Yalancı Aşure

Bugün yine yalancı bir tarif paylaşmak istiyorum; Yalancı aşure!!  Gerçek aşure gibi zengin malzemeli değil ama pratik ve lezzet olarak da ona yakın diyebilirim.

Yalancı aşureyi ilk defa geçen yıl yemiştim, enerjisine hayran olduğum Oya ablam, kaşla göz arasında mutfaktan yalancı aşure kaseleri ile gelmiş ve hepimiz bu sağlıklı ve pratik tatlıyı çok sevmiştik.

Birkaç gün önce kilerde kavanozda bekleyen aşurelik buğdayı görünce dayanamadım, dondurucu stokum da bitmişti, hem dondurucuya koymak hem de yalancı aşure yapmak için kavanozu kaptığım gibi mutfağa 🙂

Buğday pişirmek sanıldığı gibi zor değil aslında, aceleye getirmeyin yeter. Kısıtlı zamanlarda kullanmak üzere, buğdayı pişireceğiniz zaman, miktar olarak çok pişirin, fazlasını benim gibi dondurucuda saklar ve böylece elinizin altında her daim haşlanmış buğday olacağı için kısa sürede istediğiniz tarifi uygulayabilirsiniz.

Yalancı aşure tarifi yine sevgili Serap’ a gidiyor, yalancı yemekler etkinliğinde başarılar…

Buğdayın Faydaları Ve Buğday Çimi

Buğdayın, ev ortamında çimlendirilerek tanesinin veya uzayan çimlerinin tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor, kansere karşı koruyor, kalp damar sistemindeki tahribatı onarıyor ve kanı temizliyor. Prof. Dr. Erkan Topuz, buğday çimi suyunun düzenli kullanılmasını öneriyor.,

– İnsanlığın temel besin kaynağı olan buğday, evinize sadece beyaz ekmek ve aşurelik tane olarak giriyorsa çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü buğday, ev ortamında çok basit yöntemlerle çimlendirilerek tanesiyle veya uzayan çimlerinin tüketilmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor. Özellikle buğday çimi suyunun ‘şifa içeceği’ olduğu belirtiliyor. Çimlenmiş buğdayın sağlığa etkilerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz’a sorduk. Kendisinin de evde buğday çimi üretip sofrasında bulundurduğunu belirten Prof. Dr. Topuz, buğday çimi suyunun mikropları öldürücü etkisiyle kanı temizlediğini belirtiyor. Bununla birlikte, kardiyovasküler sistemde de damarların açılmasını sağlıyor.

Buğday çiminin “Allah’ın verdiği çok büyük bir potansiyel” olduğunu ifade eden Prof. Dr. Topuz’un aktardığı bilgilere göre, buğday çiminin gençlik verici, imnün sistemi (bağışıklık) güçlendirici ve kansere karşı koruyucu etkileri var. Aynı şekilde saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor. Ispanaktan daha çok demire sahip olduğu için anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması tavsiye ediliyor. Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.

Bitkisel tedavileri devamlı yapmak gerekir. İmkanı olan, her gün iki bardak içebilir. Bu suyu buğdaya karşı alerjisi olanlar da kullanabilir. Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek embriyo kısmı alınmış olur. Bu filiz bebek gibi büyük bir güçle doğar. Bütün filizlerde, ama özellikle buğdayda büyük potansiyel var. Vitamin, mineral, antioksidan bakımından müthiş zengin. Çünkü çoğalıp yeni bir bitki üretecek. Gençlik sırrıdır. Çimi çok üretebilirseniz suyunu için. Azsa her gün koparıp salatanıza katın.”

Buğday Nasıl Çimlendirilir?

Buğday çimi üretimini Türkiye’de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat’ın sahibi Bahri Kılıç’ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir. ZAMAN

 İlginç değil mi? Yarın bahçeye inip, buğday çimi hazırlamak için işe koyulmalıyım 🙂

Malzemeler

2 su bardağı aşurelik buğday

Birkaç çorba kaşığı tozşeker

Fındık, antepfıstığı, damla çikolata

Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı

Elma, nar, çilek vb.

Uygulama

Aşurelik buğdayı çok iyi yıkıyorum. Renginin açılması için birkaç tur, yıkayıp suyunu süzüyorum.

