsiye yapışmıyor.

Şekillendirdiğim kurabiyeleri önce yumurta akına sonra dövülmüş cevize batırarak tepsiye aralıklı olarak yerleştiriyorum.

Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişiriyorum.

Şimdiden afiyet olsun, güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle sevgiler…

Kasım 13, 2011 Kekler ve Kurabiyeler kategorisine gönderilmiş - devamı

Menemen Tarifi

 

Yine herkesin yaptığı bir tarif paylaşmak istiyorum. Menemen, yaz mevsiminin en güzel, en pratik ve en besleyici yemeklerinden biri. Yapımı kolay gibi görünüyor,  ancak bazı püf noktalara dikkat edilmezse sonuç hiç de beklediğiniz gibi olmayabilir.

Örneğin bizim evde pişen menemen yemeğinde yumurtaları kesinlikle çırparak ilave etmem, bütün olarak pişirmeyi tercih ederim. Hatta pişirirken kazayla sarısı dağıldığında, çocuklar menemeni yemek istemezler, sarısı dağılmış olan bana kalır 🙂

Sonra,domatesi çok fazla olan ve haliyle çok sulu olan menemeni de tercih etmeyiz. Menemeni yaparken uzun salçalık domatesler çok idealdir, hem etli hem de çok sulu değildir. Domatesin suyunu çekene kadar pişiririz derseniz, o zaman da biberler çok fazla pişer, püre gibi olur.

Bir de yumurtanın pişirilmesi olayı var; beyazı pişecek ama sarısı tam pişmeyecek ! Bunun için beyazını önceden pişirmek gibi nispeten zor olan yöntemler yerine, ben yumurtayı bütün olarak menemene ilave etmeyi ve bu aşamadan sonra tavanın kapağını kapatarak pişirmeyi tercih ediyorum. Ama yumurtayı ilave ederken, tavanın içinde ona bir yer açmanız gerekir, direk olarak tavaya temas etmeli, domates ve biberlerin üzerine gelmemeli.

Bu klasik menemen tarifine soğan, kekik, nane gibi lezzet arttırıcılar ilave edebilirsiniz, tamamen damak tadı, çok sık pişiriyorsanız böyle değişiklikler güzel olur.

Ben de bugün zencefil ve sarımsak çeşnili menemen yaptım, “ ellerine sağlık anne” iltifatı da günün en güzel hediyesiydi benim için 🙂

 

 

Malzemeler ( iki kişilik)

2 adet yeşil sivri biber

2 – 3 adet domates (uzun salçalık domates tercih sebebi)

2 yumurta

2-3 diş sarımsak

1 çay kaşığı rende zencefil

Zeytinyağı

Tuz

 

Uygulama

Teflon tavaya 2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı , doğranmış biberler, rendelenmiş sarımsak ve yine rendelenmiş bir çay kaşığı kadar taze zencefili koyarak, hepsini bir kaç dakika  kavuruyorum.

Domateslerin kabuklarını soyarak küp şeklinde doğruyor ve tavaya ilave ediyorum.

Bütün malzemeleri birkaç dakika soteliyorum.

Yumurtaları kıracağım yerleri tavada belirliyor, direk tavaya temas etmesi için, malzemeleri hafifçe aralıyorum.

Yumurtaları bütün olarak tavaya alıyorum. Ocağın ısısını biraz azaltıp, yumurta beyazlarının pişmesi  ve diğer malzemeler ile bütünleşmesi için hafifçe karıştırıyorum.

Tavanın kapağını kapatıp, bir iki dakika pişiriyorum.

Piştikten sonra kapak kapalı kalırsa, oluşan sıcaklıkla sarılar tamamen pişip katılaşabilir. Buna dikkat edilmesi gerek.

Yanında kepekli ekmekle servis yapıyorum. Şimdiden afiyet olsun…

Üzerine tatlı olarak, ev yapımı yoğurt ve bahçe çilekleri ile yaptığım çilekli yoğurt harikaydı.