En son, tencereye koyup üzerini geçene kadar su ilave ediyorum ve kaynamaya başladığı anda son kez suyunu süzüyorum.

İyice yıkandığından emin olduğum! Buğdayları yine tencereye alıyorum, üzerini 3-4 parmak geçecek kadar bolca su ilave ederek kaynamaya bırakıyorum.

Kaynamaya başladığında, tencereyi ocaktan alarak, kalın sofra örtüsüne sararak ılık bir ortamda 4-5 saat bekletiyorum. Tıpkı yoğurt mayalamak gibi. Bu basit işlemi gece yapıp sararsanız, sabah kalktığınızda buğdayların çiçek gibi açılarak bütün tencereyi kapladığını görebilirsiniz. Benim için en basit buğday pişirme yöntemi budur arkadaşlar.

Haşlanmış ılık buğdaylar elimizin altında olduktan sonra, yalancı aşureyi hazırlamak için sadece birkaç dakika yeterli.

Damak tadımıza uygun olarak şeker ilave ediyorum, ben çok az kullandım, bal da olabilir sanırım, nasıl isterseniz…

Kuru üzümleri yıkayarak buğdaylara ilave ediyorum.

Kuru kayısı ve inciri de yıkayıp, minik küp şeklinde keserek yalancı aşureye ilave ediyorum.

Bir elmayı yine çok küçük doğrayarak ilave ediyorum.

Üzerini fındık, fıstık, damla çikolata ile doldurup! Servise hazır hale getiriyorum.

İşte; sağlıklı, besleyici, pratik ve güzel bir tatlı…Daha ne olsun?

Yalancı aşurede kullandığım çileği bahçeden kopardım, çilek fidelerimiz yediveren, hala üzerlerinde çiçekler ve kızaramamış beyaz çilek taneleri var 🙂

Related Posts with Thumbnails
3 Kasım 2010 tarihinde İftar Yemekleri Tarifleri, Tatlılar kategorisine gönderildi - devamı

18 yorum to “Yalancı Aşure”

  1. Erengül Samsa dedi ki:

    Pek de yalancı gibi durmuyor fotoğraflarda. Ellerinize sağlık 🙂

  2. Tülin dedi ki:

    Nefis bir tatli. Asureye bayilirim, yalancisi da nefis gözüküyor, ellerine saglik. Ayrica annem bugdayi kisik ateste sabaha kadar pisirirdi diye aklimda kaldi. Ama yogurt gibi mayalandigini ilk sefer duyuyorum. Gene faydali bir sey ögrendim :). Almanya’da bugday konservesi bile var sabirsizlar icin.
    Sevgiyle kal

  3. love and smile dedi ki:

    Yalancı Doğrucu anlamam 🙂 her türlü aşureyi severim 🙂

  4. Pepela dedi ki:

    Oy:) Aşureyle hiç aram yoktu tatlım.İnsan yemediği birşeyden neden hoşlanmaz ki,bir tadına bak değil mi?
    Sonra sonra alıştım bir şekilde,böylesine enfes nimetlerin bir araya getirilerek / en hayırlı dualarla süslendiği bir tatlıyı yiyemiyor olmak içime sinmiyordu hiç:)
    Türkiye’deyken kardeşimin asker okumasında anneanneciğim aşure yapmıştı,nasıl tatlı geldi ah..
    Ammaa..
    Ben bu yalancı aşure işini acayip sevdim! Hay aklınla bin yaşa..
    Yapmaz mıyım bu güzelliği? 🙂
    Kalbi sevgi ve selamlarımla

    • mine dedi ki:

      Tatlı Pepelam,
      Güzel yorumun için teşekkürler, anneanneni ve anneni tabi ki seni de tanımak ne güzel olurdu, gerçek hayatta :)) Selamlarımı söyler misin ?
      Muhabbetle…

  5. dokuzuncubulut dedi ki:

    Sevgili Mine, ben bu yalancı aşure işini sevdim. Uzun uzun ugraşmak yok, tam benlik. Yarışmada da başarılar dilerim arkadaşım… Sevgiler.