 

Temmuz 1, 2011 Çocuklar İçin, Zeytinyağlı yemekler kategorisine gönderilmiş - devamı

Ton Balıklı Patates Köftesi

Patates köftesinde kullanılan peynirin yerine, konserve ton balığı koysam nasıl olur? Ya da, küçük oğluma afiyetle yiyebileceği ton balığını nasıl hazırlarım?

Bu sorulardan yola çıkarak yaptığım ton balıklı patates köftesi gerçekten çok güzel oldu. Alternatif lezzet arayışında olanlara tavsiye ederim. Patates köftesini yaparken en önemli püf nokta; kolay şekil alması ve kızartılırken dağılmaması için,hazırladığımız karışımın çok yumuşak olmaması gerekli. Bu nedenle bir miktar un ilave ediyoruz.

Malzemeler

1 kutu ton balığı (80 gr.)

2 adet patates

1 çorba kaşığı un (silme)

Birkaç dal maydanoz

Tuz, karabiber

Kızartmak için;

sıvıyağ

1 yumurta

1 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı galeta unu

Uygulama

Patatesleri haşlayıp, ılınmasını bekliyorum. Kabuklarını soyup, rende ya da patates ezme aparatı ile püre haline getiriyorum. Ben rendenin iri tarafı ile rendeledim.

Ton balığını ilave ediyorum. Kutunun içindeki yağı da ilave ettim. Maydanozu ince kıyarak ekliyorum.

Tuz ve karabiber ilave ederek, 1 çorba kaşığı unu da ekleyip, malzemeleri iyice karıştırıyorum.

Çok fazla büyük olmayan parçalar alıp, elimle şekillendiriyorum. Yukarıdaki malzemelerle 11 tane patates köftesi oldu.

Diğer tarafta, bir tabağın içine yumurtayı kırıp hafifçe çırpıyorum. Patates köftelerini önce una, sonra yumurtaya daha sonra galeta ununa bulayarak, kızgın sıvıyağda kızartıyorum.

Servis yaparken, köftelerin üzerine biraz limon sıkarsanız daha da nefis olduğunu göreceksiniz…

Nisan 25, 2011 Çocuklar İçin kategorisine gönderilmiş - devamı

Kremalı Buğday Çorbası

 

Kış günlerini aratmayan bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak çok güzel bir çorba tarifi okumaya hazır mısınız?

Buğday, mutfakta sıkça yer vermemiz gereken, özellikle çocuklar için çok besleyici ve faydalı bir gıda, bununla birlikte çoğumuz sadece aşure yapmak için alıyoruz değil mi?

Sanırım buğdayı pişirmenin biraz zahmetli olduğu gibi bir önyargının  kurbanıyız hepimiz.

Aslında buğdayı pişirmek çok kolay, sadece biraz zaman gerekiyor. Çalışan arkadaşlar için zamanın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu biliyorum, onlar için en pratik yöntem; buğdayı pişirip, küçük dondurucu poşetlerinde ya da pet bardaklarda dondurucuda muhafaza etmek olmalı… Ben pişmesi zaman alan nohut ve buğday için bu yöntemi kullanıyorum. Böylece nohutlu çorbalar ve nohutlu pilav yapmak da çok kolaylaşıyor.

Konservesi var! diyenleri duyar gibiyim 🙂  Belki çok zor durumlarda alınabilir ama en güzeli evde doğal yiyecekler hazırlamak, unutmayın; yaptığımız yemekleri en sevdiklerimize ikram ediyoruz…

Malzemeler

2 su bardağı haşlanmış buğday

1 adet kereviz

1/ 2 paket süt kreması

Tuz, karabiber

2 litre sebze suyu ya da et suyu

Uygulama

Kremalı buğday çorbasını sebze suyu ile ya da et suyu ile yapabilirsiniz. Ben ilk olarak sebze suyunu hazırlayıp, çorbayı bu sebze suyu ile pişirdim.