  6. Anlayamazsin dedi ki:

    selamun aleykum:)

    mine abla bu yalanci yemeklerin,tatlilarin burunlari uzamiyor mu?yalanci denince aklima hemen pinokyo geliyorda:)))

    yalancilar ama goruntuleride cok guzel.lezzetleride oyledir kesin:)ellerine saglik:))kuzularina ve sizlere afiyetler olsun.hayirli gunler diliyorum.

  7. derya dedi ki:

    Minecim bu ne güzellik böyle ellerine sağlık.Ahhh olsada yesem keşke kocaman öpüyorum.

  8. çiğdem dedi ki:

    Minecim nihayet yorum yazmaya vakit bulabildim.Her zamanki gibi sunum harika..Aşureyi iki küçük hariç evde bizde çok severiz ve bu pratik tarifi bizlerle paylaştığın için teşekkürler ellerine sağlık canım…Sevgiler

    • mine dedi ki:

      Çiğdem ciğim,
      Seni burada görmek çok güzel, tarif çok basit ve besleyici, özellikle çerezler ile zenginleşince çocukların da hoşuna gidiyor.
      Sevgilerimle…

  9. yemekbiraşk dedi ki:

    minecim yalancı olması mümkün değil 🙂 mükemmel gözüküyor 🙂
    sevgiler

  10. serap dedi ki:

    Bir Asurekolik olarak bu tarifte benim isime yarayacak.Tesekkürler.
    Bugdayin bu tür mayalandigini bilmiyordum.Bir dahaki sefere böyle denemek isterim.
    Almanyada posette bugdaylar satiliyor.Bunlar Sip sak bugday.Kaynayan suya torbasiyla atiyorsun 10 dakikada pisiveriyor.Bu tür bugdayi ben salatalarda kullaniyorum.Asurede olumu bilmiyorum ama asure sevdigimden hic üsenmem saatlerce beklerim.
    Sevgiler

    • mine dedi ki:

      Serap cığım,
      Senin bahsettiğin kolay pişen buğdaylar da iyiymiş canım:) Böyle olunca dondurucuya göndermeye gerek yok:) Kaynatıp sarınca, çok güzel pişiyor, adeta çiçek gibi açılıyor, denemeni tavsiye ederim. Sevgilerimle…

  11. Aynur dedi ki:

    Mineciğim dediğin gibi evlilik yıldönümü için hediyemi seçtim bile:)))
    inşaallah gelecek ümidiyle beklemedeyim Aralık 18 e ne kaldı ki şurada değilmi bacım:D
    resimlerimin çok net olmadığını biliyorum ama makinam da tamir de olunca telefonum ile bu kadar oluyor yapabileceğim birşey yok şimdilik eşim hac zamanı olunca çok meşgul hac mevsimi bitmeden ilgilenemez ben de yalnız gidemiyorum burası Türkiye gibi değil yaşam çok farklı gerçi biz artık alıştık şükür bir şikayetimiz yok burada olmak yetiyor ama yeni gelen birisi için eğer nerede olduğunun idrakine varamazsa bunalıma bile girebiliyor yaşam zor özellikle hanımlar açısından bir hayli sıkıcı geliyor hele de sosyal yaşamışsa gelene kadar benim gibi tek şey nerede olduğunun idrakine varıp kendisine yeni arkadaşlar bulmak ve Harem’i şerife sık sık giderek içini ferahlatmak aaaaa ne çok gevezelenmişim Minem nerden nereye atlamışım bu kadar sohbet yeter bacım muhabbetle kal

  12. Tatlısız yapamayanlardanım Minecim ama 2 tane tatlıyı sevmiyorum hiç biri bal kabağı tatlısı biride aşure 🙂 ama senin ki o kadar sevimli görünüo ki hani bana sunsan kaşıklıycam o derece :))

  13. Aynur dedi ki:

    hayırlı sabahlar Minem
    hemen bu harika tatlıyı aklımın ve defterimin bir köşesine kaydediyotum
    yalancı olması pek hoş değil ama bu huyundan zamanla vazgeçecektir diye umuyorum:))))))))))
    şaka maka hafif ve lezzetli bir tatlı ayrıca çok da besleyici ellerine sağlık canım bende derin dondurucuya buğday atmıştım çorba falan yapmak için hazır olsun diye ondan deneyebilirim sanırım:D
    sevgiler
    yeşil Bursa ya selam olsun

Yorum yazın