Haşlanmış buğdaydan 2 -3 çorba kaşığı ayırıp, diğerlerini sebze suyunun yarısı  ve küçük doğranmış kerevizler ile, kerevizler yumuşayana kadar pişiriyorum. Robottan geçirip, pürüzsüz bir çorba karışımı elde ediyorum.

Tencereye, daha önce ayırdığım haşlanmış buğday tanelerini, çorba karışımını ve kalan sebze ya da et suyunu ilave ediyorum. Tuz ilavesi ile bir taşım kaynatıyorum.

Çorbanın altını kapattıktan birkaç dakika sonra,  süt kremasını yavaş yavaş, alıştırarak ilave ediyorum.

Servis yaparken, taze çekilmiş karabiber ilavesi güzel oluyor. Ayrıca resimde görüldüğü gibi yağlı kağıttan yaptığım küçük bir külahın içine koyduğum krema ile de süslemek mümkün…

Nisan 18, 2011 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı

Yalancı Kozalak Pasta

      Bu pastanın orijinal kaynağı neresidir bilmiyorum ama ben tarifi, çok becerikli olan sevgili halamdan aldım. Tarifi siteye bir an önce eklememi tembihledi.

       Bu vesileyle çok kolay bir pasta olan, yalancı kozalak pasta yapmak için mutfaktayım.

       Pastanın ana maddesi kakaolu pirinç patlağı, kakaolu mısır gevreği ile de oluyor ama pirinç patlağı ile yapıldığında pastalar tam da kozalak gibi duruyor. diğer malzemeler ise genellikle evde her zaman bulunabilen malzemeler.

        Bu arada benimki gibi tupperwear marka limon sıkacağınız varsa, onlarla ne yazık ki kozalakların şekli güzel olmuyor; klasik, eski model limon sıkacağı ile çok güzel oluyor…

        Yalancı kozalak pastayı yalancı yemekler etkinliği sahibesi sevgili Serap a gönderiyorum, bol katılımlı bir etkinlik olmasını diliyor ve arkadaşıma kolay gelsin diyorum.

        Malzemeler

       250 gr. Kakaolu pirinç patlağı

       2 çorba kaşığı bal

       1 çorba kaşığı kakao

       70 gr. Tereyağı

       Bir paket (80 gr.)bitter çikolata

       Yarım bardak kadar iri çekilmiş fındık (isterseniz)

       1-2 çorba kaşığı pudra şekeri

      Uygulama 

      Genişçe bir kaba tereyağını koyarak düşük ısıdaki ocakta eritiyorum. Bu arada bitter çikolatayı da küçük parçalara kırıp tereyağın içine alıyorum. Her ikisi de eriyince ocaktan alıp, içine 2 yemek kaşığı bal, 250 gr. Pirinç patlağı ve kakaoyu eleyerek ilave ediyorum. Son olarak fındık parçalarını da karışıma ekliyorum.

       Klasik limon sıkacağının üst parçasını ters çevirip, çukur kısmına pirinç patlaklarını kaşık yardımıyla dolduruyorum. Hafifçe bastırıyorum, ters çevirip servis tabağına aktarıyorum. Tıpkı küçük kaseye pilav koyup ters çevirerek servis tabağına aktarmak gibi…

       Limon sıkacağının şekli ve pirinç patlaklarının kakaolu olması birleşince temsili kozalaklarımız hazırlanmış oluyor. Bu malzemelerle 18- 20 adet kozalak hazırlamak mümkün. Kalabalık misafiriniz bile olsa yetmeme sorunu yok. Kozalak pastanın üzerine, küçük bir çay süzgeci yardımıyla pudra şekeri serpiyorum,  bunlar da kar taneleri oluyor.

       Buzdolabında birkaç saat bekletip sonra servis yapıyorum.

Kasım 9, 2010 Pastalar kategorisine gönderilmiş - devamı

Buğdaylı Mantar Çorbası

 

Bugün tarifini paylaşacağım çorba; buğdaylı mantar çorbası. Tamamen doğaçlama bir tarif ama sonuç olarak lezzeti ile sitede yayınlanmayı hak etti.

Mutfakta en zor işlerden biri, bence; kileri ve kiler dolaplarını düzenlemektir. Onlarca mutfak malzemesi, araç gereç elden geçer; Mustafa sayesinde kayboldu sanılan şeyler ilgisiz bir çekmeceden çıkınca sevinilir, son kullanma tarihleri kontrol edilir, eksikler ve bitenler not alınır. Bu kadar fazla araç gerece, stoklanan yiyeceğe gerek var mı diye düşünülür…

Bu düzenlemenin en güzel tarafı ise; parlak fikirlerin ortaya çıkma ihtimalinin fazla oluşudur. Bugün kavanozda buğdayları görüp, birçok buğdaylı tarifi hatırlamam gibi 🙂 Üstelik dondurucuda bittiğini de hatırladım.

Buğday, nohut gibi kullanım alanı sadece yemeği ile sınırlı kalmayan, aynı zamanda çok faydalı olan bu besinleri birçok tarifte yardımcı malzeme olarak kullanabiliriz. Elimizin altında her zaman haşlanmış nohut ve buğday olsa, ne pratik olur değil mi? Ben buğdayı pişirdikten sonra, pet bardaklara koyuyor ve soğuyunca dondurucuya kaldırıyorum. Haşlanmış nohutları da küçük buzdolabı poşetlerine, oradan dondurucuya…

Malzemeler

400-500 gr. mantar

1 su bardağı haşlanmış buğday

1 demet taze soğan

1/ 2 kutu süt kreması veya 1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı un

1 yemek kaşığı tereyağı

1 servis kaşığı sıvıyağı

Tuz

Taze çekilmiş karabiber (üzerine)

Uygulama

Çorba yapacağımız tencereye tereyağı ve sıvıyağı koyarak ince doğradığımız taze soğanları hafif pembeleşene kadar kavuralım. Tereyağı çok çabuk yanıyor, bu nedenle içine az da olsa sıvıyağı ilave ederek bu sorunu çözmeye çalışıyorum, işe yarıyor 🙂

Yaklaşık 1 litre sıcak suyu ve 1 su bardağı haşlanmış buğdayı kavrulan soğanlara ilave ediyorum. Çorbanın tuzunu ekliyorum.

Mantarları soyarak ince doğruyorum, çorba karışımına ilave ediyorum. Bu şekilde yaklaşık 15 dakika kaynatarak mantarları pişiriyorum.

Şimdi sıra unu incelterek çorbaya ilave etmeye geldi. Aslında hiç un kullanmadan da çorbayı hazırlayabilirsiniz. Kıvam olarak nasıl bir çorba istediğiniz belirleyici olacaktır.

Genellikle suyu duru olan çorbalar bizim mutfağımızda çok fazla yer almıyor. Çorbanın kıvamının biraz yoğun olmasını tercih ediyoruz. Bu nedenle ben bir silme çorba kaşığı kadar unu, yarım çay bardağı su ile incelterek kaynayan çorbaya ilave ettim.

Unu ilave ettikten sonra 5-6 dakika daha hafif ısıda devam pişirmeye devam edelim.

Çorbaya sos olarak süt kreması ya da süt tercih edebilirsiniz.  Eğer un kısmını atlayıp duru bir mantar çorbasını tercih ettiyseniz, ilave edeceğiniz sütün çorbayı daha da duru hale getireceğini unutmayın.

Ben süt kremasını tercih ettim, ocaktan kenara aldığım çorbadan bir kepçe alarak kremaya alıştırdım ve çorbaya yavaşça ilave ettim.

Servis sırasında, taze çekilmiş karabiber ve taze soğan yapraklarını kullandım.

Biz çorbayı çok beğendik. İnşaallah deneyip siz de beğenirsiniz…

Related Posts with Thumbnails
Ekim 23, 2010 Çorbalar, İftar Yemekleri Tarifleri kategorisine gönderilmiş - devamı